Etiket: Balıkla

  • Balıkla selfie

    Bingöl’de balıkçı tezgahında duran 1 metre uzunluğunda 90 kilogram ağırlığındaki Orkidos’u gören vatandaşlar satın almaktan ziyade fotoğraf çektiriyor.

    Balıkçılık yapan Ahmet Bürkek, İstanbul’dan satın 1 metrelik Orkidos balığını Bingöl’e getirtti. Kilogram fiyatı 30 lira olarak belirlenen balık tezgahta satışa çıktı. Balığı gören vatandaşlar ilgiyle izleyip bol bol fotoğraf çektirdi. Alıcıdan çok fotoğraf çektirilen balığını parçalanarak kilo ile satılmaya başlanacağı belirtildi.

    23 yıldır balıkçılık yaptığını belirten Ahmet Bürkek;” İlke ve prensip olarak her zaman ilimize kaliteli çeşitler getiriyorum. Geçtiğimiz yıl köpek balığından kılıç balığına kadar birçok çeşit getirdim. Bu yılda aynı vizyonla başladım. Şuan 1 metre uzunluğunda 90 kilogram civarında Orkidos getirdim. Orkidos balığı ton balığı yapımında kullanıyor ve Omega 3-6 barındırıyor. Bizim ilimizde bu gibi çeşitler ilk kez geldiği için görenler almaktan çok fotoğraf çekiyor, selfie çekiyor. Bu şekilde balık kültürümüzde gelişmeye başladı. İnsanlarımız her zaman birkaç çeşit balık tüketiyordu şimdi ise bu arttı ve daha da artacak” dedi.

  • Domuzları balıkla besliyor

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde balıkçılık yapan Pargalı lakaplı İbrahim Aygören satamadığı balıkları her sabah ormanlık alana götürerek domuzlara veriyor.

    Yaklaşık 1 aydır Torba Mahallesi’ndeki ormanlık alanda yaşayan domuzlara balık veren İbrahim Aygören elleriyle balık ekmek vererek domuzları besliyor. Sabah saatlerinde elinde kalan bayat balıkları ormanlık alana götüren Aygören yol kenarında domuzlarla buluşuyor. İlk olarak uzaktan balıkları verip kenardan izleyen balıkçı Aygören daha sonra domuzların kendinden kaçmadığını fark edince yanlarına giderek eliyle balık vermeye başladı. Yaban domuzlarını elleri ile besleyen balıkçı ekmek ve su da vererek domuzların karnını doyuruyor.

    Balıkçı Aygören her sabah aynı domuzların aynı bölgeye gelerek kendini beklediğini ifade ederek, “Ellerimle balık, ekmek veriyorum. 1 aydır besliyorum ve onlar benden kaçmıyor. 3 domuz var biri anne 2 yavrusuyla birlikte yanıma gelip balık yiyorlar” dedi.

  • (Özel Haber) Tezgahlar balıkla doldu, fiyatlar yarı yarıya düştü

    Avlanma yasağının kalkmasıyla birlikte her çeşit balık tezgahlarda yer almaya başladı. Geçtiğimiz aylarda el yakan balık fiyatları da 5 liraya kadar düşerken, balıkçılar balık bolluğundan memnun. Mersin Balıkçılar Derneği Başkan Yardımcısı Adnan Polat, “Balıklarımız bu sene bol. Şu anda her türlü balık, taze olarak tezgahlarda. Balık fiyatlarımız 5 liradan başlıyor, en fazla 20 liraya kadar çıkıyor” dedi.

    1 Eylül’de büyük tekneler, 15 Eylül’de de tamamen avlanma yasağının kalkması, balık tezgahlarının dolmasını sağladı. Bunun yanı sıra geçtiğimiz aylarda el yakan balık fiyatları 5 liraya kadar düşerken, vatandaşlar balığa rağbet göstermeye başladı. Yeni balık sezonu ve fiyatlarla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Mersin Balıkçılar Derneği Başkan Yardımcısı Adnan Polat, 15 Eylül itibariyle balıkta av mevsimini açtıklarını kaydederek, “Normalde 1 Eylül’de Karadeniz ve Marmara’da sezon açılmış durumdaydı. Burada hava sıcaklığından dolayı 15 gün ertelemeli olarak sezonumuzu açtık. Şu anda balığımız bol. Tezgahlarımız dolu, çeşitlerimiz çok. Barbunya’dan gümüşüne, mezgitten, palamuta her türlü deniz balığı mevcut. Fiyatlarda şu anda çok düşük. 5 liradan fiyatlar başlıyor en fazla 20 liraya kadar çıkıyor. Yılın Eylül, Ekim, Kasım aylarında balık fiyatları en az yarı yarıya düşer. Halkımız bu konuda bilinçli olsun. 5 liraya, 10 liraya taze taze balık yiyebilirler. Bu dönemde 5 liraya, 10 liraya yenilen bir barbun, 3 ay sonra 20-30 liraya yenilebilir. Çünkü havalar bozuyor, fırtınalar çıkıyor ve denizden balık çıkmıyor. Buda balık fiyatlarını 2’ye, 3’e katlıyor. Şu anda bolluk var, bereket var, her çeşit balığımız var. Burası deniz memleketidir. Deniz ayağımızın ucunda. Balıklar taze taze, canlı canlı geliyor. Kesinlikle şu anda bir dolap, bir donmuş balık yok. Hepsi taze, birinci elden direk piyasaya iniyor” diye konuştu.

    “Şu anda Türkiye’de en ucuz balık Mersin’de bulunuyor”

    Şu anda Türkiye’de en ucuz balığın Mersin’de bulunduğunu vurgulayan Polat, “Biz bu balıkların bir kısmını da buradan diğer illere ihraç ediyoruz. Balığımız bol. Halkımızı Balık Pazarı’na davet ediyoruz. Barbunya 5 liradan başlıyor, en pahalı, en büyük barbunya 15-20 lira arasında. Çupra-levrek 10 ile 20 lira arasında. Hamsi 5 lira. Palamut tane 5 lira. Her biri bir kilo civarında. Gümüş balığımız var 10 lira. Sardalye 5 lira. Fiyatlar çok uygun. Halkımızı balık yemeye davet ediyoruz. Balık her yaştan her insana faydalı bir yiyecektir. Balık kültürümüzü geliştirmemiz lazım. Bizim bu denizlerin kıymetini bilmemiz lazım. Şu anda müşteri sayımız gayet iyi. Artık vatandaşlarımız marketlere fazla ağırlık vermemeye başladılar. Gerçekten balık pazarında güzel balıklarımızın bulunması, fiyatların daha düşük olması halkı buraya çekmeye başladı. Temennimiz de inşallah böyle devam eder. Havalar elverişli olduğu zaman balıkta bir sıkıntımız olmuyor. Havalar bozunca orada bir sıkıntı oluyor fiyatlar ister istemez oynuyor. Şu anda Mersin’imizde istediğimiz kadar balık çıkıyor. Daha önce kilosu 25 liraya kadar balıklar bugün 5 lira. Havalar iyi gittiği sürece de balık fiyatlar artmaz” ifadelerini kullandı.

  • Kırmızı et açığı balıkla kapatılmalı önerisi

    İzmir’de ilk kez düzenlenecek Ulusal Deniz ve Balıkçılık Bayramı için hazırlıklar devam ederken, kırmızı et açığının balıkla kapatılabileceği belirtildi.

    Güzelbahçe Belediyesi ev sahipliğinde, Tarım Artı Organizasyon tarafından 5-7 Ağustos 2016 tarihleri arasında düzenlenecek Ulusal Deniz ve Balıkçılık Bayramı için hazırlıklar tamamlanma aşamasına geldi. Tarım Artı Organizasyon Genel Müdürü M. Alper Çiçekçi, Türkiye’deki kırmızı et açığının balık tüketimini arttırarak kapatılabileceğini söyledi. Türkiye’de et açığın kapatılması için yurt dışından hem besilik hem de et olarak ithalat yapıldığına dikkat çeken Çiçekçi, “Bu açığı kapatmanın tek çaresi balık tüketimini arttırmak ve insanları balığa yönlendirmek. Avrupa ülkeleri kırmızı et açığını domuz etiyle kapatıyor. Biz de balık etini kullanmalıyız. Bunun için de balık üreticisi teşvik edilmeli” dedi.

    Türkiye’de kişi başına 7-8 kilogram balık düşüyor

    Ulusal Balıkçılık Bayramıyla balık sektörünün kalbinin üç gün boyunca İzmir’de atacağını belirten Çiçekçi, “Ulusal Deniz ve Balıkçılık Bayramında balık tutma, olta bağlama, ağ onarma yarışmaları, kıyı temizliği, deniz dibi temizliği, konserler, şovlar ve paneller yer alacak. Deniz ve balıkçılık sektör temsilcileri ikili iş görüşmeleri fırsatı yakalayacak. Sektördeki yeni ürün ve hizmetler de ilk kez görücüye çıkacak” dedi.

    Etkinliğin geleneksel hale geleceğini ve balık kültürünün toplumda artacağını belirten Çiçekçi, “Ülkemizde balık tüketimi anlamında denizlerimizi doğru düzgün kullanmıyoruz. Dünyada en az balık tüketen ülkeler arasında yer alıyoruz. Kişi başına diğer ülkelerde 20 kilo balık düşerken Türkiye’de 7-8 kilogram. Bu nedenle balığı tüketeni ve balığı yakalayan ve balıkçılık firmalarını bir araya getirmeyi amaçladık” dedi.

    Bayramda herkes balık yesin

    Balıkçı İşadamları Derneği Başkanı Mehmet Şahin Çakan da, bayramda herkesi balık yemeye davet etti. Çakan, “Balıkçılık Bayramı bizim için bir fırsat. Hem bu bayramı kutlayalım hem de yılda bir gün de olsa ülke olarak herkes evinde balık yesin. Nasıl kurban bayramı olduğu zaman herkes evinde et yiyorsa bu ulusal olarak adlandırılan balık bayramında da balık yiyelim” önerisinde bulundu.

  • Türk Firmaları, Brüksel’i Balıkla Doyurdu

    Bu yıl Brüksel’de 24. kez düzenlenen Uluslararası Su Ürünleri İhracat Fuarı, (Seafood Expo Global) üreticilerle satıcıları bir araya getirdi. Türk firmaları dünyanın dört bir tarafından gelen profesyonel alıcılar, Türk firmalarının standlarında ikili görüşmeler yaparken, Türk aşçıların pişirdiği 5 bin porsiyon balık fuar süresince ziyaretçilere ikram edildi.

    İlki 1993 yılında gerçekleşen ve bu yıl 24. kez balık ve deniz ürünleri sektörünün bir araya geldiği Uluslararası Su Ürünleri İhracat Fuarı’nda, 72 ülkeden bin 761 firma fuar boyunca ürünlerini pazarladılar. Fuara İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin milli katılım organizasyonuyla yer alan Türk firmaları, her yıl olduğu gibi bu yıl da küresel alıcıların ilgi odağı oldu. 600 metrekarelik bir alanda yer alan Türk firmalarının yaptıkları bağlantılar, sektörün AB’ye olan ihracatının artacağı konusunda da olumlu sinyaller verdi.26-28 Nisan tarihleri arasında açık olan fuarı 30 binin üzerinde sektör temsilcisi ziyaret etti.

    AVRUPA EN ÖNEMLİ PAZARIMIZ

    İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tuncay Sagun, Türk deniz ürünlerinin fuarda büyük ilgi gördüğünü belirterek, Türk katılımcıların önemli bağlantılar yaptıklarını söyledi. Seafood Expo Global fuarının su ürünleri sektörünün en önemli arenası olduğuna değinen Başkan Tuncay Sagun, “Su ürünleri ihracatımızın ilk sırasında altı Avrupa ülkesinin yer alması, Avrupa’nın bizim için önemini gösteriyor. Bugün Avrupa’da tüketilen 3 balıktan birisi Türk balığıdır. Almanya’ya yaptığımız ihracatta ilk sırayı alabalık alırken, Fransa, İtalya ve Hollanda’ya ise ağırlıklı olarak çupra ve levrek ihraç ediyoruz. AB pazarında Çupra ve Levrek balıklarını Türk balığı olarak tanıtmak en büyük hedefimiz. AB’ye yaptığımız ihracatta, yıllık 600 milyon doları aşmış bulunuyoruz. 2023 yılına kadar bir miyar doları aşmayı hedefliyoruz” dedi.

    AMERİKA’YA ÇUPRA LEVREK, JAPONYA’YA ORKİNOS

    Brüksel Fuarı’nın yanı sıra geçtiğimiz günlerde Kuzey Amerika’daki fuara da katıldıklarını belirten Başkan Tuncay Sagun, “Amerika’da Çupra ve Levrek’te büyük bir pazar var. Amerikan halkı büyük porsiyonlu balık tükettiğinden bizim balıklarımız için ideal bir pazar konumunda. THY’nin direkt uçuş noktaları olduğu için de ürünlerimizi taze olarak ulaştırabiliyoruz. Bir diğer önemli pazarımız ise Japonya. Japon pazarına ağırlıklı olarak orkinos ihraç ediyoruz. Akdeniz’de orkinos balığı konusunda lider konumundayız. Her yıl yaklaşık 100 milyon dolarlık ihracat yapıyoruz“ diye konuştu.

    TEKNOLOJİDE AVRUPA’DAN ÖNDEYİZ

    Türkiye’nin üretimde olduğu kadar, teknolojik alt yapı konusunda da büyük gelişme gösterdiğine değinen Sagun, “Avrupa’daki tesislerle kıyasladığımızda bizim tesislerimiz hijyen ve kalite konusunda çok ileride. Öyle olmasa Avrupalı bizim balığımızı tercih eder miydi? Avrupa standartlarında üretim yapmasak, mallarımız beğenilir miydi? AB’li tüketicilerin Türk balığına olan ilgisi, oradaki üreticileri de rahatsız etti. Avrupa ülkeleri bu nedenle önce alabalık ihracatına anti damping vergisi getirerek zorluk çıkardılar. Şimdi de Çupra ve Levrek konusunda bir zorluk çıkarıyorlar. Vergi getirerek Avrupa’daki peazar payımızı düşürmeye çalışıyorlar. Gerekli bütün agresif çalışmaları yürütüyorlar. Biz kendimize ve sektörümüze güveniyoruz. Bunu da aşacağız. Tarım ve Ekonomi Bakanlıklarımız bu konuda görüşmelere devam ediyor. Onların desteğiyle bu sorunları da fazla zarar görmeden aşacağımıza inanıyorum” dedi.

    BALIKÇILIK MEVZUATI YENİLENMELİ

    Bu yıl hava şartlarından dolayı istenilen seviyede verimli bir avcılık yapılamadığını belirten Başkan Sagun, balıkçılığın korunması anlamında çok önemli tedbirlerin alınmasını istedi. Mevcut avcılık teknolojisinin çok ileri gittiğini, Türk teknelerinin açık denizlerde de avcılık yapabilecek düzeyde olduğuna dikkat çeken Sagun, ”Açık denizlerde avlanma kotalar ile sınırlı. Bu kotaların hemen hemen tamamı AB ülkeleri arasında paylaşılıyor. Biz çok az pay alabiliyoruz. Her yıl kotaları artırmak için mücadele ediyoruz. Bunun yanında bizim avcılığımız kabotaj yasalarından, gümrük mevzuatından çok eski olduğundan bunun revize edilmesi gerekiyor. Bugünkü teknolojik yenilikleri göz önünde tutacak şekilde ayarlanması gerekiyor. Hükümetimiz her konuda bizi desteklediği gibi bu konuda da destek vereceğine inanıyoruz. Mevzuatları aşabilmek için ortak çalışma yapmamız gerekiyor. Bu bizim mesleğimiz. Dünyadaki bütün gelişmeleri yakından takip ediyoruz. En iyi desteği bizler sunabiliriz” dedi.

    İÇ TÜKETİM ARTTIRILMALI

    Hopa’dan Mersin’e kadar çok büyük bir sahile sahip olmasına karşın, Türkiye’de balık tüketiminin azlığından yakınan Tuncay Sagun, “Avrupa’da 24 kilo, Japonya’da 80 kiloya varan kişi başına düşen balık tüketimi, Türkiye’de halen 8 kilo civarında. Yani dünya standartlarının çok altında. Bunun için tüketimi artırmalıyız” diye konuştu. Sağun Türkiye’de 150 bin kişinin balıkçılık ile uğraştığını, Avcılığın yanı sıra üretime de ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.