Etiket: Başkanlık

  • CHP’li Adaylar Başkanlık, Davulcular Bahşiş İçin Yarıştı

    Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen CHP Aydın İl Kongresi’nde, adaylar il başkanlığı için yarışırken davulcular da bahşiş için yarıştı.

    Aydın’ın Efeler ilçesindeki Mimar Sinan Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen kongre öncesinde davul ve zurna ekibi kapı önünde yerini aldı. Milletvekili, belediye başkanları ve adayların salona gelişi esnasında çaldıkları CHP seçim şarkıları ile bahşiş isteyen davulcu ve zurnacılar renkli görüntüler oluşturdu. Soner Kaplan ve Bayram İnci CHP Aydın İl Başkanlığı için içeride yarışırken, dışarıda da davulcular bahşiş kapmak için yarıştı. Kongre sonuna İnci’nin il başkanı seçilmesiyle yüklü miktarda bahşişi ceplerine koyan davulcu ve zurnacılar daha sonra evlerinin yolunu tuttu.

  • Başbakan Davutoğlu: “Yeni Anayasada En Doğru Olan Başkanlık Sistemi”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni anayasanın kurumsal formu itibariyle en doğru olanın başkanlık sistemi olduğunu söyledi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sırbistan ziyareti öncesi düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Başbakan Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dün gerçekleştirdiği görüşmenin içeriğinin sorulması üzerine, “Ben Sırbistan’a gidiyorum, sayın Cumhurbaşkanımı Suudi Arabistan’a gidecek. Perşembe yılbaşı haftalık görüşmemiz yapma imkanımız olmayacak. Yurt dışı seyahatleri öncesi bir görüşme gerçekleştirmekte fayda gördük. Önceden planlanmış değildi. Birçok konuyu ele aldık. Terörle mücadele başta olmak üzere Irak ve Suriye’deki gelişmeler. Ayrıca önümüzdeki günlerde muhalefet liderleri ile görüşeceğim. Genel haftalık görüşmemizi öne alarak bir görüşme gerçekleştirdik. Her gün yeni gelişmeler oluyor. Bu gelişmeleri istişare etmek ve gelişmeler çerçevesinde atacağımız adımları değerlendirmek için olağan görüşmemizi erkene almış olduk” açıklamalarında bulundu.

    “SAYIN KILIÇDAROĞLU VE SAYIN BAHÇELİ’YE GİDERKEN BİR ÖNYARGIMIZ YOK”

    Başbakan Davutoğlu, muhalefet partileri ile yeni anayasa konusunda yapacağı görüşmelerin hatırlatılması ve yeni anayasa konusunda izlenecek yöntemin sorulması üzerine ise şunları söyledi:

    “Cumartesi günü geçtiğimiz dönemde anayasa çalışmalarına katılmış bütün arkadaşlarımı İstanbul’a davet ettim. Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece bütün müktesebatı kendilerinden dinledim. Uzun bir gecede bütün 2007-2011 anayasası süreçlerinde yaşadıklarımızı yöntem ve muhteva olarak dinledim. Sayın Kılıçdaroğlu ve sayın Bahçeli’ye giderken bir önyargımız yok. Zihnimde bir yöntem var, istişarelerden sonra şekillenmiş olan. Geçmişte iki yöntem denendi. 2007 sonrasında AK Parti’nin kendi çalışması olarak parti mutfağında hazırlayıp sunması yöntemi var. 2011’den sonra uzlaşma komisyonu olarak bütün partilerin katıldığı önü açık bir yöntem denendi. İkisinde de istediğimiz neticeyi alamadık. Önümüzde ciddi bir siyasi istikrar dönemi var. Sayın Kılıçdaroğlu ve sayın Bahçeli ile yöntem etrafında hiçbir önyargı taşımayan bir istişarede bulunacağız. İçerik bağlamında önemli olan anayasanın ruhudur. Şeklinden önce anayasanın ruhu üzerinde mutabık kalmak lazım. Özgürlükçü, insan odaklı, vatandaşı esas alan, vatandaşın devleti tanımladığı, insan onuruna dayalı bir anayasa çerçevesini kendileri ile paylaşacağım. Bu hususta bir mutabakat sağlanırsa önyargı taşımadan en doğru hükümet yönteminin ne olacağı konusunu kendileri ile paylaşacağım. Şimdiden hiçkimsenin ‘şu yöntem doğur değil, şu hükümet yöntemi doğru değil, şu yöntem gelirse konuşmam’ gibi bir yaklaşım için girmemesi doğur olur”

    “YENİ ANAYASANIN KURUMSAL FORMU İTİBARİYLE EN DOĞRU OLAN BAŞKANLIK SİSTEMİDİR”

    Zihninde açık ve net bir tablo oluştuğunu ancak bunun tartışılmaz olmadığını söyleyen Davutoğlu, “Bizim için bu anayasanın kurumsal formu itibariyle söylüyorum en doğru olan başkanlık sistemidir. Bunu daha önce de dile getirdik. Bunu tartışırken kimseni konjonktürel bakmasını tavsiye etmem. Yani bu dönemdeki siyasi liderler hepimiz geçiciyiz. Öyle bir anayasa yapalım ki 50 sene sonra bizim torunlarımız onu idare ederken de rahat etsinler. Kişiselleştirirsek ‘şöyle olursa karşı çıkarım’ diyerek yapacağımız konjonktürel analizlerin hepsi bizden sonraki nesiller için sıkıntı doğurur. Hedefim bu görüşmelerde tamamen özgürlükçü, katılımcı güçler ayrılığı prensibe dayalı çağdaş bir anayasanın yazılabileceğini düşünüyorum. Bunu yapabilmek için konjonktürel şartlardan çıkmamız lazım. Kişiselleştirmeden, şartlar koymadan, önyargıları zihnimizden silerek oturduğumuz zaman torunlarımızın dahi revizyona ihtiyaç duymadan kullanabileceği, üzerinde yemin edebileceği bir anayasayı birlikte yapmamız lazım. Bu sadece hükümetimizin görevi değildir. Öyle olmuş olsaydı bizim bunu sadece bir AK Parti meselesi olarak görmemiz gerekirdi. 380 milletvekilimiz de olsa ben bu yöntemi tercih ederdim. Doğru yöntem bu” ifadelerini kullandı.

  • Mustafa Önsay ’Türk Tipi Başkanlık Sistemi’ni Anlattı

    Global Research Thinking Center (GRTC) Küresel Araştırma-Düşünce Merkezi Genel Başkanı Mustafa Ösay, ’Türk tipi başkanlık’ sistemini anlattı.

    Önsay, Hilton Garden Inn Otel’de gerçekleştirilen toplantıda, merkezleri tarafından hazırlanan ’Türk Tipi Başkanlık Sistemi’ni izah etti.

    Rapor tanıtım toplantısına AFAD Müdürü Ahmet Ali Artun, Tarım ve Karsal kankınmayı Destekleme Kurumu Kütahya İl Koordinatörü İhsan Kaymak, Kredi Yurtlar Kurumu İl Müdürü Feyzullah Gayret, iş adamı Mücahit Köksal ve diğer davetliler katıldı.

    Toplantı, soru ve cevap bölümüyle sona erdi. (EFE)

  • Milletvekili Tunç: “Başkanlık Sistemi Cumhuriyete Ve Demokrasiye En Uygun Sistemdir”

    AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    Milletvekili Tunç, Yeni Anayasa ve Başkanlık sisteminin AK Parti’nin seçim beyannamesindeki vaatlerinden biri olduğunu belirterek, “Başkanlık sisteminin ne olduğunun kamuoyunda tartışılarak milletimiz tarafından aslında bilinmesi gerekir. Bunun gittiğimiz yerlerde halkımızla olan görüşmelerimizde bilinmediğini görüyoruz. ‘Siz diktatörlük mü getiriyorsunuz’ diyenler de var. Hatta başkanlık sistemi gelirse bir daha seçim olmayacağını söyleyenler bile var. Başkanlık sistemini en iyi şekilde halkımıza anlatmamız gerekiyor. Başkanlık sitemi cumhuriyete ve demokrasiye en uygun sistemdir. Nasıl ki belediye başkanlığı seçimlerinde halkın önüne belediye başkanı için ayrı Meclis üyeleri için ayrı 2 sandık konuluyorsa başkanlık sisteminde de halkın önüne başkan için bir sandık, milletvekilleri içinde ayrı bir sandık konulacak. Dolayısıyla halk kimin başkan olacağını önceden bilmiş olacak ve bu demokrasiye daha uygun. Vatandaşlarımız Belediye seçimlerinde nasıl, meclis üyeliklerinde başka partiye, başkanlıkta başka partiye oy verebiliyorsa, Başkanlık sisteminde de bunu yapabilecek” dedi.

    Muhalefet partilerinin ‘diktatörlük gelecek, Recep Tayyip Erdoğan bunu kendisi için istiyor’ şeklindeki propagandalarının doğru olmadığını belirten Milletvekili Tunç, “Erdoğan zaten halkın seçtiği ilk cumhurbaşkanı. Erdoğan, yürürlükteki Anayasamıza göre zaten bizim getirmek istediğimiz başkanlık sisteminden daha fazla yetkilere sahip. Başkanlık sistemi yasama, yürütme ve yargı bağımsızlığına en uygun sistemdir. Şu anda Başbakan yasamanın içinden çıkmaktadır. Yasama ile yürütme birbirleriyle neredeyse bitişiktir. Başbakanın istemediği bir kanunun Meclisten çıkması mümkün mü? Başbakanın ayrı meclisin ayrı bir seçimle seçilmesi durumunda bu kuvvetler ayrılığına en uygun sistem olacaktır. Muhalefet de kuvvetler ayrılığının daha belirgin olmasını istemiyor mu? O halde, Demokrasiye ve tarihsel sürece de baktığımızda ülkemizin yapısına en uygun sitemdir. Bu nedenle biz seçimde başkanlık sistemini de halkımıza vaat ettik. Tabi bu konuda Mecliste uzlaşmak gerekir. Kamuoyunda bunu tartışırsak herkes bilinçlenirse muhalefet milletvekillerinin bazıları da belki ikna olacaktır. Bu ülkemizin de hayrına olur” diye konuştu.

  • Anıl, Eco Ccı Sanayi Ve Yatırım Komitesine Başkanlık Yapacak

    Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın (ECO CCI) Sanayi ve Yatırımlar Komitesi 22 Aralık 2015 (bugün) Ankara’da TOBB’da toplanacak. Komite Başkanı ve İTSO Başkanı Metin Anıl, toplantıda üye ülkeler arasında karşılıklı iş birliği konusunda yapılacakların konuşulacağını söyledi.

    1982 yılında Türkiye, İran, Pakistan arasında kurulan 1992 yılında da Azerbaycan ve Orta Asya Cumhuriyetleri (Afganistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan) dâhil olduğu Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın (ECO CCI) toplantısı Ankara’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) merkez binasında başladı. Teşkilatın ECO CCI Sanayi ve Yatırımlar Komitesi Başkanı ve İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) Başkanı Metin Anıl, 22 Ocak 2015 tarihinde yapılacak komite toplantısında üye ülkeler arasında iş birliklerinin konuşulup bölgenin daha aktif hale gelmesi için gerekenlerin konuşulup karara bağlanacağını söyledi.

    Toplantı öncesinde açıklama yapan Metin Anıl, dünyada bölgesel ticaretin öneminin arttığı bir süreç yaşandığını söyledi. Anıl, bu gayeye yönelik kurulan ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 11 üyeli Ekonomik ECO CCI’nın daha aktif hale getirilmesi için çalıştıklarını söyledi. Başkan Anıl, yarın (bugün) yapılacak toplantıda komite olarak üye ülkeler arasında sanayi ve yatırım alanında yapılacakları masaya yatıracaklarını söyledi.

    İSTİKRAR VE GÜVENLİK ÖNEMLİ

    Metin Anıl, bölgenin zenginleşmesi için yapılacakların yanı sıra istikrar ve güvenliği için atılması gereken adımların değerlendirileceğini de vurguladı. Dünyanın yeniden şekillendiği bir süreç yaşandığına dikkat çeken Anıl, “21. yüzyılda 20. yüzyıldan farklı olarak bilim ve teknoloji daha da önemli hale geldi. Buna ek olarak hızla azalan enerji kaynaklarının israf edilmeden insanlığın hizmetine sunulması ve çevresel etkilerin asgariye aza indirilmesi gerekiyor. Toplantı bahsettiğim konuların değerlendirilmesi açsından da büyük önem taşıyor” dedi.