Etiket: Bahri

  • Cinayetten aranan eski Zeytinburnu Osmanlı Ocakları Başkanı Bahri Ö. yakalandı

    Zeytinburnu’nda minibüs sürücüleriyle yaşadığı kavga sırasında Suriyeli birini silahla vurarak öldürdükten sonra kayıplara karışan Osmanlı Ocakları eski Zeytinburnu İlçe Başkanı Bahri Ö. yakalandı. Bahri Ö.’nün üzerinde suikast silahı olarak tasarlanmış ‘anahtarlık silah’ ve bir tabanca ele geçirildi.

    Geçtiğimiz Ağustos ayında Osmanlı Ocakları eski Zeytinburnu İlçe Başkanı Bahri Ö. ile minibüs sürücüleri arasında tartışma yaşandı. Yaşanan sözlü tartışma kısa sürede silahlı kavgaya dönüştü. Kavga sırasında olay yerinden geçen Suriye uyruklu Muhammed El-Şeref adlı göçmen, silahtan çıkan kurşunlarla hayatını kaybetti. Yaşanan olayın ardından Bahri Ö. olay yerinden kaçarak kayıplara karıştı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonrasında Bahri Ö. Bakırköy’de bir adreste yakalanarak gözaltına alındı. Bahri Ö.’nün üzerinde suikast silahı olarak bilinen ‘anahtarlık silah’ ve bir tabanca ile mermiler ele geçirildi.

    Yakalanan Ö.’nün polisteki sorgusu devam ediyor.

  • Prof. Dr. Bahri Öztürk’ten Özgecan Davası Yorumu: ‘Gecikmiş Adalet, Adalet Değildir’

    İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahri Öztürk, Mersin’in Tarsus ilçesinde bindiği minibüsün şoförü tarafından 11 Şubat 2015’te öldürülen Özgecan Aslan davasında 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet ceza verilmesini değerlendirdi. Türk Ceza Kanunu’nun tek celse anlayışına vurgu yapan Öztürk, “Gecikmiş adalet, adalet değildir” dedi.

    Tarsus’ta 11 Şubat 2015’te minibüs şoförü Suphi Altındöken (26) minibüste Özgecan Aslan’a tecavüz etmeye çalışmış, kendisine direnen kadını öldürmüş ve babası Necip Altındöken. (50) ve arkadaşı Fatih Gökçe’nin (20) yardımıyla kadınını cesedini üzerinde zanlının DNA örneği kalmaması için ellerini kestikten sonra ormanlık bölgede yakmıştı. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürütülen davanın ilk duruşması 12 Haziran’da, ikinci duruşma 9 Eylül’de, 3. duruşması da bugün görüldü. bugünkü duruşmada, katil zanlıları Suphi Altındöken, Necip Altındöken ve Fatih Gökçe ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle cezalandırıldı.

    Prof. Dr. Bahri Öztürk, “Bu tür davalar ispatı zor olaylar değildir. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nda tek celse esası benimsenmiştir. Bu mücadele içinde başarılı olunması için böyle bir davanın daha kısa sürede bitirilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

    2. duruşmada tepki gösterilen SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) uygulamasının kullanılma nedenlerine değinen Prof. Dr. Bahri Öztürk,

    “Toplumun vicdanını derinden yaralamış olan bu davada ilgili kişilerin mahkeme salonuna getirilmesi belki linç girişimini beraberinde getirebilirdi. Devletin görevi en ağır suçları işlemiş olsalar bile yaşama hakkını belli bir ölçüde korumaktır. Mesele, yargılama düzenini korumak, adil yargılama için de kin, his, nefretten uzak olunması gerekir. Hem de kişilerin yaşama hakkını, vücut bütünlüğünü teminat altına almak gerekir” diye konuştu.

    ‘SUÇU ÖNLEMEK İÇİN ÖNCE ONU BİLMENİZ GEREKİR’

    Cinsel saldırı suçlarının artık gizli kalmadığını söyleyen Öztürk, eskiden beri olmuş olsa da kimsenin haberdar olmadığından söz etti. Suçun önlenmesi için en önemli noktada suçun öğrenilebilir olması geldiğini söyleyen Bahri Öztürk, “Bugün bir kadının burnu kanasa, bu öğreniliyor, bu suçun önlenmesi açısından olumlu gelişmelerdir. Suçu önlemeniz için önce bilmeniz gerekir. Bilinen bu suçların az olmadığı görülüyor” dedi.

    Kadına yönelik şiddetin evrensel bir sorun, bir insan hakları meselesi olduğuna dikkat çeken Öztürk, “İtalya’da, Sırbistan’da, İspanya’da da durum bizdekinden farklı değil. Bu nedenle mücadeleyi global bir şekilde yapmak lazım. İnsan hakları sorunu olarak algılayıp yapmak lazım. İtalya’da var, burada da var diye bunu basitleştirmemek lazım. Eğer kadına yönelik şiddet engellenecekse önce erkeklerin bu fiilleri işlememeleri için mutlaka eğitilmesi lazım. Bazen eğitim de yetmiyor, vicdanı, ahlakı üstte tutmak lazım. Türkiye’de bu fiillerin artması bizi çok kaygılandırıyor” ifadelerini kullandı.

    Kadına yönelik şiddetle mücadelede yasanın yerini anımsatan Öztürk, “Her şeyi yasayla çözemezsiniz. Yasalara istediğiniz kadar düzenleme koyun, farklı neticeler de verebilir. Kriminalistik araştırma sonuçlarında çıkacak verilere göre mücadele yürütülmelidir. Bu alanda çok konuşuluyor ancak çok az araştırma yapıldığını görüyorum.

    Yasal düzenlemeleri illa ki yapacaksınız, yargıyla bu mücadelenin nasıl yürütüldüğünü süratle göstermek lazım. O zaman daha müessir daha etkili olabilir, yaptığınız yasaların uygulanacağı hususunda insanların kafasında netlik olması lazım. Yasaların uygulanacağı hususunda insanlarda mutlak bir inanç göremiyoruz. Nasılsa bir yerden bir şey olur diye düşünenler var. Bunu ortadan kaldırmanın an kolay yolu bu yargılamaları süratle, doğru ve adil yapmaktır” dedi.