Etiket: Başkanımızın

  • Başkan Çetin: “Genel Başkanımızın sözü ve talimatı bizim için emirdir”

    Adana Çukurova İlçe Belediye Başkanı Soner Çetin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Seçimden sonra asgari ücretle çalışan işçi, CHP’li belediyelerde 2200 lira maaş alacak” sözünün, kendileri için emir olduğunu belirterek, “Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözü, talimatı bizim için emirdir. Biz seçimleri de beklemeyerek, 3 gün sonra maaş alacak 1200 şirket çalışanımızın maaşını 2200 TL’den hesaplayacağız” dedi.

    Asgari ücretin 2200 TL olması teklifinin, Türkiye’deki ekonomik sıkıntılar göz önüne alındığında işçilerin en doğal hakkı olduğunu vurgulayan Çukurova Belediye Başkanı Çetin, “1600 çalışanımızdan 1200’ü şirketimiz bünyesinde çalışıyor. Bu emekçi kardeşlerimiz, özellikle son günlerdeki ekonomik sıkıntının altında eziliyorlar. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun asgari ücretin en az 2200 lira yapılmasına dikkat çekmek için yaptığı çağrıyı emir görerek yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İşçilerimizin 3 gün sonra alacakları maaş da dahil olmak üzere 2200 liradan hesaplanıp, yatırılacaktır.” diye konuştu.

    Başkan Çetin, sözlerine şöyle devam etti:

    “Sayın Genel Başkanımızın bu çağrısı, gerek hükümete gerekse diğer belediyelere örnek olsun. Sayın Genel Başkanımız, ‘asgari ücret 1500 olacak’ dediğinde de bunu mümkün görmeyenlere karşı ve işçilerimizin yanında olarak maaşları 1500 liraya çıkararak, asgari ücretin 1500 lira olmasının önünü açmıştık. Genel Başkanımızın yaptığı bu çağrı ile tüm işçilerimize 2200 lira asgari ücret hayırlı uğurlu olsun.”

  • Özkan: “Diyanet İşleri Başkanımızın arkasındayız”

    Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacıbey Özkan, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Kadir Mısıroğlu’nu ziyaretine ilişkin, “Diyanet İşleri Başkanımızın arkasındayız” dedi.

    Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Samsun 1 No’lu Şubesi 6. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salonunda gerçekleştirilen genel kurulda konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Ölçüm, “Gücünü, birikimini ve donanımını Türkiye genelindeki Eğitim-Bir-Sen özelinde 450 bin, Memur-Sen genelinde 1 milyon 100 bin üye sayısından alarak ülkenin en sivil en etkili ve yetkili sendikasıdır” dedi.

    “Türkiye’nin en güçlü sendikasıyız”

    Eğitim-Bir-Sen Samsun 1 No’lu Şube Başkanı Necdet Güneysu, Eğitim- Bir-Sen’in Türkiye’nin en güçlü sendikası olarak Balkanlarda, Afrika’da ve Asya’da dertleri, sorunları taşımaya devam ettiğini belirterek, “Bizlerin ortaya çıkış nedenleri vardır. Güvensizliğin ruhumuzu teslim almaya yöneldiği zor zamanda Eğitim-Bir-Sen çağları aydınlatan bir ateşin meşalesini yakarak yürüyüşe çıktı” diye konuştu.

    “İnsanların olmazsa olmazı dindir”

    Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacıbey Özkan da insanların olmazsa olmazının din olduğuna dikkati çekti. Dinin herkes için lazım olduğunu ifade eden Özkan, “Ülke nüfusumuzun yüzde 51’i kadınlardan oluşuyor. Yüzde 39‘u bir vesile bayram ve cuma namazlarına gidiyor. Çocuklar, yaşlılar ve hastalarla birlikte yüzde ülkemizin 99,9’u Müslüman’dır. O halde olmazsa olmazımız dindir. Dinimize sahip çıkalım” şeklinde konuştu.

    “Diyanet İşleri Başkanımız insani bir görev yapmıştır”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın 9 Kasım’da hafta tarihçi Kadir Mısıroğlu’nu ziyareti hakkında da açıklamalarda bulunan Özkan, “Diyanet İşleri Başkanımız olsun Cumhurbaşkanımız olsun veya üst makamdaki herhangi bir kişinin hasta olan veya cezaevine düşen sonucunda da rahatsız olan kişilere ziyaret etmesini insani bir görev olarak görüyoruz. Diyanet İşleri Başkanımız insani bir görev yapmıştır. Tabii bunu bahane eden bazı kesimler olmuştur. Diyanet-Sen olarak buna karşı biz de tavrımızı ortaya koyduk. Bu anlamda biz Diyanet İşleri Başkanımızın arkasında duruyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Tok: “Büyükşehir belediyesi başkan adayı genel başkanımızın kabulü olursa Baki Ersoy’dur”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri İl Başkanı Serkan Tok gündeme ilişkin açıklamalarda bulunurken, yerel seçimlerde Büyükşehir Belediye Başkan adayının Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin kabulü olur ise Milletvekili Baki Ersoy olacağını söyledi.

    MHP İl Başkanı Serkan Tok, kentte bulunan bir otelde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Tok, göreve geldiği 25 Nisan 2018 tarihinden itibaren yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Yerel seçimlerle ilgili olarak bugüne kadar aday adayı olarak kendilerine başvuranların sayısının 62 olduğunu ve bu sayıdan memnuniyet duyduklarını ifade eden Başkan Tok; “177 gündür Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Teşkilatı neler yaptı? Göreve geldiğimiz günden itibaren ilk önce görevimiz olan 24 Haziran seçimleriyle alakalı aday adaylarının tespitine daha sonra da bu sürecin adaylığa dönüştürülmesini parti il teşkilatı, ilçe teşkilatları, yan kuruluşlar ve genel merkezimizle beraber elde ettiğimiz listeyi paylaşmış olduk. Bu 10 kişilik liste ile beraber Sarız’ın köyünden Yahyalı’nın köyüne kadar, Sarıoğlan’ın köyünden Develi’nin köyüne kadar bütün köyler, kasabalar, ilçeler tarandı, çalışıldı, Milliyetçi Hareket Partisi’nin genel merkezi ve başkanının fikirleriyle beraber ittifakın görüş, fikir ve düşünceleri anlatıldı. İttifaka uygun mücadele edildi, ittifaka uygun çalışmalar sağlanıp cumhurbaşkanlığında cumhurbaşkanımıza daha sonra da Milliyetçi Hareket Partisi’nin milletvekillerine oy istendi. Bu süreçler Kayseri İl Teşkilatı’nın kendi açısından başarıyla tamamladığı bir süreç halinde 189 bin 244 oy alarak 2 milletvekili çıkartıp Ankara’da temsile hazır hale getirmiş olduk. Aslanlar gibi dediğimi 2 milletvekilimiz meclise gittiği günden bugüne gelene kadar Kayseri’nin sorunlarıyla ilgili çalışmalarda bulundu. Dana sonra önümüzde program alarak bütün ilçelere teşekkür ziyaretleri kapsamında geziler düzenlendi. Yine 15 Temmuz anma gününde valimiz ve belediye başkanımızın düzenlediği etkinliklere tam kadro katılım sağlanarak duruşumuzun net bir şekilde devletin ve milletin yanında olduğu gösterildi. Seçimlere bugün itibariyle 164 gün kalmış. Bu 164 gün içerisinde; Milliyetçi Hareket Partisi’nin genel merkezin ve Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin bizlere göndermiş olduğu ilkelere, hedeflere, misyona uygun projeler geliştirip bu projeleri zamanında, acil bir şekilde ulaştırıp, sorunları ortadan kaldıracak bilgili, donanımlı, kendisini ispatlamış Türk milliyetçileriyle yola çıkacağız. Yine bugünlerde yürütülen ittifak ile ilgili çalışmalar eğer sonuçlanırsa onlar da tarafımızdan sizlerle paylaşılacak. Milliyetçi Hareket Partisi İl Teşkilatı olarak söylemlerimizi, ‘Cumhur İttifakı’ndaki gibi genel başkanımızın söylemleriyle eş tutacağız, genel başkanımız ittifak için ne uygun görüyorsa burada da aynısını uygulayacağız. Eğer ittifak olmaz ise yine biz genel merkezimizin, genel başkanımızın politikaları doğrultusunda bütün ilçelerimizde bir liste oluşturup halkın karşısına çıkacağız. Dün itibariyle Milliyetçi Hareket Partisi’ne aday adaylığı süreci içerisinde 62 kardeşimiz bize gelerek cv bırakmıştır. Bu da bizi ziyadesiyle memnun etmiştir. Çünkü bu sayı bize aday adaylarının çoğaldığını, Milliyetçi Hareket Partisi’nin gündem teşkil ettiğini görmek bizleri mutlu etti” diye konuştu.

    Büyükşehir Belediyesi başkan adayının Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin kabulü olduğu takdirde Milletvekili Baki Ersoy olacağını ancak genel merkezin kabulü olmaz ise başka aday adaylarının da hazır olduğunu kaydeden Tok; “Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, genel başkanımızın iradesi ve kabulü olursa Baki Ersoy’dur. Baki Ersoy genel başkanımız ‘Milletvekilliğine devam edeceksin’ dediği andan itibaren aynı görevinde devam edecek. Şimdi onları dile getirmek usulen yanlış olur. Baki Ersoy aday olmaz ise arkasından gelen 2 tane adayımız var, hala o süreç devam ediyor” dedi.

    Ülke ve kentin sorunları hakkında da konuşan Başkan Serkan Tok; “Tarım ve hayvancılığı geliştirip buna uygun projeler ile daha sağlıklı etler yiyebilmek. Bu imkanlar devletimizde var. Bu imkanları devletimizin Kayseri’ye aktarmasını sağlamak. Alakası dahi olmadığı halde doların artmasını bahane eden stokçular var ise devletimiz acil bir şekilde bu konuyu çözmesi gerekiyor. Dolarla alakası olmayan bir üretim sektörünün bugün yüzde 100’lere varan zamlar yaptığını görmekteyiz. Bu sorunun çözülmesinde hepimiz görevliyiz” şeklinde konuştu.

    Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Başkan Tok, yerel seçimlerde Başbuğ Alparslan Türkeş’in memleketi olan Pınarbaşı’nı almak istediklerini de sözlerine ekledi.

  • AYESOB Başkanı Çetindoğan; “Mesut Başkanımızın 7/24 yanındayız”

    Efeler Belediyesi, Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AYESOB) ile meslek oda başkan ve yöneticileri kahvaltıda bir araya geldi. Esnafın sorunlarının konuşulduğu kahvaltıda, AYESOB Başkanı Selahittin Çetindoğan, “Mesut başkanımızın 7/24 yanındayız” dedi.

    Efeler Belediye Başkanı M. Mesut Özakcan, geçtiğimiz aylarda yapılan genel kurulda güven tazeleyerek yeniden başkanlığa seçilen AYESOB Başkanı Selahittin Çetindoğan başta olmak üzere tüm oda başkanları ile kahvaltıda buluştu. Esnafların taleplerinin konuşulduğu toplantıda Çetindoğan, Başkan Özakcan için övgü dolu sözler kullandı.

    “BAŞKAN DEĞİL, AĞABEYİMİZ”

    Efeler Belediye Başkanı M. Mesut Özakcan’ın kendileri için bir belediye başkanından çok ağabey olduğunu ifade eden AYESOB Başkanı Selahittin Çetindoğan, “Başkanımız genel kurulumuz sonrası odamıza tebrik ziyaretinde bulunarak bizleri onurlandırdı. Ziyarette kendisi oda başkanlarımız ile bir kahvaltı organizasyonunda bir araya gelerek hem seçilen tüm başkanlarımızı kutlamak hem de sorunlarımızı dinlemek istediklerini söyledi. Bugün de bu kahvaltımızı gerçekleştiriyoruz. Mesut ağabeyin kapısı herkese her zaman açık. Bugüne kadar belediyeden ne istediysek, görev ve sorumlulukları çerçevesinde bizlere yardımcı olundu. İnşallah AYESOB ve Efeler Belediyesi’nin bu yakınlığı her zaman sürecektir. Her zaman söylediğimiz gibi 7/24 Mesut ağabey ile beraberiz, mütevazi kişiliği ile gönlümüzde ayrı bir yeri var. Başkanımıza esnafımıza verdiği değerden dolayı teşekkür ediyoruz” dedi.

    Efeler Belediye Başkanı M. Mesut Özakcan, “Tüm odalarımız seçimlerini yaptı ve yeni yönetim dönemi başladı. Seçilerek bir göreve gelmek güzel bir şey. Bir çok oda ve birlik başkanlığı seçimlerinde birden fazla aday vardı. Ancak unutulmamalı ki, her şey seçimde başlar ve seçimde biter. Bundan sonra birlik olunup, esnafın sorunlarına çare bulunmalı ve esnafımızın lehine olacak işler yapılmalı. Bilindiği gibi bizler de sıfırdan bir belediye kurduk. Efeler halkımıza aksatmadan hizmet götürdük, götürmeye de devam ediyoruz. Çalışmalarımızın halkımız genelinde memnuniyet oluşturduğunun da farkındayız. Toplum genelinde ağabey kimliği ile herkesi kucakladığımızı kanıtladığımız görev ve hizmet döneminde bugünlere geldik.

    Zaman ne gösterir bilemeyiz ama önümüzdeki dönemde de yol arkadaşlığı yaptığımız çok değerli Efeler Belediyesi personelimiz ile halkımıza hizmet etmeyi sürdürmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan tüm oda başkanlarına ve yeni yönetimlerine başarılar dileyen Başkan Özakcan, konuşmasının ardından oda başkanları ve yönetimleri ile sohbet ederek istişarelerde bulundu.

  • CHP Parti Sözcüsü Tezcan: “Sayın Genel Başkanımızın Türkiye’yi dışarıya şikayet etmeye dönük bir beyanatı yoktur”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alman dergisine verdiği röportajla ilgili eleştirilere ilişkin, “Sayın Genel Başkanımızın söyledikleri çok açıktır. Türkiye’yi dışarıya şikayet etmeye dönük bir beyanatı yoktur” dedi.

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirildi. MYK’nın gündemini ise CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Tezcan düzenlediği basın toplantısında paylaştı. Türkiye’nin hızlı bir şekilde bir istihbarat devleti olma yolunda ilerlediğini ileri süren Tezcan, “Bir belge göstereceğim, bu bir tutanak. Bu soruşturma sırasında cumhuriyet savcılıklarının devletin belirli kurumlarından FETÖ terör örgütü soruşturmaları nedeniyle bilgi talep etmesi üzerine emniyet birimlerince hazırlanan bilgi tutanağı. Bu mahkeme dosyasından alınmıştır. Bu tutanakta diyor ki; ‘Bir kişi ile savcılık soruşturma yapıyor dava açılıyor. Bu kişinin terör örgüt ile bağlantısı var mıdır yok mudur?’ diye soru soruyor. Emniyet birimlerinden soruyor. Emniyet birimlerinin hazırlayıp verdiği cevap tutanağı. O kişiyle ilgili bilginin kaynağı olarak gösterilen bir bilgi kaynağı var emniyet birimlerinde. ’Başkanlık Ulusal Güvenlik Birimi’nden gelen bilgiler diyor. Emniyet, hakkında soruşturma yapılan kişi ile ilgili çeşitli kaynaklardan soruşturmalar yapmış. O soruşturmalarda FETÖ terör örgütüyle irtibatı olup olmadığını araştırmış ve bu araştırma yaptığı kaynaklardan birisi de ’Başkanlık Ulusal Güvenlik Kurumu’ imiş. Devletin böyle bir kurumu yoktur. Veri havuzunda mahkemelerin ve savcılıkların soruşturma yapmak için bilgi sordukları Jandarma İstihbarat olabilir, Milli İstihbarat olabilir, diğer istihbarat olabilir, buralar resmi bilgi toplanacak kurumlardır. Ama görüyoruz ki yargı organları soruşturma yaparken başka bir birimden daha emniyet bilgi alıyor. ’Başkanlık Ulusal Güvenlik’ diye bir birim, yasalarımızda düzenlenmiş böyle bir birim yok. Bu açık bir biçimde yasa dışı istihbarat toplama faaliyetidir. Böyle bir örgüt yok, böyle bir örgüt kanunen kurulmuş değil. Birileri böyle bir örgüt adına bilgi topluyorsa bilin ki bu bir özel örgüttür. Kanunen tarif edilmeyen bir özel örgüttür. Kanunen tarif edilmeyen ve özel bilgi toplayan, fişleme yapan bu örgütler hukuk karşısında suç örgütüdür. Başkanlık diye bir kurum yok Türkiye’de. Başkanlık özel güvenlik birimi diye bir birim oluşturulmuş, belli ki buradan çıkan sonuç bu. Başta AK Parti Genel Başkanı olmak üzere Başbakan, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı, hükümet şu meseleyi açıklamak zorundadır; bu birim kimdir? Kimler devlet içinde başkanlık adı altında bir Başkanlık Ulusal Güvenlik Birimi diye bilgi topluyor, fişleme yapıyor. Bu bilgileri mahkemeler nasıl soruyor ve buna dayanarak dosya oluşturuyor? Emniyet birimleri nasıl mahkemelere bunu veri havuzu kabul ederek buradan gelen bilgileri veri havuzunda toplanan bilgiler diyerek mahkemelere bildiriyor? Bu bir yeni paralel devlet oluşturma sürecidir. Hükümet derhal bu işi açığa çıkarmak zorundadır” şeklinde konuştu.

    “AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan dünkü konuşmasında Sayın Genel Başkanımızı tehdit ediyor”

    AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünkü konuşmasında CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu tehdit ettiğini savunan Tezcan, “Biz ilk defa Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğu günden itibaren devletin en tepesinden milletin ve siyaset kurumunun tehdit edildiği bir süreç yaşıyoruz. Bu tehditlere pabuç bırakmayacağız. Bu tehditlerin hiçbirisi ne bizi ne Sayın Genel Başkanımızı korkutmaya, yıldırmaya, geri adım attırmaya yetmeyecektir, yaramayacaktır” dedi.

    “CHP’ye ve CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’na dönük bir kumpas hazırlığının ikrarıdır Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuşmaları”

    Tezcan, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Şimdi bize çıkmış, ‘Adalet önünde hesap verecekler’ diyor. Biz adalet önünde hesap vermeye hazırız. Adalet önünde hesap vermekten korkmuyoruz. Gerçek bir adaletin önünde hesap verme söz konusu olduğunda adliye kapılarından evlerine gidecek yolu bulamazlar AK Parti hükümeti. Bir şeyi görüyoruz ki aslında Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuşmalarının satır aralarında başka bir şey saklı. Bir yeni kumpas girişimi var. CHP’ye ve CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’na dönük bir kumpas hazırlığının ikrarıdır Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuşmaları. Enis Berberoğlu ve ona yönelik baskı altında verilen mahkumiyet kararı üzerinden kendilerince CHP’ye dönük bir kumpasın peşindeler. Bizim alnımız ak, bizim çekinecek ve korkacak hiçbir şeyimiz yok.”

    “Bu Adalet Kurultayında adalet anıtı yapacağız”

    MYK’da ‘Adalet Kurultayı’ ile ilgili de etraflı görüşmeyi yaptığını kaydeden Tezcan, “Adalet Kurultayı Çanakkale’de 26-30 Ağustos tarihleri arasındaki 5 gün içerisinde tamamlanacaktır. Burada çok güzel etkinlikler olacak. Paneller olacak, insan hikayelerini dinleyeceğiz, insanlar adaletsizlikle ilgili hikayelerini anlatacaklar. Bu Adalet Kurultayında adalet anıtı yapacağız. Adalet için bir tuğlada sen koy diyeceğiz. Herkes gelecek. Kendi tuğlasını koyarak orada binlerce insanın ortak emeğiyle kalıcı adalet anıtı yaratacağız. Hikayeni yaz da gel diyoruz. Herkes uğradığı adaletsizlik hikayesini bir sayfaya yazıp gelecek, orada bir kutunun içine atacak. Ortak adalet kitabı doğacak buradan” şeklinde konuştu.

    “Başbakan ve Adalet Bakanı ‘yeni bir devlet kuruyoruz’ diyen parti üyesiyle ilgili önce bir kalksın disiplin soruşturması yapsın”

    Tezcan, basın mensuplarının sorularını da cevapladı. Bir soru üzerine Tezcan, “Başbakan ve Adalet Bakanı ‘yeni bir devlet kuruyoruz’ diyen parti üyesiyle ilgili önce bir kalksın disiplin soruşturması yapsın. ’Biz yeni bir devlet kuruyoruz, o devletin lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır’ diyen densiz parti üyesi hakkında önce bir disiplin işlemi yapsınlar, onu bekliyoruz. Hala böyle bir hareket yok” değerlendirmesinde bulundu.

    “Biz kontrollü darbe sözüyle ilgili ne söylediğimizi net olarak ifade ettik”

    “Biz kontrollü darbe sözüyle ilgili ne söylediğimizi net olarak ifade ettik” diyen Tezcan, “Kavramları kimin nasıl tarif ettiğinin bir önemi yok. Kontrollü darbe demek bir tiyatro demek değildir. Bu darbe girişimi bir tiyatrodur demiyoruz. Gerçekten bir darbe girişimi olmuştur. Darbenin merkez örgütü FETÖ’dür. Ama bu darbe girişimi öngörülmüştür, istihbaratı alınmıştır, önlenmemiştir. Sonuçlarından yararlanılmıştır. 20 Temmuz darbesi yaratılmıştır. Onun için bu darbeye kontrollü darbe diyoruz. Yoksa ne şehitlerin kanı boşa aktı diyen var. Ancak zamanında önlem almayarak 250 şehidimiz ve 2 bin 193 gazimize bu girişimin mal olmasının hesabını da öngörüp önlem almayanlar bir gün vereceklerdir” şeklinde konuştu.

    “Yenikapı ruhunu inciten biz değiliz”

    Başbakan Binali Yıldırım’ın “Yenikapı ruhu”nun incindiğine yönelik açıklamasının hatırlatılması üzerine Tezcan, “Yenikapı ruhunu inciten biz değiliz. Yenikapı ruhunu inciten aslında hem Sayın Başbakan hem AK Parti Genel Başkanının tutum ve söylemleri, darbenin siyasi ayağını gizlemeye dönük tutumlarına baktığımızda aslında milletin darbeye karşı direniş ruhunu incittiler. Milletin ortak değerleri savunma konusundaki kararlılığını incittiler. Daha Yenikapı ruhu onların söylemiyle devam ediyorken Lozan tartışmalarını biz açmadık, Sayın Recep Tayyip Erdoğan açtı. Devletin vatanının tapusu olan Lozan’ı paçavra gibi göstermeye çalışan biz değiliz. Milletin ruhunu inciten bu” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’yi dışarıya şikayet etmeye dönük bir beyanatı yoktur”

    Tezcan, Kılıçdaroğlu’nun Alman dergisine verdiği röportajla ilgili soru üzerine şunları kaydetti:

    “Sayın Genel Başkanımızın söyledikleri çok açıktır. Türkiye’yi dışarıya şikayet etmeye dönük bir beyanatı yoktur. Siz adaleti yok ederseniz, hukuku yok ederseniz ülke içerisinde ana muhalefet partisi genel başkanı da bunu söyleyecektir. Bunu nerede hangi gazetede olursa orada söyleyecektir. Dergi kendi yorumunu katarak bir açıklama yapmış gerçeğe aykırı bir açıklama yapmış onu da böyle bir açıklamamız yoktur diye derhal düzelttik. Türkiye’yi yabancı ülkelere şikayet etme konusunda bir tecrübe arıyorlarsa o tecrübeyi bizde bulamazlar. O tecrübeyi kendi geçmişlerinde baktıklarında çok rahat görürler. AK Parti iktidar olmadan önce Avrupa ve Amerika’da şikayet etmedik kapı bırakmadılar Türkiye’yi. Bunlar tükenen iktidarın son çırpınışlarıdır.”

    “Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş’un bir an önce cevabını hızlandırmasını umuyor ve bekliyoruz”

    CHP’nin 26-30 Ağustos tarihlerinde Çanakkale’de planladığı Adalet Kurultayı’nı Gelibolu Tarihi Alanı’nda gerçekleştirmek için Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş ile temas kurmasıyla ilgili sorulan soruya Bülent Tezcan, “Gelmedi henüz, bekliyoruz. Anlayamıyorum. Hükümetler gelip geçicidir. AK Parti hükümeti Türkiye’nin ilanihaiyet bir hükümeti olmayacak. Gelibolu da hükümetlerin malı değildir, bu milletin malıdır. Çanakkale’de ortak kanımız akmıştır. Türkiye’de Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i herkesin ortak kanının aktığı yerdir. O yüzden Gelibolu ile ilgili bu büyük buluşma konusunda izin verileceğini umuyoruz, verilmesini bekliyoruz. Sanıyorum bazı işlemlerdeki gecikmelerden dolayı bekliyoruzdur diye düşünüyorum. Sayın bakandan haber bekliyoruz. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş’un bir an önce cevabını hızlandırmasını umuyor ve bekliyoruz” cevabını verdi.