Etiket: Babalardan

  • Mağdur babalardan çocuk icrasının ve süresiz nafakanın kaldırılması talebi

    Mağdur Çocuklar ve Baba Hakları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Köse, eşlerinden boşanan ve çocuklarını görmek için nafaka vermek zorunda olan babaların son derece mağdur olduklarını belirterek, çocuk icrasının ve süresiz nafakanın kaldırılmasını istediklerini söyledi.

    Çeşitli sebeplerle boşandıkları eski eşlerine süresiz nafaka veren ve çocuklarını icra yoluyla görebilen babalar, bu durumdan oldukça mağdur olduklarını söylediler. Mağdur Çocuklar ve Baba Hakları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Köse, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 100 Günlük Eylem Planı içerisinde yer alan, toplumun kanayan yarası olan çocuk haczi ve süresiz nafakanın kaldırılması adına verilen sözün ertelenmesine anlam veremediklerini belirterek, bu yasanın bir an önce kaldırılmasını dernek olarak talep ettiklerini ifade etti. Köse, “Zira maalesef mağduriyetler çoğalmış durumda. Anne, babası ayrı olan çocuklar çoğalmış durumda. Bir de buna yıl başından sonra çocuk haczine gelen zamla birlikte tamamen mağduriyetler en üst safhaya gelmiş durumda ve mağdur babalar çocuğunu görememekte ve isyan etmektedir bu duruma. Bugün bir baba evladını görmek için en az 200 lira para ödemek zorunda, çocuğuna yapacağı masraflar ve yol masrafları hariç olmakla birlikte en az 200 TL çocuğunu görmek için para bulmak zorunda. Çoğu insan bulamıyor bu parayı maalesef. Çünkü az değil. Çocuğunuzu görmek için ayda 500 lira para bulmanız gerekiyor. Yetkililerimizden bu konuda acil bir şekilde çalışma bekliyoruz. Bu konuda samimi olduklarını biliyoruz. Ama bunu artık gerçekleştirmeleri gerekiyor. Bizim her zaman bir sloganımız vardır; aile olmadan vatan olamayız. Çünkü bizim ülkemizin temel taşı ailedir. O aileyi korumak için de bu ailelerle alakalı çok ciddi bir çalışma yapılması gerekiyor. Biz de dernek olarak Salı günü Ankara’ya giderek Mecliste bu konu için vekillerimizi ziyaret edeceğiz. Kendilerine mağduriyetlerimizi ve çözüm önerilerimizi önereceğiz” şeklinde konuştu.

    Türkiye’de yürürlükte olan bu yasanın ülkede cinayetleri ve boşanmaları çoğalttığını savunan Köse, “Maalesef çocukların annesiz, babasız kalmasına ve suça sürüklenmesine neden oluyor. Yetkililerimizin bu konuda çok acil ve çok samimi davranarak aile konularına değinmesini talep ediyoruz biz dernek olarak. Artık yuvalar dağılmasın, çocuklar anne, babadan mahrum kalmasın” dedi.

    “Ben haklıyken mahkemede haksız çıktım”

    Çocuğunu 3 senedir icra yoluyla gördüğünü ve herhangi bir işte çalışamadığı için eşine nafaka ödemekte güçlük çektiğini söyleyen 30 yaşındaki Celal Sağlam ise, “3 senedir çocuğumu devamlı icra kararıyla alıyorum. 3 sene boyunca derneğimiz sağ olsun yardımda bulundu. Ama derneğimizin de belli bir yere kadar gücü yetebiliyor bu çocuk icrasında bana yardım konusunda. Karşı tarafın avukatı iş yönünden beni engellediği için nafakayı ödeyecek durumum, maddiyat durumum yok. Çocuğumun velayeti daha önceden bendeydi, mahkemece bana verilmişti. Ancak benim avukatım ve karşı tarafın avukatı anlaşarak çocuğumun velayetini karşı tarafa geçirdi. Bizim boşanma sebebimiz eşimin bana ihanet etmesi sebebiydi. Bunu ben mahkemede de ispatladığım halde çocuğumun velayeti anneye verildi. Ek olarak tazminat bağlandı eşime karşı. Ben haklıyken mahkemede haksız çıktım. 3 senedir kendi ailemle bile görüşemiyorum ben bu boşanma sebeplerinden dolayı. Her türlü ben şu anda mağdurum. Derneğimiz sayesinde çocuğumun icra masrafları karşılanıyor, çocuğumun ihtiyaçları karşılanıyor. Şuanda ben herhangi bir işe giremiyorum. İşe girdiğimde karşı tarafın avukatı direkt maaşıma haciz gönderdiği için hiçbir iş yeri beni şuanda çalıştırmıyor. Devlet yetkililerinden bu çocuk icrası ve süresiz nafakanın kaldırılmasını rica ediyoruz” diye konuştu.

  • (Özel) Çocuklarını Haczeden Babalardan “Mağduriyet Birliği”

    Eşlerinden boşandıktan sonra çocuklarını ancak icra ile haczederek görebilen babalar, Babasız Bırakılan Çocuklar, Çocuksuz Babalar Derneği adıyla İzmir’de yeni bir oluşuma imza attı. İki oğlunu icra ile haczeden baba İbrahim Aksoy’un Down sendromlu oğlu Berkay, “Ben babayım, ziyaretçi değil” yazılı tişörtü ile “Babamı görmeyeli çok olmuştu. Bugün yanında olmak istiyorum” dedi.

    Eşlerinden boşandıktan sonra çocuklarının velayeti eski eşlerine verilen babaların çoğu, mahkemelerin verdiği “görüş günü” kararını uygulayamıyor. Mahkemelerin verdiği süre zarfını gözeterek çocuklarını görmek isteyen babalar, eski eşlerinin çocuklarını göstermemesi nedeniyle mağdur olabiliyor. Evlatlarını ayda iki kez ya da haftada bir kez görmeye razı olan babalar, bunu başaramayınca çocuklarını icra yolu ile haczederek görebiliyor. İcra işlemleri sırasında pek çok bürokratik sorunla karşılaşan babalar, hem her “görüş gününde” maddi bir külfetin altına giriyor, hem de tüm bu çabaya rağmen yine de çocuklarını göremeyebiliyor. Uzun yıllar çocuklarını haczederek gören babalar, diğer mağdur babalara maddi ve manevi destek vermek amacıyla yeni bir dernek kurdu. Babasız Bırakılan Çocuklar, Çocuksuz Babalar Derneği hakkında açıklama yapan babalar, yanlarında sadece çocuklarının fotoğraflarını getirebilirken, 6 yıldır çocuklarını icra ile gören İbrahim Aksoy ise iki oğluyla birlikte geldi. Down sendromlu oğlunun üstünde “Ben babayım, ziyaretçi değil” yazılı tişört bulunan baba Aksoy, çocuklarının “Sadece babamızın yanında olmak istiyoruz” sözleri üzerine gözyaşı döktü.

    “BİZ BABAYIZ”

    Kendisinin de mağdur babalardan biri olduğunu söyleyen İbrahim Aksoy, “2009 yılındaki boşanma sürecinde birçok sorun yaşadım. Bu sorun sadece benim sorunum değil, toplumun sorunu. İki evladım var. Mahkeme daha başlamadan, çocukları görüşümü kısıtlayan bir karar alındı. Çocuklarımı ayda iki defa görme izni verildi. Bu mahkeme kararına uymaya çalıştım ancak bu sefer eski eşim mahkeme kararını uygulamaktan kaçındı. Çocuklarımızı ancak icra yoluyla haczederek görebileceğimizi gördük. İcra işlemlerine başladık ancak bu süreç, oldukça bürokratik ve maddi külfeti olan bir süreç. Tüm işlemleri yaptırsanız dahi çocukları göremeyebiliyorsunuz. Biz baba olmaya çalışırken, baba olmamızı engelleyen bambaşka bir dünya var. Biz babayız. Baba olmak, ayda iki defa çocuğu görmek midir? Bu hak mıdır, adalet midir? İki ayda bir zaten göremiyoruz. Görmeye çalıştığımız zaman önümüze engeller çıkıyor” dedi.

    “DÜN HACZETTİM, BUGÜN TESLİM EDECEĞİM”

    Aksoy, en büyük sorunlarının 6284 Sayılı Kanun olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “6284 Sayılı Kanuna istinaden ‘rahatsız oluyoruz’ dendiği zaman bittiniz. 6 ay yaklaşamıyorsunuz. Bu kanun anneler tarafından çocuklarımızı görmemizin engellenmesi için kullanılıyor. Eski eşimizi görmeyelim, yaklaşmayalım ama çocuklarımızın günahı nedir? Çocukların hakları neden ihlal ediliyor? Çocuklar artık ruhen de bozulmaya başlıyor. Çocuk babası onu terk etti diye düşünüyor. Bu da ayrı bir yıkım. Daha gelişim aşamasında üst üste darbe alıyor. 2010 yılından beri çocuklarımızı haczederek görebiliyorum. Dün sabah çocuklarımı haczederek aldım, bu akşam teslim edeceğim”

    “ÇOCUK İÇİN YIKIM”

    Çocukların haciz yolu ile babalarını görmelerinin onlar için de büyük yıkım oluşturduğunu ifade eden Aksoy, şunları söyledi: “Çocuklar haczedilirken orada olmuyorum ama bu hoş bir durum değil. Ben eski eşimin kapısına asla çıkmıyorum. Bu bir yıkım. Çocuğunuza, bir yabancıdan daha uzak oluyorsunuz. Siz benim çocuğumun yanına gidip sevebilirsiniz, onları ziyaret edebilirsiniz ama ben bunu yaptığım zaman suçlu konumunda oluyorum. Çocuklarımı haczetmem için işlemleri yapmam nedeniyle iş yerimden her ay iki defa izin almak durumundayım. İşyerinden izin alamayan baba çocuğundan mahrum kalıyor. İşlemlerin her aşamasında problem çıkabiliyor.”

    “NİCE ARKADAŞIMIZ İNTİHAR ETTİ”

    Sorunları kendi açılarından ziyade çocuklar açısından değerlendirdiklerini kaydeden Aksoy, sözlerine şöyle devam etti:

    “Biz, ‘babayız, bizim de hakkımız var’ diyerek yola çıktık. Avrupa İnsanları ve Çocuk Hakları Sözleşmelerinde her şey zaten açık şekilde belirtiliyor. Anne ve babanın çocuk üzerindeki hakları eşittir. Çocuklarımızın hakları, Anayasa ve uluslar arası sözleşmelerle belirtilmiş. Biz kurduğumuz dernekle diğer babalara yardım etmek, onlara çözüm bulmak için kurduk. Nice arkadaşımız bu durum yüzünden psikolojisi bozularak intihar etti. İcra ile çocuğunu görebilecek olduğunu bilmeyen, hukuki süreci bilmeyen babalar var. Parası olmayan babalar var. Biz bu babalara maddi manevi destek olmak için çalışmaya başladık. Bireysel mücadele bir yere kadar ama güç birliği yaparak daha iyi sonuç alabileceğimizi gördük.”

    “BABAMIN EN ÇOK KENDİSİNİ ÖZLÜYORUM”

    Aksoy’un küçük oğlu Kaan Aksoy uzun aradan sonra gördüğü babası için “Babamız çok iyi. Bizi seviyor. Babamı bugünden önce en son ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum. Bugün babamın sadece yanında kalmak istiyorum. Babamın en çok kendisini özlüyorum” derken, Aksoy’un büyük oğlu Down sendromlu Berkay Aksoy ise “Bugün babamla vakit geçirmek istiyorum. Babam bizi göremediği için üzülüyor. Babamı görmeyeli çok olmuştu. Bugün yanında olmak istiyorum” diye konuştu. Çocuklarının bu sözlerine dayanamayan baba Aksoy, onlara sarılarak gözyaşı döktü.

    “EŞYALARI BİLE İKİNCİSİ YOKSA HACZEDEMİYORSUNUZ”

    İnsanların, bir eşyayı bile ikincisi yoksa haczedemediğini söyleyen mağdur babalardan Mustafa Tokat da, şöyle konuştu: “Biz çocuklarımızı haczediyoruz. Ben eşimden ayrıldım ve baba-evlat bağını koruyabilmek için Trabzon’dan İzmir’e geldim. Temmuz ayından bu yana iki kızımı bir kez bile göremedim. Okuluna gitsem suç, sokağından geçsem suç, telefonla arasam suç. Çünkü 6284 Sayılı Kanun var. Hiçbir suçumuz olmamasına rağmen kadının beyanı ile rahatsız etmekle suçlanıyoruz. Biz babayız. Kurduğumuz derneğin kötü bir amacı yok. Cinsiyet ayrımcılığı gütmüyoruz. Tek amacımız insan ve çocuk haklarını gözetmek. Kimsenin hakkı yenmesin. Biz ziyaretçi değiliz. Biz de çocuklarımızı anneler kadar hak ediyoruz. Ben de babasız büyüdüm ve bunun acısını yaşadım. 9 aydır çocuklarımın fotoğraflarıyla uyuyorum. Biz babalar olarak ikinci sınıf insan muamelesi görüyoruz.”

    Mağdur babalar, dernek bünyesinde şimdiden yaklaşık 200 mağdur babanın bulunduğunu belirtti.