Etiket: Banu

  • Banu Avar: “Tarih Okursak Tekerrür Eden Olaylardan Daha Az Etkileniriz”

    Gazeteci-Yazar ve TV Programcısı Banu Avar, Adana’nın tarihten günümüze çok önemli bir coğrafya üzerinde bulunduğunu belirterek, “Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında yaşanan tüm siyasi hamlelerin bugün aynısını yaşıyoruz. O günün şartlarında Adana merkezli emperyalist ayak oyunlarının bugün bir benzerini yaşıyoruz” dedi.

    Seyhan Belediyesi’nin Atatürkçü Düşünce Derneği Adana Şubesi ile birlikte gerçekleştirdiği konferansın konuğu Gazeteci Banu Avar’dı. Seyhan Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansta konuşan Avar, “Tarih okursak tekerrür eden olaylardan daha az etkileniriz” diye konuştu.

    Konuşmasında ağırlıklı olarak mevcut siyasi iktidarın hatalı Suriye politikasını ele alan Banu Avar, “IŞİD’ın Suriye’den çaldığı petrolü Türkiye’ye taşıyan tankerler vuruldu ilkin. Tankerler kime ait işin başında kim var. Bir araştırıverin. Sonra uçak düşürüldü. Sanki her gün hava sahamız doğudan batıdan ihlal edilmiyormuş gibi! Azez’de gırtlakları kesilen Bayırbucak Türkmenleri için tek kelime edilmedi. Lazkiye civarında Nusra ve ÖSO ağırlıklı merkezler korumaya alındı. Büyük oyun sahnede! Bedeli nasılsa Türkiye ödeyecek. Sonuç; Türk Rus ilişkileri donduruldu. Rusya’nın S400 füzeleri Doğu Akdenize yerleşti. Türk turizminde yüzde 70 iptal gerçekleşti. Avrasya bölgesine giden tüm TIR’lar sınır kapısında kaldı. Enerjimizin yüzde 55’ini ithal ettiğimiz Rusya her an yaptırımları devreye sokabilir. Rusya’da Türk işadamları gözaltına alındı. Milyarlarca dolar hacimli Türk inşaat projeleri durduruldu. Türkiye’deki kriz yetmedi daha ağırı geliyor. ABD, üstten PKK, alttan PYD ve IŞİD Türkiye’ye bir Kürdistan hediye edecek. Hem de bu pisliğe elini bile sokmadan” ifadelerini kullandı.

    “TARİH TEKERRÜR EDİYOR DA”

    Tarih okumanın önemine değinen Avar, günümüzde yaşanan olayların büyük oranda geçmişte yaşananların tekerrürü olduğunu belirtti. Avar, “Birileri de hamasetten yıkılıyor. Gerçeği hatırlatanlara da ‘ajan’ deyiveriyor. Soğuk gerçekler ve kan yüzlerine sıçrayınca uyanırlar mı bilemem. Ama 3. dünya savaşı bu. Akıl kullanmak gerek. Hamleleri önceden görme yetisi gerek. Boşa kükreyip tribünlere oynamak yerine hesaplı adımlar atmak gerek. Bunları yapacak bir yönetim var mı? Tüm danışman ve uzmanlar Amerikalı. NATO terör örgütü, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler ülken bölünsün, petrol coğrafyasında Kürdistan kurulsun, Türkiye federe olsun Kıbrıs ABD ve İngiliz üssü olsun diye 1950’lerden beri çalışıyor. Kaalu beladan beri emperyal güçler Türk’ün dikkatini ‘dışarı’ çekip içeriyi tarumar ettiler. Atatürk oyunu gördü. Bölge ülkeleriyle yardımlaştı 7 düvele karşı zafer kazandı. Biraz tarih okuyun. Tekerrür ediyor da” şeklinde konuştu.

    Seyhan Belediyesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği Adana Şubesi’nin ortaklaşa düzenlediği konferansa izleyiciler büyük ilgi gösterdi. Konferansın ardından dinleyicilerden gelen yoğun hatıra fotoğrafı talebi üzerine Banu Avar, dinleyici koltuklarına gelerek tüm salonla birlikte fotoğraf çektirdi.

  • Hidayet Ve Eşi Banu Türkoğlu, Kızlarının Doğum Günününde Duygulandı

    Hidayet Türkoğlu, kızı Ela’nın 7’inci doğum gününü ilk kez Türkiye de kutlamanın kendisi ve eşini duygulandırdığını söyledi.

    Türkiye Basketbol Federasyonu CEO’su Hidayet Türkoğlu ve eşi Banu Türkoğlu, kızları Ela’nın 7’inci yaş gününü, aileleri ve dostlarıyla birlikte kutladı.

    NBA de profesyonel basketbol yaşamını sürdürdüğü süreç içinde kutlamaları da ailelerinden uzakta kalarak yaşayan Hidayet Türkoğlu, “Kızımız Ela’nın ilk kez bir doğum gününü Türkiye’de, burada edindiği yeni arkadaşlarıyla, ailelerimizin çocuklarıyla ve dostlarımızla birlikte kutladık. Bizim için de kızımız için de bu doğum günü çok özel oldu. Oyunlar oynadık, duygusal anlar yaşadık. Sıcacık bir doğum gününü sevdiklerimizle birlikte kutladık” dedi.

  • Prof. Dr. Dinç: “Banu Alkan Afrodit’in Ne Olduğunu Bilse Asla Kendisine Böyle Söyletmez”

    Atatürk Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Abdülkerim Dinç, kendini her platformda Afrodit olarak değerlendiren Banu Alkan’a Afrodit’in hayatını bilmeden kendini Afrodit olarak değerlendirmesini doğru bulmadığını söyledi.

    Edirne’de, “İda’dan Kazdağı’na: Bir Coğrafya Etrafında Oluşan Kültür’’ adlı konferans düzenlendi. Trakya Üniversitesi hocaları ve öğrencilerin katıldığı konferansta Doç. Dr. Abdülkerim Dinç, Yunan ve Türk efsanelerini kıyasladı. Yunan mitolojisinde yer alan Afrodit’i, Kaz Dağları’nın ölümsüz efsanesi olarak bilinen Sarıkız ve Emine adlı hikayelerle karşılaştırdı.

    Afrodit hakkında geniş bilgiler veren Dinç, “Aslında Afrodit’in çok da masum bir doğuşu yoktur. Esasında Afrodit kültürünü ele aldığımızda Batı’ya kaymış bir tanrıçadır. Günahkar bir tanrıçadır. Kocasını durmadan aldatan Afrodit, Batı kültüründe güzellik tanrıçasının olmasının yanında aynı zamanda aldatmanın cinsel tahrikin sembolüdür. Mesela bizde bir hanımefendi var, esasında traktör tekeri gibi olan ama kendisine Afrodit diyen bir hanım. Afrodit’in ne olduğunu bilse asla kendisine böyle söyletmez. Banu Alkan’dan bahsediyorum” dedi.

    Doç. Dr. Abdülkerim Dinç, Afrodit’in aslında güzelliğin dışında cinsel tahrikin simgesi olduğunu, bu yönünü bildiğinde Banu Alkan’ın kendisine yakıştırmayacağını düşündüğünü söyledi. Dinç, “Bugün kültürümüzde Mason zihniyeti, Yahudi zihniyeti Afrodit’in anısına güzellik yarışmaları düzenlemektedir. Afroditleri Sarıkıza ve Emine’ye rağmen hayatımıza sokmak istiyorlar. Kadınları et parçası haline getirerek, kültürümüzde kayma yapmaya çalışıyorlar” dedi.

  • Banu Çakmakcı: “Ağız Ve Diş Sağlığınız Genel Sağlığınızı Etkiliyor”

    Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Banu Okur Çakmakcı, yapılan araştırmaların ağız ve diş sağlığının bazı hastalıkların kaynağı bazı hastalıkların da habercisi olduğunu söyledi.

    Hisar Intercontinental Hospital Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Banu Okur Çakmakcı, Ağız ve Diş Sağlığı Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamasında, yapılan araştırmaların ağız ve diş sağlığının bazı hastalıkların kaynağı bazı hastalıkların da habercisi olduğunu söyledi.

    Diş ve diş eti hastalıkları’nın, kalp damar hastalıkları ile ağız ve diş sağlığının ilişkili olduğu doğrulandığını belirten Çakmakcı, “Diş eti hastalıkları nedeniyle bakterilere maruz kalan insanlarda, kalp-damar hastalığı görülme riskinde artış gözlenmiştir. Diş eti iltihabı, diş kaybı ve diğer ağız ve diş hastalıkları, koroner arter rahatsızlıkları, diğer tip kalp hastalıklarının artmasında ciddi risk faktörü oluşturur. Diş eti hastalığının en önemli belirtileri; diş eti kanaması, diş etlerinde kızarıklık ve şişlik, dişlerde aralanma ve sallanma, dişler arasında gıda birikimi ve ağız kokusudur. Diş hekimi tarafından uygulanan diş eti tedavisi ile hem diş eti iltihabını hem de buna bağlı gelişebilecek kalp hastalıkları riskini kontrol altına alabilmek mümkündür” dedi.

    Ağız kokusunun, en önemli sebebi ağız hijyeni olduğunu vurgulayan Çakmakcı, bazı rahatsızlıklar ağız kokusuna sebep olduğunu açıkladı. Sinüzit ve tonsilitin ağız kokusuna neden olduğu halk arasında bilinen bir durum olmadığını söyleyen Çakmakçı, “Örneğin mide, bağırsak, akciğer ve gırtlak kanserinde de ağız kokusuna sık rastlanır. Dişler akşam fırçalandıktan sonra; diş ipi, ara yüz fırçası veya ağız duşu ile ara yüz temizliği yapılmalıdır. Böylece fırçanın ulaşamadığı yerler de temizlenir. Dil yüzeyinin üstüne yemek artıkları yapışır. Dolayısıyla dil fırçalamak; diş fırçalamak kadar önemlidir. Özellikle dilin arka kısımlarında çok daha fazla bakteri vardır. Ağız kokusu, dilin fırçalanmasıyla yüzde 42 oranında giderilir. Bu oran sadece diş fırçalamada yüzde 35’tir” ifadelerini kullandı.

    Stresin, pek çok hastalık gibi ağız sağlığını ilgilendiren problemlerin de tetikçilerinden biri olduğunu söyleyen Çakmakçı, “Tükürük salgısını azaltarak ağız kuruluğuna da neden olur. Ağız kuruluğunda çürük oluşumu artar. Parkinson, diyabet, Alzheimer gibi hastalıklarda ağız kuruluğunu çok fazla görülür” dedi.

    Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Çakmakcı, “Diyabet, diş eti hastalığı, çürük, diş kaybı, ağız kuruluğu ve çeşitli ağız enfeksiyonları riskini artırır. Kötü ağız sağlığı diyabetinizin kontrolünü zorlaştırır. Bu sebeplerden dolayı diyabetli kişilerin ağız sağlıklarıyla normal bireylere göre daha fazla ilgilenmeleri gerekmektedir” diye konuştu.

    Ağız boşluğunda meydana gelen yaraların bazen lokal hastalıklara bağlı olsa da bazen ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini belirten Çakmakçı, “Ağız içinde oluşan ve nedeni bilinmeyen yaralar ’ağız kanseri’ riskini doğurur. Bu nedenle 14 gün boyunca ağız içerisinde iyileşmeyen yaralar söz konusuysa kesinlikle ihmal edilmeden bir diş hekimine başvurulmalıdır” dedi.

    Banu Okur Çakmakcı, dil, dudak, ağız tabanı, yanaklar, diş eti ve boğazda görülen ağız kanserlerinin, toplumda çok iyi bilinmediği için diş hekimlerinin rutin muayenelerinde ağız kanseri bulgularına da bakmaları gerektiğini vurguladı.