Etiket: Bağımsızlık

  • Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Canpolat’tan Ayasofya önerisi: “24 Temmuz tarihi Bağımsızlık Bayramı olarak kutlanmalı”

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Canpolat’tan Ayasofya önerisi: “24 Temmuz tarihi Bağımsızlık Bayramı olarak kutlanmalı”

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde 86 yıl sonra cuma namazı kılınmasına ilişkin, “24 Temmuz tarihi, Türk tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. 86 yıl sonra tekrar cuma namazının kılındığı 24 Temmuz tarihi Bağımsızlık Bayramı olarak kutlanmalıdır” dedi.

    Osmanlı Ocakları’nın tarih hocası, konferans ve toplantılarına katılan Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz ile Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat, 86 yıl sonra dün ilk kez namaz kılınan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin açılışı ve tarihi sürecine ilişkin Ayasofya Camii önünde karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ayasofya üzerinden dünyaya verdiği mesajların önemine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, “Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Ayasofya; kiliseden değil, müzeden camiye dönüştürüldü’ dedi. Ben bu sözü çok sevdim” şeklinde konuştu.

    “Adının yanına vakfiyede yer alan ve orijinal ismi olan ‘Mescidi Fethiye’ adının da eklenmesi gerekir diye düşünüyorum”

    Fatih Sultan Mehmet’in Ayasofya Vakfiyesi üzerinden AK Parti hükümetine ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a seslenen Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye, Ayasofya’yı camii olarak ibadete açmakla çok önemli ve hayırlı bir hizmete imza atmıştır. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi adının yanına vakfiyede yer alan ve orijinal ismi olan ‘Mescidi Fethiye’ adının da eklenmesi gerekir diye düşünüyorum.”

    Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat’la ilginç bir hatırasını da paylaşan Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, şunları söyledi:

    “Avrupa’da bir siyasi partinin başkanı, bana bundan tam 19 sene öncesinde ilginç bir söz söyledi. Ayasofya konusunda fikirlerini benimle paylaşan o siyasi parti başkanı, ‘Samimi bir Hristiyan devlet adamı Ayasofya’nın kirli, paslı bir müze olarak kalmasını istemiyor. İster cami veya ister kilise olsun ama müze yerine mabet olarak kalsın’ dedi. Bu sözü bundan tam 19 yıl öncesinde bir siyasi partinin genel başkanı bana söyledi.”

    “Fatih Sultan Mehmet, o dönemlerde tüm kilise ve havraları çok rahatlıkla camiye dönüştürebilirken adaletli davranmıştır”

    Ayasofya’nın ibadete açılması nedeniyle bazı Avrupa ülkelerinden gelen tepkileri de yorumlayan Akgündüz, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Ayasofya ve İstanbul savaş yoluyla, kılıç gücüyle alınmıştır. Hahamlar ve papazlar, Fatih Sultan Mehmet Han’a gelerek, ‘17 tane kiliseyi ister camiye dönüştürebilir veya istersen yıkabilirsin. O halde sen burayı barış yoluyla almış gibi muamele et’ dedi. İşte bu nedenle; Üsküdar, Beyoğlu, Kumkapı ve Edirnekapı’da kilise çanları çalıyor. Fatih Sultan Mehmet, o dönemlerde tüm kilise ve havraları çok rahatlıkla camiye dönüştürebilirken adaletli davranmıştır.”

    “24 Temmuz tarihi Bağımsızlık Bayramı olarak kutlanmalıdır”

    24 Temmuz tarihinin Bağımsızlık Günü olarak kutlanması gerektiğini ifade eden Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat ise şunları söyledi:

    “24 Temmuz tarihi, Türk tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. 86 yıl sonra tekrar cuma namazının kılındığı 24 Temmuz tarihi Bağımsızlık Bayramı olarak kutlanmalıdır. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde Türkiye prangalarını kırmış, ikinci bir Bağımsızlık savaşı başlatmıştır. Türkiye’nin Ayasofya kararı da yerli ve milli bir duruşun ürünüdür. Eskisi gibi dışarıya karşı el pençe duran bir Türkiye yoktur. Türkiye her türlü baskıya rağmen kendi kararını kendisi verebilmiştir ve cuma namazını Ayasofya’da kıldık.”

  • Başkan Öz: “Erzurum; bağımsızlık ve milli mücadelenin sembol şehridir”

    Başkan Öz: “Erzurum; bağımsızlık ve milli mücadelenin sembol şehridir”

    AK Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz, 12 Mart Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 101. yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

    Başkan Öz, yayımladığı mesajında, şöyle dedi: “Bir milletin gururu ve uğrunda övünç duyulan vatan şehirleri vardır. Bu şanlı ve aziz milletin tarihini başlatan ve mukaddesatına kendisini adayan şehirleri vardır. Erzurum; büyük Türk milletinin tarihi misyonunda Anadolu’nun kilidi ve anahtarı konumunu üstlenmiş kutsal ve tarihi Müslüman-Türk yurdudur. Erzurum, Türk-İslam mührünü tüm varlığında taşıyan nadir şehirlerimizden biridir. Erzurum; üstlendiği tarihi misyonu gereği Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesinin yegâne sembol ve simge şehridir.” Doğu’nun muzaffer kumandanı Kazım Karabekir Paşa’nın 12 Mart sabahını ifade eden düşüncelerini mesajında yer veren Başkan Öz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Erzurum’un 12 Mart sabahını Kazım Karabekir Paşa, şöyle anlatır; ‘Erzurum’da öyle acıklı olaylar gördük ki insanı insanlığından iğrendiriyordu. Halk gözyaşlarıyla şuraya buraya koşuyor, kimi oğlunu, kimi babasını, kimi karısını süngülenmiş veya yakılmış buluyor, saçlarını yoluyordu. Sokaklarda hayat eseri görülmüyordu. Yerlerde çocuk, kadın ve yaşlılar kanlar içinde yatıyordu. Sokaklarda canlılıktan bir iz bile kalmamıştı.’ İşte bugün üzerinde gezindiğimiz bu mübarek şehrin toprakları Hakk’a yürüyen şühedanın kanları ve şehadetleriyle yoğrulmuştur. 101 yıl önce bir 12 Mart’ta içimizi acıtan bu yara bir asır geçse dahi halen daha yüreğimizi dağlamaktadır. 12 Mart bu aziz şehrin düşmana karşı gösterdiği dirilişin adıdır. 12 Mart; hürriyet ve bağımsızlık uğruna candan, yardan ve serden geçenlerin vatan mücadelesini anlatır bizlere Bu duygu ve düşüncelerle 101 yıl önce Erzurum’un vatanlaşması uğruna şühedaya koşan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.”

  • Özden: “Bağımsızlık için gençlere muhtacız”

    Girişimcilik Ekosistemi Derneği (GED) Başkanı Esra Özden, Çukurova Üniversitesi’nin mühendis adayı öğrencileriyle bir araya geldi. Özden, “İhracatının sadece yüzde 3’lük bölümü yüksek teknoloji ürünlerden oluşan Türkiye, yakın gelecekte çok zor durumda kalacak. Bırakın zenginliği, ülkemizin bağımsızlığı için size muhtacız. Kendinizi iyi yetiştirin. Eğitim alırken bir iş fikri, bir proje veya en az bir inovatif bir ürün üzerinde çalışın” diye konuştu.

    Çukurova Üniversitesi’nin mühendislik bölüm öğrencilerinin üyesi olduğu IEEE (Institute of Engineers and Everyone Else) Kulübü’nün ‘Güçlü Kadın Mutlu Yarın’ konulu etkinliğinde konuşan GED Başkanı Esra Özden, Türkiye ekonomisinin yıllardır yüksek enflasyon, kapanmayan cari açık, istikrarsız büyüme sorunu yaşadığını belirten Özden, “Sorunun temelinde yeterince icat ve marka çıkaramıyor olmamız var. Kumaş, domates, mobilya satarak ekonominin en büyük 10 ülkesi arasına girebilmemiz mümkün değil. Size ve sizin inovatif girişimlerinize muhtaç bir Türkiye var. Yazılım, donanım, yapay zeka içeren girişimlere ihtiyacımız var. Hintli’den, Amerikalı’dan, Malezyalı’dan daha iyi yapabileceğimizi biliyoruz. Bunun için aday girişimciden mentore, melek yatırımcılardan tüm kurumlarımıza işbirliği yapacak bir ekosistemi çalıştırmamız yeterli olacak” şeklinde konuştu.

    Destekler önemli

    Dünya yüksek teknoloji ürün ihracatında Türkiye’nin 102’nci sırada olduğunu belirten Özden, birçok olumsuzluğa rağmen girişimciliğin geliştirilmesi çerçevesinde önemli adımların da atıldığını söyledi. KOSGEB tarafından verilen eğitim ve finansal desteğin önemli olduğunu anlatan Özden, “GED’i ilk etapta Adana ve Mersin’in girişimcilik ekosistemini çalıştırmak için kurduk. Hepinizi iş fikirleriniz, inovatif icatlarınız ve projelerinizle GED’e bekliyoruz. İş fikrinizin hayata geçmesinden markalaşma sürecine yanınızda olmak için varız” diye konuştu.

    Girişim ve teknoloji için

    ÇÜ IEEE Kulübü Başkanı Haluk Furkan Kıcık da etkinliğin açılışında yaptığı konuşmasında üyelerinin girişimcilik ve teknolojik faaliyetler çerçevesinde vizyonlarına geliştirmek için bu etkinlikleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Kulübün tüm gün süren etkinliği çerçevesinde Cybersoft’tan İş Geliştirme Müdürü Emel Büyükyavuz, İnsan Kaynakları Müdürü Songül Karaosmanoğlu, Sabancı Grup’tan Bölge Müdürü Gülnihal Özdemir, Saha İş Geliştirme Uzmanı Selin Alıncak, Vodafone Bölge Sorumlusu Dilara Koç, TEB Kadın Bankacılığı Müdürü Berna Tuzuner sunum yaptı. Tüm gün gerçekleştirilen seminere katılan öğrencilere sertifika verildi.

  • Kazakistan Cumhuriyetinin Bağımsızlık Yıldönümü kutlandı

    Selçuk Üniversitesinde Türk Dünyası Araştırma ve Tanıtım Topluluğu tarafından Kazakistan Cumhuriyeti’nin Bağımsızlık Yıldönümü ve Cengiz Aytmatov’un doğum günü için program gerçekleştirildi.

    Selçuk Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezinde, Türk Dünyası Araştırma ve Tanıtım Topluluğu tarafından Kazakistan Cumhuriyetinin Bağımsızlık Yıldönümü ve Cengiz Aytmatov’un doğum günü münasebetiyle bir program düzenlendi.

    Programın açılış konuşmasını yapan Selçuk Üniversitesi Türk Dünyası Araştırma ve Tanıtım Topluluğu Danışmanı Çağatay Benhür, “Topluluğumuz ilk günden itibaren öğrencilerimizin insiyatifiyle ortaya çıktı. 9 ayrı ülkeden 20 kurucu üyeyle kuruldu. Arkadaşlarımız teveccüh gösterdiler bendenizi topluluğun akademik danışmanı olarak seçtiler. Sonra nasıl faaliyetler yapacağımız konusunda düşünmeye başladık ve 2 önemli olayı bir araya getirdik. Bunlardan ilki Türk Dünyasının ve Kırgızistan’ın önemli yazarlarından Cengiz Aytmatov’un 90. Doğum Yıl Dönümü ile ilgili 2. ortak faaliyetimiz Kazakistan Cumhuriyetinin kuruluşunun kutlanmasıydı, bu sene 27. yılını kutluyoruz” dedi.

    Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut ise, “Kendimizi bildik bileli küçüklüğümüzden bu yana Türk kardeşlerimiz denince yüreğimiz sızlardı. Biz bu şuurla yetiştik. Bağımsızlığına kavuşamamış kardeşlerimiz için yüreğimiz sızlardı. Biz, kardeşlerimizi, memleketinizi hiç görmeden kendi öz kardeşlerimiz gibi severdik, özlerdik, arardık ve bağımsızlığınıza kavuşmanız için dualar ederdik. Bugün Elhamdülillah diyoruz. Rabbimize binlerce şükür olsun diyoruz. Bizim Orta Asya’da kökümüz bir olan kardeşlerimiz çok şükür hürriyetlerine kavuştular. Esasında Türk hiçbir zaman esir olmaz. Esaret altındayken bile yüreği hürriyet diye çarpar” şeklinde konuştu.

    Kazakistan Ankara Büyükelçiliği Temsilcisi İsatay Süleymanoğlu da, “27 yıl önce ilan ettiğimiz bağımsızlık mücadelesini asırlardır, sürdürmek Kazak halkının tarihinde bir zirve, ulus olarak bundan sonra başaracaklarımızın sarsılmaz bir temeli olmuştur. Bağımsızlığımızı, 16 Aralık 1991’de ilan etmiş ve bu bağımsızlığı ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur. Bağımsızlığı kazandığımızdan bu yana Kazakistan olarak kalkınma projelerinden eğitime, siyasi ilişkilerden kültürel iş birliğine kadar bu alanlarda kardeş Türkiye’nin desteklerini gördük. Bizde her zaman Türkiye’nin yanında bulunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Dünya’da Kazakistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu belirten Selçuk Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Tahir Balevi ise, “Kazakistan 18 milyon civarında olan nüfusu ile özgürlüğün ardından yükselen Türk İslam bilinci ile Orta Asya’nın gelecek vadeden Türk Cumhuriyetlerinden biridir. Kazakistan Türklüğü, tarihi, kültürü, dili, dini gibi sebeplerden dolayı Türkiye’ye en yakın dost ve kardeş bir ülkedir. Bu yüzden iki ülke arasında ilişkiler hızla artmış ve artmaya devam etmektedir” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından etkinlikte Kazakistan’a ait şiir, destan, şarkıların okunmasıyla ve Kafkas dans gösterileriyle izleyiciler eğlenceli dakikalar yaşadı.

    Program toplulukta yer alan üyelere plaket takdim edilmesinin ardından sona erdi.

    Programa, Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Tahir Balevi, Kazakistan Ankara Büyükelçiliği Temsilcisi İsatay Süleymanoğlu, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmi Uyanık, Edebiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Hacı Ahmet Şimşek, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

  • Kazakistan bağımsızlık günü OMÜ’de kutlandı

    Kazakistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının 27. yıldönümü Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Uluslararası İlişkiler Birimi Uluslararası Öğrenci Ofisi ve Uluslararası Öğrenci Topluluğunun düzenlediği bir etkinlikle kutlandı.

    OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşen etkinliğe; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ali Cengiz, OMÜ Uluslararası Öğrenci Topluluğu akademik danışmanı Prof. Dr. İzzet Akça, akademisyenler ve Kazakistanlı öğrenciler olmak üzere üniversite öğrencileri katıldı.

    “Kazakistan ve Türkiye aynı kültür ve tarihten beslenen dost ülkelerdir”

    Etkinliğin ilk konuşmasını yapan Prof. Dr. İzzet Akça, “Kardeş ülke Kazakistan’ın 16 Aralık 1991 bağımsızlık günüdür. Kazakistan Cumhuriyeti’nin ilan ettiği bağımsızlığını ilk tanıyan ve ilk kardeş elini uzatan ülke Türkiye olmuştur. Benzer şekilde 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev Türkiye’ye gelerek, Kazak halkının selamlarını ve geçmiş olsun dileklerini getirmiş ve Türkiye’nin yanında olduğunu belirtmiştir. Her daim Kazakistan’ın yanında yer almış bir ülke olarak, bu kardeşliği asla unutmayacağız. Türkiye’nin Kazakistan ile arasında binlerce kilometreye rağmen, güçlü bir kardeşlik bağı bulunmaktadır. Çünkü Kazakistan ve Türkiye aynı kültür ve tarihten beslenen dost ülkelerdir ve dostluk sonsuza dek sürecektir” dedi.

    “Kazakistan bağımsızlık gününde sizlerin duyduğu heyecanı ve hazzı biz de duyuyoruz”

    Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ali Cengiz ise, “Kazakistan ve bütün Türki cumhuriyetlerin vatandaşları bizim birer parçamız. Bizden farklı değilsiniz. O anlamda Kazak bağımsızlık günü bizim de bağımsızlık günümüzdür. Sizlerin duyduğu heyecanı ve hazzı biz de duyuyoruz. Sizler de bizim uluslararası öğrencilerimiz olarak burada aldığınız eğitimi, edindiğiniz her türlü kazanımı ülkenize döndüğünüzde bu ülkenin de bir temsilcisi olarak en iyi şekilde yaşayacağınıza ve yaşatacağınıza eminim.” diye konuştu.

    Kazak kültürü müzikleri ve sporuyla tanıtıldı

    Konuşmaların ardından Kazakistan’ın tarihi hakkında önemli bilgiler veren kısa bir görsel sunum yapıldı. Daha sonrasında gerçekleşen Kazak Türklerinin önem verdiği çalgılarından dombıra eşliğinde söylenen türkü, geleneksel Kazak dansı, Kazakça okunan şiirler ve nihayetinde yapılan Kazak güreş gösterisi katılımcıların büyük ilgisini çekti. Ayrıca görsel sunumla Kazakistan hakkında eğlenceli bir yarışma yapıldı ve doğru cevap verenlere Kazak çikolatası ikram edildi.

    Etkinlik, Kazakistan’a özgü ikramların sunulması ve hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.