Etiket: Barosu

  • Mersin Barosu, öğretmen adaylarına çocuk haklarını anlattı

    Mersin Barosu ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında, Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi tarafından, Mersin Üniversitesi (MEÜ) Eğitim Bilimleri Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği öğrencilerine, “çocuk hakları” konusunda bilgi verildi.

    MEÜ Yenişehir Kampüsü Konferans Salonu’nda düzenlenen seminerde, Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Kamil Ekinci ve merkez üyesi Ayşemsu Kaya, çocuk hakları konusunda bilgi ve deneyimlerini geleceğin öğretmenlerine aktararak, öğrencilerin sorularını yanıtladı. Kamil Ekinci, çocuğun en temel hakkı olan yaşama hakkı ile eğitim hakkı arasında sıkı bir bağ olduğunu ifade ederek, “Çocuğun yaşam hakkı, temel hakların gerçekleşmesi için ön koşuldur. Çocuğun yaşama hakkının yanı sıra, bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlaki gelişimi için eğitime gereksinimi vardır. Geleceğimiz olan çocukların en iyi şekilde gelişmesi ve yetişmesi için eğitim almaları çok önemli bir haktır. Dünya’da ve ülkemizde maalesef çocuk hakları yaygın bir şekilde ihlal edilmektedir” diye konuştu.

    Ayşemsu Kaya ise çocuk haklarının insan hakları kavramı içinde ele alınması gereken bir konu olduğunu vurgulayarak, “Çocuklarla ilgili bütün yasa ve uygulamaları oluşturanlar, önce çocukların yararını düşünmek zorundadır. Devlet, çocukların koruma ve bakımını üstlenenlerin sorumluluklarını yerine getirmeleri için önlemleri alır ve onların sorumluluklarını yerine getirip getirmediklerine bakar” şeklinde konuştu.

  • Kayseri Barosu Başkan Yardımcısı Oğuz Erinç:

    Kayseri Barosu tarafından düzenlenen ‘Sözleşme hazırlama ve inceleme teknikleri’ konulu seminerde konuşan Baro Başkan Yardımcısı Oğuz Erinç, “Meslektaşlarımızın daha kaliteli hukuki hizmet sunmaları için gayret gösteriyoruz” dedi.

    Kayseri Barosu tarafından ‘Sözleşme hazırlama ve inceleme teknikleri’ konulu seminer düzenlendi. Kadir Has Kongre Merkezi’nde düzenlenen seminere, Doç. Dr. Umut Yeniocak, konuşmacı olarak katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından seminerin açılış konuşmasını yapan Kayseri Barosu Başkan Yardımcısı Oğuz Erinç, “Bölge coğrafyasının savaşlar, göçler ve katliamlar coğrafyasına dönüştüğü, emperyalist güçlerin yerel iş birlikçileri ile birlikte kan gölüne çevirdiği dünyamızda öncelikle barışın ve huzurun egemen olmasını, terörle mücadele eden güvenlik kuvvetlerimizin sağ salim evlerine dönmelerini temenni ediyorum” dedi.

    Erinç, “Sıklıkla yaşanan mevzuat değişikliklerinin takibi avukatların en çok zorlandığı konuların başında gelmektedir. Torba yasa ile geçirilen değişikliklerin yanında, yasama meclisi dışında KHK’lar ile yapılan değişikliklerde biz uygulayıcıları zor durumda bırakmaktadır. Müvekkillerin haklarını korurken, adaletin tesisine çalışırken dürüstlük ve bilgi en önemli hazinemizdir. Ancak formasyonsuz bir dürüstlük, dürüstlük değildir. Bu anlayış ile meslektaşlarımızın eğitimine gereken önemi veriyor, güncel ve kolay anlaşılabilir eğitim programları ile meslektaşlarımızın daha kaliteli hukuki hizmet sunmaları için gayret gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmanın ardından Doç Dr. Umut Yeniocak, sözleşme hazırlama ve inceleme teknikleri konusunda katılımcılara bilgiler verdi.

  • Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun:

    Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun, hukukçulara yapılan saldırıyı kınayarak, çerez gibi satılan pompalı tüfek satışlarının yasaklanmasını istedi.

    Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun, yönetim kurulu üyeleri Bursa Adalet Sarayı girişinde basın açıklaması yaptı. “Basın açıklamasına ’yeter artık’ sözleriyle başlayan Altun, “Avukat Mehmet Samim Geredeli’yi ofisinde 3 kurşunla öldüren katil zanlısının daha önce çete liderliği suçundan ötürü cezaevinde yattığını görüyoruz. Henüz olayın ayrıntılarını bilmemekle birlikte, zanlının kendi sosyal medya hesabının duvarına ’mapus soğuk, duvar yaş, belki biraz üşürüz. Hele başım zindandan çıksın da görüşürüz’ yazması, Avukat Geredeli’yi, hapis cezası aldığı davanın tarafı gibi gördüğünü, ayrıca hukuk bürosuna silahlı iki kişiyle birlikte gelmesinin planlı bir cinayet olduğunu göstermektedir. Şanlıurfa’da da alacak davası ve haciz işlemleri nedeniyle avukatlık bürosunda yaşanan silahlı kavgada 1 kişi hayatını kaybetmiş 3 kişi de yaralanmıştır. 4 Ekim’de meydana gelen bu olayın soruşturmasının sonunda ne yazık ki saldırıya uğrayan meslektaşımız nefsi müdafaa sonucu ölüme sebep olduğu için tutuklanmıştır” dedi.

    Savcı Küçüköner’e yapılan silahlı saldırı hakkında da konuşan Altun, “Avukatlara yönelik silahlı saldırıların şokunu yaşarken, Antalya’nın Korkuteli İlçesi Cumhuriyet Savcısı Kadir Küçüköner’in makamında, görevi başında silahlı saldırıya uğrayarak ağır yaralandığı haberini aldık. Küçüköner, izin talebine olumsuz yanıt verdiği adliye personelinin polis eşi tarafından kurşun yağmuruna tutulmuştur. Saldırıyı kınarken, 26 yaşındaki genç savcımıza acil şifa diliyor, yargı camiasına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” diye konuştu.

    Topluma ’silahlarınızı bırakın’ çağrısı

    Gürkan Altun, son olarak silahsızlanma çağrısı yaparak, şöyle dedi:

    “Elma, armut, çekirdek gibi satılan, av tüfeği görünümündeki pompalı tüfeklerin, cinayet aletlerinin bir an önce satışının yasaklanmasını, pazardan kaldırılmasını diliyoruz. Aksi halde bu haberleri her gün alırız. Böyle basın açıklamalarını da her gün yaparız. Toplumun bir an önce kavga ortamından barış ortamına geçmesini diliyor ve herkese silahlarını terk etmeye davet ediyoruz.”

  • Bilecik Barosu 13’üncü Olağan Genel Kurulu

    Bilecik Barosu Olağan Genel Kurulunda yapılan başkanlık seçiminde, avukat Halime Aynur yeniden başkan seçildi.

    Bilecik Barosu 13’üncü Olağan Genel Kurulunda seçime tek liste halinde giren avukat Halime Aynur, 7’inci kez Bilecik Baro Başkanlığına seçildi. 104 avukatın 77’sinin katıldığı seçimlerde tüm oylar geçerli sayılırken, avukat Halime Aynur kendisini yeniden başkan seçen tüm avukat arkadaşlarına teşekkür etti. Bilecik Barosu Yönetim Kurulunda Emel Akan Yıldırım, Emine Altay, Eriş Över, Erdem Sağır, Hasan Şahin, Mehmet Zafer Önen, Özlem Yıldız ve Sema Arıkan yer aldı. Barolar Birliği Delegeliği asil üyeliğine ise Ayşe Gönül Sargın ve Ali Cenap Poyraz seçildi.

    Öte yandan, tüm seçilen üyeler 77’şer oyun tamamını aldı.

  • Adana Barosu ve odalardan vinç faciasına inceleme

    Adana Barosu Başkanı Veli Küçük ve Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliğine (TMMOB) bağlı meslek odası temsilcileri, vinç faciasında 5 işçinin hayatını kaybettiği fabrikada incelemelerde bulundu. Başkan Küçük, vinç hizmetinde ciddi bir ihmalin söz konusu olduğunu ifade ederek, “Ülkemizde iş güvenliğinin ve işçi sağlığının gözetilmediğini bir kez daha görüyoruz” dedi.

    Adana Organize Sanayi Bölgesi’nde bir gübre fabrikasında çatı tamiratı yapan Murat Gümüş, Cengiz Kutlam, Halil Aslan, Latif Kaya, Fehmi Kaya ve Mustafa Gümüş vinç halatının kopması sonucu sepetle birlikte feci şekilde yere düşmüştü. Murat Gümüş ve Mustafa Gümüş olay yerinde, Latif Kaya, Fehmi Kaya ve Emrah Halil Aslan kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti. Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla kaza sırasında vinci kullanan operatör U.P., firma sahibi A.E. ile taşeron firma yetkilisi H.T. gözaltına alındı.

    Adana Barosu Başkanı Veli Küçük ve TMMOB’ye bağlı oda temsilcileri bugün facianın yaşandığı fabrikada incelemelerde bulundu. 6 işçinin bindiği, işçi taşımaya el verişli olmayan ve 250 kilogram kapasiteli vinç sepeti görüntülenirken, fabrika yetkilileri incelemeye gelen heyete ve basın mensuplarına zorluk çıkarttı.

    İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Adana Barosu Başkanı Veli Küçük, vinç hizmeti veren firmadan kaynaklanan bir ihmalin söz konusu olduğuna değinerek şunları söyledi:

    “Vinci ve sepet bölümünü gördük. Burada sağlıklı işlemeyen durum söz konusu. Belki de kapasitesinin üzerinde kişinin de sepete alındığı bir durum söz konusu olabilir. Ciddi bir ihmal söz konusu. Ölü sayısının 5’e çıktığı bilgisini aldık. Bir yaralı işçi var o da ameliyat olmuş, böbreği alınmış, yaşamsal tehlike taşımıyor. Biz toplumsal hassasiyet ve sosyal sorumluluğumuzdan dolayı buradayız. İnsanımızın sahipsizliğini, çalışanlarımızın sahipsizliğini, ülkemizde iş güvenliğinin ve işçi sağlığının gözetilmediğini bir kere daha görüyoruz. Ülkemizde tesadüfen yaşıyoruz ne yazık ki. Ben bu elim kazada yaşamını kaybedenleri saygıyla anıyorum. Umarım ve dilerim ki bu son olur.”