Etiket: Azaldı

  • Konut satışları Ekim ayında yüzde 5,7 azaldı

    Türkiye’de 2017 Ekim ayında 122 bin 882 konut satıldı.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2017 yılı konut satış istatistiklerini açıkladı. Buna göre; Türkiye genelinde konut satışları 2017 Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,7 oranında azalarak 122 bin 882 oldu. Konut satışlarında, İstanbul 20 bin 906 konut satışı ve yüzde 17 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u, 12 bin 130 konut satışı ve yüzde 9,9 pay ile Ankara, 7 bin 258 konut satışı ve yüzde 5,9 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 8 konut ile Hakkari, 15 konut ile Ardahan ve 38 konut ile Şırnak oldu.

    İpotekli konut satışları 2017 Ekim ayında 38 bin 593 olarak gerçekleşti

    Türkiye genelinde ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,8 oranında azalış göstererek 38 bin 593 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 31,4 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 7 bin 33 konut satışı ve yüzde 18,2 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde ipotekli satış payının en yüksek olduğu il yüzde 44,8 ile Artvin oldu.

    Diğer satış türleri sonucunda 84 bin 289 konut el değiştirdi

    Diğer konut satışları Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,6 oranında artarak 84 bin 289 oldu. Diğer konut satışlarında İstanbul 13 bin 873 konut satışı ve yüzde 16,5 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 66,4 oldu. Ankara 7 bin 807 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 4 bin 697 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu il 5 konut ile Hakkari oldu.

    Konut satışlarında 56 bin 994 konut ilk defa satıldı

    Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,6 azalarak 56 bin 994 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 46,4 oldu. İlk satışlarda İstanbul 10 bin 321 konut satışı ve yüzde 18,1 ile en yüksek paya sahip olurken, İstanbul’u 4 bin 451 konut satışı ile Ankara ve 2 bin 839 konut satışı ile İzmir izledi.

    İkinci el konut satışlarında 65 bin 888 konut el değiştirdi

    Türkiye genelinde ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,9 azalış göstererek 65 bin 888 oldu. İkinci el konut satışlarında da İstanbul 10 bin 585 konut satışı ve yüzde 16,1 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 50,6 oldu. Ankara 7 bin 679 konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 4 bin 419 konut satışı ile İzmir izledi.

    Yabancılara 2017 yılı Ekim ayında 2 bin 677 konut satışı gerçekleşti

    Yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 70,9 artarak 2 bin 677 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Ekim 2017’de ilk sırayı bin 321 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul ilini sırasıyla 465 konut satışı ile Antalya, 121 konut satışı ile Bursa, 108 konut satışı ile Yalova ve 93 konut satışı ile Aydın izledi.

    Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı Suudi Arabistan vatandaşlarına oldu

    Ekim ayında Suudi Arabistan vatandaşları Türkiye’den 528 konut satın aldı. Suudi Arabistan’ı sırasıyla, 344 konut ile Irak, 278 konut ile Azerbaycan, 154 konut ile Kuveyt ve 125 konut ile Rusya Federasyonu izledi.

  • Turist sayısı arttı, bıraktığı para azaldı

    Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, gelen turist sayısında geçmiş yıllara göre artış yaşandığını ancak bunun kişi başına turizm gelirine yansımadığına dikkat çekti. Çandır, 2014 yılında Türkiye’ye gelen turistlerin 818 dolar harcadığını ancak bu senenin son çeyreğinde ise bu rakamın 570 dolar olduğunu söyledi.

    Antalya Ticaret Borsası Ekim ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hüseyin Cahit Kayan başkanlığında Borsa Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis öncesi Borsa’nın faaliyetlerini anlatan kısa film gösterisi sunuldu. Sektörel konular ve gündem maddelerinin konuşulduğu toplantıda konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, turizm ve tarım konusunda değerlendirmelerde bulundu. Çandır, tarım sektöründe çalışacak işçinin halen bulunamadığını, Rusya ile bazı tarım ürünleri konusunda ise belirsizliğin devam ettiğini söyledi. Turizm konusuna da değinen Çandır, geçmiş yıllara göre turist sayısında artış yaşanmasına karşın, kişi başı gelirde azalma olduğuna dikkat çekti, sebebi olarak da Avrupalı turistin gelmeyişini gösterdi.

    “Antalya kredi kullanımında Türkiye’yi geçti”

    Nefes ve KOSGEB gibi düşük faizli krediler nedeniyle Türkiye ve Antalya’da kredi kullanımının arttığına işaret eden Çandır, yılın ilk 8 ayında kullanılan kredi tutarının geçen yılın aynı dönemine göre Türkiye’de yüzde 8, Antalya’da ise yüzde 20 oranında arttığına dikkat çekti. “Bu artış ülke ortalamasının iki buçuk katı üzerinde artmıştır” diyen Çandır, “Ülkemiz genelinde kamuya ait bankalarca kullandırılan kredi tutarı yüzde 35, Antalya’da ise yüzde 36 oranında artmıştır. Ancak ülke genelinde özel bankalardan kullandırılan kredi miktarı yüzde 2 oranında düşerken, bu oran ilimizde yüzde 9’un üzerinde yükselmiştir. Tüm bu rakamlar sonrası yılın ilk yarısında sağlanan kredi olanaklarıyla küçük ve mikro işletmeler aldıkları kredilerin büyük bir bölümünü borç ödemelerine ve cari giderlerini karşılamaya ayırmıştır” dedi.

    “Avrupalı turist gelmeyince kişi başı turizm geliri düştü”

    Çandır, “Bu yıl turist sayısında yaşanan nispi artışın kentimiz ekonomisindeki hareketliliğe etkisi, geçmiş yıllarda yaşadığımız etkinin çok altında kalmıştır. Özellikle kişi başına turizm geliri istatistikleri bu tespitimizi doğrulamaktadır. Örnek vermek gerekirse; 2014 yılının ilk yarısında ülkemize gelen yabancılar kişi başına 818 dolar harcarken, bu yılın ilk yarısında 604 dolar civarında harcama yapmışlardır. Hatta bu rakam ikinci çeyrekte 570 dolar seviyesine gerilemiştir. Harcamalardaki bu gerileme turizmden elde edilen gelirlerin kent ekonomisine yansıma derecesinin düştüğüne işaret etmektedir. Özellikle Avrupa’dan gelen turist sayısındaki düşüş, bu gerçekleşmenin en önemli nedenidir” ifadelerini kaydetti.

    “Yeni kredi kolaylıkları sağlanması gerek”

    Çandır, “Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir taleple kullanmak durumunda kaldığımız kredilerin geri ödemelerinin sorunsuz gerçekleşmesi için kısa vadede; turizmcilerin, tedarikçilerine olan ödemelerini zamanında ve tam olarak yapmaları, orta vadede ise devletimizce yatırım ve istihdamı motive edici nitelikte yeni kredi kolaylıklarının sağlanması kentimiz için geleceği bakımından son derece önemlidir” diye konuştu.

    “Tarımda çalışacak işçi bulunamıyor”

    Türkiye’de yüzde 10,7’lik işsizlik oranına rağmen, tarım sektöründe çalışacak işçi bulunamadığını belirten Çandır, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bizler tarımda sürekli olarak çalışacak özellikle de genç bireylere ihtiyacımız olduğunu ifade ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde düzenlediğimiz ’Yaş Meyve Sebze Sektörü Sezona Başlarken Toplantısı’nda dile getirildiği gibi sektörümüzün tarımda çalışacak işçi bulunamama sorunu bulunmaktadır. İstatistiki veriler de üreticimizi destekler niteliktedir. Ülkemiz genelinde tarım çalışanı sayısı artarken, kentimizde bu sayı her geçen gün biraz daha azalmaktadır. Diğer konu ise daha önce meclislerimizde de çağrıda bulunduğumuz, 9 Şubat’ta yürürlüğe giren ve yıl sonuna kadar devam edecek olan istihdam üzerindeki SGK ve gelir vergisi destekleri hakkındadır. İlan edilen istihdam rakamlarına bakıldığında işsizliğin düşürülebilmesi için bu desteklerin 2018 yılında da devam etmesi istihdam üzerindeki yükü hafifletecektir.”

    “Gıdaya erişimi zorlaşmakta”

    Çandır, son yıllarda dünya nüfusuna paralel olarak Türkiye’de de yüzde 23’lük bir nüfus artışının yaşandığına ve bu gelişmenin nüfusu yüksek ülkelerde açlık tehlikesi, gelişmekte olan ülkelerde ise gıdaya erişim de zorluklar yaşattığını söyledi. Özellikle kırsal nüfusta yaşanan nüfus azalmasının bazı sıkıntıları da beraberinde getirdiğini belirten Çandır, “Kırsal nüfusun azalmasıyla zaman içerisinde gıdaya erişim zorlaşmakta, gıda fiyatları yükselmekte ve hane halkının gıda harcamalarındaki payı artmaktadır. Önümüzdeki 15 yılın en tehlikeli problemi ise “gıdaya erişim” olarak görülmektedir. Eğer ülke olarak ileride gıdaya erişimde problem yaşamak istemiyorsak yerinde istihdamı sağlamalı ve kırdan kente göçü azaltmalıyız. Bunu sağlamanın yolu ise kırsalda kalmayı ve üretmeyi cazip hale getirecek bir tarım politikasından geçmektedir. Örneğin üreticilere daha iyi bir yaşam seviyesi yaratmak, verimliği artırmak, arzı güvence altına almak ve ürünlerin fiyat istikrarını korumak amacıyla Avrupa’da verilen sübvansiyonların yüzde 40’ı kırsal kalkınmaya ayrılmaktadır. Dolayısıyla bizlerde tarım politikalarımızı bu temeller üzerine kurmalıyız” diye konuştu.

    “Tarım ürünlerindeki belirsizliklerin bir an önce giderilmesini bekliyoruz”

    Son olarak Rusya ile Türkiye arasındaki bazı tarım ürünleri ihracatında belirsizliğin devam ettiğini belirten Çandır, “Yasaklama getirilen ürünlerin büyük bir bölümünün ticarete konu olmasına karşın domates başta olmak üzere bazı ürünlerimizin ihracatındaki belirsizlikler devam etmektedir. Ticaretimizi engelleyen bu belirsizliklerin bir an önce giderilmesini bekliyoruz” ifadesini kullandı.

    Çandır konuşmasının sonunda ise geçtiğimiz günler rahatsızlık geçiren Antalya Milletvekili Deniz Baykal’a geçmiş olsun dileklerinde bulundu.

  • Doğalgaz kullanımı arttı, yangınlar azaldı…

    İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İtfaiye Teşkilatının kuruluşunun 303’üncü yılı nedeniyle Bursa Büyükşehir Belediyesi İnegöl İtfaiye Müdürlüğünü ziyaret etti.

    Belediye Başkanı Alinur Aktaş, itfaiye teşkilatının kuruluşunun 303’üncü yılı nedeniyle Bursa Büyükşehir Belediyesi İnegöl İtfaiye Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Başkanvekili Turgay Yel ile Başkan Yardımcıları; Alper Taban, Adil Kansu, Eşref Yiğit, Gülhan Şahin ve Sabri Günaydın’ın da katıldığı ziyarette, İnegöl İtfaiye Müdürü Adnan Aydın ve personeline çiçek takdim edildi.

    İnegöl’ün itfaiye hizmetleri bakımından son verilerinin değerlendirilip istişarelerin de yapıldığı ziyarette, Başkan Aktaş ziyarete ilişkin açıklamalarda bulundu. Aktaş, “Bursa İtfaiye Teşkilatının kuruluşunun 303’üncü yılı dolayısıyla bugün değerli Başkanvekilimiz ve Başkan Yardımcılarımızla birlikte İnegöl’deki Bursa Büyükşehir Belediyemize ait olan İnegöl İtfaiye Teşkilatını ziyaret ediyoruz. Başta müdürümüz olmak üzere çalışan ekip arkadaşlarımızı ziyarete geldik. Öncelikle kazasız, belasız, herhangi bir sorunun ve problemin olmadığı bir süreci temenni ediyorum” dedi.

    İtfaiye hizmetinin belediyelerin asli görevlerinden biri olduğuna vurgu yaparak konuşmasını sürdüren Aktaş, “10 yıllık Belediye Başkanlığım sürecinde itfaiye teşkilatı bize bağlıydı. 3 buçuk yıldır da Büyükşehir Belediyemizin yönetiminde ve kontrolünde. Ama İnegöl merkezde olmak üzere İnegöl çevresinde de hizmet veriyorlar. Dönem dönem İnegöl dışındaki hatta Bursa’daki ve çevre il ve ilçelerdeki yangınlara da arkadaşlarımız müdahale ediyor, destek veriyorlar. Fedakarlık isteyen zor bir görev. Bunu daha önce şehrimizde yaşanan bazı yangınlarda da gördük. Belki ilçe halkı hemen söndürülsün acelesi içerisinde olabilir ama şunu ifade edeyim ki ben arkadaşların çok iyi niyetle çalıştıklarını, mevcut makine ve ekipmanla en üst derecede gayret gösterdiklerine bizatihi şahidim. Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve belediyemize de verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz. Dün de çok güzel bir etkinlik gerçekleştirdiler Spor Lisesi bünyesinde” diye konuştu.

    Doğalgaz kullanımı arttı, yangınlar azaldı

    Aktaş, yangının bir kültür olduğunu da ifade ettiği açıklamasını şöyle sürdürdü: “Her hanenin, her bireyin, her işyerinin bu konuda yapabileceği, üzerine düşen sorumluluklar var. Arkadaşlardan aldığımız bilgi; doğalgaz kullanımının artmasıyla beraber yangınların sayısının azaldığı noktasında. Bu sevindirici bir şey. Temennimiz, duamız hiç olmaması ama farklı sebeplerden dolayı dönem dönem bu tip sıkıntılar yaşanabiliyor. Hamdolsun itfaiye teşkilatımız da son derece donanımlı bir şekilde hazır. Daha önce tesis ettiğimiz bu bina ve bina içerisindeki müştemilat ve buradaki personelimiz bütün İnegöl’e destek vermeye, katkı vermeye devam ediyor. Ben bu vesileyle bu teşkilatta görev yapmış hem İnegöl ayağında hem Bursa ayağında hizmet etmiş büyüklerimize teşekkür ediyorum. Ölenlere rahmet diliyorum. Tüm çalışanlara da başarılar ve kolaylıklar diliyorum.”

    Ziyaret, itfaiye müdürlüğü önünden toplu fotoğraq çekilmesi ve çiçek takdimi ile son buldu.

  • Iğdır’da kömür satışları azaldı

    Doğalgazın Iğdır’a gelmesiyle kömür satışları yarıya indi.

    Kış mevsiminin yaklaşmasına rağmen Doğalgaz Iğdır’da kömür satışlarında azalmaya sebep oldu.

    Aylar öncesinden kışa hazırlık yapan vatandaşlar bu yıl doğalgaz sebebiyle kömür almıyor.

    Kömür satıcısı esnaf Zeynel Yücel, doğalgaz nedeniyle kalorifer kömürü satamadıklarını belirterek odun satışlarının iyi olduğuna dikkat çekti.

    Esnaf Yücel, “Doğalgaz nedeniyle satışlarımız çok azaldı aşağı yukarı yüzde 40’a 50’ye kadar düştü. Geçen sene yüzde yüz satışlarımız varken kömürün tonunu bin yüz TL’ye satıyorduk şuan bin TL’ye satıyoruz. Şuanda kalorifer kömürü satamıyoruz. Ama odun satışlarımız normal” dedi.

  • Tümer: “Pamuk ekim alanları 8 yılda yüzde 44.76 azaldı”

    CHP Adana Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu Üyesi Zülfikar İnönü Tümer, Adana’da pamuk ekim alanlarının son 8 yılda yüzde 44.76 daraldığını belirterek, “Pamuktaki bu kara tabloya artık son verip Çukurova’da pamuğu yeniden canlandırmalıyız” dedi.

    CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, pamukta yaşanan sorun ve sıkıntıları yerinde inceledi. Adana’nın Karataş ilçesine bağlı Yemişli Köyü’nde pamuk üreticileriyle bir araya gelen Tümer, kavurucu sıcağa rağmen tarlada tarım işçileriyle birlikte pamuk topladı. Burada işçilerin ailesi ve çocuklarıyla da yakından ilgilenen Tümer, pamukta yaşanan sorunlara dikkat çekti.

    Pamuğun Adana için, ‘beyaz altın’ olduğuna dikkat çeken Milletvekili Tümer, tüm dünyada aynı zamanda ‘stratejik bir ürün’ olarak da öne çıkan pamuğun, kentteki ekim alanlarının her geçen gün daraldığını anlattı. 2008 yılında 495 bin 27 hektarlık alanda 132 bin 668 bin tonluk üretim yapıldığı bilgisini veren Tümer, ekim alanlarının aradan geçen 8 yılda yüzde 44.76, üretimin de yüzde 50’ye varan oranlarda düştüğünü vurguladı. Tümer, 2016 yılındaki pamuk ekim alanının da 273 bin 458 hektar olarak açıklandığını hatırlattı. Tümer, “Pamuktaki bu kara tabloya artık son verilmesi gerekiyor. Sadece Adana için değil, Türkiye ve dünyanın tüm ülkeleri için ‘stratejik bir ürün’ olan pamukta atılması gereken adımlar acilen hayata geçirilmeli. Çukurova’da pamuk, yeniden canlandırılmalı. Pamuk üreticisine gereken destek verilirken, tarım işçileri de unutulmamalı. Zor şartlar altında yaşama tutunmaya çalışan işçiler, emek ve alın terinin karşılığını alabilmeli” diye konuştu.