Etiket: Aytaç

  • Ahmet Cemal Aytaç ölümünün 29. yılında mezarı başında anıldı

    Beşiktaş Kulübü’nün eski futbolcularından Ahmet Cemal Aytaç vefatının 29. yılında Samsun’un Alaçam ilçesindeki mezarı başında anıldı.

    Beşiktaş Kulübü’nün duayenlerinden Hakkı Yeten ve Süleyman Seba ile top koşturan Ahmet Cemal Aytaç, Samsun Futbol Adamları Derneği tarafından düzenlenen törenle mezarı başında anıldı.

    Türkiye Futbol Adamları Derneği Samsun Derneği (TÜRFAD) tarafından Alaçam şehir mezarlığında düzenlenen anma törenine Alaçam Belediye Başkanı Hadi Uyar, Ahmet Cemal Aytaç eşi Necmiye Aytaç, Akrabaları ve sevenleri katıldı. Ahmet Cemal Aytaç’ın öz geçmişi anlatan Türkiye Futbol Adamları Derneği Samsun Şubesi (TÜRFAD) Gültekin Kullukçu yaptığı konuşmada, “Bugün Samsun’da Süper Kupa maçı var. Beşiktaş, Konyaspor ile oynuyor. Bugün buradaki anma merasimine Beşiktaş Kulübü’nün de Samsun’da olmasından dolayı buraya davet ettik. Bu çalışmamız 1 aylık süreç. Beşiktaş Kulübü’ne de resmi yazı yazdık. Hem ailenin ismiyle hem de Futbol Adamları Derneği olarak. Bu yıl Beşiktaş’ın vefa yılı. Biz Beşiktaş kulübünden Sayın Fikret Orman veya yönetim kurulundan birkaç kişinin gelmesini sağlamak istedik. Ama ne yazık ki bu çabamıza rağmen gerçekleştiremedik. En azından buraya bir çiçek gönderebilirlerdi. Ben bu yüzden futbol adamı olarak kınamıyorum. Ama burada olmalılardı diyorum. Biz de bugün futbolda sevgi, barış, dostluk ve en büyüğü de vefa için buradayız” dedi.

    Alaçam Belediye Başkanı hadi Uyar ise, “İstanbul’da Türkiye’nin en güzide kulüplerinden olan Beşiktaş’ta hayatına devam etmiş. Sonrasında Alaçam’da bir çok katkılarda bulunmuş Ahmet Cemal Aytaç abimizin kabri başındayız. Tabii ki Beşiktaş yöneticileri davet edilmişler, gerek oğlu kanalıyla gerek Futbol Adamları Derneği Samsun Şubesi tarafından ama burada kendilerinin bulunamayışı bizleri memnun etmedi. Ama önümüzdeki yıllarda Samsunspor’u da Süper Lig’de görerek Beşiktaş takımının bir daha ki yıllarda Samsun’a yapacağı ziyaretlerde buradaki eksikliği giderebileceği inancı ile katılanlara teşekkür ediyor, duaların kabulünü diliyorum” diye konuştu.

    Türkiye Futbol Adamları Derneği Samsun Derneği (TÜRFAD) Başkanı Başkanı Gültekin Kullukçu tarafından günün anısına Ahmet Cemal Aytaç eşi Neçmiye Aytaç’a plaket verildi. Yapılan konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim okunarak dua yapıldı.

  • Aytaç Baran mezarı başında anıldı

    Diyarbakır’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden İhya-Der Başkanı Aytaç Baran mezarı başında anıldı.

    Diyarbakır’da Şehitler Kervanı Platformu tarafından 9 Haziran 2015’te uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybeden İhya Der Başkanı Aytaç Baran için anma programı düzenlendi. Bağlar ilçesinde bulunan Yeniköy Mezarlığında gerçekleştirilen etkinliğe, Hür Dava Partisi (Hüda-Par) Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz, Platform Başkanı Ömer Çelik, Baran’ın arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan program dua okunmasıyla sona erdi.

    Programın ardından açıklamalarda bulunan Hüda-Par Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz, “Katillerin hak ettiği şekilde adalet önüne çıkarılması engellendi. O dönem gerek emniyette gerek kamu bürokrasisinde yer alan bilumum örgütler, FETÖ ve PKK yanlısı kişiler maalesef elbirliği ile bu dosyayı akamete uğrattılar ve delilleri kararttılar” dedi.

  • Aytaç Durak “FETÖ kumpasını” kitaplaştırdı

    Eski Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, “Söyleyeceklerim Var”dan sonra ikinci kitabı olan “FETÖ’nün Adana Kumpası” isimli eserini okuyucularına imzaladı.

    Geçen yıl çıkardığı “Söyleyeceklerim Var” kitabı ilgi gören Aytaç Durak, bu yıl da belgesel niteliğindeki yeni kitabı “FETÖ’nün Adana Kumpası”nı Çukurova Kitap Fuarı’nda okuyucularına imzaladı.

    FETÖ’nün Adana Kumpası adlı yeni kitabı hakkında açıklama yapan Durak, FETÖ itirafçısının, “Aytaç Durak’tan belediyeyi kurtarmak için 2009’da görevli olarak Adana’ya geldim. Çünkü, Durak döneminde belediyenin Gülen Cemaati’ne katkısı olmuyordu. Yerine getirdiğimiz kişi kullanılmaya yatkındı. Özellikle belediyedeki imar değişiklikleri ve ihalelerden büyük himmet sağlama imkanı oldu. Bu sürede 2 milyar dolar himmet sağlandı” dediğini hatırlatarak, “Bölücü belediye başkanlarını dahi görevden alamayan siyasiler FETÖ tezgahına gelerek yargı kararı olmadan beni görevden alabildiler” dedi.

    Yeni kitabında kumpasın kimlerle ve nasıl hazırlandığının, hukukun nasıl çiğnendiğinin mahkeme tutanakları ve belgeleriyle açıklandığını söyleyen Aytaç Durak, şunları kaydetti:

    “Bana karşı hukuksuz davranan mülkiye müfettişleri, emniyet müdürleri, savcılar, hakimler, belediye çalışanları ve gazetecilerin tamamı şu anda FETÖ’den yargılanmaktalar ve görevlerinden de ihraç edildiler. Devlet, elbette hukuksuz davrananlardan hesap sormaktadır. Ya benim ve Adanalıların çiğnenen hukukunun hesabını kim soracak? Bu nedenle, Adana’nın kaybettiği dört yıllık sürede işgale yol açanlar hakkında mağduriyet davası açmaya da hazırlanıyorum.”

  • Gazi Üniversitesi Rektör Adayı Prof. Dr. Aytaç Üniversitenin Sorunlarını Değerlendirdi

    Gazi Üniversitesi Rektör Adayı Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. A. Bülent Aytaç, “Eğer ben bu süreci tamamlarsam öğrencilerin, öğretim üyelerinin, çalışanların ve herkesin lehine olacak. İnsanlarla ve kurumlarla iyi geçinecek, olumlu olarak mutlaka üniversitenin birkaç adım daha ileri gitmesi için çaba sarfedeceğim” dedi.

    Gazi Üniversitesi Rektör Adayı Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Aytaç, Gazi Üniversitesi’nin sorunlarını ele alarak, yönetime gelirse neleri düzelteceğini anlattı. Prof. Dr. Aytaç, Gazi Üniversitesi’nin hem öğretim üyesi bakımından hem öğrenci sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük üçüncü üniversitesi olduğunu hatırlatarak, “Son yıllarda üniversitemiz büyük oranda sahipsiz kaldı. Tıp Fakültesinin asansörü yok, hastalar, hasta yakınları, öğretim üyeleri ve bütün asistanlar bu şekilde çıkıyor. Aşağı yukarı 7 aydır 3 tane asansörü bitiremediler, o yüzden de böyle bir sıkıntımız oldu. Zaten üniversitemiz uzun zamandan beri sahipsiz olarak sadece ideolojik yapılanmayla kendisini götürüyor. Gelen rektör kendi siyasi yapısına uygun öğretim üyelerini kaliteye, niteliğe bakmaksızın sadece sayı olarak doldurarak aşırı derecede bir öğretim üyesi yığılmasına yol açılmıştır. Şu anda alt yapısı olmayan birçok yüksekokul ve fakülte bulunmaktadır” diye konuştu.

    “450 KİŞİ ŞU ANDA KADRO BEKLİYOR DURUMDA”

    “Son 2 yıldır da üniversitemizin yönetimi ile YÖK arasında problemler çıkınca üniversitemizde 2 yıldır öğretim üyeleri kadroya alınamamaktadır” diyen Prof. Dr. Aytaç şöyle devam etti:

    “Yaklaşık olarak 450 tane öğretim üyesi, doçent veya profesörlük hakkı olduğu halde YÖK’ten kadro verilmediği için ve yönetimde buna karşılık üniversitenin önünü açmak için herhangi bir girişimde bulunmadığı için 450 kişi şu anda kadro bekliyor durumda. Aynı zamanda üniversitemizin en büyük sorunlarından biri fiziki yapı sorunu, üst üste binalar yapılıyor, öğrencilerin veya çalışanların nefes alacakları yer kalmadı. Aynı bina içerisinde birden fazla fakülte bulunmaktadır. En büyük sorunlarımızdan biri de burada sosyal alanların son derece az olması. Hiçbir zaman bir kampüs alanı olmadığı için de öğretim üyeleri ve öğrencilerin birlikte vakit geçirecekleri hiçbir alan bulunmamaktadır.”

    “EN BÜYÜK SORUNUMUZ İDEOLOJİK YAPILANMAYI KIRMAK”

    En büyük sorunun ideolojik yapılanma olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aytaç, “Bu ideolojik yapılanma sadece bu dönem değil daha önceki dönemlerde de hangi rektör geldiyse, hangi fikre hizmet edecekse o fikre uygun olan öğretim üyeleri doldurdular üniversiteye. Bunun sonucu olarakta şu anda 2 binin üzerinde öğretim üyesi var. Bazı yerlerde çok ihtiyaç olduğu halde bazı yerlerde hiç ihtiyaç yok ama sayı fazlalığı bulunmaktadır. Bunları bu şekilde mutlaka halletmemiz gerekiyor ve niteliği, kaliteyi yükseltecek tedbirler almamız gerekir. Burası bir parti koruma merkezi veya il başkanlığı değil, tabii mutlaka akademik seviyesi yüksek olan öğretim üyelerini almak gerekiyor. Dolayısıyla öğrencilerin, öğretim üyelerinin rahat edebileceği, hiçbir kavganın olmayacağı, rahat çalışabileceği bir ortam hazırlamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “BU SÜRECİ TAMAMLARSAM HERKESİN LEHİNE OLACAK”

    “Tabii en önemli şeylerden biri de eğer böyle bir göreve talipseniz mutlaka YÖK ile ilgili kuruluşlarla aranızı mutlaka iyi tutmanız gerekiyor, aksi halde üniversite bu işten çok kaybediyor” diyen Prof. Dr. Aytaç, “Üniversitede olması gereken hiçbir şey olamıyor. Onun için eğer ben bu süreci tamamlarsam öğrencilerin, öğretim üyelerinin, çalışanların ve herkesin lehine olacak. İnsanlarla ve kurumlarla iyi geçinecek, olumlu olarak mutlaka üniversitenin birkaç adım daha ileri gitmesi için çaba sarfedeceğim” şeklinde konuştu.

  • Aytaç Baran’ı Öldürdüğü İddiasıyla Tutuklu Yargılanan Sanık Tahliye Oldu

    Diyarbakır’da İhya-Der Başkanı ve HÜDA PAR üyesi Aytaç Baran’ın silahlı saldırı sonucu öldürülmesiyle ilgili davanın ilk duruşması, güvenlik gerekçesiyle alındığı Kayseri’de bugün görüldü. Duruşmada, hakkında “Tasarlayarak adam öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen tek tutuklu sanık D.G. tahliye edildi.

    Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Osmaniye T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu sanık D.G., Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edilirken, Aytaç Baran’ın babası Mehmet Baran, Aytaç Baran’ın eşi Gülşen Baran ve avukatlar duruşma salonunda hazır bulundu. HÜDA PAR Kurucu Başkanı Hüseyin Yılmaz da avukat olarak davaya müdahil oldu.

    Tercüman eşliğinde Kürtçe ifade veren tutuklu sanık D.G., “Bekçilik yaptığım için silah taşıyordum. PKK terör örgütüne ve hiçbir derneğe üye değilim. Gizli tanık olarak dinlenen kişinin ifadesine itibar edilmemeli. Gizli tanık huzurda dinlensin. Beyanlarını kanıtlaması gerekir. Bana komplo kuruldu, bu işin içinde karanlık güçler var. Suçsuzum, tahliyemi istiyorum” diye konuştu.

    Aytaç Baran’ın eşi Gülşen Baran ve babası Mehmet Baran ise suçluların cezalandırılmasını talep ettiler.

    Mahkeme heyeti yapılan yargılama sonucu tutuklu sanığın tutuklulukta geçirdiği süre ile suçun vasfının değişme ihtimalini de göz önünde tutarak, tahliyesine karar verdi. Ayrıca Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak Baran cinayeti öncesi bir grup tarafından toplantı yapıldığı iddia edilen Eşit Özgür Yurttaş Derneği ve çevresinde kamera kayıtları bulunup bulunmadığının incelenmesine karar vererek duruşmayı 3 Mayıs’a erteledi.

    OLAY

    9 Haziran 2015’te İlim Hizmet Yardımlaşma ve Araştırma Derneği (İhya Der) Başkanı ve Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) üyesi Aytaç Baran, merkez Yenişehir İlçesi Şehitlik Mahallesi 59. Sokak’ta uğradığı silahlı saldırıda yaralandı. Vücuduna 4 kurşun isabet eden ve Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Baran, yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı. Yapılan operasyonda şüpheli D.G. yakalanarak tutuklanırken, diğer şüpheli Sezgin Demirok polisle çıkan başka bir çatışmada öldürüldü.

    ADLİYE ÖNÜNDE GAZETECİLERE AÇIKLAMA YAPTILAR

    Mağdur avukatı Abdulgani Orhan, duruşma sonrası Kayseri Adalet Sarayı önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, gizli tanığın sanıkla teşhis yapılması gerektiğini, verilen kararın hukuk garabeti olduğunu söyledi. HÜDA PAR Kurucu Başkanı Hüseyin Yılmaz da avukat olarak davaya müdahil olduğunu Aytaç Baran’ın pusu kurularak katledildiğini söyledi. Yıldız, mahkemenin dosyayı kapatma telaşında olduğunu da sözlerine eklerken, Aytaç Baran’ın babası Mehmet Baran ise suçluların cezalandırılmasını isteyerek, Kayseri’ye geldiklerini ancak adaleti bulamadıklarını ifade etti.

    OĞLU AYTAÇ YASİN DE KAYSERİ’DE

    Öte yandan, 4 çocuk babası Aytaç Baran’ın 5 yaşındaki oğlu Hüseyin ve Baran öldürüldükten birkaç gün sonra doğduğu öğrenilen Aytaç Yasin Baran isimli sekiz aylık oğlu da Kayseri’ye geldi.