Etiket: azeri

  • Azeri Ressamın Sergisine Paris’te Büyük İlgi

    Azeri ressam Maryam Alakbarlı’nın “Maryam’ın Sihirli ve Renkli Dünyası” adlı sergisi Paris’te sanatseverlerden büyük ilgi gördü.

    Azerbaycanlı genç ressam Maryam Alakbarlı’nın yağlı boya eserlerini içeren “Maryam’ın Sihirli ve Renkli Dünyası” adlı resim sergisi, Fransa’nın başkenti Paris’teki Art Shopping etkinliğinde açıldı. Azeri ressam dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen ressam ve heykeltıraşlar eserlerini sergilediği Art Shopping’te bu yılki sergiye 3’ncü kez katılıyor. Fransa’da yaşayan sanatseverler, Azeri ressamnın sergisine büyük ilgi gösterdi. Paris’teki Azerbaycan Kültür Merkezi ise serginin açılışı nedeniyle bir resepsiyon verdi.

    Serginin açılışında konuşan Azerbaycan’ın Paris Büyükelçisi Elçin Amirbeyov, “Azerbaycan’ın genç yeteneği ressam Alakbarlı, bugün burada 3’ncü kez açtığı sergiyle sanat adına ülkemizi temsil ederek bizi gururlandırdı. Cumhuriyetin Kuruluşu’nun 93’ncü yılında çok güzel bir an yaşatıyor. Çalışmalarını Paris’te sürdüren genç yetenek ülkemiz ve sanat adına Gelecek vaat ediyor” ifadelerini kullandı. Serginin düzenlendiği Louvre Müzesi yanında bulunan Carrousel Sergi Salonu Sorumlusu ise “Maryam bugün burada bu sergisiyle, dünyamızı renklendirdi, güneşin batışını çiçeklerin renkli ahengini gözler önüne serdi” dedi.

    Paris’in tarihi Louvre Müzesi’nin yanında bulunan Carrousel Sergi Salonunda gerçekleşen sergi, dünyanın birçok ülkesinden gelen sanatçıların eserlerini sergileme ve buluşma noktası olarak biliniyor.

  • Azeri Oyunculardan “Teleskope”

    Azerbaycan Devlet Akademik Milli Dram Tiyatrosu, Teleskope isimli oyunla 5. Nilüfer Tiyatro Festivali’ne katıldı.

    5. Nilüfer Tiyatro Festivali Türkiye’deki tiyatro gruplarının yanı sıra yurtdışından da grupları ağırlıyor. Yurtdışından festivale katılan gruplardan biri de Azerbaycan Devlet Akademik Milli Dram Tiyatrosu oldu. Azerbaycanlı oyuncular Elçin Efendiyev’in yazdığı Teleskope isimli oyunu Nilüfer’de sergiledi. Uğur Mumcu Sahnesi’nde seyirci ile buluşan oyunu Kamran Şahmerdan yönetti. 142. sezonunu yaşayan Azerbaycan Devlet Akademik Milli Dram Tiyatrosu ilk kez Bursa’da “Teleskope” ile sahne almış oldu.

  • Azeri Sanatçı Azerin, HDP’nin ’Biz Azerbaycan’ı Kınıyoruz’ Açıklamasına Tepki Gösterdi

    Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin, HDP’den ’Biz Azerbaycan’ı kınıyoruz’ açıklamasına tepki göstererek, “Yani bütün dünya artık gözünü açtı anlıyor ki Karabağ, Azerbaycan’ın hakkı olan toprağıdır. Karabağ’ın 1 milyon, 2 milyon insanı kaçkın, göçgün düşmüş, adam hala anlayamamış bunu” dedi.

    Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin, Ermenistan-Azerbaycan arasındaki Karabağ Sorunu ve Türkiye’nin bu duruma karşı tutumunu değerlendirdi.

    Azerin, Karabağ’ın, Azerbaycan’ın tarihi toprakları olduğunu vurgulayarak, “Bildiğiniz gibi 25 yıldan fazladır bu süreç devam ediyor. Ermenistan, Azerbaycan toprağı olan Karabağ’ı işgal etmiştir. Azerbaycan’ın 1 milyon kaçkını ve göçgünü var. Bugün Azerbaycan halkı topraklarına dönmek istiyor. Onun hakkı olan topraklarda yaşamak istiyor, Karabağ’da yaşamak istiyor” şeklinde konuştu.

    “MİNSK GRUBU 25 SENE BOYUNCA HİÇ bİR ŞEY YAPMADI”

    “Maalesef ki MİNSK Grubu sürecinde bu 25 sene boyunca MİNSK Grubu hiçbir şey yapmadı ve bu dışarıdan çok iyi gözüküyor” diyen Azerin, “Dünya sustu Karabağ problemine ve durum öyle bir yere geldi ki gördüğünüz gibi Ermeniler bir daha Azerbaycan topraklarını ateşe tutmaya başladılar. Çünkü bu 20-25 yıl da ateşkes süreciydi. Buna bakmayarak Azerbaycan hep şehit veriyordu ve Ermenistan bu ateşkes sürecini bozdu bir daha Azerbaycan’ı daha büyük ateşe tuttu. Azerbaycan tabii ki burada artık suskunluk sürdüremezdi ve Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri, Azerbaycan Ordusu, askeri cevap verdi. Cevap vermek durumunda kaldı” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ EN YÜKSEK SEVİYEDE OLDU”

    Azerin,”Tabii ki topraklarımızda yaşamak istiyorsak şehit vereceğiz” diyerek şöyle devam etti:

    “Burada Türkiye’nin Azerbaycan’a desteği her zaman olduğu gibi en yüksek seviyede oldu. İster millet olarak Türk milleti olarak ister Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Türkiye her konuda Azerbaycan’a desteğini belli etti. Benim kendime bile binlerce mesaj geldi sosyal medyamda; ’Biz Azerbaycan’ın yanındayız, millet olarak ne yapmak gerekirse yapacağız’ diye.”

    TÜRK İNSANI SULH SEVER BİR MİLLET

    Türk insanının her zaman sulh sever insan olduğunun altını çizen Azerin, “Biz kendi coğrafyamızda bir bütün olarak sulh içinde yaşamak istiyoruz ama maalesef göründüğü odur ki bize sulh içinde yaşamak bir türlü nasip olmuyor. Azerbaycan’ın başına böyle bir çorap örmüşler: Karabağ’ı. Türkiye’nin de başına PKK terör örgütünü örmüşler. 35 senedir Türkiye terörle mücadele ediyor. Her iki ülkemiz, yani hem Azerbaycan benim anavatanımdır hem Türkiye benim atayurdumdur. Ben iki ülkenin ikisini de kendime vatan bilirim” diye konuştu.

    “MİLLET OLARAK, DEVLET OLARAK DİMDİK DURMALIYIZ”

    Azerbaycan adına verilen şehitlerin de, Türkiye’de terörle mücadelede olan şehitlerin de karşısında baş eğdiğini söyleyen Azerin, “Ben bir vatandaş olarak belirlemek istiyorum ki insan olarak tabii ki bunun karşısında suskunluğumuzu sürdüremeyeceğiz. Nasıl ki Türkiye terörle mücadele ediyor, Azerbaycan’da kendi hakkı olan topraklarını geri almak için her şeyi yapacak. Bunu halkta gösterdi devlette gösterdi, bizim silahlı kuvvetlerimiz de gösterdi. İster Türkiye’nin bu süreçte yani terörle mübarezede ister Azerbaycan’ın verdiği şehitler hepsi acımızdır. Ama biz millet olarak, devlet olarak dimdik ayakta durmalıyız ve bunların karşısında eğilmemeliyiz. Bu bizim borcumuzdur. Bugün de düşünüyorum ki onu yansıtıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    “PKK SİLAHLI İNSAN GÖNDERİYORSA AZERBAYCAN VE TÜRKİYE LAYIKIYLA CEVAP VERECEKTİR”

    Azerin, PKK’nın Ermenistan’a destek göndermesi iddiasına yönelik ise şu cevabı verdi:

    “Bu süreçle ilgili bizim Milli Savunma Bakanlığımız bir soruşturma açtı. Tam olarak, kesin olarak böyle bir şey var mı? yok mu? ben onu söyleyemem. Ama böyle bir şey varsa da çok ayıptır ve günahtır. Bu HDP’nin başkanı da birkaç gün önce böyle bir açıklama yaptı: ’Biz Azerbaycan’ı kınıyoruz’ diye. Yani bütün dünya artık gözünü açtı anlıyor ki Karabağ, Azerbaycan’ın hakkı olan toprağıdır. Karabağ’ın 1 milyon, 2 milyon insanı kaçkın, göçgün düşmüş adam hala anlayamamış bunu. Yani çok yazık, ben bunu kınamıyorum da, ben buna çok kötü bir münasebet besliyorum. Eğer böyle bir şey varsa da, PKK eğer oraya bir silah ya da insan göndermişse Azerbaycan layıkıyla bunun cevabını verecektir. Türkiye’de aynen öyle.”

    “TÜRKİYE’NİN VE AZERBAYCAN’IN NASIL YAN YANA OLDUĞUNU BİR DAHA KANITLADIK”

    Türkiye tarafından terörle mücadelede verilen şehitleri her gün bu haberlerden duyduğunu bir Azerbaycan vatandaşı olarak, bir Türk insanı olarak kendine bir sanatçı olarak borç bildiği ve bir kaç ay önce Türkiye Silahlı Kuvvetleri’ne(TSK) bir istekte bulunduğunu ifade eden Azerin şunları kaydetti:

    “TSK’nın yanında ve Türkiye’nin, askerinin, mehmetçiğinin, polisinin yanında durduğumu göstermek için TSK’ya konserler yapmak istiyorum. Çünkü ben bu konserlerin ilkini 2008 yılında Şırnak’ta, Diyarbakır’da, Siirt’te, terörle mücadele bölgesinde yapmıştım. TSK Genelkurmay başkanında ve Azerbaycan’ın Milli Savunma Bakanlığı’na teşekkür ediyorum. Çünkü bana böyle çok yüksek seviyede bir şerait tanındı. Ben TSK’ya ’Nevruz Kutlamaları’nda’ yani Türk’ün bayramı olan Nevruz çerçevesinde 8 konser yaptım. Bu Türkiye’nin muhtelif şehirlerinde TSK’nın okullarında yani Harp Okulları’nda bu konserler gerçekleşti. Ben bir daha Azerbaycan ve Türkiye’nin nasıl tarih olarak yanyana olduğunu bir daha kanıtladık biz bu konser programlarımızla. Bizim birliğimiz beraberliğimiz ebedi olacaktır. Bizim hürriyetimiz ebedi olacaktır, bizim ezanımız hiç dinmeyecek, bizim bayrağımız hiçbir zaman inmeyecektir.”

  • Azeri Büyükelçi Ermenistan’la Yaşanan Çatışmaları Fransız Basınına Değerlendirdi

    Azerbaycan’ın Paris Büyükelçisi Elçin Amirbeyov, “Ermenistan güçlerinin tacizi ve saldırısı karşısında, Azerbaycan Ordusu kendi topraklarında haklı olarak savunmaya geçmiştir. Kendi topraklarını korumak ve savunmak için mücadelesini yapacaktır” dedi.

    Azerbaycan’ın Paris Büyükelçisi Elçin Amirbeyov, Dağlık Karabağ’da Ermenistan güçlerinin sık sık yaptıkları taciz sonrası meydana gelen çatışmalarla ilgili olarak Fransız basınına yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Azeri büyükelçi, Fransız basını ile yaptığı görüşmenin ardından İHA’ya kısa bir açıklama yaptı. Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarında hak iddia ettiği Dağlık Karabağ bölgesinde, 1994’teki ateşkesten bu yana en sert çatışmalardan birinin yaşandığını kaydeden Büyükelçi Amirbeyov, 2014 yılında Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın iki lideri buluşturduğu Paris görüşmelerinin ardından da Ermeni tarafının benzeri tacizde bulunduğunu sözlerine ekledi.

    Ermeni güçlerinin, Dağlık Karabağ’da ilk tetiği çeken taraf olduğunu ve iki köylünün bu saldırı sonucu hayatını kaybettiğini belirten Azerbaycan Büyükelçisi Elçin Amirbeyov, ilk çatışmalarda 12 Azeri askerin öldürüldüğünü askerlerin yanı sıra yaşamını yitirenler arasında sivillerin de olduğunu belirtti. Dağlık Karabağ hukuken Azerbaycan sınırları içerisinde yer aldığını, fiili olaraksa Ermenistan’ın desteklediği Ermeni ayrılıkçıların işgalinde olduğunu söyledi. Elçin Amirbeyov, “Ermenistan güçlerinin tacizi ve saldırısı karşısında, Azerbaycan Ordusu kendi topraklarında haklı olarak Ermenistan güçlerinin karşısında savunmaya geçmiştir. Kendi topraklarını korumak ve savunmak için mücadelesini yapacaktır” dedi.

    Sorunun çözümüyle ilgili olarak ise Minsk grubunun yaptığı görüşmelerin yıllardır devam ettiğine dikkat çeken Azeri Büyükelçi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerek Ermenistan’a gerek Azerbaycan’a çatışmaların derhal durdurulması çağrısında bulunduğunu söyledi.

  • Azeri Milletvekili Paşayeva’dan Birlik Mesajı

    Azerbaycan Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva, “Büyük oyunu iyi görmemiz gerekiyor. Ben her yerde şunu söylüyorum. Dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın ben Türk milletinin evladıyım diyen insan şimdi Türkiye’ye sahip çıkması gerekir. Çünkü o büyük senaryoların hepsinin merkezinde Türkiye’nin zayıflaması ve çökmesi var’’ dedi.

    Türk Ocakları’nın davetlisi olarak Denizli’ye gelen ve gün boyu etkinliklere katılan Azerbaycan Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva, son olarak bir konferans verdi. Esnaf Sarayı Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Türk Ocakları Denizli Şube Başkanı Adem Süpçin ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından Türkiye ve Azerbaycan milli marşları çalındı. Azeri Milletvekili Ganire Paşayeva’nın Türkiye’nin milli marşını ezbere okuması dikkat çekerken, Paşayeva ülkesinin milli marşını da tek başına okudu.

    Konferansta Türk dünyasının yaşadığı sıkıntılara değinen Paşayeva, “Bugünlerde canımız çok yanıyor. Biz Denizli’de iki şehit ailemizi ziyaret ettik. Değerli şehit ailelerimizle sohbet ettik. Biliyorsunuz ki Azerbaycan’da da 12 şehidimiz var. Hepsi nur içinde yatsınlar. Onlar olmasaydı, onların kahraman ruhları olmasaydı her şey zor olurdu. Allah onların yerlerini nur etsin’’dedi.

    “TÜRK MİLLETİNİN EVLADIYIM DİYEN HERKESİN TÜRKİYE’YE SAHİP ÇIKMASI GEREKİR”

    Türkiye ve bölgede birçok oyun oynandığına dikkat çeken Paşayeva şunları söyledi:

    “Büyük oyunu iyi görmemiz gerekiyor. Ben her yerde şunu söylüyorum. Dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın ben Türk milletinin evladıyım diyen insanın şimdi Türkiye’ye sahip çıkması gerekir. Çünkü o büyük senaryoların hepsinin merkezinde Türkiye’nin zayıflaması ve çökmesi var. Türk ve Müslüman dünyasının en güçlü kalesi Türkiye’dir. Bu çökerse ya da zayıflarsa Türk dünyası zayıflar, Müslüman dünyası hepten gider. O yüzden gençlere söylüyorum. Ön tarafta gözükenler terör örgütleridir. Siz bir de işin arka kısmına bakın. Bu terör örgütlerine para verenler, silah verenler, politik destek verenler, çadır kurmasına göz yumanları da görmemiz gerekir’’ dedi.

    “ÇANAKKALE’Yİ KAZANDIRAN RUH BİRLİK RUHUDUR”

    Konuşmasında birlik mesajı da veren Paşayeva, sözlerini şöyle tamamladı:

    “100 yıl önce dedelerimiz Çanakkale’yi yaşadı. Şimdi de biz yeni bir Çanakkale’yi yaşıyoruz. Herkesin şunu düşünmesi lazım. Biz Çanakkale’yi nasıl kazandık? O zaman da düşmanlarımız yine beraberdi. Ama o zaferi biz kazandık. O zaferi kazandığımız ruh birlik ve beraberlik ruhudur. O ruha yeteri kadar sahip çıkamıyoruz. Azerbaycan’dan kalkıp 1915’te yüzlerce insan Çanakkale’yi neden gelmişti? Şehit olmaya geldiler. Çünkü o ruh ve bilince sahipti hepsi.’’