Etiket: Başka

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: “Başka ülkelerden medet umanlar, hadsiz açıklamalara zil takım oynayan basiretsizler var”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: “Başka ülkelerden medet umanlar, hadsiz açıklamalara zil takım oynayan basiretsizler var”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Biz Cumhurbaşkanımız önderliğinde Türkiye’yi gençlerimizle güçlü yarınlara taşımak için gayret sarf ederken, diğer tarafta umudunu kavgaya, kaosa, ekonomik krize ya da terörün yeniden alevlenmesine bağlayanlar var. Başka ülkelerden medet umanlar, ülkemin yargı süreçlerine kadar varan hiçbir hükmü olmayan hadsiz açıklamalara zil takım oynayan basiretsizler var” dedi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, AK Parti Ankara İl Gençlik Kolları 6. Olağan Kongresine katıldı. Kongrede partililere konuşan Oktay, Ankara’nın her sokağında birlik, beraberlik ve kardeşliği gençlerin yayacağını belirtti. Oktay, “Mahallenizde, etrafınızda olup bitenden haberden olacak şekilde, ihtiyacı olanın elinden ilk tutanı olacaksınız. Başkentin her bir sokağında birlik beraberlik ve kardeşliği sizler yayacaksınız. Girdiğiniz her ortamda duruşunuzla donanımınızla örnek bir teşkilat olacaksınız” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Türkiye’yi gençlerle birlikte güçlü yarınlara taşımak için gayret sarf edildiğinin altını çizen Oktay, “Bugün siyasi, ekonomik, ticari ve kültürel hayatımızda gençlerin varlığı her zamankinden çok daha fazla hissediliyor. Biz Cumhurbaşkanımız önderliğinde Türkiye’yi gençlerimizle güçlü yarınlara taşımak için gayret sarf ederken, diğer tarafta umudunu kavgaya, kaosa, ekonomik krize ya da terörün yeniden alevlenmesine bağlayanlar var. Başka ülkelerden medet umanlar ülkemin yargı süreçlerine kadar varan hiçbir hükmü olmayan hadsiz açıklamalara zil takım oynayan basiretsizler var. Geçmişte kazdıkları çukurlara geleceğimiz gömmek isteyenler, toplumsal dayanışma zeminimize çukurları kazmaya çalışıyorlar. Gezi olayları mı demediler, sonuç alabildiler mi? Asla. 15 Temmuz’da canımıza, egemenliğimize ve geleceğimize kastettiler başarabildiler mi hayır. Hamdolsun başkentin sokaklarında ve Türkiye’nin her yerinde göğsünü siper eden kahramanlarımız sayesinde tüm bu uğraşları hezimete uğradı” ifadelerini kullandı.

  • Emre Belözoğlu: “Başka takımların oyuncularının isimlerini bu şekilde telaffuz edemezsiniz”

    Emre Belözoğlu: “Başka takımların oyuncularının isimlerini bu şekilde telaffuz edemezsiniz”

    Fenerbahçe Sportif Direktörü Emre Belözoğlu, Galatasaray 2. Başkanı Abdurrahim Albayrak’ın açıklamalarıyla ilgili, “Başka takımların oyuncularının isimlerini bu şekilde telaffuz edemezsiniz” ifadelerini kullanırken, oyuncularını değersizleştirmek için çaba gösterenlere müsaade etmeyeceklerini belirtti.

    Fenerbahçe Sportif Direktörü Emre Belözoğlu basın mensupları ile bir araya gelerek, sohbet toplantısında açıklamalarda bulundu. Belözoğlu, çok iyi bir kadroya sahip olduklarını ve tüm oyuncuların hazır hale gelmesiyle daha iyi olacaklarını ifade ederek, “Oyundan bağımsız Fenerbahçe bugün puansal olarak ligin tepesinde, zirveyi paylaşıyor. En çok konuşulan en çok eleştirilen ise Fenerbahçe. Başta hocamız, bizler, yöneticilerimiz, başkanımız ve camiamızın da oyundan şu anda çok memnun olmadığını biliyoruz. Hocamız da oynanan doğru oyunlardan, beklentilerden ve hedeflerimizden dem vurarak devamlı oyuncuları motive etmeye çalışıyor. Çok iyi bir kadromuz var. Herkesin hazır olmasıyla beraber daha iyi olacağız. Fenerbahçe daha çok topa hükmeden, oyunu daha önde oynamaya çalışan bir takım olma hedefindedir, biz her zaman böyle bir takım olmalıyız. Hocamız da oyundan rahatsız. Ama Fenerbahçe taraftarı şunu bilsin, bizim her şeyin yolunda gitmesi için ciddi bir mücadele veriyoruz. Biz gerektiğinde kendi içimizde gereken değerlendirmeleri yapıyoruz, ancak kritik süreçlerde hakkaniyetli bir şekilde sabırlıca hareket etmeliyiz. Fenerbahçe önde oynar önde basar, mevcut oyundan en başta hocamız rahatsız ve tamamen bu yönde bir sistem için çalışıyor. Hocamız bunun çaresini biliyor. Biz de hocamıza inanıyor ve güveniyoruz. Bu haftadan itibaren oyunsal anlamda camianın beklentisini karşılayacak şekilde ilerleyeceğine inanıyor ve takımımıza güveniyoruz. Biz Fenerbahçe’nin hedefleri için çıktığımız bu yolda kimseyi yarı yolda bırakmayacağız, kimseyi korumasız yalnız bırakmayacağız. Oyuncularımızın ve hocamızın arkasında duracağız. Biz takımımızı korumak adına kulübümüz adına dışarıda zaten mücadelemizi veriyoruz. Hocamıza ağır eleştiriler yapılıyor ama bizi en çok üzen Fenerbahçelilerin yaptığı eleştiriler olur, bizi onlar kırar. Bunun dışında gelen eleştiriler bizi bozmaz ama taraftarımız yanımızda olmazsa bu takımı bu ekibi koruyup sahiplenmezse, onlar bize destek olmazsa bu bizi çok üzer ve yıpratır. Biz hocamızın ve oyuncularımızın değersizleştirilmesine müsaade etmeyeceğiz. Başta başkanımız olmak üzere camia olarak hiçbirimiz buna müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    “Hocamızın istekleri doğrultusunda hareket ediyoruz”

    Emre Belözoğlu, teknik direktör Erol Bulut’un kararları ile hareket ettiklerinin altını çizerek, “Hocamızın kararları doğrultusunda biz çok iyi bir takım kurduğumuzu biliyoruz. Hocamızla sürekli istişare halindeyiz, sürekli konuşuyoruz, fikir alışverişi yapıyoruz. Biz bu yola sen, ben değil biz olacağız diyerek çıktık ve bundan hiç sapmadık. Bu ekip ruhu takımımıza performans ve oyun anlamında da olumlu etki yapacak” ifadelerini kullandı.

    “Fenerbahçe’ye hizmet etme arzumuz var”

    Sarı-lacivertli kulübün sportif direktörü, Fenerbahçe’nin limitleri aşmadan nasıl transfer yaptığını sorgulanması ile ilgili olarak ise, “Ekip olarak Fenerbahçe’ye hizmet etme arzu ve istediği ile çalışıyoruz, biz işimize konsantreyiz. Ancak bizi bu noktadan saptırmaya, tahrik etmeye çalışıyorlar. Galatasaray ve Beşiktaş birbirine rakip mi değil mi ben anlamadım. Devamlı limitten bahsediyorlar. Sezon başında biz limitle ilgili konuştuğumuzda ‘Federasyona güvenmiyor musunuz’ diyenler şimdi Fenerbahçe nasıl transfer yaptı diyorlar. Herkes kendi işine baksın, federasyon kendi işine bakıyor. Limitlere aykırı bir şey yapıyorsan zaten federasyon var, kurulmuş kurul var” açıklamasını yaptı.

    “Tek odak Fenerbahçe”

    Ligde puan sıralamalarında tek odağın Fenerbahçe olduğunu belirten Belözoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şu an ligde üç takım aynı puanda. Ancak Galatasaray ve Beşiktaş birbirine rakip değiller, herhalde birbirlerini rakip görmüyorlar ki odaklarında sadece Fenerbahçe var gibi görünüyor. Bunlar hiç doğru yaklaşımlar değil.”

    “Bize verilen limitler doğrultusunda hareket ettik”

    Transfer limiti konusunda ceza alma risklerinin olmadığını aktaran Belözoğlu, şu ifadelere yer verdi:

    “Fenerbahçe’nin böyle bir riski yok. Kimsenin bilgisi yok ama herkesin fikri var. Her kulübün belli bir limiti var ve bunlar da resmen açıklanıyor. Biz kendimize göre bize verilen limitleri en doğru şekilde kullandık. Limitleri Fenerbahçe üzerinden bu kadar gündeme getirme çabası farklı niyet taşıyor. Bizim mevcut oyuncu kadromuz, yeni kadro kurduk, 18 oyuncu geldiğinde 18 milyon Euro harcadık. Bizim TL olarak kadromuzun maliyetini federasyon sitesinde görebilirsiniz. Transferlerimizi limitin dışında yapıyor algısını oluşturmak isteyenlerin tek bir amacı var, gereksiz gündem oluşturmak, Fenerbahçe’yi de bunun bir parçası yapmak. Biz sezon başında limitlerle ilgili açıklama yaparken, durumu anlatırken, kritik dönemden geçerken herkes memnundu, ‘federasyona güveniyoruz’ deniyordu. Kulübümüz mali yapılanmasını kendi şartları çerçevesinde gerçekleştirdi. Limitimiz belli bir seviyeye geldi. Ondan sonra da transferlerimizi yaptık. Fenerbahçe olunca tutum değişiyor. Bu durum rahatsızlık verici. Federasyonun oluşturduğu bir kurul var, ona göre hareket etmek zorundayız, onun dışına zaten çıkamayız. Bunun sorgulanıyor olması zaten garip.”

    “Sağlık ekibimiz en iyisini yapmaya çalışıyor”

    Sakat futbolcular ile ilgili bilgi veren Emre Belözoğlu, “Sağlık ekibiyle ilgili yapılan eleştiriler hakkında rahatsızlıklarım var. Buradaki ekip yıllardır bu kulübün içinde olan, görevini en iyi şekilde yapmaya çalışan bir ekip. Pelkas ve Tisserand döndü, Luiz Gustavo 2 hafta daha sürecek gibi görünüyor. Sağlık ekibi en iyisini yapmaya çalışıyor. Oyuncular da tesislere gelerek tedavi oluyorlar, ekstra çalışmalar yapıyorlar. Herkes en maksimum performans ve aidiyetle çalışıyor” değerlendirmesini yaptı.

    “Mesut Özil mütevazi ve takıma çabuk adapte oldu”

    Arsenal’den kadrolarına kattıkları Mesut Özil’in hazır hale geldiğinde birçok şeyi değiştirebileceğini gösterdiğini vurgulayarak, “Mesut Özil’in oynayıp oynamayacağına hocamız karar verecek. Mesut Özil oyuna girdiğinde duyduğu heyecanı, futbola olan özlemini tüm taraftarımıza gösterdi. Top ayağına geldiğinde bazı şeyleri değiştirebileceğini gösterdi, takıma hızlıca adapte olabileceğini gösterdi. Mütevazı ve takımda toparlayıcı bir kimliği var. Mesut Özil’in tecrübelerini tüm takımla paylaşması, herkese yakın ilgi göstermesi hepimizi mutlu ediyor. Neler yapabileceğini tam fit hale geldiğinde herkese gösterecek. Umuyoruz çok başarılı olacak” dedi.

    “Fenerbahçe hiçbir değerinin değersizleştirilmesine izin vermez”

    Fenerbahçeli futbolcuların değersizleştirilmesine taraftarların da karşı çıkması gerektiğine değinen Emre Belözoğlu, “Oyuncularımızı değersizleştirmek için çaba gösterenlere müsaade etmeyeceğiz. Oyuncularımızın hepsi bizim için değerli ve önemli. Bu formayı giyen her isim kıymetli. Mert Hakan Yandaş özelinde; oyuncumuzun Fenerbahçe’yi tercih ettiği için nelerin yapıldığını görüyoruz. Sadece Mert Hakan değil tüm oyuncularımız için aynı şey geçerli. Hepsi bu forma için mücadele ediyor ve onları değersizleştirmek isteyenlerin karşısına taraftarımızın çıkması gerekiyor. Fenerbahçe kültürüne aykırı davranmadığı sürece biz her oyuncumuza sahip çıkacağız” şeklinde konuştu.

    “Diego Perotti’nin menajeriyle görüşüyoruz”

    Emre Belözoğlu, sakatlığı bulunan ve tedavi süreci Arjantin’de devam eden Arjantinli futbolcu Perotti ile ilgili de konuşarak, “Diego Perotti ameliyat oldu. Biz oyuncu ile kulübümüz koruyacak şekilde bir sözleşme imzalamıştık. Menajerleriyle görüşüyoruz, bir protokol yapmayı düşünüyoruz. Kafamızda bazı şeyler var. Elimizden geldiği kadar Perotti’ye destek olduğumuzu düşünüyorum. Sezon sonunda ne olacağına birlikte karar vereceğiz. Zor bir ameliyat oldu. Oynamadığı için üzülen, karakterli bir oyuncu. Ben de bilirim o psikolojiyi, bir futbolcu için zor bir süreç. Sezon sonunda Diego Perotti konusunda süreç netleşir” ifadelerini kullandı.

    “Ben kendimi buraya adadım”

    Transfer konusunda kimseyle yarış halinde olmadıklarını söyleyen Emre Belözoğlu, “Biz Fenerbahçe’de görev yapmanın sorumluluğuyla doğru bildiğimiz ne varsa yapmaya çalışacağız. Fenerbahçe’ye hizmet ediyoruz, belli bir kariyerim, futbol bilgim var. İlişkilerimiz, dostluklarımız, arkadaşlıklarımız var. Biz kimseyle yarış halinde değiliz. İhtiyacımız olan bir oyuncuyu almak için sonuna kadar zorlarız alamazsak da o saatten sonra oyuncuyu değersizleştirmek için bir şey yapmayız. Bu bize yakışmaz. Ben işimi yapmaktan yanayım elimden geldiğince en iyisi için çalışacağım. Benim için başka kimsenin ne dediği önemli değil; Fenerbahçe camiasının ne dediği önemli. Ben kendimi buraya adadım” diye konuştu.

    Arda Turan’ın derbi sonrası ettiği küfür dolayısıyla ceza almasıyla ilgili konuşan Belözoğlu, “Arda’nın şu an camiasıyla, hocasıyla arası iyi, ben bir şey konuşmak istemiyorum” cevabını verdi.

    “VAR konusunda yeterli ekipman ve ehil insana ihtiyacımız var”

    Emre Belözoğlu, VAR sisteminin Avrupa’daki gibi uygulanması gerektiğini dile getirerek şu ifadelere yer verdi:

    “VAR konusunda görüşlerimizi yaptığımız açıklama ile anlattık. Benim onun dışında söylemek istediğim ve sorguladığım şey şu; iki yıldır hiç üst üste gelmedi mi bu çizgi. Bu sistemin güvenli ve düzgün yürümesi adına gerekenlerin bir an önce yapılması şart. Bir televizyon kanalında, VTR’cinin gönderdiği görüntüyle bu kararın verilmemesi gerekiyor. Bir fotoğrafta bir saniye içinde 24 tane kare var, bu karelerin sadece saniyeler içinde nasıl farklı hale geleceğini hepimiz biliyoruz. Bunun için daha ciddi bir altyapıya daha ehli kişilere ihtiyacımız var. Bu çizgi sisteminin 2 yılda üst üste gelmemesi çok ilginç, hiç denk gelmiyor. Bence yeterli ekipman yeterli insan anlamında orada yeterli olacak sistemin gerektirdiği şeyler yok. Bu sistemin Avrupa’daki gibi kurulması ve yürütülmesi gerekiyor. Bu iş hakkaniyetle ve güven ortamında yapılmalı, tartışmaya ve soru işaretlerine açık olmamalı. Biz onca emek, maddi manevi yatırım yapıyorsak Fenerbahçe haklarını da koruyacağız! Hakkımız olmayan bir şeyi tabi ki istemiyoruz.”

    “Biz oyuncularımıza güveniyor ve inanıyoruz”

    Sezon sonunda şampiyon olmak için mücadele edeceklerini belirten Belözoğlu, “Biz kendi camiamızla birlikte takımımızı, kulübümüzü korumak için her şeyi yapmaya hazırız. Biz oyuncularımıza güveniyor ve inanıyoruz. Taraftarımız da inanıyor ve güveniyor. Sonuna kadar mücadelemize devam edeceğiz. Sezon sonunda şampiyon olacağımıza inanıyoruz. Tüm mücadelemiz bunun için ve bir an olsun bundan vazgeçmemiz, geri durmamız mümkün değil” şeklinde konuştu.

    “Başka takımların oyuncularının isimlerini bu şekilde telaffuz edemezsiniz”

    Galatasaray İkinci Başkanı Abdurrahim Albayrak’ın Vedat Muriqi ve İrfan Can Kahveci ile ilgili yaptığı açıklamalarla ilgili de Emre Belözoğlu şu yanıtı verdi:

    “Sana ne benim futbolcumdan. Başkasıyla sözleşmesi olan oyuncuyla ilgili konuşmak yöneticilik değil. Bu sadece bizim rahatsızlığımız değil genel anlamda Türkiye’deki diğer bütün takımların da rahatsızlığı. Başka bir takımın oyuncusunun ismini bu kadar rahat şekilde telaffuz edemezsiniz. Fenerbahçeli futbolcunun ismini hiç edemezsiniz bu çok net. Rakip takımın bir oyuncusunu etik kurallar çerçevesinde beğendiğine dair bir açıklama yapmakta sakınca yok ama sen alamadığın futbolcuyu konuşmayacaksın. Ben senin futbolcunla ilgili konuşmuyorum. Biz susuyoruz konuşmuyoruz ortam gerilmesin istiyoruz ama benim sözleşmeli oyuncum hakkında hiç kimse böyle konuşamaz. Böyle futbol yöneticiliği olmaz. Biz hiç kimseyle de yarışmıyoruz transferde, biz Fenerbahçe olarak ihtiyacımız olduğumuz oyuncuyu alıyoruz. Başkanımızın büyük özverisi sayesinde bunu yapıyoruz. Bizim için önemli olan, değerli olan bu takımın sezon sonunda şampiyon olmasıdır; camiamızın da özlemi arzusu budur. Biz bu hedefler doğrultusunda çalışıyoruz. Fenerbahçe’nin vizyonu doğrultusunda orta uzun vadeli planlarla hedeflerimizi gerçekleştirmek için geldik. Sözleşmeli oyuncu hakkında konuşmak doğru ve etik değil. Biz imza atmışız, bizi istiyor diye açıklama yapıyorsun. Buradan görüyoruz ki hala kabul edememişler bazı şeyleri. Nereden biliyorsun oyuncunun seni istediğini Başakşehir’e İrfan Can Kahveci’nin gelmesi sürecinde de biz vardık. Başkanımız Ali Koç bu gibi süreçlerde her zaman üslubumuzu korumamızı istiyor. Ancak hiç kimse başka bir takımın oyuncusu hakkında bu kadar rahat konuşamaz.”

  • “Mahallemde başka bayrak istemiyorum” dedi, yaptığıyla hayrete düşürdü

    “Mahallemde başka bayrak istemiyorum” dedi, yaptığıyla hayrete düşürdü

    Sivas’ta mahallesinde Türk bayrağından başka bayrak görmek istemediğini söyleyerek iş yerlerindeki Azerbaycan bayraklarını indiren kadın tepki topladı.

    Edinilen bilgilere göre olay, kent merkezi Atatürk caddesi üzerinde meydana geldi. L.K. isimli kadın cadde üzerindeki iş yerlerinde asılı olan Azerbaycan bayraklarını indirdi. Esnaflar, bayrakları indiren kadına tepki gösterdi ve durumu polis ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, bilgi edinmek için L.K. isimli kadınla diyaloğa girdi. Kadının diyalog esnasında ‘mahallemde istemiyorum’ ve ‘Bayrağımın yanında bayrak olamaz’ demesiyse dikkat çekti. Kadın, olay yerine gelen gazetecilere çantasıyla saldırarak hakaret etti. İşyeri sahiplerinin ve kadının karşılıklı şikayetçi olması üzerine L.K. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Kadının iş yerlerinde bulunan Azerbaycan bayraklarını indirmesiyse güvenlik kameralarına yansıdı.

    Esnaf Ömer Faruk Çınargil, bayrakları indiren kadından şikayetçi olacağını belirterek, “Çocuklarıma ait işyerine geldiğimde, iş yerindeki bayrakları söktüklerini söylediler. Dışarıya çıktığımda önce Türk bayrağımıza baktım, bayrağımızın yerinde olduğunu gördüm fakat Azerbaycan bayrağının yerinde olmadığını fark ettim. Kafamı çevirdiğimde bir hanım efendinin bayrakları alıp, karşı dükkana doğru hararetli bir şekilde yürüdüğünü gördüm. Yan dükkandaki bayrağı da indirdiğini gördüm. Elinden aldım bayrağı ve ‘senin bu bayrakla problemin nedir’ dedim. Kadın, ‘ben bir tane Devlet tanıyorum, Türkiye Cumhuriyeti’ni tanıyorum. Başka devlet de başka bayrak da tanımıyorum’ dedi. Bizim dükkanımızda ki bayrakları sökemeyeceğini söyledim. Bizim bayrağımızla birlikte topladığı bütün bayrakları çöpe attığını fark ettim. Bayrakları topladım, dükkanımıza getirdim. Bana hakaretlerde bulundu. Ben şikayetçi oldum ve karakola gideceğim“ şeklinde konuştu.

  • Hak-İş Genel Başkanı Arslan: “Üyelerimizin kanun zoruyla bir başka sendikaya üyeliğe zorlanmasını istemiyoruz”

    Hak-İş Genel Başkanı Arslan: “Üyelerimizin kanun zoruyla bir başka sendikaya üyeliğe zorlanmasını istemiyoruz”

    Hak-İş ve Hizmet-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Üyelerimizin kanun zoruyla bir başka sendikaya üyeliğe zorlanmasını istemiyoruz. Kanun zoruyla işçilerin başka sendikaya gitmesine gönlümüz razı değil. İşçiler kendi iradesiyle sendikasını değiştirsinler. Hayatlarında bir kere taşeron işçiye selam vermemiş bir konfederasyona üyelerimizi mahkum etmeyin” dedi.

    Hak-İş ve Hizmet-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hizmet-İş Sendikası Ankara 4 No’lu Şubesi Genel Kuruluna katıldı. Arslan, Genel Kurulda çalışma hayatına ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kadınların sendikal harekette daha aktif olmak için tüzük değişikliği yapıldığını anlatan Arslan, ”Bu ülkenin tarihsel yürüyüşündeki kadın ve erkeklerin birlikte yürüyüşüne karşı bu sendikal hareketi destekliyoruz. Bacıyan’-ı Rum örnek bir sivil toplum hareketinin en önemli özelliğidir. Kadının toplumda liderlik yapması bizim kültürümüze yabancı bir şey değil. Hz. Hatice Mekke’nin en önemli ticaret erbaplarından birisidir. Biz kadın ve erkek bu toplumu birlikte inşa edeceğiz. Fıtrata farklılık haklarda eşitlik. Erkeği kadın gibi, kadını erkek gibi yaşamaya zorlamanın bir faydası yok. Hak-İş olarak, Hizmet-İş Sendikası olarak kadını ve erkeği birbiri ile yarıştırmadan olması gerekenleri yapmaya çalışıyoruz” dedi.

    Çalışanlara kadro verme yönünün tarihi bir başarı olduğunu ifade eden Arslan, “Taşeron şirketlerde köle gibi çalıştırlar işçileri. ’Bugün iştesin yarın gelme’ dediğinde işe gelemeyen kıdem tazminatı verilmeyen, fazla mesaisi verilmeyen, hafta tatili yaptırılmayan, hor hakir görülen, dışlanan, otobüslere bindirilemeyen işçilerin olduğu bir dönem yaşandı. O günleri unutanlara hakkımı helal etmiyorum. O zaman Hak-İş vardı. Bu kölelik anlayışını yıkacağız ve bu sendikal mücadeleye bu arkadaşları katacağız. Bu kölelik anlayışının Türkiye’ye yakışmadığını, bu taşeron sistemin sürdürülebilir olmadığını görerek yola çıktık. 6 bin taşeron şirketlerdeki arkadaşlarımızı Anadolu’dan getirip gövde gösterisi yaptık. İnanmıyorlardı taşeronların sözleşmesine, kadrosuna. O kutlu mücadeleyi adım adım hataya geçirdik. 2014 yılında ilk kez bir kanun değişikliği yapıldı. Taşeron üyelere toplu sözleşme hakkı getirdik. Bunu biz başardık. O kanunun müzakerelerinde biz vardık” diye konuştu.

    Bazı yayın organlarının Hak-İş’i hedef alan kara propaganda yaptığını söyleyen Arslan, “Biz bu mücadelemizi başarıyla atlattık. Ya kadro ya kadro dedik. Taşeronda çalışanlar ilk defa kendilerini sendikalı olarak gördüler. Bunlar önemli ama bizim için asıl önemli olan kadro’ dediler. Dünya tarihinde olmadık bir ilk yaptık. Sınava girip kaybedenin olmadığı bir sınav yaptık. Sayın Bakan ile konuştuk, müthiş bir kara propagandaya başladılar. Medyada belli silahşorlar silahlarını çektiler. Bakanlar anlaştılar sadece Hak iş üyelerine kadro verilecek diye propaganda yapmışlar. Onu diyenleri de mahcup ettik. Sınava giren herkes sınavı kazandı ve kadrolu oldu. Cumhurbaşkanımız uzun süre belediyecilik yaptı. Belediyede kadrolu olmanın ne olduğunu en iyi o bilir” ifadelerini kullandı.

    “Üyelerimizin kanun zoruyla bir başka sendikaya üyeliğe zorlanmasını istemiyoruz”

    İşçilerin fiilen çalıştıkları ve halen örgütlenmiş oldukları işkollarında örgütlülüklerinin devam etmesini istediklerini kaydeden Arslan, “696 Sayılı KHK’nin değiştirilmesi gerekiyor. Taşeron mücadelesinde dün neyi söylemişsek bugün de aynı noktadayız. AK Parti’nin yandaş sendikası diyorlar bize arka bahçesi diyorlar. 2 yıldır uğraşıyoruz 696’nın bir maddesi yanlış diyoruz. Kanun zoruyla işçilerin başka sendikaya gitmesine gönlümüz razı değil. İşçiler kendi iradesiyle sendikasını değiştirsinler. Hayatlarında bir kere taşeron işçiye selam vermemiş bir konfederasyona üyelerimizi mahkum etmeyin. Bütün taşeronlardan kadroya geçen arkadaşlarımız asıl işte çalışıyor. Yardımcı asıl iş dönemi bitti. Biz bunları 2017 Aralık ayında bitirdik. Şu anda hangi sendikalarda arkadaşlar örgütlüyse orada devam etsin toplu sözleşmeyi onlar oluştursun. Bu kanun yürürlüğe girerse 106 bin üyemiz başka sendikalara geçecek, başka yerlere geçecek, uzun yıllardır birlikte çalıştığı sendikadan kopacak. 2018’den bu yana taşeron şirketlerden kadroya geçen arkadaşlara hiçbir ücret almadık. Kongrelerde herkes eşit temsil edildi. Bizler bu arkadaşlarımızın bir yasa değişikliği ile bizden koparılmasına asla göz yummayacağız, sonuna kadar onları temsil edeceğiz. Üyelerimizin kanun zoruyla bir başka sendikaya üyeliğe zorlanmasını istemiyoruz. Bu ayrımcılığı fitneyi sokanların fitnelerine fırsat vermeyin. İnandığınız mücadele ettiğiniz sendikanın arkasında durun sonuçları hep beraber göreceğiz. Biz bir onu mücadelesi yapıyoruz. Birilerini üstümüze tetikçi olarak salsalar da bu mücadeleyi sonuna kadar yapmak zorundayız. Haklı bir mücadelemizin nasıl çarpıtıldığını nasıl oyunlar oynanarak bu başarısızlıkların üzerimize yıkıldığını farkındayız. Sendikamıza gelen üyeye elbette kapımızı açacağız. Sendikalarımızın arasına nifak sokmasınlar” dedi.

    Arslan, korona virüs konusunda duyarlı olunması çağrısı yaparak, üyelere seslendi. Kurallara uyulması noktasında titizlik gösterilmesini isteyen Arslan, çalışanların kurallara uymayan iş yerlerini bildirmelerini söyledi. Kapalı Maraş’ın açılmasının önemli bir adım olduğunu kaydeden Arslan, “Bu yeni bir yol ayrımına geldiğimizi gösteriyor. Bu iki devletli bir çözümün ilk adımı. Rumlarla uzlaşma söz konusu değil. Rumlarla anlaşmamanın her defasında zarara uğraştığı ortada. KKTC kardeşlerimize başarılar diliyorum” dedi.

    Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız’ın divan başkanlığında gerçekleştirilen Genel Kurula Genel Başkan Mahmut Arslan, Hak- İş Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Genel Başkan Vekili Av. Hüseyin Öz, Genel Başkan Yardımcısı Halil Özdemir, Celal Yıldız, Mehmet Keskin ve Genel Sekreteri Remzi Karataş, Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Raşit Şahin, Ankara 4 No’lu Şube Başkanı Yusuf Güler, Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Murat Demirtaş, Ankara 6 No’lu Şube Başkanı İbrahim Tuncer, Bolu İl Başkanı Hacer Çınar, Öz İnşaat-İş Genel Başkanı Zekeriya Koca, Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert katıldı.

  • Bir müşterinin unuttuğu telefonu başka bir müşteri çaldı

    Bir müşterinin unuttuğu telefonu başka bir müşteri çaldı

    Arnavutköy’de oto yedek parçacıya gelen bir kişi bankonun üzerinde telefonunu unuttu, arkasından gelen başka bir müşteri ise telefonu çalarak kayıplara karıştı. Yaşanan hırsızlık anı ise güvenlik kamerasına yansıdı.

    Olay, geçtiğimiz günlerde Arnavutköy Eski Edirne Asfaltı Caddesi üzerindeki bir oto yedek parçacıda yaşandı. Edinilen bilgiye göre, telefonla konuşarak oto yedek parça atölyesine gelen bir müşteri, telefonu kapattıktan sonra bankonun üzerine bırakarak birkaç parça malzeme aldı. Parçaları alan müşteri telefonu unutarak iş yerinden ayrıldı. Telefonu unutan şahsın çıkmasının ardından bir başka müşteri yedek parçacıya gelerek alacağı ürünü istedi. Bu sırada banko üzerinde duran telefonu fark eden hırsız, alacağı ürünü cep telefonunun üzerine bırakarak parasını ödedi. Daha sonra cep telefonuyla birlikte ihtiyacı olan ürünü alan hırsız, dikkat çekmeden iş yerinden çıkarak kayıplara karıştı. Yaşanan hırsızlık anı ise iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.