Etiket: Barodan

  • Erzurum ve 39 barodan ortak açıklama

    Erzurum ve 39 barodan ortak açıklama

    Türkiye’de ve dünyada can alan Korona virüs salgını nedeniyle Erzurum Barosu Başkanı Talat Göğebakan’ın da aralarında bulunduğu 40 baro ortak açıklama yaptı. Açıklamada, “Bizler, bu zorlu süreçte akılcı ve yapıcı yaklaşımlarla, çözümcü yollarla ve iletişimi sürekli açık tutarak çatı örgütümüzle birlikte olmaya devam edeceğimizi ve bu zorlu sürecin üstesinden hep birlikte gelmek üzere meslektaşlarımız için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağımızı beyan ederiz” denildi.

    Çin’in Vuhan kentinden çıkarak tüm dünyada büyük can kaybına neden olan Korona virüs salgını nedeniyle Erzurum Barosu’nun da aralarında bulunduğu 40 baro ortak açıklama yaptı. Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen Korona virüs salgın hastalığının sadece ülkemizde değil tüm dünyada sağlık, sosyal ve ekonomik olarak etki oluşturduğuna yer verilen açıklamada, “Öncelikle, ülke genelinde tanı konduğunu öğrendiğimiz avukat arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bir an önce iyileşerek aramıza ve görevlerine dönmelerini ve bundan sonraki süreçte tek bir meslektaşımızın dahi hastalanmamasını diliyoruz. Ayrıca, bu süreçte Korona virüs tanısı konan ve tedavi sürecinde olan tüm vatandaşlarımıza bir an önce iyileşmeleri yönünde acil şifalar, vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz. Salgın hastalığın seyrinin bir an önce olumlu yönde yok olma yönünde değişmesini, etkilerinin bir an önce ortadan kalkmasını ve ülkemiz için en az sıkıntı ile atlatılmasını da en güçlü dilek ve temennilerimizle diliyoruz. Yine, salgın hastalığın başından bu yana her zaman olduğu gibi bu ülkenin vatandaşlarının sağlığı için canlarını hiçe sayarak çaba ve emek gösteren sağlık çalışanlarımıza, güvenlik güçlerimize ve bu doğrultuda çalışan tüm kurum ve kuruluşlara da teşekkürlerimizi sunuyoruz” denildi.

    Meslek örgütlerinin ve avukatların bu süreçten etkilenmemesinin mümkün olmadığına işaret edilen açıklamada şöyle denildi:

    “Tüm beklentimiz ve isteğimiz mesleğimizin, adalet ve yargı sistemimizin bu sancılı süreci en az hasarla atlatmasıdır. Bunu sağlayabilmek adına, ilgili kurumların, olağanüstü koşullar içinde gerekli yasal düzenlemeler için mücadele ettiği ve uygulama birliği sağlamaya çalıştığı da izlenmektedir. Tam bu noktada meslek örgütü olan baroların ve de çatı örgütü olan Türkiye Barolar Birliğinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Birlik ve beraberlik ruhu içerisinde hareket edildiğinde, ayrı ve dağınık taleplerin, farklılık arz eden sorunların tek bir ağızdan, doğru ve akılcı bir dille, diyaloğu önceleyen, yapıcı ve çözümcü bir yaklaşımla, doğru muhataplarına iletildiğinde karşılandığı, hemen sonuç alınamasa bile süreç içerisinde dikkate alındığı anlaşılmıştır. Bu süreç içerisinde, avukatlar, ekonomik etkilerden mücbir sebep kapsamında etkilenecek sektörler arasına alınmış, mali konularda ülke kapsamında alınan tedbirlerden faydalanmaları sağlanmıştır. Yargıda sürelerin durdurulmasını içeren 7226 sayılı kanun geçici madde 1’nci maddesi ile halk sağlığı tedbirleri kapsamında, sağlığını haklı olarak önceleyen meslektaşlarımızın ve sorumlu oldukları müvekkillerinin, hak kayıpları yaşamaması noktasında gereken tedbirler alınmıştır. Aynı kanun maddesi ile yetki tanınan HSK’ın, tüm mahkemeleri, duruşma ve tebligat süreçlerini ilgilendiren bir karar alması beklenmektedir. Stajyer avukatların, adliye stajları konusunda da gerekli tedbirler ve kararlar alınmıştır. Bu kapsamda yapılan ve tamamlanan işler olduğu kadar, halen eksik olan, uygulamada karşılaşılan sorunlar ile ilgili olarak gerekli girişimler yapılmaktadır. Türkiye Barolar Birliği 7 Temmuz 1969 tarihinde yürürlüğe giren 1136 sayılı Avukatlık Yasası’yla yasal, 9-10 Ağustos 1969 tarihlerinde yapılan ilk genel kuruluyla fiili olarak kurulmuştur. Kurulduğu günden bu yana Avukatlık Yasası’nın 110’uncu maddesinde işaret edildiği üzere, avukatlık mesleğinin, baroların, baro üyesi olan meslektaşlarımızın sorunlarını çözmek, onların mesleki yönden ilerlemelerine ve kendilerini geliştirmelerine destek vermek, ülkemiz hukukuna, evrensel hukuka katkı yapmak, yasaların ülkemizin gereksinimlerine uygun olarak yürürlüğe konulması ve uygulanması yönünde çalışmalarda bulunmak, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, bu kavramlara işlerlik kazandırmak sorumluluğundan kaçmayan örgütümüz bu zorlu süreçte de kanunun kendisine yüklediği ödev ve görevleri yerine getirmektedir. Barolar, koordineli bir çaba ve üstün gayret ile akılcı bir çözüm yolu bulmaya çalışmakta, sorunları çatı örgütüne ileterek aktarılmasını talep etmekte, bir yandan da, kendi iç işleyişlerinde gereken tedbirleri almaya çalışmaktadır. Bu nedenle, devam edecek bu süreçte, meslek örgütümüz için olağanüstü gayret gösteren Türkiye Barolar Birliğine, başta başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu olmak üzere, yönetim kurulu ile tüm kurullarına, çalışanlarına teşekkür ediyoruz. Bizler, bu zorlu süreçte akılcı ve yapıcı yaklaşımlarla, çözümcü yollarla ve iletişimi sürekli açık tutarak çatı örgütümüzle birlikte olmaya devam edeceğimizi ve bu zorlu sürecin üstesinden hep birlikte gelmek üzere meslektaşlarımız için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağımızı beyan ederiz”.

  • Baro’dan Barış Pınarı’na destek açıklaması

    Baro’dan Barış Pınarı’na destek açıklaması

    Erzurum Baro Başkanlığı yayımladığı açıklama ile Barış Pınarı operasyonuna destek verdi.

    Baro Başkanı Talat Göğebakan, Yönetim Kurulu adına yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, meşru müdafaa hakkı kapsamında terör örgütlerine karşı başlattığı haklı mücadelesinde Erzurum Barosu, Türk Ordu’sunun yanındadır. Türkiye Cumhuriyeti vatanı ve milletiyle bölünmez bütündür. En büyük dileğimiz şanlı ordumuz mensuplarının kayıp vermeden ülkesine ve sevenlerine bir an önce kavuşmasıdır. Operasyon sırasında şehit olan asker ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet sevenlerine sabır diliyoruz” ifadelerine kullandı.

  • Baro’dan kırsalda okuyan öğrencilere yeni yıl hediyesi

    Muğla Barosu Muğla’nın farklı köy okullarında eğitim gören 50 öğrenciyi yeni yıl hediyeleri vererek sevindirdi.

    Muğla Barosu toplantı salonunda Muğla’nın farklı köy okullarından çocuklarla bir araya gelen Muğla Baro Başkanı Avukat Cumhur Uzun, çocuklarla tek tek yakından ilgilendi, onlarla sohbet etti ve birlikte çizgi film izledi. Muğla Barosu’nda başlatılan kampanya kapsamında toplanan hediyeler Başkan Uzun ve kampanyaya destek veren avukatlar tarafından çocuklara dağıtıldı.

    Baro Başkanı Cumhur Uzun, konuşmasında, “Baro avukatların meslek örgütüdür. Avukatlar hukuk devletinde insanların haklarını mahkemelerde aramalarına yardımcı olurlar. Bir haksızlığa uğrayan olur ise avukatlar onlara yine mahkemelerde haksızlıklarının giderilmesi konusunda hukuken yardım ederler. Sizin sınıfta kaleminiz kaybolduğunda öğretmeninize gidip benim kalemim kayboldu onu bulabilir miyiz dediğiniz işe benziyor mu? Aslında size ait bir eşyanın yok olması nedeniyle onun bir yerlerden bulunması konusunda yardım talep etmiş olmuyor musunuz? İşte avukatlarda hak ihlaline uğramış insanların haklarını alma konusunda yardımcı oluyorlar” dedi.

    Baro Başkanı Avukat Cumhur Uzun, konuşmasının ardından çocuklara görev yaparken giydikleri cübbeler hakkında da bilgi vererek “Bizim mesleğimizi yaparken giydiğimiz elbisemiz bu. Bunu mahkemelerde duruşmalara çıktığımız da giyiyoruz. Bunu aslında ne giydiğimiz belli olmaksızın tek bir renk, tek bir üniforma içinde ayırım olmadan adalet dağıtılması için yapıyoruz” diye konuştu.

    Başkan Uzun, daha sonra çocuklarla birlikte fotoğraf çektirdi.

  • Baro’dan Başkan Kazım Kurt’a ziyaret

    Önceki ay Eskişehir Baro Başkanlığına seçilen Mustafa Elagöz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’u ziyaret etti.

    Başkan Kurt’un makamında gerçekleşen ziyarete Eskişehir Baro Başkanı Mustafa Elagöz ve Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Baro yönetimini kutlayan Başkan Kurt, Anayasanın 36’ncı maddesine göre, ‘herkesin adil yargılanma hakkına sahip’ olduğunu belirtti. Avukatlığın yargı bağımsızlığının temel taşı olduğunu ifade eden Başkan Kurt, savunma hakkının, adil yargılanmanın köşe taşı olduğu vurguladı. Başkan Kazım Kurt, “Savunma hakkı kutsaldır. Adaletin olmadığı yerde güven olmaz. Bu yüzden görevinizin çok önemli olduğu bilinciyle başarılı çalışmalara imza atacağınızdan hiç şüphem yok” dedi.

    Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu dile getiren Av. Mustafa Elagöz, ‘adaletin’ yerini bulması için Eskişehir Barosu olarak çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Başkan Kurt’a gerçekleştirecekleri projeler hakkında bilgi veren Elagöz, “Bu mesleği yıllarca başarı ile sürdüren, genç meslektaşlarımıza örnek olan birisi Kazım Kurt. Odunpazarı ve Eskişehir için çok önemli çalışmalara imza attı. Eskişehir Barosu olarak belediyelerimizle birlikte çalışmalar yürütmek istiyoruz” diye konuştu.

  • Barodan Meslek İçi Eğitim Semineri

    Türkiye Barolar Birliği ve Manisa Barosu organizasyonuyla, Manisa Adalet Sarayı Konferans salonunda İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku konulu TBB Meslek İçi Eğitim Semineri düzenlendi.

    Seminere TBB Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Av. Şeref Kısacık (Bölüm Sorumlusu), Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Tetkik Hakimi Hüseyin Can, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Tetkik Hakimi Mehmet Beleç ve Av. Şevket Güney Bigat konuşmacı olarak katıldı.

    Baronun öncülüğünde TBB hizmet içi eğitim seminerlerine önem verdiklerini kaydeden Manisa Barosu Başkanı Av. Ali Arslan, Haziran ayının sonuna kadar bu seminerleri tamamlayacaklarını belirtti. Arslan, meslektaşların daha fazla katılması amacıyla hafta içinde de seminerler gerçekleştireceklerini söyledi.

    Seminerde konuşan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Tetkik Hakimi Hüseyin Çan, işe iade davalarının Avrupa şartlarından esinlenerek 2003 yılında Türk Hukuk sistemine dahil edildiğini belirtti. Çan, bu tür davanın hem işveren hem de işçi bakımındın sıkıntılı bir alan olduğunu söyledi. Çan, “İşe iade davalarının 5 temel şartı var. Bunların hepsi resen bakılacak şartlardır. Mahkemece bunlardan birinin olmadığı bilindiği taktirde davanın esasına girilmeden davanın reddine hemen karar verilebilir. Bunlar iş sözleşmesinin belirsiz sürede olması, objektif nedenin bulunması, işyerinde en az 30 işçinin çalıştırılması, işçinin altı ay kıdeminin bulunması, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi şartlarıdır. Yakın tarihte Soma’da meydana gelen maden faciasıdır. Bu acı olaydan sonra kanuna yeni bir madde konuldu. Artık yer altı işçilerinde işe iade davalarında 6 aylık süre aranmayacak. Aynı şekilde sendikalarda da bu 6 aylık süre aranmıyor. Davalar 1 ay içinde açılmalıdır. İki taraf nasıl sözleşmeyi anlaşarak yapıyorlarsa sona erdirirken de anlaşabilirler” dedi.