Etiket: Bahçeli

  • Bahçeli, 7 Haziran Sonrası Yaşananları Değerlendirdi

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Erdoğan, bir hesaplaşmayla, bir yüzleşmeyle karşı karşıya kendisini bırakırsa zannediyorum Türkiye’de kendisine bir selam verebilecek AK Parti yöneticileri dahi kalmaz” dedi.

    Çankırı’da partisinin düzenlediği toplantıda STK temsilcileri ile vatandaşlara hitap eden MHP lideri Bahçeli, 7 Haziran sonrasında yaşanan olayları değerlendirdi. Devlet Bahçeli, son yaşanan olayların halkın nezdinde sessiz bir öfkeye neden olduğunu belirterek, “10 Mart’tan bu güne kadar seçim faaliyetleri için her türlü gayreti gösteren insanlarımız oynanan oyunların farkına varmış, bu oyunları sessizce bozmak için de sabırlı olmuştur. Ama bu sabrın altında bir sessiz öfke yatmaktadır. Bu sessiz öfke bir yerde patlayabilecektir. İnşallah bu patlama 1 Kasım günü sandıkta olur. Sandıkta böyle bir öfkenin patlaması Türkiye’de tahmin edilen ve ısrarla halkımıza kabul ettirilmek istenen seçim sonuçlarını kökünden değiştirebilir. Onun için millet iradesi ile oynamak, onu baskı altına almak doğru değildir. Sandıkta çözülmeyen istek ve talepler söz konusu olduğunda Türkiye’de demokrasi işliyor demektir. Ama bunun tersi bir durum olursa Türkiye bir kaosa, bir krize, bir bunalıma girebilir. Türkiye çok daha zor şartlar altına sürüklenebilir. Daha büyük inşallah yaşanmaz felaketlerle karşı karşıya kalınabilir” dedi.

    “ERDOĞAN’A TÜRKİYE’DE SELAM VERECEK KİMSE KALMAZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanlığı dönemindeki siyasi ahlak ve etikle bağdaşmayan davranışlarını Cumhurbaşkanlığı makamında da sürdürme gayreti içinde olduğunu iddia eden Bahçeli, “Bu davranışları Türkiye’yi siyasi ahlak ve siyasi etik açısından bir çıkmaza sürüklemektedir. Bugün için bu davranışlarıyla sonuç alabilir, koltuğunu koruyabilir, koltuğunu daha ihtişamlı yaptırabilir, yasa dışı yollarla kaçak saraylar yaptırabilir. Ama bunun sonu bir gün gelir, bir hesaplaşmayla bir yüzleşmeyle karşı karşıya kendisini bırakırsa zannediyorum Türkiye’de kendisine bir selam verebilecek AK Parti yöneticileri dahi kalmaz. Şimdi bakınız Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında, mahalli idareler seçimlerinde, önce başbakan olarak, Bakanlar Kurulu olarak, sonra da cumhurbaşkanı olarak kullanarak haksız rekabet içine girmiş, milletimizle her insanımızı anayasada eşit vatandaş olma hakkını çiğnemiş ve mevcut partisini ve kendisini koruyabilmek için her yola başvurmuş. Cumhurbaşkanı devletin her imkanını, uçağı, otobüsü, arabası, kaynakları ile 54 miting yapmak suretiyle, televizyonları aşırı derecede işgal etmek suretiyle seçimlere yedek takviye bir üslupla AKP’ye yardımcı olmaya çalışmıştır. Acaba bu AKP’yi çok sevdiğinden midir, AKP giderse başım beladan kurtulamaz korkusu mudur? Bunu bilmek lazımdır” ifadelerini kullandı.

    “TRT’DEN HESAP SORACAĞIZ”

    Bahçeli, televizyonların iktidarın etkisi altında olduğunu öne sürerek, “Şimdi seçimlerdeyiz. Türkiye’de yandaş televizyonlar var, yanaşmalar var. Sabahtan akşama kadar bir partinin faaliyetlerinin, çok mecbur kalmazsa diğer partilerin faaliyetlerinden hiç bahsetmemeye gayret gösteriyor. Ama bir TRT var, çok yakından takip ediyorum. Kamu kuruluşudur, hepinizin vergisi ile ayakta kalan bir kurum. Sadece AKP’nin iki bakanı, iki tane milletvekili adayını gece gündüz ekrana çıkartırken halkın arasına girmeye cesaret edemeyenleri halkın evinde, halkın arasındaymış gibi gösterme çabası içine giriliyor. Demek ki bir iktidar değişikliğinde TRT’nin de hesabı görülecek. TRT’nin bugünkü durumunu kabullenmemiz mümkün değildir” diye konuştu.

    Bahçeli, 1 Kasım seçimlerinin sebep ve sonuçları bakımından 7 Haziran seçimlerinden çok daha önemli olduğunu belirterek, vatandaşlara 1 Kasım’da mutlaka sandığa gidip yüksek bir katılımla oy kullanmalarını istedi.

  • Bakan Avcı: “bahçeli Bizi Bu Seçime Mecbur Etmeyebilirdi”

    Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, koalisyonu muhalefetin de istemediğini söyleyerek, “Sayın Bahçeli, maalesef ben halen çözebilmiş değilim, bu süreçte milli menfaatleri öne alan bir tutum içerisinde olamadı. Yani şu seçime bizi mecbur etmeyebilirdi. Biz bu 6 ayı böyle geçirmeyebilirdik” dedi.

    Bakan Avcı, Eskişehir Karadenizliler Kültür Dayanışma ve Yarımlaşma Derneği’ne yaptığı ziyarette 1 Kasım seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. 7 Haziran’dan sonra Türkiye’nin içeride ve dışarıda sıkıntıya düşmemesi için canla başla geçici bir hükümetle de olsa çalıştıklarını belirten Bakan Avcı, “Sizden yaşı müsait olan arkadaşlarımız geçmiş dönemlerde bu tür durumlarda, özellikle koalisyon ortamlarında yaşananları biliyorsunuz ama gençler bilmiyor. Dolayısıyla 7 Haziran’dan sonra her şeye rağmen ekonominin çok büyük çalkantılar içine girmemesi, sokağın çok fazla bunu hissetmemesi, evlerin ve mutfağın bunu çok fazla hissetmemesini normal zannedebilirler. ’Ya böyle de oluyormuş’ diyebilirler. Böyle olmaz. Bugüne kadar buraya kadar zor getirdik. Yani böyle geçici hükümetler, Kasım’da sağlam bir halk desteğini net olarak herkesin içeride-dışarıda gördüğü bir hükümet olmadığı takdirde bu iş yürümez. Koalisyonla da yürümez. Zaten bizim bir koalisyon kültürümüzün çok sağlam olmadığını, işte bu 7 Haziran’dan sonraki müzakereler sırasında gördük” dedi.

    “NE CHP’NİN NE MHP’NİN TEK BAŞINA HÜKÜMET KURMA İHTİMALİ GÖRÜLMÜYOR”

    Mitinglerde söylenen sözlere bakıldığında kimsenin bir araya gelerek bir şeyler yapalım mesajını vermediğini söyleyen Bakan Avcı, “7 Haziran seçimlerinin sonucu da belli. AK Parti dışında hiçbir partinin tek başına iktidar olma şansının olmadığı ortada. Ne CHP’nin ne MHP’nin bu şartlar altında tek başına bir hükümet kurma ihtimali görülmüyor, matematik olarak bu ortada. Ne var ortada? Bir de AK Parti’nin ufak bir destekle tek başına tekrar istikrarlı bir hükümet kurma şansı olduğu aritmetik olarak bu görülüyor. Bu ne demektir? Muhalefet partisi en fazla neyi hedefleyebilir bu şartlar altında? AK Parti’yle bir koalisyonu hedefleyebilir. Peki davranışlarımız, söylemlerimiz buna uyuyor mu? Uymuyor. Meydanda bu kadar hakaret edeceksin, bağıracaksın, çağıracaksın, horlayacaksın sonra nasıl yüz yüze bakacaksın? Demek ki sende istemiyorsun koalisyonu. O zaman millette bu mesajı alıyor. Şimdi inşallah 1 Kasım’da içeride ve dışarıda güven veren, sağlam, arkasında sıkı bir halk desteği olan, dirayetli bir hükümete ihtiyacımız var. Onun için bu seçim ’A partisi, B partisi’ seçimi olmaktan çıktı. Memleket meselesi haline geldi. Biz bu sandıktan ya sağlam bir hükümet çıkaracağız veya sıkıntıya gireceğiz” şeklinde konuştu.

    “BUNA FIRSAT VERMEYELİM”

    Türkiye’nin bir ateş çemberinden geçtiğini dile getiren Bakan Avcı, şunları kaydetti:

    “Tükiye’nin maceraya, fantaziye, bir takım koalisyon denemelerine falan tahammülü yok. Bunu en iyi yaşı müsait olan arkadaşlarımız, geçmişte yaşananları bilen arkadaşlarımız değerlendirir. Bu seçimlerde sadece tek tek her birimizin bu konuda karar vermesi yeterli değil. Aynı zamanda özellikle gençlere, bu geçmiş tecrübeleri yaşamamış olan gençlere muhtemel tehlikeleri, muhtemel sıkıntıları tane tane anlatmamız lazım. Şimdi ben bunu böyle söylediğim zaman bazıları ’Milleti tehdit mi ediyorsun’ diyor. Tehdit etmiyorum. Manzara ortada. 7 Haziran’dan bugüne kadar yaşadıklarımız ortada. Üstelik diyorum Başbakan’da sık sık söylüyor, biz 1 saatte görev yapacak olsak sanki 30 sene görev başında kalacakmışız gibi işimize sahip çıkmaya çalıştık elhamdülillah. Bunu da bugüne kadar getirdik, ama 1 Kasım’dan sonra sıkıntılı bir süreç olursa gitmez. Adam, içeride ve dışarıda bu zaafı hissettiği anda pazarlığının çıtasını yükseltiyor. Buna fırsat vermeyelim. Özellikle ülkücü komşularımıza, arkadaşlarımıza bunu tane tane anlatalım. Sayın Bahçeli, maalesef ben halen çözebilmiş değilim, bu süreçte milli menfaatleri öne alan bir tutum içerisinde olamadı. Yani şu seçime bizi mecbur etmeyebilirdi. Biz bu 6 ayı böyle geçirmeyebilirdik.”

  • Bahçeli: “ışide Nankör Diyen Davutoğlu Bu Sözünü Açıklığa Kavuşturmalıdır”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörizmin Türkiye’yi kana buladığını, adeta ölüme yatırdığını belirterek “Bölücülük mevki ve mevzi elde etmiştir, Türkiye çıkmazdadır” dedi.

    Bahçeli, konuşmasında, “IŞİD’e ’nankör’ diyen Davutoğlu bu sözünü açıklığa kavuşturmak zorundadır. İyilik bilmeyene nankör denildiği bilinen bir gerçektir. Davutoğlu IŞİD’e hangi iyilikleri yapmış hangi kıyakları geçmiştir de bu terör örgütü nankörce davranmış, kadir kıymet bilmemiştir” diye konuştu.

    MHP, 1 Kasım Milletvekili Genel Seçimi kapsamında son mitingini Anadolu meydanında gerçekleştirdi. Ankara mitinginde partililere seslenen Bahçeli, şunları söyledi: “Huzurumuz darboğazda, iç barış ve kardeşlik ortamı buhrandadır. Terörizm Türkiye’yi kana bulamış, ölüme yatırmıştır. Bölücülük mevki ve mevzi elde etmiştir. Türkiye çıkmazdadır, Türkiye sorun ve sıkıntı yumağıdır ve her değerimiz, her mirasımız, her kutsalımız AKP saldırısına maruz kalmıştır. AKP’nin soysuz politikaları yüzünden milli güvenlik duvarlarımız yıkılmıştır, milli his ve hassasiyetlerimiz aşındırılmıştır, milli kimlik ve geleceğimiz rehin alınmıştır. Tehlike büyüktür.”

    “İNTİHAR BOMBACILARI SURİYE’DEN ANKARA’YA RAHATLIKLA GELİYORSA ORTADA HÜKÜMETİN AĞIR BİR KUSURU VAR”

    Ankara Garında 102 vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olan terör saldırısına ilişkin değerlendirme yapan Bahçeli, “Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşanmıştır. 10 Ekim günü Ankara’nın göbeğinde canlı bombalar patlamıştır. Bu sıradan bir hadise değildir. Canlı bombalar hükümetin acziyetinden, güvenlik ve istihbarat zaafiyetinden azami ölçüde yararlanmışlardır. Terör örgütleri AKP’nin kötürüm ve körlüğünü fırsat bilmişlerdir, intihar bombacıları Suriye’den Ankara’ya kadar rahatlıkla geliyor, başkentte saldırılarını icra edebiliyorsa ortada hükümetin ağır bir kusuru ve ihmali var demektir” diye konuştu.

    “Gaziantep’te çarıkçılığa özenen, Şanlıurfa’da dama oynayan, Gazali ve Hegel’le rüyalarda buluşan Davutoğlu, ne iş yapmaktadır?” diye soran Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

    “Saray’da muhtarlarla düzenlediği toplantılarda yalan ve aldatma kompozisyonu yazan Erdoğan, daha ne kadar sorumluluktan kaçacaktır. Paralel operasyonu ile dengesi bozulan emniyet, Saray’a özel hizmet sunan istihbarat teşkilatı ne ile meşguldür. Böylesi rezil bir yönetim tarihimizin hiçbir döneminde vasat bulmamıştır. Böylesi düşkün ve korkak bir iktidar ne duyulmuş ne de görülmüştür.”

    Bahçeli, Türkiye’nin, teröristlerin cirit attığı, bekamıza, beraberliğimize, birlik hukukumuza meydan okuduğu üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi haline gerilediğini söyledi. Suçlunun Başbakanlığı kağıt üstünde kalan Ahmet Davutoğlu olduğunu anlatan Bahçeli, “Suçlu 17-25 Aralık’ta yakayı kurtarmak için devlet hayatını tarumar eden bu da yetmezmiş gibi teröristlere kol kanat geren Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

    “BÖYLESİ DEVLET İRADESİ NEREDE GÖRÜLMÜŞTÜR?”

    Davutoğlu’nun “Canlı bombaların kimliği bilinmektedir, katillerin listesi de tutulmuştur” dediğini hatırlatan Bahçeli, şöyle konuştu: “Davutoğlu’nun açıklamaları bu yöndedir. Fakat birden hukuk devleti olduğumuzu hatırlayan Davutoğlu, teröristleri kollarcasına ’Eylem yapmadan harekete geçemeyiz’ diyerek Başbakanlığa layık olmadığını, üstlendiği yetkiyi kötüye kullandığını göstermiştir. Canlı bombalar hedeflerini imha için etrafta gezerken Başbakan sabırla eylem yapmalarını beklemektedir. Böyle bir devlet idaresi nerede görülmüştür. Düşmana buyur eden, ikramda bulunan bir hükümete dünyanın neresinde rastlanmıştır. Teröriste gelince hukuk devleti, millete gelince hülle adaleti uygulayan bir Başbakan ve hükümetine nasıl güveneceğiz, nasıl inanacağız? Madem hukuk devletiyiz, o zaman hırsızlar, rüşvetçiler, komisyoncular, yüzdeciler, kasacılar, kutucular, villacılar, arazi yağmacıları, haksız servet edinen soygun çeteleri niçin dışarıdadır? Madem hukuk devletiyiz, o halde kanun kaçakları, altın kaçakçıları, kollarında yüz binlerce liralık rüşvet saat takan ahlaksızlar, Kur’an ile alay eden namertler ne hakla koruma altındadır. Hukuk devletiysek polisleri kovalayan, yandaşlık tasmasını reddetmiş hakim ve savcılara zulmeden adalet katliamcıları nasıl özgürce dolaşmaktadır.”

    “TÜRK MİLLİYETÇİLERİ VARKEN BOMBACILAR KAÇACAK DELİK ARAYACAK”

    Bahçeli, konuşmasında “Davutoğlu sanal hukuk hatırlatmasıyla vakit geçirirken daha kaç insanımızın ölmesi, hangi saldırıların vuku bulması lazımdır?” diye sordu.

    Bunların hukuk diye bir meselesi olmadığını belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şuan hakim olan, Habur, Kandil, İmralı, Oslo hukukudur. Anayasayı çiğneyen, yasalara baş kaldıran, zulmü alkışlayan, zalimlere kul köle olan AKP ile Türk milletinin işi ve geleceği olamaz, olmamalıdır. Çok şükür ümitler kurumadı, yollar kapanmadı, çareler tükenmedi, özlemler sonlanmadı. Göğsümüzü kabartacak bu ihtişamlı heyecandan görüyorum ki şehitlere sahip çıkmak için, gazileri kucaklamak için, AKP tuzaklarını teker teker bozmak için ve hepsinden önemlisi ’Yıkılmadım ayaktayım’ demek için ülkenin geleceğini güvenceye alacak irade buradadır. Milliyetçi ülkücü hareketin varlığı her kirli kampanyanın parçalanmasına yetecektir. Türk milliyetçileri varken bombacılar, suikastçılar, saldırganlar kaçacak delik arayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi varken Batı planlarına uşaklık yapanlar rahat yüzü göremeyeceklerdir. Ankaralı Seymenler, 1 Kasım’da verecekleri kararla tıpkı milli mücadele yıllarında olduğu gibi, tıpkı ilk Meclis’in açıldığı günlerdeki inançla başkent Ankara’nın gurur ve mirasını, Türkiye’nin hak ve hukukunu müdafaa edeceklerdir.”

    Bahçeli, konuşmasında vatandaşlara şöyle seslendi: “1 Kasım’da bayrağa, vatana, istikbale sahip çıkacak mısınız? 1 Kasım’da terör baronlarına, terörist himayecilerine, yıkım ve himayecilerine, yıkım ve çözülme siyasetine kesin bir darbe vuracak mısınız? 1 Kasım’da AKP’yi kenara ve kızağa çekip MHP’yi seçecek misiniz? Ülkenin geleceğine tertemiz vicdanlarınızla oy verecek misiniz? Bu evetler 1 Kasım’da Türkiye’nin kurtuluş habercisidir. Bu evetler Türk milletinin bağımsızlık ve var olma tercihidir.”

    “IŞİD’E ’NANKÖR’ DİYEN DAVUTOĞLU BU SÖZÜNÜ AÇIKLIĞA KAVUŞTURMAK ZORUNDA”

    Davutoğlu’nu eleştiren Bahçeli, “Serok Ahmet ustasından öğrendiği yalanlara bel bağlamıştır, saptırma konusunda uzmanlaşmıştır” ifadesini kullandı. Davutoğlu’nun öğüttüğünün iftira, savurduğunun hayal olduğunu anlatan Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Yalanla yaşayan, yalana yaslanan, yalancılığı kılavuz yapan, yalandan bir başbakan karşımızdadır. Davutoğlu, Şanlıurfa’da IŞİD’e nankör demektedir, PKK’yı korkaklık ve hainlikle itham etmektedir. Davutoğlu, Ankara’daki bombadan sonra oylarının arttığını söyleyecek kadar aklını ve ahlakını kaybetmiştir. IŞİD’e nankör diyen Davutoğlu bu sözünü açıklığa kavuşturmak zorundadır. İyilik bilmeyene nankör denildiği bilinen bir gerçektir. Davutoğlu IŞİD’e hangi iyilikleri yapmış hangi kıyakları geçmiştir de bu terör örgütü nankörce davranmış, kadir kıymet bilmemiştir.”

  • Milliyetçilerin müdahale vakti…

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hükümete sert sözlerle yüklenerek, “AKP ülkemizin her alanındaki yangınların kundakçısıdır. Başbakan Erdoğan, ‘Türk bayrağını kaldıralım’ diyen yabancı hayranı köksüzleri akil yapmıştır, milliyetçiliği ayaklar altına almış ve milli kimliği aşındırmıştır. Bu vahim tablonun farkına varmış milliyetçilerin müdahale vakti yaklaşmaktadır. Türkmenlerin ve Yörüklerin inisiyatif almalarının zamanı gelmektedir” dedi. Bahçeli Türk milletinin “63’lüklerin ihanetini” unutmayacağını bildirdi.

     

    -KARTAL YAYLASI YÖRÜK ŞENLİĞİNE KATILDI-

    Devlet Bahçeli yanında milletvekilleri, parti yöneticileri ve yerel teşkilatların üyeleri olduğu halde, Antalya’da düzenlenen Geleneksel Kartal Yaylası Yörük Türkmen Şenliği’ne katıldı. Bahçeli, Türk milletinin tarihin her devrinde itibar ve saygınlığıyla göz kamaştırdığını, başarı ve eserleriyle örnek olduğunu söyledi. Türk varlığının, yüksek kültürüyle bugünlere kanatlandığın ifade eden Bahçeli, Türk kimliğinin, denge, düzen ve disiplin içinde bugünlere vasıl olduğunu bildirdi. Yörük çadırlarının kendilerini bir yaptığını ve aynı tarihin içinde yan yana getirdiğini belirten Bahçeli, “Türkmen kilimleri, Türkmen tülbentleri, Türkmen duaları, Türkmen türkülerinin bizi bütünde buluşturmuştur. Yaylalardan doğan umutlar buzlarımızı eritmiş, her birimizi birleştirmiş, aynı duyguların etrafında toplayarak tıpkı doruklardan çağlayan pınarlar gibi içimizi serinletmiştir. Ancak bundan rahatsız olanlar şu günlerde çoktur” dedi.

     

     

    -“AKP YÖNETİMİNDEKİ ÜLKEMİZ PKK’YA PEŞKEŞ ÇEKİLMİŞTİR”-

    Bahçeli, Türkmen ve Yörüklerden keyfi kaçanların azgınlaştığını, Türklükleri yalnızca nüfus kâğıtlarında yazan, ruhen, zihnen ve yaşayış olarak uzaklarından bile geçemeyenlerin, sadece fitne saçmakla kalmadığını, aynı zamanda ihanetin bizzat ve fiilen icrasına da soyunduklarını öne sürdü. “Ölü bir koyun üzerinde dolaşan akbabalar gibi, Türk milletinin ufkunda da karanlık emeller geziniyor” diyen Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:
    “Bundan sonra Türkiye, ya felaketi tüm boyutlarıyla yaşayacak ya da selamete çıkacaktır. Ya teslimiyetin dibini boylayacak, ya da milliyetçilikle kamburlarından kurtulacaktır. Ya çözülecek, çökecek ve çatlayacaktır; ya da büyüyecek, kalkınacak ve kardeşliğini koruyacaktır. Başka bir seçenek kalmamıştır. Başka bir yol görülmemektedir. AKP yönetimindeki ülkemiz PKK’ya peşkeş çekilmiştir. Bölücü terör örgütü adeta Türk milletinden hesap sormaktadır. Varlığımızın, birliğimizin ve bin yıllık hukukumuzun alnına dayanan bölücü namlu bizden fidye istemektedir. Nefsinin kuklası olmuş, egolarının oyuncağı haline dönmüş, şişmiş benliğinin esaretine kapılmış Başbakan, İmralı canisine ümit ve heyecan vermekle meşguldür.”

     

     

    -“TERÖRİSTLER PROVOKASYONLARINA HIZ VERMİŞLERDİR”-

    Bölücü terörün cesaret kazandığını söyleyen Bahçeli, “İmralı canisi sanki meşru ve masum bir siyaset aktörüymüş gibi, yattığı hücreden demeç üstüne demeç vermektedir. AKP yakayı İmralı canisine kaptırmıştır. İpleri bu katile vermiştir. PKK’lılar güven ve rahata ulaşmışlardır. Teröristler provokasyonlarına hız vermişler, şantiyeler basılmakta, silahlı eylemler artmakta, insan kaçırılma hadiseleri yoğunlaşmaktadır” diye konuştu.

     

    -“PKK’NIN İSTEKLERİNDE KARAKOL VE KALEKOL YAPIMININ DURDURULMASI DA BULUNUYOR”-

    Bahçeli, konuşmasında Diyarbakır Lice’de karakol yapımını engellemek için çıkan olaylara da değinerek, karakol yapımından doğan gerginlik sonucunda bir kişinin hayatını kaybettiğini, ikisi ağır olmak üzere 9 kişinin de yaralandığını hatırlattı. Lice ilçesi Kayacık Köyü’nde Jandarma Karakol Komutanlığı hizmet binası inşaatını protesto etmek ve çalışmaları durdurmak için bölücü terör yandaşlarının saldırıya geçtiğini ifade eden Devlet Bahçeli, “Değerli kardeşlerim. PKK’nın istekleri arasında, karakol ve kalekol yapımının durdurulması da bulunmaktadır. Bunun yanı sıra baraj inşasına da son verilmesi yer almaktadır. Bu gelişmelerin kısaca manası şudur: Bölücü odaklar, vatanımızın bir yöresini yönetilemez hale getirmeye çalışmaktadır. Egemenlik haklarımızı sulandırmak istemektedirler. Amaç budur, hedef buna dönüktür” diye konuştu.

     

     

    -“OVALARA İNEREK YENİ SİPERLERİNİ KAZMIŞLARDIR”-

    PKK’nın çekilme sürecine de değinen Bahçeli, “Sınır dışına çıktığı sanılan, günlerce gazete ve televizyonlarda sözde çekilme görüntüleri yayımlanan caniler, gerçekte şehirlere ve ovalara inerek yeni siperlerini kazmışlardır. Terör örgütü, süreç ihaneti kapsamında, çözüm ve barış gürültüsü altında güç ve mevzi elde etmiştir” dedi.

     

     

    -“63’LÜKLERİN İHANETİ UNUTULMAYACAK”-

    Akil insanlar heyetinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sundukları rapora da konuşmasında yer veren Bahçeli, “Başbakan ise bir yanda 63 sözde akil insanlarla oyalanırken, diğer yanda ‘Türk milletini nasıl bölerim?’, ‘Nasıl parçalarım?’ arayışındadır. 63 sözde akil, PKK’nın yedeği, taşeronu, izcisi, kapıkulu, kölesi haline gelmiştir. Başbakan’a sundukları raporun inanınız bana, milli mücadele yıllarında işgal komiserleri dahi bu kadarını yazmaz, yazamazdı. Başbakan Erdoğan ve İmralı canisinin ortaklaşa tayin ettikleri bu 63 kişi, kısaca Türkiye’nin PKK’ya teslim olmasını ve Türk milletinin tarih sahnesinden silinmesini amaçlamaktadır. Diyeceğim odur ki, Türk milleti 63’lüklerin ihanetlerini asla unutmayacak ve affetmeyecektir” ifadelerini kullandı.

     

     

    -“PKK’NIN CİZRE’DE SÖZDE ASAYİŞ BİRLİKLERİ OLUŞTURMASI, YOL KESMESİ NAMERTLİK”-

    Bahçeli, Gezi Parkı olaylarına da bahsettiği konuşmasında, Başbakan Erdoğan’ın Taksim’i kuşattığını, terörist dostlarının ise Doğu ve Güneydoğu’da benzerini yapmaya teşebbüs ettiğini öne sürdü. “Türkiye Cumhuriyeti ne zamandan beridir yapacağı karakolları kanlı terör örgütüne sormaktadır?” diye soran Bahçeli, şöyle devam etti:
    “Türkiye Cumhuriyeti ne zamandan beridir egemenlik haklarını PKK’yla paylaşmaktadır? Bu nasıl bir çürümüşlüktür? Devlet nerededir, hükümet nerededir, Başbakan nereye gitmiştir? PKK’nın yol kesmesi, haraç alması, kimlik kontrolü yapması, hatta Cizre’de sözde asayiş birlikleri oluşturması alçaklıktır, namertliktir, soysuzluktur. AKP’nin her tavizi başımıza türlü belalar açmıştır. Başbakan Erdoğan İmralı canisiyle pazarlık yaptıkça, bölücü yamyamlar heveslenmiş ve başaracaklarına inanmışlardır. Biliniz ki, ülkemizin bu hali sürdürülebilir değildir.”

     

     

    -“BU BÖLÜNME DEMEKTİR, HÜKÜMET DUT YEMİŞ BÜLBÜL GİBİ”-

    Bahçeli, bugün karakol yapımına itiraz edenlerin, yarın valilerin, kaymakamların ve kamu görevlilerinin şehirlerini terk etmelerini istemesinin, kimseyi şaşkınlığa sürüklememesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu bölünme demektir. Bu kavga demektir” ifadelerini kullandı. Bunun düşman kamplara ayrılma anlamına geleceğini söyleyen Bahçeli, “Türkiye adım adım parçalanmaya gitmektedir. Başbakan Erdoğan ve yanındakileri vatana ihanet içindedir. PKK’nın isyan ve başkaldırma hedefi hızla gerçekleşmektedir. Vatanımızın bir bölümünün sözde Kuzey Kürdistan olarak tarif ve tanımı uluorta yapılmaktadır. Gelin görün ki, Başbakan’dan ses yoktur. Hükümet dut yemiş bülbül gibidir” diye konuştu.

     

     

    -“35.MADDEYİ KİME DANIŞARAK KALDIRDIN?”-

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) İç Hizmetler Kanunun 35’nci maddesinde yeniden düzenlemeye gidilmesine de değinen Bahçeli, “Burada bir düzenlemeye giderek iç tehditleri kime danışarak, kimden akıl alarak ve kiminle konuşarak kaldırdın? Türkiye sorunlarından kurtulmuş mudur ki, bu 35’nci madde değiştirilmektedir? Başbakan ve hükümeti ne yapmaya çalışmaktadır?” diye sordu.

     

    -“AKP ÜLKEMİZİN HER ALANDAKİ YANGINLARIN KUNDAKÇISIDIR”-

    Bahçeli, bugün Türkiye manzarasında milli varlığın ve birliğin dinamitlendiğini, Lozan’ın delindiğini, Sevr’in hortlatıldığını, Türkiye’nin dağıtılmak istendiğini, kardeş kavgasının körüklendiğini savundu. Üniter yapının, milli devlet ve vatanın bölünmezliğinin tartışıldığını söyleyen Bahçeli, “Bunların müsebbibi de Başbakan ve hükümetidir. AKP ülkemizin her alanındaki yangınların kundakçısıdır. İlkesiz, bilgisiz ve kimliksiz iktidar zihniyeti tutuşturduğu alevlere körükle gitmektedir. Yangın Kerkük’tedir, Tuzhurmatu’dadır, tüm Türkmeneli’ndedir. Yangın Doğu Türkistan’dadır. Yangın şehit ocağındadır. Yangın sokaklardadır. Yangın okullardadır. Yangın tezgâhlarda, tarlalarda, yaylalardadır. Yangın bağlardadır, bahçelerdedir, köylerdedir. Yangın çiftçilerimizin hanelerindedir. Yangın pazarlarda, atölyelerde, fabrikalardadır. Yangın mutfaklardadır. Yangın huzur ve esenliğimize kadar ulaşmıştır. Yangın milli değerlerimize kadar yanaşmıştır. Yangın Cumhuriyet’in birikimlerine dayanmıştır” diye konuştu. Konuşmasında Başbakan Erdoğan’a sert sözlerle yüklenmeyi sürdüren Bahçeli, şunları söyledi:

    -“BU VAHİM TABLONUN FARKINA VARMIŞ MİLLİYETÇİLERİN MÜDAHALE VAKTİ YAKLAŞMAKTADIR”-

    “Başbakan Erdoğan, Türk bayrağını kaldıralım diyen yabancı hayranı köksüzleri akil yapmıştır. Bozgunu zafer diye sunmuştur. Nahoşlukları normalleşme diye yutturmuştur. Milli ve manevi değerleri istismarda sinir ve sabırları germiştir. Türk milletini 36’ya taksim etmiş, Türklüğü etnik seviyeye indirmiştir. Milliyetçiliği ayaklar altına almış, milli kimliğimizi aşındırmıştır. Çanakkale’de savaştıklarımız bu kadar hasar vermemiştir. İzmir’de denize döktüklerimiz bu kadar bayağılaşmamış, bu kadar alçalmamışlardır. Sizler bunlara müstahak değilsiniz. Ve en önemlisi, yurdumuz, yuvamız ve yarınlarımız sahipsiz değildir. Bu vahim tablonun farkına varmış milliyetçilerin müdahale vakti yaklaşmaktadır. Türkmenlerin ve Yörüklerin inisiyatif almalarının zamanı gelmektedir. İnanıyorum ki, er ya da geç seçim vakti gelip çattığında Başbakan ve zihniyeti kaçacak delik, sığınacak ülke arayacaktır.”
    Konuşmasının ardından kendisine kartal plaketi ve kartal heykeli hediye edilen Bahçeli, partililerle fotoğraf çektirdi. Bahçeli, şölen alanında kurulan çadırda bir süre istirahat etti.

  • ‘Erdoğan siyasetin Teyyo’su’

    MHP Lideri Bahçeli, Erzurum’daki mitingde “Erdoğan siyasetin Teyyo’su” dedi.

     

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Milli Değerleri Koru ve Yaşat’ mitinglerinin dördüncüsünde Erzurumlular tarafından coşkuyla karşılandı. Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ı ‘Siyasetin Teyyo’su’ olarak nitelendirdi ve ‘Kuzey Kürdistan‘ söyleminiErzurum meydanında açıklamasını istedi.

     

    İstasyon Meydanı’nda saat 17.00’de Devlet Bahçeli kurmaylarının arasında, alanı dolduran yaklaşık 50 bin kişinin ‘Devletin başına Devlet gelecek’ sloganları eşliğinde kürsüye çıktı. Bahçeli’nin yerini almasından sonra İstiklal Marşı, hep bir ağızdan söylendi. Erzurum’un ilçelerini sayan, her haneye muhabbetlerini gönderen Bahçeli, mitinge gelenlerinBeraat Kandili ve Ramazan ayını da şimdiden kutladı. Devlet Bahçeli,

     

     

    sözlerine şöyle başladı:

    “Özü doğru sözü doğru, eli ve sofrası açık, mazlumun yanında zalimin karşısında olan yiğit Dadaşlara kavuşmaktan heyecan duyuyorum. Kurtuluş dönemi verdikleri mücadele ile Türkiye’ye örnek olan, 94 yıl önce ev sahipliği yaptıkları kongreyle Türk milletinin tarihe damga vuran Erzurumlular kucaklaşmamıza vesile olan Allah’a hamd ediyorum. Bar tutan, at binen, cirit atan geçmişinden kopmayan özünden ayrılmayan, adetlerinden sapmayan, sözünden caymayan milli ve manevi değerlerinden taviz vermeyen Erzurumlu kardeşlerimizi selamlıyorum.”

     

    EZAN, BAYRAK, VATAN ÜÇGENİ

    BursaİzmirAdana‘da yaptığı mitingleri anlatan Bahçeli, birliktelikle ilgili sorulara verilecek yanıtlarla Ak Parti‘nin titremesini ve Başbakan’ın da ‘kaçacak kovuk aramasını’ öğütledi.

     

    “Birlikteliğimizi bozmaya çalışanları bağışlayacak mısınız? Birlikteliğimizi çekemeyen haramzadeleri unutacak mısınız? Türk milletinin birlikte yaşama ülküsünü bozmaya çalışanlara prim verecek misiniz?” diye sorup meydandan ‘hayır’ yanıtı alan Bahçeli, Türk büyüklerinin isimlerini saydı ve alkışlattı. En fazla Mustafa Kemal Atatürk ve Alparslan Türkeşalkışlandı. “Türk milletinin birliği Palandöken dağları gibi heybetli, Allahukeber dağı gibi kalıcı, Pasinler ovası gibi engindir” diyen Devlet Bahçeli, birilerinin de ortaya çıkıp ‘İmralı Canisi’ teröristle iş birliği yaparak ülkenin birliğini parçalamaya çalıştığını söyledi.

     

    Devlet Bahçeli, Türk milletinin ‘tek yürek, tek millet’ olarak başbakanın saymakla varamadığı 36 etnik yapıya kapalı ve yabancı olduğuna işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ezanlar susmayacak, bu bayrak düşmeyecek, bu vatan parçalanamayacak. Türk milletinin birliği çöpe atılacak kadar ucuz basit değildir. Dadaşlar bunun teminatıdır. Birliğimizi boğazlamayı aklından geçiren, vicdanı hurdalığa dönmüşler önce cesaretleri varsa Erzurum’un surlarından geçsinler. İşte meydan. Birlik kudret burada Erzurum’dadır. Yeni bir destan yazmak için Dadaşlar hazır ve inançlıdır.”

     

     

    “TÜRKİYE AKP’YE MAHKUM MUDUR?”

    “Türkiye çaresiz midir? Türkiye AKP’ye mahkum mudur? Türk milleti Başbakana muhtaç mıdır?” sorularını sorup yine miting alanındakilerden ‘Hayır’ yanıtı alan Devlet Bahçeli, Ak Partiye oy veren Erzurumluları anladığını belirterek şöyle dedi:

     

    “Sorunların çözülmesi için AKP’ye 10 yıl destek veren Erzurumlu kardeşlerim olan bitenleri nereye kadar sineye çekecekler. Birliğin budanmasına ne kadar sabır gösterecekler. Erdoğan’ın etrafında olanlarındarphane gibi para basarken, garibanların bir lokma ekmeğe talip. Başbakanın yandaşlarının bir elinin yağda bir eli balda. Halkın şikayetleri arşa vardı. Vatandaşlar AKP’nin tek yönlü ve bir daha dönüşü olmayan biletini kesti. AKP’ye Erzurum’da vurulacaktokat Ankara‘dan işitilmeli, Washington‘a, Brüksel‘e ulaşmalı, Erbil ve Kandil‘de taş üstünde taş bırakmamalı.”

     

     

    Miting alanından ‘Alparslan Türkeş’in askerleriyiz’, ‘Vur de vuralım, öl de ölelim’ sloganları yükselirken Bahçeli, “Başbakanı ensesinden tutup sallamaya söz veriyorum musunuz?” diye sordu ve ‘veriyoruz’ yanıtı alınca da “Allah sizden razı olsun” dedi.

     

     

    Erzurum Kongresi’nden söz ederek, Erzurum’da 23 Temmuz 1919’da yeni bir Türk devleti doğduğunu vurgulayan Bahçeli, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün yeniden sağlanacağını bildirdi. Yarın aynı meydanda Başbakan Tayyip Erdoğan’ın miting yapacağını anımsatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

     

     

     

    “Senin taklitçilikte üzerine yok. Siyasi dolandırıcılıkta rakibin yok. Elbette gel Erzurum’a. Meydanlar herkese açıktır. Ancak buradan dürüst konuşmalı, açık olmalısın. Bir kez de olsa ahlaklı haraket etmelisin. Hiç bir yerde bahsetmediğin şu Kuzey Kürdistan’ı gel de Dadaşların huzurunda bir açıkla da görelim. Sayın Erdoğan bu Kürdistan neresidir? Kuzeyi, güneyi, batısı, doğusu nereye uzanıyor? Erzurum sözde Kuzey Kürsitan’a dahil midir? Gel de bu meydanda Dadaşlara söyle bakalım.”

     

     

    Başbakan Erdoğan’ın Gezi Parkı eylemcilerine ayırım yapmadan hukuku hatırlattığını, sıra bölücülere gelince ‘yan çizdiğini’ savunan Devlet Bahçeli, konuşmasını şöyle tamamladı:

    Nevruz günü Diyarbakır‘da tek bayrağı dert etmeyen Başbakan’ın şimdilerde herkesi bayrak asmaya çalışması son çırpınışlarıdır. Sayın başbakan sen Türk milletiyle, milliyetçilikle ve son vatanımızla çoktan yollarını ayırdın. Tavsiyem odur ki, utanman kaldıysa önce pişmanlık göstermeli, af dilemeli özür dilemeli sonra da saygınlığıyla oynadığın bayrağı ağzına almalısın. ‘Sana geçmiş olsun’ siyasetin Teyyo pehlivanı. Erzurum’un Teyyo pehlivanı Ankara’da. Merak ediyorum, yarın Dadaşların yüzüne nasıl bakacaksın? Hangi yalanları palavraları söyleyeceksin.”

    Devlet Bahçeli, alandakilere üç kez ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ dedirttikten sonra mitingi tamamladı.

     

    Teyyo Pehlivan kimdir?

    Bahçeli’nin mitingdeki konuşmasında Başbakan Erdoğan’ı benzettiği Teyyo Pehlivan lakaplı Tayyip İde, 1913 yılında Erzurum’un Pasinler (Hasankale) ilçesinde dünyaya geldi. Okuma-yazma bilmediği halde radyoyu dinleyerek, gazetelerdeki fotoğraflara bakarak dünyayı yakından izleyen ve anlattığı sevimli yalanlarla tanınan, ‘Teyyo Pehlivan’ 28 Aralık 1999’te ömrünün büyük bir bölümünü geçirdiği Pasinler’de yaşama veda etti.

    Palavracılığı ve hazır cevaplılığıyla ünlü olan Pehlivan’ın hayal dünyası oldukça geniş ve renkliydi. Karakucak güreşlerinde giydiği kispetiyle düğünkonvoylarının önünü çıkarak peşrev yapan ve özel bahşiş alan Teyyo Pehlivan, fıkralarında Atatürk,İsmet İnönüHülya Avşar, Sophia Loren, Demi MooreMicheal JacksonRıdvan Dilmen gibi ünlülere yer verdi. Sağlığında Teyyo Pehlivan’la görüşen Tarihçi Şenol Kantarcı, Erzurumlu Nasrettin Hoca’nın 100’e yakın fıkrasını derledi.

     

     


    İşte fıkralarından bazıları: 

     

    TÜRKAN ŞORAY BANA AŞIK 

    Türkan Şoray Erzurum’a film çevirmeğe gelmiş. O zaman benim de delikanlı çağım. Tutuldi kadın… Sabah akşam birlihteyih, ‘Teyyo diyir başka bir şey demir. Birgün Türkan golumda bizim eve dogri gidirih. Esnaf işini bırakmış bizi gollir. Ele süzirler, sanki heç garı görmemişler.

    AT İLE AMERİKA 

    ‘Elizabet o gün Amerika’dan beni aradı. Bir at bul yanima gel dedi. Garıdaki güzelliği bir görsez anam avradım olsun yayan gidersiniz.’

     

    KARTALI YAKALADIM 

    Bir gün uçakla Ankara’ya gidirem. Elimi de camdan çıkarmışam, bir baktım bir gartal, hemen elimi uzattım, yakaladım aldım gartalı içeri. Ola bi baktım, hostesler nasıl cıvılir, nasıl cıvılir. Neyse bende gorkutmiyim zavallı gızları dedim ve bıraktım gartali, uçtu gitti.