Etiket: Babasını

  • 8 yaşındaki Ecrin şehit babasını asker selamı ile uğurladı

    Hakkari’nin Şemdinli ilçesi kırsalında yol güvenliği sağlayan güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasında çıkan çatışmada şehit düşen 2 çocuk babası 29 yaşındaki Uzman Çavuş Hasan Yaşar, son yolculuğuna memleketi Kütahya’da uğurlandı. Bir yakını tarafından tabuta götürülen Yaşar’ın asker elbiseli 8 yaşındaki Ecrin, hıçkırıklara boğuldu.

    Şehidin al bayrağa sarılı naaşı, Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı Havaalanı’ndan alınarak cenaze aracıyla önce şehidin baba ocağına, burada helallik alınmasının ardından Ulu Camii’ne getirildi. Bir yakını tarafından tabutuna götürülen Yaşar’ın asker elbiseli 8 yaşındaki Ecrin, hıçkırıklara boğuldu. Küçük Ecrin’i gören vatandaşlar ise gözyaşlarına boğuldu. Ecrin, babasını cenaze aracına kadar asker selamı vererek uğurladı. Şehidin 1,5 yaşındaki diğer kızı Melek de törende askerde asker elbiseli olarak katıldı.

    İkindi namazını müteakip kılınan cenaze namazını Müftü Yardımcısı Veysel Kükrek kıldırdı. Cenaze namazına; Kütahya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, AK Parti Kütahya milletvekilleri İshak Gazel, Şükrü Nazlı ve Vural Kavuncu ile Hava Er Eğitim Tugayı ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Celal Başoğlu, AK Parti İl Başkanı Ali Çetinbaş, Kütahya İl Genel Meclis Başkanı Musa Yılmaz, MHP Kütahya İl Başkanı Mehmet Ali Türker, askeri ve mülki erkan ile binlerce vatandaş katıldı.

    Cenaze namazının kılınmasının ardından Müftü Yardımcısı Veysel Kükrek şehit Hasan Yaşar için helallik aldı. Bu arada, şehidin babası Mehmet Yaşar, şehit oğlunun tabutuna sarılarak “Vatan sağolsun” dedi.

    Şehit Yaşar’ın cenazesi, ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kütahya Hava Şehitliği’nde gözyaşları eşliğinde toprağa verildi.

  • Bombalı terör saldırısında babasını ve iki kardeşini kaybeden Metin Akdoğan konuştu

    GAZİANTEP (İHA) – Gaziantep’te bir sokak düğününde meydana gelen bombalı terör saldırısında babasını ve 2 kardeşini kaybeden, eşi ve bir çocuğu da yaralanan Metin Akdoğan, “50 kişi kayboldu burada. Çoluk, çocuk hepimize kıydılar” dedi.

    Gaziantep’in Şahinbey ilçesine bağlı Beybahçe Mahallesi’nde sokak düğünü sırasında düzenlenen bombalı terör saldırısında hafif yaralanan Metin Akdoğan, patlamada babası ve iki kardeşini kaybederken, eşi ve çocuğu da yaralandı. Damat Nurettin Akdoğan ve gelin Besna Akdoğan’ın amcasının çocukları olduğunu belirten Metin Akdoğan, saldırıda 50 akrabasını kaybettiğini anlattı. Can pazarının kurulduğu patlama akşamında kendisinin da olay yerinde olduğunu belirten Akdoğan, “50 kişi kayboldu burada. Çoluk çocuk hepimize kıydılar. Bende olayı yaşadım. Şuanda da cenazeden geliyorum. 2 kardeşimi ben gömdüm, babamı gömdüm. Akrabalarımı gömdük. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanlığa sığar mı böyle bir şey. Söyleyecek kelime bulamıyorum. Ağlamaktan gözlerim şişti benim. Her gün hastane hastane dolaşıyorum. Akrabalarımı ziyaret ediyorum. Oğlum hastanede, karım hastanede” dedi.

    Damadın yanından ayrılmayan Akdoğan, amcasının çocukları olan gelin ve damadı da teskin etmeye çalışıyor.

  • Üvey evlat olduğu iddiasıyla babasını bıçaklayan genç DNA testi istedi

    Bursa’da, kendisinin üvey evlat olduğunu iddia ederek babasını 5 yerinden bıçakladığı iddia edilen genç ile babasından kan örneği alınıp DNA testi yapılacak.

    Olay, geçtiğimiz yıl merkez Osmangazi ilçesi Alaaddin Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mustafa A., üvey evlat olduğunu iddia ederek babası Mahmut A. (61) ile tartıştı. Bunun üzerine mutfaktan bıçağı alan Mustafa A. (31), babasını 5 yerinden bıçakladı. 112 ekipleri tarafından hayati tehlike kaydıyla Mahmut A, hastaneye kaldırıldı. Yapılan tedavinin ardından iyileşen Mahmut A., bir süre sonra taburcu edildi.

    Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanık Mustafa A.’nın yargılanmasına devam edildi. ‘Yakın akrabayı kasten öldürmek’ suçundan müebbet hapsi istenen sanık, “Akli dengem yerinde. Ben üvey evladım. Bunu çok iyi hissediyorum. Babamın bana karşı kötü davranmasının sebebi de bu. Olay günü kendisine, benim üvey evlat olup olmadığımı sordum. ’Hayır’ dedi. Aramızda tartışma çıktı. Sonra yaşananlar ortada. Benim mahkemeden isteğim DNA testi yapılması. Öz mü yoksa üvey evlat mı olduğum ancak bu şekilde ortaya çıkar” dedi.

    Baba Mahmut A. ise, “Üveylik durumu söz konusu değil. Benim gerçek oğlum. Biraz psikolojik sıkıntıları var. DNA testi yapılmasını kabul ediyorum” diye konuştu.

    Duruşmaya katılan Mahmut A.’nın kızı ve oğlu da Mustafa A. ile öz kardeş olduklarını söyledi. Mahkeme heyeti, DNA testi yapıldıktan sonra sanığın müştekinin gerçek oğlu olup olmadığının belirlenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Çukura düşen babasını görüntüleyen gazetecilere tepki gösterdi

    Eskişehir’de kızının iş yerinden çıkışını bekleyen baba, girdiği bir inşaatın asansör boşluğuna düştü. İşten çıkan kız ise babasını görüntüleyen gazetecilere tepki gösterdi.

    Edinilen bilgiye göre, Hoşnudiye Mahallesi Hacet Sokak’ta kızının işten çıkmasını bekleyen Salih K., bir inşaata girdi. İnşaatın asansör boşluğunu fark edemeyen Salih K., yaklaşık 5 metreden aşağı düştü. Salih K.’nın çığlıklarını duyan vatandaşlar hemen 112 acil servis ekibine bilgi verdi. Bu sırada mesaisi biten genç kız da babasının düştüğünü öğrenince inşaata girerek babasına yardımcı olmaya çalıştı. Olay yerine gelen 112 acil servis ekipleri, Salih K.’yi düştüğü çukurdan çıkararak ambulansa taşıdı. Genç kız, bu sırada yaralıyı görüntülemeye çalışan basın mensuplarına tepki gösterdi.

    Olay yerinde sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Salih K.’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

  • Anne Ve Babasını Öldüren Hemşireye Ceza Yağdı

    Mersin’de geçtiğimiz yıl Aralık ayında maddi problemler nedeniyle tartıştığı anne ve babasını öldüren hemşire Seher Dadak, kasten adam öldürmekten 2 kez müebbet, ’yağma’ suçundan ise 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    6 Aralık 2015 tarihinde, merkez Toroslar ilçesi Arpaçsakarlar Mahallesi’nde ikamet eden Fethi Korkmaz ve eşi Ayla Korkmaz, evlerinde öldürülmüş olarak bulunmuş, kuvvetli cinayet şüphesiyle soruşturmayı yürüten Mersin Cinayet Büro Amirliği ekipleri, aileyi en son ziyaret edenin, Muğla’nın Milas ilçesinde hemşirelik yapan kızları Seher Dadak olduğunu tespit etmişti. Olayın duyulmasının ardından yeniden Mersin’e gelen Dadak, emniyetteki çelişkili ifadelerinin ardından ailesini öldürdüğünü itiraf edince, 9 Aralık’ta tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İki çocuk annesi Dadak’ın ailesindeki birikimlerini istediği, olumsuz yanıt alınca cinayeti işleyip, ailesinin evinden aldığı 7 bilezik, 1 altın zincir, 2 yüzük, 1 çeyrek altını beraberinde götürdüğü tespit edilmişti.

    Dadak, 4 Mart 2016 tarihinde Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada Karataş Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla anne ve babasını nasıl öldürdüğünü anlatmıştı. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 22 Nisan tarihine ertelemişti. Bu tarihte yapılan ikinci duruşmaya ise cezaevinde intihar girişiminde bulunan Seher Dadak katılmamış, mahkeme heyeti de sanığın tutukluluk halinin devamına ve akıl sağlığının tespiti için hastaneden rapor alınmasına karar vererek duruşmayı ertelemişti.

    KASTEN ADAM ÖLDÜRMEKTEN 2 KEZ MÜEBBET, YAĞMA SUÇUNDAN 2 KEZ 12,5 YIL HAPİS CEZASI

    Mahkeme heyeti olayla ilgili karar duruşmasını bugün yaptı. Gözyaşları içinde mahkeme salonuna giren Seher Dadak, pişman olduğunu ifade etti. Anne ve babasını çok sevdiğini belirten Dadak, “Vicdan azabı çekiyorum. İsteyerek öldürmedim. Ben kimseyi öldüremem. Onlar yaşasaydı beni kurtarırdı. Onlar da benim böyle bir şey yapmayacağımı söylerdi” şeklinde konuştu.

    Sanık avukatı da müvekkilinin kendisine ait birikimleri almak istediği için ’yağma’ suçlamasının doğru olmadığını savunarak, ağır tahrik indirimlerinin uygulanmasını istedi.

    Savcı mütalaasında ise sanığın kasten öldürme ve yağma suçlarından ikişer kez cezalandırılmasını istedi.

    Mahkeme heyeti de sanığın kasten öldürme suçundan 2 kez müebbet hapis cezasına, yağma suçundan da 25 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.