Etiket: Bağlantısını

  • ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun İran’ın El Kaide ile bağlantısını ortaya çıkaracağı öne sürüldü

    ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun İran’ın El Kaide ile bağlantısını ortaya çıkaracağı öne sürüldü

    ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ABD istihbaratına ait gizliliği kaldırılmış belgeler ile İran’ın terör örgütü El Kaide ile bağlantısını ortaya çıkarmaya hazırlandığı öne sürüldü.

    ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin sayılı günleri kalmasına rağmen dış politika hamleleri arka arkaya gelmeye devam ediyor. ABD’li üst düzey yetkililer yaptıkları açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ABD istihbaratına ait gizliliği kaldırılmış belgeler ile İran’ın terör örgütü El-Kaide ile bağlantısını ortaya çıkarmaya hazırlandığını öne sürdü. Yetkililer, bunun seçilmiş Başkan Joe Biden’ın göreve başlamadan önce Trump yönetiminin İran’a yönelik son saldırısı olacağını belirtti.

    Yetkililer, Pompeo’nun yayınlayacağı belgeler ile İran’ın El Kaide liderlerine güvenli bölge oluşturduğunu ve terör örgütüne destek verdiğine dair ayrıntıları sunmasının beklendiğini ve El Kaide’nin ikinci lideri olan Ebu Muhammed el-Masri’nin Ağustos ayında İran’ın başkenti Tahran’da öldürülmesiyle ilgili gizliliği kaldırılmış bilgileri verebileceğini aktardı.

    Pompeo Washington’daki Ulusal Basın Kulübü’nde düzenlediği basın toplantısında, el-Masri’nin geçen yıl 7 Ağustos’ta öldüğünü ilk kez kamuoyuna duyurduğunu söyledi. Pompeo, el-Masri’nin İran’daki varlığının sürpriz olmadığını belirterek, “El-Masri’nin İran’daki varlığı, bugün burada olmamızın nedenine işaret ediyor. El Kaide’nin yeni bir ana üssü var: İran İslam Cumhuriyeti” dedi.

    Pompeo, geçmişte de İran’ı El Kaide ile bağlantılı olmakla suçlamış ancak somut kanıt sunmamıştı. Ekim 2017’de Pompeo, “İranlıların El Kaide ile birlikte çalıştıkları zamanlar oldu” demişti.

    New York Times Kasım ayında, Afrika’da bulunan iki ABD büyükelçiliğinin 1998 yılında bombalanmasına yardımcı olmakla suçlanan el-Masri’nin İran’daki İsrailli ajanlar tarafından vurulduğunu bildirmişti. İran ise, topraklarında El Kaide “teröristleri” bulunmadığını söyleyerek raporu yalanlamıştı.

    Biden’ın danışmanları ise, Trump yönetiminin ABD’nin İran’la yeniden ilişki kurmasını ve İran’ın nükleer programıyla ilgili uluslararası bir anlaşmaya yeniden katılmasını zorlaştırmaya çalıştığına inanıyor.

    Öte yandan Bakanı Pompeo dün yaptığı basın toplantısında, Küba’nın yeniden “terörü destekleyen” ülkeler listesine alındığını duyurmuştu.

  • Sungurlu’da sel iki köyün bağlantısını kopardı

    Çorum’un Sungurlu ilçesinde şiddetli yağmur neticesinde gelen selin şiddetiyle Çiçekli ve Aşağı Fındıklı köylerinin arasındaki yol çöktü.

    Edinilen bilgilere göre ilçeye bağlı Çiçekli Köyü ile Aşağıfındıklı Köyü arasında stabilize yol, yoğun yağış nedeniyle yola destek olan beton blok ile birlikte yıkıldı. Devriye esnasında yolun çöktüğünü gören Sungurlu İlçe Jandarma ekipleri, birbirine bitişik taş ve Jandarma güvenlik şeridi çekerek yolun her iki taraftan trafiğe kapatarak emniyet tedbiri aldı.

    Sel baskınından zarar gören herhangi bir kimse olmadığı tespit edilirken, çöken yoldan başka köylere herhangi bir bağlantı yolun bulunmadığı, Sungurlu ilçe merkezinde her iki köye de gidiş ve gelişlerin olduğu bildirildi.

  • Gülen’in avukatının FETÖ ile bağlantısını Whatsapp konuşmaları ortaya çıkarmış

    İzmir’de yürütülen FETÖ soruşturmasında ’FETÖ-PDY üyesi olmak’ suçlamasıyla tutuklanan Fetullah Gülen’in 25 yıldır avukatlığını yapan Fetih Ün’ün yargılanmasına devam edildi. Ün’ün FETÖ ile bağlantısının Whatsapp mesajlarının incelenmesiyle ortaya çıktığı belirtildi.

    Fetullah Gülen’in Türkiye’de 24 yıl önce vekalet verdiği kişi olan İzmir Barosu’na kayıtlı avukat Fetih Ün, geçtiğimiz Kasım ayında İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından “FETÖ/PDY üyesi olmak” suçundan gözaltına alındı. 1989 yılından 2015 yılına kadar Gülen’in yaşadığı Pensilvanya’ya 6-7 kez gidip geldiği ve görüştüğü belirtilen avukat Ün, sevk edildiği mahkeme tarafından denetimli serbestlik ile tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Olayı soruşturan Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı, hakimliğin verdiği karara itiraz edip, tutuklanmaya yönelik yakalama kararı talebinde bulundu. Bir üst Sulh Ceza Hakimliği talebi yerinde gördü. Hakkında tutuklama kararı bulunan Fetih Ün, duruşmaya girmek için Bayraklı Adliye Sarayı’na gelince adliye karakolunda görevli polisler tarafından yakalanıp gözaltına alındı. 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkartılan Fetih Ün, yüzüne karşı tutuklanma kararı okunarak cezaevine götürüldü. Olayı soruşturan Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Cumhuriyet Savcısı, sanık Fetih Ün hakkında “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 15 yıl hapis cezası istemiyle yargılanması için dava açtı.

    Sanık Fetih Ün, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya sanık Fetih Ün tutuklu bulunduğu Denizli Ceza İnfaz Kurumu’ndan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) katılırken, duruşma salonunda sanığın 2 avukatı da hazır bulundu. Duruşma savcısı, sanık Fetih Ün’ün “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan cezalandırılması gerektiği yönünde mütalaa verdi.

    İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünden (TEM) gelen raporları okuyan mahkeme başkanı, sanığın FETÖ irtibatlı olduğuna ilişkin Whatsapp mesaj içeriklerinin olduğunu belirtti.

    Hangi suçlama ile yargılandığını bilmediğini belirten sanık Fethi Ün ise, Fetullah Gülen’in avukatı olmaktan 9 aydır tutuklu olduğunu, tahliyesini istediğini söyledi.

    Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, Fethi Ün ile avukatlarının son savunmalarını yapmaları için duruşmayı Kasım ayına erteledi.

  • PKK-pyd Bağlantısını, Resmi Olarak İlk Kez ABD Kabul Etmiştir

    Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi

    Dr. Savaş Eğilmez, PKK- PYD bağlantısı hakkında açıklamalarda bulundu.

    PYD ismini ilk kez terör örgütü PKK’nın yayın organlarından Serxwebun, örgütün 8. genel kongresinin ardından zikrettiğini ifade eden Dr. Eğilmez, “Terörist başı Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan, PYD’yi, Suriye’de daha etkin olabilmek ve özellikle Suriye’nin kuzeyinden PKK’yı lojistik ve militan açısından destekleyebilmek için 2003 yılında bizzat kendisinin kurduğunu ifade etmiştir. Osman Öcalan, “2013 yılında Irak televizyonu Zelal’a, PKK’ nın İran kolu PJAK gibi PYD’yi de ben kurdum. Ve aynı PJAK gibi, PYD’de PKK’nın direktifleri doğrultusunda hareket etmektedir” diye demeç vermiştir. Terörist ele başlarından Osman Öcalan, sözlerinin devamında da kendisiyle beraber 4 kişilik PKK’lı militan grubun, terör örgütü PYD’yi yönettiğini belirtmiştir. Pyd nin başındaki kukla isim Salih Müslim’in, Almanya merkezli Kurd Watch adlı sözde sivil toplum örgütüyle yaptığı mülakatta, PKK ile olan organik bağlarını açıkça ifade etmiştir. KurdWatch yetkilisi Salih Müslim’e şöyle bir soru soruyor; “Birkaç hafta önce pkk nın önde gelen yönetcilerinden Duran Kalkan ve Cemil Bayık, kendilerinin Suriye’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yönettiği Türkiye ile savaştıklarını söylediler. Pyd nin bu durumdaki pozisyonu nedir?” Salih Müslim’in “ evet biz de onlarla aynı pozisyondayız. Çünkü onlarla aynı felsefe ve ideolojide ilerliyoruz” cevabı ile, iki terör örgütü arasındaki organik bağı birkez daha kanıtlamıştır.

    Pyd, 2004 yılında ypg adı altında askeri kanadını oluşturmuştur. İki terör örgütü pkk ve pyd nin yönetenleri de kullandıkları sembolleri de bayrak dedikleri paçavraları da birebir örtüşmektedir.

    Bugün ABD, pyd-pkk ilişkisi noktasında Türkiye’nin tutumunu kabul etmese de Wikileaks tarafından yayınlanan Amerika’ya ait diplomatik telgraflarda, pkk-pyd ilişkisini ilk kez ABD’nin tespit ettiği açıkça ortaya konulmuştur.

    2006-2008 yılları arasında Şam’da, ABD maslahatgüzarı olan Michael Corbin, 8 Kasım 2007 tarihinde çok gizli ibaresiyle Washington’a gönderdiği telgrafta, Suriye hükümetinin Kamışlı’da gösterileri yasakladığını bildirirken, pkk-pyd arasındaki ilişkiyi de açıkça ortaya koymuştur.

    Telgraf harfi harfine şu şekildedir;

    “Suriye polisi, 2 Kasım’da Kamışlı’da pkk tarafından organize edilen mitinge katılan pkk nın Suriye kolu pyd üyelerine ateş açtı.”

    Neredeyse aynı bilgileri içeren başka bir telgrafta 29 Mart 2009 tarihinde, o zaman ki, ABD Şam maslahatgüzarı Maura Connely tarafından gönderilmiştir. ABD yönetimine gönderilen bu telgrafta açık ve şüpheye yer olmayan birşekilde pyd nin, pkk nın Suriye kolu olduğu belirtilmiştir.

    ABD’nin önce Şam misyon şefi olan sonra da İstanbul başkonsolosu olan Charles Hunter pyd nin, pkk nın Suriye kolu olduğunu ve bunun bütün yerel kaynaklar tarafından bildindiğini belirten raporunu, 2009 yılında Pentagon’a göndermiştir.

    Bugün çıkarları doğrultusunda hareket edip, pkk-pyd-ypg ilişkisini kabul etmeyen ABD, aslında bu ilişkiyi neredeyse 9 yıl önce ilk kez resmi olarak kendisi açıklamıştır.

    Bununla beraber Şam’daki sağırlar da, Bağdat’taki körler de, Moskova’daki dilsizler de pkk-pyd-ypg terör örgütlerinin aynı ipe bağlı olan kuklalar olduğunu biliyor. Bunu kabul etmeyenler, kendi menfaatlerini pyd ye yükleyenlerdir. ABD ve Batı eninde sonunda, bu eşeğin bu yükü kaldıramayacağını anlayacaktır.” diye konuştu.

  • Vali Küçük, IŞİD Operasyonunun İstanbul’daki Patlamayla Bağlantısını Değerlendirdi

    Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, İstanbul’da yaşanan terör saldırısı ile Şanlıurfa’da yapılan IŞİD operasyonunun bağlantılı olup olmadığı konusunda gerekli çalışmaların yapıldığını fakat Şanlıurfa’daki operasyonun patlamadan önce gerçekleştirildiğini söyledi.

    Şanlıurfa’daki bir programda gazetecilerin sorularını cevaplandıran Vali İzzettin Küçük, Şanlıurfa’da üst düzey yöneticilerinin de yakalandığı IŞİD operasyonu hakkında bilgi vererek, ”Sultanahmet’teki terör saldırısını, menfur saldırıyı lanetliyorum. Terör çirkin ve karanlık yüzünü bir kez daha göstermiştir. Patlamadan önce güvenlik güçlerimiz sabah saatlerinde gereken operasyonları gerçekleştirdi. Sabah saat 5 buçuk veya 6 civarında 21 gözaltı oldu. Konu adli mercilere intikal etmiş durumda bulunuyor. Ben de gelişmeleri takip ediyorum. Adli merciler konuya müdahil. Savcılık soruşturması sürüyor. Sultanahmet’teki saldırıyla ilgili bağlantısı olup olmadığı konusunda bir bilgim yok ama emniyet güçlerimizin operasyonu patlamadan 5 ya da 6 saat önceydi” şeklinde konuştu.

    Şanlıurfa’da İstanbul’da yaşanan terör saldırısından önce IŞİD terör örgütüne yönelik şafak operasyonu düzenlenmiş, operasyonda IŞİD’in bölge sorumlusu Mahmut S. ve bomba eğitimi alan Emre P.’nin de aralarında bulunduğu 21 kişi gözaltına alınmıştı.