Etiket: bağış

  • Hastanede Organ Bağış Standı Kuruldu

    Adıyaman 400 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 3-9 Kasım Organ Bağış Haftası nedeniyle organ bağış standı kuruldu.

    Adıyaman 400 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Bağış Birimi tarafından 400 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi girişine kurulan stadın açılışı yapıldı. 3-9 Kasım Organ Bağış Haftası dolayısıyla gerçekleştirilen açılışa Sağlık İl Müdürü Dr. Mehmet Emin Taş, Adıyaman Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Erdoğan Öz, Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kutlu, Hastane Yöneticisi Yrd. Doç. Dr. Fatih Doğan, Başhekim Yardımcısı Dr. Ali Kaplan, İdari ve Mali Hizmetler Müdürü Osman Aydın katıldı. Organ Bağış Birim sorumlusu Fikriye Kaplan basın mensuplarına ve vatandaşlara organ bağışının önemini anlattı.

    İl Sağlık Müdürü Dr. Emin Taş yaptığı konuşmada ‘’3-9 Kasım tarihleri arasında Organ ve Doku Bağış Haftası olarak, Sağlık Bakanlığımız tarafından ülke genelinde bir dizi etkinlikler yapılmakta. Burada temel amaç, özellikle yaşam umudu bekleyen organ ve doku bağışıyla yaşama tutunacak olan hastalarımızın yaşama bağlama ümidiyle ve vatandaşlarımızın bu konuda bilinç düzeyini, duyarlılık düzeyini arttırmaya yönelik faaliyetleri vatandaşlarımızla ve çalışanlarımızla paylaşıyoruz. Hakikaten insani bir duygu, organ ve doku bağışı yaparak bir yaşama can veriyoruz. Bu konuda tüm vatandaşlarımızın duyarlı davranmalarını telkin ediyoruz. Sağlık Müdürlüğü olarak bugün Eğitim ve Araştırma Hastanesinde açtığımız bu stantta hafta boyunca vatandaşlarımıza bilgilendirme yapılacak. Yine organ ve doku bağışında bulunmak isteyen vatandaşların kayıtları alınacak. İlimiz de bugüne kadar yaklaşık 2 bin bağışçı var. Ben organ ve doku bağışında bulunan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum’’ dedi.

    Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreter Erdoğan Öz ise, ‘’ Ülkemizde de dünyada olduğu gibi birçok insan yaşayabilmek için kaliteli bir yaşam için organ bekliyor. Biz ülkemizde gittikçe organ nakli konusunda hassasiyet gösterilmesi için çalışma yapıyoruz. Bu hafta sadece bir hafta olarak düşünmemeliyiz. Birisinin yaşama tutunması için organlarımızı birlikte kendimizle mezara götürmememiz lazım bağışlamamız lazım. Çevremizdeki insanların organlarını bağışlaması için teşvikte bulunalım. Yaşama tutunmak isteyenler için elimizi uzatalım, organlarımızı mezara değil, başkalarının canına can katabilmek için lütfen bağışlayalım” diye konuştu.

    Halk Sağlığı Dr. Müdürü Mustafa Kutlu ise, ‘’ Ülkemizde ortalama yaşam süresinin artmasıyla beraber kronik hastalıkların ve yaşam kalitesini etkileyecek hastalıkların sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Bu durumda da sağlıklı yaşamak için insanların karaciğer, böbrek gibi organlara ihtiyacı olmaktadır. Bizler organ bağışlamasını teşvik ederek herhangi bir rahatsızlığı nedeniyle yaşam kalitesini arttırma açısından transplantasyonu desteklememiz gerekiyor’’ şeklinde konuştu.

    Başhekim Yardımcısı Dr. Ali Kaplan ise ‘’ Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar, tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de önemli sağlık sorunlarından biri haline gelmiştir. Organ ve doku nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Ülkemizde, organ bekleme listesine kayıtlı 25 bin 326 (böbrek:22159, kalp:623, karaciğer:2219, akciğer: 5, kalp kapağı: 4, pankreas: 265) hasta bulunmaktadır. Bu hastalar bir gün kendilerine bir organ bağışlanır ümidiyle yaşama tutunmaya çalışmaktadırlar .Ancak bu hastaların bir kısmı yakınlarından alacakları organlarla sağlıklarına kavuşabilecekler ama ne yazık ki bir kısmı ise nakil olacak organ bulamayacakları için hayatını kaybedecektir. 2014 yılında yaklaşık 2000 vatandaşımız nakil olamadan hayatını kaybetmiştir.

    Ülkemiz, organ faaliyetleri için uluslararası standartlarda nakil merkezlerine ve deneyimli nakil ekiplerine sahiptir. Ancak yapılan bağışların çoğunluğu canlı vericilerden olup, kadavradan yapılan bağış oranları yetersiz kalmaktadır. Tüm çalışmalara ve sağlanan artışlara rağmen kadavra bağış oranları istenilen seviyenin çok altında kalmaktadır. Avrupa da %75 olan aile bağış oranı ne yazık ki ülkemizde %25 seviyesindedir. Organ bağışının istenilen düzeye ulaşmamasında ve toplumda yeterli duyarlılığın olmamasında, bilgi eksikliği, ön yargılar ve yanlış inanışlar önemli rol oynamaktadırlar. Hastanemiz Organ Bağış Birimi, 3-9 Kasım Organ Bağış Haftası münasebetiyle, merkez binamızda açtığı stant ile vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda bilgilendirmeyi, bilinçlendirmeyi ve farkındalık yaratmayı hedeflemektedir. Bağışlarınızla hayat devam etsin sloganıyla tüm halkımızı organ bağışına davet ediyoruz’’ şeklinde bilgi verdi.

    Konuşmaların ardından Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Erdoğan Öz’de organ bağışı için kayıt yaptı.

  • Prof. Dr. Uyanık: “Kan Bağışı Sadece Bağış Yaptığınız Kişi İçin Değil; Sizin İçin De Yararlı”

    Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık, ’Bugün sana, yarın bana ve herkesin kana ihtiyacı olacağı bir günün geleceği’ düşüncesiyle düzenli kan bağışı kültürünün yerleşmesi gerektiğini söyledi.

    Tıptaki gelişmelere rağmen kanın yerini tutacak, alternatif bir tedavinin olmamasının, düzenli kan bağışı yapmayı ne derece önemli bir ihtiyaç haline getirdiğine belirten Hisar Intercontinental Hospital Klinik Laboratuvarlar Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık, dünyada gelişmiş ülkelerde gönüllü kan bağışının nüfusa oranı yüzde 5’e yaklaşırken, Türkiye’de ancak bunun yarısı kadar olduğunu söyledi. Güvenli gönüllü kan bağışlarının yetersiz olması nedeniyle, kan ve kan ürünleri ihtiyacı, hasta yakınları tarafından kana kan ve bir takım zorunlu yöntemlerle karşılandığını söyleyen Uyanık, “Dolayısıyla ’Bugün sana, yarın bana ve herkesin kana ihtiyacı olacağı bir günün geleceği’ düşüncesiyle düzenli kan bağışı kültürünün yerleşmesi gerekir” dedi.

    Türkiye’de kan ihtiyacı 2 milyon 500 bin ünite kan bağışı ile karşılanabilecek iken, 2014 yılında toplam 1 milyon 860 bin 225 ünite kan bağışı olduğunu belirten Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık, “Kadınların kan bağışı oranı artmakla birlikte, bağış yapanların yüzde 88’i erkekler iken, yüzde 12’si kadınlardır. Oysa 18-65 yaş aralığında ve 50 kg üzerinde olan herkes, önemli bir sağlık sorunu yoksa yılda dört kez kan bağışı yapabilir. 1 ünite, yani bir torba kan, ortalama 450 ml’dir. İnsan vücudunda yaklaşık 6000 ml kan olduğunu göz önüne alınırsa, bu kadar kan vermek herhangi bir risk oluşturmaz” ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Bekir Sami Uyanık, kan bağışının, kan veren için yararlarını şöyle açıkladı:

    “Kan vermeden önce, sorgulama formuna verilen sağlığımızla ilgili bilgiler, boy, kilo, tansiyon, nabız, vücut sıcaklığı yanı sıra, kan grubu, kan sayımı (hemoglobin) ve serolojik tarama testleri ölçüldüğünden, mini bir check-up da yapılmış olur.

    Kan verince, kan yapan doku ve organlar uyarılarak, yeni kan yapmaya sevk edilir; böylece kan hücreleriniz yenilenmiş olur.

    Düzenli kan veren kişinin, kalp krizi geçirme riskinin azaldığı yönünde araştırmalar bulunmaktadır.

    Özellikle bacaklarda olmak üzere damar hastalıklarını engellediği, bazı komplikasyonları önleyebileceği düşünülmektedir.

    Karaciğer, akciğer, kalın bağırsak gibi bazı kanserlerin gelişme riskini azalttığı yönünde çalışmalar devam etmektedir. Bu konuda, vücuttan kan verme ile kan demirinin uzaklaştırılması, hücreler için zararlı oksidatif ajanlara karşı vücut direncinin artışının, etkili olduğu gösterilmeye çalışılmaktadır.

    Kan kolesterol, trigliserid, şeker ve üre, kreatinin, ürik asit gibi metabolit düzeylerinin normalleşmesine olumlu etkisi olduğu, böylece metabolik hastalıkların da kontrol altında tutulmasına yardımcı olabileceği ileri sürülmektedir.

    Bir ünite kan bağışı ile birkaç hastaya yardım etme düşüncesi, insanı mutlu eder, psikolojik olarak rahatlatır. Kendi ihtiyacı olduğunda da kan bağışlayacak gönüllerin olacağına ümidi artar”.

    Uyanık, kan bağışı sonrası dikkat edilmesi gerekenler hakkında şunları söyledi:

    “Kan verme işleminden sonra hemen ayağa kalkmayıp, 5-10 dakika istirahat edin.

    İstirahat sonrası yapılacak ikramları ve görevlinin önerilerini dikkate alın.

    Sigara içiyorsanız, kan bağışından sonra 1 saate kadar içmeyin.

    Kan verdiğiniz kolunuzla birkaç saat ağır şeyler taşımayın.

    Bağıştan sonraki 5-6 saat hamam, sauna gibi aşırı sıcak ortamlarda bulunmayın”.

  • Bağış, ayın polisi seçildi

    Erzurum’da üniversite öğrencisinin çantasını kapkaç yapan şüpheliyi yakalatan polis memuru, ayın polisi seçildi.
    Erzurum Emniyet Müdürlüğü tarafından her ay yapılan ayın polisi uygulamasında Kasım ayının polisi Serhat Bağış seçildi.
    Konuyla ilgili şu açıklama yapıldı:
    “Asayiş Şube Müdürlüğü Ekipler Amirliğine bağlı ekiplerimizce, meydana gelen faili meçhul olayların araştırılması amacıyla Gürcükapı Polis Merkezi Amirliği’ne intikal edilmiş, meydana gelen “Kapkaç” olayı ile ilgili olayın müştekisinin ifadesinde “Erzurum Atatürk Üniversitesinde öğrenci olduğunu, Saraybosna Caddesi üzerinde bir şahsın arkasından gelerek kol çantasını almaya yeltendiğini, şahsa direndiğini , direnirken çantanın askısının koptuğunu, çantayı şahsın alıp kaçtığını, biraz ilerde çantadan cüzdanın düştüğünü ve şahsın cüzdanı alıp uzaklaştığını” belirtmiştir. Olayla ilgili çevrede yapılan araştırmada, şahsın çevrede farklı bir isimle tanındığı bilgisine ulaşılmış, bu bilgiler doğrultusunda şahsın gerçek ismine ulaşılarak açık kimlik bilgileri ve telefon numarasının tespit edilmesi üzerine, Polis Memuru Serhat BAĞIŞ tarafından bahse konu telefon numarasından aranarak şahsa nerede olduğu sorulmuş, şahsın otobüs ile İstanbul iline gittiğini belirtmesi üzerine, otobüs firmalarından yapılan araştırmada İstanbul iline bilet aldığının tespit edilmesi neticesinde Erzincan Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü görevlilerine konu hakkında bilgi verilerek şahsın yakalanması sağlanmıştır. Bu itibarla Polis Memuru Serhat Bağış’ın başarılı çalışmalarından dolayı 2014 Yılı Kasım Ayının Polisi olarak seçilerek Başarı Belgesi ile ödüllendirilmesi uygun görülmüştür.”

  • Eli öpülesi dadaş

    Eli öpülesi dadaş

    Erzurum’da 1977 yılında Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden emekli olan ve şimdi Ankara’da oturan 88 yaşındaki İbrahim Hakkı Kubilay, değer kazanan arsasını satıp elde ettiği 1 milyon 300 bin lirayı okul yapımı için valiliğe teslim etti.

     

    Belediyede 1947 yılında memur olarak göreve başlayan İbrahim Hakkı Kubilay, 1977 yılında Belediye Başkan Yardımcılığı’ndan emekli oldu. Ankara’ya yerleşen Kubilay, Erzurum‘un merkez Palandöken İlçesi’ndeki tarlası arsa olarak değerlenince satışa çıkardı. Satılan arsadan aldığı 1 milyon 300 bin lira ile hem doğduğu topraklara vefa borcunu ödemek hem de okul yaptırma hayalini gerçekleştirmek isteyen Kubilay, Milli Eğitim’in ‘eğitimde yüzde yüz destek’ projesine yatırdı.

     

     

     

    Vekaletname vererek oğlu Akif Cumhur Kubilay’ı Erzurum‘a gönderen İbrahim Hakkı Kubilay, Vali Sebahattin Öztürk ile protokol imzaladı. Protokole göre merkezPalandöken İlçesi’nde eskiyen Yunus Emre İlkokulu sökülerek yerine Kubilay’ın verdiği para ile 16 derslikli bir okul yaptırılacak. İl Milli Eğitim Müdürü Abdullah Bilge‘nin de hazır bulunduğu törende konuşan Kubilay’ın 4 çocuğundan biri olan oğlu Akif Cumhur Kubilay, “Babamın en büyük arzusu memleketi Erzurum‘a okul yaptırmaktı. Artık bu hayaline kavuşacak” dedi.

    VALİ ÖZTÜRK: PİYANGO VURMUŞ GİBİ SEVİNDİK

    Hayırsever vatandaşların yardımlarından çok mutlu olduklarını dile getiren ValiSebahattin Öztürk, tayininin Antalya’ya çıktığını anımsattı. Antalya’ya gitmeden önce son imzayı böylesine önemli bir hayır işine attığına dikkati çeken Vali Öztürk, şunları söyledi:

    “Okul yaptırma planlarımızı bütçemize göre yapıyoruz. Ekstradan böyle bir imkan çıktığı an ‘piyango vurmuş’ gibi seviniyoruz. Erzurum‘da ne yazık ki bu çok sık yaşadığımız bir durum değil. Şehir merkezimizde yetersiz olan binayı yıkıp yerine bugünkü şartlara uygun, depreme dayanıklı 16 derslikli bir okul yapılacak. Daha doğrusu Erzurum güzel bir okula kavuşacak. Onlar da yaptıkları hayrın karşılığını görecek inşallah. ‘Tarlamız bu şehirde değer kazandı, onun zekatını bu şehire verelim’ kabilinden bakılmış olaya. En kısa zamanda inşaatına başlanacak ve önümüzdeki yıl bitecek.”

  • Örnek bir Dadaş ailesi

    Daha önce Pelit Meydanı’nda hizmet veren Mehmetçik Vakfı, hayırsever işadamı Selahattin Gençay’ın ölmeden önce vakfa bağışladığı İstasyon Meydanı’ndaki iki katlı yeni binasına taşındı.

     
    2009 yılında yaşamını yitiren Erzurumlu hayırsever işadamı Selahattin Gençay’ın ölmeden önce ailesine son vasiyeti İstasyon Meydanı’nda bulunan iki katlı evinin Mehmetçik Vakfı’na bağışlanması oldu. 83 yaşında yaşama veda eden Gençay’ın ölümünün ardından vakıfla temasa geçen Gençay ailesi babalarının vasiyetini yerine getirerek evi Mehmetçik Vakfı’na teslim etti.

     
    Gençay ailesi, babaları Selahattin Gençay’ın ömrünü hayır işlerine adadığını belirterek, “Babamız kendini hayır işlerine adamış bir işadamıydı. Erzurum sevdalısı olarak Erzurum’da hizmet veren Mehmetçik Vakfı’na İstasyon Mahallesi’ndeki iki katlı evi vermezi için bize vasiyette bulundu. Babamız ölünce bizde vakıf yetkilileriyle temasa geçtik. Babamızın vasiyetini yerine getirerek evi kendilerine teslim ettik” dediler.
    Mehmetçik Vakfı Erzurum İl Temsilcisi Necati Yıldız ise, yapılan bağışın çok anlamlı olduğunu ifade ederek, “Erzurumlu hayırsever işadamı Selahattin Gençay, çok önemli ve anlamlı bir bağış yapmıştır. Kendisinin toprağı bol, mekanı cennet olsun. Mehmetçik Vakfı olarak ailesine teşekkür ediyoruz” diye konuştu.