Etiket: Bakır

  • 20 bin TL’lik bakır telefon kablolarını çaldılar

    Kastamonu’da kimliği belirsiz kişi ya da kişiler bir telekomünikasyon şirketine ait 37 tane telefon direğini keserek bin 300 metre uzunluğundaki telefon kablosunun içindeki bakır teli çaldı.

    Kastamonu’nun Daday ilçesinde meydana gelen hırsızlık olayında kimliği belirsiz kişi ya da kişiler bir telekomünikasyon şirketine ait telefon direklerini keserek, direklerin içerisindeki bakır kabloları çaldı. Selalmaz Maşadüzü ile Kuz Mahalleleri arasında meydana gelen hırsızlık olayında, toplam 37 telefon direğinin içerisindeki bin 300 metre bakır tel çalındı. Telefon direklerindeki anormalliğin farkına varan bir vatandaşın haber vermesi üzerine olay yerine jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler yaptıkları incelemeler sonucunda yaklaşık 3 kilometre mesafede yakılmış telefon kabloları, testere ve balta buldu.

    Olayla ilgili soruşturma başlatan ekipler tahmini zararın 20 bin TL olduğunu bildirdi.

  • Şehrin son bakır ustası

    Unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden olan bakırcılıkla uğraşan Ramazan Kalay, şehirde ve ailesinde bakır ustalığı yapan son kişi olduğu dile getiriyor.

    Asırlardan bugüne kadar sürdürülen mesleklerden olan bakır ustalığı 90’lı yıllardan bugüne teknolojinin de hızlı bir şekilde ilerlemesiyle unutulmaya yüz tutmuş durumda. Ramazan Kalay, bakır ustalığının Eskişehir’deki son temsilcisi. Öyle ki ailesinin bir asrı aşkın bir sürdürdüğü mesleği teslim edecek bir aile üyesi bile bulamamış. Yetiştirmeye çalıştığı çıraklarında sonradan bu mesleğe devam etmeme kararı aldığını vurgulayan Kalay, “45 senedir bu mesleği icra ediyorum, son 36 senedir ise külliyenin karşısındaki bu küçük dükkândayım. Biz atadan, dededen beri bakır işi ile uğraşırız. Bu sebeple soy ismimizi bile kalay koymuşlar. Yalnız bu meslek artık bitmek üzere. Düşünün artık benden yeni üretim ürün isteyen çok az, parmakla sayılacak kadar. Onlarda tencere gibi şeyler istemiyorlar, daha çok antika imbik ve ocak gibi şeyler ilgilerini çekiyor. Genelde tamir işi ile uğraşıyorum ya da getirilen bakır kapları kalaylıyorum. Çırak bulmakta bile zorlanıyorum, hiç kimse bu işte gelecek görmediği için bakırcılığı öğrenmek istemiyor. Bakırcılık aynı zamanda zor zanaat emek ve sabır gerektiriyor. Getirisini ve sarf ettiği çabayı karşılaştıranlar, bu meslekte devam etmemeyi tercih ediyor” dedi.

  • İş yerinden bakır kazan hırsızlığı

    Samsun’un Bafra ilçesinde bir iş yerinden bakır kazanlar çalındı.

    Kızılırmak Sanayi Sitesi 7. Sokak’ta bulunan ambalaj atıklarının toplandığı geri dönüşüm atölyesine gece giren hırsız veya hırsızlar depoda bulunan 300 kiloya yakın bakır kazanları alarak kaçtılar. Sabah iş yerine gelen işçiler deponun kapısının kilidinin olmadığını fark ettiler. İşçiler durumu polise bildirdiler. Olay yerine gelen polis ekipleri yaptıkları inceleme sonunda iş yerinden 300 kiloya yakın bakır kazanların çalındığını tespit ettiler.

    Polis iş yerinden bakır kazanları çalan hırsız ve hırsızları yakalamak için çalışma başlattı.

  • Yıllar Sonra İlk Kez Bakır Hurmalıklara Talep Arttı

    Ülke genelinde yıllardır tercih edilen cam ve porselen şekerliklerin yerini bu yıl bakır kaplar alıyor. Ramazan ayında bir anda gelen bakır hurmalık talebi bakır ustalarının yüzünü güldürdü.

    Tarihi MÖ. 5 bin 500 ile ile 3 bin yılları arasında dayanan Gaziantep’te bakır hurmalık talepleri Ramazan ayında patlama yaşadı. Anadolu’da bakırcılığın önemli merkezlerinden biri olan Gaziantep’teki bakır ustaları Türkiye’nin dört bir tarafından aldıkları hurmalık siparişini yetiştirmeye çalışıyor. Zamak ve bakır olarak yapılan hurmalıklar ise 5 TL ile 100 TL arasında alıcı buluyor. Daha önceki yıllarda daha ziyade cam ve porselen şekerliklerin tercih edildiğini belirten bakır ustaları, son dönemlerde ise yeniden bakır ürünlere dönüş olduğunu kaydetti. Bakırın eskidikçe değerinin arttığını savunan Gaziantep Bakırcılar ve Sedefçiler Odası Başkanı Celal Açık, daha önce süs olarak alınan bakır ürünleri şimdi ise yeniden mutfaklara girmeye başladığını kaydetti. Diğer bakır ürünlerinde olduğu gibi hurmalıklara da yoğun talep olduğunu söyleyen Açık, Türkiye genelinden kendilerine ulaşan siparişleri yetiştirmeye çalıştıklarını vurguladı. Açık, “Ramazan ayı gelince birden talep oldu. Bu nedenle biraz bocaladık. Bunu ayın geneline yaydığımız zaman siparişlerimizi yetiştiririz, neden yetiştirmeyelim. Sonuçta bu bizim mesleğimiz” diye konuştu.

    SERİ ÜRETİMİ YOK

    Bakırın seri üretiminin ise çalıştırılan insan sayısı, bu insanların el alışkanlığı ve el hızıyla doğru orantılı olduğunu vurgulayan Açık, “Biz üretiyoruz, Tüm Türkiye geneline gönderiyoruz. El işçiliğini zorluğunu görmeniz lazım. Düz levhayı düşünün, 6-7 elden geçiyor, buradaki seviyelere geliyorlar. Siz ürünlerin nakış bölümünü görüyorsunuz sadece, bu değil. Bunun sıvama bölümü var, bunun polisaj bölümü var. Bunun çekiç bölümü var, bunun kaynak bölümü var. Var da var. Düz bakırı gözünüzün önüne getirin. Bu şekle geliyor. Bu emektir. Gerçekten emek isteyen bir iştir. Bir hurmalıktan günde 5-10 tane yapabiliriz. Biz siparişine göre insan çalıştırıyoruz” dedi.

    Açık, Ramazan ayı nedeniyle üretimi artan hurmalıkların, Ramazan Bayramı’nda da şekerlik olarak kullanabileceğini belirtirken, Kurban Bayramı arefesinde ise en çok kebaplık ürettiklerini kaydetti.

  • İzmir’den Gaziantep’e Uzanan Bakır Aşkı

    İzmir’de oturan 70 yaşındaki emekli Recep Ayıkan, bakırcılık ve sedefçilik sanatını öğrenmek için 2 yıl önce Gaziantep’e gelerek, bakırcılık kursuna başladı.

    Gaziantep’ten birçok şehre ve yurt dışına gönderilen el emeği bakır hediyelik eşyalar, birçok şehre örnek teşkil ediyor. Birçok yerde kaybolmaya yüz tutan bakırcılık mesleği, Gaziantep’te ise önemli bir geçim kaynağı haline geldi. El emeği bakır hediyelik eşyalara Osmanlı tarihini ve Türk kültürünü simgeleyen motifler çiziliyor. Bu iş Gaziantep’teki ustalar tarafından çok iyi yapılıyor. Gaziantep’in bu ününü duyan bazı insanlar, başarıyı kendi şehrinde de uygulamak için, Gaziantep’e gelerek bakırcılık mesleğini öğreniyor.

    İzmir’in Karşıyaka ilçesinde sedef ve bakır kursu açmak için, iki yıl önce Gaziantep’e gelen 70 yaşındaki emekli Recep Ayıkan, Gaziantep’te özel bir otelde kalarak bakır ve sedefçilik kursuna gidiyor. Bakırı İzmirlilere öğreteceğini belirten Recep Ayıkan, “İzmir’de oturuyorum, kısmetse bu Gaziantep el işi olan sedef ve bakırı İzmirlilere öğretmek istiyorum. 2 senedir Gaziantep’teyim, bu işi öğrenmek için geldim. Özel bir otelde kalıyorum. Ben Osmanlı sanatlarını çok seviyorum ve ilgileniyorum Ebru, Çini gibi sanat dalları gibi. Önümüzdeki dönem Karşıyaka halk eğitimde sedef ve bakırın kursunu açmayı düşünüyoruz. Halk eğitim müdürüyle beraber konuştuk kabul etti. Açılırsa kursumuz Gaziantep el işini orada tanıtmak istiyorum” dedi.

    “BİZ BATILILAR DOĞUYA BİRAZ ÖN YARGILIYIZ”

    Ayıkan, “Biz Karadeniz ve batıda yaşadığımız için Doğu ve Güneydoğu halkına oradan gelen kişiler kötü intiba bıraktı, kötü biliyorlar. Ben buraya geldiğimde bu insanların ne kadar şeker ve tatlı insanlar olduğunu gördüm. Buraya bağlandım, gitmek de istemiyorum. Her sene de Gaziantep’e gelip, bu güzel insanların arasında yaşayacağım” şeklinde konuştu.