Etiket: Başkanlarına

  • AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkanlığı’ndan mahalle başkanlarına iftar

    AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkanlığı, partinin mahalle başkanlarına iftar yemeği verdi.

    Ilıca Harlek Termal Otel’de gerçekleştirilen iftara, mahalle başkanlarının belirlediği her mahalleden bir aile de katıldı.

    AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkanı Cevdet Korkmaz, parti teşkilatının sahadaki en önemli değerleri olan mahalle başkanlarıyla iftar yapmaktan dolayı mutlu olduğunu dile getirdi.

    Korkmaz, Ramazan ayının kardeşliğin pekiştiği, birlik ve beraberliğimizin güçlendiği bir ay olduğunu belirterek, “Ama hepimiz biliyoruz ki İslam dünyası, coğrafyamız büyük acı ve sıkıntı içerisinde. Dünyadaki egemen güçler, bölgemizi sömürmek ve kenndi çıkarları için bölgemizi ateşe atmaktan çekinmiyorlar. Eğer bizler barış içinde huzur içinde yaşamak isityorsak, yapacağımız tek şey birlik ve beraberlik içinde olmak, daha çok çalışmak. Bugün dünya küçülürken, Türkiye büyümesine devam ediyor. Türkiye krizlerden etkilenmedi. Ama Türkiye ne zaman güçlense, dış güçler devreye giriyorlar ve ülkemizi geriletmek için ellerinden geleni yapıyorlar” dedi.(EFE)

  • Belediye Başkanlarına “Görevi Kötüye Kullanma” Davası

    Zonguldak’ta sahildeki iş yerlerinin yıkım kararı olmasına rağmen uygulanmadığı iddiasıyla haklarında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla dava açılan belediye başkanları hakim karşısına çıktı.

    Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, eski Zonguldak Belediye Başkanları İsmail Eşref, Secaattin Gonca ile mevcut Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ile belediye personeli hazır bulundu. İmara aykırı olduğu tespit edilen kafelerin yıkım kararını uygulamadıkları iddiasıyla “görevi kötüye kullanma” suçundan haklarında dava açılan belediye başkanları hakim karşısına çıktı. Zonguldak Belediyesi Özel Halk Otobüsleri Firması’nın sahibi Akın Kavi’nin davacı olduğu duruşmada belediye başkanları suçlamaları kabul etmedi.

    “YARGILANDIK, HESABINI VERDİK”

    Milli Egemenlik Caddesi üzerindeki iş yerlerinin büyütüldüğü iddialarını kabul etmeyen dönemin CHP’li Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref, duruşma çıkışı gazetecilere açıklamalarda bulundu. 2009-2011 yılları arasındaki duruşmada yargılandığını ve hesabını verdiğini söyleyen Eşref, şöyle dedi:

    “Osmanlı’da bir laf var. Eğer yargılanmıyorsan iş yapmıyorsun demektir. İş yaptık yargılanıyoruz. Tabii bu işi biz yapmadık. Sonuçta Zonguldak’ta bir hizmeti yapmak isterken ortaya çıkacak bazı olumsuzlukları göremeyebiliyorsunuz. Zamanında altı tane on metrekarelik büfe, öğrenciler eğlensin derken 100 metre kare oldu. 100 metrekareden yargılandık, dava bitti. Şimdi niçin müdahale etmiyorsun diye yargılanıyoruz. Yargılandık, hesabını verdik. Yine bu günde 2009-2011 döneminde öncesindeki yargılanmadaki hüküm var. 2009-2011’de tertemiz, yargılama o safhayı kapsıyor. Bizden sonra başka restoran yapılmış. Benim dönemimde hiçbir şey yapılmadı. Belgeledim. Hava fotoğraflarıyla, haritalar belli. Ne zaman yapıldığı ortada. Fotoğraflar var. Santim, santim belgeledik. 2009-20011’den sorumlu değilim. Geçmişte yargılandık. Ben neye müdahale edecektim ki? Benim dönemimde yapılan bir şey yoktu ki? Öncesinde ve sonrasında yapılanlar hesabını versin.”

    “GÖREVE GELDİĞİMDE DAVALAR DEVAM EDİYORDU”

    Dönemin AK Parti’li Zonguldak Belediye Başkanı Secaattin Gonca ise 2004 ila 2009 yılları arasında görev yaptığını hatırlatarak göreve geldiğinde sahildeki iş yerleri hakkındaki dava sürecinin devam ettiğini söyledi. Sahildeki iş yerlerinin 2002 yılındaki 60.72 metrekare olarak ihale edildiğini söyleyen Gonca, sonraki süreçte bilirkişinin tespitine göre 252 metre kare olarak arttırıldığını söyledi. Gonca, “Şu anda konu yargıda. Yargıda olan kısımda biz ifademizi verdik. Özellikle ben kamuoyuyla da Zonguldak Belediye Başkanlığı dönemimden itibaren bu konuyu yakından paylaştım. Milli Egemenlik Caddesi’nde bulunan kafelerle ilgili İçişleri Bakanlığı’nda bulunan bir soruşturma izni verildi. Bu rapora göre benim 2004-2009 dönemi de dahil olmak üzere 2002’den 2014’e kadar kafelerde yapılan genişleme ve yıkım kararı iddiası ile bizim hakkımızda bir dava açıldı. Ancak ben bu davaya gerek Danıştay nezdinde, gerek müfettişlere verdiğim ifadelerde karşı çıktım. Çünkü ben 30 Mart 2004- 30 Mart 2009 arasında beş yıl başkanlık görevi yaptım. Söz konusu kafelerin ihalesi 2002 yılı Haziran ayında yapılmış. Yer tesliminden sonra 60.72 metre kare kullanım alanıyla sözleşme yapılmış. Ancak ben göreve başladığım 30 Mart 2004 tarihine kadar geçen sürede benden önceki belediye başkanı arkadaşımızın döneminde iki defa Milli Emlak Müdürlüğünce Asliye Hukuk Mahkemelerinde tapu iptali ve iptalinin meni davaları açılmış. Ayrıca açılan bu davalara istinaden 2003 yılı Mayıs ayında mahkemece bilirkişi görevlendirilmiş, bu bilirkişi kanalıyla da bir tespit yapılmış. O zamanki bilirkişi raporunda açık ve net görülüyor. 60.72 metrekare olması gereken sözleşme gereği alanların bilirkişi raporuna göre 252 metre kare olduğu tespit edilmiş. Bu raporda sabit. Ben göreve geldiğim anda bu davalar devam ediyordu. Görevden ayrıldığım tarih itibariyle de devam ediyordu. Şu anda da henüz sonuçlanmadığını biliyoruz. 252 metrekare yer ile ilgili dava devam ettiği için bir şey yapma imkanımız yoktu. Gerek benim o dönemde görev yaptığım arkadaşlar üzerlerine düşen görevi yerine getirdiler. İlave yapılmayan kısımlarla ilgili tutulan raporlar, yapılan raporlar mevcut” dedi.

    “KAFELERLE İLGİLİ BİR SORUNUM YOK”

    Öte yandan davacı taraf olan Akın Kavi ise yetkililerin adaletli davranması gerektiğini söyledi. Kanunları hiçe sayanların cezalandırılması gerektiğini söyleyen Kavi, “Çok gecikmiş olan yargılama süreci bu gün başladı. Burada kafelerle, herhangi bir yerle tabi benim sorunum yok. Bırakın kafelerin yıkılmasından en büyük zararı görecek olan kişilerden birisi benim. Taşımacılık işi yapıyoruz. Oraya yolcu taşıyoruz. Burada bizim isyanımız şuna, mahkeme bir karar veriyor. Danıştay, Yargıtay bir karar veriyor. Kanunlar hiçe sayılıyor. Mahkeme kararları hiçbir şekilde uygulanmıyor. Bizim isyanımız yıllardan beri bunaydı. Vatandaşların bir odası kaçak diye yıkılıyorsa, şehrin göbeğinde de buna müsaade edilmemesi gerekir” şeklinde konuştu.

    2014 yılında göreve gelen CHP’li Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ise gazetecilere herhangi bir açıklamada bulunmadı.

  • Çavuşoğlu’ndan Kulüp Başkanlarına Tepki

    Multigroup Alanyaspor Kulübü Başkanı Hasan Çavuşoğlu, son zamanlarda kulüp başkanları ve spor yorumcularının, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Kuddusi Müftüoğlu’nun Alanyalı olmasından dolayı, başarılarını gölgelendirilmeye çalıştığını ifade ederek, açıklamalara sert tepki gösterdi.

    Multigroup Alanyaspor Kulübü Başkanı Hasan Çavuşoğlu, son zamanlarda kulüp başkanları ve spor yorumcularının, MHK Başkanı Kuddusi Müftüoğlu’nun Alanyalı olmasından dolayı, başarılarının gölgelenmeye çalışıldığını ileri sürerek açıklama yaptı. Yaşananları üzülerek takip ettiklerini söyleyen Çavuşoğlu, “Multigroup Alanyaspor Kulübü olarak bugüne kadar bileğimizin hakkıyla buraya geldik. Özellikle bu sezon Müftüoğlu’nun MHK başkanı olmasından sonra en çok mağduriyet yaşayan kulüplerin başında geliyoruz. Bugüne kadar lehimize haksız tek bir karar verilmediği gibi aleyhimize verilen birçok karar ve puanlarımızın gittiği birçok maç vardır” diye konuştu.

    “BU AÇIKLAMALARI YAPANLARI ESEFLE KINIYORUZ”

    Geçmiş dönemde kendilerinin aleyhinde birçok karar verildiğini ifade eden Çavuşoğlu, “Kardemir Karabükspor, Şanlıurfaspor ve Altınordu maçlarında verilmeyen penaltılarımız, Balıkesirspor maçında aleyhimize verilen haksız penaltı ile mağlup olduk. Gereksiz yere oyundan atılan oyuncularımız ve cezalı duruma düşen futbolcularımız da oldu. Multigroup Alanyaspor hakem hatalarıyla bu ligin en çok mağdur olan takımlarının başında gelmesine rağmen bundan sonraki maçlarda önümüzün kesilmesi yönünde algı oluşturma amaçlı olan bu açıklamaları yapanları esefle kınıyoruz” dedi.

    “SAHTE KİŞİLİKLERİNİN OLDUĞUNUN EN BÜYÜK GÖSTERGESİDİR”

    Spor yorumcularına da yüklenen Çavuşoğlu, “Süper Lig’deki bazı yorumcuların, bu ligi takip etmemelerine rağmen siparişle böyle yorumlar yapması ne kadar sahte kişiliklerinin olduğunun en büyük göstergesidir. Bu ligde Multigroup Alanyaspor’un 2 sezondur nasıl futbol oynadığını, kısıtlı bütçelerle ne kadar doğru transferler yaptığını, hangi başarıları elde ettiğini, yönetim kurulunun misafirperverliğini, teknik heyetinin ve oyuncularının sahadaki özverisini en iyi taraftarlar ve PTT 1. Lig yorumcuları bilir. Hayri Ülgen, Tanju Çolak, Devrim Zengin, Cevdet Ünüvar, Tunç Kayacı, Sinan Tural ve Ferit Yılmaz’ın bugüne kadar yaptıkları yorumları herkes geriye dönüp izlesinler. Multigroup Alanyaspor’un bu noktaya alnının akıyla ve mücadelesi ile geldiğini bir kez daha teyit edeceklerdir” açıklamasını yaptı.

    “KİMSEYE HAKKIMIZI YEDİRMEYİZ”

    Son dönemde verilen karalarda sadece kendi takımları ile ilgilendiklerini söyleyen Çavuşoğlu, “Nasıl daha iyi futbol oynarız, ligin en çok gol atan ekibiyiz, daha fazlasını nasıl atarız, ne zaman en az gol yiyen takım oluruz, nasıl daha başarılı oluruz konularına kafa yoruyoruz. Bu sezon yönetimi, taraftarı, teknik heyeti ve futbol takımıyla Süper Lig’e çıkmayı kafasına koymuş bir ekip olarak önümüze çıkacak olan tüm engelleri futbol sahası çizgisi içinde vereceğimiz mücadeleyle aşarak tüm Türkiye’ye göstermeye devam edeceğiz. Multigroup Alanyaspor Kulübü olarak kimseye hakkımızı yedirmeyiz. Kimsenin en küçük bir hakkının yenmesini de istemeyiz” şeklinde konuştu.

  • Bakan Kılıç’tan Federasyon Başkanlarına Önemli Mesajlar

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye’nin dopingle mücadelede çok iyi bir yol katettiğini ve bunu bizzat WADA Başkanı’nın dile getirdiğini belirterek, federasyon başkanlarına, “Hiçbir şekilde dopinge müsamaha göstermeyin” mesajını verdi.

    Bakan Çağatay Kılıç’ın federasyon başkanlarına bir diğer mesajı ise 2016 Rio ve 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’na hazırlık konusunda oldu.

    Bakan Çağatay Kılıç, 58 federasyonun başkanları ile Ankara’da bir araya geldi. Bakanlık Merkez Bina Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen yıl sonu istişare toplantısında Bakan Çağatay Kılıç, federasyon başkanlarına önemli mesajlar verdi.

    “2016 RİO OLİMPİYATLARI’NDAN BÜYÜK BEKLENTİLERİMİZ VAR AMA GERÇEKÇİYİZ”

    Konuşmasına 2016’nın “olimpiyat yılı” olduğunu hatırlatarak başlayan Bakan Çağatay Kılıç, şöyle dedi:

    “2016 Olimpik ve Paralimpik Oyunlarının Rio’da yapılacağı bir yıl olacak. Büyük beklentilerimiz var. Ama gerçekçiyiz. Yıl içerisinde iki tane seçim yaşadık. Yaptığımız hazırlıklarla önümüzdeki seneye doğru yürürken yıl bitmeden sizlerle biraya gelmek istedim. Önümüzde yoğun bir dönem var. Herkesin de bu anlamda hazırlığını yaptığını, bu çalışmalarla ilgili olarak da bir program çıkarttığını biliyorum. Hazırlıkların yoğun bir şekilde devam ettiğinin de farkındayım.”

    “2020 TOKYO’NUN HAZIRLIKLARINA ŞİMDİDEN BAŞLAMAMIZ GEREKİYOR”

    Bir yandan 2016 Rio olimpiyatlarına hazırlanırken diğer yandan 2020 Tokyo Olimpiyatları’nın hazırlıklarına da şimdiden başladıklarını vurgulayan Bakan Çağatay Kılıç, “Çok çok planlı ve programlı yürümemiz gereken iki yol var. Bunlardan birincisi, artık yarısını geride bıraktığımız 2016’nın hazırlıkları. Diğeri ise çok başında olduğumuz 2020 Japonya’nın hazırlıkları. 2020’yi de hafif hafif düşünüp kendimizi hazırlamamız gerekiyor. Bu özellikle Olimpik ve Paralimpik Federasyon Başkanlarımız için geçerli olan bir konu. Tabi bu arada hem 2017’de Samsun’da yapacağımız İşitme Engelliler Olimpiyatları hem de Erzurum’da yapacağımız Avrupa Gençlik Olimpik Festivali ile alakalı hazırlıklarımıza da şimdiden başladık” diye konuştu.

    “DAHA FAZLA BAŞARI ELDE ETMEMİZ GEREKEN NOKTALAR VAR”

    Bakan Çağatay Kılıç, 2015 yılında yoğun siyasi gündemi geride bıraktıklarını belirtirken, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bakanlıkta 2 yılı geride bıraktık. Yoğun bir dönem geçti. Genelde bir ya da iki seçimin yaşandığı dönemde biz dört seçim yaşadık. Yoğun siyasi gündeme rağmen bir yandan sportif gündemi bir yandan da gençliğimizin gündemini koordine etmeye ve sizlerle beraber yönlendirmeye çalıştık. Başarılı olduğumuz noktalar var. Çok başarılı olmadığımız noktalar var. Daha fazla başarı elde etmemiz gereken noktalar var. Önümüzdeki dönem içerisinde bunların hepsinin üzerinde çalışacağız. Tabi her zaman beraber olamayacağımız durumlar var. Ama daha yakın bir diyalog içerisinde planlamanın da bu anlamda daha iyi yapılmasıyla ilgili yoğun bir çalışma olacak.”

    Öncelikli hedeflerinin Rio 2016 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları olduğunu yineleyen Bakan Çağatay Kılıç, “Bazı federasyonlarımızın çatısı altında faaliyet gösteren sporcularımızda daha çok beklenti içerisinde olduğumuz noktalar var, daha az beklenti içerisinde olduğumuz noktalar var. Bazı federasyonlarımızda da özellikle bir konuyla alakalı hassas olunması gereken durumlar var. Dolayısıyla bunlara da azami dikkat edilmesi gerektiğini hem sizler hem bizler biliyoruz” şeklinde konuştu.

    “DOPİNGLE MÜCADELEDE KARARLI DURUŞUMUZ DEVAM EDECE”

    2012 Londra Olimpiyatları sonrasında dopingle ilgili yaşanan bazı olumsuzlukların Rio 2016’da yaşanmaması adına yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını kaydeden Bakan Çağatay Kılıç, bu süreçte Türkiye’nin dopingle mücadelede önemli mesafeler katettiğini söyledi. Bakan Çağatay Kılıç, sözlerine şöyle devam etti:

    “Dünyada olumsuz anlamda anılmakla ilgili yaşadığımız bu sıkıntıyı çok şükür şu anda çok farklı bir noktaya taşımış durumdayız. Bu geldiğimiz noktada her şeyi hallettik mi? Hayır. Ama çok iyi bir yol aldık. Kat ettiğimiz yolu, WADA Başkanı bizzat Türkiye’de dile getirdi. Bu önemli bir şey. Bu kararlı duruşumuz devam edecek. Sizin de duruşunuz aynı bu noktada olmalı. Hiçbir şekilde buna müsamaha göstermeyeceksiniz. Bu konuda size gelen bilgileri en iyi şekilde, en yoğun şekilde değerlendirip gerekli adımı atacaksınız. Burada bizden size gereken bir destek olursa bunu da ortaya koyacaksınız. Talep edeceksiniz biz de size bu desteği vereceğiz. Bu durum bu işin vazgeçilmezi. Çünkü biz bu işe baş koyduk.”

    Dünya spor camiasının dopinge karşı katı bir yaklaşım içerisinde olduğunu ifade eden Bakan Çağatay Kılıç, “Başkalarının ne yaptığı bizi ilgilendirmiyor. Başka ülkeler belki bu kadar katı kurallarla yaklaşmıyorlar konuya ama dünya spor camiası artık katı yaklaşıyor. Bu duruma bazıları daha hızlı, bazıları daha yavaş bir şekilde adapte oluyor ama sonuç aynı olacak. Spordan artık bu olumsuzlukların temizlenmesi anlamında çok yoğun ve ciddi bir irade var. Dolayısıyla biz de bunu en hızlı şekilde halletmemiz gerekiyor” diye konuştu.

    “SPORCULARIN KENDİLERİNİ DAHA İYİ HAZIRLAYABİLMELERİ İÇİN HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIZ”

    Rio 2016 yolunda birçok branşta kota müsabakalarının devam ettiğine dikkat çeken Bakan Çağatay Kılıç, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Sizlerle daha yakın bir çalışma ortamı içerisinde olmaya devam edeceğiz. Türkiye’de hayata geçirmiş olduğumuz imkanların daha yoğun kullanımı noktasına odaklanmış durumdayız. Uluslararası organizasyonlara katılan ve farklı coğrafi bölgeler içerisinde iklim şartlarında bulunması gereken sporcularımız var. Sporcularımızın kamplarda kendilerini daha iyi hazırlayabilmeleri için gereken imkanın kullanılması adına biz her türlü desteği vermeye hazırız. Örneğin atletizmde iklim şartı gereği hazırlığını daha yüksek rakımlarda yapması gereken bir sporcumuz varsa, bunun yapılması için gerekli her türlü destek bizim tarafımızdan verilecek.”

  • ATSO Başkanı Davut Çetin’den Rus Oda Başkanlarına İşbirliği Çağrısı

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, son dönemde Rusya ile yaşanan sorunların itidal içinde çözülmesi dileği ile Rusya’daki Oda Başkanları’na işbirliği çağrısında bulundu.

    ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Moskova, Saint Petersburg, Ekaterinburg, Krasnodar, Orenburg, Nijniy Novgorod, Novosibirsk, Sochi başta olmak üzere Rusya’daki ileri gelen Oda Başkanlarına işbirliği yazısı gönderdi.

    Çetin gönderdiği yazıda şunları kaydetti:

    “Türkiye-Suriye sınırında, sınır ihlali nedeniyle düşürülen Rus savaş uçağında bir pilotun hayatını kaybetmiş olmasından dolayı üzüntümüzü ve başsağlığı dileklerimizi bildirmek istiyorum. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası olarak, Türk halkının Rusya’yı dost ve kardeş bir ülke olarak bildiğini, sevdiğini hatırlatarak, bu elim olayın ülkelerimiz arasındaki bu duygusal bağı zedelememesi gerektiğine inanıyoruz. Antalya’nın Rusya ile bağları çok daha özel niteliktedir. Antalya’da yerleşmiş, çalışan ve evlenmiş Rusya vatandaşları halklarımız arasında kardeşlik bağları kurmuşlardır. Dostluk ve kardeşliğin, her tür ekonomik, jeopolitik amaçların üzerinde tutulması gerektiğini düşünüyor ve bu nedenle Antalya özel sektörü olarak kardeşliğimizin korunmasını, mevcut krizin büyümeden aşılmasını arzuluyoruz” ifadelerini kullandı.

    Çetin yazısına şöyle devam etti:

    “Ortadoğu’da, Karadeniz’de, Kafkasya’da ve özellikle Suriye’de barış ve kalkınma için Rusya-Türkiye işbirliği yaşamsal bir önem taşımaktadır. Elbette, ülkelerimiz birbirlerinin hassasiyetlerine azami dikkati sarfetmeli, Rusya yönetimi ve Rus halkı da Türkiye’nin Suriye’de yaşayan Türkmen halkına dönük kaygılarını anlamalıdır” ifadelerini kullandı. Dünya 21. yüzyılda bilim, teknoloji, sanat alanlarında ilerlerken, bölgemizin geçmişte kalması gereken çatışmacı bir ortam nedeniyle geri kalması kabul edilemez. Bu çerçevede Rusya ve Türkiye özel sektörünün böyle bir dönemde barış, dostluk ve itidal çağrıları yapması, iki ülkenin de zararına olacak bir gerginliği önleyici çalışmalar yürütmesi uygun olacaktır.

    Sözkonusu gelişmelerden duyduğumuz üzüntüyü tekrarlıyor, sizi bu sorunu dostluk ve kardeşlik bağlarımızı güçlendirerek aşmak üzere işbirliğine davet ediyorum.”