Etiket: azeri

  • Türk Hekimleri Bilgi Ve Becerilerini Azeri Hekimlerle Paylaştı

    Numune hastanesi, sağlık alanında eğitim programları kapsamında TİKA ve Sağlık Bakanlığı işbirliği ile Azerbaycan’dan gelen 9 hekime yaklaşık 3 ay eğitim verdi. Verilen eğitim sonunda hekimler sertifika aldı. TİKA, Orta Asya ve Kafkasya Daire Başkanı Ali Özgün Öztürk’ün de katıldığı bir program gerçekleşti.

    Sertifika töreninde bir konuşma yapan Numune Hastanesi yöneticisi Prof. Dr. Nurullah Zengin, “Türkiye son yıllarda sağlık alanında hasta hizmeti yanında tıp eğitimi alanında da gerçekten büyük ilerleme kaydetti. Bu konuda elde ettiği tecrübeyi, bilgi, beceriyi başta dost ve kardeş ülkeler olmak üzere dünyanın pek çok ülkesiyle paylaşıyor. Bu bazen TİKA organizasyonlarıyla bazen Sağlık Bakanlığımızın diğer ülkenin yetkilileriyle yaptığı iş birlikleri çerçevesinde gerçekleşiyor” dedi.

    AZERİ HEKİMLER MEZUN OLDU

    Prof. Dr. Zengin, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve Azerbaycan başta olmak üzere çok yakın bir iş birliği olduğunun altını çizerek “Bu şekilde Azerbaycan’dan 9 hekim arkadaşımızın mezuniyet sonrası kendi uzmanlık alanlarında ülkemizde ağırladık. Yaklaşık ülkemizde 3 aylık bir eğitim süresi içinde 9 arkadaşımızın tıp öğrencilerinden bilgi becerilerini, tıp eğitimlerine katkıda bulunmak amacıyla misafirlerimiz oldu” diye konuştu.

    Azerbaycan’dan eğitim almak için gelen doktorlara hocaların her türlü bilgi paylaşımında bulunduklarını, yapmaları gereken her şeyi yaptıklarını vurgulayan Prof. Dr. Zengin, şunları kaydetti:

    “Tabi bu şekilde bir paylaşımın parçası olmaktan biz mutluluk duyuyoruz. Numune Hastanesi, 45 tıp branşında hizmet veriyor ve 33 tıp branşında da uzmanlık eğitimi veriyor. Gerçekten bu akademik kapasiteyi bu amaçla, bilgi paylaşımı amacıyla gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz. İnşallah önümüzdeki dönem bu işbirlikleri bu bilgi paylaşımları artarak devam edecektir.”

    Azeri hekimler, Türkiye’de bulunduklar zaman içerisinde hocalarının kendileriyle ilgilenmelerinden çok memnun kaldıklarını çok mutlu olduklarını, bu sürecin kendileri için çok verimli geçtiğini ifade etti.

  • Azeri Milletvekili İsmayilov: “Dünya Gerçek Bir Soykırım Görmek İstiyorsa Hocalı’ya Gelsin’’

    Üzerinden 24 yıl geçen Hocalı Katliamı’nda hayatlarını kaybedenler için yapılan anma etkinliklerinden biri de İstanbul Aydın Üniversitesi’nde gerçekleşti. Etkinliğe katılan Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Şahin İsmayilov, “Sözde Ermeni soykırımını dünyanın bir takım ülkeleri tanıdı ancak gerçek soykırım görmek isteyenler Hocalı’ya gelsinler’’ dedi.

    24 yıl önce Azerbaycan’ın Dağlık-Karabağ bölgesinde bulunan Hocalı kasabasında 613 Azeri, Ermeniler tarafından katledilmişti. Tarihe “Hocalı Katliamı’’ olarak geçen olayda ölenlerin 106’sı kadın, 83’ü ise çocuktu. Hocalı’da hayatını kaybedenler için yapılan anma etkinlikleri bu yıl da devam etti. İstanbul Aydın Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen ‘’Azerbaycan ve Türkiye’nin Ortak Sorunu: Hocalı’ya Adalet’’ anma programına Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili ve Azerbaycan Talebe Gençler Teşkilatı Başkanı Şahin İsmayilov, Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Dr. Malahat İbrahimgizi, İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın, İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yadigar İzmirli, Yeni Azerbaycan Partisi Gençlik Kolu Başkanı Seymur Orucov, İstanbul Aydın Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şuayip Karakaş ile çok sayıda Türk ve Azeri öğrenci katıldı. Açılış konuşmaları ile başlayan anma töreni, gazeteci-yazar Handan Kayakökü tarafından hazırlanan ‘’Hocalı Simfoniyası’’ videosu ile devam etti. Tören bitiminde ise kampüs bahçesinde, Azeri öğrencilerin hazırladığı ‘’Hocalı İçin Adalet’’ flasmobu gerçekleşti.

    “ŞEHİTLERİMİZİN RUHU İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ’’

    Anma töreninin açılış konuşmasını yapan İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın şunları söyledi:

    “700’e yakın kardeşimizin hunharca öldürülmesi, insanlık dışı cezaya, insanlık dışı vahşete tabi tutulması ve dost, kardeş Azerbaycan hükümetimizin de bugünü bir insanlık dramı, bir soykırım olarak nitelendirmesi dolayısıyla İstanbul Aydın Üniversitesi olarak her yıl bugünü, bir soykırım olarak adlandırarak ve hafızaları tazelemek maksadıyla anıyoruz.’’

    Tam bağımsız bir ülkenin, ancak tam bağımsız bir ekonomi, siyaset, tarih ve kültürle mümkün olabileceğinin altını çizen Aydın, ‘’Eliniz, kolunuz, aklınız başkasındayken bağımsızlıktan söz edemezsiniz. Onun için ben yarının aydınlık gençlerine, yarın Azerbaycan’ın, Türkiye’nin sahibi olacak gençlere ısrarla, bu aziz şehitlerimiz için, onların ruhları için, onların bize bırakmış olduğu bu kutsal vatanın devamı için daha çok çalışmayı tavsiye ediyorum ve teknolojiye, bilime, bilişime daha çok önem vermemiz gerektiğini düşünüyorum’’ dedi.

    “BU COĞRAFYADA AZERBAYCAN’I TÜRKİYE’DEN, TÜRKİYE’Yİ AZERBAYCAN’DAN AYIRMIYORUM’’

    Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Dr. Malahat İbrahimgizi ise konuşmasında şunları söyledi:

    “Bu ağır, acı soykırım mirasını çözmek için gençlerimiz, dünyanın en güzel ilimlerini, teknolojisini elde etmeliler. Dünya dillerini, İngiliz, Fransız, Alman dillerini öğrenmeliler. Bize düşman olarak yanaşan insanları biz ilimimizle, becerimizle, teknolojimizle alt etmeliyiz. Ben bugün bu coğrafyada Azerbaycan’ı Türkiye’den, Türkiye’yi Azerbaycan’dan ayırmıyorum.’’

    Azerbaycan Milli Meclisi’nin en genç milletvekili olan Şahin İsmayilov yaptığı açıklamada, “Azerbaycan ve Türkiye bir millet iki devlettir. Bizimi dilimiz, düşünce tarzımız, dinimiz aynı ve ortak noktalarımız çok fazla. Acı günlerimiz ise hem Azerbaycan’ın hem Türkiye’nin acısı. Burada, dünyaya birlik mesajı vermek niyetindeyiz. Türkiye ile Azerbaycan daima birbirinin yanındadır’’ dedi.

    Sözde Ermeni soykırımının dünyanın bir takım ülkeleri tarafından tanındığını belirten İsmayilov, ‘’Eğer gerçek soykırım görmek istiyorlarsa Hocalı’ya gelecekler, burayı araştıracaklar. Siyasi oyunları kenara bırakıp bu soykırımı tanıyacaklar’’ diye konuştu.

    Yakın zamanda Hocalı’nın soykırım olarak tüm ülkelerde tanınması için çok büyük yol kat edeceklerine dikkat çeken İsmayilov, “Dünyanın bir takım ülkeleri Hocalı’yı soykırım olarak tanıdılar ve bu konu, Azerbaycan’ın dış politikasında çok önemli bir yer alıyor. İnşallah bundan sonraki dönemde bu katliamı soykırım olarak tanıyan ülkelerin sayılarının arttığını göreceğiz’’ ifadelerini kullandı.

  • Azeri Milletvekili Paşayeva: Ermenistan PKK’ya Destek Veriyor”

    Azerbaycan Parlamentosu Milletvekili Ganire Paşayeva, Türkiye’nin yaşadığı terör saldırılarının acısını yüreklerinde hissettiklerini söyleyerek terör örgütlerine devlet kademesinde destek veren Ermenistan’ı kınadı.

    Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Hocalı katliamının yıl dönümünde ’Hoca Katliamı’ konulu konferansa katılmak için Balıkesir’e geldi. Balıkesir Azerbaycanlılar Derneği’nin organizasyonunda konuşan Milletvekili Paşayeva, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Paşayeva, “Kardeş Türkiye’mizde son terör olayları da dahil 30 binden fazla insanımız hayatını kaybetti. Azerbaycan olarak bu konu bizi de çok rahatsız ediyor. Azerbaycan olarak biz her konuda kardeş Türkiye’mizin yanındayız. Ben, tüm platformlarda Türk ve Müslümanlara seslenerek ’Bugün Türkiye’nin yanında olmamız gerekir’ diyorum. Bu terör olaylarının arkasındaki hedef Türkiye’yi zayıflatmaktır. Bu terör örgütünün arkasında bazılarının para, bazılarının politik destekleri vardır. Nasıl ki Azerbaycan’ın gücü günüz, Türkiye’nin gücü de hepimizin gücüdür. Hepimizin Türkiye’nin yanında olmalıyız terörle mücadele konusunda. Avrupa Konseyi’nin de üyesiyim ve orada da bu konuda konuşma yaptım. Desteğin sözde değil gerçekte olması gerektiğini söyledim. Rusya ile yaşanan olaylarda biz açıkça söyledik. Biz adaletin yanındayız, adaletin olduğu taraf Türkiye’dir. Türkiye’nin kendi hava sahasını koruma hakkı var. Suriye’de Türkmen Dağı’nın bombalanması hepimizi üzüyor. Orada katledilen benim insanım. Türkiye her şeye rağmen barışçıl bir yol izledi. Tüm isteğimiz Rusya’nın akılcı davranarak, Türkiye’nin uzattığı barışçı eli değerlendirmesi gerekiyor. Bugün uluslararası hukukun çöktüğü ve adaletin bittiği bir dünyada yaşıyoruz. Bugünkü dünyada hakkınızı korumanın tek yolu güçlü olmaktır. O yüzden birlik ve beraberlik içinde güçlü olmamız lazım. Haksızlık ve adaletsizlikle mücadele edip kendi insanımızın hakkını korumamız lazım. Karabağ’dan göçmen olmuş insanlarımızın, Türkmen Dağı’nda insanlarımızın acı çekmemesi için birlik içinde olmamız gerekiyor” dedi.

    ERMENİ SAVUNMA BAKANI PKK’LI TERÖRİSTİN EVİNDE

    İHA’ya değerlendirmede bulunan Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, kendi cep telefonunda bulunan fotoğraflarla Ermenistan Savunma Bakanı Seyran Ohanyan’ın öldürülen PKK’lı teröristlerin evine taziyeye gittiğini söyledi. Fotoğraflarla ziyareti anlatan Paşayeva, “Ermeniler, maalesef ki Hocalı’da insanımıza soykırım yapmak azmış gibi, 1 milyon Azerbaycan Türk’ünün kendi evine dönmesine izin vermemesi azmış gibi, PKK sıralarında Türkiye aleyhine faaliyetlerinde bulunarak ciddi şekilde katılmışlardır. PKK saflarında ölen Ermenilerin ailesini Ermenistan Bakanı’nın ziyaret etmesi teröre destek demektir. Bir devlet yetkilisinin terör örgütü sıralarında savaşan ve hayatını kaybeden birisini ziyaret etmesi teröre destek demektir. Ermenistan bunca yıl terörü destekledi. 24 yıl önce Azerbaycan’da otobüsleri, trenleri patlatarak çocukların ölmesine neden oldular. Bugün aynı manzaranın PKK’ya verilen destekle olduğunu görüyoruz. Uluslararası örgütlerin de bu durumu ciddi olarak değerlendirmeye çağırıyoruz. Devlet yetkililerinin teröre destek veren kişileri ziyaret etmesi terörün desteklenmesi demektir. Bugün PKK’dan PYD’den çıkan silahlara baksanız bazı güçleri ve bazı devletleri görebiliriz. Birlik ve beraberlik içinde sesimizi duyurmamız gerekir” dedi.

    Balıkesir’de konferans öncesinde ilk olarak İstiklal Marşı ardında da Azerbaycan Marşı okundu. Milletvekili Paşayeva ardından Hocalı katliamını anlattı.

  • Azeri Milletvekili İzmir’den Dünyaya Seslendi

    Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Ermenistan’ın yaptığı katliama sessiz kalınmaması çağrısında bulunarak, “Artık bu acıyı herkesin görmesini istiyoruz. Nerede, kime, hangi din mensubuna karşı yapılırsa yapılsın dünyanın sesini yükseltmesi gerekir. Bunu yapanlar adalet karşısına çıkarılmalıdır” dedi.

    Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinde 1992 yılında yaşanan Hocalı Katliamı ve Karabağ’ın işgalinin 24. yıldönümü Türk-Ermeni İlişkileri ve Hocalı Katliamı programıyla anıldı. Azerbaycan Kardeşlik ve İşbirliği Derneği tarafından düzenlenen panele Azerbaycan Milletvekili Dr. Ganire Paşayeva’nın yanı sıra Azerbaycan Türkiye Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Prof. Dr. Necibe Nesibova, Bilkent ve Melbourne Üniversiteleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Jeremy Salt, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Metin Ekinci, İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Vefa Kurban ile çok sayıda Azeri ve Türk vatandaşı katıldı.

    İzmir Sanat Merkezinde gerçekleştirilen panelin açılış konuşmasını yapan Azerbaycan Kardeşlik ve İşbirliği Derneği Başkanı Asif Kurban, soykırımı yapanların mutlaka adalet önünde yargılanması gerektiğini belirtti.

    “SADECE İNSANLIĞA SOYKIRIM YAPILMADI”

    Azerbaycan Milletvekili Dr. Ganire Paşayeva da, Ermenistan’ın bir insanlık suçu işleyerek soykırım yaptığını belirterek, “Ermenistan yeryüzünde Hocalı adlı bir kenti yok ederek, Azerbaycan Türklerine karşı soykırım uygulayarak nüfusunu katletmiştir. Hocalı’da sadece insanlığa soykırım yapılmamış aynı zamanda oradaki tüm tarihi ve kültürel abideler, hatta kabristanlıklar bile tamamıyla dağıtılarak harabeliğe çevrilmiştir” dedi.

    Dünyanın birçok ülkesinde Ermenilerin yaptığı soykırımı aktif çalışmalarla anlattıklarını ifade eden Paşayeva, soykırım suçunu işleyenlerin adalet önünde yargılanmaları gerektiğini ve bunun için mücadelelerini sürdürdüklerini söyledi.

    “ARTIK BU ACIYI GÖRMELERİNİ İSTİYORUZ”

    Ermenistan’ın soykırım yaptığı sırada dünyanın sessiz kaldığına işaret eden Paşayeva, şunları söyledi: “Dünya tepki vermedi, seyirci kaldı. Ama soykırım insanlık aleyhine cinayettir. Nerede, kime, hangi din mensubuna karşı yapılırsa yapılsın dünyanın itirazını yükseltmesi gerekir. Bunu yapanların adalet karşısında cevap vermesinin sağlanması için destek verilmesi gerekir. Ama maalesef dünya çok duyarsız kaldı. O yüzden biz duyarsız dünyaya daha çok anlatarak, sesimizi ulaştırarak artık bu acıyı görmelerini istiyoruz. Çünkü bunu yapanlar hâlâ adalet karşısına çıkmış durumda değil, hâlâ ellerini kollarını sallayarak Ermenistan’da dolaşmaktadırlar.”

    “ERMENİSTAN, AZERBAYCAN’A DEĞİL TÜRKLERE KARŞI YAPTI”

    Ermenistan’ın Hocalı’da Türklere karşı soykırım suçunu işlediğinin altını çizen Paşayeva, “Ermenistan Hocalı’da soykırım yaptığında ‘Biz bunu Azerbaycanlılara karşı yaptık’ demedi, ‘Biz bunu Türklere karşı yaptık’ dedi. Dolayısıyla Hocalı konusu dünyanın her yerinde yaşayan Türk insanını rahatsız etmelidir. Birlik olursak sesimizi daha güçlü duyururuz. Bu anlamda kardeş cumhuriyetlerimizin de desteğine ihtiyacımız var” dedi.

    “AVRUPA BİRLİĞİ SESSİZ KALIYOR”

    Yapılan işgalin sonunda 1 milyon insanın topraklarını terk etmek zorunda bırakıldığını anlatan Paşayeva, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hocalı’da, Karabağ’da 1 milyon insan kendi evine dönemiyor. Düşünebiliyor musunuz hep insan haklarından konuşan Avrupa’da, 24 yıl önce Ermenistan tarafından insan haklarının yok edilmesine sessiz kalınıyor. En önemli hak insanın kendi evinde yaşama hakkıdır. Ama bu insanların kendi evlerine yaşama hakkına izin vermiyorlar. Maalesef insan haklarından konuşan Avrupa’da bu insanların, göçmenlerin sesine destek vermiyor.”

    Ganire Paşayeva dünyadaki bütün Türklere seslenerek, herkesin yapılan katliamı, komşusuna, bir politikacıya ya da bir sivil toplum örgütüne anlatması ve internet üzerinden de konuyla ilgili uluslararası örgütlere bir mesaj ya da bir mektup göndermesi çağrısında bulundu.

  • Azeri Üniversite Uludağ Üniversitesi’nin Eğitim Sistemine Geçiyor

    Azerbaycan’ın önde gelen üniversiteleri arasında yer alan Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi’nde (UÜ) verilen eğitimi kendi üniversitesinde uygulamak için harekete geçti.

    Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi öğretim görevlileri, verilen eğitimi incelemek ve kendi eğitim sistemlerine uygulamak maksadıyla UÜ İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ni ziyaret etti. UÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce, İİBF Dekanı Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, dekan yardımcıları, bölüm başkanları ve öğretim görevlileri ziyarette hazır bulundu. Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi adına konuşan heyet başkanı Prof. Dr. Zahid Farrux Mamedov, hedeflerinin ilk etapta İİBF’de uygulanan eğitim sistemini kendi üniversitelerinde uygulamak olduğunu kaydetti.

    UÜ İİBF’de çalışan bütün öğretim görevlilerini Azerbaycan’a misafir öğretim görevlisi olarak davet etmek istediklerini söyleyen Mamedov, “Biz üniversite olarak burada uygulanan sistemi aynen Azerbaycan’da tatbik etmek istiyoruz. Bizim sistemimiz eski Sovyetler Birliği eğitimine dayanıyordu. Şimdi artık Türk eğitim sistemini benimsemek istiyoruz. Bu sistemin uygulanması için de Türkiye’den pilot üniversite olarak Uludağ Üniversitesi’ni ve İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ni seçtik. Burada verilen eğitimi gözlemek ve ülkemizde, kendi üniversitemizde uygulamak istiyoruz. Çözüm bulmaya geldik. Üniversitemizin rektörü bize, Uludağ Üniversitesi’nde uygulanan eğitim sistemini aynen Azerbaycan Devlet İktisadi Üniversitesi’nde de tatbik etmek istediğini aktardı. Bizler de bir heyet oluşturduk. Bugün buradayız. İlk ziyaretimiz tanışma üzerine olacak. Bundan sonra ise artık öğrenmek amacıyla geleceğiz. Protokol yapmak için gerekli bilgileri toplamak ve içerik oluşturmak istiyoruz. Türkiye’deki en iyi eğitim sistemi ne ise onu ülkemizdeki üniversitelerde uygulama arzusundayız” dedi.

    Türkiye ve Azerbaycan’ın asırlardır kardeş iki ülke olduğunu hatırlatan UÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yüce ise eğitim sistemi açısından iki ülkenin farklılık gösterdiğini vurguladı. Azerbaycan’daki eğitim sisteminin Rus eğitim sistemi ağırlıklı olduğunu kaydeden Yüce, “Bizim ise daha çok batı ağırlıklı bir eğitim sistemimiz var. O nedenle iki eğitim sistemi arasında sistemsel bir takım farklılıklar var. Bizde olan bazı bölümler, Azerbaycan’da yok. Onlarda olanlar da bizde yok. Bugün misafir ettiğimiz üniversitemiz de Azerbaycan’ın çok önemli üniversitelerinden birisi. Üniversitenin de Türkiye’ye yakınlığı her zaman olmuştur. Bu yakınlığında en önemli sebebi ise üniversite bünyesinde Türk Dünyası İşletme Fakültesi’nin faaliyet göstermesidir. O fakültede de bizim üniversitelerimize yakın eğitim sistemi verilmektedir. Şimdi Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi, bizim eğitim sistemimizi daha yakından tanımak istediğinde bundan çok memnun olduk. Her iki tarafın da bu çalışma dolayısı ile birbirlerinden çok şey öğrenecek. İlerleyen dönemlerde de iş birliklerimiz artarak devam edecektir” diye konuştu.

    40 YILLIK BİRİKİM MİSAFİRLERE AKTARILACAK

    Ziyaretin kurulacak iyi ilişkilerin başlangıcı olacağını kaydeden İİBF Dekanı Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da iki ülkenin üniversiteleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesini hedeflediklerini belirtti. Uludağ Üniversitesi ile Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi’nin eğitim sistemlerinin özelliklerinin mukayeseli olarak tartışılacağını söyleyen Dekan Yılmaz, “Daha sonra da muhtemel işbirliği potansiyelinin değerlendirilmesi yapılacak. Sonraki süreçlerde bu heyetlerin görüşmeleri devam edecek. Heyet ile karşılıklı tecrübe paylaşımında bulunacağız. Biz 40 yıllık bir fakülteyiz. Geleneği olan bir fakülteyiz. Dolayısı ile buradaki tecrübelerimizi misafir hocalarımız ile paylaşacağız. Onlardan öğreneceklerimiz var, onların da bizden öğrenecekleri var. Karşılıklı eğitim imkânlarını geliştirmeye gayret göstereceğiz. Öğretim üyesi işbirliği değişimi dâhil olmak üzere elimizden gelen bütün imkânları kullanmaya çalışacağız” şeklinde konuştu.