Etiket: Bana?”

  • Sierra Leoneli Bakan: “Türkiye bana mülteci statüsü tanımasaydı ülkeme bakan olarak dönmem mümkün değildi”

    Sierra Leone Enformasyon ve İletişim Bakanı Muhammed Bangura, Türkiye ile işbirliği arayışları çerçevesinde Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca’nın konuğu oldu. Yıllar önce ülkesindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınmacı olarak geldiğini anlatan Bakan Bangura, “Türkiye bana kapılarını açıp, mülteci statüsü tanımasaydı iyi bir eğitim alıp ülkeme bakan olarak dönmem mümkün değildi” diye konuştu.

    Resmi bir ziyaret için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuğu olarak Türkiye’de bulunan Sierra Leone Cumhurbaşkanı Ernest Bai Koroma’ya eşlik eden Enformasyon ve İletişim Bakanı Muhammed Bangura, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca’yı makamında ziyaret etti.

    Türkiye ile sarsılmaz bağları olduğunu aktaran konuk Bakan, 90’lı yıllarda, ülkesindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığındığını, Türkiye kendisine mülteci statüsü vermeseydi iyi bir eğitim alması ve dolayısıyla da bakan olmasının mümkün olamayacağını anlattı. Bangura, Türkiye’nin Suriyeli milyonlarca insana kucak açmasının bugün tüm dünyaya şaşırtıcı geldiğini oysa bu durumun kendisi için tanıdık olduğunu belirterek, “Suriyeli mültecileri ağırlamak Türk insanının sıcakkanlılığının tipik bir örneği. Türk insanının kardeşliği olmasaydı, bana burada kalacak yer, yiyecek ve kıyafet, kısacası bir şans vermeseydiniz bugün burada olamazdım” diye konuştu.

    15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimine Türk halkının verdiği tepkiyle ilgili Bangura, “FETÖ dünya üzerinde çok geniş bir ağa sahip. Bunlar çok kötü niyetli kişiler. Benim ülkemde de okullar açıp, insanları kandırmaya çalıştılar. Gerçekler ortaya çıkınca o okulları kapattık. Türk insanın demokratik değerlere sahip çıkışını destekliyoruz.” İfadelerini kullandı.

    Sierra Leone’de iletişim alanında yaşanan sıkıntılara dikkat çeken konuk Bakan, BYEGM’nin kurumsal deneyimlerinden faydalanmak istediklerini belirtti.

    Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca da Türk insanının pek çok Batılı devletin aksine çıkar gözetmeden bütün dünya halklarına dostluk duygularıyla bağlı olduğunu ifade ederek, Sierra Leone’ye medya konusunda istedikleri her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.

    Ziyaret sonrasında konuğu olan Bakan Bangura ve Cumhurbaşkanı Ernest Bai Koroma’nın Halkla İlişkiler Danışmanı Sheriff Mahmud Ismail’e 15 Temmuz gecesi bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin duvarlarından düşen mermer parçaları ile hazırlanan yeni yıl kartlarını hediye eden Akarca, konuklarına “Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır” sözünü hatırlatarak Türkiye ile Afrika’nın dostluğunun göstergesi olarak Türk kahvesi fincan takımı da takdim etti.

  • Topçu: “Keşke bana ’dur’ deseler ama hocanın gitmesinden başka bir şey yok”

    Bursaspor Teknik Direktörü Mutlu Topçu, Galatasaray’a 5-0 mağlup oldukları karşılaşmanın ardından istifa kararı aldığını açıkladı. Topçu, “Ben kendime düşeni yaptım ve bıraktım. Burada bırakmak acı veriyor. Keşke bana dur deseler ama hocanın gitmesinden başka bir şey yok. Bu sene zaten bitti. Bir başka hoca gelince hocaya kimse sallamasın” dedi.

    Spor Toto Süper Lig’in 29. haftasında sahasında Galatasaray ile karşılaşan Bursaspor, sahadan 5-0 mağlup ayrıldı. Ligde son iki haftada kalesinde 10 gol gören yeşil-beyazlıların teknik direktörü Mutlu Topçu, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, “Konuşacak çok şeyim var. Bugün futbol adına hiçbir şey yapmadık. Ne defans yaptık, ne istekliydi. Kaptığımız toplarda futbol oynamadık. Büyük bir takım Galatasaray. Böyle bir takımı yenersek reaksiyon olarak dönüş olabilir dedik. Bazı oyuncuları bugün durduramadık. O zamanı, vakti verirseniz yetenekli oyuncular kendilerini gösterir. Son iki hafta bizi dibe vurdurdu. 5 sene antrenörlük hayatımda şampiyonluk yaşadım, son 3 ayda yaşadıklarım kabus gibi. Konuşacak çok şey var. Fazla da ne camiayı, ne futbolcuları ön plana atmak istemiyorum. Bu takımın teknik direktörü olarak sorumluluğu üzerime alıyorum. Futbolcuların kendilerine gelmesi lazım. Bugün yaşananların geçen hafta yaşananlardan farkı yok. Bazen taraftarı dinlemeniz lazım. Doğru yolu bulmak lazım. Ben futbolculara ‘Bugün çıkın, mücadele edin, maç bittikten sonra yastığa başınıza koyduğunuz zaman rahatsanız sıkıntı yok’ dedim. Bu süreç önemli. Bir şeylerin bu noktaya gelmesi biranda olmuyor. Otobüs basma sendromunu üzerimizden atamadık. Otobüs olayı sıkıntı” dedi.

    “Gelecek hocaya yardımcı olmalarını umuyorum”

    Futbolcuların dik durmak zorunda olduğunu ifade eden Topçu, “Biz geldiğimiz zaman reaksiyon gösterdiler. Son iki haftalık maçı ben kabul edemiyorum. Bulunduğum teknik direktörlük görevim için benim üzerime düşen görevi bırakmaktır. Gelecek hocaya yardımcı olmalarını umuyorum. Sadece hocada da bitmiyor. Ben kendi adıma gerekli dersi çıkardım, herkes çıkarsın. Ben Bursalıyım, Bursasporluyum. Umarım daha iyi olur. Bundan sonra fazla bir şey söylemeyeceğim. Her ne kadar kötü maçlar oynasak da bana destek verenlere teşekkür ediyorum. Benimle alakalı kötü tezahüratlarda bulunmadılar. Ben elimden geleni yapmaya çalıştım. Taraftar iyi futbol bekliyor. İstifa ettim ama hala benim takımım bu. Futbol oynamaya çalıştığımız zaman mücadele edemiyoruz. Akhisar maçına iyi de başladık, golü de bulduk. Bugün olduğu gibi reaksiyon veremedik. Türkiye’nin en koşan takımıydık. Bu takımın hedefi olmadı. Kaybettikçe hedefi düştü. Otobüs olaylarından sonra gitmeyi kafasına koyan oyuncular olabilir. Bu insanlar para kazanmaya geliyorlar. Bazı oyunculara kızamıyorsunuz. Genç oyuncular da var. Bu bir gerçek. Şampiyonluk yaşamış bir taraftarın bu beklentisi de gayet normal” diye konuştu.

    “Burada bırakmak acı veriyor”

    Takım içindeki değişimin şart olduğunu ifade eden genç teknik adam, “Değişim olmak zorunda. Biz geldik bir kımıldanma oldu. İstenilen olsun dedik ama maalesef olmadı. Akhisar maçından geldik. Sonraki antrenmanda ‘Böyle oynasaydınız kesin Akhisar’ı yenerdiniz’ dedim. Bunu sahaya yansıtamıyorsunuz. Önemli olan maç. 1-0 mağlup duruma düştün. Rakip 2’yi bulduğu zaman sıkıntıya düşüyorsunuz. Ben geldiğimde transfere çok az zaman kalmıştı. Bir iki oyuncuya ihtiyacımız vardı ama olmadı. Herkes kendine düşecek görevi alacaktır. Ben kendime düşeni yaptım ve bıraktım. Burada bırakmak acı veriyor. Keşke bana ‘dur’ deseler ama hocanın gitmesinden başka bir şey yok. Bu sene zaten bitti. Bir başka hoca gelince hocaya kimse sallamasın. Bu sene bitti zaten. Kurtarılacak koca bir sezon var. Bir tane Bursaspor var. Böyle bir şehir, böyle bir takım yok. Çok iyi niyetli bir başkan var. O da gelinen nokta da gerekli tecrübeli edinmiştir. O da gerekli şeyleri bir dahaki sene yapacaktır. Sallamakla bir şey olmuyor. Sabah geliyor, akşama kadar orada. Bütün mal varlığını Bursaspor’a adamış. Orada birkaç kişi var çalışan. Onlara sahip çıkmanız gerekiyor. Gelecek seneye değildir. Gelecek 3 yıldır, 5 yıldır. Bizim altyapıda Nijeryalı var. Bu ne saçmalık. İnsanın kendi memleketi olunca yutuyorsun, konuşamıyorsun. Bir tane oyuncumuz yok. U19’dan çağırıyoruz. Kısa vadede başarılı elde etmek için Nijeryalılara ihtiyaç yok. Uzun vadede başarı elde etmek için Türklere ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

  • Nişanlısının “bana tecavüz etti” dediği genç intihar etti

    Adana’da bir genç, nişanlısının kendisine tecavüz ettiğini ileri sürerek şikayetçi olması üzerine intihar etti.

    Edinilen bilgiye göre, olay Seyhan ilçesine bağlı Pınar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, lüks bir sitenin zemin katında ailesi ile birlikte yaşayan M.K. (27) bir süre önce genç bir kızla nişanlandı. Ancak genç kız geçtiğimiz çarşamba günü Cumhuriyet Savcılığı’na giderek M.K.’nin kendisine tecavüz ettiğini ileri sürüp şikayetçi oldu. Bunun üzerine gözaltına alınan M.K. savcıya verdiği ifadesinde nişanlısına tecavüz etmediğini, kendisine iftira atıldığını söyledi. Serbest bırakılan ve iftiraya uğradığını söyleyen M.K. bu olaydan sonra psikolojik sorunlar yaşamaya başladı. Bunalıma giren M.K., bugün saat 15.30 sıralarında pompalı tüfekle odasında başına ateş etti. Silah sesini duyan baba, anne ve kardeşleri odaya girdiklerinde M.K.’yi kanlar içinde buldu.

    Olay yerine gelen sağlık ekipleri, ailenin büyük acısı nedeniyle yaralıya müdahale etmekte güçlük çekti. Sağlık ekipleri olay yerine polis çağırdı. Polis babanın elinden pompalı tüfeği alıp sakinleştirerek sağlık ekiplerinin müdahale etmesini sağladı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen M.K. kurtarılamayarak hayatını kaybetti. M.K.’nin babası ve kardeşleri nişanlısının ailesini telefonla arayarak tehditler savurdu.

    Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, gencin cenazesi otopsi için adli tıp kurumu morguna kaldırılacak.

  • Deniz Baykal: “Bana terörist diyenin alnını karışlarım”

    Maltepe’de konferans veren Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, “Anayasaya hayır dedim diye bana terörist diyecek olanın alnını karışlarım” dedi.

    Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Maltepe’de ’hayır’ konferansı verdi. Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansı Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, milletvekilleri, belediye meclis üyeleri ile vatandaşlar izledi. Konferans öncesinde salonda İzmir Marşı çalınırken vatandaşlar hayır bayraklarıyla marşa eşlik etti. Deniz Baykal’ın salona gelmesiyle başlayan konferansta vatandaşlar dev Türk Bayrağı açtı. Egemenliğin milletin elinde olması gerektiğini söyleyen Deniz Baykal, “Başkanlık olmuş, parlamenter rejim olmuş, meclis hükümeti rejimi olmuş fark etmez ama egemenlik millette olacak. Amerika’da halk oyuyla seçilmiş başkanın istediğini yapabildiğini görüyor musunuz. Bakanlarını tayin edemiyor kongrenin onayı lazım. Büyükelçisini tayin edemiyor. Önemli makamlarına atamaya yapamıyor. Onayını almak lazım kimin milletin. Şimdi cumhurbaşkanı seçerken onun kuracağı hükümetine de güven oyu vermiş olacaksınız onun hükümetini de siz seçmiş olacakmışsınız. Böyle bir şey olabilir mi? Hükümetin kimlerden oluştuğunu bilmeyeceksin. Milletten şaştın mı pusulayı şaştın demektir. Siyasetin pusulası milleti göstermektedir. Millet bir kere seçecek sonra 5 yıl unutacak. Seçtiği adam istediğini yapacak. Ne yapacak 700 katrilyonluk bütçeyi istediği gibi harcayacak. Böyle bir şey olur mu?” dedi.

    “Bu anayasa tartışması milletin ihtiyacından kaynaklanan bir tartışma değildir” diyen Baykal, “Milletin böyle bir ihtiyacı olduğuna dair bir gözlem yoktur. Bu birilerinin ihtiyacından dolayıdır. Bu tabandan yukarıya bir arayış değildir. Yukarıdan aşağıya empoze edilmek istenen 24 kanaldan 24 saat naklen yayın yaparak cumhurbaşkanı başbakan nutkuyla Türkiye’ye dayatılmak istenen bir projedir. Hepiniz gibi ben de bu anayasaya hayır diyeceğim. Ben bu anayasaya hayır dedim diye bana terörist diyecek olanın da alnını karışlarım. Ülkenin birliğini bütünlüğünü tesis etmesi gereken bir Cumhurbaşkanının ülkenin yarısından fazlasını terörist imasıyla suçlaması yakışık alıyor mu. Bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Bu cumhurbaşkanına da Türkiye’ye de yakışmaz” diye konuştu.

  • Ağrı Valisi Işın: “Leyla Zana bana ’PKK’yı 20 devlet kullanıyor’ dedi”

    İçişleri Bakanlığı tarafından Ağrı Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilen Vali Musa Işın, 1 Kasım 2015 seçimlerinden sonra ziyarete gelen Leyla Zana’ya “80 milletvekili gidin PKK’ya, ’Biz şiddet istemiyoruz, biz siyaset yapmak istiyoruz’ diyin” dediğini, Zana’nın da, “PKK’yı 20 devlet kullanıyor” dediğini belirtti.

    Ağrı Belediye Başkanı DBP’li Sırrı Sakık’ın görevden alınmasının ardından İçişleri Bakanlığının talimatıyla Belediye Başkan Vekili olarak atanan Vali Musa Işın, Leylekpınar Mahallesi’ndeki taziye evinde düzenlenen ’Halise Günü’ etkinliğine katıldı. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Erhan Tenekeci ve beraberindeki heyetle geleneksel olarak yapılan Halise yemeğinden sonra konuşan Vali Musa Işın, Leyla Zana ile aralarında geçen bir konuşmayı anlattı. Vali Musa Işın, şunları söyledi:

    “Bu sene bütün Türkiye’de, dağlarda filan terörist kalmayacak. Bitirme noktasına getireceğiz. Çok azaldılar, gerilediler. İnşallah bu süreç hızlanarak devam edecek. Bu mübarek topraklarda bu terör odakları inşallah bir daha neşvünema bulamayacaktır. Tarihin çöplük sepetine bu terör örgütü, uzantıları ve kullananları buraları terk edip gideceklerdir. Biz terör örgütlerinin hepsini nasıl reddediyorsak, PKK’yı da reddediyoruz. DEAŞ, Müslümanlık adına katliam yapıyor. Biz bunları reddediyoruz. Bunları Müslüman saymıyoruz. Aynı şekilde biz PKK’yı da Kürt saymıyoruz. Biz, taşeron terör örgütü olarak biliyoruz. Değerli kardeşlerim; Leyla Zana seçildi, üç milletvekili ile ziyaretime geldi. Bu ziyaretten bir gün önce Taşlıcay’da, Doğubayazıt’ta tırlar ve kamyonlar yakılmıştı. Dedim ki sayın vekil, millet size 80 milletvekili verdi. Bu şu demektir. Biz kan akmasını istemiyoruz. Biz bölgemizde şiddet istemiyoruz. Biz insanlarımızın öldürülmesini, araçlarımızın yakılmasını istemiyoruz. 80 milletvekili gidin PKK’ya, ’Biz şiddet istemiyoruz, biz siyaset yapmak istiyoruz’ deyin. Bakın Doğubayazıt’ta araçlar yakıldı. İnsanlar öldürülüyor. Devlet buna göz yumamaz. Siz bu insanlardan oy aldınız. Leyla Zana da bana dedi ki, ’PKK’yı 20 devlet kullanıyor’. İşte biz de bunu söylüyoruz. PKK bu bölgenin insanı değildir. Taşeron örgütlerin içimize koyduğu bir fitnedir.”