Etiket: Bakanlığından

  • Turizm Bakanlığından bir ilk

    KKTC Turizm ve Çevre Bakanlığı, Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında Kıbrıs’ın başkenti Lefkoşa’da ilk kez gerçekleştirilecek Sıcak Hava Balonu şenliği düzenleyecek.

    Kıbrıs’ta ilk defa gerçekleştirilecek olan etkinlikte Kapadokya’dan getirilen sıcak hava balonları ile şenlik düzenlenecek. Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde ülke insanının ve turistlerin ücretsiz olarak sıcak hava balonlarında uçma deneyimini yaşayabilecekleri şenlik, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nun katılımı ile “Yükseliyoruz” adıyla 22 Nisan 2017 Cumartesi saat 16.00’da Lefkoşa’da Atatürk Spor Stadyumu’nda gerçekleştirilecek.

    Kuzey Kıbrıs ekonomisini geliştirmeye yönelik olarak her geçen gün ülkedeki turizm ürünlerini çoğaltmaya çalıştıklarını ifade eden Ataoğlu, “Balon uçuşlarının Kuzey Kıbrıs’a yeni bir turistik ürün ve katma değer katacağını düşünüyoruz. Bu amaçla gerçekleştireceğimiz ilk sıcak hava balonu uçuşlarımıza halkımızı davet ediyoruz” dedi.

  • Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan “57. Alaya Vefa Yürüyüşü”

    Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Çanakkale Savaşı’ndaki kahramanlıklarıyla destanlaşan 57. Piyade Alayı şehitleri başta olmak üzere tüm Çanakkale şehitlerini anmak için her yıl olduğu gibi bu sene de 25 Nisan’da ’Vefa Yürüyüşü’ düzenlenecek.

    Çanakkale’de her yıl 24-25 Nisan tarihlerinde düzenlenen ’57. Alaya Vefa Yürüyüşü’ne, Kosova’dan 120, Çanakkale’den 160 ve 81 ilden gelecek 2 bin 880 olmak üzere toplam 3 bin 160 genç katılacak. Etkinliğe katılacak gençler 24 Nisan’da, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi ile hastane ve Bigalı Şehitliklerini ziyaret edecek. Ardından konaklamanın yapılacağı Kocadere kamp alanına geçecek olan gençler, burada düzenlenecek çeşitli etkinliklere katılacak. Yürüyüşün gerçekleşeceği 25 Nisan’da ise program, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın gençlere çorba ikramı ile başlayacak. 57. Alay Vefa Yürüyüşü sonrasında ise bir kapanış programı düzenlenecek ve şehitlik ziyaretleri gerçekleştirilecek.

    57. Alay diğer illerde de anılacak

    Bakanlık sadece Çanakkale’de değil, diğer 80 ilde de düzenleyeceği etkinliklerle 57. Alay şehitlerini anacak. 50 bin gencin katılması düşünülen program, 25 Nisan’da tüm illerde sabah namazı öncesinde Çanakkale konulu vaazın verilmesiyle başlayacak. Sabah namazının ardından katılımcı gençlere yarma çorbası ikram edilecek ve illerde bulunan şehitliklere yürünecek. Program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualarla son bulacak.

  • Orman ve Su İşleri Bakanlığından ‘Ağaoğlu’ açıklaması

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu’nun Uludağ ile ilgili yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığını, Uludağ’ı istediği gibi yönetmenin kimsenin haddine olmadığını, Uludağ Milli Parkı’nın kimseye feda edilmeyeceğini bildirdi.

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Ali Ağaoğlu’nun Uludağ’da düzenlediği ’Geleneksel Basın Buluşması’nda gazetecilere yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığı bildirdi. Orman ve Su İşleri Bakanlığından yapılan açıklamada, “Yapılan haberlerde Uludağ’ın orman kanunu ile yönetilemeyeceği, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun inadından vazgeçerek Uludağ’ın yönetimini Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne vermesi gerektiği, Uludağ’ın ötekileştirildiği ve Orman ve Su İşleri Bakanlığının Bursa’ya gıcıklığının olduğu gibi akla ziyan ifadeler yer almaktadır. Keşke bu toplantıda yapılan açıklamaları haberleştiren basın mensupları, otel yöneticilerinden aldığı bilgilere ilave olarak Uludağ Milli Parkı Müdürlüğü veya Bursa’da bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Bursa Bölge Müdürlüğü yetkilileri ile de konuşarak yazısını yazmış olsa idi. O zaman inanıyoruz ki bu tür yanlışlıklara düşülmezdi. Ağaoğlu Hotel için bakanlığımızca tahsis yapılmış, ancak tahsis sınırlarının dışına çıkılarak imar planına aykırı olarak orman alanına kaçak bina yapılmıştır. Bu kaçak binalar 2000 yılından önce dönemin siyasilerince bürokratlar üzerine yapılan baskılarla gerçekleştirilmiştir. Bu kaçak yapıların yıkılıp imara uygun hale getirilmesi için ilgili firmaya tebligat yapılmış, ancak bu güne kadar bir işlem yapılmamıştır. Yapılan haberlerde Ali Ağaoğlu’nun çileden çıktığı ifadelerine de yer veriliyor. Bir kişinin veya firmanın çileden çıkmaması için tahsise ve mevzuata aykırı inşaat yapması ve bunun devamı mı gerekiyor? Ayrıca haberlerde Ali Ağaoğlu’nun, tesisin anahtarını yetkililere verdiği ve otelini kapattığı ifade ediliyor. Mezkur kişi şifaen bunu bakanlığımıza da söylemiş ama tesis mahkeme kararı ile kapatılmıştır. Tesisin tahliye edilmesini önlemek için de mahkemede dava açılmış olup, davalar bakanlığımızın lehine sonuçlanmıştır. Bu işler sözle ve blöf ile yürütülemez” denildi.

    “Birileri istiyor diye Uludağ Milli Parkı kimseye feda edilmeyecektir”

    Diğer yandan medyada yer bulan haberlerde Uludağ’ın Erciyes Dağı kayak merkezi ve Palandöken Dağı kayak merkezleri ile kıyaslanmasının da doğru olmadığını belirtilen açıklamada, “Öncelikle altının çizilmesi gereken bu misal olarak verilen kayak merkezlerinin milli park statüsünde bulunmamasıdır. Dolayısı ile buralar, birer kayak merkezi olarak planlanmış ve düzenlenmiştir. Uludağ’da ise hem orman alanı hem de Milli Park vasfı bulunmaktadır. Burada yapılacak işlerin Milli Park Gelişim Planlarına uygun olarak yapılması mecburiyeti kanuni bir vecibedir. Milli Park statüsünün kaldırılması halinde ise Uludağ’da çivi çakmak bile mevcut orman kanununa göre mümkün değildir. Ayrıca bir milli parkın yönetiminin belediyelere devredilmesi örneği dünyada yoktur. Uludağ Milli Parkı’nın 2873 Sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında “Milli Park”, 6831 Sayılı Orman Kanunu kapsamında ise “Ormanlık Alan” statüsünde bulunması hasebiyle Bursa Büyükşehir Belediyesine devredilmesi mümkün değildir. Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun inadı ve Bursa’ya gıcıklığı hususuna gelince, bu tek kelimeyle abesle iştigaldir. Böyle bir şeyin olması söz konusu bile değildir. Bakanlığımızın Bursa’ya yaptığı yatırım ve hizmetlere bir göz atılması halinde böyle olmadığı açıkça ortaya çıkacaktır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Bursa’ya son 14 yılda içme suyu, sulama, ormancılık, korunan alanlar ve meteoroloji alanlarında 2,6 milyar liradan fazla yatırım yapmıştır ve yatırımcı kurumlar arasında Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının ardından ikinci sırada gelmektedir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Uludağ’ın ülke mirası olarak en güzel şekilde korunması ve tabii güzelliğine zarar vermeden kullanılması gereken bütün tedbirleri almaktadır. Uludağ’ı istediği gibi yönetmek kimsenin haddine değildir ve birileri istiyor diye Uludağ Milli Parkı kimseye feda edilmeyecektir” denildi.

  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığından Eğitim Semineri

    Küresel Çevre Fonu’ndan (GEF) sağlanan büyük ölçekli proje desteği ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) işbirliğinde gerçekleştirilen “KOK Stoklarının Ortadan Kaldırılması ve KOK Salımlarının Azaltılması” projesi kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Safranbolu’da Eğitim Semireni düzenlendi.

    Semirenin açılış programına Vali Mehmet Aktaş, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, Safranbolu Kaymakamı Murat Bulacak, Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, TSO Başkanı Tuncay Özcan’ın yanı sıra proje ortakları ve davetliler katıldı.

    “Sanayi yatırımlarının hiç şüphesiz istenmeden de olsa çevreye ve insan sağlığına verdikleri birçok sıkıntı var”

    “Türkiye’de Endüstride Üretimde İstenmeden Ortaya Çıkan KOK Salımlarına İlişkin Eğitim” toplantısının açılışında konuşan Vali Mehmet Aktaş, zaman içerisinde belli oranda sanayi tesislerinin olumsuz etkilerine maruz kalmış bir şehir olan Karabük’te bu programın yapılmasının çok anlamlı olduğunu söyledi.

    Vali Aktaş, “Şüphesiz ki ekonomik gelişmenin ve refahın en önemli unsurlarından bir tanesi endüstri ve sanayidir, ondan hiç kimse vazgeçemez. Sanayi yatırımlarının hiç şüphesiz istenmeden de olsa çevreye ve insan sağlığına verdikleri birçok sıkıntı var. Devlete ve topluma düşen görev, bu sanayi yatırımlarının insan sağlığına ve çevreye verdiği zararı imkânlar ölçüsünde en aza, minimuma düşürmektir, bunun için kaynak ve emek ayırmaktır. Üç gün sürecek olan bu toplantı her yönüyle verimli olur ve Karabük’ümüze de katkısı olur. Bu projenin paydaşı olduğu için KARDEMİR yönetimine teşekkür ediyorum. Hepimizin bildiği gibi KARDEMİR yönetimi son yıllarda bu zararlı baca salınımlarının engellenmesine yönelik çok ciddi çevre yatırımları yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar. Gönüllü olarak bu projenin paydaşı olmayı ve uygulamayı kabul etmesi bu yönüyle de çok değerlidir ve çok anlamlıdır.”dedi.

    “Yeterli ölçüde kontrol altında tutulmadıkça, kimyasalların insan sağlığı ve çevre için risk oluşturduğu kaçınılmazdır”

    Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, uluslararası sözleşmelere imza atıldığını, bu sözleşmelere atılan imzalara riayet etme adına bu projeleri yürüttüklerini söyledi.

    Proje kapsamında Türkiye genelinde 5 kuruluşla işbirliği yaptıklarını kaydeden Ceylan, “Ülkemizde ve dünyada sanayi üretiminin sanayi gelişimine paralel olarak tabi ki, insanın sağlığını ve çevreyi de etkileyen, tehdit eden yan etkiler ortaya çıkmaktadır. Bunlardan bir tanesini de kimyasallar oluşturmaktadır. ’Kalıcı Organik Kirleticiler’ diye tabir ettiğimiz bu kimyasallar maalesef kalıcı bir özellik arz etmekte ve bu kalıcı özelliği dolayısıyla da gerek solunum yoluyla, gerekse de deri enjeksiyonu yoluyla insan sağlığını çok büyük risk altına sokmakta, çeşitli hastalıklara sebep olmaktadır. Günümüzde tabi sebeplerini bilemediğimiz hepimizin de şikayetçi olduğu kanser vakaları artıyor ve benzeri gibi hastalıkların temelinde belki bunlar yatmaktadır. Dünya ülkeleri bu tür hastalıkları, bu tür tehditleri ortadan kaldırmaya yönelik olarak uluslararası işbirliğine gitmektedir ve ülkemizde bakanlık olarak dünya ile işbirliği içinde bu projeleri yürütmeye çalışıyoruz.” dedi.

    Dünya genelinde çok geniş bir alana sahip olan kimyasallar, başta tarım, sanayi, inşaat ve hatta hizmet sektörlerinin vazgeçilmez ham maddesi olduğunu vurgulayan Ceylan, şunları söyledi:

    “Dünya Kimya Sanayisi bile ürettiği kimyasalın yüzde 26’sını kendisi için kullanmaktadır. Yani kimya sanayisinde bile kimya sanayinin üretmiş olduğu kimyasalların bu sektörde yüzde 26’lık bir payı var. 1970’li yılların başından bugüne dünyadaki tehlikeli kimyasal üretimi dikkat çekici bir biçimde maalesef artmış bulunmaktadır. Dünyadaki teknolojik ilerlemelere paralel olarak kimyasalların sanayide giderek daha yaygın biçimde kullanılması hiç şüphesiz ki insan hayatını belirli ölçüde kolaylaştırmaktadır. Ancak yeterli ölçüde kontrol altında tutulmadıkça bu kimyasallar, kimyasalların insan sağlığı ve çevre için risk oluşturduğu da kaçınılmaz bir gerçektir. Bu tür kimyasallar suyu, havayı ve toprağı kirletebilir, bu ortamlarda yaşayan canlıları yok edebilir ve dolayısıyla insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Bazıları ise çevrede uzun süre kalıcıdır ve besin zinciri içerisinde birikmektedirler.”

    Ceylan ayrıca, Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından hazırlanan ve kalıcı özellik göstermeleri sebebiyle insan sağlığı ve çevreyi olumsuz etkileyen kimyasalların kullanılmasına yasaklama ve sınırlama getiren Kalıcı Organik Kirleticilere ilişkin Stockholm Sözleşmesi’nin 2004 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlattı.

  • İçişleri Bakanlığı’ndan terörle mücadeleyle ilgili açıklama

    İçişleri Bakanlığı, bölücü terör örgütüyle mücadele kapsamında, son bir hafta içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Hava ve Kara unsurlarınca 202 operasyon gerçekleştirildiğini, örgüte yardım ve yataklık iddiası ile 328 kişinin gözaltına alındığını ve bunlardan 41 kişinin tutuklandığını bildirdi.

    İçişleri Bakanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada, bölücü terör örgütüyle mücadele kapsamında, son bir hafta içerisinde Jandarma Özel Harekat (JÖH), Jandarma Komando Birlikleri, Polis Özel Harekat (PÖH) ayrıca iç güvenlik operasyonları çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Hava ve Kara unsurlarınca 202 operasyon gerçekleştirildiği, örgüte yardım ve yataklık iddiası ile 328 kişinin gözaltına alındığı, bunlardan 41 kişinin ise tutuklandığı bildirildi.

    Açıklamada, yabancı teröristlerle mücadele kapsamında ise DEAŞ terör örgütü ile irtibatlı olduğu değerlendirilen 26 kişinin gözaltına alındığı bunlardan 1’inin tutuklandığı ifade edildi.

    “FETÖ/PDY ile mücadele kapsamında, 625 kişi gözaltına alınmış bunlardan 42‘si tutuklanmıştır” denilen açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “Sol terör örgütleriyle mücadele kapsamında, sol terör örgütü ile irtibatlı olduğu değerlendirilen 7 kişi gözaltına alınmıştır. Ülke genelinde yürütülen bu operasyonlarda; 3’ü sağ yakalanan, 1’i teslim olan olmak üzere toplam 4 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Yürütülen bu operasyonlar neticesinde; Teröristler tarafından kullanılan 5 ilde (Tunceli-12, Bitlis-6, Hatay-5, Şırnak-1, Batman-1) 25 sığınak/barınak/mağara kullanılamaz hale getirilmiş, tuzaklanan 21 el yapımı patlayıcı/mayın imha edilmiş, 418 kg patlayıcı yapımında kullanılan madde, 17 el bombası, 32’si ağır ve uzun namlulu (6 Roketatar, 3 Bixi, 2 Keskin Nişancı Tüfeği, 21 Kaleşnikov) olmak üzere toplam 43 adet çeşitli çaplarda silah ele geçirilmiştir.”