Etiket: AZALTIYOR

  • Papatya Çayı Kadınlarda Ölüm Riskini Azaltıyor

    Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, bitkisel çayların dikkatli tüketildiği zaman insan sağlığı da birçok fayda sağladığını belirtti.

    Diyetisyen Şebnem Kandıralı, papatya çayının kadınlarda ölüm riskini azalttığı ve kadınların ömrünü uzattığını söyledi.

    Teksas Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre papatya çayının ömrü uzatmaya yardımcı olabildiğini dile getiren Kandıralı, şunları söyledi:

    “Çalışmanın sonuçları Gerontolog Dergisi’nde yayınlandı. Papatya çayı Ölüm Riskini yüzde 29 oranında azaltmaktadır. Araştırmacılar, 5 farklı eyalette yaşayan bin 677 Meksika kökenli Amerikalıların verilerini analiz etti. Çalışma 65 yaş ve üstü bireylerde papatya çayı içilmesinin ölüm riski üzerindeki etkisi üzerinedir. Çalışmaya göre katılanların yüzde 14’ü papatya çayı içmektedir. İçmeyenlerle kıyaslandığında herhangi bir nedenden ötürü ölüm risklerinin yüzde 29 daha az olduğu saptanmıştır. Sonuçlar sadece kadınlar için geçerlidir. Papatyada anti aging ve sağlığı destekleyici bir dizi besin öğesi vardır. En önemlileri luteolin, rutin, kafeik asit ve kuersetindir. Bunlara ek olarak apigenin adlı antioksidanı içerir, anti kanser ve anti inflamatuar (iltihap karşıtı) özellik gösterir. Papatya kan şekeri ve kan basıncını düşürür, kan inceltici özelliği vardır, bu sayede kalp krizi ve felç riskini azaltabilmektedir. Papatya çok yönlü bir bitkidir, hazımsızlık, ülser, uykusuzluk, anksiyete, hemoroid ve egzama gibi çeşitli sağlık sorunlarının hafifletilmesinde kullanılmaktadır.”

  • Düz Paket Sı̇gara Tüketı̇mı̇nı̇ Ve Cazı̇besı̇nı̇ Azaltıyor

    Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, “Tütün ürünlerinin parfüm, çikolata gibi cazip kutularda satılması halkın hastalık zararları konusunda yanıltılması demektir. Tütün ürünlerinin tek tip düz paket içinde olması ve üzerinde çarpıcı gerçek hasta resimleri taşıması elzemdir. Tüketiciler, ürünü kullananın başına gelenler konusunda tam bilgilendirilmelidir. Sigara paketlerinde etkinliği az olan ve artık alışılmış resimlerin ivedilikle değişmesini talep ediyoruz” dedi.

    Akciğer kanserlerinin yüzde 87’si, toplam kanserlerin yüzde 30’u tütün kullanımına bağlı. Sigara s¸irketleri ise paketleri özel renk ve logolarıyla birer reklam ve tanıtım aracı olarak kullanmaktadır. Kanser yapıcı bu ürünlerin yanıltıcı ve aldatıcı görüntüler taşımaması gerekmekte. Sigara paketlerinin görsel tanıtım unsurları kaldırılarak tek tip paket haline dönüştürülmesi ürünün cazibesini ve tüketimini azaltmakta.

    FRANSA SİGARADA DÜZ PAKETE GEÇEN DÖRDÜNCÜ ÜLKE OLDU

    Avustralya, Aralık 2012 tarihinde sadece resimli sagˆlık uyarılarının bulundugˆu “düz paket” uygulamasına geçmiştir. Avustralya’yı takiben I·rlanda ve I·ngiltere düz paket uygulamasını kanunlaştırmıştır. Geçtiğimiz hafta içinde Fransa Anayasa Mahkemesi düz paket uygulamasını onaylamıştır. Fransa dünyada paketlerini reklam unsurlarından arındıran dördüncü ülke olarak tarihe geçmiştir. İsveç, Norveç, Finlandiya, Yeni Zelanda, Singapur hazırlık aşamasındadır.

    Eylül 2012’de Ankara’da 42 ülkenin katılımı ile gerçekles¸tirilen, Sagˆlık Bakanlıgˆı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün düz paket konulu toplantısında ve daha sonra 2014 yılında Sagˆlık Bakanlıgˆı’nın basın açıklamasında 2015 yılında Türkiye’de düz pakete geçilecegˆi belirtilmiş, bu niyet 2015 Mart ayında Dünya Tütün veya Sağlık Kongresi’nde tekrarlanmıştır.

    Türkiye’nin de taraf oldugˆu DSÖ Tütün Kontrolü Çerçeve Sözles¸mesi’ne (TKÇS) göre, tütün ürünü paketlerinde sagˆlık uyarısı belli aralıklarla yenilenmesi gerekiyor. Türkiye artık kanıksanan resimli sagˆlık uyarılarının degˆis¸mesi ve düz paket uygulamasına bir an önce geçmesi gerekiyor.

    Sigara paketlerinin tüm cazibesini ortadan kaldıran ve digˆer ticari ürünlerle farklılas¸tıran bu uygulama ile Avustralya’da, sigara içiminin norm dıs¸ı kabul edilmesinin sagˆlanmasının, tüketim hızının, özellikle gençlerdeki tüketim hızının as¸agˆı çekilmesinin hedeflendigˆi anlatılıyor.

    “KANSERİ ÖNLEMEK DAHA KOLAY”

    Sağlık Enstitüsü Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Füsun Yıldız, “Her geçen gün artan akciğer kanserlerine yenik düşmek bizi çok üzüyor. Tedavisi son derece zor, yaşam süresi kısıtlı bu hastalığın önlenmesi için tütün kontrolü konusunda ciddi yaklaşımlara gereksinimiz var. Önlemek tedaviden daha ucuz, daha az acılı ve daha kolaydır. Dünya ülkeleri yapabilirken ülkemizde neden sigara paketlerinin hala reklam unsuru taşıdığına anlam veremiyoruz” dedi.

    Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı ise, “Öldüren tütün ürünlerinin parfüm, çikolata gibi cazip kutularda satılması halkın hastalık zararları konusunda yanıltılması demektir. Tütün ürünlerinin tek tip düz paket içinde olması ve üzerinde çarpıcı gerçek hasta resimleri taşıması elzemdir. Tüketiciler, ürünü kullananın başına gelenler konusunda tam bilgilendirilmelidir. Sigara paketlerinde etkinliği az olan ve artık alışılmış resimlerin ivedilikle değişmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Obezite Ameliyatları Kalp Hastalığı Riskini Azaltıyor

    Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik, obezite ameliyatlarının kalp hastalığı riskini azalttığını söyledi.

    “PLOS Medicine” isimli tıp dergisinde geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir araştırmaya göre İngiltere’de yaşayan ve ileri derecede obez olan binlerce kişinin obezite ameliyatları sayesinde sağlıklı bir yaşama merhaba dediğini anlatan Doç. Dr. Alper Çelik, “Araştırmada Londra’dan 3 bin 882 obezite hastasına ait kayıtlar incelendi. Obezite ameliyatı olmuş hastalar ile ameliyat olmamış obez bireyler 4 yıl süre ile takip edildiler. Bu sürenin sonunda obezite cerrahisi geçirmiş olan bireylerin etkili bir şekilde kilo verdiği, diğer grubun kilo değerlerinde bir değişim olmadığı, ayrıca ameliyat olan hastaların tansiyon, şeker ve kalp hastalıkları açısından korunduğu da gözlemlenmiş” dedi.

    Uzmanlar, İngiltere’de yaşayan 1,4 milyon morbid obez bireye obezite cerrahisi uygulandığı takdirde yaklaşık 80 bin yüksek tansiyon, 40 bin tip 2 diyabet ve 4 yıllık süre zarfında da 5 bin kalp krizi olgusunun önlenebileceğini belirttiler. Ayrıca tip 2 diyabeti olan 110 bin kişi ve yüksek kan basıncı olan 13 bin kişinin de, belirgin iyileşme göstereceği ifade edildi. Londra Sağlık ve Tıp Okulu’ndan Dr. Ian Douglas, “Obezite krizini çözmek için etkili yollar bulmak, halk sağlığı açısından uygulanacak başlıca strateji olmalıdır” dedi.

    Obezitenin etkili şekilde önlenmesi gerektiği vurgulayan Douglas, şöyle devam etti:

    “Mevcut durum itibarıyla, obezite hastalarına ameliyat yöntemleri ile kilo verdirmek mümkün. Bunun ötesinde, obezite cerrahisi, obezite ile ilişkili hastalıkların hem görülme riskini azaltmakta hem de varlığı halinde düzelmesini sağlamaktadır. Obezite ameliyatı olan kişilerin kalp krizi geçirme riski yüzde 70 oranında azalır. Diyabeti olanlarda ise şeker kontrolü sağlanma şansı 9 kat artar. Kalple ilgili rahatsızlıklar üzerinde de olumlu etkiler görülür.”

    Britanya Kalp Vakfı’ndan Maureen Tablot ise, düşüncelerini şu şekilde aktardı:

    “Yapılan bu yeni araştırma, önceden bildiklerimizi doğruluyor. Sağlıklık bir kiloyu korumak; kalp-damar hastalığı ve diyabet riskini azaltıyor. Bu çalışma, obezite cerrahisinin, yaşamı tehdit eden bazı önemli hastalıklar ile ilgili riskleri önemli ölçüde azalttığının bir göstergesidir.”

    Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik ise konuya farklı bir bakış açısı getirdi. Çelik, “Kalp ve damar sağlığı açısından asıl belirleyici olanın o an için bulunduğumuz vücut formu değil, hayatınız boyunca ulaştığınız en yüksek kilolu halimizin belirleyici olduğunu biliyoruz. Son dönemde yapılan çalışmalar, eğer kişi daha önce fazla kilolu veya obez ise bu durumun vücutta yol açtığı hasar ve geçirilen hastalıkların ölüm riskini artıracağını, o anki kilonun ise bu faktörleri yansıtmada yetersiz kaldığını göstermekte. Yani, kilolu bir birey olarak organlarınız çok yorulmuş ve bilhassa ana damarlarınız tıkanmışsa, kilo verdiğinizde ana damarlarınızdaki bu tıkanıklıklar açılmayacaktır. Bununla beraber obezite ameliyatı olmuş ve olmamış kilolu bireyleri mukayese eden uzun vadeli tüm araştırmalar, ameliyat olmuş kişilerde hem tüm nedenlere hem de kalp-damar hastalığına bağlı ölüm risklerinin daha düşük olduğunu göstermektedir” dedi.

  • Haftada 2 Saat Yürüyüş Koah Riskini Azaltıyor

    Medical Park Tarsus Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Adnan K. Usalan, 18 Kasım Dünya KOAH (Kronik Obstrüktif-Tıkacıyı-Akciğer Hastalığı) Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, bu hastalıkla ilgili bilgi verdi. KOAH’ın tüm dünyada her yıl 2,9 milyon insanın ölümüne yol açtığını ve 3’üncü ölüm nedeni haline geldiğini kaydeden Uzm. Dr. Usalan, korunmak için fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekti. Dr. Usalan, 20 yıl boyunca KOAH vakalarının incelenmesi sonucu elde edilen bilgilere göre, haftada 2 saat ve daha fazla yürüyüş yapanlarda, hem bu hastalığa yakalanma hem de ölme oranında yüzde 30-40 azalma olduğunu söyledi.

    KOAH’ın ilerleyici bir hastalık olmasına karşı önlenebildiğini ve tedavi edilebildiğini kaydeden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Adnan K. Usalan, hastanın yapması gereken ilk işin sigarayı bırakmak amacıyla hekime başvurması olduğunu söyledi. Dr. Usalan, “Bunun dışında, diğer zararlı toz ve dumandan uzak durulması, grip ve zatürre aşılarının yapılması ve nefes yoluyla alınan ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve uygulanmasının sağlanması önemli bir adımdır. Yeterli bir fiziksel aktivite için ağır egzersizlere gerek yoktur, haftanın çoğu günleri yapılan orta yoğunluktaki fiziksel aktivite yeterlidir” dedi.

    KOAH’TA RİSK FAKTÖRLERİ

    KOAH gelişimi için tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörünün sigara dumanı olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Adnan K. Usalan, “Diğer tip tütün kullanımı (pipo, puro, nargile vb.) ve çevresel tütün dumanı da KOAH gelişimine katkıda bulunmaktadır. KOAH gelişiminde genetik risk faktörlerinin rolü henüz çok iyi aydınlatılamamış olmasına rağmen, sağlıkta eşitsizlik, özellikle biyomas (odun, tezek, kök benzeri yakıt) kullanımına ikincil iç ortam hava kirliliği ve tozlu-dumanlı işyerlerinde çalışmanın en önemli çevresel risk faktörleri olduğu bilinmektedir” diye konuştu.

    İLK BELİRTİ NEFES DARLIĞI

    Uzm. Dr. Adnan K. Usalan, KOAH’ın belirtileri hakkında ise şunları söyledi: “KOAH’ta en sık görülen yakınmalar nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarmadır. Sigara içen kişiler öksürük ve balgamı kanıksarlar ve bu nedenle doktora başvurmazlar. Nefes darlığı nedeniyle fizik aktivitede azalma ortaya çıkar. Eforda nefes darlığı çeken kişi, yol yürümek istemez, günlük işlerini azaltır, markete gitmeye çekinir ve zamanla evden çıkmamayı tercih eder hale gelir. Bu şekilde giderek artan fiziksel aktivite azalması, hastanın yaşam kalitesini bozarak hastalığın ilerlemesine neden olur, sakatlık ve ölüme yol açar.”

  • KEREVİZ SİVİLCELERİ AZALTIYOR!

    Stresten tansiyona, böbreklerden karaciğere kadar bir çok soruna faydalı olan Kerevizin altın kadar değerli bir besin olduğunu söyleyen Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, kerevizin sivilceleri azalttığını belirtti.

     

    Besleyicilik oranı oldukça yüksek olan Kerevizin, A, B, E ve C vitaminleri ile başta fosfor olmak üzere çinko, bakır, mangan ve selenyum minerallerini içerdiğini anlatan Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, “İçeriğinde kalsiyum,protein ve demir de mevcuttur.Besin değeri ve faydaları bakımından çok kıymetlidir.Kerevizin kalorisi düşük olduğu için diyet yapanlar rahatlıkla tüketebilirler.Sinir yatıştırıcı etkisi olan kereviz,aşırı sinirlilik,asabiyet haline iyi gelir.İdrar söktürür,kanı temizler,böbreklere faydalıdır kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Gut ve romatizma gibi hastalıklara faydası vardır. Afrodizyak etkisi de bulunan kereviz,uyarıcı etkiye sahiptir.Sinir yorgunluğunu giderir.İştah açma özelliğinin yanında ağız kokusunu giderir.Cilt için de faydalı olan kereviz,sivilceleri azaltır.Cilde parlaklık,tazelik verir ve genç görünmenizi sağlar. Anne sütünü de artırır. Kereviz kaynatılırken suyuna limon ilave edilirse gaz yapması önlenir. Kereviz’in suyu da oldukça faydalıdır.Suyu içilirse vücudun kaybettiği suyu geri alıp, vücudun yenilenmesine yardımcı olur.Tansiyona iyi gelen kereviz, kolestrolü de düşürür.Şeker hastaları için de kıymetli bir besindir.Vücuda kuvvet verir.Sarılığa faydalıdır.Kereviz,mideyi de kuvvetlendirir.” Diye konuştu.