Etiket: Bağlı

  • (Özel) Zeyna’nın Yaşam Savaşı Sıcak Yuvaya Bağlı

    İzmir’de, duyarlı bir öğretmen ve öğrencilerinin bulduğu omurilik felçlisi sokak köpeği, zorlu bir sürecin ardından ameliyat edildi ancak tam olarak sağlığına kavuşamadı. Savaşçılığı nedeniyle Zeyna adı verilen, sokağa bırakılırsa yaşayamayacak olan köpeğin, savaşına devam edebilmesi ise sıcak bir yuvaya bağlı.

    İzmir’in Konak ilçesinin Kadıfekale semtinde öğretmenlik yapan Onur Yücel Tutuman ve öğrencileri, aldığı darbe nedeniyle omurilik felci olan 4 aylık bir sokak köpeği buldu. Köpeği hayata bağlamak için çaba gösteren öğretmen Tutuman, Sokak Canları Derneğine ulaştı. Önce uyutulması düşünülen sokak köpeğine bir yadım eli de veterinerlerden geldi. Vet Academia’da veteriner hekim olan Onur Özgün Derincegöz, yaralı köpeği ameliyat etti. Ameliyatın ardından büyük aşama kaydeden ancak arka ayaklarını hâlâ kullanamadığı için sürünerek yürüyebilen köpeğe, aldığı darbelere rağmen hayata tutunması nedeniyle savaşçı prenses karakteri olan Zeyna’nın adı verildi. İlerleyen süreçte Zeyna’nın ayağa kalkabileceğini öngören Dr. Derincegöz ve Zeyna’yı bulan öğretmen Tutuman, sokağa bırakılırsa ölecek olan Zeyna için sıcak bir yuva çağrısı yaptı.

    “BÜYÜK BİR KÖPEĞİN SALDIRISI OLABİLİR”

    Zeyna’nın tedavisi hakkında konuşan Dr. Derincegöz, şunları söyledi: “Omurga kırıkları insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da zor iyileşir. Zeyna’nın önce uyutulması gündeme geldi ancak gözümüze bakan hiçbir canlının uyutulması taraftarı değiliz ve sonuna kadar mücadele etme kararı aldık. Röntgen çektiğimizde oldukça kötü bir tablo ile karşı karşıya kaldık. Vücudunda diş izlerinin olması, büyük bir köpeğin saldırısına uğradığı şüphesini uyardı ancak başka travmatik bir sebep de olabilirdi. Operasyonda, omurilikte ciddi bir hasar olduğunu gördük ancak operasyon öncesi bize umut veren hareketler de aldık. Bu doğrultuda ameliyatını yaptık.”

    “DIŞARIDA YAŞAMASI MÜMKÜN DEĞİL”

    Ameliyatın henüz on gün önce yapıldığını belirten Dr. Derincegöz, “Bu ufaklığın 4-5 ay içerisinde yürüyeceğine inanıyorum ancak ciddi bir bakım ve fizik tedavi gerekiyor. Şuan verdiği tablo çok umut verici. Zeyna’yı ayağa kaldırıp normal yaşantısına dönmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Onur Bey ve Sokak Canları Derneği bu iş için özveri ile çalışıyor. Tabii ki en önemli sorunumuz; bir ev ve sahip bulması. Çok akıllı, insancıl bir köpek. Tedavi sürecinde bize çok yardımcı oluyor ancak şu tabloda dışarıda yaşaması mümkün değil” dedi.

    “ÖZEL İLGİYE İHTİYACI VAR”

    Zayna’nın sıcak bir yuva bulması için sosyal medyadan paylaşım yapan öğretmen Tutuman ise şöyle konuştu: “Köpeği ilk bulduğumuzda kötü durumdaydı. Belden aşağısını hareket ettiremiyor ve beslenmemiş haldeydi. Bir kliniğe götürdük ve orada uyutulması gündeme geldi ancak biz kabul etmedik. Sosyal medyadan sayfa oluşturduk. Sokak Canları Derneğinin desteği ile Onur Bey’in yanına getirdik ve tedavisini yaptırdık. Şuan acil olarak ona bir yuva arıyoruz. Özel ilgiye ihtiyaç duyan bir köpek. Bacaklarını kullanmakta güçlük çekiyor. Olumlu gelişmeler var ancak hayatı boyunca böyle yaşayabilir. Onu bu haliyle kabul edecek birini arıyoruz. Bu durumda sokakta yaşayamaz. Bu tür hayvanlara bakan bir barınak var mıdır bilmiyorum ama biz daha çok Zeyna ile birebir ilgilenecek birilerini istiyoruz.”

    Tutuman, Zeyna ile ilgilenen kişilerin 0532 167 53 62 numaralı telefonu arayabileceğini sözlerine ekledi.

  • Milli Eğitime Bağlı Özel Yurtlar,”adalet İstiyor”

    Milli Eğitim Bakanlığı ve buna bağlı İl Milli Eğitim Müdürlüğünden ruhsatlı 13 tane yurt yetkilisi basın toplantısı düzenleyerek sıkıntılarını dile getirdiler.

    Düzenledikleri basın toplantısında yetkilileri göreve çağıran özel yurt sahipleri, merdiven altı diye tabir edilen yurtlar bulunduğuna dikkat çekerek, Karabük Valiliği başta olmak üzere,İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte ilgili kurumları göreve davet ettiklerini açıkladılar. Özel yurt sahipleri adına bir açıklama yapan Ahmet Şahin, Karabük ve Safranbolu’da Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ruhsatlı özel yurt sahipleri olarak bakanlığın kendilerinden istediği tüm yaptırımları yerine getirdiklerini söyledi.

    Şahin, yurt tabelası asıp içinde ne olduğu bilinmeyen, statüsü belli olmayan mekanların mevcut olduğunu belirterek, “ Bizler Karabük’e gelen öğrencilerimizin en iyi şekilde barınabilmesi için tüm yükümlülüklerimizi yerine getirirken,13 tane ruhsatlı yurt haricinde bulunan mekanlar ise birçok yükümlülüklerini yerine getirmiyor. Bizler şunu talep ediyoruz Karabük’te ruhsatlı yurtlar haricinde öğrenci barındıran yerlerin, gerek güvenlik açısından gerekse öğrenciye düzgün, hijyenik şartların uygun olup olmadığı noktasında biz denetimlerin arttırılması konusunda talebimiz var. Bizimle aynı statüye gelmedikleri takdirde de Devletimizin koyduğu kanun ve yönetmeliklere uygun hale bu işletmeleri getirebilenler getirsin getiremeyenlerin de öğrencileri barındırma noktasında kesinlikle izin verilmemesi noktasında talebimiz var. Daha önce sayın Valimizle bir araya geldik ancak yaşadığımız sıkıntılara halen daha bir çözüm bulunmadı. Merdiven altı diye tabir edilen ve statüsünün ne olduğu belli olmayan mekanlar konusunda artık harekete geçilmesini bekliyoruz” dedi.

    Önümüzdeki günlerde Karabük’te bulunan 13 adet ruhsatlı yurt sahipleri ile birleşerek,Karabük Özel Yurtlar Derneği kuracaklarının altını da çizen Şahin,” Bizimde yaşadığımız sıkıntılar ile ilgili Bursa İnegöl’de de yaşanan aynı tür olumsuzluklar yargıya taşınmış.Valilik orada ki sıkıntılar ile ilgili gerekeni yapmış ve ruhsatsız mekanlara belirli bir zaman tanıdıktan sonra gereğini yapmış.Bizlerde bunu yapmak istiyoruz.Çünkü her geçen gün sıkıntılarımız artıyor” açıklamasına yer verdi.

    Şu an Karabük’te 8 bin adet özel yurtlarda barınan öğrencinin yanı sıra yeni eğitim-öğretim yılına açılacak KYK yurtları ile birlikte devlet yurdunda barınacak öğrenci sayısının 15 bin civarında olacağını bildiren Şahin,”Karabük Üniversitesinde, Karabük’lü öğrenciler ve ilçelerde ki öğrenci sayıları düşüldükten sonra geriye 35 bin civarında öğrenci kalıyor. Yani öğrenci sayısının yüzde 50’si kadar yurt mevcut.Halbuki bu oran yüzde 15’lerde olması gerekiyor.Ayrıca bizim yurtlarımızda barınan öğrenci ücretleri ortalama 500 TL’ye geliyor.Bu rakam bir öğrencinin günlük 17 TL civarında barınması demektir.Bunun içinde yemeği var,güvenliği var.Ulaşımı var.Dolayısıyla bu ücretler çok uygun.Gidip başka İllerde ki yurt fiyatlarına baksınlar. Eğer 17 Lira içerisinde tüm bu saydığımız bu hizmetler eğer pahalıysa ben bu konuyu da kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Yani öyle faiş bir fiyat yok. “dedi.

  • (Özel Haber) 4 Yıldır Yatağa Bağlı Hasta Pille Ayağa Kalktı

    Son 4 yıldır yatağa bağlı yaşayan ve yürüyemeyen omurilik daralması hastası Elmas Saygısunar, Bursa’da ilk kez yapılan ameliyatla ayağa kalktı.

    Daha önce omurilik daralmasından dolayı 5 ameliyat olan Elmas Saygısunar, çareyi Bursa’da ilkez uygulanan omurilik pili ameliyatı ile sağlığına kavuştu. 4 yıldır yürüyemeyen ve dayanılmaz ağrıları bulunan Saygısunar, Bursa’da Yüksek İhtisas Uygulama ve Araştırma Hastanesinde ilk kez Prof. Dr. Hakan Murat Göksel, tarafından gerçekleştirilen omurilik pili ameliyatıyla yürümeye başladı. Ameliyattan sonra yürümeye başladığını söyleyen Elmas Saygısunar, “Ben omurilik daralmasından dolayı ameliyat oldum ve platin koydular. Platinleri almamak için çok mücadele ettiler ve biz bu platinleri alırsak bu kadın yürüyemez dediler. Dedikleri gibide yürüyemedim. 4 yıldır yatağa mahkum yaşıyordum. Allah Murat hocamdan razı olsun. Çağırdı buraya geldim pil takıldı. Ben 4 yıldır hiç yürüyemiyordum. Ameliyattan sonra geziyorum, yürüyorum her ihtiyacımı görebiliyorum. Şuan o kadar sevinçliyim ki anlatamam dünyalar benim oldu. Ben dışarı çıkamıyordum. Güneşe ve temiz havaya hasrettim. Murat hocamın sayesinde ayaklandım” dedi.

    Eşi Kemal Saygısunar, “Eşim bu zamana kadar 5 omurilik daralması ameliyatı geçirdi. Sinire baskılardan dolayı yürümekte zorlanıyordu. Bu ameliyatlar neticesinde her ameliyatta ağrıları daha da arttı ve kronik ağrılar başladı. Artık ağrıları dayanılmaz hale gelmişti. Biz bu tedavisini duyduktan sonra Prof. Dr. Hakan Murat Göksel’e başvurduk. Oda bize bu işi Yüksek İhtisas Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde bu işi yapacağını söyledi. Eşime omurilik pili takıldı ve eşim artık yürüyebiliyor” şeklinde konuştu.

    Prof. Dr. Hakan Murat Göksel, “Bursa’da ilk kez kronik bel ağrısı hastasında omurilik pili tedavisini uyguladık. Uygulama sonrasında hastanın ağrısında yüzde 80-90’a varan oranda azalma ve günlük yaşam kalitesinde belirginleşme elde ettik. Ağrısı nedeniyle yatağa bağımlı yaşayan hastamız, şimdi normal aktivitelerini yerine getirecek kadar hareketliliği kazandı. Bu hastamız 4-5 yıldır çok şiddetli ağrı çeken hasta son 3 yıllık geçmişini iyi bildiğimi bir hasta çok büyük bir sıkıntı içerisindeydi. Ameliyattan sonra 1 haftadır rahat uyku uyuyor. Kalkıp yürüyüp kendi kişisel gereksinimlerini rahatça yerine getire biliyor. Her gördüğümde gözündeki ışıltı yüzündeki gülümseme tarifsiz çok mutlu ağrının ne kadar bezdirici bir şey olduğunu yaşayan ve tedavi edenler olarak biz biliriz. O büyük sıkıntıdan kurtulmuş olmaktan büyük mutluluk duyuyor” diye konuştu.

  • Felce Bağlı Konuşma Bozukluklarına Etkili Tedavi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.Dr.Cengiz Bahadır, TMS tedavisinin, felce bağlı konuşma bozukluklarının tedavisinde umut vaad eden bir tedavi olduğunu söyledi.

    Tek taraflı felçlerin (inme, hemipleji) beyni besleyen atardamarların tıkanması veya kanaması sonucu o bölgedeki beyin hücrelerinin zarar görmesine bağlı olarak ortaya çıktığını anlatan Prof.Dr.Cengiz Bahadır, “Bu durumda hasar gören beynin karşı vücut yarısında felç görülür. Bu felcin derecesi genellikle beyindeki zarar gören bölümün büyüklüğü ile doğru orantılıdır. Beynin sol yarısı etkilendiğinde konuşma merkezinin bu bölümde olması nedeni ile hastada sağ taraf felcine ek olarak genelde konuşma da bozulur. Bu bozulma hiçbir sey söyleyememe halinden hafif bozuk konuşmaya kadar değişen derecelerde ortaya çıkabilir. Sıklıkla hasta konuşmak istediği zaman doğru kelimeleri kullanamaz, objeleri adlandırmada zorluk yaşar. Afazi olarak adlandırılan bu durum felç dolayısıyla zaten sağ tarafını düzgün kullanamayan hastada bir de istediklerini sözle ifade edememeye yol açtığından psikolojik sorunlara sebep olabilmektedir. Felcin iyileşme döneminde etkilenen tarafta hareketler yavaş yavaş ortaya çıkarken konuşmada yavaş yavaş düzelmeye başlar. Hafif vakalarda genelde tam düzelme olur ama orta ve ağır vakalarda konuşma bozukluğu az ya da çok kalabilir” diye konuştu.

    Yıllardır bu gibi hastaların tedavisi için konuşma terapisi uygulandığını kaydeden Prof.Dr.Cengiz Bahadır, “Bu iş için eğitim almış tıbbi personel tarafından gerçekleştirilen konuşma terapisi ile felcin iyileşme döneminde kısmen de olsa ek bir iyileşme sağlanabilmektedir. Konuşma terapisi hasta ve uygulayan için zahmetli ve uzun seanslar yapılması gereken bir tedavi uygulamasıdır.

    Son yıllarda felce bağlı konuşma bozukluklarında bu geleneksel yönteme ek olarak beyne dışarıdan müdahale etmeyi mümkün kılan transkraniyel manyetik stimulasyon (TMS) tedavisi kullanılmaktadır. Henüz rutin bir tedavi yöntemi olarak onaylanmamış olsa da bu konuda yapılmış yüzlerce çalışmada etkinliği gösterilmiştir. Felçli hastalarda konuşma terapisi ile uygulandığında sonuçlar daha da iyi olmaktadır” dedi.

    “TMS tedavisi uygulandığı bölgedeki beyin hücrelerinin aktivitesini artırabilmekte ya da baskılayabilmektedir” diyen Prof.Dr.Cengiz Bahadır, daha sonra şunları söyledi: “Bu yöntemde beynin konuşma merkezi ağrısız ve zararsız bir şekilde uyarılabilmektedir. Bu tedavi sol beyindeki konuşma merkezinin yüksek frekansla uyarılması yada karşı tarafın düşük frekansla baskılanması şeklinde yapılmaktadır. Karşı sağlam tarafa yapılan baskılama ile hasta tarafın felç ile kaybettiği konuşma yeteneğinin geri kazanması kolaylaşmaktadır.

    TMS ile afazi tedavisinde öncelikle beyni uyaran en düşük manyetik akım şiddeti belirlenir ve buna göre hastanın durumuna en uygun olan şiddetde tedavi gerçekleştirilir. Genelde sağ beyin yarımının konuşma merkezine 1000-1200 uyarı verilir. Tedavi süresi hastanın durumuna göre genelde 10-30 dakika arasında değişir ve 10-15 seans kadar sürer. Yan etkisi yok son derece az ve ağrısız olan TMS tedavisi felce bağlı konuşma bozukluklarının tedavisinde umut vaat eden bir tedavi olmuştur.”

  • Söke’ye Bağlı Ağaçlı’da Duyarlı Yürekler Bu Kez Silopi İçin Atıyor

    Söke’ye bağlı Ağaçlı mahallesinde başlattığı kahvehanede kütüphane oluşturma etkinliği ile herkesin dikkatini çeken işletmeci Haluk Yalçınöz, duyarlılığı ile de dikkat çekmeye devam ediyor. Kahvehanesini birçok kişinin kitap bağışlarıyla tam anlamıyla ‘kıraathane’ ye çeviren Haluk Yalçınöz’ün duyarlılığı, tüm Ağaçlı mahallesini de sardı.

    Haluk Yalçınöz kahvehanesindeki bir günlük gelirini Silopi’de yakılan okulun öğrencilerin okul ihtiyaçlarına ayırınca, mahalle sakin vatandaşlarda konuya duyarsız kalmadı. Mahallenin çocukları başta olmak üzere mahalle sakini vatandaşlar kampanyaya el uzattı. Ağaçlı mahallesinin çocukları oyuncaklarını ve ihtiyaç fazlası eşyalarını toplayıp, kahvehaneye koştu. Kahvehane önünde bir anda Söke’den Silopi’ye uzanan ve birçok eşyanın bulunduğu yardım standı oluştu.

    İlçe Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu da genç işletmeci Haluk Yalçınöz’ün sosyal medyada paylaşımının altına “Sizi de çocuklarımızı da kutluyorum Haluk Yalçınöz” yorumu ile desteğini belirtti.