Etiket: Bana?”

  • Suriyeli Bana Oscar’da sahneye çıktı

    Suriye’deki iç savaş nedeniyle ailesiyle birlikte ülkesinden kaçan 8 yaşındaki Bana Alabed, Oscar Ödülleri töreninde sahneye çıktı.

    Suriye’deki iç savaştan ailesiyle birlikte kaçan 8 yaşındaki Bana Alabed, Los Angeles’taki Dolby Tiyatrosu’nda düzenlenen 2018 Oscar Ödülleri töreninde sahneye çıktı. Aktivistlerle birlikte “Stand Up For Something” adlı şarkıyı seslendiren Alabed, Twitter hesabından törene ilişkin, “Sevgili Oscarlar bu gece Suriye’de ölen çocuklar için ayağa kalkmalıyız. Bir çocuk ister Amerika’da, ister Suriye’de olsun sonuçta çocuktur” mesajını paylaştı.

    Ailesiyle birlikte Suriye’nin Halep kentinden kaçıp Türkiye’ye gelen Alabed, Twitter sayfasından Halep’teki korku dolu anlarını paylamıştı.

  • “Yol ver dağlar yol ver bana” eylemi

    Amasya’nın Taşova ilçesi ile Samsun’un Ayvacık ilçesini birbirine bağlayacak yolun yapılmasını isteyen vatandaşlar, iki ilçenin sınırında bulunan Hapan Boğazı’nda yaptıkları “Yol ver dağlar yol ver bana” eylemiyle yolun bir an önce tamamlanmasını istediler.

    Samsun ve Amasya’yı kısa yoldan birbirine bağlamak amacıyla yapılan yolun yapım süreci 15 yıldır devam ediyor. Geride kalan 15 yılda 4 taşeron firma yolun yapımından vazgeçerek yolda çalışmayı bıraktı. Taşova – Samsun arasını 190 kilometre azaltacak yolun yapımının bir an önce tamamlanmasını isteyen vatandaşlar, Ayvacık ve Taşova ilçelerinin sınırında bulunan Hapan Boğazı’nda yaptıkları “Yol ver dağlar yol ver bana” eylemi ile yolun bir an önce trafiğe açılması gerektiğini söylediler.

    “Bu yol Samsun, Tokat ve Amasya’yı birbirine bağlayacak”

    Yolun sadece bölge için değil güneyde bulunan bütün illeri ilgilendirdiğini ifade eden Samsun Amasya Kültür ve Yardımlaşma Derneği Onursal Başkanı Sezai Güntav, “Buradaki sıkıntı 15 yıl öncesine dayanıyor. Çarşamba, Ayvacık, Taşova, Erbaa ilçeleri yani Amasya, Tokat ve Samsun’u ilgilendiren yol çalışması bir türlü tamamlanamıyor. Amasya Taşova’nın Samsun sahiline yakınlığı Samsun üzerinden geldiklerinde 250 kilometre iken, yapılması planlanan bu kestirme yol ile sahile 60 kilometrede ulaşılabilecek. Bu yolun yapılmamasıyla bölgedeki Samsun ve Amasya arasında sıkışan köylüler çok büyük sıkıntı yaşıyor. Bu yol, sadece Tokat, Amasya ve Samsun’u ilgilendirmiyor. Bununla birlikte İç Anadolu Bölgesi’ni de 100 kilometre sahil bölgesine yaklaştıracak. Bu yolun 15 yıldır tamamlanmaması bölge halkı tarafından da hiç hoş karşılanmıyor. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımıza sesleniyoruz; bir an önce bu bölge halkının bu yola kavuşmasını istiyoruz” dedi.

    “250 kilometrelik yol, 60 kilometreye düşecek”

    Yapılması planlanan yol ile Taşova – Samsun arasının 190 kilometre kısalacağını belirten Güntav, “4 defa yüklenici firmanın bu yolun yapımını bıraktığını duyuyoruz. Şu ana kadar yapılan yol çalışmalarında asfalt ya da yol denilebilecek bir seviyeye ulaşılmadı. Birkaç menfez ve yol çalışmaları ancak yapılabildi. Üzerinden araç geçebilecek kadar bir yol yapamadılar. Bu yolun yapımına ilk Taşova tarafından başlatıldı. Son zamanlarda da Ayvacık tarafından yapılıyordu ama bir arpa boyu bile yol gidilemedi. Şu anda Taşova’dan Samsun’a gelmek isteyen bir vatandaşımız Taşova, Amasya, Suluova, Havza, Kavak, Samsun, Çarşamba ve Ayvacık’ı geçtikten sonra buraya ulaşabilecek. Bu da 250 kilometre yol demektir. Yeni yol açılsa bu yol 60 kilometreye düşüyor. Bu yolun yapılması bölgedeki ticareti de arttıracaktır” diye konuştu.

    Yolun açılmasını isteyen vatandaşlar, basın açıklamasının ardından Suluova, Taşova, Erbaa, Ayvacık ve Çarşamba ilçelerinde bulunan evlerine dağıldılar. Yaklaşık 50 kişilik Taşovalı grup da basın açıklamasına destek vermek için İstanbul’dan bölgeye geldi.

  • Kaza yaralanan genç: “Ben bu rüyayı kaç defa gördüm. Bana biri mi çarptı?”

    Konya’da kamyon ile otomobilin çarpıştığı kazada yaralanan genç sürücü çevredekilere, “Ben bu rüyayı kaç defa gördüm, bana biri mi çarptı?” diye sordu.

    Kaza, merkez Karatay ilçesi Aksaray Çevre Yolu Caddesi Aslım Caddesi kesişiminde bulunan kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Abdil Ç. idaresindeki 03 PA 474 plakalı meyve taşıyan yük kamyonu Kerem D. (19) idaresindeki 42 PP 309 plakalı otomobil ile çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon otomobili yaklaşık 15 metre sürükledi. Kaza sonrası otomobilin sürücüsü ve yanında bulunan arkadaşı Zeki Samet S. (18) araç içerisinde sıkıştı. Çevredeki vatandaşlar tarafından araçtan çıkarılan Kerem D. yol üzerinde yatırılarak ambulansın gelmesini bekledi. Bu sırada araçta sıkışan Zeki Samet S. vatandaşlar tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı. Kaza sonrası olay yerine polis, İtfaiye ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.

    “Bu rüyayı kaç defa gördüm, bana biri mi çarptı?”

    Sağlık ekiplerinin olay yerine gelmesinin ardından yaralılardan Kerem D. ile araçta sıkışan ve durumunun ağır yaralı olduğu öğrenilen Zeki Samet S. araçtan çıkarılarak ambulansa taşındı. Yaralılardan Kerem D. ambulansa taşındığı sırada sağlık görevlilerine “Abi ben iyi miyim? Ben bu rüyayı kaç defa gördüm bana biri mi çarptı?” diye defalarca sordu. Kerem D. ambulansla Konya Numune Hastanesi’ne Zeki Samet S. ise Özel Medova Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan Zeki Samet S.’nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

    Kamyon sürücüsü Abdil Ç. ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü.

    Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez: “Cam şişenin yol açtığı yönündeki bilgi net değil bana göre bir insan faaliyetidir”

    Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez, İzmir’deki yangın felaketiyle ilgili, “Hem karadan, hem havadan, hem gece, hem gündüz 24 saat buradan ayrılmadan yangını takip ediyoruz. Hemen hemen yangının yüzde 70-80’ini çevirdik az bir riskli bölge kaldı onu da karşı ateş yakarak yok etmeye çalıştık. Cam şişenin yol açtığı yönündeki bilgi net değil bana göre bir insan faaliyetidir” dedi.

    Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez, İzmir’in Menderes ilçesine bağlı Gümüldür bölgesindeki yangınla ilgili açıklamalarda bulundu. Ekiplerin çalışmaları hakkında bilgiler aktaran Üzmez, yangının kontrol altına alındığını söyledi. 24 saattir ayrılmadan yangını takip ettiklerini ifade eden Üzmez, az bir riskli bölge kaldığını anlattı. Kaç hektarlık bir alanın zarar gördüğü konusuna değinmeyen İsmail Üzmez, “Bizim için alandan daha ziyade yangının kesin sonuç olarak kontrol altında tutulmasıdır. Alanı inşallah yangın kontrol altına alındıktan sonra sizlerle oturup paylaşacağız. Yanan orman alanları bir yıl içerisinde ağaçlandırırız. Bu ne demek gördüğünüz ölü örtüyü tamamen odun hammaddesini temizleyeceğiz. Arkasından makinelerimizi sokacağız, süreceğiz ve arkasından da işçilerimizle fidanlarımızı dikeceğiz. Bizim asli görevimiz” dedi.

    “Bu işin bir an önce sonuçlanması bizim için önemli”

    Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez, ”Dün çıkan yangın İki gündür ben de Ankara’yı terk ettim buradayım. Hem karadan, hem havadan, hem gece, hem gündüz 24 saat buradan ayrılmadan yangını takip ediyoruz. İzmir’in akciğerlere az zarar görsün diye. Hemen hemen yangının yüzde 70-80’ini çevirdik az bir riskli bölge kaldı onu da karşı ateş yakarak yok etmeye çalıştık; yani yanıcı bölgeyi yok etmezseniz gece sürprizlerle karşılaşırsınız diye karşı ateş yakıyoruz. İnşallah bu gece rüzgar olmadığı taktirde çok daha iyi bir şekilde çalışmalarımızı başarılı bir şekilde tamamlamış olacağız. Zaman zaman merak ediyoruz tabi ne kadar bir alan yok oldu diye. Bu işin bir an önce sonuçlanması bizim için önemli. Şu anda tek noktamız var. Her türlü riski daha aşağı çekmek için sabaha kadar yine buradayız. Arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürecek. Amerika’da üç hafta süren yangınlar var, Kanada’da bir buçuk ay süren yangınlar var, şehirler boşaltılıyor. Portekiz’de bir yangında hepimiz biliyoruz 62 kişi öldü. İspanya’da bir yangın devam ediyor hala tabi” şeklinde konuştu.

    “Bana göre bir insan faaliyetidir diye düşünüyorum”

    Genel Müdür Üzmez, vatandaşlara uyarılarda bulunarak, cam şişenin yangına neden olduğu yönündeki bilginin net olmadığını söyledi. Üzmez, yangının insan kaynaklı çıkabileceğini aktararak, aşırı sıcakların yangında etkili olduğunu belirtti. İsmail Üzmez, “Türkiye şunu alıştı; çok jet hızıyla hemen 20 saat içerisinde 10 saat içerisinde söndürmeye alıştı. Çok anormal bir süreçten geçiyoruz aşırı sıcaklar. Bir günde 13 yangının çıktığı oluyor. Hem burayı kaçırmayacaksınız, sevk idare edeceksiniz; hem diğer yangınları büyütmeyeceksiniz söndüreceksiniz. Böyle olunca biraz hava olaylarından dolayı süre uzadı. Dikkat edelim dünkü alanın dışına 1 metrekare taşmadı. Cam şişenin yol açtığı yönündeki bilgi net değil bana göre bir insan faaliyetidir diye düşünüyorum; ama tabi ormanlarda atılan çöp, pislik ormanların geleceğini körelten, karartan hatta yanmasına sebep olan şeylerdir. Bu konuda vatandaşlarımızın dikkatli olması, özellikle piknik yaparken batırmadan temizleyip gitmesi gerekir” dedi.

    “Mücadele de bir eksiğimiz yok”

    Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez, yangının ne zaman tam olarak kontrol alınması hususunda bilgi veremeyeceklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

    “Size şu zaman demem mümkün değil; ama bu saat itibari ile tabi hava karardığı hava taşıtlarımızı çalıştıramıyoruz. Gece uçuşu çok riskli. Gündüz hava araçlarımızın sonuna kadar kullanıyoruz, gece de yatmak yok bütün ekiplerim hepsini kontrol edecekler çalışmalar sabaha kadar sürecek. Dört tane büyük uçağımız var, 11 tane helikopterimiz var. 128 tane büyük itfaiyemiz var, mühendislerimiz var müdürlerimiz var, işçilerimiz var. Yangının her tarafını sadık ekiplerimiz etrafını çevirdi ulaşılamayan tabi yolda bekliyoruz karşıda ateş var; ama ulaşılamayan yerlerde de hortumu atıyoruz. Zaman zaman da karşı ateş yakıyoruz. Pilotlarımızın sağlık durumu da iyi. Hatta bugün beşinin de hastaneden çıkış verildi Allah’a şükür hiçbir şey yok. Onun yerine yedek helikopterimiz hemen devreye girdi mücadele de bir eksiğimiz yok.”

  • Adil Öksüz’ün kardeşi Ahmet Öksüz: “Adil Öksüz ile kardeş olma iradesi bana ait değil”

    KARABÜK (İHA) – Karabük’te, FETÖ soruşturması kapsamında Karabük Üniversitesinde görev yapmış akademisyenler ile FETÖ’nün sözde ‘hava kuvvetleri imamı’ firari Adil Öksüz’ün kardeşi Ahmet Öksüz’ün de aralarında bulunduğu 16 şüpheli hakkında açılan davanın üçüncü duruşması tamamlandı.

    Karabük Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma için tutuklu sanıklar Ahmet Öksüz, Aladdin Yılmaz, Cahid Özdeveci, Erdal Biber, Hakan Suvak, Hüseyin Cinoğlu, Hüseyin Çevik, Süleyman Semiz, Serkan Esen, Salih Yıldırım, Mustafa Kurt ve Mahmut Çelik geniş güvenlik önlemleri altında Karabük Adliyesine getirildi. Duruşmada tutuklu 12 sanıkla tutuksuz sanıklar Turgay Türker ve Rüveyda Kılıçbay, sanık yakınları ve avukatları hazır bulundu. Burhaniye F Tipi Cezaevinde bulunan tutuklu sanık Seymen Kahraman ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya bağlandı. Duruşmada, firari olan Halil İbrahim Demirci’nin ise bulunamadığı belirtildi.

    “Kardeş olma iradesi bana ait değil”

    Sanık Ahmet Öksüz, savunmasında bir önceki duruşmada söylediklerini tekrarlayarak, üzerine atılı olan suç ve iddialar hakkında konuştu. Ahmet Öksüz, bir önceki mahkemede verdiği savunmasına ilaveten bu yapıya ait olduğu iddia edilen Aktif-Sen sendikasına üye olmadığını, aksine bu yapıya çok uzak olan Eğitim-Bir-Sen üyesi olduğunu belirtti. Öksüz, FETÖ’nün sözde ‘hava kuvvetleri imamı’ firari ağabeyi Adil Öksüz ile kardeş olma iradesinin kendisine ait olmadığını da belirterek, “Ancak bir başkasının işlemiş olduğu iddia edilen eylemin cezasını 11 aydan beri tutuklu olarak ben çekmekteyim. Hukukumuzun en temel ilkesi olan suçun şahsiyeni kuralı ihlal edilmektedir. Onun adına ben daha ne kadar tutuklu kalacağım, bunu mahkeme heyetimizin vicdanına havale ediyorum” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Kimse kimsenin adına tutuklu değil. Herkes kendi eylemi ile ilgili yargılanıyor” cevabını verdi.

    Sanak Ahmet Öksüz, “Benim bu kişi ile yakın zamanda irtibatım hiç olmadı.

    Herhangi bir yasayı çiğnemedim ki kaçayım. Gözaltı kararını öğrenir öğrenmez ailemle birlikte gelip devlete teslim oldum, kaçmadım” dedi.

    Mahkeme başkanının ByLock’ta eşinin ne konuştuğu yönünde kendisi ile konuşup konuşmadığını sorması üzerine Öksüz, “Evet konuştum. Kiminle konuştuğunu sormadım, bilmiyorum. Ben kendisine daha önce ByLock kullanmışsın dedim, evet sana haber verdim, kısa süreli kullandım cevabını verdi. Detayını sormadım. Ne yazdın, ne yazıştın, sana ne yazdılar diye sormadım. Bu tür konulara girmedim, merakta etmedim” cevabını verdi.

    Öksüz, 2008 yılından beri Bank Asya’da katılım hesabının olduğunu, aylık gelirinden artan paralarını ay ay göndererek değerlendirdiği ve bu hesabı darbeden 8 ay önce kapattığını açıkladı. Öksüz’ün başka bir bankadan kredi çekerek Bank Asya’ya destek anlamında para yatırmadığını iddia etmesi üzerine mahkeme başkanı, bilirkişi raporlarını okuyarak 24 bin TL civarında devlet bankasından kredi çektiğini ve Eylül 2014 ayında bu işlemin gerçekleştiğini, aynı gün içerisinde Bank Asya’ya 10 bin TL paranın yatırıldığını söyledi. Ahmet Öksüz ise, destek amaçlı kredi çekip yatırmadığını söyledi.

    Fıtık olduğunu ve doktorun ameliyat olması gerektiğini söyleyen Öksüz, cezaevi şartlarında ameliyat olmak istemediğini, ailesinin yanında ameliyat olmak istediğini söyleyerek, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etti.

    Tek tek savunmaları alınan sanıklar, mahkeme heyetinin sorularını yanıtladı. Daha sonra talepleri dinlenilen sanık avukatları, müvekkillerinin tahliyesini ve haklarındaki tedbir kararının kaldırılmasını istedi.

    Mahkeme heyeti, tutuksuz sanık Turgay Türker ve Rüveyda Kılıçbay’ın adli kontrol şartının devamına, Mustafa Kurt, Mahmut Çelik, Süleyman Semiz ve Aladdin Yılmaz’ın adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağıyla tahliyesine, Ahmet Öksüz dahil diğer sanıkların ise tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 9 Ağustos’a erteledi.