Etiket: Banu

  • Banu İşçi Sezen’e Dünya İK Kongresi’nden liderlik ödülü

    Turkcell Akademi’nin Genel Müdürü Banu İşçi Sezen, Hindistan’da düzenlenen Dünya İnsan Kaynakları Kongresi, Dünya Kadın Liderleri Ödülleri etkinliğinde ‘Telekom ve Teknoloji Sektöründe Kadın Lider’ ödülüne layık görüldü. Turkcell Akademi de aynı etkinlikte eğitime getirdiği yenilikçi çözümlerle ‘Yılın Eğitim Şirketi’ seçildi.

    Turkcell Akademi Genel Müdürü Banu İşçi Sezen, Dünya İK Kongresi’nde (World HRD Congress) ikinci kez liderlik ödülünü aldı. Banu İşçi Sezen, bu yıl 27’ncisi düzenlenen kongrede ‘Telekom ve Teknoloji Sektöründe Kadın Lider’ ödülüne layık görüldü. Turkcell’den yapılan açıklamaya göre oluşturduğu stratejilerle, eğitimde fırsat eşitliği ilkesiyle pek çok ilki hayata geçiren Turkcell Akademi’nin başarılı şekilde bugünlere gelmesini sağlayan Sezen, Dünya İK Zirvesi tarafından daha önce de ‘İK’da Teknolojinin Stratejik Kullanımında Dünyanın İlk 50 Lideri’ arasında gösterilmiş ve ödül almıştı. Turkcell Akademi de kongrede, eğitime getirdiği yenilikçi çözümlerle ‘Yılın Eğitim Şirketi’ seçildi.

    Açıklamada görüşleri bulunan Turkcell Akademi Genel Müdürü Banu İşçi Sezen, “Üç yıl önce başlattığımız ve geldiğimiz noktada bizi dünyada bir ilk haline getiren dijital operatör olma vizyonuyla eğitim alanında da dünyaya örnek olacak uygulamalara imza attık. Dünya İK Zirvesi tarafından bu adımlarımızın takdirle karşılanması bizim için mutluluk verici. Bu başarının temelinde gerçek sermayemizin insan olduğu bilinciyle insana, sektöre ve topluma değer katma anlayışımız yer alıyor. Türkiye’de eğitimde teknolojiyi kullanarak öncü olduğumuz birçok uygulamayı hayata geçirdik. Bu ödül de bunca yıldır bu alana yaptığımız stratejik yatırımın bir yansıması. Turkcell Akademi ile bireylerin gelişimini sürekli kılmak için eğitim teknolojilerine yaptığımız yatırım sayesinde, zaman ve mekan sınırlaması olmaksızın verdiğimiz eğitimlerle milyonlara ulaştık. İlk başta kurumsal üniversite olarak yola çıktığımız Turkcell Akademi’nin içeriğini hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılara yönelik olarak geliştirdik. Bu kapsamda dünyanın en iyi üniversiteleriyle işbirlikleri gerçekleştirdik. Türkiye’de ve dünyada birçok insanın yaşamına değer katmak için teknolojiyi fırsata çevirmeye, platformumuzu büyütmeye, yeni öğrenme çözümleri ve içeriklerle ‘insana’ faydalı olmaya devam edeceğiz” dedi.

    Turkcell Akademi, ‘Yılın Eğitim Şirketi’ seçildi

    Dünya İK Kongresi kapsamında Turkcell Akademi’ye ise ‘Yılın Eğitim Şirketi’ ödülü verildi. Turkcell Akademi, 2006’dan bu yana uzaktan öğrenme kanalı ve yüz yüze eğitimlerle yaklaşık 17 milyon 500 bin saat eğitim verdi. 600’ün üzerinde eğitmen tarafından verilen bu eğitimler kapsamında, Turkcell Akademi’de sadece 2017 yılında Turkcell Grup ekosisteminde yer alan 1 milyon 200 bin kişiye ulaşılarak yaklaşık 2 milyon 100 bin saat eğitim verildi; ortalama kişi başı eğitim 64 saat olarak gerçekleşti.

  • Banu Alkan evleniyor

    Bir dönemin efsanesi olan afrodit lakaplı Banu Alkan, İzmir’de bir moda evinin açılışında evleneceğini söyledi.

    Ünlülerin tasarımcısı olarak bilinen Belma Ateş, ikinci moda evini İzmir’in kalbi olan Alsancak semtinde açtı. Açılışa cemiyet hayatının tanınmış simalarının yanı sıra, bir dönemin efsanesi olan afrodit lakaplı Banu Alkan da katıldı. Alkan, açılış sonrasında Belma Ateş imzalı özel olarak tasarlanmış gelinlikleri inceledi. Afrodit, moda evinde gezdiği sırada bir gelinlik dikkatini çekti. Belma Ateş’ten gelinlik hakkında bilgi alan Alkan, ’’Gerçekten çok şık bir gelinlik, tam havasında ben çok beğendim. Ama yine de sevgilime sormak lazım değil mi” dedi. Modacı Belma Ateş ise bu konuşma üzerine yeni açtığı moda evinin ilk gelinliğini Banu Alkan için dikmek istediğini belirtince afrodit, ’’O zaman hemen arayalım Los Angeles’taki damadı çok çabuk diyelim” şeklinde konuştu. Los Angeles’ta yaşayan sevgilisinin adını açıklamayan Alkan, İzmir’den evleneceğinin sinyallerini verdi. Moda evinde gezmeye devam eden Alkan, hayranları ile otoğraf çektirmeyi de ihmal etmedi.

  • Banu Alkan ölümden döndü

    ‘Afrodit’ lakaplı ünlü sanatçı Banu Alkan, ATV tipi aracı kullanırken devrilmesi sonucu altında kaldı. Alkan hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, olay öğleden sonra meydana geldi. Bir televizyon kanalı için Hindistan’da Bülent Ersoy, Safiye Soyman, Burcu Esmersoy ile uzun süre çekimler yapan ünlü sanatçı, yorgunluğunu Çanakkale’deki Asos alanında tatil yaparak atmak istedi. Ünlü sanatçı, daha sonra kendi ATV aracı ile bölgede tur yapmak istedi. Sanatçı, ATV’de hakimiyetini kaybederek devrilen aracın altında kaldı. Banu Alkan, hemen Ayvacık Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Alkan’ın beyin MR’ı çekildi ve tedavi altına alındı. Ünlü sanatçının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, vücudunda ezikler meydana gelen Alkan’ın hastane yönetimi tarafından bir süre müşahede altında tutulduğu belirtildi.

  • Doç. Dr. Banu Kavaklı Birdal: ‘’Suriyeli sığınmacılara vatandaşlıktan önce mülteci statüsü verilmeli’’

    Türkiye’de yaşayan Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesi tartışması günlerdir gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Suriyelilere vatandaşlık verilmesi konusunu yorumlayan ve sığınmacılarla ilgili iki ayrı araştırmada yer alan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Kavaklı Birdal, öncelikli olarak çözülmesi gereken konunun Suriyeli sığınmacılara ‘mülteci’ statüsünün verilmesi olduğuna dikkat çekti.

    Türkiye’de yaşayan Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilebileceği konusu son günlerin en fazla tartışılan konuları arasında yer alıyor. Türkiye’ye ilk giriş yaptıklarında ‘misafir’ olarak kabul edilen 3 milyona yakın Suriyeli, daha sonra ‘geçici koruma statüsündeki sığınmacılar’ olarak nitelendirildi. Ancak bu iki tanımlamanın da uluslararası hukukta karşılığı yok. ‘Mülteci’ statüsü ise Türkiye’nin koyduğu coğrafi sınırlama nedeniyle şu an için Suriyelileri kapsamıyor.

    Suriyeli sığınmacılarla ilgili yaşanan sorunların en önemli sebeplerinden birini ‘mülteci statüsü almamış olmaları’ olarak yorumlayan ve Suriyeli sığınmacılarla ilgili yürütülen 2 ayrı projede yer alan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Kavaklı Birdal konuyla ilgili görüşlerini İhlas Haber Ajansı’na anlattı. Suriyelilere, vatandaşlıktan önce pek çok sorunun çözülmesini sağlayacak olan ‘mülteci statüsü’ verilmesinin gerektiğini dile getiren Birdal, ‘’Böyle olduğu zaman çalışmaya, oturma iznine, hizmetlere erişime dair pek çok sorun, uluslararası hukuk dahilinde rahatça çözülebilir. Şu anda resmi rakamlara göre Türkiye’de 3 milyona yakın Suriyeli var ve bir anda bir ülkeye bu sayıda bir topluluğun giriş yapması önemli bir durum’’ dedi.

    ‘’Sığınmacıların çoğu kadın, çocuk ve yaşlı”

    Şu anda Suriyeli sığınmacılara karşı bir önyargı olduğunun altını çizen Birdal, ‘’Türkiye’de bu kadar fakir insan varken ve onların tüm hakları henüz sağlanmamışken Suriyelilere yapılacak yardımlar adalet hissinin zedelenmesi sonucunu doğuruyor. Vergi ödeyen kişiler üzerinden Suriyelilere yardım yapılacağı ve bunun adil olmadığı düşüncesi de var. Ama elimizde yer alan verilere göre şu anda Türkiye’de bulunan Suriyelilerin sadece yüzde 20’si 18-59 yaş arası erkek. Yani geriye kalan kısım kadın, çocuk ve yaşlı. Bu açıdan bakıldığı zaman hizmetlere erişimin sağlanmasının ne kadar önemli olduğunu anlamak mümkün’’ diyerek sözlerini sürdürdü.

    ‘’Vatandaşlık hakkı uzun bir süreç”

    Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık hakkı verilmesinin bir anda olacak bir durum olmadığını, bunun uzun ve meşakkatli bir süreç olduğunu belirten Birdal, ‘’Bu konu iyi bir planlama gerektiriyor. Ancak benim bir kez daha dikkat çekmek istediğim nokta Suriyelilere uluslararası hukuk dahilinde hak ettikleri mültecilik statüsünün verilmesi ve buna bağlı olarak özellikle eğitim, sağlık gibi hizmetlere erişimin sağlanması, ikamet ve çalışma izninin de buna göre düzenlenmesi’’ ifadelerinde bulundu.

    ‘’Yaklaşık 5 yıldır birlikte yaşadığımız 3 milyon insandan bahsediyoruz ve konuştuğumuz konular onların hiçbir iradesi, inisiyatifi olmadan değerlendiriliyor’’ diyen Birdal bunun bir hata olduğunu söyledi ve ekledi: ‘’Yaşanan süreçte sığınmacılara ne düşündükleri sorulmadan, onlar hakkında planlar yapılması haksızlık.’’

    Suriyeli sığınmacılarla ilgili yürüttükleri projelerden de söz eden Birdal, ‘’İlk projemizi İngiltere’den University Of Kent ile birlikte yürütüyoruz. Bu proje kapsamında Türkiye’de yaşayan insanların Suriyelilere karşı bakışlarını, herhangi bir önyargıya sahip olup olmadıklarını, ayrımcılık yapılıp yapılmadığını inceliyoruz. Sonuçlar henüz net olmasa da bugüne kadar elde ettiğimiz verilere bakarak havanın olumsuz olduğunu söylemek mümkün’’ dedi.

    İkinci projeleri hakkında da bilgi veren Birdal, ‘’Diğer projemiz ise Suriyeli sığınmacıların Türkiye’deki hayatlarına yönelik. Burada ne zamandan beri yaşadıklarını, hayatlarını nasıl sürdürdüklerini, sosyal hizmetlere ulaşıp ulaşamadıklarını, Avrupa’ya gitme konusunda ne düşündüklerini ve buna benzer soruları kendilerine yöneltiyoruz. Bu projenin de henüz sonuna gelmedik ancak her iki projeye de genel olarak baktığımızda karşımıza çıkan sonuç savaşın izlerinin yoğun bir şekilde görüldüğü’’ diye konuştu.

  • Banu Aydın, Kitabında ’Bir Başka Dünyanın Çocuklarını’ Anlattı

    Hayatı boyunca hayvanlarla yaşayan Banu Aydın’ın İnkılâp Kitabevi’nden çıkan iki kitabı Bir Başka Dünyanın Çocukları/Köpekler ve Bir Başka Dünyanın Çocukları/Kediler, diğer kedi köpek kitaplarından çok farklı gözüküyor.

    Bakımları, beslenmeleri, sağlıkları gibi konuların yanında okurken duygulanacağınız yaşanmış hikâyelerin de bulunduğu bu kitapların tüm telif geliri sokak hayvanları ve arazi çocuklarına bağışlanacak.

    “Şüphesiz ‘hayvan’ deyince aynı şeyi anlamıyoruz” diyen Banu Aydın, dünyanın insanların olduğu kadar hayvanların da olduğunu savunarak onlar için elinden geleni ardına koymuyor. Eziyet gören, yaralanan, koltuğu tırmaladığı için sokağa atılan binlerce kedi ve köpeğin kurtulması için yorulmadan, inancını kaybetmeden çalışan Aydın, boş arazilere terk edilen yüzlerce köpeğe her hafta battaniye, mama ve en önemlisi sevgi götürüyor. Evinde 6 köpek ve 4 kediyle yaşadığı için onları çok iyi tanıyan Aydın, kitaplarında onlarla ilgili sayısız tecrübelerini aktarıyor.

    Eğitimlerinden beslenmelerine, ırklardan hangi cinsin sizin için daha uygun bir arkadaş olacağına birçok konunun işlendiği bu kitaplarda ayrıca veteriner hekimlerin kaleme aldığı aşı takvimi, hastalıklar gibi konular bulunuyor. Sadece kedi, köpek sahipleri için değil, sahiplenmek isteyenler için de bir kılavuz olan bu kitapların tüm telif geliri Kemerburgaz bölgesinde haftanın 6 günü besleme, tedavi ve koruma alanları yapılan 300’e yakın sokak hayvanına bağışlanacak.

    Aydın, sokakta her gün sahipsiz hayvan görüldüğünü belirterek şunları söyledi: “Kimi zaman onların başını okşuyor, kimi zaman bir kap su ve mama bırakıyoruz onlar için. Peki sonra? Yolumuza devam edip sıcacık evlerimizde huzurlu yaşamlarımıza geri dönüyoruz.”

    Aydın, burada şu soruyu yöneltiyor: “Barınaklara, sokaklara ve boş arazilere bırakılan binlerce köpeğin bir hevesle sahiplendirildikten sonra başlarına neler geldiğini, neden terk edildiklerini biliyor muyuz?” Aydın, sorunun yanıtını yine kendi veriyor: “onların en çok istedikleri şey aslında sevgi.”