Etiket: Bankası

  • Yapı Kredi Bankası yöneticileri KUTO Başkanı Serdar Akdoğan’ı ziyaret etti

    Yapı Kredi Bankası Kuşadası Şubesi yöneticileri, Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) Başkanı Serdar Akdoğan’ı ziyaret etti.

    Yapı ve Kredi bankası Kuşadası Şube Müdürü Turgay Özdemir, beraberinde Uzman Kobi Portföy Yönetmeni Yılma Eksek ve Parakende Bankacılık Satış Yönetmeni Hande Çetinyürek ile Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan’ı makamında ziyaret etti ve bankacılık çalışmaları ile ilgili bilgi verdi. Ziyarette, kredi imkanları ve genel ekonomik durum hakkında da karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

  • Emekli promosyonları için üçüncü imza SGK ve Garanti Bankası arasında atıldı

    Emekliliklere banka promosyonu için üçüncü imza SGK ve Garanti Bankası arasında atıldı.

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Ziraat Bankası ve İş Bankasının ardından Garanti Bankası ile de emekliliklere banka promosyonu verilmesi için protokol imzaladı. SGK, promosyon ödenmesi için özel bankalarla yaptığı görüşmeler sonucunda sağladığı üçüncü anlaşmasını 440 bin emekli müşterisine hizmet veren Garanti Bankası ile yaptı.

    SGK’dan yapılan açıklamaya göre imzalanan protokol ile yaklaşık 11,5 milyon emekliye aylıkları karşılığında toplamda 6 milyar liraya yakın bir tutar ödenecek. Promosyon ödemelerine en geç Mart ayında başlanacağı ve Nisan ve Mayıs aylarında da devam edileceği kaydedildi.

    Emeklilerin, SGK ile protokol imzalayan bankalara müracaat edebileceği belirtildi.

  • Merkez Bankası önünde Dolar eylemi

    Milli Birlik Ve Kardeşlik Federasyonu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘dolar bozdurun’ çağrısına destek için Merkez Bankası önünde eylem yaptı.

    Merkez Bankası önünde toplanan Milli Birlik Ve Kardeşlik Federasyonu Genel Başkanı Ahmet Kabadayı, yaptığı açıklamada, tarihi bir Görevi yerine getirmek üzere Milli Birlik ve Kardeşlik Federasyonu olarak toplandıklarını belirterek, “Son aylarda Sayın Cumhurbaşkanımızın faizlerin indirilmesi konusunda Israrlı çağrılarına kulak Tıkayan Merkez bankasının sayın başkanına ülkemizin ekonomik dengelerini gözetlemeye ve korumaya davet etmek için geldik. Sayın merkez bankası başkanına arkanıza faiz lobilerini değil saadet zinciri kuranları değil milletimizi arkanıza alın dünyanın bütün ülkelerinde saygınlıkla anılan sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarını yerine getirin demeye geldik. Merkez bankası başkanına yüksek faizlerin indirilmesi hususunda çağrıda Bulunmaya geldik” ifadesini kullandı.

    “Rezervlerinizdeki yaklaşık 115 milyar doları milli paramız Türk lirasına dönüştürün demeye geldik” diyen Kabadayı şunları kaydetti:

    “Buradan merkez bankası başkanına sesleniyorum sayın başkan bir tarafta Türkiye Cumhuriyeti Devlet başkanı diğer tarafta özel bankalar ve faiz lobileri Size özel bankalarıDeğil faiz lobilerini değil Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını dinlemek yakışır. Biz bir Sivil toplum kuruluşuyuz , hiçbir siyasi Parti ile doğrudan veya uzaktan bir bağımız yoktur ancak Milletin seçtiği Sayın Başbakanla milletin seçtiği Sayın Cumhurbaşkanı ile gönül bağımız Vardır. Bu Sebeple kurumunuza geldik size buradan çağrı yapıyoruz. Faizleri indirin Rezervinizde bulunan yaklaşık 115 milyar doları milli paramız Türk parasına çevirin. Bizim Cumhurbaşkanımıza tüm Dünya ülkeleri saygınlık gösterirken Faiz lobilerinin gezi ruhunun 15 temmuzda darbeyle devleti yıkmaya çalışan ve milletin karşı darbesiyle yok olan FETÖ terör örgütünün Sizleri etkilemesinden endişe duymaktayız. sizleri Devletimizin ve milletimizin ekonomisine Sahip çıkmaya davet ediyoruz.”

    Kabadayı, vatandaşlara şu çağrıyı yaptı:

    “Bu arada 79 milyon vatandaşımızdan rica ile talebimiz 12 Aralık Pazartesi gününden itibaren merkez bankası telefonlarını arayarak fax çekerek mail atarak sayın merkez bankası başkanına faizlerin indirilmesi rezervlerindeki yaklaşık 115 milyar doların milli paramız Türk lirasına dönüştürmeleri konusunu Merkez bankasının sayın başkanından talep etmelerini önemle rica ediyoruz .

    Merkez bankası faiz indirimine gidene kadar rezervindeki USD ‘leri bozdurana kadar Federasyon olarak merkez bankasına protestomuz devam edecek 81 İl de bu konuda olağan çalışmalarımız, hatta mitinglerimiz başlayacak. Gerekirse Merkez bankasının önüne çadırlar kuracağız.”

    Eylem grup üyelerinin yanlarında getirdikleri dolarları yakıp, Merkez Bankası girişine siyah çelenk bırakılmalarının ardından olaysız sona erdi.

  • Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz:

    KOCAELİ (İHA) – Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde yüzde 5’lik büyümeyi devam ettirsek, AB ve diğer gelişmiş ülkelerle aramızdaki gelir farkını kapatabiliriz” dedi.

    Kocaeli Aydınlar Ocağı, Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz’ı ağırladı. Otel Asya Otel’de düzenlenen programa Aydınlar Ocağı Başkanı Ruhittin Sönmez, Kuruçeşme eski Belediye Başkanı Ali Kahraman, Saraybahçe eski Belediye Başkanı Metin Alan, ÇEKÜL Vakfı İl Temsilcisi Numan Gülşah, BBP İl eski Başkanı Serhat Duyar, Türk Eğitim Sen eski Şube Başkanı Süleyman Pekin, Aydınlar Ocağı eski Başkanı Ahsen Okyar, Kocaeli Kandıralılar Derneği Başkanı Mehmet Bayrak, çok sayıda iş adamı katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, “Cumhuriyetten itibaren Türkiye’nin büyüme performansına baktığımızda istikrarsız bir çizgi görünüyor. Bir sene bakmışsınız yüzde 9 büyümüşüz, öteki yıl baktınız yüzde 4 küçülmüşüz. Dolayısıyla böyle bir büyümede dalgalanma arttığı için sanayicilerimiz ve iş adamları önünü göremiyor. Bizim büyümeyle ilgili sorunumuz, potansiyel büyüme dediğimiz, artışı uzun vadede devam ettirebilmek” dedi.

    “Yüzde 5’lik büyümeyi devam ettirsek, AB ve diğer gelişmiş ülkelerle aramızdaki gelir farkını kapatabiliriz”

    Türkiye’nin büyüme potansiyeli hakkında bilgiler veren Yılmaz, “Cumhuriyet ile 2013 yılları arasındaki döneme baktığımızda Türkiye’nin potansiyel büyümesi yüzde 5 yakındır. Eğer biz önümüzdeki dönemde bu yüzde 5’lik büyümeyi devam ettirsek, AB ve diğer gelişmiş ülkelerle aramızdaki gelir farkını kapatabiliriz” diye konuştu.

    “Bir yıl içerisinde ödememiz gereken borç 210 milyon dolardır”

    Türkiye’nin ödemesi gereken borcun 210 milyon dolar olduğunu belirten Yılmaz, “Kısa vadede borçlarımız ve uzun vadede alıp ta bir yıl içerisinde vadesi gelen toplam borçlarımız 168 milyon dolardır. Bunun üzerine yüzde 3 ile 4 arasındaki cari açığa tekabül eden 40 milyar doları ortaya koyarsanız bir yıl içerisinde ödememiz gereken borç 210 milyon dolardır” diye konuştu.

    Kurdaki hareketlenmenin ABD’den kaynaklı olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Kurdaki bu hareketlenme nereden kaynaklandı. Bunun bir sebebi var. O da ABD yeni bir seçim oldu. Orada bir başkan seçildi. Ve o başkanın uygulayacağı ekonomik politikalar var. Ve bu politikaların ABD’nin içinde bulunduğu büyüme performansı ile ilgili beklentiler var. Dolayısıyla oradaki faizin yükseleceği ve sermaye çıkışların olabileceği söyleniyor. Bu sebepten dolayı bizim içerideki değişimlerimiz, varlıklarımız üzerinde olumsuz etkiliyor” şeklinde konuştu.

  • Borsa İstanbul ile İslam Kalkınma Bankası iş birliğine gitti

    Borsa İstanbul ile İslam Kalkınma Bankası (IDB) arasında imzalanan ’stratejik işbirliği mutabakat zaptı’ ve günün anısına yapılan gong töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla Borsa İstanbul yerleşkesinde gerçekleştirildi.

    Borsa İstanbul ile İslam Kalkınma Bankası (IDB) arasında imzalanan ’stratejik işbirliği mutabakat zaptı’ ve günün anısına yapılan gong töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla Borsa İstanbul yerleşkesinde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam Kalkınma Bankası (İKB) ile Borsa İstanbul Arasında İmzalanacak Stratejik İş Birliği İçin Mutabakat Zaptı Gong Töreni’nde yaptığı konuşmada, törenin her iki kuruma hayırlı olmasını diledi.

    Erdoğan, Borsa İstanbul’un Türkiye’deki sermaye piyasalarının çatı kuruluşu olduğunu ifade ederek, Borsa’nın 30 yılı aşkın tecrübesiyle bu alanda uluslararası düzeyde söz sahibi bir kurum haline geldiğini belirtti.

    Borsa İstanbul’un son dönemde attığı kritik ve başarılı adımlarla bu konumunu daha da perçinlediğini vurgulayan Erdoğan, İKB’nin de 40 yılı aşkın süredir, İslam ülkeleri arasında ticaretin geliştirilmesi ve finansmanın kolaylaştırılması için çalışmalar yürüttüğünü aktardı. Erdoğan, bu iki önemli kurumun iş birliği yapmasının, hayırlı ve verimli neticeler doğuracağına inandığını belirtti.

    İmzalanacak mutabakat zaptına yönelik sürecin bugüne gelmesinde emeği geçenleri tebrik eden Erdoğan, şunları kaydetti: “Emeğin ve sermayenin küresel düzeyde serbestçe dolaşımı, günümüz ticaret sisteminin, buna bağlı olarak da uluslararası ilişkilerin temelini oluşturuyor. Bu çerçevede ihtiyaçların çok fazla, kaynakların ise sınırlı olduğu dünyamızda, alternatif finans ihtiyacı her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Faize dayalı bankacılık sistemi ciddi bir çıkmazın içindedir. 2008 küresel finans krizinde bozulan dengeler, hala yerine oturmuş değildir. Yakın zamanda da böyle bir ihtimal gözükmemektedir. Şahsen faize daima olumsuz yaklaşmış bir kişi olarak, bu kriz karşısında çok da şaşırmadığımı özellikle ifade etmek isterim. Paradan para kazanmayı değil, emekle, alın teriyle, bilgiyle, ticaretle para kazanmayı esas alan bir finans sistemine yönelmek mecburiyetindeyiz”.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan “Merkez Bankasının özerkliğine, bağımsızlığına sözüm yok ama milletimin hakkının, hukukunun, kaynaklarının yüksek reel faiz yoluyla heba edilmesine de rıza gösteremem. Merkez Bankası bağımsızdır. Tamam, o yine bağımsızlığını oynasın ama ben siyasetçiyim. Benim ona resmen müdahale etme yetkim var mı? Yok. Ama böyle bir şey yapılıyorsa, ben de kalkacağım, eleştirimi yapacağım. Çünkü halkımın karşısında tokadı yiyen benim. Başındaki bürokrat değil. Öyleyse uyarımı yapacağım, o da çözüm yollarını bulsun, çareyi üretsin. Tokadı ben yiyeyim, sefayı o sürsün. Yok böyle bir şey” ifadelerini kullandı.

    Bankacılık sektörüne de uyarı ve hatırlatmalarda bulunan Erdoğan, “Faizleri lütfen makul seviyelere çekin. Bakın şu anda istihdam dedik. Eğer büyüme istiyorsak istihdam. Ama şu anda bakın işsizlik yüzde 11’in üzerinde. Bu ülke bu hale düşmeli mi? Eğer bu hale düşmemesini istiyorsak, öyleyse bize lazım olan nedir? Yatırımdır, üretimdir, istihdamdır, ondan sonra rekabettir” diye konuştu.

    Bir ülkeye yatırım yapılabilmesi için girişimcilerin imkanlara kolay ulaşmasının önemine değinen Erdoğan, “Ama paradan para kazanmaya alışmış olan bu bankacılık sistemi ne yapıyor? Kredi noktasında gerekli desteği vermiyor. Veriyorsa, çok yüksek faizle veriyor. Çok yüksek faizle verdiği gibi de girişimci adımı atamıyor” değerlendirmesinde bulundu.

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli de törende yaptığı konuşmada, söz konusu iş birliğinin hayırlara vesile olmasını diledi. Başbakan Yardımcısı Canikli, Türk Lirası’nın dolar karşısındaki değer kaybının, sadece Türkiye’deki dinamiklerden kaynaklanmadığını, bunun küresel faktörlerin ortaya çıkardığı ve bütün piyasalarda yaşanan bir gelişme olduğunu belirterek, “Bu gerçeklere rağmen son günlerde birileri tarafından Türkiye’de adeta kriz tellallığı yapılıyor. 10 yıldan beri bekledikleri, çağırdıkları kriz gelmediği gibi, bu dalgalanma için de onların arzuladığı kriz gelmeyecektir” dedi.

    Canikli, faizsiz finans araçlarının geliştirilmesi ve işlem hacminin, hem Türkiye ve diğer İslam ülkelerinde, hem de tüm dünyada artırılmasının son derece önemli olduğuna dikkat çekerek, özellikle bugünlerde bütün küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmaların altında, faizin bir değişken olarak modele dahil edilmesinin yattığını vurguladı.

    Başbakan Yardımcısı Canikli, özellikle son haftalarda ABD’den gelen büyüme rakamlarının olumlu seyretmesinin, faiz artış beklentisinin güçlenmesine neden olduğunu belirtti. Doların bütün para birimleri karşısında değer kazandığına işaret eden Canikli, “ABD başkanlık seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı durum, doların diğer bütün para birimleri karşısında değer kazanması sonucunu ortaya çıkarmıştır. Özellikle seçilmiş başkanın dün yaptığı Avrupa ile serbest ticaret anlaşması görüşmelerinin askıya alınacağı şeklindeki açıklama, bugünkü bütün piyasalarda özellikle de Avrupa piyasalarındaki dalgalanmanın temel faktörü konumundadır” ifadelerini kullandı.

    Borsa İstanbul Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Himmet Karadağ ise, İslam Kalkınma Bankası ve Borsa İstanbul arasında stratejik iş birliği anlaşmasına imza atmak üzere düzenlenen törenin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde geliştirildiğini ve Borsa İstanbul’un hızına ivme katacağını belirtti. 2023 ve İstanbul Finans Merkezi vizyonu için de var güçleriyle çalıştıklarını kaydeden Karadağ, “Bu kapsamda, dünya finans sektörünün en önde gelen kurumlarıyla stratejik iş birliklerinin çok önem arz ettiğini düşünüyor ve bu meyanda adımlar atıyoruz, Uluslararası ticaretin kadim merkezi, kıbleteyn, methedilen, sahabeler şehri İstanbul’umuzun, doğu ve batı arasında bir köprü olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Karadağ, Nasdaq ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile devam eden stratejik ortaklıklarını, İslam Kalkınma Bankası ile yapılan tarihi iş birliği ile taçlandırdıklarının altını çizerek. “Bu iş birliğimiz, İslami finans açısından İstanbul’a yakışır çeşitlilikte finansal ürün yelpazesini de ülkemize ve uluslararası sermaye piyasalarına kazandıracaktır” dedi.

    Karadağ, yakın gelecekte Türkiye sermaye piyasaları birliği altında Borsa İstanbul’un yakın iş birliği ile kurulması planlanan Uluslararası Faizsiz Finans Danışma Kurulu, İslami finansal ürünlerinin standardizasyonuna büyük katkı yapacağını vurguladı.

    Program, imzalanan mutabakat zaptı, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Canikli ve Karadağ’ın birlikte çaldığı gongla devam etti. Programın sonunda Canikli ve Karadağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hat tablosu hediye etti.