Etiket: Bacasız

  • YDÜ bacasız sanayiye, dünya standartlarında eleman yetiştiriyor

    Yakın Doğu Üniversitesi, Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okulu Müdürü Doç.Dr. Tülen Saner, sektörün talep ettiği geleceğin yönetici ve akademisyenlerine, çağdaş eğitim programı ve uygulamaları ile uluslararası standartlarda Türkçe ve İngilizce lisanlarında eğitim vermekte olduklarını belirtti.

    Yakın Doğu Üniversitesi, Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okulu güncel bilgi ve beceri ile donatılmış, analitik ve nesnel düşünme yetileri gelişmiş öğrenciler yetiştirerek sektöre kazandırabilmek için, tüm akademik ve idarî kadro bir ekip ruhu ile çalışmakta, yüksek kaliteli eğitim ve öğretim hizmeti vermektedir.

    “Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans olmak üzere 3 ayri programla turizm eğitimi verilmekte”

    Yakın Doğu Üniversitesi Kıbrıs (Near East University Cyprus ) Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Yakın Doğu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okulu’nda, önlisans, lisans ve yüksek lisans olmak üzere 3 ayrı programla turizm eğitimi verilmektedir.

    “Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünde öğrenciler hem Dünya mutfaği hem de Kıbrıs Mutfağı konusunda teorik ve pratik bilgi ile donatiliyorlar”

    Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okulu Müdürü Doç.Dr. Tülen Saner, Önlisans programında sektörün ihtiyacı olan ara insangücü yetiştirmeyi amaçlanırken, lisans programında öğrencilere hem teorik hemde pratik dersler sunarak sektörün ihtiyacına uygun nitelikte ve nicelikde, yabancı dil bilen, yetkin bireyler yetiştirilmekte olduğunu anlattı. Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünde hem dünya mutfağı hem de Kıbrıs mutfağı konusunda teorik ve pratik bilgi ile donatılmış bireyler yetiştirmektedir.

    Yüksek lisans programında ise daha çok akademik araştırmalara yönelerek sektöründe ihtiyacı olan bilimsel araştırmaları destekleyerek sektöre kazandırılması hedeflenmektedir.

    Doç.Dr. Tülen Saner, Öğrencilerimiz, eğitim dili olan İngilizcenin yanısıra Rusça, Almanca, İtalyanca, Fransızca ve Arapça öğrenme ayrıcalığına sahiptirler dedi.

    Günün koşullarına uygun ve çağımızın gereksinimlerini karşılayan tam donanımlı bilgisayar laboratuvarlarında konaklama ve seyahat endüstrilerinin en gelişmiş ve dünyada yaygın olarak kullanılan programlarını öğrenme fırsatını öğrencilerimize sunmaktayız diyen Doç.Dr. Tülen Saner, Üniversitemize ait Dorana Otel, Park Palace Otel, Öğretmen ‘Restaurant’ı ve kampüsteki tüm diğer restoranlar ile kafeteryalarda; Dorana Seyahat Acentası, Konuk Evi ile M/Y Teal gemisinde derslerin pratik uygulama yapma ayrıcalığına sahip olan öğrencilerimizin ders programımızda yeralan bazı derslerimiz için de arazi çalışmalarını yapmakta olduklarını belirtti.

    Üniversitenin bünyesindeki üç ayrı konaklama işletmesinden Park Palace ve Dorana Otel, öğrencilerin pratik alandaki eksiklerinin giderilmesine katkı koyarken, yine Üniversite bünyesindeki Seyahat işletmeleri de turizme ilişkin tüm doneleri öğrencisiyle paylaşmaya hazır durumdadır.

    Kampüs bünyesindeki Konuk Evi, Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü öğrencileri için hem iş hem de uygulama alanı olarak işlevini sürdürüyor.

    “Öğrencilerimizi günün koşullarına uygun bir şekilde daha ileriye taşımanın yolu sektörle işbirliğinden geçiyor”

    Doç.Dr. Tülen Saner, “Sektörün ihtiyaçlarını daha iyi anlayarak öğrencilerimizi günün koşullarına uygun bir şekilde daha ileriye taşımanın yolunun sektörle işbirliği olması gerektiği bilincine sahibiz, sektörle her zaman işbirliği içerisinde olmaya özen gösterdik. Öğrencilerimiz mezun olduktan sonra özellikle Konaklama İşletmeleri, Seyahat İşletmeleri, Yiyecek ve İçecek İşletmeleri gibi sektörün ana işletmelerinde yönetici olarak çalışabilirler. Mezun olan öğrencilerimize imkânlar dahilinde gerek üniversitemize ait olan turizm ve seyahat işletmelerinde gerekse özel sektörde istihdam olanakları sağlamaktayız. Bu da öğrencilerimizin mezuniyet sonrası iş hayatına atılmalarına büyük bir ayrıcalık ve imkân sağlamaktadır” dedi.

    Saner,”Öğrencilerimize öğrenim yılları boyunca ve ayrıca mezun olduktan sonra, gerek doğrudan iş sahibi olmaları ve gerekse diğer kurum ve kuruluşlarda yetkili konumlara yükselmeleri için, ve yine, hayatlarının akışı içerisinde, sevgi ve güven ortamında bulunmaları yönünde ilişki ve desteğimiz hep sürmüştür ve böyle devam edecektir“ dedi.

  • Kadirli’de bacasız fabrika: Turp

    Türkiye’deki turp ihtiyacının yüzde 70’inin karşılandığı Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde turp hasadı devam ediyor.

    Ağustos ayında yaklaşık 40 bin dönümlük alanda ekimi yapılan kırmızı turp, tarladan sökülerek temizlenmesi için Savrun Çayı’na taşınıyor. Burada oluşturulan havuzlara alınan turplar yıkandıktan sonra paketleniyor.

    Kadirli Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir, Türkiye’nin turp ihtiyacının yüzde 70’inin Kadirli’den karşılandığını belirterek, “Turp sezonu buruk başladı, inşallah bundan sonra iyiye gider, iyiye gitmesini de istiyoruz. Kadirli ekonomisinin yüzde 30’unu turp oluşturuyor. Bu sektörde 4 bin 5 bin işçi çalışıyor ekmek yiyor. Turp denildiği zaman Kadirli akla gelir inşallah iyi olur” dedi.

    Turp, ülkemiz insanının beslenmesinde önemli bir yeri olan, çiğ olarak yenen ve yemeklerde iştah açan bir sebze. Turpun, beslenme yanında insan sağlığı açısından büyük önemi var. Mide ve bağırsakları çalıştırıp sindirimi kolaylaştırıyor.

    Yenildiği zaman içi ısıtıcı özelliği var. Öksürük şuruplarının çoğunun içine beyaz turp suyu ilave ediliyor. Ayrıca mesane hastalıkları, romatizma, damar sertliği, migren, diş etlerini güçlendirme, cinsel gücü arttırma amaçlarıyla turp yıllardan beri kullanılıyor.

  • Adıyaman Halk Eğitim Merkezi Bacasız Fabrika Gibi Çalışıyor

    Adıyaman Halk Eğitim Merkezi, Adıyamanlı hanımları bir taraftan eğitip, bir taraftan da çalıştırarak açtığı kurslarla hem aile bütçelerine destek oluyor hem de bayanları meslek sahibi yapıyor.

    Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş ve eşi Beyhan Demirtaş, birlikte Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan kurslara katılan Adıyamanlı bayanların el emeği göz nuru yaptıkları eserleri inceledi.

    Vali Mahmut Demirtaş ve eşi Beyhan Demirtaş Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan seramik cam, yöresel kilim dokuma, tekstil ürünleri hazırlama, stilistlik/giyim tasarım, deri kol çanta, osmanlı el sanatları yemenicilik, yün eğirme, çocuk gelişimi ve elvan ev tekstil kurslarını gezerek kursiyer bayanlarla sohbet etti.

    Kursiyer bayanlar tarafından işlenen birbirinden güzel ürünleri inceleyen Vali Mahmut Demirtaş ve eşi Beyhan Demirtaş, SODES Projesi kapsamında finanse edilen ve Adıyaman’ı sembolize eden figürlerin deri çanta üzerine entegre edilmesi ile üretilen elde ve omuzda taşınabilir işlemesiyle göz kamaştıran bayan çantalarının üretimi hakkında bilgi aldı.

    Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan ve unutulmaya yüz tutmuş Osmanlı el sanatlarından yemenicilik ve semercilik kursunu gezerek üretilen saf deri yemenileri inceleyen Vali Demirtaş, “Unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin gelecek nesillere aktarılması amacıyla Halk Eğitim Merkezi bünyesinde Osmanlı el sanatları kursu açarak, gençlerimize yemenicilik ve semercilik eğitimi veriyoruz. Bu meslek, ilimizde ve bölgemizde unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer almaktadır. Bu kursta ağırlıklı olarak halk oyunları ekiplerine ayakkabı yapılmakla beraber günlük hayatta da giyilebilir ayak sağlığına uygun saf deri ayakkabı üretilmektedir. Açılan kurslara bayanlarımız büyük ilgi göstermektedir. Eğitirken çalıştıran, çalıştırırken üreten bu kurslara Adıyamanlı bayan kardeşlerimiz aynı zamanda aile bütçesine de katkıda bulunuyor” diye konuştu.

    Vali Mahmut Demirtaş ve eşi Beyhan Demirtaş, Halk Eğitim kurslarındaki incelemenin ardından kadın istihdamını ve kadın girişimciliğini artırmak amacıyla İmamağa mahallesinde hizmet veren ÇATOM binasına geçerek, burada dar gelirli kadınlara yönelik açılan meslek edindirme kurslarını gezdi.