Etiket: AZALTIYOR

  • Spor, hamilelik ağrılarını azaltıyor

    Gebelikte ve öncesinde spor yapan kadınlar, daha az bel ve sırt ağrısı yaşıyor. Uzmanlar rahat bir hamilelik geçirmek için aşırıya kaçmadan spor yapmayı ve düzenli beslenmeyi öneriyor.

    Medical Park İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Seçil Ekinci Çini, gebelik döneminde eklemleri bir arada tutan bağların esnemesi, gerilmesi ve oluşan dengesizlik ile bel ve sırt ağrılarının oluştuğunu söyledi. Uzman Dr. Çini, “Normal zamanda sırt, bel ile karın kasları arasında bir denge vardır. Gebelik zamanında karın kasları uzarken sırt kasları aynı anda kısalmaktadır. Bu da kaslar arasında bir dengesizlik oluşturur. Normalde vücudun üstesinden gelebileceği ağrılar, hamilelikte sorun olarak karşımıza çıkabiliyor. Gövde kasları zayıfsa bu ağrılar daha fazla oluyor. Gebelik öncesinde spor yapan kadınlar, hamilelik dönemini daha ağrısız atlatıyor” dedi.

    “Fazla kilo almayın”

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Seçil Ekinci Çini, “Hamilelikte ağrıların azalması için öncelikle kilo kontrolü yapılmalı. Hamilelikte ortalama 8-12 kilo alınmasını öneriyoruz. Bunun üstünde kilo almak kas ve iskelet sisteminde sorunlara neden olabiliyor. Ortaya çıkan ağrılar gebelik sonrasında da devam edebilir. Spor ve egzersizlerle geçmeyen kas ve iskelet sistemi kaynaklı ağrılar için hastanemizde ilaçsız tedaviler uygulanıyor. Bu nedenle kinezyolojik bantlama, kuru iğneleme, sıcak- soğuk kompres ve masaj gibi tedavilerle sorunları çözüyoruz. Gebelik döneminde spor yapmaya başlayacak anne adayları ise uzman hekimlerin kontrolünde yürüyüş, yüzme, esneklik ve duruş egzersizleri yapabilir” diye konuştu.

    “Spor yaparken aşırıya kaçmayın”

    “Hamileler, uzmanların gözetiminde gebelik antrenmanları ve duruş egzersizleri yapmalı” diyen Medical Park İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Seçil Ekinci Çini, şunları söyledi:

    “Yaşanan iskelet sistemi sorunları günlük yaşamda sorunlara neden oluyor, hareket kabiliyetini kısıtlıyor. Egzersizlere gebeliğin ilk 3 ayı bittikten sonra başlanmalıdır. Haftada ortalama 3-4 gün düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Egzersizde amaç asla kilo vermek veya almayı engellemek değildir, bu amaçla yapılmamalıdır. Egzersiz aşırı uzun ve sizi nefes nefese bırakacak kadar ağır olmamalıdır. Ortalama 20-30 dakika egzersiz uygundur.”

  • Baysal: “Bitter çikolata erken doğum riskini azaltıyor”

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Baysal, bitter çikolatanın erken doğum riskini azalttığını söyleyerek hamilelerin haftada 3-4 kez bitter çikolata tüketmelerini önerdi.

    Kalp ve damar sağlığından cilt güzelliğine kadar vücuda birçok fayda sağlayan bitter çikolata, kalsiyum, magnezyum ve potasyum bakımından da oldukça zengin bir besin olarak biliniyor. Hamilelikte artan mineral ihtiyacını karşılamaya yardımcı olan bu besinin doğal bir ağrı kesici olduğunu ifade eden Medical Park İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Baysal, “Bitter çikolata, hamilelerde kan basıncını dengeleyerek kan şekeri ve karaciğer enzimlerinde olumlu etki yapıyor. Hamileliğe bağlı demir eksikliğinde de tüketilmesini tavsiye ediyoruz” dedi.

    “Aşırıya kaçmayın”

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Baysal, “Bitter yemek, preeklampsi olarak bilinen ve erken doğuma neden olan sağlık sorununun yaşanma riskini azaltıyor. Gebelik şekeri olmayan gebe bireyler aşırıya kaçmadan bitter çikolatayı rahatlıkla tüketebilir. Haftada birkaç kez 20 gram (2 kırık parça) yemek yeterli olacaktır. Özellikle yüksek kakao ve az şeker içeren bitterler tercih edilmelidir. Bitter çikolata, yoğun tadı ile artan tatlı ihtiyacını da bastırır” diye konuştu.

    “Sağlık için faydalı”

    Bitter çikolatanın sağlığa önemli faydaları olduğunu ifade eden Baysal, “Bitter çikolata, birçok enzimin salgılanmasını tetikleyerek vücuda zindelik kazandırır. İçerdiği flavonoidler ile kalp damar sağlığını koruyucu etki yapar. Kan sulandırıcı olduğu bilinmektedir. Yaşlanma geciktirici etkisi nedeniyle kakao tüketilmesi veya kakao yağının kullanılması önerilmektedir” şeklinde konuştu.

    Doğal ağrı kesici

    Bitter çikolatanın en çok bilinen etkisinin ise beyindeki endorfin seviyelerini arttırarak mutluluk sağlaması olduğunu ifade ederen Baysal, endorfinin de vücudun doğal ağrı kesicisi olduğunu vurguladı.

  • Sıcak havalar gebelik şansını azaltıyor

    Uzmanlar, aşırı sıcak havaların erkeklerde sperm sayısını azalttığını, kadınlarda ise yumurtlama dönemini bozduğunu belirterek, bu dönemlerde gebe kalma şansının azaldığını söyledi.

    Memorial Dicle Hastanesi’nde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Uğur Değer, kısırlık ve nedenleri ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Kısırlığın hasta grubunun bir yıllık düzenli ilişkiye ve korunmamalarına rağmen çocuk olmaması durumuna bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Op. Dr. Değer, hastaları 35 yaş üzerine 6 ay, 40 yaş üzerine 3 aylık dönemden sonra tedaviye aldıklarını söyledi. Kısırlığın erkek, kadın ve iki tarafta da ortaya çıkabileceğini kaydeden Op. Dr. Değer, bu oran yüzde 40 bayan, yüzde 35 erkek, yüzde 30-35 oranında ise iki taraftan da kaynaklanabildiğini dile getirdi.

    Makyaj malzemelerinde kısırlık riski

    Kısırlığın günümüzde çok fazla artmasının nedenleri arasında çevresel faktörler, teknolojinin getirdiği kimyasallar ile sigara faktörünün ilk sırada olduğunu aktaran Op. Dr. Değer, makyaj malzemelerinde de kısırlık riski olduğunu söyledi. Değer, “Çocuk olmaması nedenleri arasında en önemli faktör sigara içilmesidir. Sigara tüketimi hem sperm sayısını, hareketini azaltıyor hem yumurtanın büyümesinde, yapışmasında olan dönemi etkileyebiliyor. Bu nedenle çiftlerden çocuk istedikleri zaman en az iki ay öncesine kadar sigarayı bırakmalarını istiyoruz. Bayanlarda kullandıkları deodorant olsun, fondöten olsun makyaj malzemeleri ve diğer tüm kimyasal maddeler vücut yapısını, yumurta kalitesini de etkileyebiliyor. Beslenme koşulları, düzenli egzersiz olmaması, kilo, obezite, kısırlığın en büyük sebepleri olarak sıralayabiliriz. Özellikle spor yapmaları ve beslenmeye dikkat etmelerini istiyoruz bayanlardan. Erkeklerden de ağır sporlardan kaçınmalarını ama normal günlük sporlarını yapmalarını istiyoruz. Dar giyinmemelerini ve özellikle herhangi bir problem olduğu zaman muhakkak hekimlere gidip muayene olup gerekli tedavilerini erken yaptırmalarını istiyoruz” dedi.

    Sıcaklar gebeliği de etkiliyor

    Aşırı sıcakların sperm hareketlerini, yumurtlama dönemini bozabildiğini, buna bağlı olarak sıcak aylarda gebe kalma şansının azaldığını dile getiren Op. Dr. Değer, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Öncelikle çiftlerde sorunun ne olduğunu bulmaya çalışıyoruz. Çiftleri alıp değerlendiriyoruz. Muhakkak erkeklere test yaptırıyoruz. Bayanları da yumurtlama takibine alıyoruz. Daha sonra eğer bir yılları dolmuşsa muhakkak rahim filmi çekip bir problemleri var mı yok mu onları değerlendiriyoruz. Sonra yumurtlama tedavilerini, sonra aşılama tedavisi ve bu da çare olamıyorsa tüp bebeğe geçiyoruz. 35 yaş grubunda bunu daha kısa aralıklarla yapıp direkt tüp bebeğe geçmeyi tercih ediyoruz. 40 yaş üstünde ise daha fazla zaman kaybetmeden, hastanın yaşı geçmeden eğer tedavilere cevap vermiyorsa hemen tüp bebeğe geçmeyi tavsiye ediyoruz.”

  • Bisiklet Kullanmak Jinekolojik Kanser Riskini Azaltıyor

    Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, düzenli olarak bisiklet kullanmanın jinekolojik kanser riskini azalttığını ve insanları birçok hastalıktan koruduğunu söyledi.

    Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer, her yıl 1-7 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Kanser Haftası nedeniyle açıklamalarda bulundu. Tüm dünyada artış gösteren meme kanseri, yumurtalık kanseri ve rahim ağzı kanserinin Türkiye’yi de etkisi altına almaya devam ettiğini belirten Çoksüer, “Dünyada 45 yaş altı kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türü rahim ağzı (serviks) kanserleridir. Meme ve akciğer kanserlerinden sonra da kanser ölümlerinde 3. sırayı alır. Dünya çapında 2 dakikada bir, 1 kadın serviks kanserinden ölmektedir. Korunmak için egzersiz önemlidir” dedi.

    “EGZERSİZ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİYOR”

    Egzersizin, bağışıklık sisteminin var olan kanser hücreleriyle daha etkili mücadele etmesini sağladığını anlatan Çoksüer, “Bisiklet kullanmak kanser oluşma riskini azaltıyor, tümörlerin küçülmesinde etkili ve kanserin tekrarlama riskini azaltıyor. Bisiklet kullandığımızda hızla adrenalin üretilmesini sağlıyor. Adrenalin de doğal öldürücü bağışıklık hücrelerinin hızla tümörlere ulaşmasına yardımcı oluyor. Onun için sağlıklı bir yaşam için bisiklet kullanımı kanser oluşumunu önlemek için önemlidir. Egzersiz, bağışıklık sisteminin var olan kanser hücreleriyle daha etkili mücadele etmesini sağlıyor. Bu bulgu egzersizin hem kanseri önlemede hem de tedavisinde önemli etkisi olduğunu vurgulamıştır” diye konuştu.

    “HAFTADA 3 GÜN EZGERSİZ YAPMAK RİSKİ AZALTIYOR”

    Gençlik dönemlerinde haftada ortalama 1,33 saat egzersiz yapan kadınların kanserden ölüm riskleri yüzde 16 azaldığının ortaya çıktığına dikkat çeken eden Çoksüer, şunları kaydetti:

    “Son yapılan araştırmalar ve Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, kanser riskini azaltmak için haftanın 3 veya 5 günü orta veya ağır seviyede en az 30 dakika egzersiz öneriyor. Sağlık Bakanlığımız tarafından ‘Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı’ kapsamında fiziksel hareketin arttırılmasına yönelik çalışmalar toplum sağlığını korumak için çok değerli çalışmalardır. Ayrıca jinekolojik kanserleri azaltmak için Sağlık Bakanlığımız, bünyesinde Kanser Tarama Erken Teşhis ve Eğitim Merkezlerini (KETEM) aktifleştirerek erken teşhis konularak kanserden ölüm riskini azaltmada çok önemli katkı sağlamıştır ve bu sayede son yıllarda toplumda kanser görülme oranını önemli derecede azaltmıştır.”

    “DÜZENLİ OLARAK BİSİKLET KULLANIN”

    Sigara ile birlikte alkol alımının kanser riskini arttırdığını da vurgulayan Çoksüer, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kanserden korunmak için sigara içmeyin. Kanserden ölümlerin yüzde 30’undan, sigaranın sorumlu olduğunu unutmayın. Alkol kullanmayın ya da en kötü miktarını sınırlayın. Özellikle sigara ile beraber alkol almak kanser riskini oldukça artırmaktadır. Hayatınızda düzenli olarak bisiklet kullanmayı ihmal etmeyin. Bisiklet kullanmak bizi kanser gibi birçok hastalık korur. Bisikleti daha fazla kullanan toplumlarda hava kirliliği ve araçların doğaya verdiği zarar azalır. Bu sayede, çevre kirliliğini azaltıp daha sağlıklı bir dünyaya kavuşabiliriz. Her yıl 1-7 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Kanser Haftası kanser mücadelesinde halkımızda farkındalık oluşması, bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları içermesi açısından önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle kadın kanserleri farkındalığı için bisiklet kullanmak ‘1-7 Nisan Kanser Haftası’ toplumda kanserden ölümleri azaltmak için farkındalık çalışmalarına destek vermek toplum sağlığı için çok değerlidir.”

  • Koldan Yapılan Anjiyolar Ölüm Riskini Azaltıyor

    Kardiyoloji uzmanları, gelişen teknoloji sayesinde koldan yapılan anjiyolarda hastanın ölüm riskinin daha az olduğunu ifade etti.

    Medicana Konya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Halil İbrahim Erdoğan, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin dünyada hala ilk sırada olduğunu hatırlatarak, “Hal böyle olunca kalp hastalıklarının tanı ve teşhisi önemini günden güne artırmıştır. Bu hastalıklar içerisinde başrol kalbin kendini besleyen damarlara aittir. Koroner arterler denilen bu damarların daralması veya tıkanması hayati öneme haizdir. Halk arasında anjiyo olarak bilinen işlem bu damarların içine boya verilerek görüntüleme işlemidir. Bu işlem kasık bölgesinden veya bilek damarlarından yapılabilir. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalarda ani kalp krizi dahil bilekten yapılan işlemlerin kasıktan yapılan anjiyografiye göre çok daha konforlu daha da ötesi istenmeyen olaylara bağlı gelişecek ölümleri azalttığı görülmüştür” dedi.

    “KANAMALAR DA AZALDI”

    Teknolojideki ilerlemeler ile anjiyo işleminde kullanılan malzemelerinde küçüldüğünü ve bu sayede kanamaları azaldığını ifade eden Erdoğan, “Biz bilekten yaptığımız anjiyolarda 6 french 2 (mm) kateter yerine 4 french (1.35 mm) kullanmaktayız. Bu sayede işlem sonrası gelişecek istenmeyen olaylar azalmaktadır. Bilek bölgesinde kullanılan radyal arter anjiyografi sonrası işlevini yitirebilir ve olası bir bypass durumunda bu damarlar kullanılamayabilir. Bu durumu daha küçük (1.3 mm) malzemeler kullanarak azaltmaya çalışıyoruz. Bu bizlerin işlerini biraz zorlaştırmaktadır ancak hasta konforu ve sağlına etkisi çok büyüktür. Kasıktan yapılan bir anjiyografi sonrası hastalar 5 saat kum torbası ya da kasık bandı ile hareketsiz yatmak zorunda iken kullanılan yeni kateterler ile bilekten yapılan anjiyografi işlemi sonrası hastanın bileğine 5-6 dakika baskı yapmaktayız sonrasında hasta normal hayatına dönebilmektedir. Tedavisi tamamlanan hasta 1-2 saat içinde taburcu olabilmektedir” diye konuştu.