Etiket: Başaran

  • Ziraat Odası Başkanı Başaran “Emanet Fındık Fiyatları Düşürdü”

    Akçakoca Ziraat Odası Başkanı Levent Başaran son günlerde kamuoyunu meşgul eden fındık politikası ile bazı açıklamalarda bulundu.

    Oda Başkanı Levent Başaran emanete verilen fındığın fiyatı düşürdüğünü belirterek “Fındık Akçakoca için çok önemli bir ürün. Üreticinin kendi fındığının politikasını oluşturamaması bizleri üzüyor. Fındıkta çözümler üretilmedikçe sıkıntılar hep devam eder. Fındık ihracatçılarının yurt dışına verdiği emanet fındık, ürün fiyatlarında ciddi manada düşüşe neden oldu. Fındık fiyatının bazı kesimler tarafından maksatlı düşürüldü. Bazı tüccar ve ihracatçılar üreticilerin kendilerine emanet ettiği fındığa ihanet ederek, hiçbir para almadan yurt dışına 20 bin ton fındığını emanete verdi. Bu nedenle fındıkta sert düşüşler oldu. Avrupa bizden yaklaşık 140 bin ton daha fındık alacak. O yüzden oyuna gelmeyin. Fındık ihracatçılarının yurt dışına verdiği emanet fındık, ürün fiyatlarında ciddi manada düşüşe neden oldu. Bu da fiyatlarının haksız yere düşürülmesine neden oldu. 7 firma için gerekli yasal işlem başlatılması için Rekabet Kuruluna başvuruldu. Bu firmalar 20 bin ton fındığı yurt dışına fatura ve kontrat anlaşması olmadan verdiği için yasal işlem başlatılması talebinde bulunuldu” dedi.

    Fındık politikasının oluşturulmaması, Lisanslı depoculuğun olmaması, Borsanın kurulmaması, Kooperatifleşmenin olmamasını değerlendiren Başaran “Fındık işleme tesislerin yetersiz olması, eğitimin verilememesi, üreticinin fazla bilgiye sahip olmaması gibi durumlardan dolayı üretici fındığını tüccara teslim etmek zorunda kalıyor. Emanete verilen fındıklar işlendi piyasa doydu. Şimdiye kadar 125 ton ihracat yapıldı. Geçen yıl 2 bin 800 Dolar getirisi oldu. Hemen akabinde fındığın bölgemizde 15 TL üzerine çıkması fiyat sirkilasyonu olmasını sağladı. Üretici rahatladı. Bizler fındığımızı iç piyasaya bırakmalıyız, dışarıya verdiğimiz takdirde sıkıntılar doğar. Lisanslı depoculuk yoksa sıkıntı doğar. Bunun yanında Borsa da olması gerekir. Fındık üretme tesislerinin biran önce oluşturmak lazım. Ürünü çeşitli ürünler adı altında pazarlamak gerekir. Emanete fındık verip de mağdur olan vatandaşlar var. Mal senin elinde değilse başkasının elindeyse sıkıntı doğar. Batıda Fındık geçim standardı kayboldu. Artık ek gelir olarak görülmeye başlandı. Fındığın bir çok evrelerden geçtiğini biliyoruz ondan dolayıdır ki ürün elinizde kalmalıdır. Emanete fındık vermek çok büyük hatadır. Bölgemizde son yıllarda fındık gerçekten ikinci plana itildi. Sanayileşme hızla artınca bu kaçınılmaz oldu” dedi.

    FINDIĞI DİĞER ÜRÜNLERDEN AYIRMAK LAZIM

    Başaran, Fındık milli bir ürün olduğu halde fındık politikası üretilmediğini iddia ederek “Ziraat Fakülteleri çok az. Bilimsel olarak araştırma yok. Üreticiler eğitim yönünden çok eksik. Fındığı diğer ürünlerden ayırmak lazım. Sanayileşme olunca tarım ikinci plana itildi bu çok yanlış bir politika. İşleyecek iyi bir sanayi kuruluşumuz yok, markalaşma yok, fındıkta markalaşma çok önemli. Bunun örnekleri ülkemizde mevcut. Marka yolunda çok iyi projeler üretmemiz lazımdır. Yoksa alıcının politikasına ayak uydurmak zorunda kalırız. Hedef koymalıyız. Yoksa hep konuşur dururuz havanda su döveriz, markalaşmadan olmaz’’ diye konuştu.

    FİSKOBİRLİK konusuna değinen Başaran ’’Üreticinin bir kooperatifi varsa ortakların buna destek verip sahip çıkması gerekmektedir. Türkiye genelinde bazı kooperatifler marka olmuş durumda. Bizde FİSKOBİRLİĞ’E sahip çıkıp bir marka değeri yaratmamız lazım. FİSKOBİRLİK’İN önünü açmalıyız. FİSKOBİRLİK Lisanslı depoculuğu yapmalı. Bu depoculuğu alıp kendi tesislerinde fındığı işleyebilir. Ortaklarının güvenliğini kazanmalıdır. Üretici ortağı olduğu kooperatife sahip çıkmalıdır, önünü açmalıdır, bazı ileriye dönük projeler geliştirmelidir” dedi.

  • Tüsiad Başkanı Cansen Başaran Symes Terörü Lanetledi

    Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, Ankara’da 28 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısını lanetleyerek, “Bu tarifi imkansız insanlık dışı saldırıda hayatını kaybeden herkesin ailelerine ve yakınlarına baş sağlığı, sabır ve yaralılara da acil şifalar diliyorum” dedi.

    TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, Conrad Otel’de düzenlenen CFO Summit 2016 programının açılış konuşmasını yaptı. Cansen Başaran Symes, Ankara’da 28 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan terör saldırısını kınayarak, “Maalesef dün akşam üzeri Ankara’da düzenlenen terör saldırısıyla toplum olarak bir kez daha sarsıldık. Bu tarifi imkansız insanlık dışı saldırıda hayatını kaybeden herkesin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, sabır ve yaralılara da acil şifalar diliyorum” dedi.

  • Terör Saldırısında Hayatını Kaybeden Başaran İçin Cenaze Töreni

    Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki bombalı saldırıda hayatını kaybeden Esra Köse Başaran için Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde cenaze töreni düzenleniyor. Başaran’ın kayınvalidesi Emine Başaran’ın ’Ben oğluma ve torunuma ne diyeceğim’ sözleri, yürekleri dağladı.

    Çınar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bomba yüklü araçla yapılan saldırıda emniyet lojmanlarının 1’inci katında kalan Çınar Kaymakamlığı çalışanı Esra Başaran hayatını kaybetmişti. Başaran, cuma namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından Doğanşehir Günedoğru Mahallesi’nde toprağa verilecek.

    Başaran için Doğanşehir ilçesinde düzenlenen cenaze törenine ise yoğun bir katılım oldu. Esra Köse Başaran’ın kayınvalidesi Emine Başaran’ın feryatları ise yürekleri dağladı. Güçlükle ayakta duran Emine Başaran, “Ben oğluma ne diyeceğim, ben o küçücük torunuma ne diyeceğim?” diyerek feryat etti.

  • Başaran: “Bu Şehir Daha Fazlasını Hak Ediyor”

    PTT 1. Lig takımlarından Alima Yeni Malatyaspor’un başarılı oyuncusu İrfan Başaran, “Geçen yıl yaşadığımız şampiyonluk hala gözümün önünde. Bu şehir daha fazlasını hak ediyor. Çok çalışarak onlara layık olmaya çalışıyorum” dedi.

    PTT 1. Lig’in ilk yarısında 21 puan toplayarak, 13. sırada yer alan Alima Yeni Malatyaspor’da ligin ilk yarısında performansıyla sivrilen isim İrfan Başaran oldu. Yücel İldiz’in takımı çalıştırdığı 7 maçlık periyotta istediği şansı bulamayan orta saha oyuncusu, İrfan Buz’un takımın başına geçmesiyle performansı yükseldi. Oynadığı 10 maçta 5 gol, 5 asistlik performansıyla dikkatleri üzerine çeken Başaran, bu süreçte takımının kazandığı 12 puana doğrudan katkı yaptı. Yeni Malatyaspor’un alt sıralardan kurtulup, play-off potasına yükselmesinde büyük payı olan İrfan Başaran, İHA muhabirine yaptığı özel açıklamada ligin ikinci yarısında aynı performansı sürdürmek istediğini söyledi.

    Ligin ilk 7 haftasında takımın başında bulunan Yücel İldiz tarafından sadece alternatif olarak düşünülen ve istediği şansı bir türlü verilmeyen başarılı hücumcu, İrfan Buz’un göreve gelmesiyle adeta kendine geldi.

    “BAŞARIMIN NEDENİ ARKADAŞLARIM VE HOCAMIZ”

    Başarılı performansıyla Yeni Malatyaspor’a önemli puanlar kazandıran İrfan Başaran, başarısını arkadaşlarına ve hocasına bağladı. İrfan Buz’un kendisine güvenip formayı verdiğini, kendisinin de elinden geleni yaptığını belirten İrfan, “Malatya’da bu yıl ikinci yılım. Artık şehre alıştım. Tamamen adapte oldum. Sokağa çıktığımızda bize karşı inanılmaz bir sevgi var. Bunları yaşadıkça, gördükçe hep daha fazlasını vermek istiyorsunuz. Geçen yıl yaşadığımız şampiyonluk hala gözümün önünde. Bu şehir daha fazlasını hak ediyor. Çok çalışarak onlara layık olmaya çalışıyorum. Sezon başında da aynı şekilde görev bekliyordum ama nasip İrfan Buz hocamız ile bu birlikteliği yakalamaktaymış. Bana güvendi formayı verdi. Ben de elimden geleni yapıyorum. Sonuçta takımda birileri gol atacak, birileri attıracak. Bu da benim görevim. Bazen iyi yapıyorum, bazen eksik yapıyorum ama tüm takım arkadaşlarımızın bunda büyük emeği var” dedi.

    “MALATYA’NIN YERİ SÜPER LİG”

    Camianın kendisine karşı olan sevgisine skora katkı sunarak karşılık verdiğini söyleyen Başaran, “Bazen kazanmayı inanın biz herkesten çok istiyoruz. Nihayetinde herkes gol atmak, asist yapmak ister ama bu bazen olmayabilir. Malatya’nın yeri Süper Lig’dir. Şu an takımın orada olmaması baskı yaratıyor. Allah’tan camiamız çok iyi ve anlayışlı. Bazen kötü günümüzde bile bizi alkışlıyorlar. İyi performansla onlara karşılık verdiğimizi düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “HEDEFİMİZİ BENCE ZAMAN GÖSTERECEK”

    Takımın PTT 1. Lig’deki mücadelesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan İrfan Başaran, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu lige acemi bir takımdık. İlk haftalar bunun bocalamasını yaşadık. Ama sonraki haftalar toparladık. İrfan Hoca ile gözle görülür bir yükseliş yaşadık. Bu arada şanssız maçlar da kaybettik. Nihayetinde yarışın ortasındayız. İlk haftalar önce şu alttan bir kurtulalım diyorduk şimdi play off barajına geldik. Bu ligde her şey değişebiliyor. Onun için asıl hedefimizi bence zaman gösterecek.”

  • Tüsiad Başkanı Cansen Başaran Symes: “Yeni Hükümetin Reform Hükümeti Olacağı Konusunda Ümitliyim”

    Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Cansen Başaran Symes, İstanbul’da “Perakende Günler 2015” programına katıldı. Symes, hükümet programının reform için hizmet edecek bir reform hükümeti olacağı konusunda ümitli olduğunu belirterek, “Bu reformlar konusunda gerekli adımları atarsak, biz potansiyel büyümeyi yakalayabileceğimizi, hatta belki de biraz üstüne çıkabileceğimize inanıyoruz” dedi.

    Perakende Günleri 2014, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda başladı. Programa TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes de katıldı. Burada bir konuşma yapan Symes, “Türkiye’nin mutlaka ve mutlaka bu küresel gelişmeleri uygun bir yol haritası içinde ilerlemesi gerekiyor, zamanı ciddi bir şekilde de son yıllarda harcadık. Bunun acısını aslında hepimiz birlikte yaşıyoruz. Yoğun ve gergin geçen bir seçim döneminin ardından yeniden reform gündemine odaklanacağımız günlerdeyiz. Sayın Ahmet Davutoğlu iş dünyasında temsilen bu ay oldukça uzun saatler geçirdik. Yaptığımız görüşmelerden ben şahsen açıklanacak hükümet programının bu amaca hizmet edecek bir reform hükümeti olacağı konusunda ümitliyim. Buna hepimiz iş dünyası olarak inanmak istiyoruz. Burada gerekli katkıları vermeye hazırız. İktisadi reformlardan, yolundan hiç çıkmamız gereken AB yolunda atılması gereken adımlara eğitimden hukuk sisteminin iyileştirilmesine kadar uzun bir liste önümüzde duruyor. Yeni dönemde bu reformları kararlı bir şekilde uygulayan siyasi iradeyle ancak bütün bu gelişimlerle rekabet edebileceğimizi hepimiz çok net biliyoruz. Türkiye maalesef potansiyel büyümesini yeteri kadar gerçekleştiremedi. Eğer bu reformlar konusunda gerekli adımları atarsak biz potansiyel büyümeyi yakalayabileceğimizi, hatta belki de biraz üstüne çıkabileceğimize inanıyoruz. Aslında bu fırsat penceresi de bizi ileriye dönük heyecanlandıran yegane yol haritasıdır” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN YARGI BAĞIMSIZLIĞINI SAĞLAYACAK KAPSAMLI REFORMA İHTİYAÇ VAR”

    Cansen Başaran Symes konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Burada ihtiyacımız olan sağlam temellerden bahsedeceğimiz listelerin başında hukuk reformu geliyor. Hukuk reformunun bu ihtiyaç listenin en tepesinde koymak durumundayız. TÜSİAD olarak sürekli tekrarladığımız gibi bir ilkenin ekonomik geliştirilmesi, demokratik bir hukuk devleti olmadan olmaz. Hukukun istikrarlılığı ve öngörülebilir olması, temel hak ve hürriyetlerin teminatı, girişim özgürlüğü ve elbette yatırım ortamı için çok önemli bir ön koşuldur. Adaletin ve adaletin gerçekleşeceğine dair inancın oluşabilmesi için devletin yargı işlevini etkin bir biçimde yerine getiriyor olması zorunludur. Bunu hepimiz en temel şart olarak biliyoruz. Türkiye’nin hem yargı bağımsızlığını sağlayacak hem de yargıda etkinliğini ve sürati artıracak kapsamlı reforma ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı da bu konuda reform paketini bizlerle paylaştı. Bunu son derece önemsiyoruz. Bu konunun aslında AB süreciyle de son derece önemli bir ilişkisi var. Hukuk devleti ve hukuk güvenliği ilkelerinin harekete geçirilmesi ve yargının adil, hızlı ve istikrarlı yapıya kavuşturulması AB’ye tam üyelik yolunda atılması gereken en önemli adımlarında başındadır. AB müktesebatının 23’üncü müzakere başlığı olan temel haklar, özgürlük ve güvenlik başlığının müzakereye açıldığı ve başarıyla kapatıldığını varsaydığımız takdirde hukuk tarihi ve hukuk güvenliği açısından tarihi bir dönüşümü tamamlamış olacağız.”

    “TÜRKİYE’DE BÜYÜME POTANSİYELİ YÜZDE 3’ÜN ÜZERİNDE”

    Türkiye’nin büyüme potansiyelinin yüzde 3’ün üzerinde olduğunu belirten Symes, “Gerçek büyüme potansiyelini kullanmamamızın küresel faktörlerin de etkisi var. Ancak biz Türkiye’nin büyüme potansiyelinin yüzde 3’ün üzerinde olduğuna ciddi bir reform acentesiyle de bir potansiyelin gerçekleştirebildiğini biliyoruz. Şunu da biliyoruz ki, kontrollü bir enflasyon ve tasarruf açığımız üzerindeki yapılacak çalışmalar aslında bizleri içinde bulunduğumuz ülke grubundan ayırma imkanından pozitif olarak ayrışabiliriz” diye konuştu.