Etiket: bahar

  • Bahar bayramı Nevruz coşkuyla kutlandı

    Bahar bayramı Nevruz, Hatay Ülkü Ocakları tarafından coşkulu bir şekilde kutlandı.

    Antakya 15 Temmuz Milli İrade Parkı’nda Hatay Ülkü Ocaklarına bağlı gençler tarafından gerçekleştirilen ve Türk dünyasının bayraklarının taşındığı etkinlik nevruz ateşinin yakılmasıyla başladı. Ardından Hatay Ülkü Ocakları İl Başkanı Metin Taşçı, Milliyetçi Hareket Partisi Hatay İl Başkanı Lütfü Kaşıkçı ve alanda bulunanlar sırayla çekiç ile demir dövdü.

    Ülkü Ocakları Hatay İl Başkanı Metin Taşçı, etkinlikte toprağa baharı getiren Nevruz’un Türklerin bayramı olduğunu söyledi. Taşçı, dağlar demirdense Türk’ün yüreğinin çelikten olduğunu belirterek “Türk dünyasının ortak bayramı olan Nevruz bayramın, kutlamak için aynı heyecan ve aynı ruhla kutlanan ve toplanmış bulunuyoruz.4655 yıldır dünyada tek Türk kalıncaya kadar kullanmaya devam edilecek olan Nevruz; Asya’nın bozkırlarından, Avrupa’nın içlerine, Kerkük’ten Bakü’ye, Tahran’dan Urumçi’ye, Çeçenya’ya Altay’a, Tuna’ya varana dek tüm Türk dünyasını birbirine kenetleyen, kendine bozkurdu simge ederek Ergenekon’dan demir dağları eritip cihan hakimiyet ülküsü ile yola çıkan Türk evlatlarımın ortak bayramıdır. Atalarımızın ana olarak gördüğü ve biz torunlarının bir karışına dahi seve seve canını verdiği, kanını döktüğü mübarek toprak her zaman bizim için kutsal olmuştur. Toprağa baharı getiren Nevruz’da bizim bayramımız olmuştur. 2000 yıl önce atam Oğuz Kağan Nevruz’u nasıl kutladıysa, demirden dağlar nasıl eritildiyse unutulmasın ki bugünkü ruh yine aynı ruhtur. Dağlar demirdense Türkün yüreği çeliktendir” dedi.

    Taşçı, Türk’ün yaşadığı her yerin Türk’ün gönül coğrafyası olduğunu kaydetti. Taşçı, mazlumun her daim Türk’e sığındığını vurgulayarak “Mazlum, her daim Türk’e sığınmış, Türk her daim zalimin karşısında durmuştur. Asya’dan Balkanlara Ortadoğu’dan Anadolu’ya kadar Türk beklenen, Türk özlenen olmuştur. Ergenekon’dan çıkışta bozkurt muştusuyla başlayan Nevruz; dünya Türklüğünü kuşatan binlerce yıllık kutlu bir geleneğin, birlik ve kardeşlik meşalesinin simgesidir. Nevruz baharın geldiği, doğanın canlandığı, neşenin, huzurun günü olduğu kadar Türk’ün Ergenekon’dan özgürlüğe kavuştuğu, demirden dağları eritip geleceğe at koşturduğu gündür. Nevruz elimizdeki meşalelerin karanlığı aydınlattığı gibi Türk’ün dünyayı huzurla, barışla, adaletle aydınlatma uğruna yola çıktığı gündür. Diyorum ki bugün Nevruz; aziz vatanımızın, namusumuzun huzuru uğruna milletçe fethine şahit olduğumuz Afrin’dir. Nevruz, bu milletin Afrin için gösterdiği milli birliktir. Nevruz Türk’tür, Nevruz Turan’dır. Bu duyguyla hepinizin nevruzunuzu kutlarım. Ne mutlu Türküm diyene!” ifadelerini kullandı.

    Açıklamanın ardından alanda bulunanlar hep birlikte ateşten atlayarak Nevruz’u kutladı.

  • Çaldıran Belediyesinden okul bahçelerinde bahar temizliği

    Van’ın Çaldıran Belediyesi, okul bahçelerinde bahar temizliğine başladı.

    Karların erimesiyle birlikte Çaldıran Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, bahar temizliğine başladı. İlçe merkezi ve kırsal mahallelerde başlayan bahar temizliği, okul bahçelerinde de sürdürülüyor. Çocukların daha temiz bir bahçede teneffüslerini geçirebilmelerini için çalıştıklarını ifade eden Çaldıran Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Tekin Dundar, “İlçemizde geçen yıllara oranla bu sene havalar daha erken ısındı. İlçemizde geçen ilkbaharda yaptığımız bahar temizliğinde, binlerce kamyon çöpü toplayarak vatandaşlarımız rahat yaşamalarına katkıda bulunmuştuk. Bu yıl da ilçe merkezi ve kırsal mahallelerimizde bahar temizliğine başladık. Bununla birlikte okullarımızın bahçelerinde de bahar temizliğine başladık. Karların erimesi ile birlikte karların altında birikmiş çöpler toplanarak çocuklarımızın daha güzel ve temiz bir ortamda zaman geçirmelerine olanak sağlamaya çalışıyoruz. Yapılan temizliğin ardından okul bahçeleri sabunlu tazyikli suyla yıkanarak toz topraktan temizlenmiş oluyor. Vatandaşlarımıza hizmet edebilmenin aşkıyla yaşıyoruz. Bu hem vatandaşımızı hem de bizleri mutlu ediyor” dedi.

  • Geçtiğimiz yıl kilogramı 5 TL’den alıcı bulan muz bahçelerinde hummalı bahar bakımı başladı

    Türkiye’nin önemli muz üretim merkezlerinden birisi olan Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, muz bahçelerinde bakım çalışmaları başladı. Açık alanda yetiştirdiği doğal ve kendine has aroması olan muzuyla ünlü Gazipaşa’da havaların ısınması ile birlikte muz bahçelerinde bahar bakımı başladı. Muz bahçeleri önce muz talaşlarından temizleniyor, ardından gelecek sezon meyve verecek muz fidanları seçilerek bakım ve onarımı yapılıyor. Daha sonra ise damlama sulama sistemi döşenip çiftlik gübresi verilip naylonlar ile üstü kapatılıyor. Muz fideleri haftalık sulanarak büyümesi sağlanıyor.

    Yüzlerce kişinin 3 ay boyunca iş imkanı bulduğu bahçelerde çalışmalar şenlik havasında sürüyor. Bahçelerde Türk vatandaşlar kadar Suriyeli ve Kuzey Iraklı Türkmenler de çalışma fırsatı buluyor. Kimi vatandaşlar muz bahçelerinde kurdukları çadır ve barakalarda kalıp çalışırken, kimi vatandaşlar da köylerden günü birlik otobüslerle muz bahçelerine gelerek çalışıyor.

    Geçtiğimiz sezon tarihinin en iyi fiyatını görerek kilosu 5 liradan muzun alıcı bulması üreticinin yüzünü güldürdü. Muz bahçesinde bakım ve onarım yapan üretici Nevzat Uysal, hasat zamanının bittiğini, dolayısıyla yeni sezona hazırlandıklarını söyledi. Geçen hasadın çok bereketli, fiyatlarında çok iyi olduğunu belirten Uysal, “Muz fiyatları yıllardan sonra ilk defa yüzümüzü güldürdü. Muz üreticisi bu yıl borçlarını ödeyebildi. İnşallah bundan sonra da devam eder” dedi. Bahçede geçen yıl meyve veren ve ömrünü dolduran muz ağaçlarını söktüklerini ve bu sezon meyve verecek fideleri belirleyerek diğerlerini söktüklerini belirten Uysal, “Daha sonra gübreleme ve sulama işlemleri yapacağız. Bu çalışmamız 2-3 ay sürecek. İnşallah Eylül ayında da ilk hasadı yapmayı planlıyoruz. Fiyatlardan umutluyuz” diye konuştu.

    Muz üreticisi Latif Uysal ise Gazipaşalı muz üreticisinin doğal muz ürettiğine dikkat çekerek “Bahar bakımı başladı, muzun onarım zamanı geldi. Gazipaşa muzu organiktir. Hiçbir katkı maddesi yoktur. Halkımıza yerli muz yemelerini tavsiye ediyorum. Bahçemizde Suriyeli, Kuzey Irak Türkmenleri ve kendi vatandaşlarımız çalışıyor. Herkes bu işten nasipleniyor” dedi.

    Muz bahçesinde çalışan Abdullah Şen, muz bakım çalışmalarını dört gözle beklediklerini belirterek, “3 ay muz bahçelerinde iş buluyoruz. Çocuklarımızın rızkını sağlıyoruz. Vatandaşlarımız yerli muz tüketsin biz de daha fazla iş sahibi olalım” diye konuştu.

    İşçilerden Suriyeli Muhammed Şuayip ise Türkiye’ye teşekkür etti. Türkiye’de çalışma imkanı buldukları için çok mutlu olduklarını söyleyen Şuayip, “Allah razı olsun Türkiye’den. Türkiye’den hükümetten çok memnunuz” diyerek dua etti.

    Kuzey Irak Türkmenlerinden olan Abdi Hamdi de kendilerini şanslı hissettiklerini belirterek, “Şurada çalışmaktan faydalanıyoruz. 20-30 kişi adedimiz var. Hepimiz buradan ekmek yiyoruz. Herkese teşekkür ediyoruz. Burada çalıştığım için Türkiye’den çok memnunuz. Türkiye’nin her şeyinden memnunuz zaten onun için buraya gelmişiz Allaha şükür” şeklinde konuştu.

    Gazipaşa’nın Muzkent, Zeytinada, Beyrebucak, Güney, Yakacık, Macar, Koru mahallelerinin Akdeniz’e bakan güney yamaçlarında kurulu muz bahçelerinde 14 bin dekar alanda doğal muz üretimi yapılıyor. Yıllık 40-45 bin ton muz rekoltesi gerçekleşiyor.

  • Konya’da bahar Derbent’te kış yaşanıyor

    Konya’nın Derbent ilçesinde bulunan Aladağ, Mart ayında yağan karla tamamen beyaza büründü.

    Yaklaşık 2 bin 500 metre yüksekliği olan Aladağ’a yağan kar kalınlığı 10 santimetreyi bulurken, yüksek kesimlerde 20 santimetrenin üzerine çıktı. Kısa zamanda İç Anadolu Bölgesinin önemli bir kayak merkezine dönüşecek olan Aladağ’a yağan kar ilçe halkını da heyecanlandırdı. Beyaz gelinliğini giyen Aladağ, havadan görüntülendi. Kısa zamanda kayak merkezi için ihale sürecine başlanacağını dile getiren Derbent Belediye Başkanı Hamdi Acar, kış mevsiminde yağan karın tamamının sıkıştırıldığında yaklaşık 4 ay boyunca rahatlıkla Aladağ’da kayak yapılabileceğini ifade ederek, “Konya’nın birçok bölgesinde ilkbahar mevsimi yaşanıyor, meyve ağaçları çiçek açtı. Ancak Derbent’te hala kış mevsimi görülüyor. Geçtiğimiz gün yağan kar, Aladağ’ın kış sporlarında ne kadar önemli olacağının göstergesi oldu. Çünkü Aladağ’a yılın 5 ayında kar yağmaya devam ediyor. Kasım ayında başlayan kar yağışı Nisan ayına kadar aralıklarla sürüyor. Böylece Kayak Merkezi Projesini gerçekleştirmekte ne kadar haklı olduğumuzu doğa ve iklim koşulları bize gösteriyor. Biz Konya’nın kış sporlarındaki merkezi olmaktan gurur duyacağız. İnşallah ihale süreci yakında tamamlanacak ve kayak merkezinin birinci etabını Konya Büyükşehir Belediyesi ile Aralık ayında hayata geçirmeyi planlıyoruz. Derbent ilçe merkezinde yağış olmadığında bile Aladağ beyaza bürünmüş oluyor. Bu da bizi haliyle mutlu ediyor” dedi.

  • Bahar aylarında sebze yemenin önemi

    Dr. Fevzi Özgönül, “Bahar aylarında hem protein hem de vitamin mineral almak, vücudun değişen hava koşullarında güçlenmesine de katkı sağlamaktır. Bu yüzden yemeklerde alınacak proteini de eksik etmemeliyiz” dedi.

    C vitamini bakımından zengin brokolinin sadece 3-4 dakika haşlanması veya buharda pişirilmesinin C vitamini değerinin yaklaşık yüzde 25 azalmasına neden olduğunu ifade eden Dr. Fevzi Özgönül, “Daha uzun sürelerde pişirmek ise (10-20 dakika) vitaminin yüzde 50’sinin kaybolmasına yol açar. Bu nedenle vitaminin tam olarak alınabilmesi için sebze ve meyvelerin çiğ ya da çok az pişirilerek tüketilmesi önerilmektedir. Önceden pişirilen ve dondurulmuş olarak satılan sebzeler normal C vitamini değerinin sadece 1/3’ünü içerir” dedi.

    Dr. Özgönül, özellikle salata şeklinde yenilebilecek sebzeleri pişirmeden tüketmenin, meyveleri de taze olarak yemeklerle birlikte yemenin yiyeceklerle birlikte çok daha fazla vitamin alınmasını sağlayacağını belirterek, “Yemeklerde kullanacağımız sebzelere gelince ilk baharda yeşil yapraklı sebzeler gözdedir. Marul, ıspanak, maydanoz, fesleğen gibi yeşilliklerin yanında havuç, kuşkonmaz, enginar, bakla, bezelye, roka, semizotu, taze sarımsak, biberiye, tere, kekik ve taze soğan sofralardaki yerini alır” diye konuştu.

    Mandalina ve portakal son demlerini yaşarken, muz ve elmanın sofradaki yerini korumaya devam edeceğini anımsatan Dr. Özgönül, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Güneşin yükselmesi ile domates de yenilebilecek sebzeler arasında bulunur. Bahar aylarının en gözde yemekleri arasında bol yeşillik içeren sebze yemekleri önceliklidir. Kesinlikle bezelyeyi, baklayı, kuşkonmazı, barbunyayı, brokoliyi, karaciğer dostu enginarı haftanın 6 gününe yaymanızı öneririm. Her yemekte kullanacağımız biber, tere, maydanoz, havuç, güneşten yeterince nasibini almış domates, roka da sofralardan eksik kalmamalıdır.”

    “Bahar aylarının gözdesi olan mangal yemeklerini de pazar gününe bırakalım”

    Bahar aylarının gözdesi mangal yemeklerinin pazar gününe bırakılmasını tavsiye eden Dr. Özgönül, “Çok kısa süren mevsimi nedeni ile karaciğer dostu enginarın hemen hemen her zerresinden yararlanmak için enginarı pişirirken Ege usulü yaprakları ile birlikte pişirmenizi öneririm. Sadece dip kısmı besleyici olabilir fakat küçük bireylere yapraklarının dip kısımlarını sıyırmayı öğretirseniz hem burada hapsolan değerli bölümleri midelerine indirerek bağışıklık sistemlerine ve karaciğerlerine ekstra destek olurlar. Üstelikte küçük yaşta tutumlu olmayı ve yedikleri yiyeceğin her tarafından yararlanmayı önerirler. Etli, tavuklu veya kıymalı bezelye de çok güzel bir öğündür. Yanında güzel bir pilavla hem yüksek enerji hem de besleyici bir yiyeceğe kavuşmuş ve bahar aylarındaki canlanmayı vücutlarında yaşamış olurlar. Bahar aylarında hem protein hem de vitamin mineral almak, vücudun değişen hava koşullarında güçlenmesine de katkı sağlamaktır. Bu yüzden yemeklerde alınacak proteini de eksik etmemeliyiz. Çünkü küçük bireylerin baharda dışarıda oynarken çok miktarda enerjiye ihtiyaçları olacaktır. Yoğurtlu bakla ve bol domatesli mevsim türlüsü de güzel bir alternatiftir. Bahar aylarında hem çocuklarımızın hem de bizim enerjik olmamızı sağlayan bir diğer önemli besin de çiğ olarak tükettiğimiz ve sabah harici ekmeğe alternatif olarak sofralarımızdan eksik etmeyeceğimiz badem, ceviz ve fındık var. Hem enerji hem omega 3 kaynağı olan bu yemişleri de öğünlerde eksik etmeyelim. Günümüzde bağırsakların 2. beyin olarak sıkça konusu geçiyor. Bağırsaklarımızın ve genel olarak sindirim sistemimizin en çalışkan bireyleri probiyotik bakterilerdir. Bahar aylarını doğa gibi vücudumuzun da yeniden yapılanma ayları olarak değerlendireceksek bu aylarda beslenmenin yanında yediğimiz gıdaların sağlıklı sindirilebilmesi için probiyotik destekleri de unutmamalıyız. Birçok probiyotik gıda mesela lahana turşusu, sarımsak, soğan, peynir, yoğurt dışında eczanelerimizde bulunan hazır probiyotik takviyeleri de destek olarak tüketebiliriz” dedi.