Etiket: Bardak

  • Emet Belediyesi kahvehane ve parklara bardak yıkama makinesi dağıttı

    Emet Belediyesi kahvehane ve parklara bardak yıkama makinesi dağıttı

    Kütahya’nın Emet ilçesinde Emet Belediyesi korona virüs salgın sürecinde halkın ortak sosyal kullanım alanlarında hijyen desteği çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Emet belediyesi tarafından “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın“ projesi kapsamında kahvehane, park ve kafe işletmelerine bardak yıkama makinesi dağıtımları başladı.

    Daha önce ilçede hizmet veren bayan kuaförlere ultraviyole ışınlı sterilize makineleri dağıtan Emet belediyesi, kahvehane ve park işletmelerine bardak yıkama makinesi dağıtarak normalleşme sürecinde halk sağlığı adına tedbirler alınmasına katkıda bulunuyor. Belediye temin ettiği makineleri uzun vadeli düşük taksitlerle esnaflara dağıtıyor. Emet Belediye Başkanı Hüseyin Doğan, Emet Belediyesi Zabıta Amirliği ekipleri ile bardak yıkama makinesi dağıtımlarına katılarak esnaflarla sürecin önemini anlattı.

    İlçede kahvecilik yapan Arif Yıldız, salgının başlaması ve kahvehanelerin kapatılmasına müteakip belediye başkanından kendilerine bardak yıkama makinesi dağıtılmasını talep ettiklerini, başkanında kendilerini kırmayarak bu hizmeti ilçeye kazandırdığını belirtti.

    Pandemi sürecinde sürekli sahada olan Emet belediyesinin şimdide kahveci esnaflara bardak yıkama makinesi dağıtmasından oldukça memnun olduklarını belirten AK Parti Emet İlçe Başkanı Süleyman Ciner, ”Esnaflarımız ve halkımızın sağlığı için gerçekleştirilen bu proje için partim ve halkım adına Emet belediyemize ve belediye başkanımıza teşekkür ediyorum. Kahvehane, park, kafe gibi halkımızın ortak kullanım alanları da hijyen adına önemli bir çalışma. Belediyemiz uzun vadede çok uygun taksitlerle bu esnaflarımıza bardak yıkama makinesi kazandırarak normalleşme sürecinde halk sağlığının korunması adına önemli bir çalışma gerçekleştirmiştir” dedi.

    Mart 2020 yılında başlayan pandemi sürecinde halkın sağlığı adına yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını belirten Belediye Başkanı Hüseyin Doğan, ’’Ekiplerimiz halka maske dağıtımı, tüm kamu kurum ve esnafla dükkanlarımızı dezenfekte çalışmaları, her mahalle sokakta dezenfekte çalışmaları gibi halk sağlığı adına sahada oldu. Normalleşme sürecinde önce bayan kuaförlerimize ultraviyole ışıklı sterilize makineleri dağıttık. Erkek berber ve kuaförlerimize de dağıtacağız. Bugünde “ İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” projemiz kapsamında Emet ilçemizdeki kahvehane, kafe ve park işletmelerine bardak yıkama makinesi dağıtımlarına başladık. Öncelikle halkımızın sağlığı ve esnaflarımızın işlerini kolaylaştırarak daha hijyenik bir şekilde hizmet verebilmelerini hedefledik. Esnaflarımıza hayırlı olsun, halkımızın sağlığı daim olsun “dedi.

  • Çuval çuval getirip bardak bardak satıyorlar

    Antalyalılar, kavuran sıcaklarda, yüksek kesimlerdeki mağaralardan çıkarılan, pekmez ya da meyve şurubuyla hazırlanan “karlama” ile serinliyor. Eylül ayının girmesine rağmen sıcakların bunalttığı Antalyalılar Torosların derin kar obruklarından çıkarılan karların üzerine dökülen pekmez ya da meyve şurubuyla serinliyorlar.

    Gündoğmuş ilçesine bağlı 2 bin metre rakımlı yaylalarda bulunan derin kar obruklarından kar getirerek Antalya’da pazarlarda karlama yaparak satan pazarcı Mustafa Özer, 30 yıldır bu işi yaptığını söyledi.

    Toroslarda 2 bin metre rakımlı Gündoğmuş yaylalarında 4-5 tane kar obruklarında hiç karın bitmediğini ve buralarda kar üzerine kar yağdığını, uçsuz bucaksız obruklardan çuvallarla kar çıkardıklarını anlatan Özer, “Obruktan kar çıkarmak hem zor hem çok tehlikeli. Bu mağaralarda ne kadar kar var bilinmez. Ama mağaranın sonunun olmadığı söyleniyor. Bu kar obruklarında karın bittiğini hiç görmedim” dedi.

    “Her geldiğimizde 2 tona yakın kar götürüyoruz”

    Haftada yaklaşık 2 ton kar çıkarıyorum. Kendim pazarcıyım. Her hafta yaylaya çıkarak obruklardan kar çıkarıyorum. Soğutuculu kamyonetle Antalya’ya getiriyorum. Sattıkça tekrar Gündoğmuş’un yaylalarına giderek her hafta yenisini satıyorum. Yaz aylarında sürekli kar obruklarından getirmiş olduğum karları karlama yaparak kar satıyorum.”

    Dağlardan kar toplayan ve daha sonra Antalya’da semt pazarlarına götürerek karlama yaparak satan Mustafa Özer, şöyle devam etti:

    “30 yıldır yaz aylarında Torosların derin kar obruklarından kar getirerek satıyorum. 30 yıldır Topladığım karları Antalya’ya getirerek pazarlarda satıyorum. Haftanın her günü kurulan semt pazarlarında karlama satıyorum. Meyve suyu ile karıştırdığım karın kasesini 2 liraya, pekmezli karlamanın kasesini ise 2 lira 50 kuruşa satıyorum. Tadını bilen yerli halk her hafta gelerek benden karlama alıyor.”

    Antalya’da Çakırlar pazarında Eylül ayında karlama yemenin çok zevkli olduğunu söyleyen Hatice Çelik, “Eylül ayında Antalya’da halen devam eden sıcak havada bu karı görmek, yemek harika bir şey. Pekmezli karlama yemek bu mevsimde çok güzel bir olay” diye konuştu.

    Çakırlar pazarında karlama alarak yiyen Tugay Çatlı ise Antalya’nın bu sıcağında Toroslardan 2 bin rakımlı yerlerden çıkartılan bu karın pekmezle karıştırıp yemenin güzel bir olay olduğunu belirterek, “Bu mevsimde karlama yemek muhteşem bir olay. Çok hoşumuza gitti. Torosların lezzeti çok güzel” ifadelerini kullandı.

  • Üreticiden: “3 kilo bibere, 1 bardak çay” eleştirisi

    Antalya’da biber üreticisi Hasan Kızılay, kilosu 50 kuruş olan biberlerin alıcı bulamadığından yakınarak, 3 kilo bibere, 1 bardak çay içebildiklerini söyledi.

    Çarliston biber üretim merkezlerinden olan Kumluca ilçesi Mavikent Mahallesi’ndeki biber üreticileri sıkıntılı günler geçiriyor. Biber fiyatlarının düşük olduğu halde alıcı bulamamasından yakınan üreticiler, yardım çağrısında bulundu. Toptancı halinde biberin kilosunun 50 kuruş olduğunu ancak alıcı bulamadığını vurgulayan üretici Hasan Kızılay, “3 kilo biber satarak ancak Mavikent’te bir kahvehanede 1 bardak çay içebiliyoruz. Geçen yıl fiyatlarımız gayet iyiydi. Bu yıl sezon başından beri hayal kırıklığı ile sattığımız biberlerin hasat sonuna geldik. Yaklaşık bir ay sonra sezon bitecek. Halen, ‘Para edecek mi acaba?’ diye bekliyoruz” dedi.

    “10 bin lira zarardayız”

    Mavikentli çiftçilerin sıkıntılı olduğunu belirten Kızılay, “İhracat yolları açıldı diyorlar. Bir türlü ihracata biberlerimizin gittiğini hissedemedik. Devletimin yetkili birimlerinden acil olarak destek bekliyoruz. 3 dönüm sera yapıyorum. Dönümde yaklaşık 10 bin lira masraf var. Şu an benim kazandığım 20 bin lira. 10 bin lira zarardayız. İlaç bayisine borcumu ödeyemedim. Kara kara düşünmeye başladık” diye konuştu.

  • “Bir bardak su içmeden şekerpare yemeyin”

    Geleneksel şerbetli tatlılar Ramazan Bayramı boyunca sofralarımızın baş tacı olsa da, bu durum özellikle bir ay boyunca oruç tutarak farklı bir beslenme düzenine geçen kişiler için tehlike arz ediyor. Baklava, şekerpare, tulumba gibi şerbetli tatlıların vücudumuzdaki su ihtiyacını artırdığına dikkat çeken Waternet Sağlıklı Yaşam Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy, tatlılardan alınan her bir kalori için, ekstra bir mililitre su tüketilmesini öneriyor. Buna göre, tanesi 250 kalori olan şekerpareden yediğimizde, en az bir büyük bardak su içmeliyiz. İki dilim baklava karşılığında tüketmemiz gereken su miktarı ise, yarım litreyi buluyor.

    Ramazan Bayramı ile birlikte baklava, ekmek kadayıfı, tulumba, şekerpare gibi şerbetli tatlılar sofralardaki yerini aldı. Ancak bu tatlılar, özellikle bir ay boyunca 17 saati aşkın süre oruç tutarak farklı bir beslenme düzenine geçen kişiler için tehlike arz ediyor. Buna bir de bayramın sıcak yaz günlerine denk gelmesi eklenince, su tüketimi ve sağlıklı beslenmenin önemi bir kat daha artıyor.

    Waternet Sağlıklı Yaşam Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy, yenilen tatlılar karşılığında tüketilmesi gereken su miktarını şöyle açıklıyor, “Günde ortalama 1800-2000 kalori alan bir yetişkinin, içmesi gereken su miktarı 1,8-2 litre arasında değişir. Bu formüle göre, tatlılardan alınan kalori miktarı kadar ekstra su tüketilmesi gerekiyor. Örneğin bir tanesi 250 kalori olan şekerpare için büyük bir bardak su içilmeli”.

    Aksoy, hangi tatlıdan sonra ne kadar su içilmeli gerektiğini şöyle örnekledi;

    2 dilim baklava 500 kcal 500 ml su

    1 porsiyon ekmek kadayıfı 450 kcal 450 ml su (1,5 su bardağı)

    1 adet orta büyüklükte tulumba 130 kcal 130 ml su (1 çay bardağı)

    1 porsiyon revani 350 kcal 350 ml su (yaklaşık 1,5 su bardağı)

    1 adet şekerpare 250 kcal 250 ml su (1 su bardağı)

    2 adet Kemalpaşa 220 kcal 220 ml su (1 su bardağı)

    Tatlılara karşı koyabilmenin yolunun sağlıklı öğünlerden geçtiğini belirten Diyetisyen Canan Aksoy, bayramda özellikle şeker ve çikolata tüketimi artan çocuklar için de tavsiyelerde bulundu.

    Bayram sabahına peynir, zeytin, domates, salatalık, tam veya tane kepekli ekmek ve meyvelerden oluşan bir kahvaltı ile başlayın.

    Tatlı, şeker ve çikolatanın yanı sıra, fındık, ceviz, kuru kayısı ve kuru incir gibi lezzetli ve sağlıklı ikramlar hazırlayın.

    Her şeker ve çikolatanın ardından bir bardak su tüketin.

    Çayı ve kahveyi şekersiz içemiyorsanız bunların yerine su için.

    Ziyaretlerinize mümkün olduğunca yürüyerek gidin, asansör yerine merdiven kullanın.

    Tatlılara ‘hayır’ diyebilmek için öğün atlamamaya gayret edin.

    Tatlılardan alınan kaloriyi, ana öğünlerde sebze, salata ve yoğurt tüketerek dengeleyin. Ağır yemeklerden ve kızartılmış ürünlerden kaçının.

    Çocuklar bayram boyunca ebeveynlerinin gözetimi dışında şekerli yiyecek – içecek, çikolata ve tatlı tüketebiliyor. Bunun zararlarını en aza indirgemek için bol su içtiklerinden emin olun. Su içmekten hoşlanmıyorlarsa, limon dilimleri, nane yaprakları veya sevdikleri meyve parçacıklarından yararlanın.

  • Yolda bardak bardak ılık su ikram ettiler

    Tokat’ta böbrek sağlığına dikkat çekmek için düzenlenen etkinlikte vatandaşlara bardak bardak ılık su ikram edildi.

    Türkiye’de böbrek hastalarının sayısı her geçen gün artarak devam ederken, diyaliz hastaları ve organ bağışı bekleyenlerin sayısı da aynı oranda artıyor. Bu anlamda günlük tüketilmesi gereken suyu dikkat çekmek için Tokat’ta etkinlik düzenlendi. Gönüllü Turizm Elçisi Fatma Esin Tuna ve eski Diyaliz Hastaları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Turan Melek tarafından vatandaşlara termosla ılık su ikram edildi. Birçok kişi günlük su tüketimine dikkat etmediği düzenlenen etkinlikte gözler önüne serildi. Diyaliz hastaları ise “Sağlınız bozulmadan günlük su tüketimine dikkat edin.” uyarısında bulundu.

    Gönüllü Turizm Elçisi Fatma Esin Tuna, amaçlarının insanların yaz mevsimi ile kış mevsimi arasındaki su tüketimine dikkat çekerek böbrek sağlığı için kışında su içmeye devam etmelerine teşvik etmek olduğunu söyledi. Tuna, kış aylarında vatandaşların bol bol çay içerek sıcak tuttuğunu ve vücudu koruduğunu düşündüğünü ifade ederek, “Ama vücudumuza giren toksinlerin atılması için su çok önemli. Bu anlamda su içilmesi önemli.” diye konuştu.

    Eski Diyaliz Hastaları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Turan Melek, Tokat’ta 800’ün üzerinde diyalize giren böbrek hastası olduğuna dikkat çekti. Türkiye genelinde 80 bine yakın diyaliz hastasının 25 bine yakının düzenli olarak su içmediğinde bu hastalığa yakalandığını belirten Melek, bu anlamda günlük su tüketimine dikkat edilmesi uyarısında bulundu.