Etiket: Balıkçıların

  • Balıkçıların umudu bayram sonrası

    Av yasağının kalkmasının ardından Çanakkale’de ağların denize inmesiyle birlikte balık tezgahları da hareketlendi. Balıkçılar ise fiyatların düşmesi ve satışların artması için bayram sonrasını bekliyor.

    15 Nisan tarihinde başlayan avlanma yasağı 1 Eylül itibariyle sona erince tezgahlar balıklarla dolmaya başladı. Ağların denize inmesiyle birlikte balık halindeki tezgahlar da hareketlendi. Çanakkale balık halinde sardalya ve hamsinin kilosu 10 TL, levrek ve deniz çipura 25 TL, palamut 20 TL, istavrit 15 TL, mezgit 25 TL’ye satıldı. Balıkçılar ise fiyatların bayram sonrasında yarı yarıya düşmesini beklerken, satışların artması için de bayram sonrasını umut ediyor.

    ’Bayram sonunda fiyatlar yarı yarıya düşer’

    Av yasağı sonrasında balık durumu hakkında bilgi veren 30 yıldır balıkçılık yapan Kemal Dinçer, “Av yasakları açılalı daha iki, üç gün oldu. Ama Kurban Bayramı dolayısıyla da teknelerin çoğu çıkmadı. Yani tayfalarını dağıtmamak için. Bayramdan sonra balık fiyatları yarı yarıya düşer. Sardalya ve hamsi balığı 10 lira, istavrit balığı 15 lira ama bayram sonunda fiyatlar yarı yarıya düşer. Çünkü teknelerin çoğu tayfalarını toplayıp da şimdi Kurban Bayramında tekbirli bayram diye çalışmaz tekneler. Onun için tayfalarını dağıtıp bayramda yeniden yollamamak için çoğu tekneler de çıkmadı. Ama bayram sonunda fiyatlar yarı yarıya düşer” dedi.

    Tezgahlarda hamsi ile istavritin bollaştığını ve normal fiyatlarda seyrettiğini belirten 38 yıldır balıkçı olan Tuncay Dinç, “Yalnız palamut az. Yerli palamut 25 lira tanesi o seviyede, Karadeniz’den buraya düşmedi daha. Havalar esiyor, biraz daha sakinlediği zaman palamudun düşmesini bekliyoruz. Kurban Bayramında et durumundan dolayı balığa ilgi biraz daha azalır. Ama bazılarını etkilemez balık. Balığın yeri ayrı etin yeri ayrı mesela. Devamlı et yenecek hal yok, balıklar da ucuzladığı zaman millet devamlı balık yiyecek yani. Bir palamudumuz yüksek yani geri kalan balıklarımızda fiyatlarımız normal. Satışlar şuan normal. Tabi balık çeşitleri bol olduğu için hamsi veya sardalya satışlarımız güzel. Palamut pahalı olduğu için onun satışları biraz durgun” şeklinde konuştu.

  • Balıkçıların av yasağı tepkisi

    Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin (IUCN) Kırmızı Listesinde durumu tehlikede olarak belirtilen orfoz balığının Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yayınladığı tebliğ ile 1 Eylül 2016-31 Ağustos 2020 tarihleri arasında avlanması, toplanması, gemilerde bulundurulması, karaya çıkarılması, nakledilmesinin ve satılmasının yasaklanmasına balıkçılardan tepki geldi.

    Side limanında bir araya gelen balıkçılar bakanlığın yasağına tepki gösterirken, yasağın bu kadar uzun süreli uygulanması durumunda balıkçıların para kazanamayacağını, evine ekmek götüremeyeceğini dile getirdiler.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Antalya Bölgesi Su Ürünleri Birliği ve Yeni Liman Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Cengiz Balta, diğer kooperatif başkanları, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu tebliği gözden geçirmesi gerektiğini belirterek, “Balıkların üreme döneminde avlanma yasağı konulması bizim de en büyük talebimiz. Ne var ki balıkçıların avladıkları balıklarla balık neslinin azalmasına ve tükenmesine neden olduğunu iddia etmek kadar saçma bir şey olamaz. Balıkçılardan önce tirollerin önüne geçmek gerekmektedir. Balıkçılar balığı ağlarıyla veya oltalarıyla tutarken tirol yoluyla yapılan balık avında balıkların yuvası dahil her şey ortadan kalkmaktadır. Yetkililerin bize yasak koymak yerine tirole yasak getirmesi gerekmektedir. 4 yıl gibi bir yasak balıkçıların aç kalmasına, evlerine ekmek götürememesine, çoluk-çocuğunu geçindirememesine neden olacaktır. Bu insanların yıllardır yaptığı tek iş balıkçılıktır. Bu insanlar göz göre göre kaderiyle baş başa bırakılmaktadır. Yetkililerden yasak kararını yeniden gözden geçirmelerini talep ediyoruz” diye konuştular.

    Geçimini balıkçılık yaparak sağlayan Onur Karaçobanoğlu konuyla ilgili olarak yetkili mercilerle yaptığı görüşmelerde, avlanmalar nedeniyle lagos ve orfoz miktarının alabildiğine düştüğünü bundan dolayı da yasağın gündeme geldiğini söylediklerini kaydetti. Karaçobanoğlu, “Bu genelgenin kolay kolay değişme şansı bulunmuyor. Bu durum burada balıkçılığa yıllarını vermiş ağabeylerimiz başta olmak üzere tüm balıkçıları yakından ilgilendirmektedir. Bu genelge ile biz balıkçılara başınızın çaresine bakın, bu işten size ekmek yok denilmektedir. Burada balıkçılık yapan arkadaşlarımız devlete birçok konuda büyük miktarlarda para ödemektedir. Karadeniz’de balıkçı teknesi alan balıkçılara devlet desteği verilirken Akdeniz’de böyle bir şey söz konusu değil. Yetkililerden bu konuyu da gündeme almalarını Karadenizli balıkçılara tanınan ayrıcalıkları bizlere de tanımalarını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    Balıkçı Salin Can ise, “Biz çocukluğumuzda, gençliğimizde kıyılarda denize girerken, deniz kestanesinden taşların üzerine basamıyorduk. Son yıllarda turizm arıtmalarından, otel arıtmalarında bilhassa Manavgat arıtmalarından hiç arıtılmadan defalarca akan sular görüyoruz. Hiç kimyasal arıtmamız yok. Denize her gün porçöz, yağçöz gibi kimyasal maddeler dökülüyor. Bunun önlemini alacakları yerine lagosun yasaklandığını söylüyorlar. Bu insanlar bu kimyasalları içerse kesinlikle hayatından olur ama biz denizlere tonlarca bu kimyasalları döküyoruz. Ayrıca burada o kadar çalışan insan var bu insanlar nasıl geçimini sağlayacak bunu öğrenmek istiyoruz ve kimyasal arıtma istiyoruz” dedi.

  • Çanakkale’de Cesedi Balıkçıların Ağına Takılan Acemi Erin Bilecik’teki Ailesi Perişan Oldu

    Çanakkale 116. Jandarma Er Eğitim Alayı’nda acemi asker olarak vatani görevini yapan Turan Er’in cansız bedeli bugün balıkçıların ağına takıldığı haberi, Bilecik’te yaşayan ailesini perişan etti.

    İddialara göre, Çanakkale’da askerlik yapan Turan Er’in, dün gece yapılan sayımda birliğinde olmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine Turan Er’in birlikteki komutanları acemi askeri bulmak için seferber oldular. Bu sabah Çanakkale açıkların balıkçıların ağına takılan erkek cesedinin, yapılan incelemeler sonrası Turan Er’e ait olduğu tespit edildi. Turan Er’in Bilecik Bahçelievler Mahallesi Atakent Caddesi No:51/1’de ikamet eden ailesine acı haberi 2. Jandarma Er Eğitim Tugay Komutanlığında görevli bir binbaşı ve bir yüzbaşı verdi. Turan Er’in abisi Ramazan Er baygınlık geçirirken diğer abisi Tuncay Er ise; camları yumruklaması sonucu bileklerinde kesik oluştu. Baba Ökkeş Er ve anne Perihan Er, 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından sakinleştirilirken, bayılan ve yaralanan abi Bilecik Devlet Hastanesine kaldırıldı. Eli kesildiği için kapını önüne dökülen abi Tuncay Er’in kanlarını ise; şehidin bir arkadaşı tarafından fırça ile temizledi.

    Turan Er’in neden ve nasıl hayatının kaybettiği konusunda tam bir bilgi edinilemedi. Cuma günü Çanakkale’de yemin edecek olan acemi er Turan Er’in ailesinin de Çanakkale’ye gitmek için hazırlık yaptıkları ve aslen Gaziantepli olan ailenin cenazeyi memleketlerine defnedileceği öğrenildi.

    Öte yandan Turan Er’in sosyal medya hesabında “Kimseye sırtını dayamana gerek yok tek başına da ordu olabilirsin yaşamak için yalvarmana da gerek yok zaten eninde sonunda öleceksin” ve “Hayata dair hiçbir reaksiyon gösteremeyeceğin yer iki metre tahtanın içi ise o zaman dikkat edeceksin gidiş şekline” paylaşımlar gözleri çarptı.

  • Mersin’de Balıkçıların Ağına Köpek Balığı Takıldı

    Mersinli balıkçılar 12 mil açıkta, 2,5 metre boyunda yaklaşık 250 kilogram ağırlığında pamuk cinsi köpek balığı yakaladı.

    Yasak dolayısıyla Akdeniz’de 12 mil açıkta avlanan Mersinli balıkçılar, sıcak sularda yaşayan 2,5 metre uzunluğunda yaklaşık 250 kilo ağırlığında pamuk cinsi köpek balığı yakaladı. Yakalanan dev köpek balığı, avlanma yasağının devam etmesi nedeniyle uluslararası sularda avlamayı sürdüren Mersinli balıkçıların, bu sezon ağına takılan 2. köpek balığı oldu.

    Mersin Balık Pazarı Derneği Başkan Yardımcısı Adnan Polat, avlanma yasağı dolayısıyla 12 mil açıkta avlandıklarını belirterek, “Havaların ısınmasıyla birlikte artık köpek balıkları da ortaya çıkmaya başladı. Yakaladığımız bu balık, pamuk cinsi bir köpek balığı. Avlanmasında her hangi bir yasak yok. Bu sezon yakaladığımız ikinci köpek balığı bu. Sığ sularda pek görülmezler. Ancak biz diğer balıkları avladığımız sırada, sürünün peşinden gelerek ağımıza takıldı” dedi.

    Polat, yakalanan köpek balığının, büyük ve ağır bir balık olduğu için tekneye çekmekte zorlandıklarını da söyledi. Adnan Polat, köpek balığını, derneklerine kayıtlı kanser hastalarına ücretsiz olarak dağıtacaklarını da sözlerine ekledi.

  • (Özel Haber) Balıkçıların Yeni Sezon Hazırlığı

    1 Eylül’de ’Vira bismillah’ diyerek denize açılan Tekirdağlı balıkçılar, 15 Nisan’dan itibaren av sezonunun kapanmasıyla birlikte yeni sezon hazırlıklarına başladı.

    Tekirdağ merkez Süleymanpaşa ilçesinde teknelerini limanlara demirleyen balıkçılar, avlanma sezonu boyunca zarar gören ağlarını ve teknelerini bakım-onarımdan geçiriyor. Çalışmalar, imece usulü yürütülüyor.

    Emrullah Menekşe isimli balıkçı geçen sezon umduklarını bulamadıklarını belirterek, “Gelecek sezonun inşallah bol ve bereketli geçmesini dilerim. Halkımız da bol bol balık yiyebilsinler. 15 Nisan’da yasak başladı. Yeni sezon 1 Eylül’de başlayacak. O tarihe kadar yeni sezona hazırlık içerisinde olacağız. Ağlarımızı onarıyoruz. Teknelerimize bakım yapıyoruz” dedi.

    Sezonun kendileri açısından olumlu geçmemesinin sebebinin yunuslar olduğunu kaydeden Menekşe, “Bu sezonun kötü geçmesinin en büyük sebebi yunuslardır. Yunuslar ağlarımıza zarar veriyor, balıklarımızı yiyor. Yunusların yanı sıra gırgır tekneleriyle balıkçılık yapanların da küçük balıkçılara zararı büyük oluyor” diye konuştu.

    Yaklaşık 43 yıldır balıkçılık yaptığını söyleyen Ömer Yüksel de balıkçılıkla geçimin imkansız olduğunu savunarak, “Emekli olmasam mümkün değil geçinemem balıkçılıkla. Balıkçılık eskisi gibi yüzleri güldürmüyor ve her sene daha kötüye gidiyor. Şartların düzelmesi için, yasaklar güzel uygulansın, kaçak balıkçılığın önüne geçilsin” ifadelerini kullandı.

    Yeni sezon için teknesini bakım onarımdan geçiren balıkçı Kadir Uysal ise, “Daha önce profesyonel balıkçı olarak çalışıyordum. Fakat yaş itibari ile tekrar amatörlüğe döndük. Güç kaybı başladı. Tekirdağ’da 20 senedir balıkçılık yapıyorum. Marmara Denizi’nin gırgırlara açık olması nedeniyle bu yıl balıktan yana yüzümüz gülmedi. Yeni sezon için hazırlıklarımızı yapmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.