Etiket: Başarısıdır”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yaklaşık 60 bin kişinin dönmesi bu sürecin başarısıdır”

    Dörtlü Suriye Zirvesi’nin ardından basın mensuplarının sorusunu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bütün hedefimiz buradaki halkın huzurunu sağlamaktır. Yaklaşık 60 bin kişinin dönmesi bu sürecin başarısıdır. Sayın Putin’e ve burada gayreti olan bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Dörtlü Suriye Zirvesi’nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    “Yaklaşık 60 bin kişinin dönmesi bu sürecin başarısıdır”

    Basın mensubunun İdlib’le ilgili sorusunu cevaplayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Özellikle İdlib konusunda gerçekten aramızdaki 10 maddelik muhtıra birçok şeyi cevaplıyor. Her şeyden önce 12 gözlem notasıyla zaten orada Rusya ile gayet dayanışma içinde çalışma yapıyoruz. 12 gözlem noktasının dışında 10 gözlem noktasına Rusya sahip. Bunların hepsi bölgenin güvenliğine yönelik atılan adımlardır. Fakat hepsinden öte, İdlib muhtırasındaki dikkat çeken konu aşırı radikal güçlerin Türkiye tarafından kontrol altına alınmasıdır. Bunun dışında da rejimin aynı şekilde 15-20 kilometrelik bölgede herhangi bir tehdidini kaldırma sürecini de Rusya’nın kendi kontrolü altına almasıdır. Bütün mesele ağır silahların İdlib silahların çekilerek bunların merkezde sivil halkı rahatsız etmemesinin sağlanmasıdır. Aynı şekilde orada yapılacak silahlı saldırılar karşısında bir mutabakat içinde Türkiye ve Rusya Federasyonunun alacağı tavırdır. Alt birimlerimiz çalışmalarını sürdürüyorlar. Bütün hedefimiz buradaki halkın huzurunu sağlamaktır. Yaklaşık 60 bin kişinin dönmesi bu sürecin başarısıdır. Sayın Putin’e ve burada gayreti olan bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum” dedi.

    “Astana süreci çok zorlu bir süreçti, kolay bir hikaye değildi”

    Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise, “Bu formatta bu konuda henüz bir anlaşma sağlamadık ama her şey olabilir. Katılımcıların sayısının artırılması faydalıdır. İlk bunu Fransa Cumhurbaşkanı teklif etti. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu destekledi. Faydalı bir görüşme oldu. 9 ay geçti aradan dediniz. Soçi’den somut bir karar elde edilmedi dediniz. Astana Sürecinin başlangıcından evvel, taraflar bir sene boyunca hiç toplanmadılar. Bu süreç adeta sekteye uğramak üzereydi. Zorlu bir süreçti hiçbir şey yapılmıyordu. Sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı ile Astana sürecini başlattık. Çok zorlu bir süreçti, kolay bir hikaye değildi. Suriye Ulusal Diyalog Kongresini Soçi’de yapmak kolay olmadı. Gerçekten istediğimiz kadar hızlı ilerleyemiyoruz fakat başarılar elde edildi. Suriye hükümetini kendi listesini vermek konusunda ikna ettik. Sonra meslektaşlarımız Türkiye Cumhurbaşkanı kendine payına düşeni yaptı. Muhalefeti temsil eden bir liste ortaya çıktı. Şimdi de 3. Listeyi hazırlıyoruz. Bu zorlu bir süreçtir. Tüm tarafların güvendiği bir komite olmalıdır. Fakat sabırlı olmak lazım, bu sürecin katılımcılarına saygı duymalıyız ancak bu şekilde başarılı olabiliriz” diye konuştu.

  • Mustafa Ilgaz: Özel Kütahya Hastanesi’nin şehre kazandırılması, aynı zamanda Kütahya siyasetinin de başarısıdır

    Kütahya Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu ve AK Parti Kütahya İl Başkanı Ali Çetinbaş, önümüzdeki günlerde faaliyetlerine başlayacak olan Özel Kütahya Hastanesi’ni ziyaret ederek, yetkililerden bilgi aldı.

    Başkan Saraçoğlu ve Çetinbaş, hastanenin yönetim kurulu başkaları Mustafa Ilgaz ve Süleyman Höyükoğlu ile hastanenin genel müdürü Melek Songül ve hastane çalışanları tarafından karşılandı.

    Çetinbaş ve Saraçoğlu daha sonra, AK Parti Kütahya İl Başkanı Yardımcısı Nurettin Kaplan, AK Parti İl Yönetim Kurulu üyeleri Ercan Mercan ve Yılmaz Kocatürk ile AK Parti Kütahya Merkez İlçe Başkan Yardımcısı Muhterem Kılıç ile birlikte hastanenin bölümlerini gezdi.

    Çetinbaş ve Saraçoğlu, bölümlerinin gezilmesinin ardından hastanenin genel müdürü Melek Songül’ün makamına geçti.

    Hastanenin önümüzdeki günlerde faaliyetlerine başlayacağını belirten Özel Kütahya Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ilgaz, kurumda ilk etapta 200 kişinin istihdam edileceğini ifade etti.

    Mustafa Ilgaz: Yerel yönetimlerin desteğini inkar etmemiz mümkün değil

    Yönetim Kurulu Mustafa Ilgaz, “Son günlerde basında çıkan bir yazı var, bir yanlış algı var. ’23 gündür bürokrasinin halledemediği bir işi Ahmet Erbaş 3 saatte halletti’ gibi basında bir yazı çıktı. Aslında Ahmet Erbaş benim 15 yıllık dostum. Özel bir dostluğumuz olan insan. Kütahya’dan milletvekili adayı olduğunu duyduğum zaman nezaket icabı otele gidip ziyaret ettik kendisini. Sonra biz Kütahya’da hastane açtığımızı söyledik, oda bundan mutlu olduğunu söyleyerek ’yapabileceğim bir şey var mı dedi. Dedik “Ankara’da evrakımız var, 23 günde imzalanmıyor. Bu konuda yapabileceğin bir şey var mı Ahmetçiğim’ dedim. Dedi ’dur’ Ankara’ya telefon açayım. Telefon açtı. Biz de teşekkür ettik. Daha sonra hastaneleri görmek isterim’ dedi. ’Bekleriz, keyifle mutlu oluruz’ dedik. Sonra biz geri döndük. Saat 2 gibi telefon açıp ’İmzalanmış, sisteme düştü’ dedi. 23 gündür bekleyen evrak Ahmet beyin o anki telefonuyla mı imzalandı? Yoksa hakikaten imzalandı da ona mı mal oldu, onu da algılayamadık. Sonuçta Kütahya’ya hizmet etmeye çalışıyoruz. Ciddi bir yatırım yaptık. Burası 200 kişiyle başladı, 600 kişinin istihdam ettiği büyük bir hastane. Bölgenin de en donanımlı hastanesi olacak. Biz burada hizmeti geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. Daha önce ilk basının karşısında yaptığım açıklamamda cümlemin başında ’Kütahya bürokrasisinden, milletvekillerimizden, belediye Başkanımızdan, Valimizden, İl Başkanımızdan çok büyük destekler gördüm’ lafa böyle başladım. Arkadaşlar sözlerimi kayda aldılar, ama bu sözlerimin hiç birini yayınlamamışlar. Bunun neticesinde kamuoyunda sanki Ahmet bey bu işi halletti, Kütahya bürokrasisinden destek görmemişiz gibi bir algı oluştu. Biz il başkanımıza ne zaman bir rica ile gitsek sağ olsun hiç bizi kırmadı. Belediye başkanımız ilk ziyaretimizde şunu söyledi; ’Kütahya için ne hizmet yapıyorsanız emrinizdeyiz. Yeter ki Kütahya’ya yatırım getirin. Her türlü destek bende, yani yeni bir hastane mi yapacaksınız? O konuda her türlü yatırımı ve yardımı yaparım. Yolunu da yaparım, suyunu da getiririm. Benden istediğiniz ne var? İmarla ilgili sıkıntınız varsa konuşuruz. Kanunlar çerçevesinde size her türlü yardımı yaparım’ dedi. Valimize gittik, keza öyle, Biz Vural Kavuncu beyin makamına 2-3 defa gittik, her seferinde bize sonsuz yardımları oldu. Yani bu algıyı yıkmamız lazım. Sanki Ahmet Erbaş hastanenin açılışına vesile olmuş gibi bir algı oluştu. O da seçilirse bu şehrin milletvekili olacak, şehre hizmet için çalışacak arkadaşımız. Benim özel dostluğum olduğu için ona uğradım. Yoksa yerel yönetimlerin desteğini inkar etmemiz mümkün değil. Sonuçta buraya ciddi bir yatırım yapıldı. Şimdiye kadar harcanan para 32 milyon TL. Toplamda harcanacak para 40 milyon TL. 40 milyon liralık bir yatırım getirdik. Bizim hiçbir siyasi yönümüz yok. Biz hizmet için, yatırım için buradayız. Amacımız bölgeye en iyi sağlık hizmeti verebilmek. Bu yanlış algılamadan dolayı özür dilerim” diye konuştu.

    Başkan Ali Çetinbaş: Özel Kütahya Hastanesi’ni çok önemsiyorum

    AK Parti Kütahya İl Başkanı Ali Çetinbaş, Özel Kütahya Hastanesi’ni çok önemsediğini dile getirdi. Çetinbaş, “Şehrimizdeki güzel insanlarının alacağı hizmetlerin kalitesinin özel sektörün kendi arasında veya kamuyla oluşacak rekabetten dolayı daha yukarıya doğru ivme kazanacağını görüyorum. Burada yapılan hem otelcilik hizmetlerindeki kalite, hem de sağlık malzemelerindeki kalite en üst düzeyde gerçekleşmiş. Bizler insanların siyasi görüşlerine ve kim olduklarına bakmadan buradaki yatırımcıyı desteklemekle mükellefiz. Elimizden geldiğince şahsım, teşkilatım, milletvekillerimiz ve belediye başkanımızla beraber bu yatırımın hep yanında olduk. Yanında olmaya devam edeceğiz. En tehlikeli dönemler seçim dönemleridir. Bu dönemde insanlar gerçeği değil, bazen algıladıklarını görürler. Ben Sağlık Bakanlığı’nın müsteşarlarına, bakan yardımcımıza ve bkanımıza kadar Belediye Başkanımızla nasıl çalıştıklarını biliriz. Elbette kim şehrimiz adına yatırım yapılacak hizmete en küçük bir desteği ortaya koyuyorsa bizde sizler gibi müteşekkir oluruz. Ancak belli muhalefet çevreleri tarafından sanki iktidarımız veya iktidar partimizin unsurları ilgilenmiyormuş da başkaca bir siyasi partinin mensubu telefonla bunu çözmüş algısı son derece yanlış. Şehrimizin gelişimi adına hep birlikte ileriye götüreceğiz. Bizim için mesele özel sektörün önünde bürokratik vesayetin veya oligarşinin varsa yada olmaması, işlerin hızlı bir şekilde bitmesi meselesi. Hem yerelde hem genelde, hem Kütahya’da hem Ankara’da. Çünkü burada hayat kurtarılacak, burada insanlarımız şifa bulacak inşallah” ifadelerini kullandı.(EFE)

  • Yılmaz Vural: “Bu başarı tüm İzmir’in başarısıdır”

    TFF 1. Lig Play-Off Final maçında Antalya’da oynanan ve 120 dakikası 1-1 sona eren maçta penaltı atışlarında Eskişehirspor’u 4-3 yenerek Süper Lig’e çıkan 3’üncü takım olan Göztepe’de Teknik Direktör Yılmaz Vural, “Çok şükür çok değerli hocalardan sonra ben de bu kulübün tarihine geçmiş oldum. Bu başarı tüm İzmir’in başarısıdır” dedi.

    “Eskişehirspor’a geçmiş olsun diyorum”

    2 gün oynanan bir maç olduğunu ifade eden Göztepe Teknik Direktörü Yılmaz Vural, “2 gün oynadığımız bir maç oldu. 4’ünde başladık, 5’inde bitirdik. İşin şakası bir yana. Ben geçen sene yine böyle bir Adana Demirspor ile final oynadım. Penaltılarla kaybetmiştik. Diğer tarafı da düşünüyorum geçen sene ben aynı durumdaydım. Çok üzülüyor insan. Koca bir sezonun emeği, bir sürü durum var. Eskişehirspor ve Mustafa Hocama geçmiş olsun diyorum ilk olarak” dedi.

    “Bugünkü maçın hakimiydik”

    90 dakikalık maçın 120 dakikaya uzadığını dile getiren Vural, “Sonuç olarak birimiz kazanacaktık bize nasip oldu penaltı atışlarında. Dolayısıyla onlara içimin acıdığını söylemek istiyorum. Bunu çok samimi olarak söylüyorum iş olsun diye söylemiyorum. Bize gelince 9 maçlık bir periyotta buradayım. Dolayısıyla yönetimin verdiği itici güç, taraftarın takımla ilişkisi kopmuş, oyuncuların öz güveni kalmamış bir ortamda geldik. Kademe kademe programla bugünkü maçın hakimiydik. Sanırım kazanması gerekeniydik ama penaltılara kadar geldik. Penaltılarla da olsa hak eden kazandı” diye konuştu.

    “32 senelik antrenörlük hayatımda çalıştığım en onurlu oyuncu topluluğu”

    Takımdaki oyuncuların 32 senelik antrenörlük hayatında çalıştığı en onurlu oyuncular olduğunu dile getiren Yılmaz Vural, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Çalıştığım en delikanlı grup. Bakın bu kadar net söylüyorum. Bu çok nemliydi. Çünkü bir antrenör gelmiş, geçmiş antrenörün tarzı farklı. Bize adapte olacaklar, bizim tarzımız farklı derken bir bocalama dönemi geçirdiler ama çok şükür Göztepe taraftarıyla kurduğumuz ilişki bizi bu durumlara kadar getirdi. Bu takım 4 maç arka arkaya da kaybetti. Hiç benim dönemde ağzını açıp da kötü bir söz taraftardan gelmedi. Başlarken oyuncularım Olimpiyat’ta oynansın maçlar diye çok ısrar ettiler. Hayır dedim, onlardan kaçmayacağız, onlarla birlikte biz bu işi kurtaracağız dedik ve sonuç olarak çok tasarladığımız ve düşündüğümüz şeyler hayata geçmiş oldu.”

    “Bu başarı İzmir’in başarısıdır”

    Göztepe’nin amatör kümeye kadar düştüğünü ifade eden deneyimli teknik adam Vural, “Göztepe ama kendinden hiç taviz vermedi. Kendi onurundan, kendi gururundan hiç taviz vermedi. Amatör maçlarda böyle kalabalığın olduğu bir takım. Enteresan bir aidiyet duygusu ve beni en mutlu eden şey. Çok şükür çok değerli hocalardan sonra ben de bu kulübün tarihine geçmiş oldum. Bu başarı tüm İzmir’in başarısıdır. Bugün aramızda Valimiz, belediye başkanlarımız, sivil toplum örgütlerimiz, tüm İzmir buradaydı. Biz kutlamaları yaparken, daha önce Güzelyalı’dan Konak’a kadar olan bölümü meşalelerle aydınlatırken, bu devam edecek Karşıyaka’ya kadar dönecek. Eskiden biz Karşıyaka’ya nazire olurcasına yaparken, şimdi onlarda bizimle beraber. İnanıyorum ki şimdi o sahilde de meşaleleri yakmıştır. İzmir moral buldu. Buna bir sportif başarı olarak bakmayın. İzmir’in çok ihtiyacı olan bir başarıydı. Bizim Altay ile aramızdaki dostluk en iyi seviyeye gelecektir. İnşallah bu başarı neden olur. Sanırım bu başarımıza Türkiye’nin büyük bir bölümü de ortak olmuştur” dedi.

    “Oyuncular toplantıyı bastı”

    Göztepe Teknik Direktörü Yılmaz Vural’ın basın toplantısı devam ederken sarı-kırmızılı oyuncular toplantıyı bastı. Oyuncularını karşısında gören deneyimli teknik adam kısa süreli şaşkınlık yaşadı. Oyuncuların sevincine ortak olan Yılmaz Vural daha sonra basın toplantısını sona erdirdi.

  • Dr. Akkır: “Referandumdan çıkan sonuç Erdoğan’ın başarısıdır”

    Sosyolog Dr. Ramazan Akkır, “Referandumun sonucu birlikte yaşama vurgusu yapıyor. Müzakereyi ve demokratik birlikteliği öne çıkarıyor” dedi.

    Yüzde 85’in üzerinde seçmenin sandık başına giderek Anayasa’da yapılacak değişiklikleri oyladığı referandum sonuçlarını yorumlayan Sosyolog Dr. Ramazan Akkır, “Referandumun sonucu birlikte yaşama vurgusu yapıyor. Müzakereyi ve demokratik birlikteliği öne çıkarıyor” dedi. Referandum sonucunun birlikte yaşama vurgusu yaptığını söyleyen Sosyolog Dr. Ramazan Akkır, “Referandumdan çıkan sonuç Türkiye’nin demokratik olgunluğunun göstergesi olduğu kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da yeni bir başarısıdır. Referandumun sonucu birlikte yaşama vurgusu yapıyor. Müzakereyi ve demokratik birlikteliği öne çıkarıyor. Siyasal tercihlerin keskinleşmesi iktidara ve muhalefete müzakereyi sunmuştur. Sonuç, toplumun partili cumhurbaşkanlığını desteklediğini gösteriyor. Bunun yanı sıra, toplumun Erdoğan’a güveni devam etmektedir. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan neredeyse partilerin üzerinde oy alarak kendi güvenilirliğini ve meşruiyetini korumuştur. Toplum partilerden öte kendi iradesini yansıtan liderlere veya siyasi aktörlere destek olacağını göstermiştir” diye konuştu.

    “Kürt seçmen Erdoğan’ı destekledi”

    HDP’nin Kürt seçmeni kaybettiğini dile getiren Dr. Akkır, “Referandumun önemli bir sonucu da Kürt seçmenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan desteğidir. Hendek Savaşlarını destekleyen HDP, önemli miktarda oy kaybetmiştir” diye konuştu.

    “MHP’nin oyları Ege, Marmara ve Akdeniz bölgesinde eridi”

    Referandumda parti olarak ‘evet’ bloğunda yer alan MHP’nin fire verdiğini ifade eden Dr. Akkır, “MHP’nin oyları özellikle Ege, Marmara ve Akdeniz bölgesinde erimiş durumda. Bu tablo MHP’nin parçalı yapısını kristalize etmiştir. Ancak MHP’li seçmenin bazı bölgelerde CHP ile ittifak ettiği görülüyor. Bu da yeni dönemde MHP’yi bekleyen zorlukları işaret ediyor” dedi.

    “Sosyal hayat matematiğin üstündedir”

    Anket şirketlerinin ‘evet’ çıkacağı sonucunu doğru tahmin ettiğini belirten Dr. Akkır, “Toplum, anket şirketleriyle ilgili yanlış bir algıya sahip. Aslında anket şirketleri kesin sonuç vermekten öte nabız belirler. Referandum sonucuna ilişkin yapılan tahminlere bakıldığında anket şirketlerinin neredeyse tamamı ‘evet’ çıkacağını açıklamıştı. Sonuç ise bunu doğruladı. Anket ve istatistiklere itibar edilebilir ancak sosyal hayat matematiğin üstündedir. Bu da bilinmesi gereken bir gerçektir” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Afganistan’ın Derdi Türkiye’nin Derdi, Başarısı Da Türkiye’nin Başarısıdır”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Afganistan’ın derdi, Türkiye’nin derdidir. Afganistan’ın başarısı da Türkiye’nin başarısıdır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davetlisi olarak Türkiye’ye iki günlük resmi ziyaret gerçekleştiren Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani Ahmedzai’nin ziyareti dolayısıyla iki ülke arasında anlaşma, mutabakat muhtırası ve niyet beyanları imzalandı. Ardından iki ülke liderleri, düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Afganistan arasında üç anlaşmanın imzalandığını belirterek, “Gerek başbaşa, gerekse heyetlerarası görüşmelerimizi yaptık ve üç anlaşmayı da imzalamış bulunuyoruz. Bunlardan bir tanesi Siyasi Danışma Mekanizması Hakkında Mutabakat Muhtırası, bir diğeri Güvenlik İşbirliği Anlaşması, bir diğeri de beni de şuanda gerçekten duygulandıran Mevlana Celaleddini Rumi Türk-Afgan Üniversitesi Kampüsü Hakkında Niyet Beyanı. Güzel bir proje. İnanıyorum ki Afganistan’da halklarımızın kaynaşmasına çok güzel bir nişane olacak, adeta taçlandırma olacak. Kadim dostumuz, ebedi kardeşimiz Afganistan ile işbirliğine çok büyük önem veriyoruz. Afganistan çok ciddi yaralar aldı, bu yaraların tedavisi için de adımlarımızı atmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Silahlı Kuvvetlerimiz başından itibaren orada güvenlik olarak yerini aldı ve şu anda da yine orada bir heyetimiz bulunuyor. Afgan kardeşlerimizin belirlemiş olduğu kronolojik yapı ne ise kendileri ile müzakere içerisinde sonuna kadar orada kalmaya devam edeceğiz. Ne zaman ki ’tamam’ dendiğinde o zaman bizler de askerimizi çekeceğiz. Afganistan’la 1 Mart 1921 tarihinde imzaladığımız ittifak anlaşması TBMM Hükümeti’nin ortak sınırımızın bulunmadığı bir ülkeyle imzaladığı ilk anlaşmadır. Bu yönüyle de tarihimizde Afganistan çok önemli bir yeri var. Afganistan, genç TBMM Hükümeti’ni tanıyan ikinci ülkedir. Bundan da ayrı bir özelliğe sahip. Kabil’de açılan Türkiye Büyükelçiliği ise Afganistan’da açılan ilk diplomatik temsilciliktir. Sadece bu tablo bile Türkiye ile Afganistan arasındaki muhabbetin ne kadar derin, ne kadar özel olduğunu göstermesi açısından kafidir. Biz de son 13 yıldır bu sarsılmaz bağları daha güçlendirmenin çabası içindeyiz. Geçen yıl 18 Ekim 2014 tarihinde Kabil’i ziyaret etmiş, kritik bir dönemde Afganistan’a olan desteğimizi teyit etmiştik.”

    Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin bakanlardan oluşan kalabalık bir ziyaretle Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirten Erdoğan, “Bu ziyaret ilişkilerimizin bugünü ve geleceği adına çok önemli, çok anlamlı bir irade beyanıdır. Biraz evvel çalışmalarımızı tamamladık, bakanlarımız gün boyu karşılıklı olarak çalışmalarını yaptılar. Bundan sonraki süreçte de bu çalışmaları aynı kararlılıkla devam ettireceği, devam ettirecekler. Türkiye’nin Afganistan’ın güvenlik, kalkınma ve kapasite gelişimi alanlarındaki çabalarına destek ve katkılarını gözden geçirdik. Bizim Afganistan’la işbirliğimiz, askeri, siyasi, ekonomik, ticari, kültürel bütün bu alanlarda kararlı bir şekilde devam edecek. Biz Afganistan’ın alt yapısında, üst yapısında müteahhit ve girişimci firmalarımızla yer almaya devam edeceğiz. Bu konuda bir dayanışmamız var. Bu dayanışma bundan sonraki süreçte inanıyorum ki Afganistan’ın şekillenmesinde de önemli bir rol oynayacak” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Dışişleri Bakanlarımızın imzaladığı mutabakat muhtırası da aslında her iki ülkede inanıyorum ki bu dayanışmayı ortaya koyacak bir yönde atılmış önemli adımdır. İnşallah bundan sonraki süreçte bu siyasi istişarelerin de güçlenerek devamı bunu çok daha farklı bir yere getirecektir. Afganistan 2014 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimlerini başarılı bir şekilde gerçekleştirdi. Ben bu seçimlerin tüm Afgan kardeşlerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Seçimlerden sonra bir milli birlik hükümeti kurulmuş bulunuyor. Bugüne kadar da hükümet tüm zorluk, tüm engellemelere rağmen başarıyla bu süreci devam ettiriyor. Temennim odur ki bu süreci aynı kararlılıkla devam ettirmeleri ve önümüzdeki 4 yılın başarılarla dolu olmasıdır. Milli birlik hükümetinin bizler en büyük destekçisi olduk, olmaya da devam edeceğiz. Şunu bilmenizi istiyorum, Afganistan’ın derdi Türkiye’nin derdidir. Afganistan’ın başarısı da Türkiye’nin başarısıdır. Biz buna böyle bakıyoruz. Afgan güvenlik güçleri 1 Ocak’tan itibaren İSAF’ın muharip desteği olmadan tüm ülkenin sorumluluğunu üstelendi. Günbegün başarı grafiklerini de yükseltiyorlar. Bundan dolayı ayrıca memnunuz, mutluyuz. Tabii mevcut eksiklikler var, bunların da giderilmesiyle inanıyorum ki çok daha büyük bir güç devşirecekler. Afganistan uluslararası toplumun da desteğiyle son 14 yılda her alanda ciddi ilerlemeler kaydetti. Tüm bu olumsuzluklara rağmen bunu başardı. Uluslararası toplum, geçmişte yaptığı hatayı tekrarlamayarak Afganistan’ı dönüşüm onyılı süresinde yalnız bırakmamalıdır. Bu konuda desteğini vermeleri gerekir. Bilhassa kalkınma ve güvenlik tesisi konularındaki çabalarını desteklemeyi sürdürmelidir.”

    Kalıcı iç barış ve huzurun temini için Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani tarafından yürütülen barış ve uzlaşı çalışmalarını da yakından takip ettiğini dile getiren Erdoğan, “Bu kritik sürecin devam etmesini ve başarıyla sonuçlanmasını da temenni ediyorum. Afganistan’a kalkınma, kapasite artırımı ve güvenlik konusunda destek olmayı sürdüreceğiz. 2007 yılında özellikle başbakan olduğum dönemde şahsi girişimlerimle de bu konuda Pakistan, Afganistan, Türkiye arasında üçlü bir zirveyi o zaman gerçekleştirdik. Bu üçlü zirveyle başlayan bir süreç oldu ve bunu önümüzdeki süreçte de sürdüreceğiz. Ben Afganistan’ın geleceğinin inşallah bugünlerde çok daha aydınlık, çok daha müreffeh olduğuna yürekten inanıyorum. Tüm zorluklara, sıkıntılara ve imkansızlıklara rağmen Pakistan, Afganistan, Türkiye olarak hele hele terörle mücadele konusunda atacağımız adımlar inanıyorum ki Pakistan’ı da, Afganistan’ı da rahatlatacaktır ve dolaylı olarak bizleri de rahatlatacaktır” ifadelerini kullandı.