Etiket: Başkanlık

  • Yeni Anayasa Ve Başkanlık Sistemi Paneli

    Türkiye’nin gündemi olan başkanlık sistemi hakkında Kahramanmaraş’ta ‘Yeni Anayasa İhtiyacı ve Başkanlık Sistemi’ paneli düzenlendi.

    Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Kahramanmaraş Şubesi tarafından Mehmet Akif Kültür Merkezinde gerçekleştirilen panele, Prof. Dr Ahmet Nohutçu ile Anayasa Uzmanı Taylan Barun konuşmacı olarak katıldı.

    Panel Prof. Dr. Ahmet Nohutçu’nun başkanlık sistemi hakkında açıklamalarıyla başladı. Nokutçu, “Başkanlık deyince aklımıza AB devletleri geliyor. Ama normalde savunulan veya savunduğumuz şey, Amerika’daki başkanlık sistemi değil. Amerika kendine özgü siyasi kültürü, sosyo demokratik yapısı ve benzeri sebeplerle kendine özgü bir başkanlık sistemi geliştirmiş ama, ister Amerika olsun, ister Hindistan, ister Türkiye, bir ülke eğer başkanlık sistemine geçiyorsa olmazsa olmazlar şunlardır. Şuanda aslında gördüklerinizdir. Amerika’da bunların hepsi var, ama Amerika’da farklı özellikler var. Bizde farklı özellikler olabilir. Burada demin de söyledim ya, başkanlık sistemi daha demokratiktir. Neden? Çünkü; millet iki kez seçime gidecek. Milletvekili olarak mecliste kimleri görmek istersin? Bir de devletin başında kimi görmek istersin? Yani parlamenter hükümette bir kez oy kullanıyoruz, başkanlıkta iki oy kullanıyoruz. millet iradesi daha çok ortaya çıkıyor” dedi.

    Panel Prof. Dr. Ahmet Nohutçu’nun konuşmasının ardından mikrofona Anayasa Uzmanı Taylan Barun davet edildi. geçmişten günümüze anayasa sisteminin detayları noktasında bilgi veren Barun,“1982 Anayasasının hükümet sistemi ,tasarımı Kenan Evren’in kendisini Anayasanın bizzat içerisine yazarak yani darbeyi yapan generalin kendi anayasasında kendisine verdiği yetkiler üzerine inşa edilmiş bir durumda. Çok fazla yetkisi var, çok fazla görevi var, hiçbir sorumluğu yok. Şu halde Başkanlık sisteminin kendisine daha fazla sorumluluk yükleyeceği, kendisine artı olarak hiçbir şey sunmayacağını söylemek gerekir. Bizim geleneğimizde ne Osmanlı’da, ne daha sonrasında hiçbir zaman federal yapı olmadı. Bugün de ne parlamenteri seçtiğimizde ne de Cumhurbaşkanını veya başkanlık sistemini seçtiğimizde federal yapıyla alakamız olamayacağını belirtmek lazım” diye konuştu.

    Son olarak Yeni Anayasa İhtiyacı ve Başkanlık Sistemi paneli Modaratörü AK Parti 24. dönem milletvekili Yıldırım Ramazanoğlu, “Bugünkü problem şu: Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız da ifade ediyor.Şuandaki fiili durumuyla Anayasanın yazılı olduğu hükümle arasında bir çelişki doğmuş durumda. Ama fiili durum halkımızın iradesiyle gerçekleşmiş. Sabih Kanadoğlu’nun bir 367 hikayesi vardı. Bu Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilme zorunluluğu o yüzden ortaya çıkan bir zorunluluk. Şimdi bir şeye daha değinmek istiyorum. Bizim Anayasa metnimiz çok uzun 82 anayasası. 1921 Teşkilatı Esasiye kanunu yani, o zaman düzenlenen Anayasa 2.5 sayfa arkadaşlar. Şimdiki Anayasamız 37.5 sayfa. Amerikan Anayasası 5.5 sayfa. Netice itibarıyla bizim Türk milleti tarihi boyutuyla başkanlık sistemiyle yönetilmeye alışmış bir millet. Bizim geleneklerimizde ve kültürümüzde başkanlık sistemi var” dedi.

  • Denizli’de Yeni Anayasa Ve Başkanlık Sistemi Konuşuldu

    AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi’ni konuşmak üzere Denizli’ye geldi. Denizli İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği (DENİMDER)’nin düzenlediği gecede konferans veren Milletvekili Külünk, ‘Yeni Türkiye Yolunda Yeni Anayasa ve Başkanlık Sisteminin’ gerekliliğini vurguladı.

    Denizli İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği’nin (DENİMDER) düzenlediği ‘Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi’ isimli konferans, Pamukkale Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk gecede ‘Yeni Türkiye Yolunda Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi’ni anlatan bir konferans gerçekleştirdi.

    Konferansa AK Parti Denizli Milletvekili ve önceki dönem Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AK Parti Denizli Milletvekilleri Şahin Tin ve Cahit Özkan, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin, Merkezefendi Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, AK Parti İl Başkanı Necip Filiz, DENİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Işık, DENİMDER üyeleri ve davetliler katıldı.

    DENİMDER Başkanı Fatih Işık, konferans öncesi yaptığı konuşmasında İstanbul Milletvekili Metin Külünk ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Işık, Ülkemizin bekasını ilgilendiren konularda her zaman hassas davrandıklarını ifade ederek, “Toplumumuzun güncel konularla ilgili doğru bilgiye ulaşması son derece önemli. Hele bu konular devlerimizin bekasını ilgilendiriyorsa bizim için daha da önem taşıyor” dedi.

    DENİMDER Başkanının konuşmasının ardından başlayan konferansta Yeni Türkiye Yolunda Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi’ni anlatan AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Başkanlık Sistemi’nin demokratik bir sistem olduğunun altını çizdi. Külünk, “Birileri ısrarla Başkanlık Sistemi tartışmalarını devletin yenilenmesi perspektifinden çıkarıp, kendi egemenliklerini kaybetmemek için, sanki demokratik bir model değilmiş noktasına taşımak istiyorlar. Hâlbuki Başkanlık Sistemi demokratik bir modeldir. Demokratik bir sistemdir. Çünkü Başkanlık Sisteminde de adı üstünde halkın katılımı esastır. Demokrasi esastır. Parlamenter sistem ne kadar demokratikse, Başkanlık sistemi de o kadar demokratiktir. Kim belirleyecek bunu, biz belirleyeceğiz. Ama bunu önce milletimizle adam gibi, milletin anlayacağı dilde, hukuk normlarının sokak tarafından anlaşılması güç diline mahkûm etmeden, geleceğimizi ilgilendiren bir değişim olduğunu, vatandaşımıza sade bir dille anlatmak mecburiyetindeyiz” diye konuştu.

    Sınırda adeta bir savaş yaşandığına dikkat çeken Külünk, “Bu savaş Kürt kardeşlerimizle değil tarihin derinliklerinden bu yana Türkü yok etmek isteyen dış güçlerle yapılan bir savaştır. Devletlerde canlı bir varlıktır. Eğer devletler gelişmelere uygun kendilerini yenileme noktasında adım atmazlarsa Anadolu toprakları sadece insan mezarlıkları ile dolu değildir. Anadolu toprakları medeniyet mezarlığıdır, aynı zamanda devletler mezarlığıdır. Bugün Kürt kardeşlerimizden bizi ayırmak istiyorlar. Önümüzdeki yüzyılı bu coğrafyada Kürt kardeşlerimiz üzerinden şekillendirme talepleri var ve bizi Anadolu’ya sıkıştırmak istiyorlar. Bizi Ankara’nın çevresine sıkıştırmak istiyorlar. Suriye’de ki koridor meselesi neyin hesabı. Neden çatışmalar son derece yüksek hale geldi çünkü birileri bizi Ortadoğu’ya çıkarmak istemiyor. Birileri bizim enerji bölgelerine yakın hale gelmemizi istemiyor. Niye istemiyor çünkü küresel sistem kendine alternatif güç istemiyor. Yeryüzündeki küresel sisteme alternatif güç İslam’dır ve Türkiye’dir” diye konuştu.

    Konferansın sonunda DENİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Işık, AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk’e plaket takdim etti.

  • Bakan Yıldırım, İzmir’de Başkanlık Sistemini Anlattı

    İzmir’de sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile bir araya gelen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, vatandaşların başkanlık sistemi ile bir sorunu olmadığını ve günden güne başkanlığa ilginin arttığını belirterek, “Maalesef siyaset Türkiye’de istenen olgunluğa gelmedi. Şu anda Türk siyasetinde sorunların tanımında anlaşamama var” dedi.

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Balçova Termal Otel’de sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile bir araya geldi. İzmir Valisi Mustafa Toprak’ın katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan Yıldırım, siyaset üzerine konuşmayacağını söyledi ancak konu yine başkanlık sistemine geldi. Vatandaşların başkanlık sistemiyle bir sorunu olmadığını belirten Yıldırım, “Günden güne başkanlığa ilgi artıyor. Sorun siyasette. Maalesef siyaset Türkiye’de istenen olgunluğa gelmedi. Ben de bir siyasetçiyim. Biz siyasette birinci kademedeyiz henüz. Birinci kademe, sorunların tanımında anlaşamamaktır. Şu anda Türk siyasetinde sorunların tanımında anlaşamama var. Gelişmiş demokrasilerde sorunların tanımında bir anlaşmazlık yok. Biz oraya henüz gelemedik. Biz sorunların tanımını henüz konuşuyoruz. Demokrasimizin yol alması gereken epey zaman var. Biz ne kadar birbirimizle uğraşırsak o kadar enerjimizi boşa tüketiriz. Bunu da dışarıdakiler görüyor. Bugün başına iş gelen devletlerin niye bu hale geldiklerine bakın, bunu göreceksiniz. Onun için asla öyle bir oyuna gelmememiz gerekir” diye konuştu.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİ İLE BELEDİYE BAŞKANI SEÇİMİ ARASINDA FARK YOK”

    Yeni Anayasa hakkında da değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, milli irade dışında yapılan Anayasaya karşı durduklarını, derli toplu, temel hakları ve ödevleri düzenleyen, çok geniş olmayan bir metne ihtiyaç olduğunu söyledi. 82 Anayasasında parlamenter sistemin öngörüldüğünü ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Amenna ama Anayasayı okuduğumuzda cumhurbaşkanının yetkileri var. Yetkileri o dönemde o kadar geniş tutmuşlar ki, parlamenter sistemi olmasına rağmen Fransa’daki yarı başkanlık sisteminin neredeyse tıpa tıp aynısı. Tek fark Fransa’da başkan parlamentoyu feshediyor. Bizde ediyor ama belirli şartları var. Bu kadar benzer, adı parlamenter sistem. İki tercihimiz var. Biri, tekrar güçlendirilmiş parlamenter sistemine geçeceğiz ya da üniter başkanlık sistemine geçeceğiz. Bazıları ‘Türkiye bölünecek, eyaletlere ayrılacak’ diyor. Bunlar külliyen yalandır, yanlıştır, kasıtlıdır. Başkanlık sistemi ile belediye başkanı seçimi arasında hiçbir fark yok. Tek farkı var, belediye başkanı 10 dönem seçilebilir iyi çalışırsa. Başkanlıkta artık diktatörlüğe dönüşmesin diye iki dönem şartı getirilmiş iyi çalışsa bile. Niye başkanlık sisteminde ısrar ediyoruz? 7 Haziran’da Türkiye’nin yaşadıklarını gördünüz.”

    “MÜLTECİLER DEVLET KURSA 24. BÜYÜK DEVLETİ HALİNE GELİYOR”

    Konuşmasında, Türkiye gündemi ve mülteci sorununa da dikkat çeken Yıldırım, şunları söyledi: “Ülkemizin Güneydoğu bölgesinde bir büyük oyun tezgahlanıyor. Bu oyun esasen Osmanlı coğrafyasının değişmesinden sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra yaratılan bir proje. 100 yıl sonra bölgeyi tekrar hareketlendirmek, tesis edilmiş kardeşliği bozmak için yoğun bir çalışma var. Bir yandan Türkiye içerisinde terörü cesaretlendirerek, milletimizin huzurunu bozma gayretleri varken, bir yandan da bölgeyi maalesef kan gölüne çevirdiler. Bugün dünyada yaşayan her 122 insandan biri mülteci konumuna düştü. Eğer mülteciler ayrı devlet kursa dünyanın 24. büyük devleti haline geliyor. O insanlar niye bıraksın yurdunu? Malı mülkü, soyu sopu orada ama yaşam hakkı en kutsal haktır. Maalesef onu bile çok gördüler. Uygar dünya bölgede olanlara gözünü kapamış kulağını tıkamış izliyor.”

    “BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN BÜYÜK BİRADERLERİ”

    “Daha ne kadar Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de masum insanlar hayatını kaybedecek?” diye soran Yıldırım, küresel siyasette söz sahibi olan “beş kardeşlerin”, “Birleşmiş Milletler’in büyük biraderlerinin” büyük yanılgı içinde olduğunu dile getirdi. İnsanlığa ve insan onuruna sahip çıkan tek ülkenin Türkiye olduğunu belirten Yıldırım, “Bu bizim inancımızın gereğidir. Bize yakışanı yaptık. Fırsatçılığı değil insanlığı tercih ettik. Bu kadar acı tecrübe yetmezmiş gibi Halep’te yaşayan insanları da yerlerinden etmeye çalışıyorlar. ‘Nasıl olsa Türkiye bunları alır’ diyorlar. Türkiye gayet tabii her türlü imkanını zorlayarak dardaki herkese yardım eder ama bu yol yol değildir. Bu gidişat gidişat değildir. Daha fazla kan dökülmesinin önüne geçmek için tarihin verdiği sorumluluğu yerine getirilmeli. Sadece insanlar ölmüyor. İnsanlık da ölüyor. Küresel barışın sağlanması için mutlaka Birleşmiş Milletler yapısının tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor” dedi.

    “VATANDAŞLA ARAMIZDAN ÇIKIN”

    Türkiye’nin terörle ilgili konulara yabancı olmadığını ancak bu süreci çok hoyratça kullanarak Türkiye’yi meşgul edecek organizasyonlar yapıldığını söyleyen Yıldırım, şöyle devam etti: “İçerideki terör unsurlarını destekleyen sözüm ona komşularımız var. Bu komşular geçmişte dara düştüklerinde onların yanında yer aldık. Eli kanlı terör örgütüne bir çift lafım var; bu yol çıkmaz bir sokaktır. Bu yoldan vazgeçin. Vatandaşlarımızla aramızdan çıkın. PKK terör örgütünün Kürtler diye bir sorunu yok. Ne var? Orada yaşayan Kürt vatandaşlarımızın terör örgütü gibi bir sorunları var. Bizim görevimiz terör örgütünü etkisiz hale getirmek, Türkiye’nin gücünü, enerjisini yok eden beladan kurtarmak. Büyük bedel ödediğimiz toprakların bölünmesine asla izin vermeyeceğiz ve terörü Türkiye’nin gündeminde en alt sıraya getirmeye kararlıyız. Bunun için milletimizin desteği tamdır. Çünkü hiç kimse kazanımlarının bir hiç uğruna yok olmasını istemiyor. Irak, Suriye, Mısır, Ukrayna, Yemen ne hale geldi. Onun için çok dikkatli olacağız.”

    “4 BİN 500 İNSANI KURTARMIŞ OLDUK”

    İnsan kaçakçılarına yönelik baskınlar yapıldığını da sözlerine ekleyen Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Ege’de göçmenler maalesef denizde hayatlarını kaybediyorlar. Bunu ticarete dönüştüren vicdansızlar var. İzmir’in de adı sık geçiyor. Marmaris’ten Çanakkale’ye kadar olan sahil bandında en çok ismi geçen illerden biri İzmir. Çeşitli ihbarları değerlendirerek belirli yerlere baskın yaptık. 80’in üzerinden merdiven altı dediğimiz güvenliksiz şişme bot ele geçirip imha ettik. Her bir botta 40-50 kişi olduğunu düşünürsek, ölüme seyre çıkan 4 bin-4 bin 500 insanı kurtarmış olduk. Bir insanı bile kurtarmak bütün bir cihanı yaşatmak anlamına geliyor. Hepimizin sorumluluğu büyük. ‘Bana ne’ diyemeyiz. Bu ülkenin başını ağrıtan her işten hepimiz sorumluyuz. Dün herkesin başını ağrıtan, dost bildiklerimizin başını ağrıtan terör grupları bugün onlara dost oldu. Bunu da ibretle izliyoruz. Bunlar tesadüfi değil. Bunların her birinin arkasında hesap-kitap var. Onların bilmediği şey; bizim dostluğumuz çok kıymetlidir ama düşmanlığımız da çok şiddetlidir. Bunu da bir yere not etsinler.”

  • Şentop: Başkanlık Sistemi Olursa CHP’nin, MHP’nin, HDP’nin Hükümet Olma İhtimali Kalmıyor

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop, AK Parti Antalya İl Başkanlığı Salonu’nda düzenlenen “Yeni Anayasa Konferansı”na katıldı. Şentop, Türkiye’de başkanlık sisteminin olması halinde CHP’nin, MHP’nin ve HDP’nin hükümet olma ihtimali kalmadığını söyledi.

    İnsanlık tarihinde devrimlerin çok olduğuna değinen TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şentop, tarım dönemi, sanayi devri, bilgi çağı, elektronik çağı gibi birçok çağların yaşandığını, küreselleşme çağının da olduğunu söyledi. Dünyada çok büyük bir değişim olduğunu ve bunun bütün toplumları etkilediğini ifade eden Şentop, “Türkiye de yeniden şekilleniyor, yeni anayasayla birlikte bölgeyi, dünyayı da yeniden şekillendirecek” şeklinde konuştu.

    “ANAYASA’NIN YÜZDE 75’İ DEĞİŞTİ”

    Anayasada şu ana kadar 17 değişiklik yapıldığını ve yüzde 75’inin değiştiğini belirten Mustafa Şentop, “Çok önemli değişikliklere rağmen netice alınamadı. Anayasanın bir sözü bir de ruhu var. 17 değişiklik anayasanın sözünde yapıldı” dedi.

    “İKTİDAR DEVŞİRME ZİHNİYEİ AK PARTİ İLE BERTARAF EDİLDİ”

    Anayasa üzerinden iktidar elde etme, iktidar devşirme zihniyetinin millet tarafından AK Parti iktidarı döneminde bertaraf edildiğini dile getiren Şentop, “Bu anayasa üzerine oturduğu zemini kaybetti. Bu siyasetin inisiyatif almasıyla oldu. Siyasetin alanını genişletmesiyle oldu. Daha önce darbelerden sonra siyasetçiler Türkiye’de korktular, korkmalarını anlayabileceğimiz bir ortam vardı” diye konuştu.

    “YENİ ANAYASANIN TEMEL FİKRİ MİLLETİN DEVLETİ OLUR İLKESİ”

    Türkiye’de sadece anayasa değişikliğini değil, zihniyet değişikliğini de gerçekleştireceklerini söyleyen TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Anayasa devleti sınırlamak için yapılmıştır. Bizde de milleti sınırlamak, devleti korumak için yapılmış. İlk defa millet temsilcileri aracılığıyla gerçek manada anayasacılığın da anlamına uygun olarak devleti sınırlayacak bir metni ilk defa millet yapabiliyor ve yapabilecek hale geldi. Milletin devleti olur, devletin milleti olmaz. Yeni Anayasanın temel fikri de budur.”

    “ENİNDE SONUNDA BU MİLLET YENİ ANAYASAYI YAPACAK”

    Milletin anayasasını yapacağını vurgulayan Şentop, bu duruma en çok yaklaşılan günlerde olunduğunu söyledi. Mustafa Şentop, “1 Kasım’dan sonra oluşan mecliste millet yeniden yeni anayasaya vurgu yaptı. Bu anayasayı yapacak bir meclis kadrosu oluşturdu. Bunu söylüyorum. Bugün bir başkası Twitter’dan yorumlamış kendince, ’Seçimle ilgili falan erken seçimi söyledi’. Öyle değil, söylediğim şey şu; eninde sonunda bu millet yeni anayasayı yapacak. Bu meclisle bu kadroyla olabilir, denenebilir. Eğer bu meclisten bu dönem yeni anayasa çıkmazsa, millet 2019’daki seçimde tek başına anayasayı yapacak bir meclis çoğunluğunu AK Parti’de oluşturacaktır. Bundan hiç tereddüdümüz yok. Onun için diyoruz ki hep beraber yapalım, ha yapamazsanız biraz gecikebilir ama yeni anayasayı bu millet yapacak. O zaman tek başına yapacak çoğunlukta mecliste bunun oluşturacak milletimiz. Bunun zamanı gelmiştir” dedi.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİ TÜRKİYE’YE İSTİKRAR KAZANDIRACAK”

    Parlamenterler sisteminde krallık sisteminin olabildiğini ve darbeci anlayışa zemin hazırladığını belirten Şentop, “Başkanlık sistemi Türkiye’ye hem istikrar kazandıracak hem hızlı karar alınması, işlenmesi bakımından hem kuvvetler ayrılığını ve daha iyi bir demokrasiyi Türkiye’ye getirecek bir sistem. Türkiye’nin bu parlamenter sistemle yoluna devam edebilmesi hele hele o haliyle mümkün değil” dedi.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİNDE CHP, MHP VE HDP’NİN İKTİDAR İHTİMALİ KALMIYOR”

    Türkiye’de başkanlık sisteminin olması halinde CHP’nin, MHP’nin, HDP’nin hükümet olma ihtimali kalmadığını ifade eden TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Türkiye’nin menfaatini düşündükleri için mi karşı çıkıyorlar, hayır sadece kendi menfaatlerini düşünüyorlar. Eğer başkanlık sistemi olursa CHP’den birisi başkan seçilebilir mi, hükümet olabilir mi Türkiye’de, olamaz. Yüzde 50’yi geçmesi lazım. MHP’den biri olamaz, HDP’den olamaz. İkisi, üçü bir araya gelse, denediler biliyorsunuz Ekmeleddin İhsanoğlu’nda. 24 tane parti bir araya geldi, desteklediler aldıkları ortada. Demek ki başkanlık sistemi olursa Türkiye’de CHP’nin, MHP’nin, HDP’nin hükümet olma ihtimali kalmıyor, bu kafayla giderlerse. Parlamenter sistemde olursa hükümet olabilirler mi, olabilirler. 7 Haziran’da işte üçü bir araya gelseydi hükümet de olabilirdi. Koalisyon olurdu, dört parti, beş, üç parti hükümet olabilirler ama başkanlık olursa böyle parçalı hükümet yok. Yüzde 52’yi kim geçerse başkan odur. Bunların karşı çıkma sebepleri kendilerinin hükümet olma ihtimalinin bu sistemde bulunmamasından kaynaklanıyor, onlar sisteme karşı çıkacaklarını kendi kafalarını değiştirsinler. Milletin gönlünü yapsınlar, oyunu alsınlar yüzde 52 oyu alsınlar, başkan olsunlar, hükümet olsunlar.”

  • Saadet Partisinden Başkanlık Sistemi Ve Yeni Anayasaya Destek

    Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ve İzmir İl Başkanı Bayram Sakartepe, “Türkiye başkanlık sitemine geçmeli ve bu meclis yeni milli ve sivil bir anayasa yapmalıdır. Mevcut parlamentonun ülkemizi darbe anayasasından kurtarmasını bekliyor, bundan dolayı milletvekillerini alkışlamak istiyoruz” dedi.

    Saadet Partisinden başkanlık sistemi ve yeni anayasaya destek geldi. Başkanlık sisteminin Türkiye gündemine ilk kez milli görüş tarafından getirildiğini belirten Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ve İzmir İl Başkanı Bayram Sakartepe, parti görüşü olarak başkanlık sistemini desteklediklerini açıkladı.

    Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ve İzmir İl Başkanı Bayram Sakartepe, düzenlediği basın toplantısında ülke gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin içeride ve dışarıda büyük tehlikelerle karşı karşıya olduğunu ve uluslararası bazı güçlerin Türkiye’yi hedef seçtiğini kaydeden Bayram Sakartepe, böyle bir ortamda her zamankinden daha fazla milli birlik, bütünlük ve kardeşliğe ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

    “BİR KİŞİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLMESİ DOĞRU DEĞİL”

    İktidar partisi ile muhalefeti eleştiren Bayram Sakartepe, “Bu durum ülkemize, birliğimize zarar verecek noktaya gelmiş, kamplaşmalara yol açmıştır. Bugün ülke gündeminin önemli tartışma konularından olan, yeni anayasa ve başkanlık sistemi en başta gelen sorunlardır” dedi. Saadet Partisi olarak, yeni anayasa için, genel merkezde kendisinin de içinde bulunduğu bir Anayasa Çalışma Komisyonu oluşturulduğunu anlatan Sakartepe, başkanlık sisteminin de ülkemize ne getirip götürmesinden daha çok seçimlik malzeme yapılmasını, bir kişi veya parti üzerinden yürütülmesini doğru bulmadıklarını açıkladı.

    “MİLLİ MUTABAKAT KOMİSYONU KURULMALI”

    Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi ve İzmir İl Başkanı Bayram Sakartepe, yeni anayasa ile ilgili çalışmaların milli uzlaşı ile yürütülmesi gereğine dikkat çekti.

    Yeni anayasa ve başkanlık sistemi konusunda meclis dışındaki partilerle de konuşulmalı ve görüşleri alınması gerektiğini anlatan Sakartepe, şunları söyledi:

    “Başkanlık sistemi ve yeni anayasa çalışmalarında bir milli mutabakat komisyonu kurulmalıdır. Bütün bu çalışmalar milli mutabakat komisyonu ile birlikte ele alınmalı. Bu komisyon hem başkanlık sistemini hem de yeni anayasayı masaya yatırmalıdır.”

    “MEVCUT ANAYASA 21 DEFA DEĞİŞMİŞTİR”

    Mevcut anayasanın acilen değişmesi için birçok sebebin bulunduğuna vurgu yapan Sakartepe, “Mevcut anayasa darbe ürünü bir anayasadır. Darbecilerin yoğun baskısı altında kabul edildiği, milleti küçük gören vesayet anayasası olması, kabul edildiği günden bu yana 21 defa değiştirilerek yamalı bohçaya dönmesi ve milletimize dar geldiğinden dolayı yeni, milli ve sivil bir anayasa yapılması mecburiyeti vardır” diye konuştu.

    “İLK KEZ MİLLİ GÖRÜŞ GÜNDEME GETİRDİ”

    Türkiye’de başkanlık sistemini ilk kez gündeme getiren ve önerenin Milli Görüş olduğunu kaydeden SP GİK üyesi ve İzmir İl Başkanı Bayram Sakartepe, başkanlık sistemini parlamenter sistem açısından değerlendirdi. Sakartepe, şöyle konuştu:

    “Saadet Partisi olarak prensip itibariyle Başkanlık sistemine karşı değiliz. Türkiye’de başkanlık sistemini ilk kez milli görüş gündeme getirmiştir. Bugüne geldiğimiz de ise başkanlık sistemine karşı milletimizin kafasında birtakım sorular vardır. Milletimizin kafasındaki şüpheleri ve soruları da izale etmemiz gerekiyor. Halkımızın bazı konularda daha fazla aydınlatılmasına ihtiyaç vardır. Türkiye’deki en büyük yanlış başkanlık sistemi yerine başkan olacak şahısların konuşulmasıdır. Başkanlık sistemi bir parti, kişi veya lider üzerinden konuşulmamalıdır. Başkan olacak şahsı değil sistemi konuşmalıyız. Üniter yapımızı bozmayacak bir başkanlık sistemi istiyoruz. Şeffaf ve denetlenebilir bir sistem oluşturulmalı

    Başkanın parlamentoyu fesh etme yetkisi olmamalı. Başkanın kanun hükmünde kararname çıkartma yetkisi olmasın.”

    Sakartepe, Türkiye’nin geleceği açısından sağlıklı ve sağduyulu bir şekilde her fikri olgunca tartışma kanaatinde olduklarını belirtti. Sakartepe, mevcut parlamentodan Türkiye’yi darbe anayasasından kurtarmasını beklediklerini, aksi takdirde SP’nin kısa sürede meclise girerek bunu gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.