Etiket: Başkanlık

  • Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak:”biz Başkanlık Sistemine Karşı Değiliz”

    Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, partisinin Uşak ilindeki olağan genel kongresine katıldı.

    Kamalak kongrede yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidara seslenerek, “Biz Başkanlık sistemine karşı değiliz, ancak getirin masaya görüşelim” ifadelerini kullandı. Kamalak ayrıca, “Anayasa Komisyonu bir masanın etrafına oturup çorba bile içemezler” ifadelerini kullandı.

    Kamalak konuşmasında; “Biz başkanlık sistemine prensip itibari ile karşı değiliz. Başkanlık sistemini 1970’ler de gündeme taşıyan ilk olarak bizlerdik. Ama o günkü şartlarda baktık ki zemin uygun değil, başkanlığı bir tarafa bırakalım, onun üzerinden hareket edelim dedik. Cumhurbaşkanını halk seçmeli dedik, sürekli onu uyguladık. Bu fikirde bizimdir. Başkanlık sistemi ile ilgili düşünce de bizimdir. Diyoruz ki iktidar sahiplerine, samimi iseniz gerçekten bir başkanlık sistemi istiyorsanız, nasıl bir başkanlık sistemi ise getirin masaya görüşelim, tartışalım. 3-4 seneden beri bu konu tartışılıyor. Ama ortada nasıl bir başkanlık sistemi istenildiğine dair bir model yok. Yakın zamanda Türkiye’de başkanlık sistemi diye bir kitapçık yayınladılar. Dünyada iki tip başkanlık sistemi vardır. Birincisi tam başkanlık sistemidir, örneği de Amerika Birleşik Devletlerinde uygulanmaktadır. İkincisi ise yarı başkanlık sistemi Fransa’da uygulamaktadır. Siz bunlardan hangisini istiyorsunuz diye sorduk. Biz Türk tipi başkanlık istiyoruz dediler. Peki soruyoruz şimdi, Türk tipi başkanlık sistemi derken İslam öncesi Türk tipi mi, İslam sonrası Türk tipi mi, getirin görelim. Getirin şu başkanlık sistemi modeline bakalım elbette diyecekler ki İslam sonrası başkanlık sistemi. Soruyoruz o zaman Osmanlı Dönemi başkanlık sistemi mi, Cumhuriyet dönemi başkanlık sistemi mi.? Cumhuriyet dönemi ise Atatürk dönemi mi başkanlık sistemi mi? Şeflik dönemi başkanlık sistemi mi ? Getirin şunu, yok” ifadelerini kullandı.

    “ANAYASA KOMİSYONU ÇORBA BİLE İÇEMEZ”

    Kamalak, partisinin Uşak kongresinde yaptığı konuşmada ayrıca, “Sahip oldukları geniş medya gücünü kullanarak, devlet imkanlarını kullanarak, anayasa değişikliği diyorlar. Bakıyorsunuz her medya bunu işliyor. Henüz komisyon toplanmadan açıklamalarımız oldu. Komisyon perşembe günü toplandı biz çarşamba günü basın açıklaması düzenledik.1 gün öncesinden söyledik. Siz mi anayasayı değiştireceksiniz diye soru sorduk. Biz milli görüş olarak, biliyoruz sizleri. Anayasa yapmak bizim işimiz. Milli görüşün işidir. Anayasa yapmak bu komisyon mu, emin olun bunlar bir masanın etrafına oturup çorba bile içemezler dedik. Bunu şimdi söylemiyoruz, ilk toplantı gerçekleşmeden önce açıkladık” ifadelerini kullandı.

    Kamalak konuşmasının ardından, partisinin Kütahya kongresine katılmak üzere yola çıktı.

  • SP Lideri Kamalak: “Prensip İtibariyle Başkanlık Sistemine Karşı Değiliz”

    Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, “Prensip itibariyle söylüyoruz. Başkanlık sistemine karşı değiliz. Ama nasıl bir başkanlık sistemi. Onu görelim” dedi.

    Partisinin Amasya il kongresinde yaptığı konuşmada dünyanın en güçlü ekonomilerinden birine sahip Almanya’da başkanlık sisteminin olmadığını buna karşın Suriye, Libya ve Irak’ın başkanlık sistemiyle yönetildiğini belirten Mustafa Kamalak, “Biz diyoruz ki önemli olan yönetimi biçimi değil, önemli olan üretim biçimidir. Bunun yolu da milli görüşten geçer” diye konuştu.

    Türk tipi başkanlık sisteminin dillendirildiğine değinen Kamalak, “İslam öncesi Türk tipi mi? İslam sonrası Türk tipi mi? Nasıl bir başkanlık sistemi istiyorsunuz? Moğol tipi mi mesela İslam öncesi ondan mı istiyorsun? Elbette İslam sonrası diyecekler. O zaman diyorum ki Büyük Selçuklu tipi mi? Anadolu Selçuklu tipi mi? Osmanlı tipi mi? Cumhuriyet tipi mi? Osmanlı tipi ise biliyorsunuz orada padişahlık vardı, sultanlık vardı. Ayrıca bu makamlar hilafet makamı gibi güçlü bir manevi destekle de takviye edilmişti” şeklinde konuştu.

    Türkiye’de 6 milyon işsiz bulunduğunu belirten SP lideri Kamalak, şöyle devam etti; “Sen başkanlık sistemiyle bu işsizliği çözebilecek misin? İşsizlik için gerekli tedbirleri aldın da parlamenter sistemimi mani oldu. Hangi hayırlı işi yapmak istedin de arkadaş parlamenter sistem sana mani oldu. Türkiye’de başkanlık sistemi olmadığı için mi terör azdı. Yoksa senin gafletinden dolayı mı söyle bakalım.”

    Belediye düğün salonundaki kongreye, SP İl Başkanı Ahmet N. Cevher, çevre illerin il başkanları ve çok sayıda partili katıldı.

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Burhan Kuzu Başkanlık Sistemini Anlattı

    İzmir’de bir konferans veren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Burhan Kuzu, parlamenter sistemin yol açtığı sıkıntılara değinerek, sistemi montofon ineğine benzetti. Kuzu, başkanlık sisteminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilişkilendirilmemesi gerektiğini de söyledi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, AK Ocaklar İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Her Yönüyle Başkanlık Sistemi” isimli konferansta İzmirlilere başkanlık sistemini anlattı. Konferansa eski AK Parti İzmir Milletvekili Ali Aşlık, AK Ocaklar İzmir İl Başkanı Ömer Çakmak, AK Ocaklar üyeleri, partililer ve vatandaşlar katıldı. 63 ilde başkanlık sistemini anlattığını söyleyen Kuzu, geriye kalan illeri de bu sene tamamlayacağını belirtti. Parlamenter sistemin sıkıntılarını anlatan Kuzu, “Parlamenter sistem montofon ineği gibi. Sağarsın sağarsın elli kilo süt verir, vurur tekmeyi döker. 7 Haziran ile 1 Kasım arasında AK Parti ne yaptı da oylarını 9 puan artırdı? Adaylarını yeniledi, emekliye, dul ve yetime vaatlerde bulundu. Millet baktı ateş çemberi. Millet her zaman bunu yapamaz, yapmayabilir. Sandığa gittiğinizde hükümetin mutlak çıktığından emin misiniz bu sistemde. Ancak bir parti gümbür gümbür olursa belki. Sandıktan sandık çıkıyor. Biz geldiğimizde 40 bakan vardı, 25’e düşürdük, yine çok. 300 milyonluk ABD’de 12 bakan var. Bakanlık israftır” ifadelerini kullandı.

    “BARAJ KALKIYOR”

    Parlamenter sistemde yasayı Meclis’in yapmadığını savunan Kuzu, “Kanunun yüzde 92’si hükümetten gelir, parlamentodan geçer. Denetim bu modelde çalışamaz. İki gün önce muhalefet gensoru veriyor bu bakanı düşürün diyor. Bakan kim benim kankam, dünürüm, arkadaşım, dostum. Neden düşüreyim? Neticede parlamentonun adı var, kendi yok. Kuvvetler ayrılığı yok. Dünyaya ABD’den yayılan başkanlık modelinde hem parlamento var hem başkan var ama başbakan yok. Başkan, bakanlar ve milletvekilleri var. Parlamentoyu ve başkanı halk ayrı seçiyor. İkimiz de halk tarafından seçiliyoruz. Anayasa diyor ki milletvekillerine, ‘sen sadece milletvekili olacaksın bakan olamazsın. Kararını ona göre ver’. Bakanlar dışarıdan atanacak. Yasa yapma yetkisi, bütçe parlamentoya ait. Başkan ve bakanlar parlamentoya giremez” dedi.

    Yüzde 10’luk barajın da kalkacağını söyleyen Kuzu, “Baraj sıfır olacak. Küçük partiler rahat etsin. Belki yüzde 1-2 olabilir” ifadelerini kullandı.

    “ZAVALLI OBAMA, GÜÇLÜ ERDOĞAN”

    Başbakanlık sistemine yönelik eleştirilere de değinen Kuzu, “Eleştirilerden biri ‘federal yapı olacak mı?’ Kesinlikle federal yapı bizde olmayacak. Ne eyalet yapılanması, ne özerk yapılanma, ne özyönetim olmayacak. Bugünkü yapılanmamızı koruyarak sistemi getireceğiz. Federal yapı olsa başta ben savunmam. Parlamento yok sanılıyor. En güçlü parlamento başkanlık modelinde var. Başkanlık sisteminin parlamentosu hükümete kök söktürür. ‘Zavallı Obama, güçlü Erdoğan’ sözü bana aittir. Adamın bütçesi onaylanmadı, düşünün. Diktatörlüğün olması asla söz konusu olamaz. Parlamenter modellerde diktatörlük türedi. Cumhuriyet elden gidiyor gibi sözler olacak şey değil. ABD’de de, İngiltere’de de, Fransa’da da cumhuriyet var. Başkanlık modeline üç kesim karşı çıkar. Küçük partiler, 75 parti var, ben 10’unun adını sayamam. Başkanlıkta hükümet olmak için yarıdan bir fazla oy almak lazım. Medya patronları karşı çıkarlar. Devlet ihalesinden pay alma dertleri vardır. Bu modelin çıkmasını sol kesim istemez. İnanışa göre yüzde 65 sağ, yüzde 35 sol var. Bu hesap 1960 ve 70’li yıllarda doğruydu. Bu hesap bugün tutmaz” diye konuştu.

    “TAYYİP BEY MESELESİ HALİNE GETİRMEYİN”

    Sistemin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilişkilendirilmemesini isteyen Kuzu, başkanlık sisteminde sürenin 8 yılla sınırlı olduğunu ifade etti. Metinlerinin hazır olduğunu dile getiren Kuzu, “Muhalefet de umarım vicdana gelir de imzalar, sonra referanduma gideriz. Ne zaman olur bilemiyorum, keşke kısa bir zamanda olsa da Türkiye rahata kavuşsa. AK Parti bu kadar güçlü olduğu zamanda başkanlığı getiremezse başka hiçbir zaman getiremez. Çamaşır makinesi alacaksınız, 12 yıl garanti veriyor seviniyorsunuz, ben size ömür boyu garanti veriyorum. Bunu Tayyip Bey meselesi haline getirmeyin. Bunun onunla ilgisi yok. İnsanlar fanidir, Allah geçinden versin. Başkanlıkta süre de kısıtlı. Bu modelde sevmediğin adamdan kurtulmak için sekiz yıl bekleyeceksin. Ne olacak yani 15 yıldan daha çabuk geçer” şeklinde konuştu.

    ERDOĞAN’A DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ

    Konferansta AK Ocaklar İzmir İl Başkanı Ömer Çakmak, doğum günü vesilesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ulaştırması için Burhan Kuzu’ya Şeyh Edabali’nin Osman Gazi’ye nasihatlerinin yazılı olduğu bir tablo takdim etti.

  • Bakan Kılıç 2017 Erzurum EYOF Toplantısına Başkanlık Etti

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye’nin uluslararası organizasyonları düzenleme konusunda büyük bir tecrübeye sahip olduğunu belirterek, “Bugüne kadar Türkiye’de gerçekleştirilmiş tüm uluslararası organizasyonlar gibi 2017 yılında Erzurum’da düzenlenecek Avrupa Gençlik Kış Olimpiyatları Festivali’nde de güzel bir organizasyon yapacağımıza inanıyorum” dedi.

    2017 yılında Erzurum’da düzenlenecek olan 13. Avrupa Gençlik Kış Olimpiyatları Festivali (EYOF) Hazırlık ve Düzenleme Kurulu’nun ilk toplantısı Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç başkanlığında gerçekleştirildi. Bakanlık makamında yapılan 2017 EYOF Hazırlık ve Düzenleme Kurulu Toplantısına; Bakan Çağatay Kılıç’ın yanı sıra Bakanlık Müsteşarı Faruk Özçelik, Müsteşar Yardımcısı Kamuran Özden, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, KYK Genel Müdürü Sinan Aksu, Erzurum Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, EYOF Sportif Değerlendirme Kurulu Üyesi Kaan Ark katıldı.

    “MİSAFİRLERİMİZİ EN İYİ ŞEKİLDE AĞIRLAYIP ÜLKELERİNE YOLLAYACAĞIZ”

    Bakan Çağatay Kılıç, toplantı öncesi yaptığı açıklamada, 2017 EYOF için kurulan Hazırlık Düzenleme Kurulu’nun ilk toplantısının gerçekleştirildiğini belirterek, “Nasıl bir hazırlık dönemi geçireceğimizi, neler yapacağımızı, elimizdeki imkanları nasıl kullanacağımızı ele alacağız. Eklenmesi gereken çalışmalarla ilgili ilk değerlendirmeyi yapacağız. Genel çerçeveyi görüp yolumuzu çizip, inşallah önümüzdeki bir yıl içerisinde bu hazırlıklarımızı yapacağız ve misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlayıp ülkelerine yollayacağız” dedi.

    Türkiye’nin uluslararası organizasyonları düzenleme konusunda büyük bir tecrübeye sahip olduğunu vurgulayan Bakan Çağatay Kılıç, “Bugüne kadar Türkiye’de yapılmış olan tüm uluslararası organizasyonlar gibi Erzurum’da da güzel bir organizasyon yapacağımıza inanıyorum. Biz bu konularda artık büyük bir tecrübe içerisindeyiz. Güzel bir organizasyon olacağına inanıyorum. Daha önce 2019 olarak planlanmış olan daha sonra belli gelişmeler neticesinde 2017’ye kaydırılmış olan bu organizasyonu inşallah en güzel şekilde yapacağız” diye konuştu.

    Avrupa’nın en önemli spor organizasyonlarından birisi olan ve 14-17 yaşları arasındaki yaklaşık 1500 sporcunun katılacağı, 13. Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali Şubat 2017’de Erzurum’da yapılacak.

  • Bahçeşehir Öğrencileri, Amerikan Başkanlık Seçimlerini Yerinde Takip Ediyor

    Amerikan Başkanlık seçim kampanyalarını yerinde takip etmek için Bahçeşehir Üniversitesi tarafından oluşturulan ’Political Communication’ programı, öğrencilerle kampanya yöneticilerini, medyadan konunun uzmanlarını ve siyasi danışmanları bir araya getiriyor.

    Bahçeşehir Üniversitesi, 2016 Bahar ders döneminde BAU International University Washington DC’de ’Political Communication’ programı düzenliyor. Dersler uygulamalı olarak, öğrencilerin ABD Başkanlık seçim kampanyalarını yerinden izleyerek ve derslere davet edilen siyasi danışmanlar, kampanya yöneticileri, kamuoyu araştırmacıları ve medyadan konuyla ilgili uzmanların katılımıyla gerçekleşiyor. Bu kapsamda, BAU International University Washington’da, üçü Amerika biri ise Türkiye’den olmak üzere toplam dört tanınmış siyasi danışmanın katılacağı bir panel düzenlendi. GPI (BAU Global Policy Institute) Başkanı Dr. WalidPhares’in yönettiği panelde, Amerikan Başkanlık seçimlerinde adayların uyguladığı iletişim kampanyalarının karşılaştırmalı olarak analizi ve değerlendirmesi yapıldı.

    “ÖĞRENCİLERİMİZİN, SEÇİMLERİ YERİNDE İNCELEMESİNİ İSTEDİK”

    Önemli bir faaliyete imza attıklarını söyleyen Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, “Amerika Kasım ayında seçime gidiyor. Bu başkanlık seçiminde, başkanların kampanyaları ile ilgili bir yıllık süre içerisinde nasıl faaliyet gösterdiklerini, neler yaptıklarını, reklamcılık, iletişim, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler öğrencilerinden oluşan bir grupla, Türkiye’den gelerek yerinde incelemek istedik. Burada, kampanyalarda görev alan hocalar, diğer kişiler düşüncelerini, görüşlerini anlattılar. Öğrencilerimiz hem ders olarak bir dönem buradalar hem de bu kampanyaların içerisinde çalışıp bir kampanya nasıl yönetilir, ne yapılır bunu ders olarak öğreniyorlar. Onun için güzel bir etkinlik oluyor ve güzel bir dönem geçiriyoruz” dedi.

    “ÖĞRENCİLERİMİZ VE BİZİM İÇİN YARARLI BİR PANEL OLDU”

    “Washington D.C. bizim ilgilendiğimiz, üzerinde çalıştığımız alanın merkezi” diyen Bahçeşehir Üniversitesi Political Communication Program Direktörü Prof. Dr. Haluk Gürgen, şuanda Amerika’da yoğun bir şekilde başkanlık seçimleri dönemi yaşandığını dile getirdi.

    Programı ortamın doğal bir laboratuvarı gibi değerlendirmeye çalıştıklarını vurgulayan Gürgen, “Seçimleri yakından izliyoruz. Bugün beraber olduğumuz panel konuşmacıları da siyasi iletişim danışmanlarından oluşuyordu. Onların önemli bir kısmı Amerikalıydı. Amerikalı konuşmacılar bize yoğun olarak Amerikan başkanlık sistemi üzerinden görüşlerini anlattılar, kampanyaları değerlendirdiler. Dolayısıyla bizim ve öğrencilerimizi için son derece yararlı oldu” diyerek sözlerini noktaladı.

    DONALD TRUMP – HILLARY CLINTON KARŞILAŞTIRMASI

    Obama’nın seçim kazanmasının temel nedeninin, kendisine ve toplumun o günkü ihtiyaçlarına, Amerika’nın o günkü koşullarına uygun bir strateji ve ona uygun bir mesaj belirlemesi olduğuna dikkat çeken Avrupa Siyasi İletişim Danışmanları Derneği Başkanı Necati Özkan, “Bu mesaj değişimdi ve kendisi de bu konuda çok çalıştı. Bugünlerde ise çok tartışılan bir fenomen olan Donald Trump var. Herkes onu ve seçimi kazanabileceğini konuşuyor. Oysa ki Trump aday olduğunda herkes seçimi nasıl kazanacak diye alay etmişti. Bugün ise Cumhuriyetçi Parti içinde onlarca yıldır görev yapan onlarca adayı geride bıraktı ve bir numaraya yerleşti. Bunun da nedeni yine stratejidir. Donald Trump diğer adaylardan farklı olarak kendisini Amerika’daki göçmen meselesine adadı ve göçmenlerle ilgili bir pozisyon aldı. Bu sayede diğer adayların önüne geçmeyi başardı. Fakat Trump’ın gerçekten kendi partisinin adayı olup olamayacağına, olursa kazanıp kazanamayacağına dair benim çok büyük şüphelerim var. Çünkü ülke nüfusunun bir bölümünü göz ardı ederek ve karşısına alarak yoluna devam ediyor. Amerika seçimleri genellikle yüzde 2’lik 3’lük farklarla kazanılır. Burada da Latin Amerikalı, Asyalı hatta siyahi seçmenleri ve Müslümanları düşündüğünüz zaman, Trump’ın kullandığı stratejinin çok riskli olduğunu söylemek mümkün. Hillary Clinton ise müesses nizam diyebileceğimiz tarzda bir siyasetçi için uygulanacak bir kampanya yürütüyor. Onun şansı ülkedeki herkes tarafından biliniyor olması ve yüksek bir kredibiliteye sahip olmasından kaynaklanıyor” diye konuştu.