Etiket: Bakanına

  • Sağlık-Sen Genel Başkan Vekili’nden Sağlık Bakanına çağrı

    Sosyal Hizmet ve Sağlık Çalışanları (Sağlık-Sen) İzmir 1 No’lu Şubenin gerçekleştirdiği divana katılan Genel Başkan Vekili Semih Durmuş yaptığı konuşmada, “Sağlık Bakanı, sağlık çalışanlarının sorunlarının acilen çözüm üretmelidir” dedi.

    Sağlık-Sen Genel Başkan Vekili Semih Durmuş, Sosyal Hizmet ve Sağlık Çalışanları (Sağlık-Sen) İzmir 1 No’lu Şubenin gerçekleştirdiği toplantıya katıldı. Burada katılımcılara bir konuşma yapan Durmuş, Sağlık-Sen’in büyük bir sendika olduğunu belirterek, sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

    Semih Durmuş, “Kırıcı, yıkıcı bir değil yapıcı inşa edici bir üslup kullanmalıyız. Büyük bir azim ve güçlü bir irade sahibi olmaktır; sabırlı olacağız. Özgür Yıldırım başkanımızı sizlerin huzurunda tebrik ediyorum. Diğer biz insan yetiştireceksek, bu insanlara değer verdiğimiz ölçüde yetişmelerini sağlayabiliriz” dedi.

    Sağlık-Sen Genel Başkan Vekili Semih Durmuş, “Sağlık Bakanı, sağlık çalışanlarının sorunlarının acilen çözüm üretmelidir. Sorunların en önemlilerinden biri 3600 ek göstergedir. Gerçekten çalışanların uzun süredir beklediği bu harika düzenleme uygulama birliğinin sağlanmamış olması nedeni ile mundar edilmektedir. Hiç bir meslek grubu; öncelenmeden, ötelemeden, ötekileştirmeden aynı yasa ile ve aynı zamanda ve tüm çalışanları kapsayacak şekilde düzenlenmelidir. Şuanda sağlık çalışanları ayda 10 nöbet tutarak çalışmaktadır. Burada yaşanan dram her geçen gün dahada artmaktadır. Bu durum sürdürülebilir bir durum değildir. Döner sermaye adaletsizliği acil çözüm bekleyen bir sorundur. Bundan 10 yıl önce ek ödeme uygulaması çıktığında 240 lira ek ödeme alınır, 700-800 TL arası döner sermaye alınırdı. Sabitin üç katı döner sermaye aldığımız günlerden döner sermayenin üçte birini alır duruma geldik. Bu durum döner sermaye ücretlerindeki kaybımızı net olarak göstermektedir” diye aktardı.

    “Sağlık çalışanı istihdamı arttırılmalıdır”

    Durmuş sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bugün unvanları aynı, eğitimleri aynı çalışmışlığı aynı olmasına rağmen, eşit düzeyde farklı iki hastanede çalışan arkadaşlarımız bir birinden çok farklı ücret almaktadırlar. Sağlık hizmeti alanların memnuniyeti yüzde 79; ama sağlık çalışanlarının memnuniyeti yüzde 35’lerde. Eskiden herkes Sağlık Bakanlığı’na geçmek isterdi; şimdi ise herkes Sağlık Bakanlığı’ndan kaçmak istiyor. Bugün bir sağlık çalışanı arkadaşımız aslında dört kişinin yapması gereken işi tek başına yapıyor. Bizler yeni Sağlık Bakanımıza buradan sesleniyoruz; iliklemesi gereken ilk düğme döner sermayedeki bu adaletsizliği ortadan kaldırmak olmalıdır. Alın terinin karşılığı sağlık çalışanlarımıza verilmelidir. En son yaşanan garipliklerden biri de icap nöbeti uygulamasıdır. Türkiye’nin yarısında icap nöbeti tutanlara ücret ödenmekte, diğer yarısında ise ödenmemektedir. Bakanlıkta şöyle bir durum var; telefon edip sorduğunuzda, ’icap nöbeti ödensin’ diyen yetkililer, yazılı olarak sorduğunuzda ’ödenmesin’ diye cevap geliyor. Böyle bir keşmekeş mevcut. Bir diğer önemli konumuz da sağlık çalışanlarının istihdamı hususudur. Bugün sağlık çalışanlarının çalışma sürelerinin kısaltılması ve iş yükünün azaltılması için sağlık çalışanı istihdamı arttırılmalıdır.”

  • Sektör temsilcilerinden Çevre Bakanı’na “poşetler ücretsiz olsun” teklifi

    Türkiye; alışverişlerde ücretli poşet dönemine geçişi konuşurken, sektör temsilcilerinden farklı bir teklif geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile bir araya gelen ambalaj sektörü temsilcileri, 50 mikron ve üzeri tekrar kullanılabilen ambalaj poşetlerle, doğada gübreye dönüşebilen poşetlerin ücretsiz olmasını önerdi. Eğer ücretli poşet uygulaması tam anlamıyla hayata geçerse ambalaj sektöründe 300 bin kişiden yarısının işsiz kalma riski bulunuyor.

    Marketlere poşetlerin parayla satışını içeren Atık Yönetmeliği Kanunu’yla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile bir araya gelen ambalaj sektörü temsilcileri, sektörün sorun ve talepleriyle birlikte hassasiyetlerini içeren raporu bakana sundu.

    “Türk ambalaj sektörü çöker”

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda gerçekleşen toplantıyı değerlendiren BTSO Meclis Üyesi ve AyPlastik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Kağan Yeşil, şunları soyledi:

    “PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ile Ankara, İstanbul, İzmir ve Gaziantep gibi sektörümüzün yoğun olduğu illerimizden gelen Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi ambalaj sektörü üreticilerimizle birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Murat Kurum’la bir araya geldik. Öncelikle şunun çok iyi bilinmesini istiyoruz ki Türk ambalaj sektörü olarak bizler de çevre ile ilgili hassasiyetleri içeren yasanın sonuna kadar yanındayız. Ülkemizin ve dünyanın daha temiz ve daha yaşabilir olması noktasında çalışıyoruz. Bunun için hükümetimizin ve devletimizin yanında, sektörümüzün üzerine düşen her türlü göreve hazırız. Türk ambalaj sektörü, her yıl dış ticaret fazlası veren etkin stratejik sektörlerimizin başında geliyor. Avrupa’nın lideri olduğumuz sektörümüz 2023 hedefleri doğrultusunda büyümesini sürdürürken yaşadığımız ekonomik saldırıyla birlikte gelen yüksek döviz kuru altında ezilen yüzlerce sektör temsilcimiz oldukça zor günler yaşıyor. Yasanın bu haliyle çıkması demek binlerce ambalaj üreticisi ve 300 binden fazla istihdamın olduğu sektörümüzün neredeyse yüzde 50’sinin kepenk kapatması demektir. Hükümetimizin ve Bakanlığımızın buna müsaade etmeyeceğini iyi biliyor, sektörümüzün hassasiyetlerini göz ardı etmeyeceklerine sonuna kadar inanıyoruz”

    Sektörün taleplerini ilettiler

    Hayatın her alanındaki plastik ve ambalajları çevreye zarar vermeden doğru şekilde kullanmanın insanlık görevi olduğunu kaydeden Kağan Yeşil, “Bizler de bu bilinçle hem yasaya katkı koymak hem de sektörümüzün zarar görmemesini sağlamak adına tıpkı Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi 50 mikron tek kat ve üzeri kalın ambalaj poşetler için herhangi bir vergi veya satma zorunluluğu getirilmemesini talep ediyoruz. Aynı şekilde sektörümüzde compostable olarak bilinen doğada gübreye dönüşebilen ambalaj poşetlerin daha fazla teşvik edilmesiyle ilgili olarak bedelsiz kullanımını talep ediyoruz. Tüketicilerimiz böylelikle daha sağlam, daha kullanışlı ve geri dönüşümü kolay ambalaj poşetleri kullanacaktır. Ayrıca, yine AB ülkelerinde olduğu gibi ambalaj poşet hammaddesinin 3/2’sinin geri dönüşümden elde edilmesi adına geri dönüşüm bilincinin daha yaygın hale getirilmesi ve geri dönüşüm sektörünün teşvik edilmesini talep ediyoruz”diye konuştu.

  • (Özel haber) Türk iş adamından Avusturya Başbakanı ve Dışişleri Bakanına gazete ilanı ile cevap

    Türk iş adamı Semih Durmuş, son günlerde Türkiye aleyhine açıklamalarda bulunan Avusturya Başbakanı Christian Kern ve Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz’a Avusturya’nın en yüksek tirajlı gazetesine verdiği tam sayfa ilan ile cevap verdi.

    Son günlerde Türkiye ile ilgili olumsuz çıkışları ile gündeme gelen Avusturya, Türk iş adamının verdiği gazete ilanı ile Türkiye’de yaşanan gerçekleri öğrendi. İş adamı Semih Durmuş, Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinin sonlandırılması için Avrupa liderleriyle görüşeceğini söyleyen Avusturya Başbakanı Christian Kern ve Avrupa Birliği’nin sığınmacılar konusunda Türkiye ile anlaşmaya ihtiyacı olmadığını savunan Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz’a hitaben Avusturya’nın en yüksek tirajlı gazetesine 2 gün boyunca verdiği ilanlar ile cevap verdi.

    “Bunu tamamen Türkiye için yaptım”

    Avusturya kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla Başbakan ve Dışişleri Bakanına hitaben verdiği ilanda Türkiye ile ilgili yapılan açıklamaların yanlış olduğunu, iç politikaya dönük sebeplerden dolayı böyle bir yol izlendiğini belirten Semih Durmuş, “2 gün Avusturya’nın en büyük tirajlı gazetelerinden birisinde bir sayfaya yakın kendi çabalarımla bir ilan verdim. Bunu tamamen Türkiye için yaptım” dedi.

    Avusturya yöneticilerinin Türkiye’ye yeni fasıl açılmaması ve Türkiye’nin adaylık üyeliği konusundaki söylemleri ve sebep olarak 15 Temmuz’da Türkiye’de olanların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini güçlendirmek için kendisi tarafından yapılmış bir girişim olduğunu söylediklerinde hayretler içinde kaldığının altını çizen Durmuş, “Sorum şuydu; bizim ülkemizde bir hadise oldu, 240 şehit ve 2 bin 500 yaralı var. Darbe girişiminde bulunanlara karşı halkın elinde hiçbir silah olmadan demokrasiyi korumak adına yaptığı bu girişim sizin ülkenizde olsa siz nasıl değerlendirirdiniz? Kamuoyuna verdiğiniz beyanatların tam tersi siz nasıl demokrasi aşığısınız? Darbeciler başa gelseydi AB ve sizin ülkeniz darbecilerle nasıl anılacaktı?” dedi.

    Verdiği ilanda Türkiye’deki yaşananları tamamıyla anlattığını kaydeden Durmuş, ilanın ardından çok olumlu tepkiler aldığını dile getirdi. Semih Durmuş’un Avusturya gazetesine verdiği ilan şöyle:

    “Sayın Başbakan Kern, Sayın Dışişleri Bakanı Kurz, Avrupa Birliği’nin (AB) muhtelif düzeydeki toplantılarında ve özellikle Vaduz’daki toplantıda AB’nin Türkiye ile ilgili yeni fasılları açmasını veto edeceğinizi kararlı bir şekilde açıkladınız. Almanya ve Lüksemburg Dışişleri Bakanlarının bu fikre karşı çıkmaları üzerine ise 16 Eylül 2016 tarihinde yapılacak AB zirvesinde Türkiye ile müzakereleri sonlandırmak için hükümet başkanlarını ikna edeceğinizi’ söylüyorsunuz. Bu eyleminize dayanak olarak da Türkiye’de olup bitenlerin Avrupa’nın Temel değerleri ile bağdaşmadığını gösteriyorsunuz. Sayın Kern ve Sayın Kurz, Avusturya’da, yani sizin ülkenizde 15 Temmuz günü illegal bir örgütün küçük bir askeri kolu demokrasi ile iş başına gelmiş hükümeti silahla devirip darbe yapsa, parlamento ve devlet dairelerine el koyup kendi yandaşlarını iş başına getirip demokrasi yerine cunta yönetimini getirse idi siz ne yapardınız? Biz Türk halkı olarak demokrasiye ve evrensel değerlere sahip çıktık. Bu uğurda 240 şehit ve 2 bin 500 yaralı verdik. Darbe girişimi sırasında Türkiye’de neler olup bittiğini kısaca özetlemek gerekirse; Türk halkı sokağa çıktı, tanklara göğsünü siper etti. Ellerinde bayrakla kurşunların hedefi oldu. Türk parlamentosu bombalandı. Buna rağmen milletin vekilleri bu binada toplantı yaptı ve darbeyi kınadı. Darbeciler basın ve yayın organlarına el koymak istedi. Ancak halkın direnişi ile karşılaştı ve emellerine ulaşamadan geri çekilmek zorunda kaldı. Seçilmiş Cumhurbaşkanını esir almak, belki de öldürmek için tatil yaptığı otele darbeciler tarafından gönderilen özel harekât komandoları halk ve asayiş kuvvetleri tarafından püskürtüldü. Darbeciler kendilerinden olmayan Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ve Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri dâhil pek çok bürokratı elleri ve gözlerini bağlayarak tutukladılar. 24 saat içerinde legal hükümet güçleri bu insanları darbecilerin elinden kurtardı. Türk hükümeti, darbe girişiminin engellenmesini müteakip, ‘’Olağanüstü Hal’’ ilan ederek gerekli yasal düzenlemeler ve idari tedbirleri aldı. Ve almaya da devam etmektedir. Olağanüstü Hal Avrupa Birliği’nin müktesebatında da mevcut hukuki bir düzenlemedir. Çok yakın tarihte Fransa ve Almanya da terör hadisesinden dolayı bu düzenlemeyi getirmek zorunda kalmıştır. Sayın Kern ve Sayın Kurz, şimdi size sormak istiyorum; ’Türkiye’de iyi şeyler olmuyor’ sözünüzü bu resmin neresine koyabilirsiniz? Evrensel demokratik değerleri savunan Türk halkını yüzüstü bırakarak demokrasi ve ortak değerlerin korunması sınavında sınıfta kaldınız. Gerçekleri saptırmakta, iç politika malzemesi yaparak Avusturya halkını yanlış bilgilendirmektesiniz. Size son bir soru sormak istiyorum; darbe başarılı olsa idi tutumunuz nasıl olurdu? Eminim AB ve cunta hükümetini aynı cümle içinde kullanmak bile sizi ürkütüyordur. Dost bir ülke olarak Türkiye’yi ziyaret edip moral verseydiniz çok daha faydalı olurdunuz diye düşünüyorum. Bunu yapmadığınız gibi bir de Türkiye’yi tehdit ediyorsunuz. Türk halkı her acıya katlanır ama tehdit ve şantajla terbiye edilmeye asla. 78 milyonu bir sömürge ülkesi insanı gibi görmemenizi ve Avusturya ile Türk halkının yüzyıllara dayanan bir dostluğunun olduğunu unutmamanızı rica ederim.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Dışişleri Bakanı’na sigarayı bıraktırdı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde sigara içerken gördüğü Bulgaristan Dışişleri Bakanı Daniel Mitov’a sigarayı bıraktırdı.

    Erdoğan, kabinde sigara içerken gördüğü Mitov’un yanına giderek, sigarayı bıraktırdı. Mitov, sigara paketini imzalayarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdi.

  • Kayseri Şeker Pancar Çiftçileri; Şeker Pancarı Kotalarının Artırılması Taleplerini Ekonomi Bakanına İletti

    Kayseri Şeker’e bağlı olarak sözleşmeli şeker pancarı ekimi yapan çiftçiler, şeker pancarı kotalarının artırılması ve daha çok şeker pancarı ekme taleplerini Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’a ilettiler.

    Kültür Turizm Bakanı Mahir Ünal ve Kayseri Milletvekili Taner Yıldız ile birlikte, Erciyes’te yapılacak olan “2016 FIS Snowboard Dünya Kupası” şampiyonasına katılmak üzere Kayseri’ye gelen Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’ı, havaalanı yolu üzerinde karşılayıp çiçek takdim eden çiftçiler Kayseri Şeker’in şeker pancarı kotasının artırılması taleplerini ilettiler.

    Şeker pancarı çiftçilerinin taleplerini dinleyen Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’ın kota konusundaki değerlendirmeleri alkışlarla karşılandı.

    Elitaş; “Şekerde kıtlık ve problem var. Hem Kayseri Şeker’in hem Konya Şeker’in kapasiteleri olmalarına rağmen üretim yapamıyorlar. Ondan dolayı şeker ithal etmek zorunda kalıyoruz. Sıkıntıyı biliyoruz. Gelişmelerin takipçisiyiz. İnşallah halledeceğiz” dedi.

    Elitaş ayrıca; “Bundan on yıl önce pancar ekilmez olan bir ülkede bu gün pancar fiyatları gerçekten çok iyi bir noktaya geldi. Kayseri Şeker Pancar fiyatlarını en yüksek veren bir kurum olup başka yerlerde 190 TL iken Kayseri Şeker 200 TL fiyat veriyor. Şu anda pancara talep iyi, biz de bu bölgeyi pancar bölgesi ilan edeceğiz” diye konuştu..

    Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş’ın açıklamalarını, çiftçilerle birlikte, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ve Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Üyelerinden İlhan Argun, Harun Halıcı,

    Nizamettin Çatak, Denetim Kurulu Üyelerinden Menderes Baran, Mehmet Güntay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Üyelerinden Başkan Vekili Atilla Yalçın, Üyeler Hurşit Dede, Abdulkadir Güneş, Niğmetullah Sevim, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Levent Benli de dinleyip memnuniyetlerini dile getirerek alkışlarla uğurladılar.