Etiket: Başkanvekili

  • CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’den Kurtulmuş’a davet

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’a çağrıda bulunarak, “Gel karşıma çık, istediğini kanalda, istediğin moderatörle eşit süreyle çıkalım anlatalım” dedi.

    CHP Grup Başkanvekili Özel, TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş’un açıklamalarına cevap verdi.

    AK Parti’nin rejim değişikliği yapmaya çalıştığını iddia eden Özel, işbirlikçileri ile birlikte yakalandıklarını öne sürerek, “Bazı seçimler vardır, oyları teker teker sayarlar’ dedik. ‘Bazı seçimler vardır, oyları saymazlar, tartarlar’ dedik. Elbette son gece sayım olur, ama o teferruattan ibarettir. Çünkü muhtar, milletvekili, Belediye Başkanı seçimi yapıyorsanız, rejim içinde bir seçim yapıyorsanız oylar sayılır, rejim değişikliği oylar tartılır. Hodri meydan. Çıkacaksanız meydana ve tartacaksak yürekleri, o zaman başka seçim olur’ dedik. Hemen ortaya çıktı ve nasıl bir rejim değişikliği ile ilgili suçüstü yakalanmış durum ki hangi lafı nereden çarpıtayım, hangi laf ı kendi işime gelecek şekilde nasıl yamultayım diye uğraşıyor” ifadelerini kullandı.

    Özel, Kurtulmuş’a, kendisiyle televizyon programına çıkma çağrısında bulunarak şunları kaydetti:

    “Kurucu iradenin partisi ve ona inanan Cumhuriyetçiler Atatürkçüler, milliyetçiler sizin kimyanızı bozar, bu rejimi size değiştirtmeyiz. Bu paniğin boşuna. Gel karşıma çık, istediğini kanalda, istediğin moderatörle eşit süreyle çıkalım anlatalım.”

    Özel, hükümetten cevap beklediklerini söyleyerek, iki asker hakkında bilgi istediklerini ifade etti. Özel, “Devlet dışı yapılardan bilgi bekliyor. Türkiye Cumhuriyeti ciddi bir devlettir” şeklinde konuştu.

  • Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Engin Yıldırım:

    Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Prof. Dr. Engin Yıldırım Bülent Ecevit Üniversitesi’nde temel hak ve özgürlükleri anlattı. Yıldırım, “Türkiye’de çok daha çetrefilli sorunlar vardır. Terör olayları var. Etrafımızda olup bitenler var. Bütün bunlar şu demek değildir; terör var o zaman hakları bir kenara koy, özgürlükleri bir kanara koy. Bütün bunları vurup kırıp çözelim. Böyle bir şey yok” dedi.

    Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Prof. Dr. Engin Yıldırım, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde “Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru, Temel Hak ve Özgürlüklerin Anayasal Çerçevede Korunması” konulu konferans verdi. Konferansa Zonguldak Valisi Ali Kaban, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Hüsnü Hakan Yağız, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı İl Jandarma Komutanı Albay Haluk Selvi akademik ve idari personelin yanı sıra öğrenciler katıldı.

    Anayasa Mahkemesi’nin işlemlerinin dört ana başlık altında olduğunu kaydeden Prof. Dr. Engin Yıldırım, bireysel başvuru ile birlikte Anayasa Mahkemesi işlemlerinin beşe çıktığını söyledi. Referandumla birlikte ’Bireysel Başvuru’ hakkının tanındığını, iki yıl hazırlık süresi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Engin Yıldırım; bireysel başvuru uygulayan ilk ülkenin Almanya olduğunu belirterek, Almanya’dan bazı örnekler verdi. Prof. Dr. Engin Yıldırım, bireysel başvuru konusuna giren konuların neler olduğu, kimlerin bireysel başvuruda bulunabileceğini, hangi konuların Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru dışında olduğunu bazı örneklerle açıkladı.

    Bireysel başvuruda kabul edilemezlik kriterleri konusunda da bilgiler veren Prof. Dr. Engin Yıldırım, mahkeme kararları açıkça keyfilik içermediği zaman kabul edilemez bulduklarını ifade ederek, kabul edilememezlik kriterlerinde açıkça delaletten yoksunluk, zaman bakımından yoksunluk, kişi bakımından yetkisizlik gibi kriter olduğunu söyledi.

    “Türkiye’den giden başvurularda hızlı azalma oldu”

    2012 yılından bu yana AİHM’ne bireysel başvuruların uygulandığını aktaran Prof. Dr. Engin Yıldırım, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına da dikkat çekerek şöyle dedi:

    “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru 2012 yılında beri uygulanıyor. Türkiye’den giden başvurulardan hızlı bir azalma oldu. Türkiye giden başvuru sıralamasında 15 Temmuz’u bir kenara koyarsak 6. sırada ve verilen hak ihlallerinde de bir azalma oldu. Sistem etkili çalışıyordu. Bu süreçten sonra ne olacak göreceğiz. Sistemin en hızlı çalıştığının göstergesi kararlaştırdığımız yaklaşık 20 bin civarında başvurulardan kabul edilemezlik kararı verdiğimiz ihlal olmadığını hükmettiğimiz binlerce karar var bu kararlardan sadece bin tanesi Avrupa insan hakları mahkemesine gitti. Bu senin başvurunu kabul edilemez buluyoruz, senin başvurunda hak ihlali yok diyebildiğimiz insanların yüzde 90’nı anayasa mahkemesinin verdiği kararın doğru olduğunu düşünüyor. Gitme hakkı olduğu halde Strazburg’a gitmiyor. Bu çok önemli bir ayrıntı. Bizim reddettiğimiz başvuruların büyük bir kısmı Strazburg’a gitseydi bu yönetimi etkili mi değil mi tartışması açılması gerekirdi. 15 Temmuzdan sonra ne olur orası ayrı bir mesele.”

    “Trump’un en önemli meselesi yüksek mahkemeye atanacak yargı meselesi”

    Anayasanın tüm toplum kesimlerinin katkılarıyla gerçekleştirilmesinden yana olduğunu ifade eden Engin Yıldırım, Amerika’daki yargı sistemine de dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:

    “Birkaç gün önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Mertcan Türkiye kararını verdi. Bu hakim yaşanan olaylardan dolayı görevden alınıyor. bu kararla ilgili hak arama hürriyetinin engellendiğini söylüyor. Avrupa insan hakları mahkemesi verdiği kararda başvuru yolları tüketilmemiştir diye bu kararı reddediyor. Türkiye’de gidebileceğin etkili bir mekanizma var. o yolu tüket oradan sonuç alamazsan bana gelebilirsin diyor. Yapılış tarzı yapıldığı dönem o konuda bir şet diyemem gönül ister ki anayasa tüm toplu kesimlerinin katkılarıyla gerçekleştirilsin sonuçta bu ortak yaşam anlaması bu dolayısıyla söyleyecek sözü olan herkesin sözünün dinlenmesi gerekir. Amerika da şuan Trump’ın önündeki en önemli meselelerden biri yüksek mahkemeye bir yargıç atanacak. Yüksek mahkemeye atanana yargıçlarından biri bundan iki ay evvel aniden öldü. Yüksek mahkemenin en muhafazakar yargıcıydı. Amerikan yüksek mahkemesi son bir yılda eş cinsel evliliğini federal düzeye tanıyan bir karar verdi. Bu karar beş dört çıktı. Bu karar Amerikan yüksek mahkemesinde liberal muhafazakar gruplar var çünkü hangi başkan atadıysa o şekilde tanım yapılıyor çoğu karar beş dört çıkıyor. Muhafazakar bloktan bir yargıç öldü. Obama bunu atar mı atamaz mı bir tartışma çıktı. Şuana kadar atayamadı Ocak ayına kadar süre var. Çünkü Obama eski bir savcıyı aday gösterdi. Fakat Amerika Senatosunda çoğunluk Cumhuriyetçi partide onlarda bunu yapmak istemiyor.”

    “Türkiye’de ana sorun balinalar değildir”

    Sorunların ülkeler arasında değişiklik gösterdiğine dikkat çeken Engin Yıldırım, “Avrupa’da ana sorun balinaların nasıl korunacağıdır. Türkiye’de ana sorun balinalar değildir. Özgürlük güven dengesi diye bir şey var. Özgürlük güzel bir şey ama güvenlik yoksa yaşam hakkın yok. Sağında solunda bombalar patlıyorsa senin özgür olmanın ne anlamı var. Sistemin birinci işlevi güvenliği sağlamak fakat bunu yaparken temel hak ve özgürlükleri en az zedeleyecek araçlarla bunu yerine getirmeye çalışmak. Uzun lafın kısası istatistiklerdeki yerimizin iyi olmadığını kabul ediyorum sorunlar olduğunu da kabul ediyorum bunları inkâr edemeyiz ama yandık bittik mahvolduk demeye de gerek yok. bu ülkenin çalışan kurumları var Anayasa Mahkemesi de bunlardan biri ve bu gibi konularda sorunları çözmeye gayret edecek” diye konuştu.

    Prof. Dr. Engin Yıldırım, Yargıtay ve Danıştay’ın alanına girmemeye çalıştıklarının altını çizerek, “İnsanlar son bir ümit diye bize geliyor. Bu 20 bin başvurunun önemli bir bölümü de bununla ilgili” diye konuştu.

    15 Temmuz kalkışması sonrasında bu sayının arttığını söyleyen Prof. Dr. Engin Yıldırım, konferans sonunda öğrencilerden gelen soruları da cevapladı. Konferansın ardından Prof. Dr. Engin Yıldırım’a verdiği konferanstan dolayı Zonguldak Valisi Ali Kaban teşekkür plaketi, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Hüsnü Hakan Yağız çini plaket, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer Devrek Bastonu takdim etti.

  • AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş: “Seçimle gelenlerin suç işleme hakkı yoktur”

    AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, “Seçimle gelenlerin suç işleme hakkı yoktur” dedi.

    AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Kayseri İl Başkanlığının Kasım ayı Divan Toplantısı’na katıldı. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Elitaş, başkanlık sistemini değerlendirdi. Türkiye’nin yönetim sisteminin değiştiğini ifade eden Elitaş, “Eğer Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilirse sistem fiilen yarı başkanlık sistemi olmuştur. Bunun hiç itiraz eder tarafı yoktur. Literatürdeki esas kabul görmüş ilke budur. 2014 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan halk tarafından Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Türkiye’nin yönetim yapısı değişmiştir. Biz, başkanlık sisteminin Türkiye’de daha iyi olduğunu sürekli söylemeye çalışıyoruz. 15 Temmuz’da onların hor gördükleri insanlar demokrasiye sahip çıktı. Hiç kimse milletten korkmasın, ’Millet yanlış karar verir’ demesin. Millet, en doğru kararı vereceğini, Türkiye’nin geleceği ve bekası için ne yapması gerektiğini en iyi şekilde anlatacağını 15 Temmuz gecesi gösterdi. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi’ne de ‘Ey Kılıçdaroğu halkın iradesinden korkma’ diyoruz. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisinin genel başkanına ‘Milletten korkma’ diyorum. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet ne derse o olur. Gelin anayasa değişikliğinin önüne engel çıkarmayın. Ey Kılıçdaroğlu, anayasa değişirse Türkiye bölünür iddiasıyla milleti korkutmaya çalışıyorsun ama sadece senin partindeki birkaç kişiyi korkutabilirsin” diye konuştu.

    HDP’li eş başkanların ve milletvekillerinin tutuklanmasını da değerlendiren Mustafa Elitaş, seçimle gelenlerin suç işleme hakkının olmadığını vurguladı. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, şunları kaydetti:

    “CHP 15 Temmuz’dan sonraki gün parti meclisini olağanüstü toplantıya çağırdı. Bu çok doğal bir hareket ama yine aynı CHP, HDP’li milletvekillerinin gözaltına alınmasıyla birlikte ertesi gün olağanüstü toplantı yaptı. Bu, milletin vicdanını yaralayan bir harekettir. Millet vicdanını rahatsız eden bir harekettir. Şimdi çark etmeye uğraşıyorlar. ‘Biz bu olağanüstü toplantıyı Cumhuriyet Gazetesi için yaptık’ diyorlar. Önemli olan seçimle gelenin seçimle gitmesidir ama hiçbir hak hiçbir temsil yeri terör örgütüne yardım ve yataklık yapma hakkını vermez. HDP’lilerin yaptığı iş terör örgütüne yardım ve yataklık yapmaktır. Milletin alın teriyle seçilmiş kişi bu millete ihanet etme hakkına sahip değildir. Kimse buna izin vermez. Seçimle gelenlerin suç işleme hakkı yoktur.”

  • CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel:

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, başkanlık sistemi tartışmalarıyla ilgili, “Rejimi değiştirmeye çalışıyorlar. Milliyetçiler, kötü olsun diye demediler. Ama şimdi birileri daha önce ‘bölünmeyi getirir’ dediği başkanlığa göz kırpmaya başladı. Onlar da çok üzgünler” dedi.

    CHP Manisa İl Teşkilatı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 93. yıl dönümü dolayısıyla alternatif kutlama töreni düzenledi. Alternatif kutlama törenine CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Manisa Baro Başkanı Av. Ali Arslan, CHP Manisa İl Başkanı Halil Tokul, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. CHP’nin öncülüğünde toplanan grup Manisa Öğretmenevi’nden başlayarak İstasyon Caddesi üzerinden kutlamaların yapılacağı Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Cumhuriyet Meydanı’na ulaşan CHP Manisa İl Teşkilatı ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Çelenklerin sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

    CHP’li Özel’den ‘Başkanlık sistemi’ üzerinden Bahçeli’ye gönderme

    Alternatif kutlama töreninde konuşan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Cumhuriyetten önce sarayda olan iradeyi, saraydaki egemenliği, saraydan meclise taşıdık biz halka verdik. Bugün birileri fiili bir durum yaratarak Anayasa’nın kendisine tanıdığı yetkileri aşarak, haddini aşarak ülkede bir sistem tartışması yaratıp egemenliği tekrar halktan alıp saraya taşımak istemektedir. Cumhuriyet Halk Partililer olarak şunu biliyoruz ve bir kez daha söylemek isteriz; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, eğer o köstekli saatini kalbinin üzerinde taşıyor olmasaydı o savaş meydanında şehit düşecekti. Atatürk Cumhuriyeti, kendi hayatını ortaya koyarak kurtarmıştır ve kurmuştur. Bu ülkede yüzde 25’in, yüzde 43’ün, yüzde 51’in değil, yüzde 100’ün Atasıdır, kahramanıdır, tek ve tek başkomutanıdır” dedi.

    Başkanlık sistemi tartışmaları üzerinden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye göndermede bulunan CHP’li Özel, “Herkes farklı partilere oy vermiş olabilir. Kimse böyle olacağını düşünmedi. Eğer Atatürk’e, İsmet Paşa’ya dil uzatacaklarını hakaret edeceklerini bilseydi hiç birisi bu Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy vermezdi. Eriyen emekli maaşları, sömürülen işçinin alın teri, alabildiğine artan işsizlik cana tak etti. Ayrıca şimdi ülkenin bir egemenlik sorunu var. Rejimi değiştirmeye çalışıyorlar. Milliyetçiler, kötü olsun diye demediler. Ama şimdi birileri daha önce ‘bölünmeyi getirir’ dediği başkanlığa göz kırpmaya başladı. Onlar da çok üzgünler” diye konuştu.

    CHP’li Özel’in konuşmasının ardından kutlamalar halk oyunları gösterisiyle devam etti.

  • AK Parti Grup Başkanvekili Turan’dan Anayasa Mahkemesi’ne destek

    AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “KHK’lar Olağanüstü Hal döneminde FETÖ’yle mücadelemizde en önemli argüman. Buna zarar veren yaklaşımların öncelikle FETÖ’ye destek anlamına geleceğini ifade etmek isterim. Aslında CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne gitme süreci bile ’KHK’ları Meclis’te görüşün’ talebine rağmen başvurması, bir samimiyetsizlik göstergesi” dedi.

    AK Parti Grup Başkanvekili Turan, TBMM’de Anayasa Mahkemesi’nin kanun hükmünde kararnameler ile ilgili kararını değerlendirdi. Turan, Anayasa’nın 148. maddesinin açık olduğunu belirterek, bu maddeye göre Anayasa Mahkemesi’nin bu konuyu değerlendirme yetkisinin olmadığını, CHP’nin başvurusunu reddedeceğini söylediğini hatırlattı. Turan, “Anayasa’da kanun hükmünde kararnamelerin dava konusu olamayacağı net olmasına rağmen, 148. maddeye rağmen başvurmuş olması bir problemdir. Bu problemi Anayasa Mahkemesi, Anayasa’ya uygun olarak reddetmiştir” ifadelerini kullandı.

    Turan, CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasının ve “Meclis’te kanun hükmünde kararnameleri görüşelim” demesinin samimiyetten uzak olduğunu vurguladı. CHP’nin yöneticilerinin kararı skandal olarak değerlendirdiklerini hatırlatan Turan, şunları söyledi:

    “Aslında bu talebin, yaklaşımın bile Anayasa Mahkemesi kararının kendi beklentileri doğrultusunda olmadığı zaman nasıl yaklaştıklarının, hukuka ne kadar uzak olduklarının göstergesi. 367 ile ilgili başvuruda o zamanın CHP’li yöneticileri, ’Eğer Anayasa Mahkemesi beklediğimiz bir karar vermezse, sokaklar sıkıntı olur’ şeklinde garipsediğimiz açıklamalarda bulunmuşlardı. Gösteriyor ki, eğer Anayasa Mahkemesi bu talebi kabul etseydi, CHP’nin mantığıyla baktığımızda o zaman bizim ‘skandal’ dememiz lazımdı. Mahkeme kararı skandal olur mu? Mahkeme CHP’nin başvurusunu görüşmüş ve reddetmiştir. Anayasa’ya uygun davranmıştır kanaatindeyiz. KHK’lar Olağanüstü Hal döneminde FETÖ’yle mücadelemizde en önemli argüman. Buna zarar veren yaklaşımlar, öncelikle FETÖ’ye destek anlamına geleceğini ifade etmek isterim. Aslında CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne gitme süreci bile ’KHK’ları Meclis’te görüşün’ talebine rağmen başvurması, bir samimiyetsizlik göstergesi.”

    MHP lideri Bahçeli’nin açıklamasının ardından Başbakan Yıldırım’ın yaptığı açıklamalara ilişkin soru üzerine Turan, Anayasa değişikliğinin gündemde olan bir konu olduğuna dikkat çekerek, “Fiili bir durum var. Çok uyumlu, Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımız arasındaki uyumdan kaynaklı Türkiye’de bir başkanlık modeli olduğunu hissettiriyor. O yüzden bugün Sayın MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin fiili durumun resmi duruma gelme teklifini zaten daha önce bizim de yaptığımızı, şu andaki fiili durumun resmileştirilmesinin herkesin yetkilerini ve sorumluluklarını revize edeceğini ve Türkiye’nin geleceği adına daha makul olacağını ifade ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Turan şöyle devam etti:

    “Siz yüzde 51 ile seçileceksiniz, yüzde 20-30 ile seçilen hükümetle beraber uzlaşırken, konuşurken tavrınızın farklı olmasını bekleyeceksiniz. O yüzden halk demokratik kazanım içerisinde. Artık bu ülkede Cumhurbaşkanlığı seçimleri halk tarafından yapılıyor, konu kapanmıştır. Bu saatten sonra Cumhurbaşkanı’nı Meclis’in seçmesi ihtimali yok.”

    “Model ne olacak?” sorusuna ise Turan şöyle cevap verdi:

    “Şu anki sistem kriz üretmeye yatkın bir sistem. Şu anki sistem farklı kültürlerden gelen insanların kavga etmesini öneren bir sistem. O yüzden bu sistemin değişmesi ilk iddiamız. Hangi sistem olacağı tartışılıp, karara bağlayacağımız, diğer partilerle görüşeceğimiz bir mesele. Biz başkanlık sistemini öneren partiyiz. Başkanlık sisteminin bu ülkenin istikrarı adına önemli olduğunu düşünüyoruz.”

    MHP ile AK Parti arasında gizli bir gündem olup olmadığına ilişkin soruya Turan, “O zaman CHP ile HDP’nin başka bir gündemi mi var’ sorusunu sormak lazım. Kapalı kapılar ardında pazarlık var eskimiş söylemlerin şık olmadığını düşünüyordum. Biz açık, şeffaf olmayı hep önemsemiş bir partiyiz. Biz MHP’nin talebini değerlendirilebiriz diye açıyoruz. Biz açık bir şekilde tüm partilerle görüşüp, yeni dönemin nihayete ermesini isteyeceğiz” karşılığını verdi.