Etiket: Başardı

  • Atatürk Roket Takımı, 575 takım arasında ilk 10’a girmeyi başardı

    Atatürk Roket Takımı, 575 takım arasında ilk 10’a girmeyi başardı

    Atatürk Üniversitesi tarafından yeni öğretim yılında öğrenimine başlayacak olana öğrencilere düzenlenen oryantasyon programında stantlar kurulurken fakülteler başarılarını tanıttı. Teknofest’e katılıp yapmış oldukları roket ile ilk 10’a girmeyi başaran mühendislik fakültesi öğrencileri festival sürecini ve roketlerinin tanıtımını yaptı.

    Atatürk Roket Takımında toplamda 12 kişinin emeği sonucunda İstanbul’da geçtiğimiz günlerde düzenlenen Teknofest yarışmasında 575 takım arasından ilk 10’a girmeyi başaran öğrenciler Fetullah Taha Bayrak, Ömer Faruk Gürbüz ve Buğrahan Tezgel, uçuş izninin her rokete verilmediği programda, roketlerini başarıyla fırlattıklarını söyledi.

    Roket üretiminden önce, Atatürk Üniversitesi bünyesinde olan ve bölümü fark etmeksizin ilgisi olan kişilerden ele yapılarak seçilen takım, Roket San’a gönderdikleri ön tasarım, kritik tasarım ve atışa hazırlık olmak üzere gönderdikleri 3 raporda da başarı aldı.

    Atatürk Roket Takımı, 575 takımın katıldığı Teknofest yarışmasında, Roket San’ın 3 ayrı rapor aşamasında belli bir çoğunluğu elenen takımlardan, atış alanına kalan 75 takımdan biri oldu.

    Atış izni alabilen 15 takımdan biri olan Atatürk Roket Takımı, hazırlamış oldukları 2 roketine de atış izni almayı başardı. Yüksek irtifa ve Alçak irtifa roketlerini havada müdahale etmeden, kodlamış oldukları hareketlerle uçuran ve başarılı bir şekilde indiren Atatürk Roket Takımı, Erzurum’a başarılı bir sonuçla döndü.

    Teknofest yarışma sürecini ve İstanbul sürecini aktaran Ömer Faruk Gürbüz, özel kargolarla İstanbul’a götürülen roketlerinin, İstanbul Aksaray’da Roketsan atışlarındaki başarısını aktardı. Roketlerinin üzerinde bulunan ve kendilerinin asitle ellerinde üreterek yapmış olduğu bilgisayarları anlatan Gündüz, bilgisayarın yazılımlarının dahi kendilerinin yapmış olduğunu belirtti.

    Otonom şekilde tasarlanmış olan Roket, yerden yükseldikten sonra hiçbir şekilde kontrol edilmemesi gerektiği için büyük bir özveriyle hazırlandı. Bütün görevleri, havalandıktan sonra kendisinin yapmak zorunda olduğu roket, çıkmış olduğu maksimum irtifada Atatürk Roket Takımınca hazırlanan yazılımını çalıştırmasıyla görevleri tamamlayarak üzerindeki uyduyu gönderip başarıyla yere indi.

    Oryantasyon programı sonrası Atatürk Üniversitesi Rektörlük binasının arka bahçesinde açılan stantları gezen Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, mühendislik fakültesi öğrencilerini tebrik etti.

  • Türk şirket pırlanta üretmeyi başardı

    Ünlü İş Kadını ve Taş Uzmanı Hanzade Topaloğlu, Türkiye’de ilk olduğu kaydedilen laboratuar pırlantası ürettiklerini açıkladı. Topanoğlu, pırlanta sektörü için devrim niteliğinde olan buluşumuzu ilerleyen zamanlarda tüm dünyaya açacağız” dedi.

    Pırlanta sektöründe yeni gelişmeler yaşanıyor. Geliştirilen yeni teknolojiyle üretilen pırlantalar daha uygun fiyata satılacağı kaydediliyor. Türkiye’de ilk olmaları açısından buluş niteliği taşıdığı kaydedilen Ünlü İş Kadını ve Taş Uzmanı Hanzade Topaloğlu, “Dünyada örnekleri olan ve pırlantanın yeniden doğuşu olarak kabul edilen laboratuvar pırlantası, mücevher sektöründe yeni bir çığır açtı” dedi.

    Pırlantalar daha uygun fiyatlara alınabilecek

    Binlerce tasarımı laboratuvar pırlantasını kullanarak hayata geçiren başarılı iş kadını Hanzade Topaloğlu, açıklamasında “Buluş niteliği taşıyan ışıltılı, pırlantayla birebir olan, tek farklı laboratuvarda üretilmiş olan pırlantadan daha uygun fiyata pırlantayı ürettik. Pırlanta ışıltısını artık herkese ulaştırmak istiyoruz. Pırlanta sektörü için devrim niteliğinde olan buluşumuzu ilerleyen zamanlarda tüm dünyaya açacağız” dedi.

    Ayırt edilemiyor

    Yapılan bilgilendirmede; yüksek maliyetlerle madenden çıkartılan pırlantalara rakip ve aynı özelliklere sahip laboratuvar pırlantası, Kübik formda kristallenen karbon moleküllerinin dizilimiyle oluşuyor. Böylelikle laboratuvar pırlantaları çok daha fazla insan tarafından ulaşılabilir hale geliyor. İlerleyen teknolojiyle laboratuar ortamında üretilen pırlantalar maden pırlantaları ile aynı süreçlerden geçiyor, bu yüzden de ayırt edilemiyor. Görüntüleri, ışıltıları tamamen aynı olduğu belirtiliyor. Tek farkı laboratuvarda üretilmiş olması.

  • Çeçen çocuk Guiness Rekorlar Kitabı’na girmeyi başardı

    Daha önce 4 bin 105 şınav çekerek rekor kıran ama resmi kayıt alınmadığı için rekoru geçersiz sayılan 5 yaşındaki Çeçenistanlı Rahim Kuriyev, 3 bin 202 şınav çekerek Guiness Rekorlar Kitabı’na girmeyi başardı.

    Geçtiğimiz ay babasının kamera kurarak rekor denemesi yapan ve 4 bin 105 şınav çekerek bu rekoru elde eden kişi unvanı alan 5 yaşındaki Rahim Kuriyev’in rekor için görüntülerle yetkililere başvurusundan sonra rekor yetkililer tarafından yerinde tespit edilemediği için reddedilmişti. Buna rağmen tüm dünyanın ilgisini üstüne çekmeyi başaran Rahim Kuriyev, aynı zamanda Çeçenistan’ın da en popüler kişilerinden biri haline gelmişti. Çeçenistan lideri Ramazan Kadirov, Çeçenistan’ı dünyaya tanıttığı için rekortmen çocuğa son model bir araba hediye etmişti.

    Bu kez resmen rekor kırdı

    Rekoru kabul edilmeyen Rahim Kuriyev’in babası, prosedüre uygun olarak yeni bir başvuru yaptı. Başvuru kabul edildikten sonra Çeçenistan lideri Ramazan Kadirov’un da katılımıyla özel bir organizasyon gerçekleştirildi. Televizyonlardan canlı yayınlanan organizasyonda 5 yaşındaki Kuriyev, yetkililerin huzurunda 2 buçuk saatte 3 bin 202 şınav çekerek Guiness Rekorlar Kitabı’na girmeyi başardı. Kuriyev’in resmi başarısı Rusya’da ve Çeçenistan’da büyük sevince yol açtı.

  • Robotik tedavi ile adım atmaya başardı

    Langerhans hücreli histiositoz x (kan hastalığı) olan ve yürüyemeyen Şükrü Karakuş, Denizli’de gördüğü robotik tedavinin ardından adım atmaya başladı.

    Nadir rastlanan bir hastalık olan Langerhans hücreli histiositoz x hastalığı ile mücadele eden Şükrü Karakuş, hastalığını öğrenme ve tedavi sürecini anlattı. Hastalığı, vücudunda dengesizlikler hissetmeye başladığında fark ettiğini kaydeden Karakuş, hastalık nedeniyle konuşmasında sıkıntılar yaşamaya başladığını, bir sabah kalkıp işe gidemeyince oluğu hastanede aldığını belirtti. Hastaneye gittiklerinde eşinin akciğerlerinde hava kabarcığı tespit edildiğini aktaran Fatma Karakuş, hastanede yapılan araştırmalarda aynı kabarcıklardan eşinin beyninde de bulunduğunu öğrendiklerini, bu duruma kendilerinin ve doktorları çok şaşırdığını ifade etti. Hastalığını eşini çok hızlı etkilediğini ifade eden Fatma Karakuş, “Eşim hastaneye yattıktan bir gece sonra yürüyemez duruma geldi bir süre sonra yataktan bile kalkamamaya başladı. Eşime kemoterapi ve çeşitli tedaviler uygulandı. Doktorlar her zaman sosyal olmasını hayata hep bağlı yaşamasını söylediler kısacası hareketli olması onun için çok önemliydi. Sonrasında İzmir’ de bir merkezde rehabilitasyona başladık. 2 senenin sonunda bıraktı ve kasları gitgide zayıflamaya başladı. Yine kendisini yaşamdan soyutlamaya ve yataktan bile çıkmamaya başladı” dedi.

    “Burası artık bizim için bir klinik değil aile ortamı”

    Eşinin geceleri sabahlara kadar uyuyamadığını ve düzenli yemek yiyemediğini aktaran Fatma Karakuş, “Burada hayat düzenini de neşesini de yeniden kazandı. Kilo almaya başladı, adım atmaya başladı. Birçok işinde bana ihtiyaç duymuyor. Herkes o kadar ilgili ki gözüm hiç arkada kalmıyor. Ayakkabısına kadar giydiriyorlar ben yokken. Burası artık bizim için bir klinik değil aile ortamı. İyi ki gelmişiz, iyi ki sizleri tanımışız. Gördüğüm anlatabileceğim herkese buranın bize katkılarını anlatıyorum. Burası bize hem sağlık hem huzur verdi” diye konuştu.

    “5 yıldır yürüyemiyordum burada adım atmaya başladım”

    Sonrasında ise tatil için Karahayıt’a geldiklerini ve öneriler üzerine Nobel Tıp Merkezi’ni ziyaret ettiklerinde buranın kendilerine faydalı olabileceğini düşündüklerini belirten Şükrü Karakuş, merkezde robotik tedavi olduğunu öğrendikten sonra tedavi olmaya karar verdiğini kaydetti. Merkezde kendisi gibi insanların olduğunu gördüğünde sosyalleşmeye başladığını ifade eden Karakuş, “Burada benim durumumdan daha kötülerini de gördüm. 5 yıldır yürüyemiyordum burada adım atmaya başladım, sosyalleştim, özgüvenimi yeniden kazandım. Buradan eve gitmek istemiyorum, çok mutluyum” ifadelerini kullandı.

  • Afyonkarasihar muz üretimini başardı

    Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde iyi tarım yöntemi ile domates üreten bir serada muz da yetiştirildi.

    Sandıklı ilçesinde ilk defa sera ortamında deneme amaçlı olarak muz üretildi. Hobi serasında deneme amaçlı olarak 14 ay önce 300 metrekarelik alana 5 adet muz fidesi dikildi. Fideler bir birine yakın olduğu için 2 fide çıkartılırken geriye kalan 3 fide 14 ay sonra meyve verdi. Her fideden yaklaşık 50 kilogram ürün elde edilirken 1 ya da 2 yıl daha ürünü gözlemleyip seri üretim yapması planlıyor.

    Kozanlar Tarım firmasında görevli Ziraat Mühendisi Melike Taç, “Hobi seramızda bu şekilde çeşitli denemeler yaptık. İlk defa muz deneyelim dedik. Yaklaşık 5 tane muz fidesi diktik. Bu fideler birbirine yakın olması nedeni ile hava geçişi sağlanmadığı için 3 tanesi verimli hale geldi. Diğer ikisini ise söktük. Aynı domates iklimlenmesi ile muzlarımızda iklimlendi. Tabi burası yazın biraz daha sıcak olduğu için muz iklimi oldu. Bu şekilde muz fidemiz 14 ay sonra meyve vermeye başladı. Bir yada iki yıl daha gözlemleyip daha iyi sonuç alabilirsek tamamen ürünümüzü domates yerine muza da çevirebiliriz. Şuan sadece gözlem olarak yetiştiriyoruz” dedi.