Etiket: Babasından

  • Karneler Şehit Babasından

    Iğdır’da 8 Eylül 2015 tarihinde şehit edilen polis memuru Burak Zor’un ismi verilen okulda öğrencilere karnelerini şehidin babası Zikri Zor verdi.

    2015-2016 eğitim-öğretim yılında İlkadım İmam Hatip Ortaokulu olarak ilk ders zili çalınan ve ismi daha sonra Şehit Burak Zor İmam Hatip Ortaokulu’na çevrilen okulda öğrencilere karneleri Samsun Valisi İbrahim Şahin ile birlikte şehidin babası Zikri Zor tarafından verildi. Şehidin annesi Arzu Zor, eşi Cansu Zor, 1.5 yaşındaki oğlu Eymen Zor ve ağabeyi Ercan Zor da karne dağıtım törenine katıldı. Şehidin babası Zikri Zor, gözyaşları içerisinde öğrencilerin hepsine tek tek karnelerini verdi.

    Eşinin adının okulda yaşatılmasından dolayı mutlu olduğunu fakat bir taraflarının da buruk olduğunu belirten şehidin eşi Cansu Zor, “Çok değişik bir şey. Hem acı hem de tatlı yan yana. Bir yandan çok mutluyum. Çünkü eşimin adı burada yaşayacak, şehidimin adı burada olacak. Bir tarafımız da buruk. Özlem var” dedi.

    Son zamanlarda artan terör saldırılarının bitmesini isteyen acılı şehit eşi Zor, “Bizim canımız yandı, başkalarının canı yanmasın. İnşallah biran önce biter. Artık her gün şehit haberi duyuyoruz. Bizim canımız yandı, başkalarının canı yanmasın diyoruz ama her gün yanıyor. Yine her gün bir aile, çocuklar babasız kalıyor” diye konuştu.

    Karne dağıtım töreninin ardından Samsun Valisi İbrahim Şahin, İlkadım Kaymakamı Turan Atlamaz, İl Emniyet Müdürü Vedat Yavuz, İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, İl Milli Eğitim Müdürü Aytekin Girgin ve şehit yakınlarının katılımıyla okulun yakınındaki Kalkancı Camii’nde cuma namazı öncesi mevlit okutuldu.

  • Başkan Subaşıoğlu’na Öğretmen Anne Ve Babasından Sürpriz

    Denizli’nin Merkezefendi Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu’nun Öğretmenler Günü nedeniyle bir okula yaptığı ziyarette emekli öğretmen olan anne ve babası sürpriz yaptı.

    Merkezefendi Belediyesi Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Abalıoğlu Yem Sanayi İlköğretim Okulu’na ziyarette bulundu. Öğretmenlerin tek tek gününü kutlayan Başkan Subaşıoğlu, ziyarette yaptığı konuşmada kendisinin de öğretmen bir ailenin ferdi olduğunu hatırlattı. Subaşıoğlu, “Atatürk´ün 24 Kasım 1928 yılında başöğretmen sıfatını alması vesilesiyle, 24 Kasım gününü her yıl ‘Öğretmenler Günü’ olarak kutluyoruz. Bir öğretmen çocuğu olarak, vazifenizin büyüklüğüne saygımın sonsuz olduğunu bilmenizi isterim. Öğretmenlerimizin ülkemizin dört bir yanında nasıl fedakârca görev yaptıklarını görüyoruz. Yerel yöneticiler olarak öğretmenlerimiz için gereken tüm imkânlarımızı seferber edeceğimizden şüphenizin olmamasını ifade etmek isterim. Tüm bu duygu ve düşüncelerle eğitim camiamızın değerli mensupları olan öğretmenlerimizin, 24 Kasım Öğretmenler gününü en kalbi duygularla kutluyor, en derin saygılarımı sunuyorum” dedi.

    Ziyarette Okul Müdürü Mithat Sakman ile okul öğretmenlerinin de Merkezefendi Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu’na bir sürprizi vardı. Başkan Subaşıoğlu, konuşma yaptığı sırada öğretmenler odasına emekli öğretmenler annesi Nermin ile babası Hakkı Subaşıoğlu girince duygu dolu anlar yaşandı. Okul ziyaretinde öğrencilerinde Başkan Subaşıoğlu’na bir sürprizi vardı. Okulda düzenlenen yarışmada Başkan Subaşıoğlu, ‘Yılın Genç, Dinamik, Öğrenci Dostu En İyi Belediye Başkanı’ ödülüne layık görüldü.

  • (Özel Haber) TRT Sanatçısı Kaçmaz’ın Babasından “Aşırı Sevgi” Açıklaması

    Kadın cinayeti kurbanı Hatice Kaçmaz’ın babası Dilaver Süleymanoğlu, mahkemenin “aşırı sevgi” kararına tepki göstererek, “Bal gibi de tasarlama var” dedi.

    TRT sanatçısı Hatice Kaçmaz’ı 16 bıçak darbesi ile öldüren Orhan M.’nin hareketinin ‘tasarlayarak öldürme’ kapsamından çıkarılmasının ardından Kaçmaz’ın ailesi karara tepki gösterdi. Verilen kararın kendilerini tatmin etmediğini belirten baba Dilaver Süleymanoğlu, “10’uncu ayın 8’indeki mahkeme gününde savcı ve hakimin değiştiğini gördük. Savcı daha önce iddianamesinde ağırlaştırılmış müebbet cezasını vermişti. Karşı tarafın avukatı ek süre istedi ve 10’uncu ayın 8’ine gün verdiler. Yeni savcı iddianamesinde tasarlama yok dedi. Bal gibi de tasarlama var. Çünkü Orhan M’yi olay yerine getiren taksici, ’Bu adamı parka getirirken yolda bıçağı çıkarttı ve çorabının önüne koydu’ diyor. Ben hakim beye, ’Bu tasarlama değil de nedir?’ diye sordum. Verilen karara karşıyız. Bu kararı temyize götüreceğiz. Bizim kızımız gitti ama günde birçok kadın vurulup öldürülüyor. Benim kızım bu adamın ne sevgilisi, ne nişanlısı ne de karısıdır. Elinde bıçak ile buluşmaya gidiyor. Sorulduğunda ise, ’Ben adaklık kurban kesmeye gideceğim, biliyordum’ diyor. Adam tasarlamış ve gelmiş. Çünkü adamın işi gücü bıçaklamak. Daha önce de 17 yaşındaki kız kardeşini bıçaklamış. Daha sonra babasını yaralamış. Adam makine gibi bir adam ve bunu savunanlar var” ifadelerini kullandı.

    Verilen karara itiraz edeceklerinin altını çizen Süleymanoğlu, “Çünkü en azından caydırıcı olsun. Benim ve eşimin sağlığı bozuldu. Biz hakkımızı kimden alacağız. İnşallah temyizde bozulur bu karar ve hak ettiği cezayı alır. Ancak o zaman bizim içimiz rahatlar. Caydırıcı bir karar çıkması lazım. Mahkeme de bizi tahrik etmek için elinden geleni yaptı” diye konuştu.

    Anne Gülnaz Süleymanoğlu ise verilen karara tepki göstererek şunları söyledi:

    “Biz önce Allah’a, sonra da devletimize güveniyoruz. Benim çocuğumu kaldırıp bana verecek değiller. Benim 4 yaşındaki bir evladımın annesini getirip geri verecek değiller. Zaten benim ailem altüst oldu. Başka anneler ağlamasın. Olayın yaşandığı gün kahvaltı yaptık. Kızı biraz rahatsızdı. ’Anne ben gideyim kıza bir şeyler alayım geleyim’ dedi. Keşke ben de gitseydim onunla. Ben gitsem böyle olmazdı. Yolda gelirken yolunu beklemiş. Biz evde kızıyla oynuyorduk. Sonra haberi geldi. Kendi telefonu ile 112’yi aramış kızım. ’Benim çok kanamam var çabuk yetişin’ demiş.”

    Mahkeme heyetinin sanık Orhan M. hakkında verdiği hükümde ise, “Sanık Orhan M.’nin subut bulan maktül ile Hatice Kaçmaz’ı tasarlayarak öldürdüğüne ilişkin tasarlamanın unsurlarının hadise de oluşmadığı, eylemin kasten öldürme suçunu oluşturduğu anlaşıldığından eylemine uyan TCK’nın 81/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, kastın yoğunluğu gözetilerek takdiren müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, olayda sanık lehine maktülden kaynaklanmış haksız tahrik teşkil edecek bir hareketin tespit edilememesi ve bu yönde yeterli kanaat verici delillerin bulunamaması nedeniyle” ifadeleri yer alıyor.