Etiket: babalarının

  • Minik Erdemirliler anne ve babalarının iş yerini gezdi

    Minik Erdemirliler anne ve babalarının iş yerini gezdi

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesindeki Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. (ERDEMİR) çalışanlarının çocukları gerçekleşen fabrika gezisiyle anne ve babalarının iş yerini ve çelik üretim sürecini yakından tanıma fırsatı buldu.

    Erdemir, “Ailemle Buluşuyorum” sloganıyla, çalışanlarının eş ve çocuklarına yönelik düzenli ziyaret programları gerçekleştiriyor. Çalışanlarının eş ve 16 yaş üstü çocuklarının katılımıyla her ay düzenlenen gezilerin yanı sıra 7-15 yaş arasındaki çocuklarına yönelik olarak ilk kez 23 Nisan dolayısıyla yapılan etkinlik, 32 çocuğun katılımıyla tekrarlandı. Erdemir Kültür Merkezi’nde karşılanan çocuklar, şirket tanıtım filmini izledi ve iş güvenliği konusundaki bilgilendirme sunumunu dinledi. Saha turunda önce güvenlik kamerası ekranlarından üretim tesislerini izleyen çocuklar, fabrika sahasını otobüsle gezerek itfaiye yöneticiliğine geldi. Etkinlik sonunda çocuklara kendileri için özel olarak hazırlanmış baretler hediye edildi. Çocuklar üretim sürecini, anne ve babalarının iş yerlerini yakından tanıma fırsatı buldukları eğlenceli bir gün geçirdi.

    Erdemir’de Ailemle Buluşuyorum etkinliği kapsamında çalışanların eş ve çocuklarına yönelik tanıtım gezileri devam edecek.

  • Babalarının çite bağladığı 2 çocuğu polis kurtardı

    Osmaniye’de babaları tarafından yaramazlık yaptıkları iddiasıyla evlerinin yanındaki ahırı çevreleyen çite ellerinden bağlanan 3 ve 5 yaşındaki çocukları polis kurtardı.

    Alınan bilgiye göre, merkez Fakıuşağı Mahallesi’nde vatandaşlar, biri kız iki çocuğun demir çitlere ellerinden bağlı olduğunu görünce polisi aradı. İhbar üzerine olay yerine gelen ekipler, Suriye uyruklu 3 yaşındaki Ahmet E. ve ablası 5 yaşındaki Ragad E.’yi iple bağlandıkları çitten kurtardı. Yaklaşık bir saat bağlı kaldıkları bildirilen çocuklar, sağlık kontrolünden geçirilmek üzere hastaneye götürüldü.

    Çocuklarını çite bağlayan baba Mahmut E. ise gözaltına alındı.

    Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • (Özel Haber) Görme engelli babalarının karanlık dünyasına ışık oldular

    Zonguldak’ta doğuştan görme engelli olan 32 yaşındaki Cihan Dinçer, çocuklarının destekleriyle hayata tutunuyor.

    Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde dünyaya gelen Cihan Dinçer, doğuştan damar kuruluğu nedeniyle görme yetisini kaybetti. Defalarca doktora giden Dinçer, çareyi yurt dışındaki doktorlarda aradı. 1996 yılında Almanya’da özel bir kliniğe götürülen Cihan Dinçer, tedavisine olumsuz yanıt aldı. 2008 yılına kadar ailesinin desteği ile yaşama tutunan Dinçer, eşi Özlem ile tanıştı. 26 yaşındaki Özlem Dinçer, eşine adeta hayat oldu.

    Çiftin 9 yıllık evliliğinden Efnan (7) ve Duhan Kadir (2) isimli iki çocuğu dünyaya geldi. Hayatını çocuklarına adayan Cihan Dinçer, çevresine anlatamadıklarını şiire döktü. İçerisinde 100 şiirin yer aldığı kitap çıkartan Dinçer, günlerinin büyük bir çoğunluğunu da çocuklarıyla geçiriyor.

    “Çocuklarım elim ayağım oldu”

    Görme Engelliler Okulu’ndan mezun olduktan sonra liseyi tamamlayan Cihan Dinçer, “Doğuştan görme engelliyim. Görme engelli olduğum anlaşıldığında Almanya’ya tedavi için gittim. Ama orada da çözüm bulunamadı. Geldiğimde sınavlara girip Görme Engelliler Okulu’nu kazandım. Oradan mezun oldum. Ardından Kilimli Lisesi’nden mezun oldum. Görme engelli olarak bir tek ben mezun oldum. Görme engelliliğim damar kuruması, tavuk karası diyorlar. Bunun için de hiçbir tedavi yok şu anlık yok en azından. Günlerim çocuklarımla ilgilenmekle geçiyor. Hayatımın her anında eşim yanımda. Kızım okula gidiyor. Bana en çok kızım yardımcı oluyor. Günlerim çocuklarıma yardım etmekle geçiyor. Çocuklarım benim elim ayağım oldu. Her konuda bana yardımcı oluyorlar. Çocuklarımı bana verdiği için Allah’a şükürler ediyorum” diye ifade etti.

    “Anlatamadıklarımı kitaba yazdım”

    Yaşadıklarını 8 yılda tamamladığı şiir kitabında derleyen Dinçer, “Kendi yazdığım şiir kitabım var. Yaklaşık 100 şiirden oluşuyor. Sevdalılığın Feryadı ismini koydum. Hayatımdaki bütün sıkıntıları, insanlara söyleyemediğim şeyleri kitabımda anlattım. Şimdi de ikincisini hazırlıyorum. İlk kitabımı hazırlamak 8 sene sürdü. Şimdi de ikinci kitabın çalışmalarını yapıyorum” diye konuştu.

    Dinçer, kendisine destek veren Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak Şubesi yönetimine de teşekkür etti.

  • Babalarının buluşlarıyla hayata tutundular

    Antalya’da babalarının buluşlarıyla hayata daha umutla bağlanan 2.5 yaşındaki Poyraz ile 3 yaşındaki Özge bir araya geldi.

    Antalya’da 3 günlükken yakalandığı ’Mavi Işık Hastalığı’ olarak bilinen ’Crigler-Najjar’ hastalığına karşı mücadelesini babası Servet Ergün’den alınan karaciğer parçasının nakledilmesi ile kazanan 2,5 yaşındaki Poyraz, babasının açtığı yeni iş yerinin maskotu oldu.

    Antalya’da bir markette çalışan Servet ve Zeliha Ergün çiftinin 6 aylık bebekleri Poyraz’a, 2015 yılında doğumundan üç gün sonra rengindeki sarılık nedeniyle götürüldüğü hastanede dünyada yaklaşık 200 bebekte görülen ’mavi ışık hastalığı’ teşhisi konuldu. Doktorlar, bebeğin iyileşmesi için tek yolun karaciğer nakli olduğunu, ancak bu nakil için de bebeğin en az 8 kiloya ulaşması gerektiğini ifade etti. Bebeğin hastalığının hızla ilerlemesi üzerine doktorlar, mavi ışık tedavisi görmesi gerektiğini belirtti. Mavi ışık tedavisi için devlet hastanelerinde yer olmayınca, özel hastanelere de maddi imkansızlık nedeniyle gidemeyen baba Servet Ergün, mavi ışık veren fototerapi cihazını yaptırmaya karar verdi. Medikal firmasında çalışan bir teknikerin yardımıyla aile, 10 bin liralık cihazı sanayide 550 liraya yaptırdı. Babasının sanayide yaptırdığı cihazda 17 gün kalan minik Poyraz, Sağlık Bakanlığı’nın girişimleriyle Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde orijinal fototerapi cihazına girmeye başladı. Burada tedavisine devam edilen minik Poyraz’a, daha sonra hayırseverler tarafından evde tedavisine devam edilmek üzere fototerapi cihazı hediye edildi. 10 ay yine evde cihaza girmeye devam eden Poyraz’a, karaciğer nakli şarttı.

    Poyraz’ın bu sürede nakil kilosuna ulaşması gerekirken, karaciğer bağışçısı olan baba Servet Ergün’ün de karaciğer yağlanması nedeniyle kilo vermesi gerekiyordu. Baba Servet Ergün, sadece marul yiyerek 2 ayda 14 kilogram verdi, minik Poyraz ise ideal kilogramına yaklaştı. Minik Poyraz, 1.5 yıl önce babasından aldığı karaciğer parçasıyla sağlığına kavuştu. Şimdi 2.5 yaşına ulaşan Poyraz, sağlıklı şekilde hayatını devam ettirirken, baba Servet Ergün, fototerapi cihazlarını ihtiyacı olan ailelere bağışladı.

    Poyraz’dan Özge’ye ziyaret

    Ergün ailesi ise bugün, Kepez ilçesinde alüminyum doğrama ustası Ali İhsan Yıldırım, 6,5 aylık prematüre doğduktan sonra bacağı kesilen 3 yaşındaki kızı Özge Yıldırım’a yürümeyi, 150 liraya kendi elleriyle yaptığı düzenekle öğreten Yıldırım ailesini ziyaret etti.

    Fedakar babalarının buluşlarıyla hayata tutunan 2.5 yaşındaki Poyraz Ergün ve 3 yaşındaki Özge Yıldırım’ın birlikte oynamaları renkli görüntüler oluşturdu. Babalarının ellerinde adım atan iki çocuğun görüntüsü, duygusal anların yaşanmasına neden oldu.

    3 çocuk babası Servet Ergün 41 yaşındaki Servet Ergün, ’Mavi Işık Hastalığı’ olarak bilinen ’Crigler-Najjar’a yakalanan oğlu Poyraz’a, mavi ışık tedavisi alması için gerekli olan fototerapi cihazını yapma sürecini anlattı.

    10 bin TL değerindeki mavi ışık cihazını sanayide aynısını 550 TL’ye malettiğini aktaran Ergün, “ Poyraz, 16 gün bu cihazda kaldı. Daha sonra bir hayırsever fototerapi cihazı hediye etti. Oğluma karaciğer bağışçısı olabilmek için kilo verdim. İstanbul’da özel bir hastanede karaciğer nakli gerçekleştirildi. Şuan oğlumun sağlık durumu çok iyi, Poyraz yeniden doğdu” dedi.

    Bugünde kendisi gibi fedakar bir baba Ali İhsan Yıldırım’ı ziyaret ettiğini dile getiren Egün, “Özge’nin durumunu görür görmez ziyaret etmek istedik. Bazı şeyler anlatılmaz yaşanır. Evlat söz konusu olunca her şey değişiyor. Hep aklın çocuğunda oluyor. Babanın müthiş bir buluşu bu. Mantıklı ve çok güzel bir icat yapmış. Bizde o gün çaresizlikten o cihazı yapmamış olsaydım belki oğlum bugün aramızda olmayacaktı. Özge içinde bu düzenek olmasaydı yürüyemeyecekti. Bu sistem sayesinde hem oynuyor hem de yürüyebiliyor. Bugünde ziyarette çok duygusal anlar yaşadık” ifadelerine yer verdi.

    Alüminyum doğrama ustası 39 yaşındaki Ali İhsan Yıldırım, Servet Ergün’ün bebeği 2.5 yaşındaki Poyraz’ı hayata tutmak için yaptığı cihazın kendisini de çok etkilediğini belirterek, “Bende oradan esinlendim. Tavana yaptığım raylı sistemle kızımın yürümesini sağladım. Bizlerde icat yaparak çocuklarımıza faydalı olmaya çalıştık. En büyük mutluluğumuz bu. Bugün Cumhurbaşkanımız telefonla aradı, belediye başkanlarımız ziyaretimize geldi. Bize destek olan herkese teşekkür ediyoruz. Poyraz bebeğin ailesi de bizi ziyaret etti. Çok mutlu olduk, Poyraz’a da Allah sağlıklı günler versin. Bizde Poyraz bebeğin ailesine ziyarete gideriz” dedi.

    Kızının yürüme sürecinde destek veren herkese teşekkür eden Yıldırım, “Bir baba olarak kızımın yürümesi için ne gerekiyorsa yaptım. Kızım şu an kendisi de olsa yavaş yürüyor. Bu süreçte yaşadıklarımızı sadece biz biliriz. Bir baba olarak elimden geleni yaptım” dedi.

  • Yeni yasanın çıkmasını, babalarının yolunu dört gözle bekliyorlar

    2005 yılında 14 yaşında olan Esma Bayramiç ile evlenen Alpay Bayramiç (28) hakkında küçük yaşta evlilikten açılan davada 2012 yılında karar çıkmış, Bayramiç 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Esma Bayramiç ve 3 çocuğu, yeni yasanın çıkmasını ve babalarının özgürlüğüne kavuşmasını dört gözle bekliyor. Daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüşen anne Esra Bayramiç, “Bu yasa bizim gibiler için uygulansın. Gerçek suçlular içeride yatsın” dedi.

    Çanakkale’nin Biga ilçesinde yaşayan Esma Bayramiç, 2005 yılında 15 yaşındayken kendisinden 3 yaş büyük olan Alpay Bayramiç’e aşık oldu. Genç çift, aileleriyle konuşarak evlenmek istediklerini söyledi. Alpay Bayramiç’in ailesi Esma’yı istemeye gitti. Genç kızın ailesi, yaşı küçük olduğu için evliliğe izin vermedi ancak Esma sevdiği gence kaçtı. Alpay Bayramiç, yaşı küçük olduğu için resmi nikah kıyamadığı Esma’yla dini nikahla evlendi. Bir süre sonra hamile kalan Esma, doğum için hastaneye gitti. Yaşı küçük olduğu için doktor durumu polise bildirdi. Alpay Bayramiç hakkında işlem başlatıldı. 15 yaşında anne olan Esma, yaşı dolar dolmaz Alpay ile resmi nikah kıydı. Aradan geçen yıllar içinde çiftin 2 çocuğu daha oldu. 3 çocukla mutlu bir birliktelikleri olan çift, haklarında açılan kamu davasının sonuçlanmasıyla şaşkına döndü. Mahkeme, Alpay Bayramiç’e 8 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Yapılan itiraza rağmen Yargıtay da cezayı onayladı. Genç adam, cezaevine girdi.

    2015 yılında düzenlenen 14 Mart Romanlar Günü töreni için Çanakkale’ye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ÇTSO’da Romanlara hitap etmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması esnasında ayağa kalkan Esma Bayramiç, “Sayın Cumhurbaşkanım. Ben de Roman’ım. Hem de has Roman’ım. Bizim erkeklerimiz erken yaşta evlenir. Ben de eşimle erken yaşta evlendim. Ancak eşim bu nedenle cezaevine konuldu. 3 çocuğumla ortada kaldım” demişti. Esma’yı ve 3 çocuğunu yanına çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin valisi Ahmet Çınar’a konuyla ilgilenmesi için talimat vermişti. Ardından Efkan, Hamza ve Nurcan adlı 3 çocuk sahneye çıkarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elini öptü.

    Yeni yasa umut ışığı oldu

    Meclise gelen yeni düzenleme, Esma ve 3 çocuğu için de umut ışığı oldu. Yeni düzenlemeyi desteklediğini söyleyen Esma Bayramiç, “Benim nikahım var. Severek evlendim. Hiç kimsenin zoru altında kalmadım. Ben artık eşimin bu durumdan kurtulmasını istiyorum. Zor durumdayım, çocuklarım zor durumda. Eşimin kendisi de zor durumda. Suçsuz yere yattığı için psikolojisi bozuk. Artık çıkmasını istiyorum” dedi.

    Bu yasanın, gerçek suçlular için değil de kendi durumunda olanlar için uygulanması gerektiğini de söyleyen Bayramiç, “Benim durumumda olanlar için bu yasanın onaylanmasını istiyorum. Ama tabi ki gerçek suçlu olanlar yatsın. Onların çıkarılmasına hiçbir zaman razı değilim. Ama bizim gibi olanlar, severek, kaçarak evlenenler, nikahı olanlar, çoluğu çocuğu olanların çıkarılmasını istiyorum. Buradan devlet büyüklerine sesleniyorum” diye konuştu.