Etiket: Bakanı

  • MHP’den Sağlık Bakanı Koca’ya destek

    MHP’den Sağlık Bakanı Koca’ya destek

    MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından deşifre edilen Spinal Müsküler Atrofi (SMA) hastası çocuklar üzerinden yürütülen kirli kampanyaya tepki gösterdi.

    Kendisinin de hekim olduğunu hatırlatan MHP Milletvekili Muhittin Taşdoğan, SMA hastalarının bilimsel kanıtı olmayan bir tedavi yöntemiyle kobay olarak kullanıldığını kaydetti. Milletvekili Taşdoğan, ”Bu kirli kampanya ile sağduyudan yoksun zillet ittifakı; hem siyasi istismar peşinde hem de global ilaç kartellerinin sözcülüğünü yapmaktadır. Çocuklarımızın bilimsel kanıtı olmayan bir tedaviye kobay olmasını istemektedir” dedi.

    “Gen tedavisinin yeterli bilimsel kanıtı yoktur”

    SMA hastalarının tedavi yöntemi hakkında bilgiler veren Taşdoğan, “Bir hekim olarak söylüyorum, SMA hastası çocuklarımızın ve hasta yakınlarının mağduriyetleri kullanılarak, klinik etkililiği ve güvenilirliği henüz kanıtlanmamış gen tedavisinin ülkemizde geri ödeme sistemine dâhil edilmesine yönelik gerçekçi olmayan yaklaşımlar ile toplumumuz, devletimiz ile karşı karşıya getirilmek istenmektedir. Söz konusu gen tedavisinin faz-1 çalışması, 2 yaşından küçük SMA tip-1 tanısı konmuş 10 çocuk ile tamamlanmıştır. Klinik çalışma kriterlerini karşılayan 10 SMA hastasından 4’ü gen tedavisi aldıktan sonra ülkemizde ücreti geri ödenmekte olan tedaviyi de almaya ihtiyaç duymuşlardır. Ayrıca gen tedavisinin karaciğer yetmezliği ve trombosit sayısında düşüklük olmak üzere ciddi yan etkileri de bulunmaktadır. Bunun gibi birçok verilere bakıldığında gen tedavisinde etkililik, güvenilirlik ve klinik faydasına dair yeterli bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Devletimizden kartellere fon istiyorlar”

    SMA hastası çocuklar ve aileleri üzerinden kirli bağış kampanyası başlatan yurt dışı bağlantılarının zillet ittifakını da kukla gibi oynattığını söyleyen Milletvekili Taşdoğan, “Hasta çocuklar üzerinden kamuoyu ve medya baskısı oluşturma yaklaşımı, ekonomik unsurlardan ziyade SMA hastalığı ile mücadele eden aileleri sosyal açıdan incitmekte ve psikolojik zarar vermektedir. Bir süredir SMA hastası çocuklarımız ve aileleri üzerinden bağış kampanyası adı altında yurt dışı bağlantılı kirli oyunlar oynandığından haberdarız. Bahsettikleri paranın hayırlı bir faaliyette kullanılmasını istemek makul görülebilecek ve herkes tarafından haklı olduğu düşünülebilecek bir durum olmakla birlikte, bir de madalyonun gerçek yüzüne bakmakta fayda vardır. Ortada sorgulanması gereken bir durum vardır. Sağduyudan yoksun zillet ittifakı; hem siyasi istismar peşinde hem de global ilaç kartellerinin sözcülüğünü yaparak adeta bir kukla gibi oynatılmaktadır. Çocuklarımızın söz konusu gen tedavisinde kobay olarak kullanılmasını istemektedirler. Bununla yetinmeyerek global ilaç firmalarının klinik çalışmasının da Türkiye Cumhuriyeti tarafından fonlanmasını istemektedirler. Derhal kendilerine gelmeli ve bu şuursuz düşüncelerinden biran önce geri adım atmalıdırlar” şeklinde konuştu.

    İmamoğlu’na ihale atfı

    Milletvekili Taşdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun varlık fonu ile ilgili sosyal medya paylaşımına ise, “İmamoğlu, nadir hastalıklarla mücadele edenleri ve ailelerini bu kadar düşünüyorsa kirli siyaset kampanyalarına ışık tutmak yerine 235 milyon TL’lik organizasyon ihalesine çıktığını hatırlamalıdır. Bu bütçenin bir kısmını SMA hastaları ve ailelerine sosyal destek için ayırmalıdır. Tıbbi desteği devletimiz zaten vermektedir” dedi.

    “Devletimiz her konuda güçlüdür”

    SMA hastaları ile ilgili yurt dışı bağlantılı yapılan kirli bağış kampanyasının biran önce son bulması gerektiğini sözlerine ekleyen Taşdoğan, “SMA hastalığından mağdur tüm çocuklarımızın gerek ilaçları, gerekse multidisipliner tedavileri devletimiz tarafından karşılanmaktadır. Devletimiz her konuda olduğu gibi bu konuda da güçlüdür. Türkiye Cumhuriyeti, dört tipinde de SMA hastalığını uzun süreli klinik veri etkililiği ve güvenilirliği kanıtlanmış ilaçla tedavi eden ilk ve tek ülkedir. Konu çocuklarımız olduğunda doğru ve bilimsel her tedavi yapılmaktadır. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisimiz tarafından oluşturan Nadir Hastalıklar Komisyonumuzda da ülkemizin dünyaya örnek tedavi ödeme planı tartışılmış ve rapor hazırlanarak Meclis Başkanlığına sunulmuştur” diye konuştu.

  • İçişleri Bakanı Süleyman Soylu İdlib’de

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu İdlib’de

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Suriye’nin İdlib bölgesinde yapımı devam eden briket evlerde incelemede bulunarak Suriyeli ailelere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını iletti.

    İdlib’e giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, Hatay Valisi Rahmi Doğan, Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Mehmet Güllüoğlu, AK Parti Hatay milletvekilleri Hüseyin Yayman, Abdulkadir Özel, Hüseyin Şanverdi eşlik etti.

    İdlib’de yaptırılan briket evlerde yaşayan Suriyelileri ziyaret eden Bakan Soylu, aile bireyleriyle bir süre konuştu, çocuklara oyuncak ve çikolata dağıttı. Soylu, Suriyeli ailelere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını da iletti.

  • Bakanı Kurum, Güngören’de düzenlenen kentsel dönüşüm toplantısına katıldı

    Bakanı Kurum, Güngören’de düzenlenen kentsel dönüşüm toplantısına katıldı

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Güngören’de düzenlenen Kentsel Dönüşüm İstişare Toplantısına katılarak vatandaşların sorularını yanıtladı.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Güngören’de düzenlenen Kentsel Dönüşüm İstişare Toplantısına katıldı. Toplantı da konuşma yaparak kentsel dönüşü çalışmaları hakkında bilgiler veren Bakan Kurum, konuşmasının ardından vatandaşların Güngören ilçesi Tozkoparan semtinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projesi ile ilgili olan soru ve sorunlarını dinleyerek cevap verdi.

    “Tozkoparanlı kardeşlerimizin yıllardır kurdukları bir hayali gerçekleştireceğiz”

    Güngören’te toplantıda konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Bugün burada olmamızın nedeni, Tozkoparanlı kardeşlerimizin kaygılarını gidermek, sorularına cevap vermek, projemizi sizlerle birlikte hayata geçirmektir. Göreve geldiğimizden bu yana sizlerin taleplerinizi yakından takip ediyorum. Bugün de inşallah buradan ayrıldığınızda tek bir sorunuzun kalmayacağını, tüm taleplerinizi gidereceğimizi, bu akşam evlerinize gönül rahatlığı içerisinde gideceğinizin sözünü konuşmamın hemen başında vermek istiyorum. Tozkoparanlı kardeşlerimizin yıllardır kurdukları bir hayali gerçekleştireceğiz. Şimdiden yapacağımız yeni bin 500 kentsel dönüşüm, deprem dönüşüm konutumuz, sizler için, aileleriniz için, komşularınız için hayırlı uğurlu olsun” dedi.

    “İstanbul merkezli bir depremin sonuçları çok daha ağır olacaktır”

    Bakan Kurum, İstanbul’daki deprem tehlikesini vurgulayarak, “Şöyle bir İstanbul’umuza baktığımız manzara şu. İstanbul; 90’lı yıllara kadar plansız, çarpık ve güvensiz yerleşme nedeniyle hem fiziksel hem sosyal anlamda büyük sıkıntılar yaşadı. Aziz İstanbul’umuz ne yazık ki; altyapısı zayıf, depreme dayanıksız yapılarla genişledi, büyüdü ve büyümeye devam ediyor. Bakın 99 Marmara depreminde, İstanbul’daki yapıların yüzde 1-2’si hasar görmüş, 454 kişi yaşamını yitirmiş, 3 bin 600 kişi yaralanmıştır. 450 bina ağır hasar görmüş ya da yıkılmıştır. Bu sadece, başka bir şehirde olan bir depremin İstanbul’a etkisi. İstanbul merkezli bir depremin sonuçları çok daha ağır olacaktır” diye konuştu.

    “1 buçuk yılda bitirip sizlere teslim edeceğiz”

    Tozkoparan semtinde yapılacak olan kentsel dönüşüm proje detaylarını da aktaran Bakan Kurum, “Biz sizleri çok seviyoruz. Devlet olarak biz sizlerin yanındayız. Bakanlık olarak yanınızdayız, belediye olarak yanınızdayız. Bundan hiçbir şüpheniz olmasın. Bu projeyi söz verdiğimiz şartlarda, söz verdiğimiz tarihte, 1 buçuk yılda bitirip sizlere teslim edeceğiz. Benim söylediğim şartlarda sözleşme yapmak isteyenler kentsel dönüşüm ofislerimizde sözleşmelerini hemen yapabilirler” şeklinde konuştu.

  • Enerji Bakanı Dönmez: “Kökü dışarıda kendi içeride olan yapılar bize akıl vermeye kalkmasın”

    Enerji Bakanı Dönmez: “Kökü dışarıda kendi içeride olan yapılar bize akıl vermeye kalkmasın”

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, kömür üretiminin ekolojik dengeyi bozmadan daha çevreci şekilde üretildiğine dikkat çekerek, “Çevrecilik adı altında kamu malına zarar veren halkı kışkırtan, kökü dışarıda kendi içeride olan yapılar bize akıl vermeye kalkmasın. Ne hikmetse onların çevreciliği Türkiye’nin çıkarları, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı söz konusu olunca ortaya çıkıyor. Milletimizin kaynaklarını milletimizin hizmetine sunmakta kararlıyız” dedi.

    Türkiye Taşkömürü Kurumunun başvuru sahibi olduğu ve Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın (BAKKA) 2018 Yılı Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı ile desteklediği “Zonguldak Topoğrafyasında Kömürün Tarihsel Etkisi Dijital Teknoloji ile Turizme Kazandırılıyor” projenin açılışı gerçekleştirildi.

    Açılış törenine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez de video konferans yöntemiyle katıldı. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunduğu törenin açılış konuşmasını TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu yaptı. Eroğlu, “Dün iş kazası sonucu aramızdan ayrılan Soner Dağlıoğlu kardeşimizi rahmet ve şükranla anıyorum. Ailesi ve mesai arkadaşlarımıza sabırlar diliyorum. Camiamızın başı sağ olsun” diyerek hayata geçirilen proje hakkında bilgilendirme yaptı.

    Video konferans yöntemiyle açılışa katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Dün elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden Soner Dağlıoğlu kardeşimizi ve daha önce hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet yakınlarına da baş sağlığı diliyorum. Bazı şehirler vardır, o şehre hayat katan can veren simgelerle özdeşleşen tarihe adlarını bu şekilde yazdıran, şehrin her bir sokağına, evine silinmez izler bırakan. Zonguldak kömür denince akla gelen ilk şehrimiz. Şehrin merkezinde kalan tarihi yapının korunası ve müze olarak yeniden açılması için 2018 yılında projemize başlamıştık. İlk etapta Üzülmez Müdür lojmanının restorasyon çalışmalarına başlandı. Yapının ve bahçenin özellikleri aslına uygun şekilde korundu. Mekana özel teşhir ve tanzim planlaması yapıldı. Uzun araştırmalar yapıldı. Tüm envanter tek tek incelendi. Tarihi eser niteliğindeki nadide eser ve enstrümanlar tek tek incelendi. İç kısımda sergi salonu, harita ve plan odası, belgesel odası, sanat odası ve sanal gerçeklik odası bölümleri, dış kısımda 200 yıllık tarihi belgelerle bir bahçeden oluşuyor” diye konuştu.

    “Doğalgaz rezervi Filyos’tan ana karaya bağlanacak”

    Bakan Dönmez, Fatih Sondaj Gemisi’nin Karadeniz açıklarındaki keşfettiği rezerve ilişkin müjdeli haber verdi. Bakan Dönmez, “Bugün vereceğimiz bir diğer müjdeli haber de Filyos’taki enerji yatırımlarımızla alakalıdır. Türkiye’deki ilk mega endüstri bölgesi olacak olan Filyos Türkiye’nin yeni enerji üssü olacak. Fatih’in keşfettiği 405 milyar metreküplük doğalgaz rezervimiz Filyos’ta karaya çıkacak. Buradan ana şebekeye bağlanacak. Taşkömürünün bölgede üretimi, demir-çelik başta olmak üzere yeni bir endüstrinin doğuşunu sağlamıştı. Şimdi de doğalgazın üretimiyle Zonguldak ve Batı Karadeniz yeni endüstri bölgemiz olacak. Bölgeye çok güçlü bir ulaşım ve lojistik ağı kuruluyor. Halen devam eden Filyos Vadisi Projesi ile birlikte de orta ve yüksek teknolojili endüstri Filyos’ta kümelenmiş olacak” diye konuştu.

    “Yerli kömürü enerji bağımsızlığımız açısından kritik görüyoruz”

    Enerji bağımsızlığında yerli kömürün önemine dikkat çeken Bakan Fatih Dönmez, “Kömür bu gün sadece Türkiye’nin değil dünyanın önde gelen ülkelerinin önemli kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor. Yapılan uluslararası çalışma ve projeksiyonlar; artan enerji talebinin karşılanmasında baz yük olması nedeniyle gelecek yıllarda da kömürün temel enerji girdilerinden biri olacağını gösteriyor. Biz yerli kömürü enerji bağımsızlığımız açısından kritik görüyoruz. Enerjide ithal girdi oranımız halen yüksek. Bunu yönetilebilir seviyelerde tutmak için yerli kömürümüzden azami oranda faydalanmaya devam edeceğiz. Son yıllarda yaptığımız yoğun çalışmalarla toplam kömür rezervimizi artırmaya devam ediyoruz. 2016 yılında 45 milyon ton 2017’de 88 milyon ton, 2018 yılında 101.5 milyon ton 2019 yılında 97,3 milyon ton yerli kömür üretimi gerçekleştirdik. 2018 yılında Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırarak yerli kömür üretimini gerçekleştirdik. İnşallah 2020 yılında da son dönemde yakaladığımız yükseliş trendini devam ettireceğiz ve 100 milyon ton seviyelerini yakalayacağız. Toplam 20 milyar tonluk kömür rezervimizin 1.5 milyar tonunu taşkömürü oluşturuyor. Bu oranın arttırılması için TTK yöneticilerimiz ve madenci kardeşlerimiz büyük bir fedakarlıkla çalışmaya devam ediyor” dedi.

    “24 saatlik elektrik üretiminin 4.1 saatini yerli kömürden karşılıyoruz”

    Bakan Fatih Dönmez, kömür üretiminin artması için ruhsat sahalarının devriyle yatırımcılara açıldığını ifade ederek, “Kömür üretimimizin artması için TTK ve TKİ’ye ait ruhsat sahalarımızın bir kısmının devriyle bu sahalarımızı yatırımcılara açtık. Böylece üretim ve istihdamı artırmayı hedefledik. Sektörün büyümesini istiyorsak, dışa bağımlılığı azaltmak istiyorsak yüksek rezerv ve daha geniş alanlara dağılmış üretim yapmak durumundayız. Sahip olduğu yüksek katma değer ve istihdam kapasitesi ile kömür sektörümüz sürekli geliştirilmesi ve desteklenmesi gereken bir sektör. Çünkü kömür sektöründe yatırımcımız, insanımız, devlet ve madenciliği sektörü destekleyen alt sektörler kazanıyor. Bugün 52 yerli kömür santralimiz faaliyetlerini sürdürüyor. Toplam 11 bin 350 megavat düzeyinde yerli kömür kurulu gücümüz var. Yüzde 12’lik paya sahip. Kasım 2020 itibariyle toplam elektrik üretimimizin yüzde 14.3’ünü yerli kömürden sağladık. Başka bir ifadeyle 24 saatlik elektrik üretiminin 4.1 saatini yerli kömürden karşılıyoruz. Yerli kömür enerji fiyatlarında petrol ve doğalgaz fiyatlarının etkisinin azaltılmasına sağladığı katkıyla enerji üretim sepetimizde önemli bir yere sahip. Yeraltı kömür işletmelerinde işçi maliyetlerine uygulanacak destek kapsamında bu yıl 247 milyon liralık destek ödemesi yaptık. Son 5 yılda bu rakam toplam 360 milyon liraya ulaştı. Özellikle istihdamın korunması ve madenci kardeşlerimizin korunması için önemli adımlar attık. İş kazası neticesinde hayatını kaybeden işçi kardeşlerimizin ailelerine destek olmak için gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirdik. Şehit madenci kardeşlerimizin ailelerinin kamuda istihdam edilmesini sağladık. Linyit ve taşkömürü sahalarında yer altında çalışacak işçi kardeşlerimizin ödemelerini asgari ücretin en az iki katı olarak belirledik. Zorunlu ferdi kaza sigortası yapılması mecburiyetini getirdik. İşçilerin çalışma saatlerini günde en fazla 7.5, haftada en fazla 37.5 saat olarak belirledik” şeklinde konuştu.

    “Kaynaklarımızı ekolojik dengeyi bozmadan gün yüzüne çıkartmayı hedefliyoruz”

    Kömür üretiminin bazı çevreler tarafından muhalefet aracı olarak kullanıldığına dikkat çeken Bakan Dönmez, “Kömür üretimiyle ile ilgili üzerinde hassasiyetle durduğumuz çevrenin korunmasıyla ilgili madenlerimiz özelde de kömür üretimi bazı çevreler tarafından muhalefet aracı olarak kullanılıyor. Türkiye’nin yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandırma gayreti sürekli olarak mesnetsiz, yalan ve yanlış bilgilerle baltalanmaya çalışılıyor. Enerji bağımsızlığı bizim için ne kadar önemliyse maden bağımsızlığımız da bir o kadar önemli. Kömür sektörü bu gün teknolojiye yaptığı yoğun yatırımlarla hem çevresel kriterlerin sağlandığı hem de verimliliğin arttırıldığı bir yapıyı hayata geçirmeye başladık. Kömür artık daha çevreci kriterlerle üretiliyor. Bizler milletimizin kaynaklarını her ne pahasına olursa olsun çıkaralım anlayışına karşıyız. Kaynaklarımızı ekolojik dengeyi bozmadan çevresel sürdürülebilirlik kriterleri çerçevesinde gün yüzüne çıkartmayı hedefliyoruz. Çevrecilik adı altında kamu malına zarar veren halkı kışkırtan, kökü dışarıda kendi içeride olan yapılar bize akıl vermeye kalkmasın. Ne hikmetse onların çevreciliği Türkiye’nin çıkarları, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı söz konusu olunca ortaya çıkıyor. Milletimizin kaynaklarını milletimizin hizmetine sunmakta kararlıyız” dedi.

    Törende konuşan AK Parti Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar da Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun yerli taşkömürünü çıkartmakta önemli rol üstlendiğine vurgu yaptı. Uçar, “Açıkçası kurum bünyesinde yıllardır çalışan, emek veren gayret eden ülke ekonomisine katkı sağlamak için alın teri döken bir sürü yakınımız var. Ben de bir madenci çocuğu olarak bu kürsüden hitap etmekten duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz da maden müzesi ile TTK Taşkömürü Eğitim Ocağı’nın bütünlük arz ederek yeniden düzenlenerek çalışmaların sürdüğüne dikket çekti. Tutulmaz, “Bölgemizdeki madencilik, işçi kültürü endüstriyel mirasımızın ve kültürel farklılıklarımızın korunarak yaşatılmasına ve tanıtılmasına yönelik hayata geçirilen Üzülmez Kültür Vadisi bölgesinde bulunan ve BAKKA tarafından desteklenen ve açılışını yapacağımız Karaelmas Maden Şehitleri Müzesi de TTK’nın kuruluşundan bugüne bütün yönleriyle ele alındığı, bilgi, belge ve materyallerle desteklenen bir ihtisas müzesi olarak çok önem verdiğimiz endüstriyel tarihimizin kalkınmayı ve gelişmeyi hızlandıran turizmle desteklenerek ilimizin sosyo-ekonomik gelişimine öncülük edecektir” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından protokol üyeleri kurdele kesti. Ardından müze protokol üyeleri tarafından gezildi.

  • Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba: “Rus aşısı, bizim için hibrit silahlarından birisi”

    Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba: “Rus aşısı, bizim için hibrit silahlarından birisi”

    Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitriy Kuleba, Rusya tarafından korona virüse karşı üretilen aşının, kendileri için bir hibrit silah olduğunu ifade etti.

    Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitriy Kuleba, Ukrayna basınına yaptığı açıklamada, Rusya’nın korona virüse karşı geliştirdiği Sputnik V aşısının kendileri için hibrit silah olduğunu ifade etti. Bakan Kuleba, “Aşıyı elde etmenin bazı yolları var. Ya Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) üzerinden talep de bulunacaksınız ya da üreticilerle doğrudan irtibat kurarak onlardan satın alacaksınız. Rus aşısına gelince, bu bizim karşımızdaki hibrit silahlarından birisidir” dedi.

    “16 milyon doz aşıyı ücretsiz alacağız”

    Ukrayna, geçtiğimiz günlerde COVAX’tan 8 milyon doz aşıyı ücretsiz alacağını duyurmuştu. Devlet Bakanı Oleg Nemchinov aşı hakkındaki gelişmeler ile ilgili yaptığı açıklamada, “Önceki anlaşmalarımızda 4 milyon vatandaşımız için gerekli olan 8 milyon doz aşıyı ücretsiz alacaktık ancak bu 2 katına çıktı ve 8 milyon vatandaşımız için 16 milyon doz aşıyı COVAX’tan ücretsiz alacağız. Daha sonra Amerika’da, Kanada’da ve Avrupa Birliği’nde onay almış aşıları kendimiz temin ederek vatandaşlara sunacağız” ifadelerini kullandı.