Etiket: Bahçeliye

  • MYP Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz’dan Bahçeli’ye “Evet ” desteği

    Muhafazakar Yükseliş Parti(MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, referandumda “Evet” diyen MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye destek vererek, ” Bahçeli ’Evet’ diyerek doğru yapmıştır’ dedi.

    2009 yılında gerçekleşen MHP kongresinde ilk kez Bahçeli’ye muhalefet başlatan ve o dönem MHP genel başkanlığına aday olan Ahmet Reyiz Yılmaz, Bahçeli’nin referandumda “Evet” demesine destek verdi. MHP Lideri Bahçeli’nin doğru yaptığını söyleyen Muhafazakar Yükseliş Parti Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz ” Bahçeli evet diyerek doğru yapmıştır. Bahçeli şimdi güven tazelemelidir. Bahçeli evet kararında haksız değildi. Türkiye de tek başlı bir yönetime ihtiyaç hep vardı. Yeter ki eyalet sistemi gibi hatalara düşülmesin. Yeni sistemde Türkiye daha hızlı kararlar alabilir ve iyi niyetle yönetildiği sürece bu sistem milletimiz açısından hayırlı olacaktır. “dedi.

    Referandum sonucunu da değerlendiren MYP Lideri Yılmaz, ” Referandum sonucu olumludur.Kervan yolda dizilir. Bu sistem dahil hiçbir sitem elbette kusursuz olamaz. Fakat hata ve yanlışlar uygulama da düzeltilerek kazanımlarından faydalanabilecek bir adım olarak bu anayasa değişikliği milletin lehinde kullanılacaktır. Burada Devlet Bahçeli tarafından alınan karar yanlış değildir. Önemli olan üniter devlet bütünlüğüne halel getirilmeden yönetsel amaca uygun reformlar yapılmasıdır. ” dedi.

    MYP Lideri , Bahçeli’nin güven tazelemesi gerektiğini de söyleyerek, ” Sayın Bahçeli güven tazelemelidir.Sayın Bahçeli derhal birleştirici adımlar atarak kendisini tabana anlatacak hamleler yapmalıdır. Bu şartlar altında bir güven tazelemesi kaçınılmazdır. Kendisi Referanduma verdiği desteğin arkasında durarak tabanında partinin de yanında durduğunu göstermelidir. Bu nedenle zaman kaybetmeden bir olağanüstü kongre sürecine girilmelidir.Hayır cephesinin karşılığı yok Sayın Koray Aydın dışında ihraçların tabanda karşılığı yoktur. Sadece Devlet Bahçeli kendisini ve referandum kararını tabana izah etmeli ve bir kongre ile toparlayıcı olarak yeniden güven tazelemelidir.” dedi.

  • Bahçeli’ye bayraklı teşekkür

    Bayrak krizi sırasında Kerkük’te bulunan Türkçe Konuşan Ülkeler Uluslararası Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Güngör Yavuzaslan, MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi ziyaret ederek Kerkük’teki Türkmenlerin gönderdiği bayrağı takdim etti.

    Yavuzaslan, bayrak krizinde gösterdiği tavır nedeniyle Türkmenler tarafından iletilen teşekkür mesajlarını ve Kerkük Valiliği önünde gerçekleştirilen yürüyüş sonrası üniversiteli gençlerin çektiği teşekkür videolarını da Bahçeli’ye iletti. Kerkük Valiliği önünde gerçekleştirilen yürüyüşte ilk açılan bayrağı Bahçeli’ye teslim eden Yavuzaslan, bayrak krizi sırasında yaşanılanları ve Kerkük’teki son durumu Bahçeli’ye anlattı.

    Kerkük Üniversitesi Türkçe Bölümü Öğrencisi Yusuf Eyüp’ün videosunu Bahçeli’ye izleten Yavuzaslan, Bahçeli’ye Kerkük’te büyük sevgi ve saygı duyulduğunu ifade etti. Videoyu izlerken Bahçeli’nin duygulandığını söyleyen Yavuzaslan, Yusuf Eyüp’ün videoda şu ifadeleri kullandığını belirtti; “Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye bütün gençler adına teşekkürlerimi sunuyorum. O bizim hep yanımızda oldu. Kerkük’ten kucak dolusu sevgi ve saygılarımı Başkanımız Devlet Bahçeliye gönderiyorum”

    Cephe hattı ile ilgili bilgiler verdi

    DEAŞ’la mücadelenin yaşandığı cephe hattı ile ilgili Bahçeli’ye bilgiler veren Yavuzaslan, “28 Mart’ta Kerkük İl Meclisi tarafından tek taraflı alınan Kerkük’e IBKY Bayrağı asılması kararı sonrası yaşanan krizi alandan dünyaya duyurdum. Kerkük Tazehurmatu nahiyesine bağlı Beşir Köyü’ne giderek, Türkmen askerler ile bir araya geldim. DEAŞ’la mücadelenin yaşandığı cephe hattına giderek cephede nöbet tutan Türkmen gençlere moral verdim” dedi. Türkmen bayrağını memnuniyetle kabul eden Bahçeli, Yavuzaslan’a ziyaretinin anısına Kur’an’ı Kerim hediye etti.

    Ziyaretten memnun kalan Bahçeli, Bartın’a ve Kerkük’e selam gönderdi.

  • Kılıçdaroğlu’ndan Başbakan Yıldırım ve MHP lideri Bahçeli’ye çağrı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sayın Binali Yıldırım’a, Sayın Devlet Bahçeli’ye çağrı yapıyorum. Buyurun arkadaşlar gelin sizin istediğiniz televizyon kanalı olsun, sizin istediğiniz gazeteciler olsun. Gelin oturalım konuşalım. Bana 15 dakika versinler, onlara yarım saat versinler, ben buna da razıyım” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada siyaset kurumunun görevinin vatandaşın sorunlarını çözmek olduğunu belirterek, “Vatandaşların kredi kartı ve tüketici kredisi borcu 424 milyar lirayı aştı. Bu borçla ilgili olarak iktidar kanadından bir Allah’ın kulu çıkıp da sevgili vatandaşım seni bu borçtan kurtaracağım diyor mu? Diyemiyor, söyleyemez. Onlar da emin olun sonunda hayır diyecekler göreceksiniz. Bu söylediğim 424 milyar lira henüz daha icra safhasına gelmemiş rakam. Bir de bunun dışında icra dairelerine intikal eden var. Onun miktarı 18 milyar lira. Vatandaşın derdi bu. Sadece bu mu? Vatandaş borç batağına teslim edildiği gibi, faiz yüküne de teslim edilmiş. Sadece geçen yıl vatandaşın ödediği faiz miktarı 48 milyar 932 milyon lira. Son 13 yılda ödenen faiz miktarı 321 milyar lira. Vatandaşın derdi bu, bu dertten kurtulmak istiyor. İcra dairelerindeki dosya sayısı, 26 milyon 178 bin dosya var icra dairelerinde. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan vatandaşların yarısı icralık. Bunlar işsizliği doğuruyor” diye konuştu.

    “Siyasi Partiler Yasası’na göre bir üniversite hocası arzu ettiği siyasi partinin üyesi olabilir”

    Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Hep beraber Türkiye’yi aydınlığa çıkaracağız. Hep beraber Türkiye için hayırlı bir iş yapacağız, hiç kimse merak etmesin. Bütün bunlara rağmen 15 Temmuz’da darbe girişimi oldu, hep beraber dik durduk ve darbeyi püskürttük. Ama 20 Temmuz’da bir başka darbe oldu. OHAL ilan edildi. Binlerce insan hapislere tıkıldı. 1 milyondan fazla aile mağdur edildi. 12 Eylül darbesinde Kenan Evren’in darbe yapıp başkan olduğu dönemde ihraç edilen öğretmen sayısı 3 bin 854 kişi. 20 Temmuz darbesinden sonra 160 günde ihraç edilen öğretmen sayısı 30 bin 470. Banka hesaplarına el koydular, ömür boyu kamuda çalışmayacak. Kenan Evren’in bile yapamadığını bunlar yapıyorlar. 12 Eylül döneminde ihraç edilen akademisyen, 120 akademisyen ihraç edildi. 20 Temmuz darbesinden sonraki dönemde ihraç edilen akademisyen sayısı 4 bin 811. Siyasi Partiler Yasası’na göre bir üniversite hocası arzu ettiği siyasi partinin üyesi olabilir. Siyasette kalite yüksek olsun diye. Akademisyenler beğendikleri siyasi partilerde ya görev üstlenirler veya doğrudan doğruya düşünsel olarak hizmet verirler. Şimdi siz kalkıyorsunuz düşüncesini beğenmediğiniz üniversite hocalarını bir Kanun Hükmünde Kararnameyle kapı önüne koyuyorsunuz. Bizim inancımızda da, ahlakımızda da bilim insanına saygı vardır. Bilim insanını hep el üstünde tutarız. ‘Alimin ölümü alemin ölümü gibidir’ deniyor. Hangi gerekçeyle bu üniversite hocalarını kapı önüne koyuyorsunuz?”

    “Osmanlı’yı da bilmiyorlar”

    Soner Demirsoy’un Yavuz’un Çamurlu Kaftanı diye bir kitabı olduğuna değinen Kılıçdaroğlu, kitaptan bir bölümü anlattı. Kılıçdaroğlu, Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ın Osmanlı hanedanına katıldıktan sonra İstanbul’a geri dönüşü sırasında yanına Anadolu Kazaskeri Kemal Paşazade’yi davet ettiğini ve beraber gittikleri esnada Kemal Paşazade’nin atının bir su çukuruna bastığını ve oradan sıçrayan çamurun Sultanın kaftanına geldiğini aktararak, “O bir görevliyi çağırır ve sakin bir ifadeyle şunu söyler, ’Bir alimin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir, öldüğüm zaman bu kaftanı böylece sandukamın üstüne koysunlar’ der. Yavuz Sultan Selim öldüğü zaman bu çamurlu kaftan onun sandukasının üstüne konur. Alime verilen, ilim adamına verilen değere bakın. Bunlar hani diyorlar ya Osmanlı Osmanlı, Osmanlı’yı da bilmiyorlar. Alime, bilim insanına verilen değeri de bilmiyorlar. Kendisi gibi düşünüyorsa el üstünde, kendisi gibi düşünmüyorsa koyun kapının önüne” dedi.

    “Hayır dediğiniz andan itibaren bu Türkiye derin ve güzel bir nefes alacak”

    12 Eylül’de tutuklanan gazeteci sayısının 31 olduğunu, 20 Temmuz darbesinden sonra tutuklanan gazeteci sayısının 150’yi aştığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Zalimlikte rekor kırdılar. 15 günlük çocuğu annesinden ayırdılar. Şimdi diyorlar ki, ’Kim hayır derse bunlar terörist sayılır.’ Akla bakın. En güzel cevabı bir şehit annesi veriyor, diyor ki ‘Ben hayır diyorum, ne yapacaksın bana? Sen benimle tabuta mı sarıldın? Benim oğlum nişanlıydı, düğünü olacaktı. Sen beni tehdit edemezsin. Bende seni tehdit ediyorum. Hakkım haram olsun’ diyor. Biz ne diyoruz? Onlar ’hayır’ diyenleri terörist, 15 Temmuz yanlısı olarak gösteriyorlar. İster evet de, ister hayır de vatandaşımızın başımızın üstünde yeri var. Aramızdaki fark siyahla beyaz kadardır. Bizde sevgi, onlarda kin var. Hayır dediğiniz andan itibaren bu Türkiye derin ve güzel bir nefes alacak. Şuanda vatandaşa sandığa git ayın 16’sında evet oyunu kullan diyemiyorlar. Çünkü gerekçe yok. Ne diyecekler? Hayır diyeni terörist diye tanımlarsan söyleyecek bir lafın yok demektir” şeklinde konuştu.

    “Sayın Binali Yıldırım’a, Sayın Devlet Bahçeli’ye çağrı yapıyorum”

    Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    “Sayın Binali Yıldırım’a, Sayın Devlet Bahçeli’ye çağrı yapıyorum. Buyurun arkadaşlar gelin sizin istediğiniz televizyon kanalı olsun, sizin istediğiniz gazeteciler olsun. Gelin oturalım konuşalım. Bana 15 dakika versinler, onlara yarım saat versinler, ben buna da razıyım. Vallahi soru da sormayacağım. Yeter ki oturalım, medeni insanlar gibi konuşalım. Vatandaş değişikliğin ne getirip, ne götürdüğünü tam bilmiyor. Niçin bilmiyor? Televizyonları yasakladılar, görüşmeleri kısıtladılar. Bütün vatandaşlarımızdan tek bir şey istiyorum, Nisan’ın 16’sında yapılacak referandum bir parti seçimi değil, bir demokrasi seçimi. Demokrasiden yana mı tavır takınacağız, otoriter yönetimden yana mı tavır takınacağız? O nedenle bütün vatandaşlarımdan istirham ediyorum, sandığa giderken düşünün. Her şeyden önce kendi vicdanımızla tartalım, ölçelim. Sorun Türkiye sorunu, sorun demokrasi sorunu. A partisi, B partisi, sağ sol olayı değil. Bu bir demokrasi olayı.”

    “Ek 50 milletvekilinin aldığı para haramdır”

    “Elini vicdanına koy ve şu soruyu kendi vicdanında tart. Cumhurbaşkanı taraflı mı olsun tarafsız mı?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Neden tarafsız olması lazım? Çünkü cumhurun başkanıdır. Görüşü, inancı, yaşam tarzı ne olursa olsun 80 milyonu temsil ettiği için tarafsız olması lazım. Tarafsız olmasını istiyorsan hayır oyunu kullanacaksın. Bir partinin de genel başkanı cumhurbaşkanı olursa cumhurun başkanı olamaz. Cumhurbaşkanı bize göre tarafsız olmalı. Kışlaya, camiye, adliyeye siyaset girmesin diyoruz. Siyaset buralara girdiği zaman Türkiye’nin çivisi çıkar. Bir başkan çıkıp Meclisi tek taraflı bir iradeyle feshediyorum desin mi demesin mi? Feshetmesin diyorsan gideceksin hayır oyu vereceksin. Böyle bir yetki bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e verilmemiştir. Bir kişi kalkıp milli iradenin yüzde 100 temsil edildiği bir Meclisi feshetmemelidir. Feshederse demokrasi yara alır. Referanduma gidecek anayasa değişikliği çıkarsa başkanın kaç yardımcısı olacak ve kaç bakan olacak? Bu sorunun cevabı yok. İstersen bin başkan yardımcısı, 50 tane bakan olabilir. Elini vicdanına koy ve düşün vatandaşım. Bu uygulama Türkiye Cumhuriyeti’ni maceraya sürükler mi, sürüklemez mi? Bu yetki şuan TBMM’de. Referandumda size sunulan anayasa değişikliğinde güvenoyu yok. Kurulacak hükümet diyor ki, ’Ben niye Meclise gideyim.’ Bir hükümet 550 milletvekilinden güvenoyu istesin mi istemesin mi? İstemelidir diyorsan buna hayır diyeceksin. Milletvekili sayısını 550’den 600’e çıkarıyorlar. 550 milletvekili bile fazla. Normali 450 milletvekilidir. Oturacak maaşını alacak. Ek 50 milletvekilinin aldığı para haramdır. 5 yıllık maliyeti 187 milyon 950 bin lira. Bu vatandaşın cebinden çıkacak. Türkiye’de en hayırlı işi yapacaksın. Toprak rengindeki kahverengiye tercih damgasını vuracaksın. Bu bir rejim değişikliğidir diyorum. Hep beraber itiraz ediyorlar. Libya’da, Suriye’de, İran’da, Mısır’da, Irak’ta cumhuriyet var mı? Var. Bizim cumhuriyetimizle onların cumhuriyeti aynı değil. Bir tek adam rejimi getiriyorsun. ’Çift başlığı önlemek için bunu getiriyoruz’ diyorlar. Şimdi çift başlılık var mı? Hayır. Binali Yıldırım Bey, Erdoğan’ın söylediğinin aksine bir cümle kullanabilir mi? Mümkün değil, 500 metre öteden görse 80 düğmesini 10 saniyede ilikler” ifadelerini kullandı.

    “’CHP, 18 yaşta seçilmeye karşı’ diyorlar, hiç de karşı değiliz”

    Bunun normal bir referandum olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin bekası, geleceği için, huzurumuz, barışımız için önemlidir. Hayır çıkarsa Türkiye derin bir nefes alır. Herkes görevinin başında olur. Hayır çıkarsa ne olur? Sayın Erdoğan cumhurbaşkanı, Sayın Binali Yıldırım başbakan, bakanlar görevlerini yapmış olacaklar. Millet diyecek ki ’Anayasal sınırlarına çekil.’ Sayın Başbakan, ‘Otur Türkiye’yi adam gibi yönet’ diyecek. Herkes görevine dönmüş olacak. ’CHP, 18 yaşta seçilmeye karşı’ diyorlar. Hiç de karşı değiliz. Gençlerin oyunu almak için onları kandırıyorlar” açıklamasında bulundu.

    “Provokasyona karşı hepimiz dikkatli olmalıyız”

    “Provokasyona karşı hepimiz dikkatli olmalıyız” diyen Kılıçdaroğlu, “Tahriklerde bulunabilirler. Bir minibüste başörtülü kızımızın başının zorla açıldığı söyleniyor. Biz CHP olarak, herkesin giyim kuşamının güvencesiyiz, teminatıyız. Referanduma sunulan anayasa değişikliği gerek içerik, gerekse görüşme usulleri açısından birçok yönüyle anayasaya da, hukuka da aykırıdır. Egemenliği milletten alıp tek adama veren bu değişiklik hukuk devletini yok etme projesidir” dedi.

    Öte yandan CHP’nin grup toplantısına Ankara Üniversitesinden ihraç edilen akademisyenler de katıldı.

  • Ülkü Ocakları Genel Başkanı Kılavuz’dan Bahçeli’ye destek

    Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Olcay Kılavuz, ““Ülkü Ocaklılar, kimin ya da kimlerin ne söylediğine bakmaksızın bilge lider Devlet Bahçeli Bey’in yanındadır” dedi.

    Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Kılavuz, Ülkü Ocaklarının milletin emrine amade milyonlar yetiştirdiğini belirterek, bugün de hedef ve çalışmalarının bu yönde olduğunu vurguladı. Türk milletinin geleceği olan Ülkü Ocaklıların yarının milliyetçi büyük Türkiye’sinin inşası olacağını kaydeden Kılavuz, “Umutlarımız güçlü, yolumuz kutludur. Bu durumun ahvalini kavrayamamış bir takım zevat Ülkü Ocaklarının ismini farklı mecralara çekmeye çalışmaktadır. Geçmişini çok iyi bildiklerimiz, isimleriyle toplum önüne çıkacak kadar şahsiyet sahibi olamayanlar, ömürlerini nefis tatmini uğruna goy goyculukla geçirenler, kutlu dergâhımızı sıçrama tahtası olarak görenler ve görünürde dost, ikiyüzlü düzenbazlar bu hareketin kaderini tayin edemezler. Dünleri siyasi dönekliklerle dolu olup bugün kendilerine Ülkücülük sıfatını yakıştırmaya çalışanlar, Ülkü Ocaklarının maneviyatını kavrayamazlar. Hepsinden öte hiç kimse, fedakâr, cefakar ve yarınlara umut bağlamış Ülkücüleri yolundan döndüremez. Ülkü Ocakları siyasetin dehlizlerinde kartvizit misali kullanılacak bir yapı, Ülkü Ocaklılar ise kendini bilmezlerin siyasi menfaatleri uğruna omuzlarına basılacak kişiler değildir. Zikzaklı geçmişi olanlar, hatıraları yok sayanlar, kirli kadrolarla kumpas kurmaya çalışanlar, Ülkü Ocaklarını çeşitli olaylara çekmeye kalkışanlar ve duruma göre söylem değiştirenler biran evvel kendilerine çeki düzen verip akıllarını başlarına almalıdırlar. Bilinmesini isteriz ki; Ülkü Ocaklı milyonlarca evladı, töresine ve aldığı terbiyeye bağlı bir şekilde, kimin ya da kimlerin ne söylediğine bakmaksızın bilge lider Devlet Bahçeli Bey’in yanındadır. Vaziyetten görev çıkarıp ilk fırsatta gemiyi terk edenlere ve şahsi çıkarları için davasını pazarlayanlara rağbet etmeden, her dönem öngörüleri ile geleceği planlayan ve eğilmeden, dosdoğru bir şekilde hayatını bu davaya vakfeden bir liderin emrinde olmak ise bizler için dünyalık tüm menfaatlerin üzerindedir. Yusuf Has Hacib’in Kutatgu Bilig’de, ‘Kendi çıkarını kollama, halkın çıkarını gözet, kendi çıkarını milletin çıkarı içinde gör’ sözleriyle ifade ettiği binlerce yıllık şiarı kendine yaşantı haline getiren Türkmen beyine sadakat ilkemizdir” diye konuştu.

    Herkese ve her şeye rağmen Ülkü Ocaklarının Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet yaşatacak ve ömrünü Türk milletine hizmetle geçirecek nesiller yetiştirmeye devam edeceğini belirten Kılavuz, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Türk milletinin bölünmez bütünlüğünün harcı olarak, nifak saçmayı meziyet haline getirenlerin amaçlarına ulaşmasına asla müsaade etmeyecektir. Ne birliğimizin bozulmasına ne törenin hiçe sayılmasına ne de yurdumuzun buhrana sokulmasına sessiz kalmayacaktır. İnandığımız Allah davasına hizmete aşkla devam edeceğiz. Şehitlerimizin emanetinin canımızdan değerli olduğu bilincindeyiz. Bu bilinçle sevdamız olan Türk milleti için ve vurgunu olduğumuz cennet vatan uğruna baş vermekten dün olduğu gibi bugünde geri durmayacağız. Bayrağımızı zirvede dalgalandırmayı en büyük onur sayacak ve şartlar ne kadar zor olursa olsun asla bu uğurda mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Hiçbir makam mevki kaygısı olmadan, her türlü dünyalık menfaatten uzak ve Allah’ın rızası dışında bir rıza gözetmeksizin, büyük Türk milletine hizmet etmeye var gücümüzle devam edeceğiz. Kim ne derse desin makamı da mevkiyi de takdiri de yalnızca Yüce Allah’tan dileyerek, dünyalık makamların en yücesi olduğuna inandığımız Ülkücülüğü hakkıyla yaşamanın çilesine talip olacağız. Samimiyetle ve kişiliğinden taviz vermeden Ülkücülüğünü halisane yaşayan her biri iman ve ahlak abidesi ağabeylerimizi ve kardeşlerimizi her zamanki gibi bağrımıza basarak başımızın tacı sayacağız. İl, ilçe ocak başkanlarımız başta olmak üzere tüm ülküdaşlarımızla birlikte, perçinlemiş bir şekilde fitneye mahal vermeden, yeminimizde de belirttiğimiz gibi azim ve kararlılıkla yolumuza devam ederek; Milliyetçi Türkiye’ye, Turan’a kadar durmayacağız. Doğru bildiğimiz yolda, “Kâlû Belâ”dan mahşere uzanan ülküdaşlık ve kardeşlik hukukumuza bağlı bir şekilde yürüyecek, “Mahkem-i Kübra”da da birbirimize şahit olacağız. Bu yolda cennet mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey yol başçımız, Türkmen beyi Sayın Devlet Bahçeli Bey liderimiz, canlarını bu kutlu yolda feda eden şehitlerimiz mihenk taşlarımız, yarınlarımızın teminatı olan Ülkücü Türk gençliği ise gücümüzdür. Kendi kurguladıkları basit senaryolara Ülkü Ocaklarını alet etmeye çalışan kurt postu giymiş dedikodu cambazlarına, kulislerden beslenerek akıllarınca tezgah kurmaya çalışan omurgasızlara, ömrü boyunca adamlıktan ve ahlaktan nasibini almamış şarlatanlara, sesleniyorum; hepinizi tanıyor ve niyetinizi çok iyi biliyoruz. Bedenen gelişip beynen gelişmeyen, kalbi bozuk şahısların kurguladığı oyunların da farkındayız. Hırsa bürünüp gözünü karartarak şahsi çıkarları adına bizleri polemiğe çekmeye çalışanlar, fütursuzca kurumumuzu karalamaya kalkışanlar gücümüze güç katmakta, daha büyük işler başarmak için azmimizi artırmakta, bilenmemizi sağlamaktadırlar. Sicili bozuklar, kalbi kararmışlar, geçmişi şaibeliler ve siyasi fırıldaklar girdikleri bu çıkmazda ilelebet yok olacaklardır. Dün töreyi bozanlar kendilerine çekidüzen vermedikçe töreye uygun muamele beklememelidir. Sabrımızı ve cesaretimizi sınayanlar felakete doğru yol aldıklarının farkına varmalı ve hüsrana uğrayacaklarını bilinmelidir.”

  • MHP Eskişehir teşkilatından Devlet Bahçeli’ye ziyaret

    Eskişehir’den Ankara’ya giden Milliyetçi Hareket Partisi (MHP Eskişehir il ve ilçe teşkilatları, Genel Başkanları Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti.

    Konuyla alakalı açıklamalarda bulunan MHP Eskişehir İl Başkanı Kadir Bıyık, MHP grup toplantısına katıldıklarını ve genel başkanları Devlet Bahçeli’yi ziyaret ettiklerini bildirdi. Bıyık, “Grup toplantısında MHP Genel Başkanımıza lüle taşından tespih, pipo, biblo ve Battalgazi Külliyesi tablosu hediyelerini takdim ettik. Grup toplantımızın ardından da Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’in kabrine geçerek dualar ettik. Günün devamında MHP Eskişehir heyeti ile birlikte, MHP Genel Merkezini ziyaret ettik ve burada da genel başkanımıza Eskişehir’deki çalışmalarımızı sunduk. Genel Başkanımız, geleceğe dair düşünce ve hedeflerimiz hakkında bizleri bilgilendirme yaptı” dedi.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’de ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirirken Eskişehir teşkilatının dinamik ve coşkulu kalabalığını görmekten memnun kaldığını bildirdi.