Etiket: Bahçeşehir

  • Bahçeşehir Okulları Eğitim Uzmanlarından YGS Yorumları

    Üniversiteye girişte birinci aşama olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) 13 Mart Pazar günü tek oturumda gerçekleşti. Sınavın ardından Bahçeşehir Okulları Eğitim Uzmanları YGS sorularını değerlendirdi. Uzmanlar, soruların geçen seneye göre kolay olduğunu kaydetti.

    2016 YGS’nin genel olarak 2015 YGS sınavına göre biraz daha kolay hazırlandığını söyleyen Bahçeşehir Okulları Eğitim Koordinatörü Salih Akbay, ‘’Sorular sınavın temel mantığına uygun olarak yorum, kavram, kavrama ve bilgiye dayalı yorum sorularından oluşmaktadır. Geçmiş yıllardan farklı olarak soru zorlukları bir bölümde toplanmamış, bazı derslerde birkaç soru düzeyinde zor soru sorulmuştur. Özellikle Din ve Ahlak Bilgisi dersinden sorulan beş sorunun zorluk düzeyinin yüksekliği geçen yıllardan çok farklıdır. Ders bazlı değerlendirmeye geçmeden önce tüm öğrencilere bu sınavın bir baraj sınavı olduğunu, üniversiteye girmelerini sağlayacak olan asıl sınavın LYS olduğunu bundan sonraki süreçte LYS hazırlıklarına başlanması gerektiğini hatırlatmak isterim’’ dedi.

    ‘’PARAGRAF SORULARI, GEÇEN YILA GÖRE DAHA KISA VE AÇIK’’

    Türkçe’de okuma, anlama, yorumlama yeteneğini ölçmeye yönelik soruların çoğunlukta olduğunu ifade eden Bahçeşehir Okulları Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Gülgün Bakkal, ‘’Paragraf soruları, geçen yıla göre daha kısa ve açık sorulardır. Daha önceki yıllarda birkaç konuyu içine alan karma dil bilgisi sorularının yerini bir konuyu ölçmeye yönelik soruların aldığını; 2014-2015 YGS’de sorulmayan “ Anlatım Bozuklukları” konusundan bu yıl 2 soru çıktığını, ALES tipi metne dayalı birden çok sorunun bu sınavda da olduğu görülmüştür. Genel olarak geçen yıl çıkan sorularla karşılaştırıldığında 2016 YGS Türkçe sorularının biraz daha kolay olduğu söylenebilir’’ diye konuştu.

    ‘’GEÇEN SENEYE GÖRE BİRAZ DAHA KOLAY’’

    2016 YGS Matematik testinde 33 matematik 7 geometri sorusu sorulduğunu belirten Bahçeşehir Okulları Matematik- Geometri Bölüm Başkanları Fehmi Ekici-Ömer Arat, ‘’ÖSYM’nin sormayı alışkanlık haline getirdiği özel tanımlanmış sayı sorusuna bu sınavda da yer verilmiştir. Matematik testinde problemlerden 13 soru sorulmuş olup, sınavın zor soruları güncel hayatla örneklendirilmiş bir şekilde bu sorular içinde yer almaktadır. Sınavda müfredat dışı sorunun olmadığı, zorluk düzeyi olarak da geçen seneki YGS’ye göre biraz daha kolay olduğu söylenebilir. Ayrıca fonksiyon sorusunda bilimsel hata vardır. Geometri sorularının yapılabilirliğinin geçen seneki sorulara göre daha fazla olduğu söylenebilir. Bu sene katı cisimlerden 2 soru sorulmuştur. Üçgende açı ve dikdörtgen-kare sorusu oldukça kolay sorulmuş ve bu sorular çoğunluğun yapabileceği düzeydedir’’ ifadelerinde bulundu.

    ‘’LYS İÇİN ÖZELLİKLE ORGANİK KİMYAYA DAHA FAZLA ÖNEM VERMELERİNİ ÖNERİYORUZ’’

    2016 YGS Kimya sorularının genelinin işlem gerektirmeyen kısa ve net soru kökleri içeren geçmiş yıllara göre çok daha basit sorulardan oluştuğunu dile getiren Bahçeşehir Okulları Kimya Bölüm Başkanı Gülin Akalın Pamukçu, ‘’Konu dağılımı beklenen konulardan olup ilköğretim Fen Bilgisi ve 9. sınıf temel kimya bilgilerini içermektedir. Bu nedenle sınava giren sayısal, sözel ve eşit ağırlık alanlarındaki tüm öğrencilerin rahatlıkla yapabilecekleri sorulardır. Kimya dersi adına belirleyici sınav LYS’dir. Konu sayısı ve kapsamı açısından çok daha geniş olan bu sınava vakit kaybetmeden başlamalarını özellikle de organik kimyaya daha fazla önem vermelerini öneriyoruz’’ dedi.

    ‘’SORULAR MÜFREDATA UYGUN OLARAK HAZIRLANMIŞTIR’’

    YGS sınavında çıkan 14 fizik sorusuna bakıldığında soruların, Ortaokul Fen Bilgisi dersi ile 9. Sınıf müfredatı baz alınarak hazırlandığını belirten Bahçeşehir Okulları Fizik Bölüm Başkanı Işıl Bulungiray, ‘’Sınavda sayısal işlemden ziyade okuduğunu anlama ve temel bilgiyi sorgulayan sorular yer almaktadır. Sorular müfredata uygun olarak hazırlanmıştır. Elimizde bulunan ve kamuoyu ile paylaşılan kitapçığın 7. sorusunda bilgi eksiği bulunmaktadır. Bu nedenle sorunun iptal edilmesi gerekmektedir. Ayrıca 9. sorunun soru kökünde doğrudur ifadesi bulunduğu için sorunun cevabı B olmalıdır ancak verilen cevap anahtarında doğru cevap E olarak görülmektedir. Öğrencilerimize YGS için yaptıkları tüm çalışmaların aynı zamanda LYS için yapılmış bir yatırım olduğunu hatırlatıp herkese iyi çalışmalar dilerim’’ diye konuştu.

    ‘’BİYOLOJİDE SÜRPRİZ BİR SORU YOKTU’’

    13 Mart tarihinde uygulanan YGS’de biyoloji sorularının geçen senelerdeki gibi Fen bilimleri testinin 28 ile 40.sorularında yer aldığını söyleyen Bahçeşehir Okulları Biyoloji Bölüm Başkanı Berna Çelik, ‘’13 sorudan oluşan Biyoloji bölümünde, konu dağılımları geçmiş sınavlarla paralellik göstermiş; 9.sınıf ağırlıklı soru gelmiştir. Sınavdaki biyoloji soruları temel kavramlar üzerinde durulmuş bilgi içerikli kolay sorulardan oluşturulmuştur. Biyolojide sürpriz bir soru yoktur. Sorular net ve müfredata uygun gelmiştir. Sadece öğretmenlerin ve öğrencilerin çok alışık olmadığı bir terim olan “kemoheterotrof’’ kavramı ile karşılaştık ancak doğru cevabı bulmada engel oluşturmamıştır’’ ifadelerinde bulundu.

    ‘’SİNE-İ MİLLET KELİMESİ ANAHTAR ROL OYNUYOR’’

    Soruların genel olarak kavrama dayalı yorum sorularından oluşturulduğunu dile getiren Bahçeşehir Okulları Tarih Bölüm Başkanı İbrahim Yılmaz, ‘’Soruların dağılımı ise ; 9. sınıf müfredatı 4 soru, 10. sınıf müfredatı 4 soru, 11. sınıf inkılap tarihi müfredatı 7 soru olmak üzere her yıl olduğu gibi 15 soru sorulmuştur. En seçici soru 12.sorudur. Bilgi ve yorum gücü istemektedir. Sine-i millet kelimesi anahtar rol oynuyor. Soru test tekniği açısından doğru, tarihsel bilgi açısından yanlıştır. Doğru seçenekteki ifadeye göre Mustafa Kemal Erzurum Kongresi sırasında askerlik mesleğinden istifa etmiş gibi gözüküyor. İstifa tarihi 7-8 Temmuz 1919, Erzurum Kongresi’nin açılış tarihi 23 temmuz 1919 dur. Sorular daha önceki yıllara oranla kolay görünüyor. Bilgiyi kullanma, yorumlama, dönemin genel özellikleri hakkında fikir sahibi olma gibi bir takım yeterlikler isteyen sorular vardır. Soruların hepsi müfredata uygundur. Müfredat dağılımı da önceki yıllarla uyumludur. Dikkat çeken bir husus ise Osmanlı Tarihi soru sayısı bir azaltılıp İnkılap Tarihi sorusu bir arttırılmıştır’’ ifadelerinde bulundu.

    ‘’BEKLENMEYEN BİR SORU TİPİ İLE KARŞILAŞILMAMIŞTIR’’

    Kamuoyu ile paylaşılan kitapçığa bakıldığında coğrafya sorularının beklendiği gibi müfredata ve kazanımlara uygun olarak hazırlandığını söyleyen Bahçeşehir Okulları Coğrafya Bölüm Başkanı Ahmet Ergüç, ‘’Sorular, hem bilgi hem yorum ağırlıklı sorulmuş. Sınavdaki coğrafya sorularının zorluk düzeyi orta seviyede ancak bazı soruların çeldirici düzeyi yüksektir. Ağırlıklı olarak bilginin yorumlanmasına dayalı sorulara yer verilmiştir. Sınavın kapsam geçerliliği yüksektir. Sorular konulara göre dengeli dağılmış ve beklendiği gibi on iki soru sorulmuştur. Beklenmeyen bir soru tipi ile karşılaşılmamıştır. Coğrafya sorularının konu kapsamı, beklendiği gibi 9 ve 10. sınıf müfredatı kapsamında oluşturulmuştur. Harita Bilgisi (İzohipsler), nüfus, toprak oluşumu, çevre ve toplum, doğal afetler, iklim ve bitki örtüsü-yerleşme ile bölge kavramı konularına yer verilmiştir. Genel olarak orta düzeyde, bilgiyi yorumlama gücüne dayalı bir sınavdır’’ dedi.

    ‘’MÜFREDAT KAPSAMI DIŞINDA SORU SORULMAMIŞTIR’’

    2016 YGS ’de Felsefe testinde yer alan 8 sorunun, Bilgi Felsefesi, Varlık Felsefesi, Ahlak Felsefesi, Siyaset Felsefesi, Din Felsefesi alanlarından çıktığını belirten Bahçeşehir Okulları Felsefe Bölüm Başkanı Melike Pamukçu, ‘’Soru metinlerinin uzunluğu geçmiş yıllar ile benzerlik gösterse de cevaba ulaşmak için yorum yeteneğinden çok öğrencilerin kavram ve felsefi akımlara ilişkin bilgilerinin sınandığı görülmüştür. Müfredat kapsamı dışında soru sorulmamıştır’’ diye konuştu.

  • Bahçeşehir Velilerine “Başarı” Semineri

    Bahçeşehir Okulları Bademli Kampusu, yeni nesil eğitim anlayışını velilerle paylaşmaya devam ediyor.

    Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilge Uzun, velilere seminer verdi. Uzun, insan psikolojisinden yola çıkarak, ilmi verileri günlük hayattaki örneklerle destekleyerek, çocukların başarı ve motivasyonunu etkileyen faktörleri anlattı. Seminere öğrenci velileri büyük ilgi gösterdi.

  • Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansında, Farklılaştırılmış Öğretim Masaya Yatırıldı

    Farklılaştırılmış yabancı dil eğitiminin masaya yatırıldığı ve Amerikalı şair Robert Frost’un hologram gösterisi aracılığıyla konuk olduğu Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansı, Bahçeşehir Okulları Çamlıca Kampüsünde gerçekleşti.

    Amerikalı şair Robert Frost’un ‘The Road Not Taken’ adlı şiirinden ilham alan ‘Nadiren Seçilen Yol: Farklılaştırılmış Öğretim (The Road Rarely Taken: Differentiated Instruction) Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansı’nda farklılaştırılmış yabancı dil öğretimi uluslararası boyutta ele alındı. Tüm eğitimcilere açık olarak düzenlenen ve temel amacı eğitim dünyasında farklılaştırılmış öğretim konusunda bir farkındalık oluşturmak olan konferans, özel eğitim kurumlarının yöneticilerinden ve öğretmenlerinden yoğun ilgi gördü.

    NEDEN FARKLILAŞTIRILMIŞ ÖĞRETİM?

    Bahçeşehir Okulları Yabancı Diller Direktörü İpek Bulduk Cooley konferansa konu olan Farklılaştırılmış Öğretim’i, ‘’Farklılaştırılmış Öğretim, planlama ve uygulama aşamasında zorlayıcı olan ama her bir öğrenciyi kendi hazır bulunurluk durumuna göre yönlendirerek zamanla her öğrenciyi bağımsız, eleştirel düşünebilen, yaratıcılığı gelişmiş birer birey haline dönüştüren bir eğitim yaklaşımı’’ olarak tanımlarken, Dil Bilimci Gardner, “Eğitim ile bütün çocuklara sanki aynı bireyin farklı örnekleriymiş gibi davranılması büyük bir hatadır ve bu hata başka bir hatanın oluşmasına sebep olur, o da bütün çocuklara aynı yöntemlerle, aynı şeylerin öğretilmeye çalışılmasıdır’’ şeklinde bir tanımlama yaptı. İpek Bulduk Cooley, Dil Bilimci Gardner’ın bu söyleminden yola çıkarak düzenledikleri konferansın amacını,‘’Öğrencilere farklılaştırılmış eğitimi sunacak her eğitimcinin profesyonel gelişim sürecindeki ihtiyaçlarının birbirlerinden farklı olacağını biliyoruz ve Bahçeşehir Okulları olarak “yaşam boyu öğrenme modeli”ni içselleştirmiş bir okuluz. Bu konferansta, ana konuşmacıların sunumları ve yapılan çalıştaylar aracılığıyla yabancı diller öğretmenlerine farkındalık kazandırmayı ve nadiren seçilen bu yolda onların ihtiyaçlarını desteklemeyi hedefledik’’şeklinde açıkladı.

    KONFERANSTA DÜNYACA ÜNLÜ KONUKLAR YER ALDI

    Katılımcılarını hologram gösterisi aracılığıyla 1874-1963 yılları arasında yaşamış Amerikalı şair Robert Frost ile buluşturan konferansın açılış konuşmasını Bahçeşehir Okulları Yabancı Diller Direktörü İpek Bulduk-Cooley yaptı. İpek Bulduk-Cooley daha sonra konferansın sürpriz konuğu Robert Frost ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Bu söyleşide ünlü şair, konferansa ilham veren şiiri ‘The Road Not Taken’ı okudu. Bahçeşehir Okulları Uluslararası Yabancı Diller Konferansı’nın ana konuşmacıları ise dünya çapında tanınmış, kitapları ve fikirleriyle dünyada ses getiren eğitimci Philip Kerr ve başta TEDx (Technology, Entertainment, Design) konuşmaları olmak üzere dünyanın birçok yerinde hikayeleriyle hayranlık uyandıran Jan Blake idi. Ana oturumların dışında Almanya, İspanya, Fransa ve Türkiye’den dilbilim ve eğitim uzmanlarının 12 eş zamanlı oturum gerçekleştirdiği konferansta “Farklılaştırılmış Yabancı Dil Öğretimi” 4 dilde ele alındı.

    HERKESE AÇIK BİR KONFERANS

    Konferansın diğer örneklerinden farklı olduğunu dile getiren Bahçeşehir Okulları Yabancı Diller Direktörü İpek Bulduk-Cooley, ‘’Öncelikle bu konferansı, İngilizce, İspanyolca, Almanca ve Fransızca olmak üzere 4 farklı dilde gerçekleştiriyoruz ve 4 dilde farklılaştırılmış eğitimi konuşuyoruz. 2 ana konuşmacımızın yanı sıra 12 tane de eş zamanlı çalıştayımız var. Eğitim dünyasında duayen kabul edilen isimlerin hepsini bir araya toplama fırsatımız oldu. Bu konferansı sadece kendi öğretmenlerimiz için yapmadık; 35’in üzerinde özel eğitim kurumundan gelen yönetici ve yabancı dil öğretmeni etkinliğimize katıldı’’ dedi.

    ‘’GENEL GEÇER YAKLAŞIMLARLA ÖĞRENCİNİN EDİNİM SÜRECİNİ TAMAMLAYAMAYIZ’’

    Öğrencinin bir birey olduğunu ve genel geçer yaklaşımlarla edinim sürecinin tamamlanamayacağının altını çizen Bulduk-Cooley sözlerine şöyle devam etti, ‘’Çünkü hepimiz bir bireyiz ve ihtiyaçlarımız çok farklı. Öğrencileri birinci sınıf, ikinci sınıf, alt seviye, üst seviye diye kategorize etmek yerine bir öğretmenin sanki bir orkestra şefi edasıyla onları yönetmesi gerekir. Öğretmen sınıfın içerisinde öğrencilerini çok iyi tanımalı, ihtiyaçlarını bilmeli ve o ihtiyaçlara göre eğitim öğretimi dizayn etmelidir.’’ Dünyada ve Türkiye’de ses getirmiş değerli eğitimciler ile yabancı dil eğitiminde farklı birikim ve deneyimlere sahip öğrenciler için “Farklılaştırılmış Öğretim”i tartışma fırsatını sağlayan konferansın çok güzel bir paylaşım ortamı oluşturduğunu dile getiren ve konferansın önemine dikkat çeken Bulduk-Cooley, ‘’Buraya gelen isimler çok ciddi araştırmacılar, kitap yazarları, yıllarını bu işe vermiş insanlar. Burada oldukları süre içerisinde birbirimizden yararlanacağız. Bu imkanı tüm özel okul yönetici ve öğretmenlerine açmış olmaktan mutluluk duyuyoruz’’ diyerek sözlerini noktaladı.

    Konferansın sonunda katılımcı öğretmenler arasında bir çekiliş düzenlendi ve kazanan iki öğretmene uluslararası eğitim imkanı sunuldu. Öğretmenlerden birisi CELTA (Certificate in Teaching English to Speakers of Other Languages) eğitimi, diğeri yabancı dil eğitimi alanındaki en önemli yıllık konferans olan IAETEFL Konferansı’na (International Association of Teachers of English as a Foreign Language) ulaşım, konaklama ve eğitim bedeli karşılanmak üzere katılma hakkı kazandı.

  • Bahçeşehir Öğrencileri, Amerikan Başkanlık Seçimlerini Yerinde Takip Ediyor

    Amerikan Başkanlık seçim kampanyalarını yerinde takip etmek için Bahçeşehir Üniversitesi tarafından oluşturulan ’Political Communication’ programı, öğrencilerle kampanya yöneticilerini, medyadan konunun uzmanlarını ve siyasi danışmanları bir araya getiriyor.

    Bahçeşehir Üniversitesi, 2016 Bahar ders döneminde BAU International University Washington DC’de ’Political Communication’ programı düzenliyor. Dersler uygulamalı olarak, öğrencilerin ABD Başkanlık seçim kampanyalarını yerinden izleyerek ve derslere davet edilen siyasi danışmanlar, kampanya yöneticileri, kamuoyu araştırmacıları ve medyadan konuyla ilgili uzmanların katılımıyla gerçekleşiyor. Bu kapsamda, BAU International University Washington’da, üçü Amerika biri ise Türkiye’den olmak üzere toplam dört tanınmış siyasi danışmanın katılacağı bir panel düzenlendi. GPI (BAU Global Policy Institute) Başkanı Dr. WalidPhares’in yönettiği panelde, Amerikan Başkanlık seçimlerinde adayların uyguladığı iletişim kampanyalarının karşılaştırmalı olarak analizi ve değerlendirmesi yapıldı.

    “ÖĞRENCİLERİMİZİN, SEÇİMLERİ YERİNDE İNCELEMESİNİ İSTEDİK”

    Önemli bir faaliyete imza attıklarını söyleyen Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, “Amerika Kasım ayında seçime gidiyor. Bu başkanlık seçiminde, başkanların kampanyaları ile ilgili bir yıllık süre içerisinde nasıl faaliyet gösterdiklerini, neler yaptıklarını, reklamcılık, iletişim, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler öğrencilerinden oluşan bir grupla, Türkiye’den gelerek yerinde incelemek istedik. Burada, kampanyalarda görev alan hocalar, diğer kişiler düşüncelerini, görüşlerini anlattılar. Öğrencilerimiz hem ders olarak bir dönem buradalar hem de bu kampanyaların içerisinde çalışıp bir kampanya nasıl yönetilir, ne yapılır bunu ders olarak öğreniyorlar. Onun için güzel bir etkinlik oluyor ve güzel bir dönem geçiriyoruz” dedi.

    “ÖĞRENCİLERİMİZ VE BİZİM İÇİN YARARLI BİR PANEL OLDU”

    “Washington D.C. bizim ilgilendiğimiz, üzerinde çalıştığımız alanın merkezi” diyen Bahçeşehir Üniversitesi Political Communication Program Direktörü Prof. Dr. Haluk Gürgen, şuanda Amerika’da yoğun bir şekilde başkanlık seçimleri dönemi yaşandığını dile getirdi.

    Programı ortamın doğal bir laboratuvarı gibi değerlendirmeye çalıştıklarını vurgulayan Gürgen, “Seçimleri yakından izliyoruz. Bugün beraber olduğumuz panel konuşmacıları da siyasi iletişim danışmanlarından oluşuyordu. Onların önemli bir kısmı Amerikalıydı. Amerikalı konuşmacılar bize yoğun olarak Amerikan başkanlık sistemi üzerinden görüşlerini anlattılar, kampanyaları değerlendirdiler. Dolayısıyla bizim ve öğrencilerimizi için son derece yararlı oldu” diyerek sözlerini noktaladı.

    DONALD TRUMP – HILLARY CLINTON KARŞILAŞTIRMASI

    Obama’nın seçim kazanmasının temel nedeninin, kendisine ve toplumun o günkü ihtiyaçlarına, Amerika’nın o günkü koşullarına uygun bir strateji ve ona uygun bir mesaj belirlemesi olduğuna dikkat çeken Avrupa Siyasi İletişim Danışmanları Derneği Başkanı Necati Özkan, “Bu mesaj değişimdi ve kendisi de bu konuda çok çalıştı. Bugünlerde ise çok tartışılan bir fenomen olan Donald Trump var. Herkes onu ve seçimi kazanabileceğini konuşuyor. Oysa ki Trump aday olduğunda herkes seçimi nasıl kazanacak diye alay etmişti. Bugün ise Cumhuriyetçi Parti içinde onlarca yıldır görev yapan onlarca adayı geride bıraktı ve bir numaraya yerleşti. Bunun da nedeni yine stratejidir. Donald Trump diğer adaylardan farklı olarak kendisini Amerika’daki göçmen meselesine adadı ve göçmenlerle ilgili bir pozisyon aldı. Bu sayede diğer adayların önüne geçmeyi başardı. Fakat Trump’ın gerçekten kendi partisinin adayı olup olamayacağına, olursa kazanıp kazanamayacağına dair benim çok büyük şüphelerim var. Çünkü ülke nüfusunun bir bölümünü göz ardı ederek ve karşısına alarak yoluna devam ediyor. Amerika seçimleri genellikle yüzde 2’lik 3’lük farklarla kazanılır. Burada da Latin Amerikalı, Asyalı hatta siyahi seçmenleri ve Müslümanları düşündüğünüz zaman, Trump’ın kullandığı stratejinin çok riskli olduğunu söylemek mümkün. Hillary Clinton ise müesses nizam diyebileceğimiz tarzda bir siyasetçi için uygulanacak bir kampanya yürütüyor. Onun şansı ülkedeki herkes tarafından biliniyor olması ve yüksek bir kredibiliteye sahip olmasından kaynaklanıyor” diye konuştu.

  • Bahçeşehir Okulları, Robotik Turnuvalarda Başarıdan Başarıya Koşuyor

    STEM eğitiminin Türkiye’de öncülüğünü yapan Bahçeşehir Okulları, ulusal ve uluslararası düzenlenen robotik turnuvalarındaki başarılarıyla adından söz ettiriyor.

    Özgüven sahibi, sorgulayan, takım halinde toplumsal sorunlara çözümler üretebilen bir gençlik yetişmesi amacıyla dünyada 80 ülkede düzenlenen FIRST® LEGO® League (FLL) etkinliği Türkiye’de Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenleniyor. 13-14 Şubat’ta düzenlenen İzmir Bölge turnuvasında kazandığı şampiyonluk kupalarıyla zirvedeki yerini koruyan Bahçeşehir Okulları, “Çöpe Çözüm, Çöple Çözüm” teması çerçevesinde Ekim ayından beri titiz çalışmalar yapıyor. Güzelbahçe, Bornova, Antalya, Aydın, Denizli, Torbalı, Mersin Robotik takımları; Robot Tasarım, Proje, Takım Çalışması ve Robot Performans kategorilerinde başarılı çalışmalar sergileyen Bahçeşehir Okulları robotik turnuvalarda adından sıkça söz ettiriyor.