Etiket: “Başbakanının

  • BAE Başbakanının kaybolan kızının fotoğrafları yayınlandı

    Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başbakanı Raşid El Maktum’un kaybolan kızı Prenses Latife’nin fotoğrafları yayınlandı.

    BAE Başbakanı Raşid El Maktum’un kızı 33 yaşındaki Prenses Latife, bindiği yat ile kaçmayı planladığı Hindistan’a 80 kilometre kala yakalanmış ve Dubai’ye geri getirilmişti. Geri dönüşünden sonra prensesin Instagram hesabının kapatılması ve bir daha haber alınamaması ülkede merak konusu olmuştu. Arkadaşları ve destekçilerinin Dubai’ye zorla geri döndüğünü söylemesi üzerine Prenses Latife’nin fotoğrafları yayınlandı.

    BAE’nin resmi haber ajansı WAM’dan dün yapılan açıklamada, prensesin evde olduğu ve ailesiyle birlikte Dubai’de yaşadığı belirtildi. Hükümet, Prenses Latife’nin 15 Aralık’ta ailenin isteği üzerine eski ABD İnsan Hakları Yüksek Komiseri Mary Robinson ile görüştüğünü söyledi.

    Prenses Latife, daha önce yayınladığı 40 dakikalık bir videoda yıllarca hapis hayatı yaşadığını ve taciz edildiğini söylemişti. İnsan hakları örgütleri, o zamandan beri Sheikha Latifa’nın hayatı konusunda endişelerini dile getiriyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Avusturya Başbakanının attığı adımlar dünyayı haçlı-hilal savaşına götürüyor”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Avrupa da camilerimizi kapatmanın hesapları içinde. Bu nereye gidiyor, korkuyorum bir haçlı-hilal savaşına doğru, bu Avusturya Başbakanının attığı adımlar dünyayı buraya götürüyor. Onun için de Batı dünyası bu adamlarına çekidüzen vermesi gerekir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Sivil İrade Platformu tarafından Yenikapı Avrasya Gösteri Merkezinde düzenlenen iftar programına katıldı. Programın yapıldığı salona giriş yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve vatandaşlar ezanın okunmasıyla birlikte dualar eşliğinde oruçlarını açtı.

    “Avusturya Başbakanının attığı adımlar dünyayı haçlı-hilal savaşlarına götürüyor”

    İftar programı kapsamında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstiklal mücadelesini aynı heyecanla yaptık ve Cumhuriyetimizi aynı heyecanla kurduk. Tek tipçi bir anlayış türedi, tek parti dönemi Cumhuriyet Halk Partisi kendi değerlerine yabancı, mensubu olduğu medeniyete düşman faşist zihniyeti milletimize zorla başka bir yörüngeye sokmaya çalıştı. Camilerimiz yıkıldı, ahırlara çevrildi ve medreseler yok edildi. Zaten İslami ilimleri anlatmak mümkün olmaz hale geldi. Bu anlayış yeri geldi dine cephe aldı, adeta savaş ilan etti. Avusturya Başbakanından o zamandaki zihniyetin ne farkı var. Avrupa da camilerimizi kapatmanın hesapları içinde. Bu nereye gidiyor, korkuyorum bir haçlı-hilal savaşına doğru, bu Avusturya Başbakanının attığı adımlar dünyayı buraya götürüyor. Onun için de Batı dünyası bu adamlarına çekidüzen vermesi gerekir. Bunlar çekidüzen vermezse, bu hesaplar farklı bir şekilde yapılacak. Bizim din adamlarımızı dışarıya atacaklarmış. Siz yaparsınız da biz boş mu dururuz” dedi.

    “Bunlar zavallı, çırak bile değiller”

    Ekonominin 16 yılda şaha kalktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kısa sürede içerisinde ekonomi şaha kalktı, yollar, havaalanları, hastaneler, fabrikalar açtık. Biz yaptıkça milletimiz daha fazla istedi. Gazetede bir şey okudum. Ana muhalefetin cumhurbaşkanı adayı ’fabrikaları kapatıp kıraathane açacaklar.’ Bunlar zavallı ya, çırak bile değiller. Bunlar okuma seferberliğine de karşı, kıraathaneyi sorduğu zaman herhalde okey masasının kurulduğu yer diye sanıyorlar. Cahil, fizik öğretmeni olabilirsin kıraathanenin ne anlama geldiğini bilmiyorsun. Biz millet kıraathaneleri kuracağız. Artık her ilçede bir veya birkaç tane kıraathaneler bizim butik kütüphanelerimiz olacak. Her ilçede de millet kütüphaneleriyle yüz metre 200, 400 metre gibi farklı projeleri hayata geçireceğiz. Çocuklarımız oralarda 24 saat boyunca dergi, gazete, kitap okuyacak. İnternet de olacak. Kek, çay, kahve de olacak, onu da ücretsiz olarak alacak. Bay Muharrem anladın mı ne işe yararmış bu, fabrikaları kapatmaya gerek yok, o sizin işiniz, bizim değil” diye konuştu.

    “Terör koridorunu boş bıraksaydık, Türkiye’nin güneyi zor durumda kalacaktı”

    Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör olaylarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önce demokratik açılış, milli birlik ve kardeşlik proje, çözüm süreci dediğimiz projeye ihtiyaç duyduk. Anaların gözyaşları dinsin, babalar gözyaşlarının içine akıtmasın diye yasakları kaldırdık. Tarihi reformlara imza attık, bütün bunları yaptığımızda dönüp bakınca şahit olduğumuz manzara çok güzeldi. Bunun için baldıran zehri içsek de bu süreci devam ettireceğiz dedik. Bu kararlılıkla çalışmaya devam ettik. Meğerse karşımızdakilerin derdi başkaymış. Biz silahı bırakın, demokratik düzene katılın dedik, onlar teröre saldırdılar. Çukur açtılar, mayın döşediler ağır silah yerleştirdiler. Bunların derdi Kürt, Kürtçe, mağduriyet, birinci sınıf vatandaşlık değilmiş. Bunların tek derdi demokrasi hak özgürlük gibi kavramları kendilerine siper ederek, dünyada eli kanlı katil varsa onların baskıcı yöntemiyle halkımızı esir etmeye çalıştılar. Bunlar asli parçası olmak yerine Türkiye’yi düşman gören emperyalistlerin oyununda piyonluk yapmayı seçtiler. Suriye’nin kuzeyinde PKK yandaşı PYD, YPG ile bir terör örgütü oluşturmayı seçtiler. Biz buna evet diyemezdik. Zeytin Dalı operasyonunu yaptık, onun için Cerablus’a girdik. Eğer biz terör koridorunu boş bıraksaydık, Türkiye’nin güneyi çok zor durumda kalacaktı” şeklinde konuştu.

    “Son terörist etkisiz hale getirilene kadar bu mücadele devam edecek”

    Terörle mücadeleye durmaksızın devam edileceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirlerimizi harabeye çeviren, sonra da çıkıp orada özgürlükten bahsedenlerin ikiyüzlülüğünü milletimiz çabuk çözdü. Keskin nişancılarıyla sokakta insan avına çıkanların, 5 aylık bebeği annesiyle birlikte havaya uçuranların, hayatı zehir edenlerin millet ve devlet olarak karşısına millet ve devlet olarak çıktık. Yasin Börü Kürt değil miydi? Yasin Börü ne yapıyordu? Onu acımasız bir şekilde öldürmediler mi? Gene sözde Kürt, yok ya değil teröristti terörist. Biz bölücü örgüte yürüttüğümüz operasyonlarla topyekun Türkiye’nin geleceğini kurtardık. Onlar yıktı biz inşa ettik, biz imarla mükellefiz, ihya ile mükellefiz, onlar ise yıkma ekipleri var, bizim inşa ekiplerimiz var. Şırnak, Siirt yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Buralarda milletvekilimiz yoktu, milletvekili olsun diye bakmıyoruz, bu toprak bizim değil mi, buraları bizim şekle döndürmemiz lazım. Onlar zulmettiler biz şefkat gösterdik. Onlar aç bıraktılar biz yardım ettik. Silahın patladığı yerde söz biter. Bunun için namlusu ülkemize yönelmiş, son terörist de etkisiz hale getirilene kadar bu mücadele devam edecek” dedi.

    “En büyük bayramı milletimize 24 Haziran akşamı yaşatacağız”

    Bayram olmasına rağmen çalışmalara devam edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Memleket ziyaretini ve tatili uzatıp sandıkları boş bırakmayın. 2 pusula tek zarf, bir tanesi parlamentoya, bir tanesi cumhurbaşkanına aittir. Bizim cumhur ittifakı ile seçime giriyoruz. Başkanlıkta şahsımla ilgili resmimle altı bize aittir, oy namustur. Oy vererek ülkeye cumhurbaşkanı ve milletvekili seçmiyorsunuz. Aynı zamanda geleceğinizin kararını veriyorsunuz. Bunun için namusunuz olan oya sahip çıkın. Bir aksilik olursa o ahların keşkelerin hiç kimseye faydası olmaz. AK Parti’de görev alan kardeşlerimizin sorumluluğu daha da büyüktür. Çalışmalar kesintisiz devam edecekler. En büyük bayramı 24 Haziran akşamı yaşatacağız. Durmadan, yorulmadan çalışacağız” diye konuştu.

    “Doğu, Güneydoğu için bugüne kadar 336 katrilyon kaynak kullandık”

    Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan yatırımları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimize karşı çift dilli olmadık. İstanbul’da ne konuştuysak Erzurum’da da aynı şeyi konuştuk. İzmir’de başka, Adıyaman’da başka konuşmadık. İnanmadığımız hiçbir şeyi şirin gözükelim diye meydanlarda bağırmadık. Milletimizi de hep yüz yüze kalp kalbe iletişim kurduk. Bu sebeple milletimiz bizi çok iyi tanıdı, biz de milletimiz ne düşündüğünü neye özlem duyduğunu biliyoruz. 16 yıldır sürekli artan destekle yönetimde kalmayı başardık. Bütün yetkileri imkanları Türkiye’nin tamamını için kullandık. Reformları bu anlayışla hayata geçirdik. Bir dönem ihmal edilmiş yerler oldu. Karadeniz’den İç Anadolu’dan oralara kadar geri kalmış yerler vardı, ama hiç şüphesiz en geri kalmış Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizdi. Oraya daha fazla yatırım yaptık. Doğu Anadolu için 247 katrilyon harcadık., Güneydoğu için 89 katrilyon harcadık, toplam 336 katrilyonluk kaynak kullandık. Bütün bakanlıklarımızla valiliklerimizle bölgemizde 79 yılda yapılanların tamamını 3 katı 5 katı hizmeti hayata geçirdik. Eğitimden sağlığa, alt yapıdan sosyal yardımlara kadar bölgelerimiz arasında çok ciddi farklar kalmadı. Türkiye’nin tamamıyla birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu daha çok kalkındıracak, zenginleştireceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Yunan Başbakanının evi, müze haline getirilecek

    Ankara 1. Kültür Varlıkları Koruma Kurulu, Kastamonu’nun Tosya ilçesinde bir dizi incelemelerde bulunarak, eski Yunanistan Başbakanı Markos Vafiadis’in doğduğu evin müze haline getirilmesi kararlaştırdı.

    Ankara 1. Kültür Varlıkları Koruma Kurulu, Kastamonu’nun Tosya ilçesinde tarihi ve kültürel varlıklara yönelik bir dizi incelemelerde bulundu. Şuana kadara kayıt altına alınan tarihi ve kültürel değerlere yönelik denetimlerde bulunan Ankara 1. Kültür Varlıkları Koruma Kurulu, aynı zamanda Tosya Hoca Fakı Mahallesi’nde 15 Ocak 1906 tarihinde doğan ve yıllar sonra sürgünler yaşayıp 1947 yılında Yunanistan’da Başbakanlık yapan ardından da bakanlık görevinde bulunan Markos Vafiadis’in doğduğu evde de kurul üyeleri incelemelerde bulundu. Kurul, Tosya’daki incelemelerinin ardından ilçeden ayrıldı.

    Tosya Belediye Başkanı Kazım Şahin, Yunanistan’da 1947 yılında Başbakanlık görevinde bulunan ve ardından da bakanlık yapan Markos Vafiadis’in doğduğu evin restore edilerek kent tarihi müzesi haline getirileceğini açıkladı.

    Başkan Şahin, Markos Vafiadis’in doğduğu evin müze haline getirildikten sonra özellikle Yunanistan’dan yoğun ilgi görmesini beklediklerini ifade ederek, “Markos’un evi Tosya’nın turizmi konusunda özellikle Yunanistan ve yabancı ülkelere iyi bir tanıtım fırsatı olacaktır. Kent Tarihi Müzesi olarak restore edilecek olan konakta Tosya’nın sosyal, kültürel, turistik ve tarihi objeleri sergilenecek. Tosya için önem arz eden bu kültür hizmetimizin 2018 yılında hizmete girmesi için çalışmalarımızı hızlandıracağız” dedi.

  • Güler Sabancı: “Başbakanının Enerji Konusuna Verdiği Özel Önemden Dolayı Memnunuz”

    Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Başbakan’ın enerji konusuna verdiği önemden dolayı memnun olduklarını söyledi.

    Sabancı, Enerjisa tarafından düzenlenen basın toplantısına katıldı. Sabancı, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı hükümet programında enerji konusuna özel önem verdiğini görmekten büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, “Hükümet programında yer alan yeni bir reform süreci ve kesintisiz 4 yıllık yönetimle ülke olarak çalışmaya hazır olduğumuzu görüyorum” dedi.

    Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Center’da Enerjisa tarafından düzenlenen basın toplantısına katıldı. Burada bir konuşma yapan Güler Sabancı, “Bugünün dünyasında en önlenemez trendlerden biri şehirleşmedir. Bununla birilikte gelen ve ortaya çıkan elektrifikasyon ve dijitalleşmedir. Artık hepimizin hayatında çok önemli bir yer alıyor ve gitgide artıyor. Toplumların yaşam kalitesi ekonomilerin sağlıklı işleyişi bakımından stratejik önemde olan enerji dünya genelinde başlıca gündem maddelerinden birisi olmaya devam ediyor” dedi.

    “LİBERALLEŞME ADIMLARI ATILARAK TÜKETİCİ LEHİNE BİR PİYASA OLUŞTURULMALI”

    Güler Sabancı konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Elektriğin artan önemi bizleri daha iyi bir enerji geleceğine ulaşmak yönünde yeni teknolojiler ve uygulamalar ve yeni iş modelleri üzerinde daha fazla yoğunlaşmaya sevk ediyor. Enerji de tüketicinin rolü ve önemi artıyor. Tüketiciyi işin merkezine alan uygulamalar ağırlık kazanıyor. Türkiye’ye baktığımı son 10 yılda çok büyük bölümü özel sektör tarafından olmak üzere kurulu gücümüz yaklaşık 2 katına çıktı. Çeşitli üretim ve tüm dağıtım özelleştirmeleri gerçekleşti ve tamamlandı. Enerji Bakanlığımız ve EPDK’nın liderliğinde elektrik piyasasının liberalleşmesinde de çok önemli adımlar atıldı. Elektrik sektörüne son 10 yılda 60 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleşti. Bunun tamamını özel sektör yaptı. Özel sektör Türk özel sektörü ve tabi ki çok önemli kurumsal yabancı yatırımcıları beraberinde getirdi. Bu 60 milyar dolar üzerinden yatırımların 11 milyar dolarlık kısmını Sabancı Holding olarak ortağımız EON ile birlikte Enerjisa gerçekleştirdi. Bu yatırımlarda büyük bir dönüşüm yaşandı ve yepyeni bir sektör ortaya çıktı. Bu sektöre yapılan yatırımlarda enerji politikalarına ve bunun uygulamalarına bu sektörü yönetenlere ilgili kurum ve kuruluşlara duyulan güvenin çok önemli bir payı vardır. Şimdi bu sektörde liberalleşme adımlarını hızlandırmalı, daha ileriye taşımalı ve daha tüketici lehine olan bir piyasaya kavuşturmalıyız. Bunu sağlamak üzere enerji piyasalarındaki düzenlemelerin, piyasaların rekabetçiliğini, şeffaflığının ve öngörülebilirliğini artıracak şekilde güçlendirilmesini bekliyoruz. Bunları yapmak için de şuan da Türkiye’de fazla kapasite var. Bu düzenlemeleri de yapmak içinde çok önemli bir fırsat olduğunu görüyoruz.”

    “BAŞBAKANININ ENERJİ KONUSUNDA VERDİĞİ ÖZEL ÖNEMDEN DOLAYI MEMNUNUZ”

    Güler Sabancı, “Dün sayın Başkanımızın açıkladığı hükümet programında enerji konusuna özel önem verdiğini görmekten büyük memnuniyet duyduk. Enerji verimliliği, rekabetçi piyasasının oluşması, yerli ve yenilebilir kaynaklara önem verilmesi dolayısıyla vatandaşın sürekli kaliteli, güvenli ve asgari maliyette enerjiye kavuşması hedeflerini memnuniyetle karşılıyoruz. Bu programın detay uygulama planlarını programlarına ilk 100 gün kapsamında atılacak adımları da bekliyoruz. Bu vesileyle sayın Başbakanımıza, yeni hükümete ve bakanlara hayırlı olsun diliyoruz. Hükümet programında yer alan yeni bir reform süreci ve kesintisiz 4 yıllık yönetimle ülke olarak çalışmaya hazır olduğumuzu görüyorum” diye konuştu.