Etiket: Barosu

  • Antalya Barosu Hayvan Hakları Kurulundan hayvanlı sirke tepki

    Antalya Barosu Hayvan Hakları Kurulu Başkanı Alev Ersan, hayvanların yer aldığı sirklere tepki göstererek vatandaşları hayvanlı sirklere gitmemeleri konusunda uyardı.

    Antalya Barosu Hayvan Hakları Kurulu ve hayvan hakları savunucuları, gönüllülük çerçevesinde Türkiye’nin uluslararası ilk hayvansız sirki olan, ‘Türkiye Sirkini’ ziyaret etti. Hayvansız gösterilerin sunulduğu sirk hakkında konuşan Kurul Başkanı Alev Ersan, her türlü havya sömürüsüne karşı olduklarını söyledi.

    Hayvansız Türkiye Sirki’nin örnek bir sirk olduğunu dile getiren Ersan, “Bu sirk bizlere hayvanları kullanmadan insanların eğlenebileceğini kanıtlıyor. İnsanların 1 saatlik eğlencesi için sirk havyanlarına yapılan zulümlerin önüne geçmek ve dünyada yaşayan her varlığa değerli olduğunu hissettirmek için bu sirk de insan şovları dışından hiçbir eğlence bulunmuyor” dedi.

    “Sektöre destek olmayın”

    Sirklerin hayvanlar için eğlence değil şiddet olduğunun altını çizen Ersan, “Hayvanlar kafeslerde hapsedilmektedir. Sirklerdeki tutsak hayvanlar bir zamanlar doğada özgürce ve insandan uzak, insan boyunduruğu olmadan yaşamlarını sürdüren canlılardı. Acıyı, eziyeti, sömürüyü insanlarla eşit düzeyde hisseder, psikolojik baskıyı ise katbekat fazla hisseder. İnsanları eğlendirme gibi bir ihtiyaçları olmadığı gibi insan tarafından kendilerine böyle bir vazife de yüklenemez. Sirklerdeki tutsaklık, işkence, dayak, açlık gibi durumlar kendi iradelerinin dışında ve bir çıkar uğruna onlara uygulanmaktadır. Gösterilerde sergiledikleri metazori hareketleri isteyerek öğrenmez. Bu yüzden bu zalim sektöre destek olmayın” diye konuştu.

    “İşkencehane “

    Aileleri hayvanlı sirklere gitmemesi konusunda uyaran Ersan, “Mümkün olduğunca çevrenizdeki insanları sirk gerçeği konusunda bilgilendirin ki onlar da zulümden kazanç sağlayan bu işkencehanelerin ayakta kalmasına ve sirklerdeki bu zulmün devam ettirilmesine ortak olmasın. Zulme ortak olmamak için hayvansız sirkleri tercih edin” dedi.

  • İzmir Barosu Başkanı Özcan, yaralı meslektaşlarının sağlık durumunu açıkladı

    İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan, İzmir’deki terör saldırısı sonucu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan yaralıların sağlık durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Özcan, saldırı sonrası sosyal medyada terörü öven paylaşımlarla bulunanlar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.

    İzmir Adliyesi’nin hakim ve savcıların kullandığı C Kapısı önünde bomba yüklü aracın patlatılması ve ardından çıkan çatışmada yaralanarak, Ege Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan 4 avukatın tedavisi sürüyor. Ambulansların hastane önüne gelmesinin ardından acil servis kapısının önünde de yoğun bir kalabalık oluşurken, yaralıların yakınları zaman zaman sinir krizi geçirdi.

    İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan da hastaneye gelerek, yaralıları ziyaret etti. Ziyaret sonrası kapıda bekleyen gazetecilere açıklamalarda bulunan Özcan, yaralıların sağlık durumuyla ilgili bilgi verdi. Özcan, şehitlere Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diledi. 4 meslektaşının yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını aktaran Özcan, şunları kaydetti:

    “Meslektaşlarımızın durumunu öğrenmek için geldik. Meslektaşlarımızın 2’siyle görüştük. Durumları gayet iyi. 2 meslektaşımız da ameliyata alındı. Hayati tehlikesi olduğu söylenen bir meslektaşımızın ameliyatı bitti. Şu an durumu gayet iyi. Ameliyatı başarılı geçti. En çok ondan korkuyorduk. Bir meslektaşımızın ameliyatı sürüyor ama hayati tehlikesi yok. Yaralı vatandaşların da tedavilerinin devam ettiğini biliyoruz. Ege Üniversitesi Hastanesi şu anda seferber olmuş durumda. Bütün yaralılara en iyi şekilde tedavi sunmaya çalışıyorlar. Yaralı avukatlar Bülent Karagöz, Funda Işık, Cansu Güler ve Gökhan Mertol’un tedavisi sürüyor. Durumu ağır olan Bülent Karagöz’ün ameliyatı başarılı geçti. Hayati tehlikesi kalmadı.”

    Patlama sırasında adliyede olmadığını belirten Özcan, yakın bir yerde olduğunu ve patlama sesini duyduğunu söyledi. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarla İzmir’in hedef gösterildiğini ifade eden Özcan, “Bu olaydan 15-20 gün önce sosyal medyada İzmir’in hedef olarak gösterilmesini biz İzmir Barosu olarak suç duyurusunda bulunmuştuk. Şimdi de sosyal medyada bana birçok mesaj gelmiş. İzmir’deki bu patlamadan dolayı çok mutlu olduklarını ifade edenler var. Bunlar çok üzüntü verici şeyler. Biz 79 milyon olarak Türkiye’nin neresinde olursa olsun herhangi bir patlamada herhangi bir vatandaşımızın ya da güvenlik görevlilerimizi yitirdiğimizde acımızın eşit olması lazım. Teröre karşı birlik beraberlik içerisinde olmamız lazım. Hangi siyasi görüşten olursak olalım şuan için bu acı olaylarda birleşmemiz lazım. Tek yürek ve tek yumruk olmamız lazım. Sosyal medyada abuk subuk paylaşımlarda bulunanlarla da İzmir Barosu bundan sonra da her türlü suç duyurusunda bulunacaktır. Bu vesileyle sayın savcılarımızı bu tür beyanlarda bulunanlar hakkında her türlü işlemi yapmaya davet ediyoruz. Gereğinin yapılmasını istiyoruz.”

  • Adana Barosu hayvanlara yapılan işkenceleri yargıya taşıdı

    Adana Barosu, Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki “hayvan hakkı” ihlallerine ilişkin suç duyurularında bulundu.

    Adana Barosu Başkanı Veli Küçük, Adana Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Selahattin Yakın ve komisyon üyeleri Ali Mert Karakılıç ve Çağla Çınar Sevimli Antalya’da yaşanan olayda, yavru bir kediye tecavüz edilip, bıçakla saldırılması, Çorlu’da yaşanan olayda ise bir köpeğin otomobilin arkasına bağlanarak asfalt yol üzerinde sürüklenmesi ve Marmaris’te yaşanan başka bir olayda da, bir kediye tecavüz edilip, öldürülmesine ilişkin ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına müracaatta bulunuldu.

    Adana Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Selahattin Yakın, sahipsiz hayvanlara yapılan insanlık dışı eziyetlerin hiçbirisinin Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında suç olarak öngörülmemesinin büyük bir eksiklik olduğuna dikkat çekerek, caydırıcı önlemler alınmazsa, bu ihlallerin önüne geçilmesinin mümkün olamayacağını ifade etti. Sahipsiz ve sokakta yaşamak zorunda bırakılan hayvanların da başta yaşamak olmak üzere beslenme ve barınma gibi temel haklara sahip olduğunu belirten Yakın, “Tüm canlıların yaşam hakkı eşittir. Bu canlıların güçsüz ve çaresiz olması onlara eziyet yapılmasına ve buna sessiz kalınmasına bir gerekçe olamaz. Adana Barosu Hayvan Hakları Komisyonu tüm ihlallerin karşısında olacaktır. Bu aynı zamanda yalnızca komisyonumuzun değil, hukukçuluğun ve hatta insan olmanın gereğidir” dedi.

    Adana Barosu, şüphelilerin cezalandırılmasının yanı sıra Türk Medeni Kanunu’nun 405/1 maddesi uyarınca kısıtlanarak tedavi altına alınmasını da talep etti.

  • Kırıkkale Barosu avukatlarından Abdullah Pekgöz:

    Kırıkkale Barosu avukatlarından Abdullah Pekgöz, son günlerde gündemde olan çocuk istismarı ve tecavüzcülere yönelik açıklamalarda bulundu.

    Türkiye’nin gündemine zaman zaman bomba gibi düşen bu tür konularla ilgili bir hukukçu olarak alınması gereken önlemleri açıklayan Av. Pekgöz, “En son söylemem gereken şeyi en başta söylemek istiyorum. Bunları hadım edeceksin. Çok açık söylüyorum. Bunun bazı yöntemleri vardır. Kimyasallarla hadım edilebilir. Avrupa’da bazı ülkelerde bunun uygulaması da vardır. Başka türlü caydırıcı ceza olmaz” diye konuştu.

    Hukuki olarak yasalarda bu konuyla ilgili bazı sıkıntılar bulunduğunu ve bunun düzeltilmesi gerektiğini belirten Av. Abdullah Pekgöz, “Bizim yasamızda bu konuda sıkıntılı bir durum var. Bizde reşit olma yaşı 18’dir. İstismara uğrayan çocuk 18 yaşından küçükse suç şikayete bağlı olarak teşkil eder. Yani şikayet olmazsa ceza uygulanamaz. Bunu ortadan kaldırmak gerekiyor. 18 yaş şartını en az 15’e çekmek gerekiyor. Bu anlamda hukuki olarak bir caydırıcılığı olsun” dedi.

    Sapık olarak adlandırılan kişilerin cezalardaki eksiklik veya yoksunluktan kaynaklanan sebeplerden dolayı bu korkunç suçları rahatlıkla işleyebildiklerine dikkat çeken Pekgöz, “Mesela reşit olma yaşı bazı şartlara, yani suç teşkil edecek unsurlara bağlı olarak 15’e çekilirse, suç da azalabilir. Durum bu hale getirilirse suça meyilli olan sapıklar da o suç için durup bir kere daha düşünmek zorunda kalacaklardır” diye konuştu.

    Hukukçu olarak bu tür konuları ve davaları yakından takip eden, özellikle televizyonlarda çocukların kullanılarak yarışma adı altında gerçekleştirilen eğlencelere yönelik müdahaleleri ile dikkat çeken Pekgöz, çocukların TV’de eğlence unsuru olarak kullanılmasının da sakıncalarına dikkat çekti.

    Son günlerde barlar ve gazinolarda çocuk yaştaki kızların şarkıcılık adı altında sahneye çıkarılmasının da eğlence kültürünün dozunun kaçırılmasından kaynaklandığını söyleyen Av. Pekgöz, “Çocuklar burada da istismar ediliyor. Ekranlara ya da sahnelere çıkarılan çocuklar rol model olarak gösteriliyor. Onlara bakıp alttan gelen daha bir sürü çocuk var. Bu tehlikeli bir durum. Ahlaki bir yozlaşma. Yaş sınırı gibi hukuki değişiklikler bunları önleyebilir. Suç konusu 18’den 15’e çekilirse sorunda da azalma görülecektir” şeklinde konuştu.

    Yasalarda bu konuda yeni hukuki düzenlemelere ihtiyaç olduğunun altını çizen Pekgöz, hadım konusuna da değinerek, “Ben bir hukukçu olarak hadım uygulamasından yanayım. Hadım edeceksin bu sapıkları ki bir daha yapmasınlar. Yapmaya korksunlar, cesaret edemesinler. Hadım etmenin bir takım yolları var. Avrupa’da bazı ülkeler uyguluyor. Kimyasal yollarda hadım etme yöntemlerinden biri Türkiye’de de uygulanabilir” ifadelerini kullandı.

  • Aydın Özcan yeniden İzmir Barosu Başkanı

    İzmir Barosu 2016-2018 Olağan Genel Kurulunda mevcut başkan Aydın Özcan, yeniden İzmir Barosu Başkanı seçildi.

    İzmir Barosu 2016-2018 Olağan Genel Kurulu Celal Atik Spor Salonunda yapıldı. İzmir Barosuna kayıtlı 7 bin 200 avukat, oturumun ikinci gününde 18 sandıkta oy kullandı. Saat 09.00’da başlayan oy verme işlemleri saat 17.00’de sona erdi. Oy verme işlemlerinin ardından yapılan sayım sonucunda İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan oldu. Kesin olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Avukatlar bin 887, Çağdaş Avukatlar Grubu bin 267, Milliyetçi Avukatlar Grubu 464, Bağımsız Avukatlar Grubu 573, yönetime muhalif Cumhuriyetçi Avukatlar ise 524 oy aldı. Seçimde; Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu adaylarından biri olan mevcut başkan Aydın Özcan, Çağdaş Avukatlar Grubunun başkan adayı Cemal Nedret Erdem, Milliyetçi Avukatlar Grubunun başkan adayı Ergun Sakızlı; diğer Cumhuriyetçi Avukatlar Grubunun başkan adayı Mehmet Kozan ve Bağımsız Savunma Grubunun başkan adayı Ahmet Dokucu yarıştı.

    “Aydın Özcan grupçuluk yapmadı”

    Tebrikleri seçim salonunda alan Özcan, omuzda taşındı. Özcan, “Bizim grubumuzdan ayrılan arkadaşlarımız oldu. Yönetim kurulundan iki arkadaşımız başkan adayı çıkmasına rağmen, yeniden seçildik. Bundan büyük mutluluk duydum. Yeni projelerimizin de benimsendiğini anladım. Biz ’yeni projelerimizle geliyoruz’ dedik. Bu projelerimizi bir bir gerçekleştireceğiz. Projelerimiz için ‘ütopik’ diyenlere bu projelerimizi gerçekleştirdiğimizi göstereceğiz. O arkadaşlarımız bu söylemlerinden dolayı sıkıntı duyacak ama biz meslektaşlarımız için varız. ‘Baro avukat için vardır’ sloganını harekete geçirmek için varız. Yaptığımız icraatlara oy verildi. Baroyu ortak akıl ile yöneteceğiz. İzmir Barosu bizim yaptığımız icraatlar ile övünecek. Bir arkadaşımız sadece bizim seçilmememiz üzerine aday oldu. Onunla ilgili şu anda fazla konuşmak istemiyorum. Meslektaşlarımız bize sahip çıktı. Aydın Özcan grupçuluk yapmadı, bundan sonra da yapmayacak. Biz bütün meslektaşlarımızı kucakladık. İnanıyorum ki grubumuz dışından da meslektaşlarımız bize oy verdi. Oy veren ve vermeyenlerle birlikte ortak akılla İzmir Barosunu yöneteceğiz” dedi.