Etiket: Bağışladı

  • Bir Günlük Gelirini Bayırbucak Türkmenleri’ne Bağışladı

    Gümüşhane’de hizmet veren Fatih Dolmuş Durağı eski başkanı ve şoförü Yılmaz Pezük, bugün elde ettiği gelirin tümünü Bayırbucak Türkmenleri’ne yardım amacıyla bağışladı.

    Gümüşhane’de transit yolda yolcu taşımacılığı yapan Fatih Dolmuş Durağı şoförü Pezük’ün otobüsünün önünde bulunan ‘Bugünkü kazancımı Türkmen Dağı’ndaki kardeşlerime bağışlıyorum’ yazılı pankartı gören Gümüşhaneliler bilet parasının üstünü almayarak veya ekstradan para ödeyerek, başlatılan kampanyaya destek verdi.

    “SEDDÜLBAHİR 32 SAAT’ DİZİSİ VATANA BAKIŞ AÇIMI DEĞİŞTİRDİ”

    Kampanyayla ilgili açıklamalarda bulunan Pezük, vatan, millet ve bayrak aşkının çok farklı duygular olduğunu belirterek, “Benim dedem de abim de gazi oldular. Ne mutlu bana ki bir gazi kardeşiyim, gazi torunuyum. Biz vatanımızı milletimizi seviyoruz. Benim vatana bakış açım TRT’de yayınlanan ‘Seddülbahir 32 Saat’ dizisinden sonra çok değişti. Askerliğimi de zaten Çanakkale’de yaptım. Manevi duyguların yoğun olduğu bir bölgeydi” dedi.

    “VATAN SEVGİMİZİ GÖSTERMELİYİZ”

    Ankara’da geçtiğimiz günlerde toplu taşıma araçlarının bu şekilde bir yardım kampanyası başlattığını ve o sırada bir grup PKK terör örgütü yandaşlarının Türkmenler’e yapılan bu yardım çalışmasına tepki göstererek PKK lehine propaganda yapmalarına tepki olarak bu yardım kampanyasına destek verdiğini belirten Pezük, “Ben kendimce bu şekilde tepkimi göstermek istiyorum. Herkesten de bu tepkiyi bekliyorum. Herkesin içinde bu vatan, bayrak duygusunun olduğuna inanıyorum. Ama bunu sözde değil, özede vurursak daha sağlam olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu. Pezük, “Ankara’da toplu taşıma araçlarında bir pankart vardı. Bugünkü kazancımızı onlar durak olarak bağışlamışlardı. Akşam saatlerinde 2 gencin gelip pankartı yırtması, otobüse binip ‘Siz Türkmen Dağı’na yardım edemezsiniz, orada bizim kardeşlerimizi vuruyorlar’ gibi ifadelerle PKK’yı savundular. Bizim o otobüsteki arkadaşlarımızın hiç ses çıkarmaması benim çok zoruma gitti. O yüzden ben de böyle bir şey yaprak tepki göstermek istedim” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Fedakar Eş, 42 Yıllık Hayat Arkadaşına Böbreğini Bağışladı

    Böbrek yetmezliği teşhisi konulduktan sonra 6 ay boyunca diyaliz tedavisi gören 55 yaşındaki Cemalettin Güz, 42 yıllık hayat arkadaşı Nimet Güz sayesinde hayata tutundu. Eşinin yaşadığı sağlık sorunlarına daha fazla dayanamayan Nimet Güz, verdiği böbrek ile eşinin derdine derman oldu.

    Silivri’de 42 yıldır aynı yastığa baş koyan 6 çocuklu Güz çifti, 1,5 yıl önce Cemalettin Güz’ün böbrek yetmezliği rahatsızlığı olduğunu öğrendi. Eşinin sağlığına kavuşması için böbrek nakli olması gerektiğini öğrenen Nimet Güz, eşini kontrol için götürdüğü hastanede kendi tetkiklerini de yaptırarak böbreğini vermek için gönüllü oldu. Nakil için engel bulunmadığının tespit edilmesinin ardından Bakırköy Prof. Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde organ nakli olan çift, yapılan başarılı ameliyat sonrası mutlu günlerine geri döndü. Güz çifti, ilerleyen yaşlarına rağmen birbirlerini çok seviyor ve hayatın bütün zorluklarına birlikte göğüs geriyor.

    ORGAN NAKLİ BEKLEYEN KAYITLI HASTA SAYISI, 20-22 BİN CİVARINDA

    Diyalizin böbrek yetmezliğinin en çok uygulanan tedavisi olduğunu belirten Nefroloji Kliniği’nde görevli Prof. Dr. Süheyla Apaydın, “Her böbrek hastalığı hemodiyaliz ile sonuçlanmayabilir. Hemodiyalize giren hastaların da yaklaşık yarısı organ alabilir durumdadır ama kayıtlı hastamız yaklaşık olarak 20- 22 bin civarında. Organ beklemenin süresi bizde çok uzun. Dünyada bu 18 ay ile 36 ay arasında değişiyor. Biz de bu süre çok uzun olabiliyor. Problem, bekleyen sayısından daha çok bekleme süresi” dedi.

    “TEMEL PROBLEM KOMA İLE BEYİN ÖLÜMÜNÜN KARIŞTIRILIYOR OLMASI”

    Türkiye’de canlı organ verici sayısının kadavradan organ nakline göre daha yüksek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Süheyla Apaydın, “Türkiye’de çok fedakar annelerimiz olduğu için genellikle hanımlar verici oluyor. Gelişmiş ülkelerde kadavradan organ nakli daha yaygındır. Bizde yaklaşık yüzde 70, yüzde 80 bazen 85 oluyor yıllara göre. Yüzde 25 oranlarında da kadavradan yapılıyor. Kadavra denildiğinde ölüden alınan böbrek değil de, yoğun bakım şartlarında yaşamış artık geri döneceği mümkün olmayan kişilerden alınıyor. Türkiye’deki temel problem koma ile beyin ölümünü karıştırmak oluyor. Beyin ölümü gerçekleşen hasta geri dönmez. Beyin ölümü gerçekleşen hastadan organ alınıyor. Organ bağışında zannedildiği gibi din bir engel olmuyor” şeklinde konuştu.

    “BÖBREK NAKLİ EN UCUZ TEDAVİ YÖNTEMİ”

    En ucuz tedavinin organ nakli olduğunu sözlerine ekleyen Apaydın, “Böbrek yetmezliği kalıcı hale geldikten sonra 3 tane tedavi yöntemi var. Birincisi makine diyalizi, yani hemodiyaliz. Bunun evde ve merkezlerde yapılan formları var. İkincisi periton diyalizi ki bu hastalar seçilir. Üçüncüsü organ naklidir. Bütün bu tedavilerin amacı insan ömrünü uzatmak, hayat kalitesini yükseltmek ve o kişiyi ekonomiye katkı sunmak üzere yönlendirmek amacına dayanır. En ucuz tedavi şekli nakildir. Çünkü nakilli hastaların çoğu işe gidip çalışabilir. Hayatını devam ettirebilir ve doğal olarak da ekonomiye katkıda bulunabilir. Diyaliz hastalarına göre nakil olan hastalar daha uzun yaşarlar. Kendi yaş guruplarına uygun olarak tabi ki” ifadelerini kullandı.

    “EŞİM BÖBREĞİNİ VERİP, BENİ AYAĞA KALDIRDI”

    Eşinin fedakarlığı sayesinde yeniden sağlıklı bir insan olduğunu söyleyen Cemalettin Güz, “Birden hastalandım. Hastaneye kaldırdılar beni. Böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. 6 ay yattım hastanede. Eşim Allah razı olsun dayanamayıp bana böbreğini verdi. Haftada 3 kez diyalize giriyordum. Çok sorun yaşıyordum. Hiçbir şey yapamıyordum bütün gün evdeydim. Organ nakli sonrası hayatımda çok şey değişti. Her yere gidip geliyorum. Eşim böbreğini verdi ayağa kaldırdı beni” dedi.

    42 YILLIK EŞİNE BÖBREĞİNİ BAĞIŞLADI

    Eşinin yaşadığı sağlık problemlerine duyarsız kalamadığını dile getiren Nimet Güz ise, “İlk önce çocuklarım böbreğini vermek istedi. Ben kıyamadım çocuklarıma. ’Benim böbreğim tutarsa ben eşime vereceğim böbreğimi’ dedim. 42 senedir ben onunla geçirmişim hayatımı. Hayat müşterek, vermesem olmuyordu. Gözüm görüyordu. Çok hasta oluyordu, halsiz oluyordu çok üzülüyordum. Şimdi sağlığına kavuştu. Eşimle mutluyuz. Birbirimizi çok seviyoruz. Sevmesem ona böbreğimi vermezdim” diye konuştu.

  • Başkan Kurt, Kızılay’a Kan Bağışladı

    Odunpazarı Belediyesi bünyesinde görev yapan personel, Kızılay’a kan bağışında bulundu.

    Özellikle kış aylarında kan toplamakta zorlanan ve bu sıkıntıyı gidermeye çalışan Kızılay, bu kapsamda çeşitli kampanyalar düzenleyerek, çağrılarda bulunuyor. Çağrıları dikkate alan Odunpazarı Belediyesi personeli, belediye meclis salonunda düzenlenen programda kan bağışında bulundu. Odunpazarı Belediyesi’ne bu örnek davranışından dolayı teşekkür eden Kızılay yetkilileri, diğer kurumlardan da aynı duyarlılığı beklediklerini kaydetti. Belediye çalışanlarının büyük ilgi gösterdiği kan bağışında mesai arkadaşları ile birlikte kan veren Başkan Kurt, duyarlı yaklaşımları için çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

    “KAN BAĞIŞINDA VATANDAŞ DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ”

    Kızılay’ın ‘Kan acil değil, sürekli ihtiyaçtır’ sloganına dikkat çeken Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Gerçekten kan, kaynağı insan olan bir maddedir. Temini tamamen gönüllülük esasına dayanır. Hayati bir öneme sahip olan kan için Türk Kızılayı sürekli kampanyalar düzenliyor. Kan bağışında bulunmak isteyen tüm Eskişehirlileri Kızılay’a kan bağışına bekliyoruz. Kan bağışında vatandaş desteği çok önemli” dedi.

  • Emniyet Müdürü Kitabın Gelirini Şehit Ailelerine Bağışladı

    Karabük İl Emniyet Müdürü Dr. Serhat Tezsever tarafından yazılan ve 3. baskısı yapılan Milli güvenliğimiz içinde istihbarat, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve istihbarat olgusu” isimli kitabın geliri şehit ailelerine bağışlandı.

    İstihbarat kökenli Emniyet Müdürü Serhat Tezsever tarafından kaleme alınan ve üçüncü baskısı yayınlanan kitabın içeriğinde; Devlet olgusu ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin var oluş nedeni, Devlet güvenliği ve milli güvenliğin önemi, Psikolojik harekât, İKK, Casusluk faaliyetleri, İstihbarat olgusu, Dünyadaki ve ülkemizdeki istihbarat birimlerinin yapıları ve genel işleyişleri yer alıyor.

    Emniyet Genel Müdürlüğü İnceleme Komisyonu ve Yayın Kurulu tarafından tüm polis teşkilatına tavsiye edilen kitap bin 100 adet basıldı. Bin 72 adedi satılan kitabın satışından elde edilen 16 bin 80 TL gelir, Emniyet Müdürü Tezsever tarafından emniyet teşkilatı şehit ailelerine ulaştırılması için Emniyet Genel Müdürlüğüne teslim edildi.

  • Otomotiv Firması Kazalarda Oluşan İhtiyaca Dikkat Çekmek İçin Kan Bağışladı

    Aydın’ın Efeler ilçesinde faaliyet gösteren otomotiv firması, trafik kazaları sonucu oluşan kan ihtiyacına dikkat çekmek için kan bağışında bulundu.

    Kan bağışının acil değil sürekli bir ihtiyaç olduğunu vurgulamak isteyen otomotiv çalışanları, sosyal sorumluluk ve trafik kazaları sonrası oluşan kan ihtiyacına dikkat çekmek amacıyla Kızılay Aydın Kan Bağışı Merkezi’ne kan bağışında bulundu. Kan bağışı kampanyasında Aydın Kızılay Genel Hizmet Yönetici Erdal Akıl ve Kızılay yetkilileri hazır bulundu.

    Bağışın her yıl tekrarlanacağını vurgulayan firma yetkilisi Tekin Ak, katılım artmasını hedeflediklerini belirterek; “Bizler çalışanlarımızla birlikte her zaman yardımsever olan ve hepimizin ihtiyaç duyduğuna inandığımız kan bağışını kendimize bir görev addettik. Her yıl bu bağışlarımızı yapmaktayız. İhtiyaç olduğunda hastanelere, bazı akrabalarımız ve tanıdıklarımızın da aynı şekilde bağışta bulunmalarını istiyoruz. Bizlere de bir gün gerekli olacağını düşünerek yapılması gereken bir vatandaşlık görevi olduğunun da bilincindeyiz. Kan bağışının gerekliliğine inanan bir şirketiz. Bu duyarlılığı için tüm çalışanlarımıza ve şirket yetkililerimize teşekkür ediyorum. Ancak başımıza geldiği zaman bazı şeyleri anlıyoruz. Bu konuda bilinçlenmemiz gerektiğini ve eksiklerimizin olduğunu düşünüyorum. Bizde kazalar sonrası oluşan acil kan ihtiyacına dikkat çekmek için böyle bir etkinlik düzenledik. Toplum olarak kan ve organ bağışı konusunda duyarlılığımızı artırmalıyız” diye konuştu.