Etiket: Barolar

  • Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu: “Kadına şiddet milli meseledir, suçlayarak olmaz”

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu: “Kadına şiddet milli meseledir, suçlayarak olmaz”

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, kadına şiddet konusunda yaptığı değerlendirmede, “4 yılda 25 bin şiddet mağdurunu kurtarmıştık. Bunu Türkiye’ye yayabiliriz. Adalet ve Aile bakanlıklarıyla görüşüyoruz, kadına şiddet milli meseledir, suçlayarak olmaz” dedi.

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Erzurum Barosunun sosyal tesisleri ve eğitim merkezi inşaatının temel atma törenine katılmak üzere Erzurum’a geldi. Törenden önce Erzurum Barosunda basın mensuplarıyla bir araya gelen Feyzioğlu, ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “Kadına şiddet, siyaset üstü bir mesele”

    Herkesin çocuğu, eşi, kendisi için endişe duyduğunu ifade eden Feyzioğlu, “Bu birbirimizi suçlayarak önleyebileceğimiz bir husus değil, Partiler üstü bir mesele, siyaset üstü bir mesele. Adli yıl açılış konuşmamda sorunların bir numarasında bu vardı. Toplumsal şiddetle mücadele etmek zorundayız. Bu toplumsal şiddetin mağduru aynı zamanda avukatlar. Ayda en az bir avukatın başına feci bir olay geliyor. Trafiğe çıkan çocuklarınızı dualarla gönderiyorsunuz, ’kazasız belasız gelsin’ diye. ’Bir kavgaya karışmasın, kaza kurşununa uğramasın başına bir vahşinin levyesi inmesin’ diye ödümüz kopuyor. Bu ülkede herkes çoluk çocuğu için, eşi için, kendisi için endişe duyuyor. Toplumsal şiddet tırmanışta. Bunu televizyon dizileriyle filmlerle çözmemiz lazım. Kreşten itibaren meseleye el atmamız lazım. Bir kadın öldürüldüğünde idam diye başlamak işin çok kolay yönüdür. Ölen ölüyor, ondan önce bunu kesmemiz gerekiyor. Adli yıl açılışında da söyledim, o ilk tokat eyleminden itibaren biz kendimize düşen şudur; kadının yanına baronun avukat vermesi. Koluna girecek her işi avukatıyla birlikte yapacak. İlk tokattan sonra tırmanıyor ve sokak ortasında katlediliyor. Biz kendi başının çaresine bak diye kadını bırakamayız. Ben Ankara Barosu başkanıyken bir proje başlatmıştık. 4 yılda 25 bin şiddet mağdurunu kurtarmıştık. Bunu Türkiye’ye yayabiliriz. Adalet ve Aile bakanlıklarıyla görüşüyoruz. Milli meseledir, suçlayarak olmaz. Biz buna çözüm buluyoruz” dedi.

    “Avukatlar aç arkadaşlar, geç insanlar aç”

    Erzurum, Gümüşhane ve Bayburt Baro başkanlarının da katıldığı toplantıda 250 bin genç avukata yeni iş imkanı oluşturduklarını belirten Feyzioğlu, “3 ay önce genel kurulumuzu yapmışız. Biz ne yapmışız ki bazı sevgili arkadaşlarım böyle tepki gösteriyor diye sordum arkadaşlarıma. Biz Yargı Reformu Strateji Belgesi’yle bin değil, yüz bin değil bir kalemde 250 bin genç avukata yeni iş imkanı yaratıyoruz. Biz avukatlarımıza iş imkanı buluyoruz. Bundan niye rahatsız olunuyor, kim rahatsız olabilir? Avukatlar aç arkadaşlar, genç insanlar aç, avukatlar da aç. Bunun derdini ben çekiyorum, her gün bu dert bize yansıyor, baro başkanıma yansıyor. Yargı Reformu Strateji Belgesi sadece avukatlara çözüm sunduğunu vatandaşlarımız sanmasın. Bu belgeyi açıklayan konuşmamızda izah ettiğimiz üzere avukatın sorunun çözen her adım vatandaşın da sorununu çözüyor. 25 bin stajyer avukat var. Kölelik şartlarında çalıştırılıyor. Hepsine ücretli çalışma imkânı, sigortalı olma imkanı getiriyoruz. Peki, sınav, dünyanın neresinde avukatlık mesleğine sınavsız giriş kaldı? Türkiye’de bunu toptan çözüyoruz. Hukuk mesleklerine girişte bir baraj getiriyoruz. Bu muazzam bir şey, bu konuda tam bir konsensüs sağlandı” ifadelerini kullandı.

    Toplantıda Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ndeki adli yıl açılış törenine katılması sonrası yaşananları anlatan Feyzioğlu, Yargı Reformu Strateji Belgesi’yle Türkiye’de düşünce özgürlüğünün de güvence altına alınması için iki önemli adım atıldığını söyledi.

    “3 ay önce genel kurul yaptık, 3 ayda ne değişti de genel kurul isteniyor”

    Hukuk devletinin sloganla olmadığını kaydeden Feyzioğlu, “Düşünce özgürlüğüne yönelik suçların Yargıtay denetiminde olacağını ayrıca hakimlerin tayin ve terfilerinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın ilke kararları aranacak. Hukuk devleti sloganla olmaz. Hukuk devleti parlak yıldızı vatandaşın eline verebilirsek gerçekleşir. Bunu da diyalogla yapacağız. Kapıyı çalarsınız, sorunları söylersiniz, dinlenmezsiniz, böyle bir sorun yok denir, o zaman hep birlikte protesto edelim. Kapıyı çalarsınız, buyur gel sorunları anlat denir, anlatırsınız. Biz kapı çaldık, açılmadı mı? İki sene önce devlet kapısı vatandaşa kapanamaz demiştik, o kapı bize açıldı. Bize açık, herkese açık, bizim vatandaşımıza açık. El birliğiyle bütün bu sorunları çözüm yoluna sokacak yargı reformu strateji belgesini hayata geçiriyoruz. Özgürlükleri güvence altına alacak düzenlemeleri getiriyoruz. Avukatın günlük sorunlarını çözümler düzenleme ile hayata geçiyor. Ekim ayında Meclis açılır açılmaz birinci önceliği olmalıdır dedi Cumhurbaşkanı. Şimdi size soruyorum biz avukatların bin tane sorununu çözmek için, stajyer avukatların sorununu çözmek için, 82 milyon vatandaşın sorununu çözmek için Alman Şansölyesiyle mi görüşmeliyiz? O zaman İngiliz Başbakanına mı gitseydim? Elbette Türkiye’yi kim yönetiyorsa ona gittik gideceğiz. Gittiğimizde hüsnü kabul gördük. Bu telaş nedir? Peki bundan 3 ay önce genel kurul yaptık, 3 ayda ne değişti de genel kurul isteniyor? Yargı Reformu Strateji Belgesi somutlaştı, avukatların ve vatandaşlarımızın adalete ilişkin haklı şikayetlerini çözüme bağlayacak yol haritası ortaya kondu ve ilk kanunlaşacak paket yazıldı. 3 ayda değişen bu. O zaman bize düşen gündemimizi sadece buna odaklamak yani çözüme odaklamak. Biz soruna çözüm bulmaya çalışıyoruz. Her çözüme sorun bulanlardan olmadık, sorunlara çözüm bulanlardanız üstümüze düşeni yapmaya devam edeceğiz. Başka hiçbir gündemimiz yok bizim” şeklinde konuştu.

    “Kadına şiddeti önlemeye çalışıyorsanız bunu Alman Şansölyesine, Berlin’e değil Ankara’ya, Cumhurbaşkanlığına götüreceksiniz”

    Yargı reformunun Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde açıklanmasına gösterilen tepkilerle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Feyzioğlu, “Allah gani gani rahmet eylesin, Ecevit yargı reformunu açıklarken Yargıtayda mı açıkladı, başbakanlıkta açıkladı. Süleyman Demirel yargı reformunu bizim evde mi açıkladı, başbakanlıkta açıktı. Bugün başbakanlık yok, millete en üst seviyede taahhüt verme görev sorumluluğunda olan Cumhurbaşkanı açıkladı. Oraya da bazı arkadaşlar gelmedi. Onlar için mesele yargı bağımsızlığı değil, Cumhurbaşkanına gidip gitmemek meselesidir. Cumhurbaşkanlığı sistemini benimsemeyebilirsiniz, parlamenter hükümet olsun diyebilirsiniz. Anayasaya ilişkin olması gereken noktasında itirazlarınız olabilir. Ama şimdi bu Anayasa yürürlüktedir. Buna göre faaliyet gösteriyoruz. Yargı reformu belgesi açıklanırken külliye diye biz Cumhurbaşkanına gitmeyiz dediğiniz anda başka bir şey oluyor. Ben devletle iş konuşmam diyorsunuz. Ama biz bu devletin içinde iş yapmak durumundayız. Türkiye’nin şu anda hükümet merkezi orasıdır. Ben yapmadım siz yapmadınız Anayasa değişti, hükümet merkezi böyle oldu. Biz de kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü olarak oraya gidiyoruz. İstanbul Belediye Başkanı randevu istiyor, oraya gidiyor, Ankara Belediye Başkanı işi varsa oraya gidecek. Devletle iş yapmak zorundaysanız, örneğin kadına şiddeti önlemeye çalışıyorsanız bunu Alman Şansölyesine, Berlin’e değil Ankara’ya, Cumhurbaşkanlığına götürecek. Ben oraya gitmem dediğinizde samimi olmak lazım. Adli yıl açılışı sebebiyle gelmeyen kıymetli meslektaşlarımı anlıyorum. Olabilir biz de başka yerde yapılsın istedik. Oraya gitmenin bu millete ve bu meseleye getirisi nedir? Gitmemenin zararı nedir? Dedik ki aramızda gidip doğrudan doğruya Cumhurbaşkanına, Meclis Başkanına, bakanlara yüksek yargının mensuplarına orada anlatmalıyız dedik. Fena mı oldu, çözüm daha hızlandı. Şu anda tek odaklandığım şey vatandaşlarımızın, avukatların elini rahatlatacak Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin çıkması” açıklamasında bulundu.

    Yargı reformunu gölgeleyecek bir şey yapılmamasını isteyen Feyzioğlu, “Arkadaşlardan da istirhamım bunu gölgeleyecek, engelleyecek hiçbir şey yapmayın. Yürüyelim, ucuna geldik, yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Bu güzel ortamı baltalamak, gölgelemek emin olun genç avukatlara, stajyer avukatlara, cezaevlerinde adliyelerde adalet bekleyen yüz binlerce insanımıza haksızlık olur. Gelin bunu birlikte çıkartalım, kamuoyunu kendi iç sorunlarımızla meşgul etmeye gerek yok. Bu konular bizim iç sorunumuz kamuoyunun sorunu değil. Türkiye Barolar Birliği sürekli kurultay peşinde koşan yapı değildir. Türkiye Barolar Birliği hizmet peşinde koşan bir yapıdır. Başka yapılarla karıştırılmazsa iyi olur” dedi.

    Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun, İstanbul, Ankara, Antalya gibi baroların yaptığı olağanüstü genel kurul çağrısını görüşmek üzere 22 Eylül’de 79 baro başkanıyla Ankara’da toplanmaya karar verdiği belirtildi.

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, basın mensuplarına yaptığı açıklamanın ardından genç avukatlarla söyleşide bir araya geldi. Program sonrası mesleğe ilk adımlarını atan avukatların yemin törenine eşlik eden Başkan Feyzioğlu genç avukatlara cübbe giydirdi, nasihatlerde bulundu.

    Törende yemin eden Avukat Evrim Ayyıldız’a Erzurum Baro Başkanı Talat Göğebakan ile birlikte cübbesini giydiren Feyzioğlu, daha sonra Erzurum Barosu kapalı otoparkın açılışını gerçekleştirdi.

    Mesleğe ilk adımını atan Evrim Ayrıldız, cübbesini Feyzioğlu’nun elinden giymekten çok mutlu olduğunu belirterek, “Çok mutluyum. Metin Feyvioğlu’nun geleceğini duymuştum. Onun elinden almak istedim. Tabi çok heyecanlıyım. Üç kardeşiz. Ablam ve abim de avukat” dedi.

  • Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu,“Türkiye’nin şahlanmasının önünde hiçbir engel bulunmamaktadır”

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu,“Türkiye’nin şahlanmasının önünde hiçbir engel bulunmamaktadır”

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, “Türkiye’nin şahlanmasının önünde hiçbir engel bulunmamaktadır” dedi.

    Yargı Reformunun ilk paketinin hazır olduğunu dile getiren Feyzioğlu, “Bunun Temmuz ayı içerisinde kanunlaşmasını diliyoruz. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın da Milletimize bir taahhüdü olmuştur. Dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Devletimizin Cumhurbaşkanının sözünü havada bırakmamasını diliyoruz” diye konuştu.

    Milli Mücadelenin 100. Yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Erzurum Barosu ve Atatürk Üniversitesi işbirliğinde “100. Yılında Erzurum Kongresi” konulu panel düzenlendi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun da katıldığı panelde Erzurum kongresi tüm boyutlarıyla anlatıldı.

    Etkinlik için Erzurum’a gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu daha sonra Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ömer Çomaklı’yı makamında ziyaret etti. Çomaklıyla bir süre görüşen Baro Başkanı Feyzioğlu düzenlenen panel öncesi basına açıklama yaptı.

    Panele Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof.Dr.Metin Feyzioğlu, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Ömer Çomaklı, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Ahmet Hacıoğlu, Erzurum Baro Başkanı Avukat Talat Göğebakan, Panelistler Dr. Öğretim Üyesi Zekeriya Türkmen, Prof.Dr.Esin Dayı, Avukat Hüseyin Özbek, Prof.Dr.Yavuz Aslan, Bingöl ve Sivas Baro Başkanları avukatlar katıldı.

    Milli Mücadelenin Yüzüncü Yılı etkinlikleri kapsamındaki panelde açılış konuşmasını Erzurum Baro Başkanı Avukat Talat Göğebakan ve Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı selamlama konuşması yaptı.

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof.Dr.Metin Feyzioğlu açılış konuşmasında, “Bu toplantı yalnızca bir toplantı veya bir protokol toplantısı değildir. Bir anma olmamalıdır. Çünkü bu gün aslında geleceğimiz için çok ihtiyaç duyduğumuz o Milli hissi, o Milli bilinci canlandırabileceğimiz bir gündür. Yüzüncü yılı kutluyoruz. Milli İradenin Erzurum’dan tüm Anadolu’yu bir güneş gibi aydınlattığı bir Yüzüncü yılını kutluyoruz. Bu sıkıntılar arasında birilerinin göstermek istediği gibi umutsuzluk olmasıdır, veya nikahsız bir gül bahçesindeyiz, ama umutsuz olmak en büyük felakettir. Umudumuzun zorlandığı yerde tarihten gelen maneviyatımızdan ve milliyetçiliğimizden gelen inancımız umudumuz olur, yola kararlılıkla devam ederiz. Her zaman başardık yine başarırız” diye konuştu.

    Anayasamızda ihtiyaç duyacağımız revizyonları ortak akılla hep birlikte yapılacağını dile getiren Feyzioğlu, “Kavga etmeden, birbirimize vurmadan, birbirimize tepeden bakmadan, birbirimize büyüklük taslamadan, parmak sallamadan, bu çerçevede artık hakimlerimizin bağımsızlık ve tarafsızlığını Anayasal anlamda tam bir güvenceye kavuşturmak anlamında Hakimler ve Savcılar Kurulunun oluşumunu artık tartışmaya ama dediğim gibi yapıcı bir şekilde tartışmaya başlamamız lazım. Öte yandan muhakkak surette Hukukçunun eğitimini ve liyakatını ölçme değerlendirmesini en iyi şekilde yapmak zorundayız. Yargı Reformu Strateji Belgesi bu gün Türkiye’nin gündeminde olan bir belge, işte bu anlayışla hazırlanmıştır. İçinde belli taslaklarının yapısı konusunda başka bir şey yoktur. Ama Hukukçunun yetiştirilmesi ölçülmesi ve değerlendirilmesi, Hakimlerimizin kararlarının özgürlükçü pencereden değerlendirilmesi noktasında çok ama çok önemli cümleler ve hedefler konulmuştur” diye konuştu.

    Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Feyzioğlu, basın mensuplarına yönelik açıklamasında ise Türkiye’nin gündeminde çok önemli bir yargı, çok önemli bir hukuk reformu olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye’nin şahlanmasının önünde hiçbir engel bulunmamaktadır. Türk Milletinin Potansiyelinin yüzde yüzünün kullanılması, hiç kimsenin kendisini dışlanmış hissetmemesi için 82 milyonu adalet paydasında, erişilebilir ve güven veren bir adalet çizgisinde buluşmamız gerekmektedir. Yargı Reformunun ilk paketi hazırdır, bunun Temmuz ayı içerisinde kanunlaşmasını diliyoruz. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın da Milletimize bir taahhüdü olmuştur. Dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Devletimizin Cumhurbaşkanının sözünü havada bırakmamasını diliyoruz. Çünkü halkımız bu konuda haklı bir konuda beklentiye girmiştir. Bu arada şunu altını özellikle çizerek ifade etmek istiyorum Yargı Reformu Paketi tamamen Adalet Bakanlığı’nın şapkası altında, çatısı altında, ilgili kurumlarca yazılmıştır çalışma yöntemi itibariyle gurur vericidir. Ben son 25 yılı bilerek söylüyorum daha önce bu çapta çoğulcu ve katılımcı bir çalışma yürütülmemiştir. Bu vesile ile Adalet Bakanlığı’mıza da hepimizi içine katarak gerçek anlamda katkı sunmamızı sağlayarak böyle bir çalışmayı yürüttükleri için de teşekkür ediyorum. Şimdi seçim bitti değerli basın mensupları, Türkiye seçim ortamında artık bir an önce çıkmak zorunda. Dağ gibi birikmiş sorunlarımız var. Bu sorunların çözümünde Yargı Reformu anahtar özelliği taşıyacaktır. Erzurum’da her halde bir benzetmeyi yerinde görürsünüz, bir kısrak düşünün yarışmaya hazır, şahlanmaya hazır, ülkenin buna binip şahlanması lazım. Her kes bunu bekliyor. Bu meseleyi sadece işte ceza indirimi, sadece pasaport vesaire gibi basit ve küçük konulara indirmek isteyenler iyi niyetli değil. Bir şey daha söylemek istiyorum, Yurt dışında Türkiye aleyhine yayınlara bakınız hepsinde şunu söylüyorlar, Türkiye Cumhuriyeti Yargı Reformunu yapmakta samimi değildir, ciddi değildir, çünkü Türkiye zaten bir diktatörlüktür, dolayısıyla güvenilmez bir Devlettir, tehlikeli bir Devlettir. Bizde buradan Erzurum’dan Milli İradenin Yüz sene önce şahlandığı bu güzel şehirden tüm dünyaya sesleniyoruz, Hukuk Devleti inşasında sağlam bir demokrasiyi çok sağlam temellere oturtma iddiasında olmayan bir Devlet bir buçuk sene boyunca binlerce kişiyi katarak neden Yargı Reformu yapmak için uğraşsın ki, böyle bir şey olur mu ? burada samimi bir düşünce vardır, samimi irade vardır, Türkiye düşmanlarının bu samimiyeti, bu iradeyi sorgulama fırsatını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin vermemesi lazımdır. Çünkü yargı reformunu çıkartmamızı Türkiye düşmanları istemiyor. Türkiye düşmanları Türkiye’yi bir diktatörlük olarak gösterip senaryolarını rahatlıkla uygulayacakları bir ortamın oluşmasını istiyorlar. Bizim dünya kamuoylarının Türkiye’nin Hukuk Devleti’ni güçlendirmekte, demokrasiyi güçlendirmekte samimi olduklarına inandırmamızın tek yolu vatandaşımıza hukuk güvenliğini eksiksiz vermektedir” ifadelerine yer verdi.

  • Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu Kastamonu’da

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Kastamonu Adliye Sarayında yeni avukatların ruhsatname veriliş törenine katıldı.

    Kastamonu’da avukatlık stajını bitiren 12 avukata ruhsatnameleri Kastamonu Adalet Sarayında gerçekleşen törenle verildi. Törende konuşan Feyzioğlu, “Kastamonu o kadar özellikli bir yer ki milli mücadelemizin, istiklal harbimizin İstiklal yolunun kenti. Kahramanların kenti Kastamonu. Bunun Kastamonu’da genetik bir kültür yapısı bırakmaması mümkün değil. O kahramanlıkların o yaşananların o vatan sevgisinin bugünün Kastamonu’sunda yüreğinde iz bırakmaması mümkün değil. O yüzden vatan sevgisinin ne olduğunu Kastamonu bilir. Bu bakımdan Kastamonu, Anadolu insanının mayasının çıktığı en önemli şehirlerden birisi. Çok özellikli bir şehir” dedi.

    Feyzioğlu, “Bana nasıl iyi hukukçu olur diye sorarsanız eğer bende size derim ki aşk ile olunur aşk ile. Hukuk dışında mutlaka aşkınız olsun. Yaradan’a aşık olun, şiire aşık olun, sanata aşık olun, doğaya aşık olun insana dair güzelliklere aşık olun. Çünkü insanlığını unutandan hukukçu olmaz. Sadece insandan hukukçu olunur. Ve Kastamonu bunu Türkiye’ye anlayacak olan en önemli şehirlerin başında gelmektedir” şeklinde konuştu.

    “Başınızı secde dışında asla kimsenin önünde eğmeyin”

    Ruhsatnamelerini alan avukat ve meslektaşlarına seslenen Feyzioğlu, “Bir yemin edeceğiz ki dönemeyeceğiz. Bir güzel yemin edeceğiz ki dönemeyeceğiz. Bu yeminde diyeceğiz ki hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım üzerine ant içerim diyeceğiz. Genç arkadaşlarım, kardeşlerim, meslektaşlarım: bu meslek size günü geldiğinde para kazandırır. Zorluk çekeceksiniz. Hatta büyükleriniz çektiğinden daha büyük çileler çekeceksiniz. Çünkü sayımız o kadar fazla ki. Sizden ricam fikriniz hür olsun. Vicdanınız hür olsun, irfanınız hür olsun başınızı secde dışında asla kimsenin önünde eğmeyin. Asla eğmeyin önünüzü cübbeniz varken ceketinizi ilikleyin ama düğmesini iliklemeye sakın kalkmayın düğmesi yok. Cebi de yok. Size şan gelecek, şöhret gelecek parada gelecek günün birinde fakat amacınız para kazanmaksa şöhretse, şansa çok hızlı ama çok hızlı bir şey tüketirsiniz. Babanızdan, annenizden aldığınız şerefli isminizi çok hızlı tüketirsiniz. Bunu bedeli yoktur geri dönüşü yoktur. İsminiz tertemiz isminiz sahip olduğunuz en yüce değerdir. Buna sahip çıkmaya devam ediniz” ifadelerini kullandı.

    Programda konuşan Kastamonu Baro Başkanı Avukat Mehmet Çiftçi ise, “Kastamonu Barosu tarihinde 12 ruhsatnamenin aynı anda verildiği başka dönem olmadı. Birçok baro başkanı görev yaptığı dönem içerisinde toplasanız 12 ruhsat vermediğini görmekteyiz. 12 sayısı Kastamonu ölçeğindeki iller için aynı anda verilmesi gerçekten sayımızın ne kadar hızlı arttığının somut bir göstergesi. Bugün yemin edecek olan 10 meslektaşımızla 10 yeni taze kan ile 10 genç pırıl pırıl beyinler ile 10 yeni bilgi deryası arkadaşımız ile bağımsız ve tarafsız savunmayı daha da güçlendireceğiz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından avukatlara ruhsatnameleri Metin Feyzioğlu tarafından verildi. Avukatlar, aileleri ile fotoğraf çektirdi.

  • Türkiye Hukuk Platformu: ‘Barolar Birliği bizi temsil etmiyor’

    Türkiye Hukuk Platformu’na bağlı hukukçular Beyoğlu’nda bir basın açıklaması yaptı ve Barolar Birliği’nin referanduma dair ‘hayır’ kampanyası yürüttüğünü öne sürerek, birliğin kendilerini temsil etmediğini duyurdu. Uluslararası Hukukçular Birliği ise yaptığı basın açıklamasıyla İdlib’teki katliamı kınadı.

    Beyoğlu’nda bulunan İstiklal Caddesi üzerindeki Taksim Tünel Meydanı’nda kurdukları çadırda ‘Hukukçular Referandumu Anlatıyor’ çalışmasını yürüten Türkiye Hukukçular Platformu, bugün öğle saatlerinde aynı noktada bir basın açıklaması yaptı ve Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun birliğin imkanlarıyla referanduma dair ‘hayır’ kampanyası yürüttüğünü öne sürdü. Platforma bağlı hukukçular ayrıca Barolar Birliği’nin kendilerini temsil etmediğini duyurdu.

    “Cübbelerini çıkarıp siyasete soyunmalarını tavsiye ediyoruz”

    Türkiye Hukukçular Platformu adına Hukukçular Derneği Başkanı Av. Mehmet Sarı’nın okuduğu basın açıklamasında, “Genç hukukçuların bu kadar sorunu varken, Baro’nun bunlarla ilgilenmeyip sadece siyasi muhalefetin parçası olmasını ve bu kapsamda avukatlık mesleğine zarar vermesini kabul etmediğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu’nun geleceğe dair siyasi hedefleri varsa, bunu Baro üzerinden yapmamalarını ve cübbelerini çıkarıp siyasete soyunmalarını tavsiye ediyoruz. Zorunlu üyelik üzerinden meslektaşlarının Baro’ya yatırmış olduğu katkının bir siyasi kampanya için harcanması ve Türkiye’nin en büyük hukuk STK’sı olan Hukukçular Derneği ve hukukla ilgili yirmi STK’nın kurduğu Türkiye Hukuk Platformu olarak kabul etmediğimizi buradan bir kere daha belirtiyoruz” ifadeleri yer aldı.

    Uluslarası Hukukçular Birliği’nden İdlib katliamına tepki

    Öte yandan, Tünel Meydanı’nda Türkiye Hukuk Platformuyla bir araya gelen Uluslar arası Hukukçular Birliği de bir basın açıklaması yaparak, Suriye’nin İdlib kentindeki katliama karşı tepkilerini dilet getirdi. Birlik Başkanı Av. Necati Ceylan’ın okuduğu basın açıklamasında, “Kadın, çocuk, sivil ayrımı yapmadan kimyasal silah kullanılmasını şiddetle kınıyoruz. Bunlar savaş suçudur, uluslararası sözleşmelerdeki bütün maddelere aykırıdır. Demek ki bunların amaçları sömürünün, emperyalizm’in devamı. Bu yönden dünkü katliamı şiddetle kınıyoruz” denildi.

  • Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu: “16 Nisan günü Türk milletinin bayramı vardır”

    Zonguldak’ta düzenlenen “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz” isimli söyleşide konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, “16 Nisan günü Türk milletinin bayramı vardır” dedi.

    Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Şemsi Denizer Toplantı Salonu’nda “Anayasa Değişikliğini Tartışıyoruz” isimli söyleşi düzenlendi. Söyleşiye Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun yanısıra Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum ile Psikiyatri Uzmanı Doktor Semih Dikkatli de katıldı. Emeğin başkenti Zonguldak’ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Metin Feyzioğlu, “Bir şeyleri bu millet yapmaya başladı. Bu millet birlikte yapıyor. Hep beraber yapıyoruz. 16 Nisan’da işçinin, emekçinin, memurun, emeklinin, öğretmenin, öğrencinin, gencin, kadının, çocuğun, Türk milletinin bayramı vardır. Bu bir siyasi parti toplantısı değil. Bu bir siyasi parti çalışması asla değil. Öyle olsaydı zaten biz burada olmazdık. Ben bir siyasi parti adına gelmedim. Türkiye bugün olduğu durumdan çok daha güvenli, çok daha huzurlu, refah içinde emeğin hakkının ödendiği, adaletin, eşitliğin sağlandığı, hakça bölüşümün sağlandığı, üretimin olduğu, özgür bir ülke haline gelsin. Tek gayemiz budur. Bu anayasa değişikliğinin biz gelmesini istemedik. Gelmemesi için uğraştık. Geri çekilmesini talep ettik. Ama madem ki geldi, o zaman bunun hayrını yaşamamız lazım” dedi.