Etiket: Bacağı

  • Bingöl’de bacağı kırık leylek tedavi altına alındı

    Bingöl’de bacağında kırıklar bulunan leylek tedavi altına alındı.

    Merkez Çavuşlar köyü sakinlerinden bir kişi, yaralı leyleği bularak Doğa Koruma ve Milli Parklar Bingöl Şubesi ekiplerine haber verdi. Olay yerine giden ekipler yaralı leyleği alarak tedavisi için Belediye Barınağına götürdü. Veteriner hekimin kontrol ettiği leyleğin bacağında parçalı kırıklar olduğu tespit edilerek tedavi altına alındı.

    Duyarlı bir vatandaşın haber vermesi üzerine bacağı kırık leyleği ekiplerinin aldığını aktaran Doğa Koruma ve Milli Parklar Bingöl Şube Müdürü Aslan Maç,”Tedavi edilmek üzere Bingöl Belediyesi hayvan barınağına teslim ettik. Burada görevli veteriner arkadaşlarca muayene edilen leyleğin, bir bacağından ciddi kırıklar tespit edildi”dedi.

    Yaralı leyleğin tedavi edildikten sonra doğaya bırakılacağını belirten Maç, bir süre tedavisi devam edecek olan leylek iyileşirse doğaya bırakılacağını,iyileşme olmaz ise Kars’ta bulunan yaban hayvanlarını kurtarma merkezine gönderileceğini kaydetti.

  • İki bacağı kopan Abdulbasit’in hayali çocuk doktoru olmak

    Suriye’nin İdlib kentinde, Esad rejimine ait helikopterin varil bombası atması sonucu iki bacağı kopan 10 yaşındaki Abdulbasit Alsatouf, çocuk doktoru olma hayaliyle Hatay’da yaşama tutunmaya çalışıyor.

    Evlerinin bahçesinde öğle yemeği yedikleri sırada rejime ait helikopterin attığı varil bombasının isabet etmesi sonucu iki bacağı kopan Abdulbasit Alsatouf, Hatay Devlet Hastanesindeki tedavisinin ardından taburcu olduktan sonra ailesiyle birlikte dayısı Zeki Zeydan’ın evinde yeni bir hayata başladı.

    Yaşadıklarını unutamayan 40 yaşındaki baba Taan Alsatouf, evin bahçesinde ailesi ile birlikte öğle yemeği yedikleri sırada rejime ait helikopterin varil bombası atması sonucu eşi Meryem (37), kızı Ruba’yı kaybettiğini, damadı 22 yaşındaki Abdulgani Karahmet’in ise yaralandığını belirtti. Alsatouf, “Evimizin bahçesinde ailece öğle yemeği yiyorduk. Helikopterin bomba attığını gördük. Ancak evimize geleceğini bilemedik. Bombanın atıldığını görünce aileme evin içine girmelerini söyledim. Bomba evimize isabet etti. Bu sırada eşim ve kızım Ruba orada öldü. Damadım Abdulgani Karaahmet ise yaralandı, halen Hatay’da tedavisi devam ediyor. Oğlum Abdulbasit iki bacağını kaybetti. 3 yaşındaki kızım Hale ise yaralandı. Bu sırada oğlum Abdulbasit ‘baba beni al’ diye bağırıyordu, kucağıma aldım başka yere götürdüm. Daha sonra İdlib’te Sahra Hastanesinde tedavi gördü. Sonra da İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH), İnsani Yardım Vakfı yetkilileri bizim Türkiye’ye gelmemizi sağladı. Şimdiki halimize şükrediyoruz. Daha önce de babam ve kardeşim de bir hava saldırısında öldüler. Durumumuzu öğrenen İHH ve Türk devleti bizimle ilgilendi ve Cilvegözü’nden ambulans yardımı ile Türkiye’ye getirildik. Devlet hastanesinde tedavi edildik. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk devletine teşekkür ediyoruz. Tedavimizden sonra hastaneden taburcu edildik ve halen yakınımızın yanında oturuyoruz. Bundan sonra Suriye’ye gitmeye niyetimiz yok. Türkiye’de kalacağız. Saldırıdan sonra geriye kalan çocuklarımla huzur ve güven içinde yaşayacağız” dedi.

    “Ölümden döndüm”

    Olayda iki bacağı kopan 10 yaşındaki Abdulbasit Satouf, o anları unutmadığını söyleyerek, “Atılan varil bombası ile iki bacağımı kaybettim. Saldırıda annem ve kız kardeşim Ruba öldü. Babam beni hastaneye götürdü, daha sonra Türkiye’ye getirildim” dedi.

    Okula gitmek, yaşıtları gibi oynamak istediğini ifade eden Satouf, protez bacak istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Satouf, “Ölümden döndüm. Türkiye’de tedavi görüyorum. Şu an iyileşme sürecindeyim. Babama beni götür demiştim, şimdi de Cumhurbaşkanı Erdoğan babaya sesleniyorum, beni ayağa kaldır. Tedavim için bana yardımcı olan Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile beni getiren İHH’ya teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Abdulbasit Alsatouf, okumak ve çocuk doktoru olmak istediğini de söyleyerek, savaşta yaralanan çocukları tedavi etmek istediğini anlattı.

    Baba Alsatouf, oğlunu kucağına alarak her fırsatta bahçeye çıkartıp, cep telefonu ile oyun oynamasını sağlayarak acısını unutturmaya çalışıyor.

  • Suriyeli Bana, iki bacağı kopan Abdulbasit’i ziyaret etti

    Twitter’daki hesabından Halep’teki katliamları dünyaya duyurarak yardım çağrısında bulunan Suriyeli Bana Alabed annesi ve babası ile birlikte, dün İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) aracılığı ile tedavi edilmek üzere Hatay’a getirilen iki bacağı kopan 10 yaşındaki Abdulbasit Alsatuof’u hastanede ziyaret etti.

    Halep’teki katliamlara dikkat çeken Suriyeli 7 yaşındaki Bana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde yapılan girişimlerle bombalardan kurtarılıp, ateşkes anlaşmasının ardından gerçekleştirilen tahliye sonucu ailesiyle birlikte İdlib’e getirildi. Aralık ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ziyaretinde bulunan Halepli Bana, bugün de Hatay’da tedavi altına alınan Abdulbasit Alsatuof’u ziyaret etti ve çiçek ile çeşitli hediyeler verdi.

    Bana, ziyaret sırasında, Abdulbasit Alsatouf’a geçmiş olsun dileklerini sunarken, Türkiye’de kısa sürede tedavi olup, sağlığına kavuşacağını söyledi.

    İdlib ilinde hava saldırısında iki bacağı kopan ve daha sonra da İHH aracılığı ile Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan ambulansla tedavi edilmek üzere Hatay’a getirilen Abdulbasit Alsatuof ise ziyaretten memnun olduğunu ifade etti.

  • İki bacağı olmadan doğdu, dünyaya ihracat yapıyor…(ÖZEL HABER)

    Bursa’da fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve iki ayağı olmayan iş adamı, bütün dünyaya bayrak ihraç ediyor.

    Fakirlikten 7 yaşında ilk çizmesini kendi yapan, yılmadan bir çok işte çalışan Selahattin Afşar, azmi sayesinde başarılı bir iş adamı oldu. Yanında 20 işçi çalıştırıp dünyaya ihracat yapan Selahattin Afşar’ın hayatı herkesin ibret alacağı cinsten. İki ayağı olmadan dünyaya gelmesine rağmen hayata küsmeyen Selahattin Afşar, iş adamı olarak şimdi dünyaya yılda milyonlarca dolarlık bayrak ihraç ediyor.

    Hayat hikayesini İHA mikrofonlarına anlatan Selahattin Afşar, “İki ayağım olmadan dünyaya geldim. Ama böyle bir ailenin evladı olduğum için çok şanlıyım. Ailem bana engelli olduğumu hiç hissettirmedi. Hiç kimse bana engelliymişim gibi bakmadı. 9 yaşında anneme hayvanları otlatmaya götürmek istediğimi söyledim. Bana izin verdi. Götüremezsin, sen engellisin demedi. O söz benim için büyük bir moral oldu. Ondan sonra bir şeyler başarabileceğime ve her şeyi yapabileceğime kanaat getirdim. Bir şeyler yapmak için çırpındım. Ben engelliyim, insanlara yaslanayım da öyle bir hayat yaşayayım diye hiç düşünmedim. Ben hep kendim çalışarak ve üreterek ayaklarımın üzerinde durmaya çalıştım” dedi.

    12 yaşında İnegöl’den Bursa’ya geldiğini anlatan Afşar, “Ben çok fakir bir ailenin çocuğuydum. Çarşıda lastik satmaya başladım. O zaman protez bacaklarım da yoktu. Kendim geliştirdiğim bir lastik çizmeyle yürümeye başladım. Sonra özel yapım deri çizme yapmak istedim. Kimse bana yürüyebileceğim şekilde deri bir çizme yapmadı. Ben de 15 yaşında bir ayakkabıcının yanında çalışmaya başladım. 6 ay sonra ayakkabı yapmasını öğrendim. Sonra deriden protez çizmemi kendim yaptım. Sonra o çizmelerle 22 yaşına kadar yürüdüm. Ayakkabıcıdan ayrıldıktan sonra 17 yaşında bir fabrikada işe girdim. Orada canla başla çalıştım. Ben engelliyim, yatayım demedim. Her işimi yaparken Allahü tealaya güvendim” diye konuştu.

    Dünyanın birçok ülkesine milyonlarca dolarlık ihracat yapıyor

    33 yaşında evlendiğini ifade eden Selahattin Afşar, ”Uzun bir çalışma sürecinden sonra kardeşimle Bursa’da fabrika kurduk. Kardeşimi 1998 yıllında trafik kazasında kaybedince fabrika iflas etti. 1 milyon lira zararla kapattık. Sonra ben yılmadım, tek başıma hayata tutundum ve bayrak imalatına başladım. İşi o kadar büyüttüm ki, şu an dünyadaki bir çok ülkeye milyonlarca dolarlık bayrak ihracatı yapıyorum. İmalathanemde 20 kişi çalışıyor. Ben hayatımda başarılı olduysam bunu anne ve baba duasına borçluyum. Bütün gençler anne ve baba duası almalı, onlara iyi bakmalı. Onların duasını almayan kişinin iki yakası bir araya gelmez” şeklinde konuştu.

  • Bacağı kırılan sokak kedisi için seferber oldular

    Gümüşhane’nin merkeze bağlı Çamlıköy köyünde yaşayan köylü bir vatandaş, bir aracın ayağının üzerinden geçmesi nedeniyle ayağı kırılan sokak kedisi için seferber oldu.

    Köyün Gınat mevkiindeki evine yavruyken gelen sokak kedisini beslemeye başlayan Murat Akçay, geçtiğimiz günlerde kedinin bir ayağının üzerine basamadığını görünce hemen Gümüşhane kent merkezindeki bir veteriner hekime götürdü. Veterinerin yaptığı kontrolde bacağının sıkıntılı olduğu ve tedavisinin Trabzon yada Erzurum’da yapılabileceğini bildirmesi üzerine arayışlara başlayan Akçay, bir arkadaşı vasıtasıyla Torul’da görev yapan Veteriner Hekim Özgür Ören’in kediyi tedavi edebileceği bilgisine ulaşınca yardım istedi.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünde görevli Veteriner Hekim İbrahim Akar’dan da destek alarak Çamlıköy köyüne gelen ve beraberinde getirdikleri malzemelerle kedinin ayağını alçıya alan Ören, kedinin ilaçları için Akçay’a çeşitli notlar vererek tedavisini tamamladı.

    Kedinin ayağının yoldan geçen bir araç tarafından ezilmesi sonucu hasar gördüğünü tahmin ettiğini belirten Akçay, tedavi eden veteriner hekimlere teşekkür ederken, yolu kullanan sürücülerin de biraz daha dikkatli olmalarını istedi.