Etiket: Bankası

  • İş Bankası üst yönetiminde değişiklik yapıldı

    Türkiye İş Bankası üst yönetiminde gerçekleşen değişiklik ile Mehmet Şencan ve Ömer Karakuş, Genel Müdür Yardımcılığı görevlerine atandı.

    Türkiye İş Bankası üst yönetiminde gerçekleşen değişiklik ile Mehmet Şencan ve Ömer Karakuş, Genel Müdür Yardımcılığı görevlerine atandı.

    Yeni atamalar kapsamında Mehmet Şencan; KOBİ ve işletme bankacılığı satış, kurumsal bankacılık pazarlama ve satış, serbest bölge şubeleri, ticari bankacılık pazarlama, ticari bankacılık satış ve ticari bankacılık alanlarından sorumlu olacak.

    Bankacılık temel operasyonları, destek hizmetleri ve satın alma, dış işlemler ve ticari kredi operasyonları, iç operasyonlar, inşaat ve gayrimenkul yönetimi ile şube ağı geliştirme de Ömer Karakuş’un sorumluluk alanında yer alacak.

    Mehmet Şencan kimdir?

    Adapazarı’nda 1964 yılında doğan Mehmet Şencan, 1987 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1988 yılında İş Bankası Galata Şubesi’nde memur olarak işe başlayan Şencan, aynı yıl müfettiş yardımcısı olarak Teftiş Kurulu Başkanlığı’na atandı. 1997 ile 2007 arasında çeşitli illerde şube müdürlüğü görevinde bulunan Şencan, daha sonra Bursa Kurumsal, Başkent Kurumsal ve Kozyatağı Kurumsal şubelerinde müdürlük yaptı. Mehmet Şencan, Nisan 2017’de Genel Müdür Yardımcılığı’na atandı.

    Ömer Karakuş kimdir?

    Gümüşhane’de 1965 yılında doğan Ömer Karakuş, 1986 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. 1988 yılında Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda Müfettiş Yardımcısı olarak işe başlayan Karakuş, Finansal Yönetim Bölümünün çeşitli kademelerinde yöneticilik ve şube müdürlüğü görevinin ardından 2008 yılında İnsan Kaynakları Yönetimi Müdürlüğü’ne, 2016 yılında da Teftiş Kurulu Başkanlığı’na getirildi. Ömer Karakuş, Nisan 2017’de Genel Müdür Yardımcılığı’na atandı.

  • Kutay Gözgör: “Merkez Bankası faiz oranlarını değiştirmeyebilir”

    Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Görevlisi Kutay Gözgör, TCMB Para Politikası Kurulu toplantısını öncesi önemli değerlendirmelerde bulundu.

    Referandum sonrası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ilk Para Politikası Kurulu toplantısını 26 Nisan Çarşamba günü gerçekleştirecek. Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Görevlisi Kutay Gözgör, “Referandum sonrası piyasaların rahatlaması, Dolar kurunda oynaklığın düşmesi ve FED’in yavaş faiz artışı yapabileceğine yönelik beklentiler, merkez bankasının faiz oranlarında değişiklik yapmamasına neden olabileceğini” ifade etti.

    “Gözler para politikası kurulu (PPK) toplantısında”

    Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti (AOFM) ’ndeki yükselişe değinen Kutay Gözgör. “Yurtiçinde gerçekleşen referandum sonrası gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 26 Nisan Çarşamba günü yapacağı para politikası kurulu (PPK) toplantısına çevrildi. TCMB, 12 Ocak’tan bu yana repo ihalesi açmayarak, bankaları geç likidite penceresine yönlendirmeyi sürdürüyor. Son toplantılarında politika faiz oranında değişiklik yapmayan TCMB, geç likidite penceresini Mart ayında 11.75 seviyesine yükseltmişti. Alınan önlemler sonrası piyasaların fonlanma maliyetini gösteren, Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti(AOFM) yılbaşında yüzde 8,28 iken 20 Nisan itibariyle yüzde 11,48 seviyesine yükseldi” dedi.

    Dolar kurundaki oynaklığın azaldığına dikkat çeken Kutay Gözgör, “AOFM’nin yükselmesi ve TCMB’nin başta Swap, Döviz Depo işlemleri gibi önemli araçlarla piyasaya müdahale etmesi sonrası, Dolar TL paritesinde yaşanan oynaklığın önemli ölçüde azaldığını görüyoruz. Başkan Murat Çetinkaya 8 Mart günü Denizli Sanayici, Tüccar ve İşadamları Platformunun düzenlediği toplantıda; “ Fiyatlama davranışları yakından takip edileceğine gerekirse ilave parasal sıkılaştırma yapılabileceğine” yönelik açıklamaları, Merkez Bankasının döviz piyasasında yaşananları dikkate aldığını görüyoruz. Çetinkaya, geçtiğimiz hafta Washington’da IMF – Dünya Bankası toplantısında yaptığı konuşmada “sıkı para politikası duruşunun korunacağını” tekrarladı. Fransa’da yapılan seçimlerde de piyasa dostu Macron’un kazanması piyasalarda risk iştahının yükselterek TL varlıklarının değer kazanmasın etkili oldu. Dolar kurunda yaşanan oynaklığın düşmesi, TCMB’nin faiz oranlarında değişiklik yapmamasına neden olabilecek önemli bir etken olarak karşımıza çıkabilir. Ancak, enflasyon oranın Mart ayında yüzde 11,29 seviyesine yükselmesi sonrası para politikasında hala daha sıkı görüntünün devam etmesi gerektiğini yönelik önemli mesajlar da veriyor. Referandum sonrası piyasaların rahatlaması, Dolar kurunda oynaklığın düşmesi ve FED’in yavaş faiz artışı gerçekleştirebileceğine yönelik beklentiler merkez bankasının elini güçlendiriyor. Bu bağlamda, 26 Nisan günü yapılacak toplantıda merkez bankasının faiz oranlarında değişiklik yapmayıp “bekle gör” politikasına yönelmesini öngörebiliriz” şeklinde konuştu.

  • Garanti Bankası Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi

    Garanti Bankası Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi’nde Kardemir Karabükspor evinde Bağcılar Belediyespor’u 79-65 mağlup etti.

    İlk çeyreği 7 sayı farkla 20-13 üstün kapatan Karabük ekibi devre arasına 34-29 önde girmeyi başardı. Üçüncü çeyrekte baskısını arttıran ev sahibi Kardemir Karabükspor periyotu 57-50 tamamladı. Son çeyrekte oldukça çekişmeli geçen mücadelede Kırmızı-Mavili ekip sahadan 79-65 galip ayrıldı.

  • Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya:

    Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, son dönemde yaşanan iç ve dış kaynaklı şoklara rağmen Türkiye ekonomisinin görünümünü ve ivmesini koruduğunu söyledi.

    Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, iki gün süren Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin kapanış konuşmasını yaptı. Dünya ekonomisi uzun bir süreden sonra yeniden büyümeye başladığına dikkat çeken Çetinkaya, “Bu büyümenin bir süre devam etmesi gerekiyor. Gelişmiş ülkelerde enflasyon, uzunca bir aradan sonra ilk defa hedeflere yaklaşıyor. Bu da küresel ölçekte genişlemeci para politikalarından çıkışı beraberinde getiriyor. Bu durum, küresel faiz oranlarında bir miktar artışa yol açsa da hala faiz oranların tarihsel düşük düzeylerde seyrettiğini görüyoruz. Özetle küresel ekonominin henüz sağlıklı bir büyüme patikasında olmadığını söyleyebiliriz” dedi.

    “Son yıllarda gelişmiş ülkelerin maruz kaldığı birçok sorunun ülkemizde yaşanmadığını gördük”

    Parasal politikaların uzun vadede dayanıklılık sağlamada yeterli olmayacağını dile getiren Çetinkaya, “Sürdürülebilir büyüme konusundaki kaygıların devam ettiği bir küresel ortamda, yapısal politikaların rolü giderek artmakta. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası olarak biz de son dönemde, bu alanlara daha fazla vurgu yapıyoruz. Türkiye özelinde bakıldığında, son yıllarda gelişmiş ülkelerin maruz kaldığı birçok sorunun ülkemizde yaşanmadığını gördük. Buna rağmen ilerleme sağlanmasında fayda olabilecek bazı önemli alanlar var. Fiyat istikrarını henüz sağlayamamış olmamız ve bununla ilişkili yapısal konular da ilk sıralarda geliyor. Özellikle son 10 yıllık dönemde elde edilen tecrübeler, fiyat istikrarına yönelik daha bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç olduğuna işaret etmekte. Ülkemizde fiyat istikrarının yapısal alanlarla etkileşimine dair farkındalığın artırılmasında büyük fayda olduğunu düşünmekteyiz. Birçok konu fiyat istikrarını sağladığımız takdirde daha kolay çözümlenebilir. Yapısal düzenlemeler, fiyat istikrarına destek verdiği gibi fiyat istikrarı da yapısal alanlardaki kazanımların daha hızlı elde edilmesini sağlıyor. Bu nedenle fiyat istikrarına yönelik çabalar, ekonomik gelişme ve kalkınma açısından kritik. Son dönemde yaşanan iç ve dış kaynaklı şoklara rağmen Türkiye ekonomisi görünümünü ve ivmesini korudu. Son yıllarda yaşanan farklı nitelikteki şoklara rağmen Türkiye ekonomisi; güçlü finansal sistemi, basiretli para ve maliye politikalarıyla oldukça dirençli bir seyir izledi. Ayrıca yakın dönemde yaşanan şoklar karşısında ekonomi politikalarının koordinasyon anlamında güçlü bir performans sergilediğini de söylemek mümkün” diye konuştu.

    “Türkiye ekonomisi görünümünü ve ivmesini korumaktadır”

    Küresel belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönemden geçtiklerini hatırlatan Çetinkaya, “Ana odağımızı kaybetmeden iktisadi temelleri daha da sağlamlaştıran adımlar atmaya devam etmemiz fayda olduğunu düşünüyorum. Son yıllarda birçok alanda yapılan doğru teşhislerin uzun vadede ülkemizin ihtiyacı olan somut adımlarla desteklenmesi, sürdürülebilir büyüme ve refah artışı açısından büyük önem taşımakta. MB olarak biz de bütüncül yaklaşımımızı korurken, bu sürece katkıda bulunma gayreti içinde olacağız. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde, bir yandan para politikasını fiyat istikrarı doğrultusunda uygulamaya devam ederken, diğer yandan yapısal alanlarda farklılık oluşturarak, kalıcı çözüm odaklı yaklaşımımızı sürdüreceğiz. Son dönemde yaşanan iç ve dış kaynaklı şoklara rağmen Türkiye ekonomisi görünümünü ve ivmesini korumaktadır. Atılacak adımlar ve devam eden reformlarla birlikte ekonomimizin temelleri uzun vadede güçlü kalmaya devam edecektir” şeklinde konuştu.

  • Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’dan önemli açıklamalar

    Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, enflasyondaki artışın önümüzdeki aylarda tersine döneceğinin öngörüldüğünü belirterek, “Yine önümüzdeki dönemde gıda fiyatlarında istikrarın hayata geçirilmesi için gerekli adımları atacağız” dedi.

    Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, Denizli’de düzenlenen Ekonomi Değerlendirme Toplantısına katıldı. Bir otelde düzenlenen toplantıya, Çetinkaya’nın yanı sıra, DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, çok sayıda iş adamı ve sanayici katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Süleyman Kocaserti, programın Denizli için önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.

    Toplantıda “Makroekonomik Görünüm ve Fiyat İstikrarı” konulu sunum yapan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, ekonomi gündemi, Merkez Bankasının para politikası, fiyat istikrarı sağlama stratejisi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Çetinkaya, 2007 yılında yaşanan küresel krizin ardından on yıl geçmesine rağmen küresel ekonominin halen istikrarlı bir görünüme kavuşmadığını belirtti.

    Türkiye’nin son dönemde ekonomi politikalarında hızlı karar alabilme ve koordineli hareket edebilme konusunda önemli bir sınav verdiğini aktaran Çetinkaya, ülke ekonomisinin dış dengelere göre son yıllarda önemli bir aşama katettiğini ifade etti. Çetinkaya, ekonominin 2016 yılında turizm gelirlerindeki yavaşlama nedeniyle kesintiye uğramasına rağmen, son aylarda tekrar bir iyileşmenin başladığını söyledi.

    İç ve dış talepte ılımlı bir toparlanma eğiliminin sürmesini beklediklerini belirten Çetinkaya, “Bütün bu gelişmeler çerçevesinde, 2017 yılında enerji hariç dış ticaret dengesinin olumlu bir seyir izleyeceğini ve cari dengenin kademeli bir iyileşme eğilimi göstereceğini tahmin ediyoruz. Bu süreçte, Merkez Bankası olarak fiyat istikrarına odaklı duruşumuzu koruyoruz. Ayrıca, finansal piyasaların etkin çalışmasını yakından gözlüyoruz. Bu çerçevede, Ocak ayında döviz kuru piyasasındaki aşırı hareketlerin fiyat istikrarı üzerindeki olumsuz etkisini sınırlamak amacıyla güçlü bir parasal sıkılaştırmaya gittik” diye konuştu.

    Çetinkaya, “Alınan tedbirlerin etkisi tam olarak planladığımız yönde gerçekleşti. Ocak ayındaki adımlarımızın ardından döviz kuru oynaklığının ciddi anlamda azaldığını gördük. Kuşkusuz, piyasalardaki haber akışına bağlı olarak zaman zaman dalgalanmalar olması doğaldır, burada önemli olan alınan önlemlerin riskleri dengelemesi ve trendi olumlu yöne çevirmesidir. Öte yandan, bugün itibarıyla finansal koşullar dikkate alındığında sıkılaştırma öncesi döneme kıyasla belirgin bir farklılaşma gözlenmediğini söyleyebiliriz. Sonuç olarak, para politikası tedbirlerinin büyük ölçüde hedeflenen sonuçları verdiğini ifade etmek mümkün” dedi.

    “Attığımız adımlar sayesinde enflasyonda belirgin bir sapma olmadı”

    Yılın ilk iki ayında açıklanan enflasyon rakamlarında öngördükleri çerçeveden önemli bir sapma olmadığını ifade eden Çetinkaya, “Attığımız adımların katkısıyla, bu yıl için Ocak Enflasyon Raporunda ifade ettiğimiz tahmin patikasında belirgin bir farklılaşma beklemiyoruz. Yılın ikinci yarısında döviz kurunun gecikmeli yansımaları ve yönetilen fiyatlardan kaynaklanan baz etkileri azaldıkça, sıkı duruşun da katkısıyla, enflasyon daha makul seviyelere inecektir. İç talebin ılımlı seyrinin fiyatlama davranışları üzerindeki etkisi önemli olacaktır. Diğer taraftan, para ve maliye politikaları arasındaki artan eşgüdümün de enflasyondaki düşüş sürecini desteklemesi beklenmektedir. Önümüzdeki dönemde, enflasyonu etkileyen faktörleri ve fiyatlama davranışlarını yakından takip ederek gerekirse ilave parasal sıkılaştırma yapabileceğimizi ifade etmek istiyorum. Orta vadede ise fiyat istikrarı odaklı bir parasal duruş ve yapısal alanlardaki adımların katkısıyla hedefe doğru kademeli olarak ilerleyeceğimize olan güvenimiz tamdır” diye konuştu.

    “Gıda fiyatlarının istikrarı için gerekli adımları atacağız”

    Konuşmasına gıda piyasasına ilişkin açıklamalarda devam eden Çetinkaya, “Gıda Komitesi’nin amacı gıda piyasasında arz ve fiyat oluşumunu etkileyen temel faktörleri yakından izleyerek fiyat istikrarını destekleyici ve enflasyondaki öngörülebilirliği artırıcı tedbir önerileri geliştirmek ve uygulamaya koymak olarak özetlenebilir. Bugüne kadarki çalışmalardan önemli kazanımlar elde edildi. Gıda enflasyonuna ve gıda fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkilerine ilişkin kamuoyunun her kesiminde yüksek bir farkındalık oluşturuldu. Paydaşlar arasında çözüm odaklı bir işbirliği süreci gelişti ve Komite çalışmaları meyvelerini vermeye başladı. Atılan adımların olumlu etkilerinin giderek daha belirgin şekilde hissedilmesini beklemekteyiz. Önümüzdeki dönemde Gıda Komitesi’nde sergilenen ortak kurumsal çabanın fiyat istikrarıyla ilişkili diğer yapısal alanlarda genişletilerek hayata geçirilmesi için gerekli adımları atacağız” ifadelerini kaydetti.

    “Enflasyonda artış önümüzdeki aylarda tersine dönecek”

    Son yıllarda farklı nitelikteki şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin önemli bir dayanıklılık gösterdiğini belirten Çetinkaya, “2016 yılının üçüncü çeyreğinde yaşanan daralma kalıcı olmamış ve ekonomi tekrar ılımlı bir toparlanma eğilimine girmiştir. Aynı şekilde, yakın dönemde enflasyonda ve cari açıkta gözlenen artışın önümüzdeki aylarda tersine döneceği öngörülmektedir” şeklinde konuştu.